<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Ankara Son Dakika &amp; Gündem Haberleri &amp; : Dünya</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/rss/category/dunya</link>
<description>Ankara Son Dakika &amp; Gündem Haberleri &amp; : Dünya</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>2025 © MDM Medya Ürünüdür &amp; Tüm Hakları Saklıdır.</dc:rights>

<item>
<title>Tavşan Adası’nda tavşanlara kötü muameleye hapis cezası</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tavsan-adasinda-tavsanlara-koetu-muameleye-hapis-cezasi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tavsan-adasinda-tavsanlara-koetu-muameleye-hapis-cezasi</guid>
<description><![CDATA[ Japonya’da “Tavşan Adası” olarak bilinen adada yedi tavşanı darp ederek öldürdüğü ya da yaralandığı tespit edilen sanığa ertelemeli hapis cezası verildi.Japonya’da “Tavşan Adası” olarak da bilinen Okuno Adası’nda yedi tavşanı öldürdüğü ya da yaraladığı tespit edilen bir sanığa 3 yıl ertelemeli 1 yıl hapis cezası verildi.   Kyodo haber ajansının haberine göre, Japonya’nın batısındaki adada yedi tavşanı öldürmek ya da yaralamak ile suçlanan 25 yaşındaki Riku Hotta’nın karar duruşması bugün görüldü. Hiroşima Bölge Mahkemesi, kararında, sanığın tavşanlara tekme atarak ya da ağızlarına makas sokarak kötü muamelede bulunma suçunu sabit gördü.   Mahkeme Hakimi Wataru Shimazaki, söz konusu eylemi “kötü niyetli” sözleriyle tarif ederek kınadı, sanığın suçlamaları kabul ettiğini ve eylemi üzerine düşündüğünü belirtti.   Hotta, ocak ayında hayvanlara kötü muamele iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Hotte’nin bunun öncesinde bir tavşana tekme attığı görülmüş, tavşan sonrasında hayatını kaybetmişti. Okuno Adası’nda yaklaşık 500 adet yarı yabani tavşan yaşıyor. Japonya Çevre Bakanlığı, yaşanan son olayın ardından adaya ek güvenlik kameraları yerleştirmeyi değerlendiriyor.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RoLxzYEssEuqs6KGpqSRHA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tavşan, Adası’nda, tavşanlara, kötü, muameleye, hapis, cezası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RoLxzYEssEuqs6KGpqSRHA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tavşanlara kötü muameleye hapis"><p>Japonya’da “Tavşan Adası” olarak bilinen adada yedi tavşanı darp ederek öldürdüğü ya da yaralandığı tespit edilen sanığa ertelemeli hapis cezası verildi.</p><p>Japonya’da “Tavşan Adası” olarak da bilinen Okuno Adası’nda yedi tavşanı öldürdüğü ya da yaraladığı tespit edilen bir sanığa 3 yıl ertelemeli 1 yıl hapis cezası verildi.   Kyodo haber ajansının haberine göre, Japonya’nın batısındaki adada yedi tavşanı öldürmek ya da yaralamak ile suçlanan 25 yaşındaki Riku Hotta’nın karar duruşması bugün görüldü. Hiroşima Bölge Mahkemesi, kararında, sanığın tavşanlara tekme atarak ya da ağızlarına makas sokarak kötü muamelede bulunma suçunu sabit gördü.   Mahkeme Hakimi Wataru Shimazaki, söz konusu eylemi “kötü niyetli” sözleriyle tarif ederek kınadı, sanığın suçlamaları kabul ettiğini ve eylemi üzerine düşündüğünü belirtti.   Hotta, ocak ayında hayvanlara kötü muamele iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Hotte’nin bunun öncesinde bir tavşana tekme attığı görülmüş, tavşan sonrasında hayatını kaybetmişti. </p><p>Okuno Adası’nda yaklaşık 500 adet yarı yabani tavşan yaşıyor. Japonya Çevre Bakanlığı, yaşanan son olayın ardından adaya ek güvenlik kameraları yerleştirmeyi değerlendiriyor.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan &amp;quot;Türkiye&amp;apos;ye ayak uydurmak için&amp;quot; Fransa&amp;apos;dan gemisavar füzesi alıyor</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yunanistan-turkiyeye-ayak-uydurmak-icin-fransadan-gemisavar-fuzesi-aliyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yunanistan-turkiyeye-ayak-uydurmak-icin-fransadan-gemisavar-fuzesi-aliyor</guid>
<description><![CDATA[ Atina&#039;da imzalanan anlaşma ile Yunanistan Fransa&#039;dan 16 gemisavar füzesi alacak. Reuters&#039;a göre Yunanistan, komşusu Türkiye&#039;ye &quot;ayak uydurmak için&quot; silahlı kuvvetlerini modernize ediyor.Yunanistan, Fransa&#039;dan 16 adet Exocet MM-40 Block 3C gemisavar füzesi almak için Paris hükümeti ile anlaşmaya vardı. Anlaşma, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Atina&#039;yı ziyaret eden Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Sebastien Lecornu tarafından imzalandı. Lecorny, bu sabah Yunanistan Milli Savunma Bakanlığı&#039;nı ziyaret etti. Askerler tarafından törenle karşılanan Fransız bakan, Yunan mevkidaşı Dendias&#039;la özel bir görüşme gerçekleştirdi.Yunanistan&#039;ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini, Fransa Savunma Bakan&#039;nın ziyaretinin sadece ikili alanla sınırlı olmayan, aynı zamanda iki ülkenin Avrupa çerçevesinde izlediği daha geniş stratejik yönelime de uzanan geniş yelpazedeki konuların görüşüleceği bir zamana denk geldiğini yazdı.Fransa ile 2021 yılında imzalanan savunma anlaşması kapsamında Yunanistan 3 Fransız fırkateyni ve 24 adet Dassault yapımı Rafale savaş uçağı almayı kabul etmişti.  2036&#039;ya kadar sürecek 25 milyar euro&#039;luk anlaşma kapsamında Yunanistan, Fransa&#039;dan 4&#039;üncü Belharra fırkateynini ve seyir füzeleri alacağını bildirdi. Reuters haber ajansında göre Yunanistan &quot;Türkiye&#039;ye ayak uydurmak için&quot; silahlı kuvvetlerini modernize ediyor.FÜZELERİN ÖZELLİKLERİKahtimeri&#039;nin bildirdiğine göre Exocet Block 3&#039;ün menzili 200 kilometreye kadar çıkarken, Block 2&#039;nin menzili ise sadece 70 kilometre. Ayrıca, Block 3&#039;ler deniz tesisleri veya stratejik altyapı gibi kıyı hedeflerini vurabilir; bu da eski Exocet&#039;lerin sahip olmadığı bir yetenek.   MM-40 Blok 3C ise daha gelişmiş, elektronik parazit sistemlerine karşı daha dayanıklı ve daha modern hedef tespit sistemi kullanıyor.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CM-nZTLOpUeCKqbEbQuRNA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistan, Türkiyeye, ayak, uydurmak, için, Fransadan, gemisavar, füzesi, alıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CM-nZTLOpUeCKqbEbQuRNA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Atina, Fransa'dan gemisavar alıyor"><p>Atina'da imzalanan anlaşma ile Yunanistan Fransa'dan 16 gemisavar füzesi alacak. Reuters'a göre Yunanistan, komşusu Türkiye'ye "ayak uydurmak için" silahlı kuvvetlerini modernize ediyor.</p><p>Yunanistan, Fransa'dan 16 adet Exocet MM-40 Block 3C gemisavar füzesi almak için Paris hükümeti ile anlaşmaya vardı. </p><p>Anlaşma, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias ve Atina'yı ziyaret eden Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Sebastien Lecornu tarafından imzalandı. </p><p>Lecorny, bu sabah Yunanistan Milli Savunma Bakanlığı'nı ziyaret etti. Askerler tarafından törenle karşılanan Fransız bakan, Yunan mevkidaşı Dendias'la özel bir görüşme gerçekleştirdi.</p><p>Yunanistan'ın önde gelen gazetelerinden Kathimerini, Fransa Savunma Bakan'nın ziyaretinin sadece ikili alanla sınırlı olmayan, aynı zamanda iki ülkenin Avrupa çerçevesinde izlediği daha geniş stratejik yönelime de uzanan geniş yelpazedeki konuların görüşüleceği bir zamana denk geldiğini yazdı.</p><p>Fransa ile 2021 yılında imzalanan savunma anlaşması kapsamında Yunanistan 3 Fransız fırkateyni ve 24 adet Dassault yapımı Rafale savaş uçağı almayı kabul etmişti.  2036'ya kadar sürecek 25 milyar euro'luk anlaşma kapsamında Yunanistan, Fransa'dan 4'üncü Belharra fırkateynini ve seyir füzeleri alacağını bildirdi. </p><p>Reuters haber ajansında göre Yunanistan "Türkiye'ye ayak uydurmak için" silahlı kuvvetlerini modernize ediyor.</p><p><strong>FÜZELERİN ÖZELLİKLERİ</strong></p><p>Kahtimeri'nin bildirdiğine göre Exocet Block 3'ün menzili 200 kilometreye kadar çıkarken, Block 2'nin menzili ise sadece 70 kilometre. Ayrıca, Block 3'ler deniz tesisleri veya stratejik altyapı gibi kıyı hedeflerini vurabilir; bu da eski Exocet'lerin sahip olmadığı bir yetenek.   MM-40 Blok 3C ise daha gelişmiş, elektronik parazit sistemlerine karşı daha dayanıklı ve daha modern hedef tespit sistemi kullanıyor.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2 milyar dolarlık dolandırıcılıkla suçlanan kuyumcu Belçika’da yakalandı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/2-milyar-dolarlik-dolandiricilikla-suclanan-kuyumcu-belcikada-yakalandi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/2-milyar-dolarlik-dolandiricilikla-suclanan-kuyumcu-belcikada-yakalandi</guid>
<description><![CDATA[ Hindistan’ın hakkında iade talebinde bulunduğu firari kuyumcu Choksi, 1,8 milyar dolarlık banka dolandırıcılığıyla ilgili olarak Belçika’da gözaltına alındı.Hindistanlı kuyumcu Mehul Choksi’nin avukatı, yaklaşık 2 milyar dolarlık bankacılık dolandırıcılığı ile suçlanan müvekkilinin Belçika’da gözaltına alındığını, Choksi’nin gözaltına alınmasına karşı itirazda bulunacaklarını açıkladı. Hindistan hükümetinin gözaltı öncesinde Choksi’nin iadesi için talepte bulunduğu belirtildi.   Hindistan’ın en büyük bankalarından Pencap Ulusal Bankası (PNB), 2018 yılında bir açıklama yaparak Mumbay’daki tek bir şubesinde 1,8 milyar dolarlık dolandırıcılık yapıldığını tespit ettiklerini bildirmişti. Banka, aralarında milyarder mücevherciler Nirav Modi ve Choksi&#039;nin de olduğu isimler hakkında federal soruşturma bürosuna suç duyurusunda bulunmuştu. Hindistan federal polisi, Choksi, Nirav Modi ve diğer şüphelilere “dolandırıcılık” suçlaması yöneltmişti. Söz konusu suçlamaların bankanın büyük kayıplar yaşamasına sebep olan, dolandırıcılık suçunu teşkil eden işlemlerle bağlantılı olduğu belirtilmişti. İki şüpheli ise suçlamaları reddetmişti.   AVUKATI, SERBEST BIRAKILMASI İÇİN İTİRAZDA BULUNACAK  Choksi, 2018 yılında bir mektup yazarak soruşturmayı yürüten makamların “önceden belirlenmiş zihinlerle hareket ettiğini ve hukukun gidişatına müdahalede bulunduğunu” ileri sürmüştü.  Choki’nin avukatı Vijay Aggarwal, pazartesi günü Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, müvekkilinin kanser tedavisi görüyor olması ve kaçma riskinin bulunmaması dolayısıyla serbest bırakılması için itirazda bulunacaklarını söyledi.   Nirav Modi, 2018 yılında, söz konusu dolandırıcılıktaki rolünün detayları kamuoyuna yansımadan önce Hindistan’dan kaçmıştı. 2019 yılında İngiltere’de gözaltına alınan Modi, Hindistan’a iadesine karşı itirazı kabul edilmese de tutuklu kalmaya devam etmişti.   Modi Belçika’nın “elmas cilalama merkezi” Antwerp’te büyümüştü, Choksi de dolandırıcılık suçlamaları ortaya çıkmadan önce sık sık kenti ziyaret ediyordu.   Mumbay’daki elmas tüccarları Antwerp’in Choksi’nin saklanması için ideal bir yer olacağını çünkü orada tanıdıklarının olduğunu ve bu sayede sektördeki isimlerle de temas halinde kalabileceğini savunuyordu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yZ56cMhgvEOOQ_3zr9vshg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>milyar, dolarlık, dolandırıcılıkla, suçlanan, kuyumcu, Belçika’da, yakalandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yZ56cMhgvEOOQ_3zr9vshg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Firari kuyumcu Belçika'da yakalandı"><p>Hindistan’ın hakkında iade talebinde bulunduğu firari kuyumcu Choksi, 1,8 milyar dolarlık banka dolandırıcılığıyla ilgili olarak Belçika’da gözaltına alındı.</p>Hindistanlı kuyumcu Mehul Choksi’nin avukatı, yaklaşık 2 milyar dolarlık bankacılık dolandırıcılığı ile suçlanan müvekkilinin Belçika’da gözaltına alındığını, Choksi’nin gözaltına alınmasına karşı itirazda bulunacaklarını açıkladı. Hindistan hükümetinin gözaltı öncesinde Choksi’nin iadesi için talepte bulunduğu belirtildi.   Hindistan’ın en büyük bankalarından Pencap Ulusal Bankası (PNB), 2018 yılında bir açıklama yaparak Mumbay’daki tek bir şubesinde 1,8 milyar dolarlık dolandırıcılık yapıldığını tespit ettiklerini bildirmişti. Banka, aralarında milyarder mücevherciler Nirav Modi ve Choksi'nin de olduğu isimler hakkında federal soruşturma bürosuna suç duyurusunda bulunmuştu. Hindistan federal polisi, Choksi, Nirav Modi ve diğer şüphelilere “dolandırıcılık” suçlaması yöneltmişti. Söz konusu suçlamaların bankanın büyük kayıplar yaşamasına sebep olan, dolandırıcılık suçunu teşkil eden işlemlerle bağlantılı olduğu belirtilmişti. İki şüpheli ise suçlamaları reddetmişti.   <strong>AVUKATI, SERBEST BIRAKILMASI İÇİN İTİRAZDA BULUNACAK</strong>  Choksi, 2018 yılında bir mektup yazarak soruşturmayı yürüten makamların “önceden belirlenmiş zihinlerle hareket ettiğini ve hukukun gidişatına müdahalede bulunduğunu” ileri sürmüştü.  Choki’nin avukatı Vijay Aggarwal, pazartesi günü Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, müvekkilinin kanser tedavisi görüyor olması ve kaçma riskinin bulunmaması dolayısıyla serbest bırakılması için itirazda bulunacaklarını söyledi.   Nirav Modi, 2018 yılında, söz konusu dolandırıcılıktaki rolünün detayları kamuoyuna yansımadan önce Hindistan’dan kaçmıştı. 2019 yılında İngiltere’de gözaltına alınan Modi, Hindistan’a iadesine karşı itirazı kabul edilmese de tutuklu kalmaya devam etmişti.   Modi Belçika’nın “elmas cilalama merkezi” Antwerp’te büyümüştü, Choksi de dolandırıcılık suçlamaları ortaya çıkmadan önce sık sık kenti ziyaret ediyordu.   Mumbay’daki elmas tüccarları Antwerp’in Choksi’nin saklanması için ideal bir yer olacağını çünkü orada tanıdıklarının olduğunu ve bu sayede sektördeki isimlerle de temas halinde kalabileceğini savunuyordu. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail, Gazze’ye saldırdı: 4 Filistinli hayatını kaybetti</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israil-gazzeye-saldirdi-4-filistinli-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israil-gazzeye-saldirdi-4-filistinli-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ İsrail’in Gazze’ye saldırısında 4 Filistinli öldü. İsrail sağlığı kötüleşen 10 Gazzeliyi serbest bırakırken, Netanyahu’dan esir takasına dair açıklama geldi.İsrail ordusunun ateşkesi bozduğu Gazze Şeridi&#039;ne düzenlediği hava saldırılarında dört Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.  Filistin resmi haber ajansı WAFA&#039;nın hastane kaynaklarına dayandırdığı habere göre, İsrail ordusu Gazze Şeridi&#039;nin kuzeyindeki Gazze kentinin Tuffah Mahallesi&#039;ne hava saldırısı düzenledi. Saldırıda üç Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. İsrail ordusu Gazze Şeridi&#039;nin güneyindeki Han Yunus kentinin batısında yer alan Mevasi bölgesine de hava saldırısı düzenledi. Saldırıda en az bir kişi yaşamını yitirdi, birçok kişi yaralandı.  İSRAİL, SAĞLIK DURUMLARI KÖTÜLEŞEN 10 FİLİSTİNLİYİ SERBEST BIRAKTI  İsrail, daha önce Gazze Şeridi&#039;nden alıkoyduğu 10 Filistinliyi ise &quot;sağlık durumları kötü bir şekilde&quot; serbest bıraktı.  İsrail ordusunun serbest bıraktığı 10 kişi, Han Yunus kentinin doğusundaki &quot;Kisufim&quot; geçidinden Gazze&#039;ye girdi. Salıverilen Filistinlilerin sağlık durumlarının iyi olmadığı görüldü.  İsrail cezaevlerinde gördükleri &quot;işkence&quot; nedeniyle sağlık durumları kötüleşen Filistinliler, Kızılhaç&#039;a ait araçlarla Gazze Şeridi&#039;nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde bulunan Aksa Şehitleri Hastanesi’ne getirildi.  Serbest bırakılanların sağlık kontrolü için hastanede gerekli tahlil ve tetkiklerinin yapıldığı belirtildi.  Hamas&#039;a bağlı Esirler Medya Ofisi&#039;nin Telegram hesabından yapılan açıklamada, salıverilen 10 esirin İsrail askerlerinin Gazze Şeridi&#039;nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı&#039;na 6 ay önce düzenlediği saldırılar sırasında alıkonulduğu kaydedildi.  NETANYAHU: 10 İSRAİLLİ ESİRİN SERBEST BIRAKILMASINI AMAÇLIYORUZ  Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ile süren Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yenilenmesine ilişkin müzakerelerde tek seferde Gazze&#039;deki 10 İsrailli esirin serbest bırakılmasını amaçladıklarını söyledi.  İsrail&#039;in Kanal 12 televizyonunun haberine göre, Netanyahu, İsrailli esirlerden Eitan Mor&#039;un ailesiyle görüştü. Netanyahu, Mor&#039;un ailesine &quot;tek seferde Gazze&#039;deki 10 İsrailli esirin serbest bırakılması amacına yönelik müzakerelerin devam ettiğini&quot; söyledi.  Aile, Netanyahu&#039;ya sağcı hükümete yakın esir ailelerinin oluşturduğu Tikva Forum&#039;un &quot;Gazze&#039;deki tüm esirlerin tek seferde bir otobüsle geri getirilmesi&quot; gerektiğini savunan tutumunu vurguladı.  MISIR’IN ATEŞKES TEKLİFİ MASADA  İsrail basını, Mısır&#039;ın daha önce arabulucuların sunduğu beş İsrailli sağ esirin serbest bırakılmasını içeren teklif ile İsrail&#039;in yalnızca 40 günlük ateşkes karşılığında 11 sağ esirin serbest bırakılmasını istediği teklif arasında yeni bir taslak sunduğunu kaydetmişti.   Teklifin İsrailli dokuz esirin serbest bırakılması ve ikisinin cenazesinin teslim edilmesi karşılığında 70 gün ateşkes ve 2 bin 500 Filistinli esirin serbest bırakılmasını içerdiği öne sürülmüştü.  Daha sonra ise Mısır&#039;ın teklifinin Gazze&#039;de 40 ila 70 gün sürecek bir ateşkes ve Filistinli esirlerin serbest bırakılması karşılığında sekiz İsrailli esirin serbest bırakılmasını içerdiği iddia edilmişti.  Hamas&#039;ın ateşkes müzakereleri için Mısır&#039;ın başkenti Kahire&#039;ye geçtiği açıklanmıştı. Teklifin içeriği konusunda ise resmi bir açıklama yapılmamıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2NIot9UGTE--AAO7ZqTNWQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, Gazze’ye, saldırdı:, Filistinli, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2NIot9UGTE--AAO7ZqTNWQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'den Gazze'ye saldırı: 4 ölü"><p>İsrail’in Gazze’ye saldırısında 4 Filistinli öldü. İsrail sağlığı kötüleşen 10 Gazzeliyi serbest bırakırken, Netanyahu’dan esir takasına dair açıklama geldi.</p><p>İsrail ordusunun ateşkesi bozduğu Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında dört Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.  Filistin resmi haber ajansı WAFA'nın hastane kaynaklarına dayandırdığı habere göre, İsrail ordusu Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Gazze kentinin Tuffah Mahallesi'ne hava saldırısı düzenledi. Saldırıda üç Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. </p><p>İsrail ordusu Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinin batısında yer alan Mevasi bölgesine de hava saldırısı düzenledi. Saldırıda en az bir kişi yaşamını yitirdi, birçok kişi yaralandı.  <strong>İSRAİL, SAĞLIK DURUMLARI KÖTÜLEŞEN 10 FİLİSTİNLİYİ SERBEST BIRAKTI</strong>  İsrail, daha önce Gazze Şeridi'nden alıkoyduğu 10 Filistinliyi ise "sağlık durumları kötü bir şekilde" serbest bıraktı.  İsrail ordusunun serbest bıraktığı 10 kişi, Han Yunus kentinin doğusundaki "Kisufim" geçidinden Gazze'ye girdi. Salıverilen Filistinlilerin sağlık durumlarının iyi olmadığı görüldü.  İsrail cezaevlerinde gördükleri "işkence" nedeniyle sağlık durumları kötüleşen Filistinliler, Kızılhaç'a ait araçlarla Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde bulunan Aksa Şehitleri Hastanesi’ne getirildi.  Serbest bırakılanların sağlık kontrolü için hastanede gerekli tahlil ve tetkiklerinin yapıldığı belirtildi.  Hamas'a bağlı Esirler Medya Ofisi'nin Telegram hesabından yapılan açıklamada, salıverilen 10 esirin İsrail askerlerinin Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı'na 6 ay önce düzenlediği saldırılar sırasında alıkonulduğu kaydedildi.  <strong>NETANYAHU: 10 İSRAİLLİ ESİRİN SERBEST BIRAKILMASINI AMAÇLIYORUZ</strong>  Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ile süren Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yenilenmesine ilişkin müzakerelerde tek seferde Gazze'deki 10 İsrailli esirin serbest bırakılmasını amaçladıklarını söyledi.  İsrail'in Kanal 12 televizyonunun haberine göre, Netanyahu, İsrailli esirlerden Eitan Mor'un ailesiyle görüştü. Netanyahu, Mor'un ailesine "tek seferde Gazze'deki 10 İsrailli esirin serbest bırakılması amacına yönelik müzakerelerin devam ettiğini" söyledi.  Aile, Netanyahu'ya sağcı hükümete yakın esir ailelerinin oluşturduğu Tikva Forum'un "Gazze'deki tüm esirlerin tek seferde bir otobüsle geri getirilmesi" gerektiğini savunan tutumunu vurguladı.  <strong>MISIR’IN ATEŞKES TEKLİFİ MASADA</strong>  İsrail basını, Mısır'ın daha önce arabulucuların sunduğu beş İsrailli sağ esirin serbest bırakılmasını içeren teklif ile İsrail'in yalnızca 40 günlük ateşkes karşılığında 11 sağ esirin serbest bırakılmasını istediği teklif arasında yeni bir taslak sunduğunu kaydetmişti.   Teklifin İsrailli dokuz esirin serbest bırakılması ve ikisinin cenazesinin teslim edilmesi karşılığında 70 gün ateşkes ve 2 bin 500 Filistinli esirin serbest bırakılmasını içerdiği öne sürülmüştü.  Daha sonra ise Mısır'ın teklifinin Gazze'de 40 ila 70 gün sürecek bir ateşkes ve Filistinli esirlerin serbest bırakılması karşılığında sekiz İsrailli esirin serbest bırakılmasını içerdiği iddia edilmişti.  Hamas'ın ateşkes müzakereleri için Mısır'ın başkenti Kahire'ye geçtiği açıklanmıştı. Teklifin içeriği konusunda ise resmi bir açıklama yapılmamıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;nin en büyük sınır dışı operasyonu: Trump&amp;apos;ın hedefi 1 milyon</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdnin-en-buyuk-sinir-disi-operasyonu-trumpin-hedefi-1-milyon</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdnin-en-buyuk-sinir-disi-operasyonu-trumpin-hedefi-1-milyon</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, düzensiz göçmenlere yönelik sert politikalarıyla yeniden gündemde. Bu yıl içinde tam 1 milyon kişinin sınır dışı edilmesi hedefleniyor.Amerikan basınından Washington Post’un haberine göre, Trump yönetimi, ABD&#039;deki düzensiz göçmenlerin sınır dışı edilmesi için kapsamlı bir operasyon hazırlığında. Bu plan, ABD tarihindeki en büyük sınır dışı operasyonlarından biri olmaya aday.  Trump, daha önce Barack Obama döneminde bir yıl içinde sınır dışı edilen 400 bin kişiyle kırılan rekoru geçmeyi hedefliyor. İlgili kurumların bu doğrultuda günlük toplantılar yaptığı, operasyonel hazırlıkların sürdüğü ifade ediliyor.  Trump’ın seçim vaatlerinden biri olan göçmen sayısını azaltma politikası, seçmen tabanı üzerinde etkili olmuştu. Şimdi ise bu vaat, somut bir eylem planına dönüşmüş durumda.  Öncelik, sınır dışı kararı bulunmasına rağmen ülkeleri tarafından geri alınmayan 1 milyon 400 bin kişiye verilecek. Bu doğrultuda Trump yönetimi, bu kişileri kabul edebilecek 30 ülke ile müzakerelere başladı.  Şimdiden Meksika, Kosta Rika ve Panama gibi ülkelere, vatandaşları olmayan göçmenlerin gönderildiği bildiriliyor. Ayrıca, ABD&#039;de kalmaya devam eden düzensiz göçmenlere günlük 998 dolarlık bir ceza uygulanması da planlanıyor.  Trump yönetimi, bazı göçmenleri ise doğrudan üçüncü ülkelere gönderme yöntemini devreye sokmayı hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HwXgXIsQck-zspVUDxS2ww.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDnin, büyük, sınır, dışı, operasyonu:, Trumpın, hedefi, milyon</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HwXgXIsQck-zspVUDxS2ww.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump 1 milyon kişiyi sınır dışı edecek"><p>ABD Başkanı Donald Trump, düzensiz göçmenlere yönelik sert politikalarıyla yeniden gündemde. Bu yıl içinde tam 1 milyon kişinin sınır dışı edilmesi hedefleniyor.</p>Amerikan basınından Washington Post’un haberine göre, Trump yönetimi, ABD'deki düzensiz göçmenlerin sınır dışı edilmesi için kapsamlı bir operasyon hazırlığında. Bu plan, ABD tarihindeki en büyük sınır dışı operasyonlarından biri olmaya aday.  Trump, daha önce Barack Obama döneminde bir yıl içinde sınır dışı edilen 400 bin kişiyle kırılan rekoru geçmeyi hedefliyor. İlgili kurumların bu doğrultuda günlük toplantılar yaptığı, operasyonel hazırlıkların sürdüğü ifade ediliyor.  Trump’ın seçim vaatlerinden biri olan göçmen sayısını azaltma politikası, seçmen tabanı üzerinde etkili olmuştu. Şimdi ise bu vaat, somut bir eylem planına dönüşmüş durumda.  Öncelik, sınır dışı kararı bulunmasına rağmen ülkeleri tarafından geri alınmayan 1 milyon 400 bin kişiye verilecek. Bu doğrultuda Trump yönetimi, bu kişileri kabul edebilecek 30 ülke ile müzakerelere başladı.  Şimdiden Meksika, Kosta Rika ve Panama gibi ülkelere, vatandaşları olmayan göçmenlerin gönderildiği bildiriliyor. Ayrıca, ABD'de kalmaya devam eden düzensiz göçmenlere günlük 998 dolarlık bir ceza uygulanması da planlanıyor.  Trump yönetimi, bazı göçmenleri ise doğrudan üçüncü ülkelere gönderme yöntemini devreye sokmayı hedefliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;dan Sumi savunması: Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısı vuruldu</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/rusyadan-sumi-savunmasi-ukraynali-askeri-yetkililerin-toplantisi-vuruldu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/rusyadan-sumi-savunmasi-ukraynali-askeri-yetkililerin-toplantisi-vuruldu</guid>
<description><![CDATA[ Rusya, Ukrayna&#039;nın Sumi kentinde 34 kişinin öldüğü saldırıya ilişkin açıklamasında, Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısının isabet aldığını savundu.Rusya, Ukrayna’nın Sumi kentine düzenlenen ve 34 kişinin öldüğü, 117 kişinin yaralandığı saldırı hakkında açıklama yaptı. Rusya Savunma Bakanlığı, 13 Nisan Pazar günü fırlattıkları füzelerin ikisinin Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısına isabet ettiğini belirtti.   Bakanlık, Ukrayna’yı askeri tesislerini ve askerlerinin katıldığı etkinlikleri yerleşimin yoğun olduğu bölgelere yerleştirerek sivilleri “canlı kalkan” olarak kullanmakla suçladı. Kiev’den ise bu suçlamaya henüz bir yanıt gelmedi.   “60’I AŞKIN UKRAYNA ASKERİ ÖLDÜ”  Rusya Savunma Bakanlığı’nın açıklamasında, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin taktik operasyon grubunun toplantı alanına iki Iskander-M taktik füzesi ile saldırı düzenlendiği belirtildi. Bakanlık, saldırıda 60’ı aşkın Ukrayna askerinin öldüğünü söyledi.   Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, dün saldırının ardından yaptığı açıklamada, Sumi’ye yönelik saldırı dolayısıyla uluslararası topluma Rusya’ya “sert bir yanıt” verme çağrısında bulunmuştu. “Sadece alçaklar sıradan insanların canlarına kıyarak böyle davranır” diyen Zelenski, saldırının insanların kiliseye gittiği “Palmiye Pazarı”nda yaşandığına dikkat çekmişti.   İngiltere, Almanya ve İtalya’dan kınama açıklamaları gelirken, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’nın saldırısına ilişkin soruya yanıtında, bunun “korkunç” olduğunu söylemiş, “Bana bir hata yaptıkları söylendi. Ama bence bu korkunç bir şey” demişti.   KREMLİN: SADECE ASKERİ HEDEFLER SALDIRI DÜZENLENİYOR  Sumi’ye yönelik saldırıya ilişkin olarak Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’a da bugün basın mensupları tarafından soru yöneltildi. Kremlin’in savaşın gidişatı hakkında yorum yapmadığını, bunun Savunma Bakanlığı ile ilgili bir mesele olduğunu belirten Peskov, Rusya’nın sadece askeri ve askeriyeyle bağlantılı hedefleri vurduğu açıklamalarını yineledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d6zR_vbPlUyAzTqHG975rw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusyadan, Sumi, savunması:, Ukraynalı, askeri, yetkililerin, toplantısı, vuruldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/d6zR_vbPlUyAzTqHG975rw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'dan Sumi savunması"><p>Rusya, Ukrayna'nın Sumi kentinde 34 kişinin öldüğü saldırıya ilişkin açıklamasında, Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısının isabet aldığını savundu.</p>Rusya, Ukrayna’nın Sumi kentine düzenlenen ve 34 kişinin öldüğü, 117 kişinin yaralandığı saldırı hakkında açıklama yaptı. Rusya Savunma Bakanlığı, 13 Nisan Pazar günü fırlattıkları füzelerin ikisinin Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısına isabet ettiğini belirtti.   Bakanlık, Ukrayna’yı askeri tesislerini ve askerlerinin katıldığı etkinlikleri yerleşimin yoğun olduğu bölgelere yerleştirerek sivilleri “canlı kalkan” olarak kullanmakla suçladı. Kiev’den ise bu suçlamaya henüz bir yanıt gelmedi.   <strong>“60’I AŞKIN UKRAYNA ASKERİ ÖLDÜ”</strong>  Rusya Savunma Bakanlığı’nın açıklamasında, Ukrayna silahlı kuvvetlerinin taktik operasyon grubunun toplantı alanına iki Iskander-M taktik füzesi ile saldırı düzenlendiği belirtildi. Bakanlık, saldırıda 60’ı aşkın Ukrayna askerinin öldüğünü söyledi.   Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, dün saldırının ardından yaptığı açıklamada, Sumi’ye yönelik saldırı dolayısıyla uluslararası topluma Rusya’ya “sert bir yanıt” verme çağrısında bulunmuştu. “Sadece alçaklar sıradan insanların canlarına kıyarak böyle davranır” diyen Zelenski, saldırının insanların kiliseye gittiği “Palmiye Pazarı”nda yaşandığına dikkat çekmişti.   İngiltere, Almanya ve İtalya’dan kınama açıklamaları gelirken, ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’nın saldırısına ilişkin soruya yanıtında, bunun “korkunç” olduğunu söylemiş, “Bana bir hata yaptıkları söylendi. Ama bence bu korkunç bir şey” demişti.   <strong>KREMLİN: SADECE ASKERİ HEDEFLER SALDIRI DÜZENLENİYOR</strong>  Sumi’ye yönelik saldırıya ilişkin olarak Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’a da bugün basın mensupları tarafından soru yöneltildi. Kremlin’in savaşın gidişatı hakkında yorum yapmadığını, bunun Savunma Bakanlığı ile ilgili bir mesele olduğunu belirten Peskov, Rusya’nın sadece askeri ve askeriyeyle bağlantılı hedefleri vurduğu açıklamalarını yineledi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenski&amp;apos;den Trump’a çağrı: “Ukrayna’ya gel, gerçeği gör”</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/zelenskiden-trumpa-cagri-ukraynaya-gel-gercegi-goer</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/zelenskiden-trumpa-cagri-ukraynaya-gel-gercegi-goer</guid>
<description><![CDATA[ CBS’e konuşan Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Trump’ı barış planı öncesi Ukrayna’ya davet etti. Zelenski “Halkımızı, yok edilen şehirlerimizi görün, sonra karar verin.” dedi. Rusya’nın Sumy saldırısı ise dünyadan sert tepkiler aldı.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, katıldığı CBS News televizyonunun &quot;60 Minutes&quot; programında Rusya-Ukrayna Savaşı&#039;na ilişkin açıklamalarda bulundu. Rusya&#039;nın sivillere yönelik saldırılarına devam ettiğini kaydeden Zelenskiy, &quot;Gelin, görün ve sonra savaşı nasıl bitireceğimize dair bir planla hareket edelim. Kiminle anlaşma yaptığınızı anlayacaksınız. Putin&#039;in ne yaptığını anlayacaksınız&quot; dedi. ABD Başkanı Donald Trump&#039;a seslenen Zelenskiy, Trump&#039;ı &quot;barış planı&quot; hakkında karar vermeden önce Ukrayna&#039;ya davet ederek, &quot;Lütfen, herhangi bir karar ve herhangi bir müzakereden önce gelip halkımızı, sivilleri, savaşçıları, hastaneleri, kiliseleri ve yok edilen çocukları görün&quot; dedi.Zelenski, &quot;Putin&#039;e güvenilmez. Bunu Başkan Trump&#039;a defalarca söyledim. Ateşkesin neden işe yaramadığını soruyorsanız, işte nedeni bu. Putin hiçbir zaman savaşın bitmesini istemedi. Putin hiçbir zaman bağımsız olmamızı istemedi. Putin bizi tamamen yok etmek istiyor&quot; ifadelerini kullandı.  SUMY&#039;DE CAN KAYBI 34&#039;E YÜKSELMİŞTİ Programın, Rusya&#039;nın Sumy saldırısından önce çekildiği kaydedildi. Rusya&#039;nın Sumy saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısı 34&#039;e yükselmiş, 114 kişinin de yaralandığı açıklanmıştı.  TRUMP: &quot;KORKUNÇ BİR SALDIRIYDI&quot; ABD Başkanı Trump, Rusya&#039;nın Sumy saldırısının &quot;korkunç bir saldırı&quot; olduğunu ifade ederek kendisine bir &quot;hata yapıldığının&quot; söylendiğini dile getirdi. Trump, &quot;Bence korkunç bir saldırıydı bana hata yaptıkları söylendi. Ama bence bu savaş tümüyle korkunç bir şey&quot; ifadelerini kullandı.  LİDERLERDEN KINAMA Almanya&#039;da seçimleri kazanana Friedrich Merz saldırıyı kınayarak, saldırının &quot;ciddi bir savaş suçu&quot; teşkil ettiğini söyledi. Merz, &quot;Bu haince bir eylemdi. ve ciddi bir savaş suçu, kasıtlı ve planlı&quot; ifadelerini kullandı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Rusya&#039;yı insan hayatını, uluslararası hukuku ve Başkan Trump&#039;ın diplomatik çabalarını açıkça hiçe saymakla suçladı. Macron, &quot;Rusya&#039;ya ateşkes dayatmak için güçlü tedbirlere ihtiyaç var. Fransa, ortaklarıyla birlikte bu amaç doğrultusunda yorulmadan çalışıyor&quot; dedi.AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise saldırıyı &quot;barbarca&quot; olarak tanımlayarak, &quot;Rusya, uluslararası hukuku açıkça ihlal ederek saldırgan taraftı ve saldırgan taraf olmaya da devam ediyor&quot; açıklamasını yaptı. Ateşkes için ciddi önlemler uygulanması gerektiğini kaydeden Leyen, &quot;Avrupa, akan kan durana ve Ukrayna&#039;nın şartlarına uygun adil ve kalıcı bir barış sağlanana kadar ortaklarına ulaşmaya ve Rusya üzerindeki güçlü baskısını sürdürmeye devam edecektir&quot; dedi. İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise Rusya&#039;nın Sumy&#039;de sivillere yönelik korkunç saldırıları karşısında dehşete düştüğünü söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0sXrnq4wekK9zrxKbK9bAw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zelenskiden, Trump’a, çağrı:, “Ukrayna’ya, gel, gerçeği, gör”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0sXrnq4wekK9zrxKbK9bAw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zelenski, Trump'ı Ukrayna’ya davet etti"><p>CBS’e konuşan Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Trump’ı barış planı öncesi Ukrayna’ya davet etti. Zelenski “Halkımızı, yok edilen şehirlerimizi görün, sonra karar verin.” dedi. Rusya’nın Sumy saldırısı ise dünyadan sert tepkiler aldı.</p><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, katıldığı CBS News televizyonunun "60 Minutes" programında Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin açıklamalarda bulundu. Rusya'nın sivillere yönelik saldırılarına devam ettiğini kaydeden Zelenskiy, "Gelin, görün ve sonra savaşı nasıl bitireceğimize dair bir planla hareket edelim. Kiminle anlaşma yaptığınızı anlayacaksınız. Putin'in ne yaptığını anlayacaksınız" dedi. ABD Başkanı Donald Trump'a seslenen Zelenskiy, Trump'ı "barış planı" hakkında karar vermeden önce Ukrayna'ya davet ederek, "Lütfen, herhangi bir karar ve herhangi bir müzakereden önce gelip halkımızı, sivilleri, savaşçıları, hastaneleri, kiliseleri ve yok edilen çocukları görün" dedi.</p><p>Zelenski, "Putin'e güvenilmez. Bunu Başkan Trump'a defalarca söyledim. Ateşkesin neden işe yaramadığını soruyorsanız, işte nedeni bu. Putin hiçbir zaman savaşın bitmesini istemedi. Putin hiçbir zaman bağımsız olmamızı istemedi. Putin bizi tamamen yok etmek istiyor" ifadelerini kullandı.  <strong>SUMY'DE CAN KAYBI 34'E YÜKSELMİŞTİ </strong></p><p>Programın, Rusya'nın Sumy saldırısından önce çekildiği kaydedildi. Rusya'nın Sumy saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısı 34'e yükselmiş, 114 kişinin de yaralandığı açıklanmıştı.  </p><p><strong>TRUMP: "KORKUNÇ BİR SALDIRIYDI" </strong></p><p>ABD Başkanı Trump, Rusya'nın Sumy saldırısının "korkunç bir saldırı" olduğunu ifade ederek kendisine bir "hata yapıldığının" söylendiğini dile getirdi. Trump, "Bence korkunç bir saldırıydı bana hata yaptıkları söylendi. Ama bence bu savaş tümüyle korkunç bir şey" ifadelerini kullandı.  <strong>LİDERLERDEN KINAMA </strong></p><p>Almanya'da seçimleri kazanana Friedrich Merz saldırıyı kınayarak, saldırının "ciddi bir savaş suçu" teşkil ettiğini söyledi. Merz, "Bu haince bir eylemdi. ve ciddi bir savaş suçu, kasıtlı ve planlı" ifadelerini kullandı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Rusya'yı insan hayatını, uluslararası hukuku ve Başkan Trump'ın diplomatik çabalarını açıkça hiçe saymakla suçladı. Macron, "Rusya'ya ateşkes dayatmak için güçlü tedbirlere ihtiyaç var. Fransa, ortaklarıyla birlikte bu amaç doğrultusunda yorulmadan çalışıyor" dedi.</p><p>AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise saldırıyı "barbarca" olarak tanımlayarak, "Rusya, uluslararası hukuku açıkça ihlal ederek saldırgan taraftı ve saldırgan taraf olmaya da devam ediyor" açıklamasını yaptı. Ateşkes için ciddi önlemler uygulanması gerektiğini kaydeden Leyen, "Avrupa, akan kan durana ve Ukrayna'nın şartlarına uygun adil ve kalıcı bir barış sağlanana kadar ortaklarına ulaşmaya ve Rusya üzerindeki güçlü baskısını sürdürmeye devam edecektir" dedi. İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise Rusya'nın Sumy'de sivillere yönelik korkunç saldırıları karşısında dehşete düştüğünü söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan’daki patlamayı “şehir gerillası” üstlendi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yunanistandaki-patlamayi-sehir-gerillasi-ustlendi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yunanistandaki-patlamayi-sehir-gerillasi-ustlendi</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan’da “Devrimci Sınıf Öz Savunma&quot; isimli grup, demiryolları işletmecisi Hellenic Train’e yönelik saldırıyı üstlendi. Polis, konuya ilişkin açıklama yaptı.Yunanistan polisi, terörle mücadele biriminin demiryolu işletmecisi Hellenic Train’e yönelik geçen hafta gerçekleştirilen ve daha önce bilinmeyen bir “gerilla grubu” tarafından düzenlendiği değerlendirilen patlamayı soruşturduğunu açıkladı.   Reuters haber ajansının “şehir gerilla grubu” sözleriyle tarif ettiği &quot;Devrimci Sınıf Öz Savunma&quot; isimli yapılanma, pazar günü Athens Indymedia internet sitesinde yayınlanan açıklamalarında 11 Nisan’da başkent Atina&#039;daki Hellenic Train’e yönelik patlama ile geçen yıl yaşanan bir başka patlamayı üstlendiklerini duyurmuştu. Grubun açıklamasında, söz konusu eylemlerin Yunanistan’ın Tempi bölgesinde 2023 yılında yaşanan ve 57 kişinin öldüğü tren kazasına tepki olarak gerçekleştirildiği belirtilmişti. Bombanın infilak etmesi sonucu yaşandığı belirtilen son patlama, küçük çaplı hasara sebep olurken olayda ölen ya da yaralanan olmamıştı. Polis, iki basın-yayın kuruluşunun saldırıyla ilgili uyarı telefonları alması üzerine bölgeyi tahliye etmişti.   SALDIRILARI GAZZE’DEKİ FİLİSTİNLİLERE ADADILAR  “Devrimci Sınıf Öz Savunma” isimli grup, patlamayı üstlendikleri açıklamalarında, Yunanistan’daki 2009-2018 borç krizi döneminde özelleştirilen demiryollarındaki güvenlik endişeleri ve yatırım eksikliğine tepki gösterdiklerini belirtmişti. İtalya’nın Ferrovie dello Stato şirketine bağlı Hellenic Train, Yunanistan’da yolcu ve yük trenlerini işletiyor.   Grup, aynı zamanda Atina’daki Çalışma Bakanlığı’na yönelik 2024’te düzenlenen saldırıyı da üstlenirken, yapılan açıklamada her iki saldırının da “Gazze savaşındaki Filistinlilere adandığı” belirtildi.   Yunanistan polis sözcüsü Constantina Dimoglidou, devlet kanalı ERT’ye yaptığı açıklamada, terörle mücadele polisinin “yeni bir gerilla grubu” gibi görünen grubun iddiasını soruşturduğunu belirterek geçmişte aktif olan başka gruplarla bağlantıları olabileceği ihtimalini yadsımadıklarını belirtti.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2bDrHoMQyEKbCpUy7ski3A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistan’daki, patlamayı, “şehir, gerillası”, üstlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2bDrHoMQyEKbCpUy7ski3A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yunan polisinden patlama açıklaması"><p>Yunanistan’da “Devrimci Sınıf Öz Savunma" isimli grup, demiryolları işletmecisi Hellenic Train’e yönelik saldırıyı üstlendi. Polis, konuya ilişkin açıklama yaptı.</p><p>Yunanistan polisi, terörle mücadele biriminin demiryolu işletmecisi Hellenic Train’e yönelik geçen hafta gerçekleştirilen ve daha önce bilinmeyen bir “gerilla grubu” tarafından düzenlendiği değerlendirilen patlamayı soruşturduğunu açıkladı.   Reuters haber ajansının “şehir gerilla grubu” sözleriyle tarif ettiği "Devrimci Sınıf Öz Savunma" isimli yapılanma, pazar günü Athens Indymedia internet sitesinde yayınlanan açıklamalarında 11 Nisan’da başkent Atina'daki Hellenic Train’e yönelik patlama ile geçen yıl yaşanan bir başka patlamayı üstlendiklerini duyurmuştu. Grubun açıklamasında, söz konusu eylemlerin Yunanistan’ın Tempi bölgesinde 2023 yılında yaşanan ve 57 kişinin öldüğü tren kazasına tepki olarak gerçekleştirildiği belirtilmişti. </p><p>Bombanın infilak etmesi sonucu yaşandığı belirtilen son patlama, küçük çaplı hasara sebep olurken olayda ölen ya da yaralanan olmamıştı. Polis, iki basın-yayın kuruluşunun saldırıyla ilgili uyarı telefonları alması üzerine bölgeyi tahliye etmişti.   <strong>SALDIRILARI GAZZE’DEKİ FİLİSTİNLİLERE ADADILAR</strong>  “Devrimci Sınıf Öz Savunma” isimli grup, patlamayı üstlendikleri açıklamalarında, Yunanistan’daki 2009-2018 borç krizi döneminde özelleştirilen demiryollarındaki güvenlik endişeleri ve yatırım eksikliğine tepki gösterdiklerini belirtmişti. İtalya’nın Ferrovie dello Stato şirketine bağlı Hellenic Train, Yunanistan’da yolcu ve yük trenlerini işletiyor.   Grup, aynı zamanda Atina’daki Çalışma Bakanlığı’na yönelik 2024’te düzenlenen saldırıyı da üstlenirken, yapılan açıklamada her iki saldırının da “Gazze savaşındaki Filistinlilere adandığı” belirtildi.   Yunanistan polis sözcüsü Constantina Dimoglidou, devlet kanalı ERT’ye yaptığı açıklamada, terörle mücadele polisinin “yeni bir gerilla grubu” gibi görünen grubun iddiasını soruşturduğunu belirterek geçmişte aktif olan başka gruplarla bağlantıları olabileceği ihtimalini yadsımadıklarını belirtti.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya&amp;apos;daki Japonların sayısı azaldı: İki sebebi var</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/japonyadaki-japonlarin-sayisi-azaldi-iki-sebebi-var</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/japonyadaki-japonlarin-sayisi-azaldi-iki-sebebi-var</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;daki Japon vatandaşlarının sayısı önceki yıla göre 898 bin azaldı. Bu şimdiye kadarki en büyük düşüş olarak gösteriliyor.Japonya hükümeti, ülkedeki Japon vatandaşlarının sayısının önceki yıla kıyasla 898 bin azalarak 120,3 milyona gerilediğini açıkladı.  Japonya İçişleri ve İletişim Bakanlığının yayımladığı güncel istatistiklere göre, Ekim 2024 itibarıyla Japon vatandaşlarının sayısında şimdiye kadarki en büyük yıllık düşüş kaydedildi.  Yabancılar dahil ülkenin toplam nüfusu da Ekim 2024 itibarıyla, yıldan yıla 550 bin azalışla 123,8 milyona geriledi.  Çalışma çağı kabul edilen &quot;15-64 yaş aralığındaki nüfus&quot; ise 224 bin azalarak 73,73 milyon olarak kaydedildi.  Nüfus düşüşünde toplumun yaşlanması ve doğum oranlarının gerilemesinin etkili olduğu belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7X3eMLwhPkOx5GobDGehzQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonyadaki, Japonların, sayısı, azaldı:, İki, sebebi, var</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7X3eMLwhPkOx5GobDGehzQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Japonların sayısı azaldı"><p>Japonya'daki Japon vatandaşlarının sayısı önceki yıla göre 898 bin azaldı. Bu şimdiye kadarki en büyük düşüş olarak gösteriliyor.</p>Japonya hükümeti, ülkedeki Japon vatandaşlarının sayısının önceki yıla kıyasla 898 bin azalarak 120,3 milyona gerilediğini açıkladı.  Japonya İçişleri ve İletişim Bakanlığının yayımladığı güncel istatistiklere göre, Ekim 2024 itibarıyla Japon vatandaşlarının sayısında şimdiye kadarki en büyük yıllık düşüş kaydedildi.  Yabancılar dahil ülkenin toplam nüfusu da Ekim 2024 itibarıyla, yıldan yıla 550 bin azalışla 123,8 milyona geriledi.  Çalışma çağı kabul edilen "15-64 yaş aralığındaki nüfus" ise 224 bin azalarak 73,73 milyon olarak kaydedildi.  Nüfus düşüşünde toplumun yaşlanması ve doğum oranlarının gerilemesinin etkili olduğu belirtiliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Seçim tarihi üzerine bahis oynayan eski vekil hakim karşısına çıkacak</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/secim-tarihi-uzerine-bahis-oynayan-eski-vekil-hakim-karsisina-cikacak</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/secim-tarihi-uzerine-bahis-oynayan-eski-vekil-hakim-karsisina-cikacak</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere’de erken genel seçim tarihini önceden bilerek bahis piyasasında haksız avantaj sağladığı iddia edilen 15 kişi, temmuzda hakim karşısına çıkacak.İngiltere’de 2024 yılında yapılan erken genel seçimin ne zaman gerçekleştirileceğine dair bahis oynadığı iddia edilen 15 şüpheliye resmi olarak suçlama yöneltildi. İngiltere’deki Muhafazakar Parti iktidarı döneminde yaşanan olayla bağlantılı olarak hakim karşısına çıkmasına karar verilen isimler arasında, Muhafazakar Parti’nin eski milletvekillerinden Craig Williams da yer aldı. Diğer şüphelilerin de Muhafazakar Parti mensubu olduğu, aralarında partiden üst düzey isimlerin de bulunduğu belirtildi.   PARTİ, WILLIAMS’A OLAN DESTEĞİNİ KESMİŞTİ  The Guardian gazetesinin haberine göre, Kumar Komisyonu, 4 Temmuz’da yapılan seçimden günler önce seçim tarihi konusunda bahis oynadıkları iddia edilen 15 kişiye bahisle bağlantılı “hile” suçlaması yöneltti.   Williams, Montgomeryshire milletvekiliydi ve dönemin başbakanı Rishi Sunak’ın meclis özel sekreteriydi. Fakat seçim tarihi ile ilgili bahis oynadığı iddialarının basına yansımasının ardından Williams, partisinin desteğini kaybetmişti. Bu bağlamda hakkında suçlama yöneltilen isimler arasında Galler Meclisi’nden Russell George, temmuzdaki seçimde Muhafazakar Parti’den aday olan ancak benzer şekilde partisinin desteğini kaybeden Laura Saunders ve Saunders’in eşi ve Muhafazakar Parti’nin kampanya direktörü Tony Lee gibi isimler yer aldı. Suçlama yöneltilen 15 kişinin bazılarının Muhafazakar Parti ile mevcut ya da eski bağlantılarının olduğu ifade edildi.   TEMMUZ AYINDA HAKİM KARŞISINA ÇIKACAKLAR  Kumar Komisyonu’nun açıklamasına göre, hakkında suçlama yöneltilen isimler, 13 Temmuz 2025 tarihinde Westminster’daki Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkarılacak. Açıklamada, soruşturmada “bahis piyasalarında haksız avantaj elde etmek için gizli bilgi kullandığından şüphelenilen kişilere” odaklanıldığı belirtildi, özellikle “teklif edilen seçim tarihi konusunda önceden edinilmiş olabilecek bilgilere” işaret edildi. Komisyon, bu tür eylemlerin 2005 tarihli Kumar Yasası kapsamında suç olduğunu belirtti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rak56M4vgkiiFPNii3jcGg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Seçim, tarihi, üzerine, bahis, oynayan, eski, vekil, hakim, karşısına, çıkacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rak56M4vgkiiFPNii3jcGg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Eski vekile " se bahisi su><p>İngiltere’de erken genel seçim tarihini önceden bilerek bahis piyasasında haksız avantaj sağladığı iddia edilen 15 kişi, temmuzda hakim karşısına çıkacak.</p><p>İngiltere’de 2024 yılında yapılan erken genel seçimin ne zaman gerçekleştirileceğine dair bahis oynadığı iddia edilen 15 şüpheliye resmi olarak suçlama yöneltildi. </p><p>İngiltere’deki Muhafazakar Parti iktidarı döneminde yaşanan olayla bağlantılı olarak hakim karşısına çıkmasına karar verilen isimler arasında, Muhafazakar Parti’nin eski milletvekillerinden Craig Williams da yer aldı. Diğer şüphelilerin de Muhafazakar Parti mensubu olduğu, aralarında partiden üst düzey isimlerin de bulunduğu belirtildi.   <strong>PARTİ, WILLIAMS’A OLAN DESTEĞİNİ KESMİŞTİ</strong>  The Guardian gazetesinin haberine göre, Kumar Komisyonu, 4 Temmuz’da yapılan seçimden günler önce seçim tarihi konusunda bahis oynadıkları iddia edilen 15 kişiye bahisle bağlantılı “hile” suçlaması yöneltti.   Williams, Montgomeryshire milletvekiliydi ve dönemin başbakanı Rishi Sunak’ın meclis özel sekreteriydi. Fakat seçim tarihi ile ilgili bahis oynadığı iddialarının basına yansımasının ardından Williams, partisinin desteğini kaybetmişti. </p><p>Bu bağlamda hakkında suçlama yöneltilen isimler arasında Galler Meclisi’nden Russell George, temmuzdaki seçimde Muhafazakar Parti’den aday olan ancak benzer şekilde partisinin desteğini kaybeden Laura Saunders ve Saunders’in eşi ve Muhafazakar Parti’nin kampanya direktörü Tony Lee gibi isimler yer aldı. Suçlama yöneltilen 15 kişinin bazılarının Muhafazakar Parti ile mevcut ya da eski bağlantılarının olduğu ifade edildi.   <strong>TEMMUZ AYINDA HAKİM KARŞISINA ÇIKACAKLAR</strong>  Kumar Komisyonu’nun açıklamasına göre, hakkında suçlama yöneltilen isimler, 13 Temmuz 2025 tarihinde Westminster’daki Sulh Ceza Mahkemesi’ne çıkarılacak. </p><p>Açıklamada, soruşturmada “bahis piyasalarında haksız avantaj elde etmek için gizli bilgi kullandığından şüphelenilen kişilere” odaklanıldığı belirtildi, özellikle “teklif edilen seçim tarihi konusunda önceden edinilmiş olabilecek bilgilere” işaret edildi. Komisyon, bu tür eylemlerin 2005 tarihli Kumar Yasası kapsamında suç olduğunu belirtti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyada en çok tüketilen et türü tavuk da değil biftek de</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/dunyada-en-cok-tuketilen-et-turu-tavuk-da-degil-biftek-de</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/dunyada-en-cok-tuketilen-et-turu-tavuk-da-degil-biftek-de</guid>
<description><![CDATA[ ABD Tarım Bakanlığı&#039;na göre dünyada en çok tüketilen et, yüzde 36&#039;lık oranla domuz eti. Peki bu oran neden bu kadar yüksek?Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı&#039;na (USDA) göre, dünya nüfusu diğer tüm etlerden daha fazla domuz eti tüketiyor ve domuz eti toplam et tüketiminin yüzde 36&#039;sını oluşturuyor.Food Republic internet sitesinde yer alan habere göre tavuk yüzde 33 ile ikinci sırada, sığır eti ise yüzde 24 ile üçüncü sırada yer alıyor. Keçi ve koyun çok daha az sıklıkla yenirken, dünyadaki toplam et tüketiminin sadece yüzde 5&#039;ini oluşturuyor.Haberde şu ifadeler yer alıyor: &quot;Bu şaşırtıcı bir bilgiyse, domuz etinin şu anda 1,4 milyar nüfusa sahip olan ve ortalama olarak haftada beş kez domuz eti yiyen Çin&#039;de bir numaralı et kaynağı olduğunu göz önünde bulundurmalısınız. Bu, char siu domuz eti, tatlı ve ekşi domuz eti gibi yemeklerde ve köfte ve dim sum dolgusunun bir parçası olarak yer almaktadır.&quot;GÜNEY KORE VE İTALYA ARKADAN GELİYORDomuz etinin en çok tüketildiği bir diğer ülke de Güney Kore ve İtalya.  Domuz eti ABD&#039;de en çok tüketilen etler arasında üçüncü sırada yer alsa da, ortalama bir Amerikalı yılda 65 kilodan fazla domuz eti tüketiyor.Bu rakam İtalya&#039;da kişi başına 76 kilo ya da Güney Kore&#039;de kişi başına 91 kilo olan rakamın yanına bile yaklaşamıyor. ABD&#039;nin 347 milyonluk nüfusu İtalya&#039;nın yaklaşık 5 katı, Güney Kore&#039;nin ise 6 katı.Bu nedenle Amerika, dünya domuz eti tüketiminde üçüncü sırada yer almakla birlikte, et hala popülerlik açısından tavuk ve sığır etinin gerisinde kalıyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ybA2FmYNCku-VV7yd4rmyg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyada, çok, tüketilen, türü, tavuk, değil, biftek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ybA2FmYNCku-VV7yd4rmyg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyada en çok tüketilen et"><p>ABD Tarım Bakanlığı'na göre dünyada en çok tüketilen et, yüzde 36'lık oranla domuz eti. Peki bu oran neden bu kadar yüksek?</p><p>Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı'na (USDA) göre, dünya nüfusu diğer tüm etlerden daha fazla domuz eti tüketiyor ve domuz eti toplam et tüketiminin yüzde 36'sını oluşturuyor.</p><p>Food Republic internet sitesinde yer alan habere göre tavuk yüzde 33 ile ikinci sırada, sığır eti ise yüzde 24 ile üçüncü sırada yer alıyor. Keçi ve koyun çok daha az sıklıkla yenirken, dünyadaki toplam et tüketiminin sadece yüzde 5'ini oluşturuyor.</p><p>Haberde şu ifadeler yer alıyor: "Bu şaşırtıcı bir bilgiyse, domuz etinin şu anda 1,4 milyar nüfusa sahip olan ve ortalama olarak haftada beş kez domuz eti yiyen Çin'de bir numaralı et kaynağı olduğunu göz önünde bulundurmalısınız. Bu, char siu domuz eti, tatlı ve ekşi domuz eti gibi yemeklerde ve köfte ve dim sum dolgusunun bir parçası olarak yer almaktadır."</p><p><strong>GÜNEY KORE VE İTALYA ARKADAN GELİYOR</strong></p><p>Domuz etinin en çok tüketildiği bir diğer ülke de Güney Kore ve İtalya.  Domuz eti ABD'de en çok tüketilen etler arasında üçüncü sırada yer alsa da, ortalama bir Amerikalı yılda 65 kilodan fazla domuz eti tüketiyor.</p><p>Bu rakam İtalya'da kişi başına 76 kilo ya da Güney Kore'de kişi başına 91 kilo olan rakamın yanına bile yaklaşamıyor. ABD'nin 347 milyonluk nüfusu İtalya'nın yaklaşık 5 katı, Güney Kore'nin ise 6 katı.</p><p>Bu nedenle Amerika, dünya domuz eti tüketiminde üçüncü sırada yer almakla birlikte, et hala popülerlik açısından tavuk ve sığır etinin gerisinde kalıyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin lideri Şi, Vietnam’da: Onlarca anlaşma imzalandı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/cin-lideri-si-vietnamda-onlarca-anlasma-imzalandi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/cin-lideri-si-vietnamda-onlarca-anlasma-imzalandi</guid>
<description><![CDATA[ Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Vietnam ziyaretinde, iki ülke arasında onlarca işbirliği anlaşması imzalandı.Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güneydoğu Asya turunun ilk durağı olarak Vietnam’da.   Çin ilderi, Vietnam’ın başkenti Hanoi&#039;deki başkanlık sarayında 21 pare top atışı, onur kıtası ve bayrak sallayan çocukların yer aldığı resmi bir törenle karşılandı. Ardından, Vietnam’ın en üst düzey liderlerinden olan Genel Sekreter To Lam ile görüşmeler gerçekleştirdi.  Şi, Vietnam’ı en son Aralık 2023’te ziyaret etmişti.45 ANLAŞMA İMZALANDIİki komşu ülke, tedarik zincirleri, yapay zeka, ortak deniz devriyeleri ve demiryolu geliştirme gibi alanları kapsayan 45 işbirliği anlaşması imzaladı.  Şi’nin ziyareti, Vietnam’ın yılın ilk üç ayında en büyük ihracat pazarı olan Amerika Birleşik Devletleri’nin, küresel çapta ilan ettiği gümrük vergileri kapsamında Vietnam mallarına yüzde 46 oranında vergi koymasından yaklaşık iki hafta sonra gerçekleşti.  Vietnam ve diğer birçok ülkeye yönelik karşılıklı vergiler askıya alınmış olsa da, Çin hâlâ büyük oranlı gümrük vergileriyle karşı karşıya. Bu nedenle Pekin’in, Şi&#039;nin yılın ilk yurtdışı gezisinde bölgesel ticaret bağlarını sıkılaştırarak bu etkileri dengelemeyi hedeflediği belirtiliyor.  Şi, salı günü Vietnam&#039;dan ayrılarak Malezya ve Kamboçya&#039;ya geçecek. Pekin, bu turun &quot;bölge açısından büyük öneme sahip&quot; olduğunu vurguladı.“VİETNAM İLE ÇİN BİRLİKTE İLERLEMELİ”Lam ile yaptığı görüşmede konuşan Şi, “Vietnam ve Çin, tarihin dönüm noktasında duruyor ve birlikte ilerlemeli” ifadelerini kullandı ve iki ülkenin “çok taraflı ticaret sistemini, küresel sanayi ve tedarik zincirlerinin istikrarını koruması” gerektiğini vurguladı.Şi ayrıca, &quot;Çin&#039;in mega pazarı Vietnam&#039;a her zaman açık&quot; açıklamasında bulundu ve &quot;Stratejik kararlılığı güçlendirmeli, tek taraflı zorbalığa birlikte karşı çıkmalı ve küresel serbest ticaret sisteminin yanı sıra endüstriyel ve tedarik zincirlerinin istikrarını korumalıyız&quot; ifadelerini kullandı.Şi ayrıca pazartesi günü Vietnam’ın büyük devlet gazetesi Nhan Dan’da yayımlanan bir makalesinde, Pekin’in temel görüşünü yineleyerek, “Ticaret ve gümrük vergisi savaşlarının kazananı olmaz, korumacılık bir yere varmaz” ifadelerini kullanmıştı.  Vietnamlı lider Lam ise hükümetin haber portalında yayımlanan yazısında, “Ülkemiz, Çin ile iş birliğini daha somut, derin, dengeli ve sürdürülebilir hale getirmek için her zaman iş birliğine hazırdır” dedi.  Her iki ülke de komünist partiler tarafından yönetiliyor ve halihazırda Vietnam’ın en üst düzey diplomatik statüsü olan “kapsamlı stratejik ortaklık” ilişkisine sahipler.BAMBU DİPLOMASİSİVietnam uzun süredir “bambu diplomasisi” olarak adlandırılan bir yaklaşımı benimseyerek, hem Çin’le hem de ABD’yle iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor.  İki ülke arasında yakın ekonomik ilişkiler bulunsa da, Hanoi, Güney Çin Denizi’ndeki artan Pekin iddiaları konusunda ABD’nin endişelerini paylaşıyor.  Çin, Güney Çin Denizi&#039;nin neredeyse tamamı üzerinde hak iddia ediyor. Ancak bu iddia; Filipinler, Malezya, Vietnam, Endonezya ve Brunei tarafından reddediliyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qNaZ1upCgE2N2hUMQRHZlw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çin, lideri, Şi, Vietnam’da:, Onlarca, anlaşma, imzalandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qNaZ1upCgE2N2hUMQRHZlw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çin lideri Vietnam'da"><p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Vietnam ziyaretinde, iki ülke arasında onlarca işbirliği anlaşması imzalandı.</p><p>Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güneydoğu Asya turunun ilk durağı olarak Vietnam’da.   Çin ilderi, Vietnam’ın başkenti Hanoi'deki başkanlık sarayında 21 pare top atışı, onur kıtası ve bayrak sallayan çocukların yer aldığı resmi bir törenle karşılandı. Ardından, Vietnam’ın en üst düzey liderlerinden olan Genel Sekreter To Lam ile görüşmeler gerçekleştirdi.  Şi, Vietnam’ı en son Aralık 2023’te ziyaret etmişti.</p><h3><strong>45 ANLAŞMA İMZALANDI</strong></h3><p>İki komşu ülke, tedarik zincirleri, yapay zeka, ortak deniz devriyeleri ve demiryolu geliştirme gibi alanları kapsayan 45 işbirliği anlaşması imzaladı.  Şi’nin ziyareti, Vietnam’ın yılın ilk üç ayında en büyük ihracat pazarı olan Amerika Birleşik Devletleri’nin, küresel çapta ilan ettiği gümrük vergileri kapsamında Vietnam mallarına yüzde 46 oranında vergi koymasından yaklaşık iki hafta sonra gerçekleşti.  Vietnam ve diğer birçok ülkeye yönelik karşılıklı vergiler askıya alınmış olsa da, Çin hâlâ büyük oranlı gümrük vergileriyle karşı karşıya. Bu nedenle Pekin’in, Şi'nin yılın ilk yurtdışı gezisinde bölgesel ticaret bağlarını sıkılaştırarak bu etkileri dengelemeyi hedeflediği belirtiliyor.  Şi, salı günü Vietnam'dan ayrılarak Malezya ve Kamboçya'ya geçecek. Pekin, bu turun "bölge açısından büyük öneme sahip" olduğunu vurguladı.</p><h3><strong>“VİETNAM İLE ÇİN BİRLİKTE İLERLEMELİ”</strong></h3><p>Lam ile yaptığı görüşmede konuşan Şi, “Vietnam ve Çin, tarihin dönüm noktasında duruyor ve birlikte ilerlemeli” ifadelerini kullandı ve iki ülkenin “çok taraflı ticaret sistemini, küresel sanayi ve tedarik zincirlerinin istikrarını koruması” gerektiğini vurguladı.</p><p>Şi ayrıca, "Çin'in mega pazarı Vietnam'a her zaman açık" açıklamasında bulundu ve "Stratejik kararlılığı güçlendirmeli, tek taraflı zorbalığa birlikte karşı çıkmalı ve küresel serbest ticaret sisteminin yanı sıra endüstriyel ve tedarik zincirlerinin istikrarını korumalıyız" ifadelerini kullandı.</p><p>Şi ayrıca pazartesi günü Vietnam’ın büyük devlet gazetesi Nhan Dan’da yayımlanan bir makalesinde, Pekin’in temel görüşünü yineleyerek, “Ticaret ve gümrük vergisi savaşlarının kazananı olmaz, korumacılık bir yere varmaz” ifadelerini kullanmıştı.  Vietnamlı lider Lam ise hükümetin haber portalında yayımlanan yazısında, “Ülkemiz, Çin ile iş birliğini daha somut, derin, dengeli ve sürdürülebilir hale getirmek için her zaman iş birliğine hazırdır” dedi.  Her iki ülke de komünist partiler tarafından yönetiliyor ve halihazırda Vietnam’ın en üst düzey diplomatik statüsü olan “kapsamlı stratejik ortaklık” ilişkisine sahipler.</p><h3><strong>BAMBU DİPLOMASİSİ</strong></h3><p>Vietnam uzun süredir “bambu diplomasisi” olarak adlandırılan bir yaklaşımı benimseyerek, hem Çin’le hem de ABD’yle iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor.  İki ülke arasında yakın ekonomik ilişkiler bulunsa da, Hanoi, Güney Çin Denizi’ndeki artan Pekin iddiaları konusunda ABD’nin endişelerini paylaşıyor.  Çin, Güney Çin Denizi'nin neredeyse tamamı üzerinde hak iddia ediyor. Ancak bu iddia; Filipinler, Malezya, Vietnam, Endonezya ve Brunei tarafından reddediliyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Kıyamet gibi&amp;quot; deprem uyarısı: İran yüksek risk altında</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kiyamet-gibi-deprem-uyarisi-iran-yuksek-risk-altinda</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kiyamet-gibi-deprem-uyarisi-iran-yuksek-risk-altinda</guid>
<description><![CDATA[ İranlı Öğretim Üyesi Feriborz Natıki, başkent Tahran&#039;da &quot;kıyamet gibi&quot; bir deprem riski olduğu uyarısında bulundu.Tahran&#039;daki Uluslararası Sismoloji ve Deprem Mühendisliği Enstitüsü Öğretim Üyesi Natıki, İran Öğrenci Haber Ağı&#039;na (SNN) verdiği röportajda, Tahran başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde ciddi deprem riski bulunduğunu söyledi.  İran&#039;ın neredeyse tamamının ve hatta İran&#039;a komşu ülkelerin birçoğunun yüksek riskli deprem bölgesinde yer aldığına dikkati çeken Natıki, &quot;İran, dünyada depremin en sık görüldüğü ülkelerden biri. Yeni istatistiklere göre İran, depremlerin şiddeti ve sıklığı bakımından dünyada üçüncü sırada yer alıyor&quot; dedi.  Tahran&#039;ın aktif bir fay üzerinde yer aldığından yıkıcı bir deprem riski altında olduğu uyarısında bulunan Natıki, &quot;Son büyük depremin üzerinden yaklaşık 200 yıl geçti ve bu doğal tehdide karşı hazırlıklı olmak ve planlama yapmak her zamankinden daha önemli. Şu anda en büyük endişemiz Tahran depremi. Tahran için gerçek anlamda kıyamet gibi bir deprem&quot; ifadelerini kullandı.&quot;NE ATOM BOMBASI NE SAVAŞ&quot;  Natıki, bölgedeki depremler üzerine yapılan bir çalışmaya göre bu bölgede her 158-160 yılda büyüklüğü 7 civarında şiddetli bir deprem meydana geldiğine dikkat çekerek, &quot;Bu zaman dilimini geçmemiz tehlikenin geçtiği anlamına gelmiyor, aslında daha şiddetli bir depremin yaşanma ihtimalinin arttığına işaret ediyor. diye konuştu.  Ülkedeki özellikle yeni yapıların birçoğunun mimari açıdan iyi görünüme sahip olsa da tasarruf açısından temellerinin ve iskeletlerinin depreme dayanıklı inşa edilmediğini tespit ettiklerini söyleyen Natıki, &quot;Bu nedenle yeni inşaatlar geçmişe göre beni daha fazla endişelendiriyor. Çalışmalarım sonucunda elde ettiğim, (muhtemel şiddetli bir depremde) ölen, yaralanan, hasar gören, yıkılan binalar gibi kayıplarla ilgili istatistikleri sunsaydım bu kesinlikle kamuoyunda paniğe yol açardı&quot; dedi.  Natiki, &quot;Durum gerçekten hiç iyi değil. Benim kanaatimce, ne atom bombası, ne savaş, ne de başka konular bizim asıl gündemimiz değildir. İran&#039;ı tehdit eden en önemli tehdit Tahran depremidir. Eğer öngördüğümüz deprem Tahran&#039;da olursa egemenlik yıkılacak, ülkenin birliği ortadan kalkacak çünkü ülke her bakımdan Tahran&#039;a bağımlı. Böyle bir durumda ulusal bir felaketle karşı karşıya kalırız.&quot; değerlendirmesinde bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jJQyhTXTAUaMO4ysE0I34Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kıyamet, gibi, deprem, uyarısı:, İran, yüksek, risk, altında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jJQyhTXTAUaMO4ysE0I34Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" k gibi deprem uyar><p>İranlı Öğretim Üyesi Feriborz Natıki, başkent Tahran'da "kıyamet gibi" bir deprem riski olduğu uyarısında bulundu.</p><p>Tahran'daki Uluslararası Sismoloji ve Deprem Mühendisliği Enstitüsü Öğretim Üyesi Natıki, İran Öğrenci Haber Ağı'na (SNN) verdiği röportajda, Tahran başta olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde ciddi deprem riski bulunduğunu söyledi.  İran'ın neredeyse tamamının ve hatta İran'a komşu ülkelerin birçoğunun yüksek riskli deprem bölgesinde yer aldığına dikkati çeken Natıki, "İran, dünyada depremin en sık görüldüğü ülkelerden biri. Yeni istatistiklere göre İran, depremlerin şiddeti ve sıklığı bakımından dünyada üçüncü sırada yer alıyor" dedi.  Tahran'ın aktif bir fay üzerinde yer aldığından yıkıcı bir deprem riski altında olduğu uyarısında bulunan Natıki, "Son büyük depremin üzerinden yaklaşık 200 yıl geçti ve bu doğal tehdide karşı hazırlıklı olmak ve planlama yapmak her zamankinden daha önemli. Şu anda en büyük endişemiz Tahran depremi. Tahran için gerçek anlamda kıyamet gibi bir deprem" ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"NE ATOM BOMBASI NE SAVAŞ"</strong>  Natıki, bölgedeki depremler üzerine yapılan bir çalışmaya göre bu bölgede her 158-160 yılda büyüklüğü 7 civarında şiddetli bir deprem meydana geldiğine dikkat çekerek, "Bu zaman dilimini geçmemiz tehlikenin geçtiği anlamına gelmiyor, aslında daha şiddetli bir depremin yaşanma ihtimalinin arttığına işaret ediyor. diye konuştu.  Ülkedeki özellikle yeni yapıların birçoğunun mimari açıdan iyi görünüme sahip olsa da tasarruf açısından temellerinin ve iskeletlerinin depreme dayanıklı inşa edilmediğini tespit ettiklerini söyleyen Natıki, "Bu nedenle yeni inşaatlar geçmişe göre beni daha fazla endişelendiriyor. Çalışmalarım sonucunda elde ettiğim, (muhtemel şiddetli bir depremde) ölen, yaralanan, hasar gören, yıkılan binalar gibi kayıplarla ilgili istatistikleri sunsaydım bu kesinlikle kamuoyunda paniğe yol açardı" dedi.  Natiki, "Durum gerçekten hiç iyi değil. Benim kanaatimce, ne atom bombası, ne savaş, ne de başka konular bizim asıl gündemimiz değildir. İran'ı tehdit eden en önemli tehdit Tahran depremidir. Eğer öngördüğümüz deprem Tahran'da olursa egemenlik yıkılacak, ülkenin birliği ortadan kalkacak çünkü ülke her bakımdan Tahran'a bağımlı. Böyle bir durumda ulusal bir felaketle karşı karşıya kalırız." değerlendirmesinde bulundu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AB’den İran’a yeni yaptırım kararı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abden-irana-yeni-yaptirim-karari</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abden-irana-yeni-yaptirim-karari</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Konseyi, İran’da “ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu yedi kişi ve iki kuruluşa” yaptırım kararı aldığını açıkladı.Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin dışişleri bakanları, olağan toplantıları için Lüksemburg&#039;da bir araya geldi. AB, İran&#039;a yönelik yaptırımlarını genişletirken, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, vatandaşlarına İran&#039;ı seyahat etmeme çağrısında bulundu.  AB KONSEYİ’NDEN YAPTIRIM AÇIKLAMASI  Olağan toplantılarında İran ile ilişkileri ele alan bakanlar, Tahran&#039;a yönelik mevcut yaptırım rejimi kapsamında yeni tedbirler aldı.  AB Konseyi’nden konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, &quot;Konsey bugün İran&#039;da yargının keyfi tutuklama aracı olarak kullanılması da dahil olmak üzere ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu yedi kişi ve iki kuruluşa kısıtlayıcı önlemler getirmeye karar verdi&quot; denildi. Açıklamada, &quot;AB, İran&#039;ın siyasi kazanç elde etmek amacıyla AB vatandaşını asılsız gerekçelerle keyfi olarak tutuklamasından derin endişe duymaya devam ediyor&quot; ifadesi kullanıldı.  KİMLER YAPTIRIMA TABİ OLACAK?  Bu bağlamda, Fars eyaletinde bulunan &quot;Şiraz Merkez Hapishanesi, Şiraz Devrim Mahkemesi Birinci Şubesi, Evin Hapishanesi Müdürü Farzadi Hedayatollah ve Fars Hapishaneleri Koruma ve İstihbarat Dairesi Müdürü Mehdi Nemati&#039;nin yanı sıra beş yargı mensubu&quot; yaptırımlar kapsamına alındı.  AB&#039;nin yaptırım rejimi; seyahat yasağı, kişi veya kuruluşlara ait varlıkların dondurulması ve onlara kaynak aktarılmasının yasaklanmasını içeriyor. AB, İran&#039;da toplam 232 kişi ve 44 kuruluşa yaptırım uyguluyor.  FRANSA: İRAN’I UAD’YE ŞİKAYET EDECEĞİZ  Öte yandan, Fransa Dışişleri Bakanı Barrot, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin İran yetkililerinin iki Fransız vatandaşının konsolosluğu ziyaret etmelerine izin vermeyi reddetmesi nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı&#039;na (UAD) şikayette bulunacağını bildirdi.  Fransız Bakan, &quot;Fransız vatandaşlarını İran&#039;a seyahat etmemeye ve İran&#039;da bulunanları da mümkün olan en kısa sürede ayrılmaya çağırıyorum&quot; ifadelerine yer verdi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-XLh5c_6n0u1OocKjc6Scw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>AB’den, İran’a, yeni, yaptırım, kararı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-XLh5c_6n0u1OocKjc6Scw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="AB’den İran’a yeni yaptırım kararı"><p>Avrupa Konseyi, İran’da “ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu yedi kişi ve iki kuruluşa” yaptırım kararı aldığını açıkladı.</p><p>Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin dışişleri bakanları, olağan toplantıları için Lüksemburg'da bir araya geldi. AB, İran'a yönelik yaptırımlarını genişletirken, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, vatandaşlarına İran'ı seyahat etmeme çağrısında bulundu.  <strong>AB KONSEYİ’NDEN YAPTIRIM AÇIKLAMASI</strong>  Olağan toplantılarında İran ile ilişkileri ele alan bakanlar, Tahran'a yönelik mevcut yaptırım rejimi kapsamında yeni tedbirler aldı.  AB Konseyi’nden konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, "Konsey bugün İran'da yargının keyfi tutuklama aracı olarak kullanılması da dahil olmak üzere ciddi insan hakları ihlallerinden sorumlu yedi kişi ve iki kuruluşa kısıtlayıcı önlemler getirmeye karar verdi" denildi. </p><p>Açıklamada, "AB, İran'ın siyasi kazanç elde etmek amacıyla AB vatandaşını asılsız gerekçelerle keyfi olarak tutuklamasından derin endişe duymaya devam ediyor" ifadesi kullanıldı.  <strong>KİMLER YAPTIRIMA TABİ OLACAK?</strong>  Bu bağlamda, Fars eyaletinde bulunan "Şiraz Merkez Hapishanesi, Şiraz Devrim Mahkemesi Birinci Şubesi, Evin Hapishanesi Müdürü Farzadi Hedayatollah ve Fars Hapishaneleri Koruma ve İstihbarat Dairesi Müdürü Mehdi Nemati'nin yanı sıra beş yargı mensubu" yaptırımlar kapsamına alındı.  AB'nin yaptırım rejimi; seyahat yasağı, kişi veya kuruluşlara ait varlıkların dondurulması ve onlara kaynak aktarılmasının yasaklanmasını içeriyor. AB, İran'da toplam 232 kişi ve 44 kuruluşa yaptırım uyguluyor.  <strong>FRANSA: İRAN’I UAD’YE ŞİKAYET EDECEĞİZ</strong>  Öte yandan, Fransa Dışişleri Bakanı Barrot, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin İran yetkililerinin iki Fransız vatandaşının konsolosluğu ziyaret etmelerine izin vermeyi reddetmesi nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı'na (UAD) şikayette bulunacağını bildirdi.  Fransız Bakan, "Fransız vatandaşlarını İran'a seyahat etmemeye ve İran'da bulunanları da mümkün olan en kısa sürede ayrılmaya çağırıyorum" ifadelerine yer verdi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suudi Arabistan’dan Dünya Bankası hamlesi: “Riyad, Suriye’nin borçlarını ödemeyi planlıyor”</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/suudi-arabistandan-dunya-bankasi-hamlesi-riyad-suriyenin-borclarini-oedemeyi-planliyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/suudi-arabistandan-dunya-bankasi-hamlesi-riyad-suriyenin-borclarini-oedemeyi-planliyor</guid>
<description><![CDATA[ Suudi Arabistan’ın Suriye’nin Dünya Bankası’na olan 15 milyon dolar borcunu kapatmayı planladığı iddia edildi. Bu, Suriye’nin kredi alabilmesi önemli olabilir.Suudi Arabistan’ın Suriye’nin Dünya Bankası’na olan borçlarını ödemeyi planladığı iddia edildi. Konu hakkında Reuters haber ajansına konuşan konu hakkında bilgi sahibi üç kaynak, böyle bir adımın Beşar Esad dönemi sonrası Suriye’nin felce uğramış kamu sektörünü desteklemek ve yeniden inşa çabalarını finanse etmek için milyonlarca dolarlık kredinin onaylanmasının yolunu açabileceğini söyledi. Riyad yönetiminin böyle bir hamlede bulunması, aynı zamanda Suudi Arabistan’ın Suriye’deki yeni yönetime ilk kez finansman sağlaması anlamına gelecek.   KREDİYE ONAY İÇİN ÖNCE BORÇLARIN ÖDENMESİ GEREKİYOR  Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı’ndan bir sözcü, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, “Spekülasyonlar konusunda yorumda bulunmuyoruz ancak resmileşmesi halinde ve zamanında açıklama yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Suudi Arabistan hükümetinin medya ofisi, Dünya Bankası Sözcüsü ve Suriye hükümet yetkilileri de konuyla ilgili yorum talebine yanıt vermedi.   Suriye’nin Dünya Bankası’na ödemesi gecikmiş 15 milyon dolar borcu bulunuyor. Uluslararası finans kuruluşlarının kredi başvurularına onay vermesi ve benzer yardımlarda bulunması için bu borcun ödenmiş olması gerekiyor.   Reuters’a konuşan iki kaynak, Suriye’nin yeterli dövizinin olmadığını, yurtdışındaki dondurulmuş varlıklar kullanılarak borçların ödenmesi yönündeki planın ise hayata geçirilmediğini belirtti.   “DÜNYA BANKASI, FİNANSMAN SAĞLAMAYI DEĞERLENDİRDİ”  İki kaynağın verdiği bilgiye göre, Dünya Bankası yetkilileri, Suriye&#039;nin iç savaşta hasar görmüş elektrik şebekesinin yeniden inşasına yardım etmek ve kamu sektöründeki ödemelerin yapılmasına yardımcı olmak amacıyla ülkeye finansman sağlamayı değerlendirdi.   Cumartesi günü basına yansıyan haberlerde Suriye’nin bu ay gerçekleşecek Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) toplantıları için ABD’nin başkenti Washington’a üst düzey bir heyet gönderileceği belirtilmişti. Bu, gerçekleşmesi halinde Esad rejiminin yıkılmasından bu yana Suriyeli yetkililerin ABD’ye yapacağı ilk ziyaret olacak. Heyetin ABD’li yetkililer ile bir araya gelip gelmeyeceği ise netlik kazanmadı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rdd2ISDmGUWOdY90pVqSHw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Suudi, Arabistan’dan, Dünya, Bankası, hamlesi:, “Riyad, Suriye’nin, borçlarını, ödemeyi, planlıyor”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rdd2ISDmGUWOdY90pVqSHw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" riyad borcunu><p>Suudi Arabistan’ın Suriye’nin Dünya Bankası’na olan 15 milyon dolar borcunu kapatmayı planladığı iddia edildi. Bu, Suriye’nin kredi alabilmesi önemli olabilir.</p><p>Suudi Arabistan’ın Suriye’nin Dünya Bankası’na olan borçlarını ödemeyi planladığı iddia edildi. Konu hakkında Reuters haber ajansına konuşan konu hakkında bilgi sahibi üç kaynak, böyle bir adımın Beşar Esad dönemi sonrası Suriye’nin felce uğramış kamu sektörünü desteklemek ve yeniden inşa çabalarını finanse etmek için milyonlarca dolarlık kredinin onaylanmasının yolunu açabileceğini söyledi. </p><p>Riyad yönetiminin böyle bir hamlede bulunması, aynı zamanda Suudi Arabistan’ın Suriye’deki yeni yönetime ilk kez finansman sağlaması anlamına gelecek.   <strong>KREDİYE ONAY İÇİN ÖNCE BORÇLARIN ÖDENMESİ GEREKİYOR</strong>  Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı’ndan bir sözcü, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, “Spekülasyonlar konusunda yorumda bulunmuyoruz ancak resmileşmesi halinde ve zamanında açıklama yapıyoruz” ifadelerini kullandı. Suudi Arabistan hükümetinin medya ofisi, Dünya Bankası Sözcüsü ve Suriye hükümet yetkilileri de konuyla ilgili yorum talebine yanıt vermedi.   Suriye’nin Dünya Bankası’na ödemesi gecikmiş 15 milyon dolar borcu bulunuyor. Uluslararası finans kuruluşlarının kredi başvurularına onay vermesi ve benzer yardımlarda bulunması için bu borcun ödenmiş olması gerekiyor.   Reuters’a konuşan iki kaynak, Suriye’nin yeterli dövizinin olmadığını, yurtdışındaki dondurulmuş varlıklar kullanılarak borçların ödenmesi yönündeki planın ise hayata geçirilmediğini belirtti.   <strong>“DÜNYA BANKASI, FİNANSMAN SAĞLAMAYI DEĞERLENDİRDİ”</strong>  İki kaynağın verdiği bilgiye göre, Dünya Bankası yetkilileri, Suriye'nin iç savaşta hasar görmüş elektrik şebekesinin yeniden inşasına yardım etmek ve kamu sektöründeki ödemelerin yapılmasına yardımcı olmak amacıyla ülkeye finansman sağlamayı değerlendirdi.   Cumartesi günü basına yansıyan haberlerde Suriye’nin bu ay gerçekleşecek Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) toplantıları için ABD’nin başkenti Washington’a üst düzey bir heyet gönderileceği belirtilmişti. Bu, gerçekleşmesi halinde Esad rejiminin yıkılmasından bu yana Suriyeli yetkililerin ABD’ye yapacağı ilk ziyaret olacak. Heyetin ABD’li yetkililer ile bir araya gelip gelmeyeceği ise netlik kazanmadı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nijerya&amp;apos;da silahlı saldırı: En az 51 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/nijeryada-silahli-saldiri-en-az-51-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/nijeryada-silahli-saldiri-en-az-51-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Nijerya’nın kuzeyinde bulunan Plateau Eyaleti’nde Pazartesi günü sabahın erken saatlerinde silahlı kişiler tarafından düzenlenen saldırılarda en az 51 kişi hayatını kaybetti. Saldırı, eyaletin başka bir bölgesinde yaşanan ve onlarca kişinin ölümüyle sonuçlanan çatışmalardan yalnızca iki hafta sonra meydana geldi.Geçtiğimiz hafta, Nijerya Ulusal Acil Durum Yönetim Ajansı (NEMA), Plateau Eyaleti’nde birkaç gün süren saldırılarda en az 52 kişinin öldürüldüğünü ve yaklaşık 2.000 kişinin yerinden edildiğini açıklamıştı. Eyalet, uzun süredir çiftçiler ile hayvan çobanları arasında yaşanan şiddet olaylarıyla biliniyor.  Pazartesi günü, Plateau’ya bağlı Bassa bölgesindeki Zikke ve Kimakpa köylerinde 51 cesedin bulunduğu bildirildi. Saldırılarda çok sayıda kişinin de yaralandığı belirtildi. Saldırının nedeni henüz netlik kazanmadı.  Bölge sakini Joseph Chudu Yonkpa, saldırganların hayvan çobanları olduğunu öne sürerek, “Şu anda toplu cenaze töreni yapılıyor. Halk arasında büyük bir öfke var” dedi.  Polis yetkilileri ise olayla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.  Jere Nation Youths Development Association adlı yerel gençlik örgütünün sözcüsü Albert Garba Samuel, “Hiçbir topluluk böyle bir travma, kan dökümü ve yıkımı yaşamamalı” sözleriyle tepkisini dile getirdi.  Uluslararası Af Örgütü Nijerya Şubesi (Amnesty International Nigeria), saldırganların köylerdeki evleri yaktığını ve yağmaladığını belirtti. Kuruluş yaptığı açıklamada, “İki hafta önce 52 kişinin öldürülmesinin ardından, bu korkunç saldırıya yol açan affedilemez güvenlik açıkları soruşturulmalıdır,” ifadelerine yer verdi.ORTA KUŞAK TEHLİKE ALTINDANijerya&#039;nın özellikle Orta Kuşak olarak bilinen iç bölgelerinde son yıllarda artan topluluklar arası şiddet, ülkenin karşı karşıya olduğu en ciddi güvenlik tehditlerinden biri haline geldi.Çoğunlukla Müslüman çobanlarla ile Hristiyan çiftçiler arasında yaşandığı belirtilen bu çatışmalar, yalnızca etnik ve dini gerilimlerle sınırlı kalmayıp, iklim değişikliği, tarımsal yayılma ve azalan doğal kaynaklar gibi çevresel ve ekonomik nedenlerle de derinleşiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zFI9eaCimkWaVjVHOzJXhw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nijeryada, silahlı, saldırı:, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zFI9eaCimkWaVjVHOzJXhw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nijerya'da saldırılar"><p>Nijerya’nın kuzeyinde bulunan Plateau Eyaleti’nde Pazartesi günü sabahın erken saatlerinde silahlı kişiler tarafından düzenlenen saldırılarda en az 51 kişi hayatını kaybetti. Saldırı, eyaletin başka bir bölgesinde yaşanan ve onlarca kişinin ölümüyle sonuçlanan çatışmalardan yalnızca iki hafta sonra meydana geldi.</p><p>Geçtiğimiz hafta, Nijerya Ulusal Acil Durum Yönetim Ajansı (NEMA), Plateau Eyaleti’nde birkaç gün süren saldırılarda en az 52 kişinin öldürüldüğünü ve yaklaşık 2.000 kişinin yerinden edildiğini açıklamıştı. Eyalet, uzun süredir çiftçiler ile hayvan çobanları arasında yaşanan şiddet olaylarıyla biliniyor.  Pazartesi günü, Plateau’ya bağlı Bassa bölgesindeki Zikke ve Kimakpa köylerinde 51 cesedin bulunduğu bildirildi. Saldırılarda çok sayıda kişinin de yaralandığı belirtildi. Saldırının nedeni henüz netlik kazanmadı.  Bölge sakini Joseph Chudu Yonkpa, saldırganların hayvan çobanları olduğunu öne sürerek, “Şu anda toplu cenaze töreni yapılıyor. Halk arasında büyük bir öfke var” dedi.  Polis yetkilileri ise olayla ilgili henüz bir açıklama yapmadı.  Jere Nation Youths Development Association adlı yerel gençlik örgütünün sözcüsü Albert Garba Samuel, “Hiçbir topluluk böyle bir travma, kan dökümü ve yıkımı yaşamamalı” sözleriyle tepkisini dile getirdi.  Uluslararası Af Örgütü Nijerya Şubesi (Amnesty International Nigeria), saldırganların köylerdeki evleri yaktığını ve yağmaladığını belirtti. Kuruluş yaptığı açıklamada, “İki hafta önce 52 kişinin öldürülmesinin ardından, bu korkunç saldırıya yol açan affedilemez güvenlik açıkları soruşturulmalıdır,” ifadelerine yer verdi.</p><h3><strong>ORTA KUŞAK TEHLİKE ALTINDA</strong></h3><p>Nijerya'nın özellikle Orta Kuşak olarak bilinen iç bölgelerinde son yıllarda artan topluluklar arası şiddet, ülkenin karşı karşıya olduğu en ciddi güvenlik tehditlerinden biri haline geldi.</p><p>Çoğunlukla Müslüman çobanlarla ile Hristiyan çiftçiler arasında yaşandığı belirtilen bu çatışmalar, yalnızca etnik ve dini gerilimlerle sınırlı kalmayıp, iklim değişikliği, tarımsal yayılma ve azalan doğal kaynaklar gibi çevresel ve ekonomik nedenlerle de derinleşiyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Almanya&amp;apos;da çarpıcı istismar raporu: Başpiskoposlukta 1945&amp;apos;ten beri en az 226 çocuk istismara uğradı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/almanyada-carpici-istismar-raporu-baspiskoposlukta1945ten-beri-en-az-226-cocuk-istismara-ugradi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/almanyada-carpici-istismar-raporu-baspiskoposlukta1945ten-beri-en-az-226-cocuk-istismara-ugradi</guid>
<description><![CDATA[ Almanya&#039;da hazırlanan rapor, Bavyera eyaletindeki Würzburg Başpiskoposluğunda 1945-2019 yıllarında en az 226 çocuk ve gencin cinsel istismara uğradığını ortaya koydu.Cinsel İstismarı Araştırma Bağımsız Komisyonu tarafından hazırlanan rapora göre, 43&#039;ü Katolik din adamı olmak üzere 51 şüphelinin en az 449 suç işlemiş olabileceği bildirildi.  Avukat Hendrik Schneider tarafından hazırlanan yaklaşık 800 sayfalık çalışmada, 1945-2019 yıllarında en az 226 çocuk ve gencin cinsel istismara uğradığı, bu suçların 3 bin 53 kez işlendiğinin tahmin edildiği, çok az failin mahkum olduğu belirtildi.Raporda ayrıca, “Kimi durumlarda, bir ya da birden fazla mağdur aleyhine işlenen suç dizileri söz konusu olup, yalnızca mağduriyet süresi ve haftalık ya da aylık sıklık gibi bilgiler mevcuttu. Bu bilgiler temel alınarak yapılan bir projeksiyonda, 51 kişiye atfedilebilecek toplam suç sayısı 3.053 olarak hesaplanmıştır&quot; ifadelerine yer verildi.  Alman basınında yer alan haberlere göre, Würzburg Piskoposu Franz Jung, bu dönemde kendi piskoposluğunda çocuklara ve gençlere yönelik cinsel şiddetin boyutunun dehşet verici olduğunu kaydetti.  2018&#039;den bu yana görevde olan Jung, bu suçtan etkilenenlerin haklarının yeterince korunmamasını eleştirerek, &quot;Bu, hem utanç verici hem de şok edici.&quot; ifadesini kullandı.  Jung&#039;un selefi emekli piskopos Friedhelm Hofmann, yaptığı açıklamada, 2004-2017 yıllarında görev aldığı dönemdeki hataları kabul etti.  Hofmann, &quot;Mağdurlara yeterli ilgi gösterilmediği, saldırı ihbarlarının yeterince hızlı takip edilmediği ve faillerin yeterince tutarlı şekilde adalete teslim edilmediği vakalar için içtenlikle özür dilerim.&quot; açıklamasında bulundu.Jung, “Kişisel görüşmelerde mağdurlar, hayat hikâyeleriyle bana tekrar tekrar gösterdiler ki, kilise ve sorumluluk sahipleri büyük ölçüde başarısız olmuş, İncil’in özgürleştirici mesajını çarpıtmışlardır. Cinsel istismar, kilise ortamında insanlara yapılanların acısını hala çekenler olduğu sürece iyileşmeyen kalıcı bir yaradır&quot; dedi.  Öte yandan, Almanya genelindeki çok sayıda piskoposluğun, istismar vakalarıyla ilgili raporlar hazırladığı ve etkilenenler için danışma konseyleri ve komisyonlar kurduğu bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bc5vaMeivUW8Q9KjVob44w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Almanyada, çarpıcı, istismar, raporu:, Başpiskoposlukta 1945ten, beri, 226, çocuk, istismara, uğradı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bc5vaMeivUW8Q9KjVob44w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Almanya'da çarpıcı rapor"><p>Almanya'da hazırlanan rapor, Bavyera eyaletindeki Würzburg Başpiskoposluğunda 1945-2019 yıllarında en az 226 çocuk ve gencin cinsel istismara uğradığını ortaya koydu.</p><p>Cinsel İstismarı Araştırma Bağımsız Komisyonu tarafından hazırlanan rapora göre, 43'ü Katolik din adamı olmak üzere 51 şüphelinin en az 449 suç işlemiş olabileceği bildirildi.  Avukat Hendrik Schneider tarafından hazırlanan yaklaşık 800 sayfalık çalışmada, 1945-2019 yıllarında en az 226 çocuk ve gencin cinsel istismara uğradığı, bu suçların 3 bin 53 kez işlendiğinin tahmin edildiği, çok az failin mahkum olduğu belirtildi.</p><p>Raporda ayrıca, “Kimi durumlarda, bir ya da birden fazla mağdur aleyhine işlenen suç dizileri söz konusu olup, yalnızca mağduriyet süresi ve haftalık ya da aylık sıklık gibi bilgiler mevcuttu. Bu bilgiler temel alınarak yapılan bir projeksiyonda, 51 kişiye atfedilebilecek toplam suç sayısı 3.053 olarak hesaplanmıştır" ifadelerine yer verildi.  Alman basınında yer alan haberlere göre, Würzburg Piskoposu Franz Jung, bu dönemde kendi piskoposluğunda çocuklara ve gençlere yönelik cinsel şiddetin boyutunun dehşet verici olduğunu kaydetti.  2018'den bu yana görevde olan Jung, bu suçtan etkilenenlerin haklarının yeterince korunmamasını eleştirerek, "Bu, hem utanç verici hem de şok edici." ifadesini kullandı.  Jung'un selefi emekli piskopos Friedhelm Hofmann, yaptığı açıklamada, 2004-2017 yıllarında görev aldığı dönemdeki hataları kabul etti.  Hofmann, "Mağdurlara yeterli ilgi gösterilmediği, saldırı ihbarlarının yeterince hızlı takip edilmediği ve faillerin yeterince tutarlı şekilde adalete teslim edilmediği vakalar için içtenlikle özür dilerim." açıklamasında bulundu.</p><p>Jung, “Kişisel görüşmelerde mağdurlar, hayat hikâyeleriyle bana tekrar tekrar gösterdiler ki, kilise ve sorumluluk sahipleri büyük ölçüde başarısız olmuş, İncil’in özgürleştirici mesajını çarpıtmışlardır. Cinsel istismar, kilise ortamında insanlara yapılanların acısını hala çekenler olduğu sürece iyileşmeyen kalıcı bir yaradır" dedi.  Öte yandan, Almanya genelindeki çok sayıda piskoposluğun, istismar vakalarıyla ilgili raporlar hazırladığı ve etkilenenler için danışma konseyleri ve komisyonlar kurduğu bildirildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş benim savaşım değil</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumprusya-ile-ukrayna-arasindaki-savas-benim-savasim-degil</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumprusya-ile-ukrayna-arasindaki-savas-benim-savasim-degil</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Rusya-Ukrayna savaşının başlamasına, eski Başkan Joe Biden ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski&#039;nin izin verdiğini savunarak, &quot;Şimdi bu savaşı durdurmalıyız, hem de çok hızlı bir şekilde&quot; ifadesini kullandı.ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya-Ukrayna savaşı konusunda bir kez daha Biden ile Zelenski&#039;yi suçladı.  Trump, açıklamasında, &quot;Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş benim savaşım değil, Biden&#039;ın savaşı. Ben buraya yeni geldim. (Rusya) Devlet Başkanı (Vladimir) Putin ve diğer herkes Başkanınıza saygı duydu. Eğer 2020 başkanlık seçimleri hileli olmasaydı ki pek çok açıdan öyleydi, bu korkunç savaş asla yaşanmazdı&quot; ifadelerini kullandı.  Bu savaşla hiçbir ilgisinin olmadığını kaydeden Trump, şöyle devam etti:  &quot;Devlet Başkanı Zelenski ve sahtekar Joe Biden bu rezaletin başlamasına izin vererek kesinlikle korkunç bir iş yaptılar. Bu savaşın başlamasını engellemenin birçok yolu vardı. Ama bu geçmişte kaldı. Şimdi bu savaşı durdurmalıyız, hem de çok hızlı bir şekilde.&quot;  Trump&#039;ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, geçen hafta Moskova&#039;da Putin ile bir araya gelmiş, Beyaz Saray görüşmenin olumlu ve yapıcı geçtiğini açıklamıştı.ZELENSKİ&#039;DEN TRUMP&#039;A ÇAĞRIUkrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski de, katıldığı CBS News televizyonunun &quot;60 Minutes&quot; programında Rusya-Ukrayna Savaşı&#039;na ilişkin açıklamalarda bulunarak, Trump&#039;ı Ukrayna&#039;ya çağırmıştı.Rusya&#039;nın sivillere yönelik saldırılarına devam ettiğini kaydeden Zelenski, &quot;Gelin, görün ve sonra savaşı nasıl bitireceğimize dair bir planla hareket edelim. Kiminle anlaşma yaptığınızı anlayacaksınız. Putin&#039;in ne yaptığını anlayacaksınız. Lütfen, herhangi bir karar ve herhangi bir müzakereden önce gelip halkımızı, sivilleri, savaşçıları, hastaneleri, kiliseleri ve yok edilen çocukları görün&quot; demişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZ5WEgcBHUecaPK2J8Hb8A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump: Rusya, ile, Ukrayna, arasındaki, savaş, benim, savaşım, değil</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZ5WEgcBHUecaPK2J8Hb8A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Zelenski'ye suçlama"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Rusya-Ukrayna savaşının başlamasına, eski Başkan Joe Biden ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin izin verdiğini savunarak, "Şimdi bu savaşı durdurmalıyız, hem de çok hızlı bir şekilde" ifadesini kullandı.</p><p>ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya-Ukrayna savaşı konusunda bir kez daha Biden ile Zelenski'yi suçladı.  Trump, açıklamasında, "Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş benim savaşım değil, Biden'ın savaşı. Ben buraya yeni geldim. (Rusya) Devlet Başkanı (Vladimir) Putin ve diğer herkes Başkanınıza saygı duydu. Eğer 2020 başkanlık seçimleri hileli olmasaydı ki pek çok açıdan öyleydi, bu korkunç savaş asla yaşanmazdı" ifadelerini kullandı.  Bu savaşla hiçbir ilgisinin olmadığını kaydeden Trump, şöyle devam etti:  "Devlet Başkanı Zelenski ve sahtekar Joe Biden bu rezaletin başlamasına izin vererek kesinlikle korkunç bir iş yaptılar. Bu savaşın başlamasını engellemenin birçok yolu vardı. Ama bu geçmişte kaldı. Şimdi bu savaşı durdurmalıyız, hem de çok hızlı bir şekilde."  Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, geçen hafta Moskova'da Putin ile bir araya gelmiş, Beyaz Saray görüşmenin olumlu ve yapıcı geçtiğini açıklamıştı.</p><h3><strong>ZELENSKİ'DEN TRUMP'A ÇAĞRI</strong></h3><p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski de, katıldığı CBS News televizyonunun "60 Minutes" programında Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin açıklamalarda bulunarak, Trump'ı Ukrayna'ya çağırmıştı.</p><p>Rusya'nın sivillere yönelik saldırılarına devam ettiğini kaydeden Zelenski, "Gelin, görün ve sonra savaşı nasıl bitireceğimize dair bir planla hareket edelim. Kiminle anlaşma yaptığınızı anlayacaksınız. Putin'in ne yaptığını anlayacaksınız. Lütfen, herhangi bir karar ve herhangi bir müzakereden önce gelip halkımızı, sivilleri, savaşçıları, hastaneleri, kiliseleri ve yok edilen çocukları görün" demişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Lübnan başbakanı Şam&amp;apos;da: İkili ilişkilerde yeni bir sayfa hedefleniyor</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/lubnan-basbakani-samda-ikili-iliskilerde-yeni-bir-sayfa-hedefleniyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/lubnan-basbakani-samda-ikili-iliskilerde-yeni-bir-sayfa-hedefleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, Suriye lideri Şara ile bir araya geldi. İki komşu ülke arasındaki ilişkileri yeniden canlandırmayı amaçlayan bu ziyarette Selam, Şaraa’yı Beyrut’a davet etti.Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, Suriye&#039;nin başkenti Şam&#039;da Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir araya geldi.Selam&#039;a dışişleri, savunma ve içişleri bakanları da eşlik etti. Bu ziyaret, Şubat ayında Lübnan&#039;da yeni hükümetin kurulmasından bu yana Şam’a yapılan ilk üst düzey temas oldu.   Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, ziyaretin &quot;karşılıklı saygı, güvenin yeniden tesisi, egemenliğin korunması ve iç işlere müdahale edilmemesi&quot; temelinde iki ülke ilişkilerinde &quot;yeni bir sayfa&quot; açmayı hedeflediği vurgulandı.  Görüşmelerde, sınır güvenliği, kaçakçılığın önlenmesi ile kara ve deniz sınırlarının belirlenmesi gibi konular öne çıktı.Taraflar ayrıca, Suriye’de Esad rejimi döneminde kaybolan Lübnanlılar ile Lübnan’da tutuklu bulunan Suriyelilerin durumunu da ele aldı. Lübnan, bazı adli soruşturmalar için Suriye&#039;den iş birliği ve bazı şüphelilerin iadesini talep etti.  Suriyeli mültecilerin &quot;güvenli ve onurlu bir şekilde&quot; ülkelerine geri dönüşü konusu da gündeme geldi. Lübnan, ekonomik krizle boğuşurken yaklaşık 1.5 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre bu kişilerin yaklaşık 750 bini resmen kayıtlı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RmseLkvj-Um5NULYwjfNNw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Lübnan, başbakanı, Şamda:, İkili, ilişkilerde, yeni, bir, sayfa, hedefleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RmseLkvj-Um5NULYwjfNNw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Lübnan-Suriye hattında yeni dönem"><p>Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, Suriye lideri Şara ile bir araya geldi. İki komşu ülke arasındaki ilişkileri yeniden canlandırmayı amaçlayan bu ziyarette Selam, Şaraa’yı Beyrut’a davet etti.</p><p>Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, Suriye'nin başkenti Şam'da Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile bir araya geldi.</p><p>Selam'a dışişleri, savunma ve içişleri bakanları da eşlik etti. Bu ziyaret, Şubat ayında Lübnan'da yeni hükümetin kurulmasından bu yana Şam’a yapılan ilk üst düzey temas oldu.   Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, ziyaretin "karşılıklı saygı, güvenin yeniden tesisi, egemenliğin korunması ve iç işlere müdahale edilmemesi" temelinde iki ülke ilişkilerinde "yeni bir sayfa" açmayı hedeflediği vurgulandı.  Görüşmelerde, sınır güvenliği, kaçakçılığın önlenmesi ile kara ve deniz sınırlarının belirlenmesi gibi konular öne çıktı.</p><p>Taraflar ayrıca, Suriye’de Esad rejimi döneminde kaybolan Lübnanlılar ile Lübnan’da tutuklu bulunan Suriyelilerin durumunu da ele aldı. Lübnan, bazı adli soruşturmalar için Suriye'den iş birliği ve bazı şüphelilerin iadesini talep etti.  Suriyeli mültecilerin "güvenli ve onurlu bir şekilde" ülkelerine geri dönüşü konusu da gündeme geldi. Lübnan, ekonomik krizle boğuşurken yaklaşık 1.5 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre bu kişilerin yaklaşık 750 bini resmen kayıtlı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: &amp;quot;Enflasyonu çözdük&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trump-enflasyonu-coezduk</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trump-enflasyonu-coezduk</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump, &quot;enflasyonu çözdüklerini&quot; söyledi ve Nvidia&#039;nın ABD&#039;de üretime başlayacağı haberini &quot;Bu büyük bir gelişme&quot; ifadeleriyle yorumladı.ABD Başkanı Donald Trump, Mart ayına ilişkin tüketici fiyat endeksine atıfta bulunarak, enflasyon sorununu çözdüklerini iddia etti.  “Enflasyonu çözdük” diyen Trump’ın sözünü ettiği, ABD’de yıllık bazda yüzde 2,4 olarak açıklanan enflasyon oranı, Pazartesi günü yayımlanan aylık tüketici fiyat raporunda yer aldı. Ancak birçok ekonomist, tek bir verinin genel bir ekonomik trend oluşturmayacağı konusunda temkinli. Ayrıca ekonomistler ve tüketiciler, Trump’ın uyguladığı gümrük tarifelerinin fiyatları artırarak ekonomiye zarar vereceği endişesini taşıyor.TRUMP&#039;TAN NVIDIA YORUMUTrump, ayrıca teknoloji devi Nvidia’nın yapay zekâ süper bilgisayarlarını ilk kez ABD’de üretme kararını memnuniyetle karşıladı.  “Bunun olacağını biliyordum ama bu ölçekte olacağını tahmin etmemiştim,” diyen Trump, “Bu büyük bir gelişme. Ve bunu yapmalarının nedeni 5 Kasım’daki seçimler ve ‘tarifeler’ denilen şey,” ifadelerini kullandı.  Nvidia, Arizona’da özel Blackwell çiplerini üretip test edeceği ve Texas’ta yapay zekâ süper bilgisayarları geliştireceği bir milyon metrekareden fazla üretim alanı tahsis ettiğini açıklamıştı. Şirket, bu yatırımla önümüzdeki dört yıl içinde yarım trilyon dolarlık yapay zekâ altyapısı oluşturmayı hedefliyor.  Bu açıklama, Trump yönetiminin akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar gibi elektronik ürünlere uygulanan gümrük vergilerinden muafiyetin geçici olduğunu ve yetkililerin yarı iletken (çip) endüstrisine özel yeni bir tarife yaklaşımı üzerinde çalıştığını duyurmasının hemen ardından geldi.&quot;OTOMOBİL ÜRETİCİLERİNİN ZAMANA İHTİYACI VAR&quot;Trump ayrıca otomobil üreticilerine yönelik tarifeler konusunda geçici muafiyetler sağlamayı planladığını da belirtti.  “Otomobil üreticilerinin tedarik zincirlerini yeniden düzenlemesi için biraz zamana ihtiyaçları var” diyen Trump, bu firmaların ithalata bağımlılıklarını azaltmaları gerektiğini vurguladı.  Trump, Apple CEO’su Tim Cook ile görüştüğünü ve Çin’den ithal edilen bazı elektronik ürünlerde tarifelerden muafiyet sağlayarak ona “yardımcı olduğunu” da söyledi.  “Kimseye zarar vermek istemiyorum ama nihayetinde ülkemiz için büyük bir başarıya ulaşacağız” ifadelerini kullanan Trump, ticaret politikalarının uzun vadede ABD’yi güçlendireceğini savundu.&quot;BİR ARAYA GELİP &#039;ABD&#039;Yİ NASIL KANDIRIRIZ&quot; DİYE KONUŞUYORLAR&quot;ABD Başkanı ayrıca, Çin ve Vietnam’ın kendi aralarında yaptığı görüşmelere ilişkin spekülatif bir açıklama yaparak, “Bunlar bir araya gelip ‘Amerika Birleşik Devletleri’ni nasıl kandırırız?’ diye konuşuyor olabilir” şeklinde konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EPP5M-iEGUazODdixbTjHA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump:, Enflasyonu, çözdük</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EPP5M-iEGUazODdixbTjHA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan enflasyon açıklaması"><p>ABD Başkanı Trump, "enflasyonu çözdüklerini" söyledi ve Nvidia'nın ABD'de üretime başlayacağı haberini "Bu büyük bir gelişme" ifadeleriyle yorumladı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Mart ayına ilişkin tüketici fiyat endeksine atıfta bulunarak, enflasyon sorununu çözdüklerini iddia etti.  “Enflasyonu çözdük” diyen Trump’ın sözünü ettiği, ABD’de yıllık bazda yüzde 2,4 olarak açıklanan enflasyon oranı, Pazartesi günü yayımlanan aylık tüketici fiyat raporunda yer aldı. Ancak birçok ekonomist, tek bir verinin genel bir ekonomik trend oluşturmayacağı konusunda temkinli. Ayrıca ekonomistler ve tüketiciler, Trump’ın uyguladığı gümrük tarifelerinin fiyatları artırarak ekonomiye zarar vereceği endişesini taşıyor.</p><h3><strong>TRUMP'TAN NVIDIA YORUMU</strong></h3><p>Trump, ayrıca teknoloji devi Nvidia’nın yapay zekâ süper bilgisayarlarını ilk kez ABD’de üretme kararını memnuniyetle karşıladı.  “Bunun olacağını biliyordum ama bu ölçekte olacağını tahmin etmemiştim,” diyen Trump, “Bu büyük bir gelişme. Ve bunu yapmalarının nedeni 5 Kasım’daki seçimler ve ‘tarifeler’ denilen şey,” ifadelerini kullandı.  Nvidia, Arizona’da özel Blackwell çiplerini üretip test edeceği ve Texas’ta yapay zekâ süper bilgisayarları geliştireceği bir milyon metrekareden fazla üretim alanı tahsis ettiğini açıklamıştı. Şirket, bu yatırımla önümüzdeki dört yıl içinde yarım trilyon dolarlık yapay zekâ altyapısı oluşturmayı hedefliyor.  Bu açıklama, Trump yönetiminin akıllı telefonlar ve dizüstü bilgisayarlar gibi elektronik ürünlere uygulanan gümrük vergilerinden muafiyetin geçici olduğunu ve yetkililerin yarı iletken (çip) endüstrisine özel yeni bir tarife yaklaşımı üzerinde çalıştığını duyurmasının hemen ardından geldi.</p><h3><strong>"OTOMOBİL ÜRETİCİLERİNİN ZAMANA İHTİYACI VAR"</strong></h3><p>Trump ayrıca otomobil üreticilerine yönelik tarifeler konusunda geçici muafiyetler sağlamayı planladığını da belirtti.  “Otomobil üreticilerinin tedarik zincirlerini yeniden düzenlemesi için biraz zamana ihtiyaçları var” diyen Trump, bu firmaların ithalata bağımlılıklarını azaltmaları gerektiğini vurguladı.  Trump, Apple CEO’su Tim Cook ile görüştüğünü ve Çin’den ithal edilen bazı elektronik ürünlerde tarifelerden muafiyet sağlayarak ona “yardımcı olduğunu” da söyledi.  “Kimseye zarar vermek istemiyorum ama nihayetinde ülkemiz için büyük bir başarıya ulaşacağız” ifadelerini kullanan Trump, ticaret politikalarının uzun vadede ABD’yi güçlendireceğini savundu.</p><h3><strong>"BİR ARAYA GELİP 'ABD'Yİ NASIL KANDIRIRIZ" DİYE KONUŞUYORLAR"</strong></h3><p>ABD Başkanı ayrıca, Çin ve Vietnam’ın kendi aralarında yaptığı görüşmelere ilişkin spekülatif bir açıklama yaparak, “Bunlar bir araya gelip ‘Amerika Birleşik Devletleri’ni nasıl kandırırız?’ diye konuşuyor olabilir” şeklinde konuştu.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Piyasalarda Trump belirsizliği sürüyor: ABD borsaları hafif yükseldi, dolar ve petrol geriledi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/piyasalarda-trump-belirsizligi-suruyor-abd-borsalari-hafif-yukseldidolar-ve-petrol-geriledi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/piyasalarda-trump-belirsizligi-suruyor-abd-borsalari-hafif-yukseldidolar-ve-petrol-geriledi</guid>
<description><![CDATA[ Piyasalar ABD Başkanı Trump&#039;ın vergi açıklamaları nedeniyle belirsizliğini sürdürürken, ABD borsasında hafif yükselme, dolar ve petrolde ise gerileme meydana geldi.Pazartesi günü ABD borsalarında hafif yükselişler görülürken, dolar ve petrol fiyatlarında düşüş yaşandı. Bu hareket, Beyaz Saray’ın akıllı telefonlar ve bilgisayarları gümrük tarifelerinden muaf tutma kararının ardından geldi. Ancak Başkan Donald Trump, tarifelerin yine de uygulanma olasılığının yüksek olduğunu belirtti.  Dow Jones Endeksi yaklaşık yüzde 0,4 yükselirken S&amp;P 500 %0,5, Nasdaq ise yüzde 0,3 artış kaydetti.Teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan bu artışta özellikle Apple hisselerinin yüzde 2,3 değer kazanması etkili oldu. Geçen hafta S&amp;P 500 yüzde 5,7 oranında artış göstermişti; ancak bu, Nisan başında açıklanan “karşılıklı tarifeler” öncesine göre hala yüzde 5 daha düşük bir seviyede.DOLARDA İSTİKRARSIZLIK SÜRÜYORTrump yönetiminin Çin’den ithal edilen ürünlerin yüzde 23’ünü oluşturan 20 ürün grubunu tarifelerden muaf tutması, üreticiler açısından olumlu bir adım olarak değerlendirildi. Ancak bu gelişme, geçtiğimiz hafta ağır kayıplar yaşayan ABD tahvillerini toparlamak için yeterli olmadı. Dolar da ticaret politikalarındaki tutarsızlık nedeniyle istikrarsız bir seyir izlemeye devam etti, dolar endeksi yüzde 0,2 düştü. Yatırımcıların ABD varlıklarından çıkışı hızlandırdığı yorumları yapılırken, Wells Fargo analistleri, ABD&#039;nin “büyüme üstünlüğünü” kaybettiğini ve dolara olan küresel talebin azaldığını belirtti.ÇİN&#039;DE İHRACAT YÜKSELDİÇin&#039;in Mart ayı ihracatı ise, tarifeler öncesi sipariş artışlarıyla birlikte yüzde 12,4 oranında yükseldi.ABD perakende satışları ve Çin GSYH verileri de bu hafta açıklanacak. Çarşamba günü Fed Başkanı Jerome Powell, ekonomik görünüm hakkında konuşacak. Tahvil piyasasındaki son stres ve olası faiz indirimleri hakkında da sorularla karşılaşması bekleniyor.JAPONYA GÖRÜŞMELERİNDE DÖVİZ POLİTİKALARI GÜNDEMDEJaponya ile ABD arasındaki yaklaşan ticaret görüşmelerinde döviz politikası da gündemde olacak. Tokyo&#039;nun, Washington’un yenden destek istemesi ihtimaline karşı hazırlık yaptığı bildiriliyor. Doların güvenli liman statüsünün zayıflaması ise Japon yenine olan talebi artırmış durumda.   Piyasalar, ticaret savaşlarında kısa vadeli yumuşamaya olumlu tepki verse de Trump yönetiminin tutarsız mesajları, yatırımcı güvenini zedeliyor. Gözler bu hafta açıklanacak ekonomik verilere ve Fed Başkanı Powell’ın açıklamalarında olacak. Uzmanlar, belirsizlik ortamının süreceğini, bu nedenle piyasalarda sert iniş çıkışların devam edebileceğini öngörüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yZY52-fFG0-SRGRTtVuQkw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Piyasalarda, Trump, belirsizliği, sürüyor:, ABD, borsaları, hafif, yükseldi,  dolar, petrol, geriledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yZY52-fFG0-SRGRTtVuQkw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Piyasalarda Trump belirsizliği"><p>Piyasalar ABD Başkanı Trump'ın vergi açıklamaları nedeniyle belirsizliğini sürdürürken, ABD borsasında hafif yükselme, dolar ve petrolde ise gerileme meydana geldi.</p><p>Pazartesi günü ABD borsalarında hafif yükselişler görülürken, dolar ve petrol fiyatlarında düşüş yaşandı. Bu hareket, Beyaz Saray’ın akıllı telefonlar ve bilgisayarları gümrük tarifelerinden muaf tutma kararının ardından geldi. Ancak Başkan Donald Trump, tarifelerin yine de uygulanma olasılığının yüksek olduğunu belirtti.  Dow Jones Endeksi yaklaşık yüzde 0,4 yükselirken S&P 500 %0,5, Nasdaq ise yüzde 0,3 artış kaydetti.</p><p>Teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan bu artışta özellikle Apple hisselerinin yüzde 2,3 değer kazanması etkili oldu. Geçen hafta S&P 500 yüzde 5,7 oranında artış göstermişti; ancak bu, Nisan başında açıklanan “karşılıklı tarifeler” öncesine göre hala yüzde 5 daha düşük bir seviyede.</p><h3><strong>DOLARDA İSTİKRARSIZLIK SÜRÜYOR</strong></h3><p>Trump yönetiminin Çin’den ithal edilen ürünlerin yüzde 23’ünü oluşturan 20 ürün grubunu tarifelerden muaf tutması, üreticiler açısından olumlu bir adım olarak değerlendirildi. Ancak bu gelişme, geçtiğimiz hafta ağır kayıplar yaşayan ABD tahvillerini toparlamak için yeterli olmadı. Dolar da ticaret politikalarındaki tutarsızlık nedeniyle istikrarsız bir seyir izlemeye devam etti, dolar endeksi yüzde 0,2 düştü. Yatırımcıların ABD varlıklarından çıkışı hızlandırdığı yorumları yapılırken, Wells Fargo analistleri, ABD'nin “büyüme üstünlüğünü” kaybettiğini ve dolara olan küresel talebin azaldığını belirtti.</p><h3><strong>ÇİN'DE İHRACAT YÜKSELDİ</strong></h3><p>Çin'in Mart ayı ihracatı ise, tarifeler öncesi sipariş artışlarıyla birlikte yüzde 12,4 oranında yükseldi.</p><p>ABD perakende satışları ve Çin GSYH verileri de bu hafta açıklanacak. Çarşamba günü Fed Başkanı Jerome Powell, ekonomik görünüm hakkında konuşacak. Tahvil piyasasındaki son stres ve olası faiz indirimleri hakkında da sorularla karşılaşması bekleniyor.</p><h3><strong>JAPONYA GÖRÜŞMELERİNDE DÖVİZ POLİTİKALARI GÜNDEMDE</strong></h3><p>Japonya ile ABD arasındaki yaklaşan ticaret görüşmelerinde döviz politikası da gündemde olacak. Tokyo'nun, Washington’un yenden destek istemesi ihtimaline karşı hazırlık yaptığı bildiriliyor. Doların güvenli liman statüsünün zayıflaması ise Japon yenine olan talebi artırmış durumda.   Piyasalar, ticaret savaşlarında kısa vadeli yumuşamaya olumlu tepki verse de Trump yönetiminin tutarsız mesajları, yatırımcı güvenini zedeliyor. Gözler bu hafta açıklanacak ekonomik verilere ve Fed Başkanı Powell’ın açıklamalarında olacak. Uzmanlar, belirsizlik ortamının süreceğini, bu nedenle piyasalarda sert iniş çıkışların devam edebileceğini öngörüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan İran&amp;apos;a &amp;quot;askeri müdahale&amp;quot; açıklaması: &amp;quot;Anlaşmayı bilerek geciktiriyorlar&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-irana-askeri-mudahale-aciklamasi-anlasmayi-bilerek-geciktiriyorlar</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-irana-askeri-mudahale-aciklamasi-anlasmayi-bilerek-geciktiriyorlar</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın ABD ile olası bir nükleer anlaşmayı bilerek geciktirdiğini düşündüğünü ve İran’ın nükleer tesislerine yönelik askerî bir müdahalenin gündeme gelebileceğini söyledi.ABD Başkanı Donald Trump, ABD&#039;nin özel temsilcisi Steve Witkoff’un Cumartesi günü Umman’da üst düzey bir İranlı yetkiliyle gerçekleştirdiği görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bizi oyalıyorlar gibi geliyor” dedi.  Hem İran hem de ABD, Cumartesi günü yapılan görüşmeleri “olumlu” ve “yapıcı” olarak nitelendiren Trump, açıklamasında, “İran, nükleer silah kavramından tamamen vazgeçmeli. Onların nükleer silaha sahip olmasına izin verilemez” dedi.  ABD&#039;nin olası tepkilerinin arasında Tahran’daki nükleer tesislere yönelik askerî bir saldırının bulunup bulunmadığı sorulduğunda ise Trump, “Elbette var” yanıtını verdi.  Trump ayrıca, İran’ın nükleer silah geliştirmeye “oldukça yakın” olduğunu iddia ederek, hızlı hareket etmemeleri hâlinde sert bir karşılıkla karşılaşabilecekleri uyarısında bulundu.  ABD ile İran, önceki Başkan Joe Biden döneminde dolaylı görüşmeler gerçekleştirmiş, ancak bu görüşmelerden kayda değer bir ilerleme sağlanamamıştı.ABD ve İran hükümetleri arasındaki son doğrudan görüşmeler ise, 2015 yılında dönemin başkanı Barack Obama liderliğinde varılan ve Trump’ın daha sonra çekildiği uluslararası nükleer anlaşma döneminde gerçekleşmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dC5FpKZhfkCqBKMWkm0j7Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, İrana, askeri, müdahale, açıklaması:, Anlaşmayı, bilerek, geciktiriyorlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dC5FpKZhfkCqBKMWkm0j7Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan İran'a sert mesaj"><p>ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın ABD ile olası bir nükleer anlaşmayı bilerek geciktirdiğini düşündüğünü ve İran’ın nükleer tesislerine yönelik askerî bir müdahalenin gündeme gelebileceğini söyledi.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin özel temsilcisi Steve Witkoff’un Cumartesi günü Umman’da üst düzey bir İranlı yetkiliyle gerçekleştirdiği görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bizi oyalıyorlar gibi geliyor” dedi.  Hem İran hem de ABD, Cumartesi günü yapılan görüşmeleri “olumlu” ve “yapıcı” olarak nitelendiren Trump, açıklamasında, “İran, nükleer silah kavramından tamamen vazgeçmeli. Onların nükleer silaha sahip olmasına izin verilemez” dedi.  ABD'nin olası tepkilerinin arasında Tahran’daki nükleer tesislere yönelik askerî bir saldırının bulunup bulunmadığı sorulduğunda ise Trump, “Elbette var” yanıtını verdi.  Trump ayrıca, İran’ın nükleer silah geliştirmeye “oldukça yakın” olduğunu iddia ederek, hızlı hareket etmemeleri hâlinde sert bir karşılıkla karşılaşabilecekleri uyarısında bulundu.  ABD ile İran, önceki Başkan Joe Biden döneminde dolaylı görüşmeler gerçekleştirmiş, ancak bu görüşmelerden kayda değer bir ilerleme sağlanamamıştı.</p><p>ABD ve İran hükümetleri arasındaki son doğrudan görüşmeler ise, 2015 yılında dönemin başkanı Barack Obama liderliğinde varılan ve Trump’ın daha sonra çekildiği uluslararası nükleer anlaşma döneminde gerçekleşmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Penguenler Trump&amp;apos;a karşı protesto düzenleyecek</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/penguenler-trumpa-karsi-protesto-duzenleyecek</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/penguenler-trumpa-karsi-protesto-duzenleyecek</guid>
<description><![CDATA[ Kar amacı gütmeyen Penguins International, Trump&#039;ın gümrük vergilerinin yarattığı beklenmedik ilgiden yararlanarak bir protesto yürüyüşü düzenliyor. Yürüyüş ile penguen türlerinin neslinin tükenmekte olduğu konusunda farkındalık yaratmak hedefleniyor.ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergileri 90 günlüğüne askıya alınmış olsa da ekonomik kargaşa sürüyor ve penguenler bu durumdan hiç memnun değil.  Trump gümrük vergilerini açıklarken, üzerinde insan yaşamayan ve yalnızca penguenler ile foklara ev sahipliği yapan Avustralya’ya bağlı Heard ve McDonald Adaları’na yüzde 10 gümrük vergisi getirildiğini duyurmuştu.  Bu karara tepki olarak bir sosyal medya hesabı açılırken, #PenguinsAgainstTrump (Penguenler Trump’a Karşı) etiketiyle dijital bir direniş de başlatıldı.  Ancak penguenler burada durmak niyetinde değil. Trump’a karşı &quot;kanat çırpmaktan&quot; vazgeçmeyen bu kararlı kuşlar, direnişin bir sonraki aşamasına geçiyor. Kâr amacı gütmeyen bir kuruluşun açıklamasına göre, 16 Nisan Çarşamba günü adalarda sembolik bir &quot;protesto yürüyüşü&quot; düzenlenecek.  Penguins International, Antarktika penguenlerinin okyanustan üreme alanlarına yıllık göçünü canlı yayınlayacak ve etkinliğe Luc Jacquet&#039;nin 2005 yapımı çarpıcı Fransız belgeseline bir gönderme yaparak &#039;Penguenlerin Protesto Yürüyüşü&#039; adını verecek. Kar amacı gütmeyen kuruluşun icra direktörü David Shutt şunları söyledi: &quot;Heard ve McDonald Adaları’ndaki vahşi penguenler, uygulanan gümrük vergilerinden çok daha büyük tehditlerle karşı karşıya. Bugün, var olan 18 penguen türünden dokuzu ya hassas ya da nesli tükenme tehlikesi altında olarak listelenmiş durumda.&quot;   &quot;Antarktika penguenlerine olan beklenmedik ilgi, bir bütün olarak penguen türlerine dikkat çekmek için kullanabileceğimiz bir fırsat sunuyor. Bu fırsatı, gezegenimizin iyiliği için onları korumaya yönelik bir adım atmak adına değerlendirdiğimiz için minnettarız.&quot;  Protesto yürüyüşü, 16 Nisan Çarşamba günü kar amacı gütmeyen kuruluşun YouTube kanalından canlı olarak yayınlanacak. Ayrıca 25 Nisan’da Dünya Penguen Günü kutlanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7QuTsWf5EkKzPTygTnhRTg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Penguenler, Trumpa, karşı, protesto, düzenleyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7QuTsWf5EkKzPTygTnhRTg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'a karşı penguen yürüyüşü"><p>Kar amacı gütmeyen Penguins International, Trump'ın gümrük vergilerinin yarattığı beklenmedik ilgiden yararlanarak bir protesto yürüyüşü düzenliyor. Yürüyüş ile penguen türlerinin neslinin tükenmekte olduğu konusunda farkındalık yaratmak hedefleniyor.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük vergileri 90 günlüğüne askıya alınmış olsa da ekonomik kargaşa sürüyor ve penguenler bu durumdan hiç memnun değil.  Trump gümrük vergilerini açıklarken, üzerinde insan yaşamayan ve yalnızca penguenler ile foklara ev sahipliği yapan Avustralya’ya bağlı Heard ve McDonald Adaları’na yüzde 10 gümrük vergisi getirildiğini duyurmuştu.  Bu karara tepki olarak bir sosyal medya hesabı açılırken, #PenguinsAgainstTrump (Penguenler Trump’a Karşı) etiketiyle dijital bir direniş de başlatıldı.  Ancak penguenler burada durmak niyetinde değil. Trump’a karşı "kanat çırpmaktan" vazgeçmeyen bu kararlı kuşlar, direnişin bir sonraki aşamasına geçiyor. Kâr amacı gütmeyen bir kuruluşun açıklamasına göre, 16 Nisan Çarşamba günü adalarda sembolik bir "protesto yürüyüşü" düzenlenecek.  Penguins International, Antarktika penguenlerinin okyanustan üreme alanlarına yıllık göçünü canlı yayınlayacak ve etkinliğe Luc Jacquet'nin 2005 yapımı çarpıcı Fransız belgeseline bir gönderme yaparak 'Penguenlerin Protesto Yürüyüşü' adını verecek. </p><p>Kar amacı gütmeyen kuruluşun icra direktörü David Shutt şunları söyledi: "Heard ve McDonald Adaları’ndaki vahşi penguenler, uygulanan gümrük vergilerinden çok daha büyük tehditlerle karşı karşıya. Bugün, var olan 18 penguen türünden dokuzu ya hassas ya da nesli tükenme tehlikesi altında olarak listelenmiş durumda."   "Antarktika penguenlerine olan beklenmedik ilgi, bir bütün olarak penguen türlerine dikkat çekmek için kullanabileceğimiz bir fırsat sunuyor. Bu fırsatı, gezegenimizin iyiliği için onları korumaya yönelik bir adım atmak adına değerlendirdiğimiz için minnettarız."  Protesto yürüyüşü, 16 Nisan Çarşamba günü kar amacı gütmeyen kuruluşun YouTube kanalından canlı olarak yayınlanacak. Ayrıca 25 Nisan’da Dünya Penguen Günü kutlanacak.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de Meta&amp;apos;ya &amp;quot;tekel&amp;quot; davası: Zuckerberg ifade verecek</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdde-metaya-tekel-davasi-zuckerberg-ifade-verecek</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdde-metaya-tekel-davasi-zuckerberg-ifade-verecek</guid>
<description><![CDATA[ Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg, şirketi hakkında açılan antitröst davası kapsamında hakim karşısına çıkacak.Meta Platforms CEO’su Mark Zuckerberg, şirketin Instagram ve WhatsApp’ı rekabeti engellemek amacıyla satın aldığı iddiasıyla ABD&#039;de açılan yüksek profilli antitröst (tekelleşme karşıtı) davasında mahkemede ifade vermesi bekleniyor. Dava, Meta’nın sosyal medya alanındaki rakiplerini ortadan kaldırmak için milyarlarca dolarlık satın alımlar yaptığı iddiasına dayanıyor.  ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Meta’nın bu satın alımlar yoluyla sosyal medya pazarındaki hakimiyetini koruduğunu ve rekabetin önünü kestiğini savunuyor. Davanın amacı, Meta’nın Instagram ve WhatsApp gibi platformlarını elden çıkarmasını sağlamak. Bu, Meta için hayati bir tehdit anlamına geliyor çünkü şirketin ABD reklam gelirlerinin yaklaşık yarısı Instagram’dan geliyor.  FTC’nin avukatı Daniel Matheson, Meta’nın bu satın alımlarla pazara giriş engelleri oluşturduğunu ve kullanıcıların başka makul alternatifleri olmadığını söyledi. Meta ise, kullanıcıların bugün ağırlıklı olarak TikTok benzeri kısa videolar izlediğini ve bu durumun, piyasada güçlü rekabetin sürdüğünü gösterdiğini savundu.  Zuckerberg’in, Instagram’ı potansiyel bir rakip olarak görüp &quot;etkisizleştirmek&quot; amacıyla satın almayı önerdiği e-postalar, davanın önemli belgeleri arasında yer alıyor. Meta, bu satın alımların kullanıcıların lehine olduğunu ve günümüzde TikTok, YouTube ve Apple’ın mesajlaşma uygulaması gibi güçlü rakiplerle karşı karşıya olduklarını belirtiyor.&quot;META TEKEL OLUŞTURUYOR&quot;FTC, Meta’nın &quot;aile ve arkadaşlarla içerik paylaşımı&quot; platformlarında tekel oluşturduğunu savunuyor. Rakip olarak Snapchat ve MeWe gibi daha küçük sosyal medya platformlarını gösterirken, TikTok ve YouTube gibi geniş kitlelere yayın yapılan platformların aynı kategoride olmadığını iddia ediyor.  Mahkeme süreci Temmuz ayına kadar uzayabilir. FTC davayı kazanırsa, ikinci bir aşamada Instagram veya WhatsApp’ın satılmasının rekabeti nasıl yeniden sağlayacağına dair kanıt sunması gerekecek. Özellikle Instagram’ın kaybı, Meta’nın finansal dengeleri açısından yıkıcı olabilir. Araştırma şirketi Emarketer’a göre, Instagram 2025 yılında Meta’nın ABD reklam gelirlerinin yarısından fazlasını sağlayacak.WhatsApp, henüz ciddi bir gelir sağlamasa da günlük kullanıcı sayısı bakımından Meta’nın en büyük uygulaması konumunda. Şirket, WhatsApp üzerinden chatbot ve iş mesajlaşması gibi özelliklerle gelir elde etmeyi planlıyor.  Dava, Trump döneminde başlayan ve büyük teknoloji şirketlerine yönelik sürdürülen daha geniş kapsamlı antitröst hamlelerinin bir parçası. Amazon, Apple ve Google da benzer davalarla karşı karşıya. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HVIUX3SzIUKzgJrJvs9w0Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, Metaya, tekel, davası:, Zuckerberg, ifade, verecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HVIUX3SzIUKzgJrJvs9w0Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zuckerberg hakim karşısında"><p>Meta CEO'su Mark Zuckerberg, şirketi hakkında açılan antitröst davası kapsamında hakim karşısına çıkacak.</p><p>Meta Platforms CEO’su Mark Zuckerberg, şirketin Instagram ve WhatsApp’ı rekabeti engellemek amacıyla satın aldığı iddiasıyla ABD'de açılan yüksek profilli antitröst (tekelleşme karşıtı) davasında mahkemede ifade vermesi bekleniyor. Dava, Meta’nın sosyal medya alanındaki rakiplerini ortadan kaldırmak için milyarlarca dolarlık satın alımlar yaptığı iddiasına dayanıyor.  ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC), Meta’nın bu satın alımlar yoluyla sosyal medya pazarındaki hakimiyetini koruduğunu ve rekabetin önünü kestiğini savunuyor. Davanın amacı, Meta’nın Instagram ve WhatsApp gibi platformlarını elden çıkarmasını sağlamak. Bu, Meta için hayati bir tehdit anlamına geliyor çünkü şirketin ABD reklam gelirlerinin yaklaşık yarısı Instagram’dan geliyor.  FTC’nin avukatı Daniel Matheson, Meta’nın bu satın alımlarla pazara giriş engelleri oluşturduğunu ve kullanıcıların başka makul alternatifleri olmadığını söyledi. Meta ise, kullanıcıların bugün ağırlıklı olarak TikTok benzeri kısa videolar izlediğini ve bu durumun, piyasada güçlü rekabetin sürdüğünü gösterdiğini savundu.  Zuckerberg’in, Instagram’ı potansiyel bir rakip olarak görüp "etkisizleştirmek" amacıyla satın almayı önerdiği e-postalar, davanın önemli belgeleri arasında yer alıyor. Meta, bu satın alımların kullanıcıların lehine olduğunu ve günümüzde TikTok, YouTube ve Apple’ın mesajlaşma uygulaması gibi güçlü rakiplerle karşı karşıya olduklarını belirtiyor.</p><h3><strong>"META TEKEL OLUŞTURUYOR"</strong></h3><p>FTC, Meta’nın "aile ve arkadaşlarla içerik paylaşımı" platformlarında tekel oluşturduğunu savunuyor. Rakip olarak Snapchat ve MeWe gibi daha küçük sosyal medya platformlarını gösterirken, TikTok ve YouTube gibi geniş kitlelere yayın yapılan platformların aynı kategoride olmadığını iddia ediyor.  Mahkeme süreci Temmuz ayına kadar uzayabilir. FTC davayı kazanırsa, ikinci bir aşamada Instagram veya WhatsApp’ın satılmasının rekabeti nasıl yeniden sağlayacağına dair kanıt sunması gerekecek. Özellikle Instagram’ın kaybı, Meta’nın finansal dengeleri açısından yıkıcı olabilir. Araştırma şirketi Emarketer’a göre, Instagram 2025 yılında Meta’nın ABD reklam gelirlerinin yarısından fazlasını sağlayacak.</p><p>WhatsApp, henüz ciddi bir gelir sağlamasa da günlük kullanıcı sayısı bakımından Meta’nın en büyük uygulaması konumunda. Şirket, WhatsApp üzerinden chatbot ve iş mesajlaşması gibi özelliklerle gelir elde etmeyi planlıyor.  Dava, Trump döneminde başlayan ve büyük teknoloji şirketlerine yönelik sürdürülen daha geniş kapsamlı antitröst hamlelerinin bir parçası. Amazon, Apple ve Google da benzer davalarla karşı karşıya.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hamas: &amp;quot;İsrail Gazze&amp;apos;den çekilirse rehineleri tek seferde veririz&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/hamas-israil-gazzeden-cekilirse-rehineleri-tek-seferde-veririz</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/hamas-israil-gazzeden-cekilirse-rehineleri-tek-seferde-veririz</guid>
<description><![CDATA[ Hamas, İsrail&#039;le Mısır arabuluculuğunda yapılan ateşkes görüşmeleri kapsamında, İsrail&#039;in Gazze&#039;den çekilmesi halinde elindeki tüm esirleri &quot;tek severde teslim etmeye hazır olduklarını&quot; açıkladı.Mısır, İsrail’in Gazze Şeridi’nde geçici bir ateşkes sağlanmasına yönelik teklifini aldı ve bu teklif doğrultusunda kalıcı bir ateşkesin sağlanması için müzakerelere başladı.Mısırlı kaynaklar, teklifin Hamas’a iletildiğini ve Mısır’ın en kısa sürede Hamas’tan yanıt beklediğini belirtti.  Reuters&#039;ın aktardığına göre, devlete yakın Al-Qahera News’e konuşan kaynaklar, teklifin detayları hakkında bilgi vermezken, bu adımın kalıcı bir çatışmasızlık süreci için zemin hazırlayabileceği ifade edildi.HAMAS&#039;TAN GAZZE ŞARTIHamas’tan bir yetkili ise İsrail’in sunduğu yeni teklifin “tam bir ateşkes” öngörmediğini, yalnızca İsrailli rehineleri geri almak amacı taşıdığını iddia etti. Aynı yetkili, “İsrail savaşı sona erdirir ve Gazze&#039;den tamamen çekilirse, elimizdeki rehineleri tek seferde teslim etmeye hazırız” ifadelerini kullandı.  Görüşmelerin seyri, bölgedeki çatışmaların sona ermesi açısından kritik önem taşıyor. Mısır, hem İsrail hem de Hamas ile temaslarını sürdürerek diplomatik çözüm arayışında arabulucu rolünü üstleniyor.İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas&#039;a karşı &quot;gittikçe artan askeri güçle&quot; hareket edeceğini duyurmuştu.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1563 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 4 kişi yaralandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aDKp1a_kvkSyYr1BD75SUw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hamas:, İsrail, Gazzeden, çekilirse, rehineleri, tek, seferde, veririz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aDKp1a_kvkSyYr1BD75SUw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hamas'tan rehine açıklaması"><p>Hamas, İsrail'le Mısır arabuluculuğunda yapılan ateşkes görüşmeleri kapsamında, İsrail'in Gazze'den çekilmesi halinde elindeki tüm esirleri "tek severde teslim etmeye hazır olduklarını" açıkladı.</p><p>Mısır, İsrail’in Gazze Şeridi’nde geçici bir ateşkes sağlanmasına yönelik teklifini aldı ve bu teklif doğrultusunda kalıcı bir ateşkesin sağlanması için müzakerelere başladı.</p><p>Mısırlı kaynaklar, teklifin Hamas’a iletildiğini ve Mısır’ın en kısa sürede Hamas’tan yanıt beklediğini belirtti.  Reuters'ın aktardığına göre, devlete yakın Al-Qahera News’e konuşan kaynaklar, teklifin detayları hakkında bilgi vermezken, bu adımın kalıcı bir çatışmasızlık süreci için zemin hazırlayabileceği ifade edildi.</p><h3><strong>HAMAS'TAN GAZZE ŞARTI</strong></h3><p>Hamas’tan bir yetkili ise İsrail’in sunduğu yeni teklifin “tam bir ateşkes” öngörmediğini, yalnızca İsrailli rehineleri geri almak amacı taşıdığını iddia etti. Aynı yetkili, “İsrail savaşı sona erdirir ve Gazze'den tamamen çekilirse, elimizdeki rehineleri tek seferde teslim etmeye hazırız” ifadelerini kullandı.  Görüşmelerin seyri, bölgedeki çatışmaların sona ermesi açısından kritik önem taşıyor. Mısır, hem İsrail hem de Hamas ile temaslarını sürdürerek diplomatik çözüm arayışında arabulucu rolünü üstleniyor.</p><p>İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas'a karşı "gittikçe artan askeri güçle" hareket edeceğini duyurmuştu.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1563 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 4 kişi yaralandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran: ABD ile ikinci tur müzakereler Umman&amp;apos;da yapılacak</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/iran-abd-ile-ikinci-tur-muzakereler-ummanda-yapilacak</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/iran-abd-ile-ikinci-tur-muzakereler-ummanda-yapilacak</guid>
<description><![CDATA[ İran, ABD ile ikinci tur müzakerelerin Umman&#039;da yapılmasının kararlaştırıldığını açıkladı.İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, resmi haber ajansı IRNA&#039;ya yaptığı açıklamada, &quot;Yapılan istişareler sonucunda, Maskat&#039;ın 20 Nisan Cumartesi günü yapılacak olan görüşmelerin ikinci turuna ev sahipliği yapmaya devam etmesine karar verildi&quot; dedi.İran ile nükleer anlaşmadan 2018&#039;de tek taraflı ülkesini çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran ile doğrudan nükleer müzakere çağrısında bulunan bir mektubu geçen ay İran lideri Ayetullah Ali Hamaney&#039;e göndermişti.  Mektuba İran, Umman üzerinden yanıt vermişti. İran ile ABD, mektup trafiğinin ardından Umman’da 12 Nisan&#039;da dolaylı görüşmeler yaptı.  Görüşmeler sonucunda hem İran hem de ABD tarafı müzakerelerin &quot;olumlu ve yapıcı&quot; olduğunu açıklamıştı. Taraflar, 19 Nisan’da yeniden bir araya geleceğini duyurmuştu. ABD basını, ikinci tur müzakerelerin İtalya&#039;nın başkenti Roma&#039;da yapılacağını yazmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nvL1IVB49UeGRXmhsD1y5w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İran:, ABD, ile, ikinci, tur, müzakereler, Ummanda, yapılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nvL1IVB49UeGRXmhsD1y5w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'dan müzakere açıklaması"><p>İran, ABD ile ikinci tur müzakerelerin Umman'da yapılmasının kararlaştırıldığını açıkladı.</p><p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, resmi haber ajansı IRNA'ya yaptığı açıklamada, "Yapılan istişareler sonucunda, Maskat'ın 20 Nisan Cumartesi günü yapılacak olan görüşmelerin ikinci turuna ev sahipliği yapmaya devam etmesine karar verildi" dedi.</p><p>İran ile nükleer anlaşmadan 2018'de tek taraflı ülkesini çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran ile doğrudan nükleer müzakere çağrısında bulunan bir mektubu geçen ay İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'e göndermişti.  Mektuba İran, Umman üzerinden yanıt vermişti. İran ile ABD, mektup trafiğinin ardından Umman’da 12 Nisan'da dolaylı görüşmeler yaptı.  Görüşmeler sonucunda hem İran hem de ABD tarafı müzakerelerin "olumlu ve yapıcı" olduğunu açıklamıştı. Taraflar, 19 Nisan’da yeniden bir araya geleceğini duyurmuştu. ABD basını, ikinci tur müzakerelerin İtalya'nın başkenti Roma'da yapılacağını yazmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD Hazine Bakanı&amp;apos;ndan Çin açıklaması: &amp;quot;Bir noktada anlaşma yapılabilir&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abd-hazine-bakanindan-cin-aciklamasi-bir-noktada-anlasma-yapilabilir</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abd-hazine-bakanindan-cin-aciklamasi-bir-noktada-anlasma-yapilabilir</guid>
<description><![CDATA[ ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin&#039;le karşılıklı olarak devam eden vergi gerilimine dair “Bir noktada büyük bir anlaşma yapılabilir” açıklamasında bulundu.ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD ile Çin ekonomilerinin birbirinden kopmak zorunda olmadığını belirtti.Bloomberg TV’ye konuşan Bessent, “Bir noktada büyük bir anlaşma yapılabilir” dedi ve “ayrışmak zorunda değiliz ama bu ihtimal de var” ifadelerini kullandı.  Çin’le bir anlaşmanın diğer ülkelere kıyasla daha zor olacağını vurgulayan Bessent, “Çünkü Çin hem en büyük ekonomik rakibimiz hem de en büyük askeri hasmımız,” dedi.&quot;BUNLAR ŞAKA DEĞİL&quot;Trump yönetiminin uyguladığı yüksek tarifelere de değinen Bessent, “Bunlar şaka değil. Bu rakamlar büyük ve kimsenin bu seviyelerin kalıcı olmasını istediğini sanmıyorum” şeklinde konuştu.  Arka plan: ABD ile Çin arasında, Trump’ın başlattığı gümrük vergileri savaşı nedeniyle gerilim sürüyor. Karşılıklı tarifeler uygulanırken, bazı ürünlerde geçici muafiyetler ilan edilse de taraflar yeni yaptırımlar üzerinde çalışıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TO_o9rgEgEy8M7E5L3CPDA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, Hazine, Bakanından, Çin, açıklaması:, Bir, noktada, anlaşma, yapılabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TO_o9rgEgEy8M7E5L3CPDA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bessent'ten Çin açıklaması"><p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin'le karşılıklı olarak devam eden vergi gerilimine dair “Bir noktada büyük bir anlaşma yapılabilir” açıklamasında bulundu.</p><p>ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD ile Çin ekonomilerinin birbirinden kopmak zorunda olmadığını belirtti.</p><p>Bloomberg TV’ye konuşan Bessent, “Bir noktada büyük bir anlaşma yapılabilir” dedi ve “ayrışmak zorunda değiliz ama bu ihtimal de var” ifadelerini kullandı.  Çin’le bir anlaşmanın diğer ülkelere kıyasla daha zor olacağını vurgulayan Bessent, “Çünkü Çin hem en büyük ekonomik rakibimiz hem de en büyük askeri hasmımız,” dedi.</p><h3><strong>"BUNLAR ŞAKA DEĞİL"</strong></h3><p>Trump yönetiminin uyguladığı yüksek tarifelere de değinen Bessent, “Bunlar şaka değil. Bu rakamlar büyük ve kimsenin bu seviyelerin kalıcı olmasını istediğini sanmıyorum” şeklinde konuştu.  Arka plan: ABD ile Çin arasında, Trump’ın başlattığı gümrük vergileri savaşı nedeniyle gerilim sürüyor. Karşılıklı tarifeler uygulanırken, bazı ürünlerde geçici muafiyetler ilan edilse de taraflar yeni yaptırımlar üzerinde çalışıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Zelenski&amp;apos;ye: Sizden büyük birine savaş başlatıp, sonra da insanların size füze vermesini umamazsınız</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-zelenskiyesizden-buyuk-birine-savas-baslatip-sonra-da-insanlarin-size-fuze-vermesini-umamazsiniz</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-zelenskiyesizden-buyuk-birine-savas-baslatip-sonra-da-insanlarin-size-fuze-vermesini-umamazsiniz</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Rusya-Ukrayna Savaşı&#039;nı eski ABD Başkanı Joe Biden&#039;ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile başlattığını savunarak, &quot;Sizden 20 kat büyük birine karşı savaş başlatıp sonra da insanların size füze vermesini umamazsınız.&quot; dedi.ABD Başkanı Trump, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ile Beyaz Saray&#039;daki görüşmesinde Rusya-Ukrayna Savaşı gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.  Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki sürecin yavaşlayıp yavaşlamadığı konusunda temkinli konuşurken tek amacının bir an önce bu savaşı sona erdirmek ve taraflar arasında anlaşmanın sağlanması olduğunu belirtti.  &quot;Hata, bu savaşın başlamasına izin vermekti. Biden ve Zelenski yetkin kişiler olsaydı bu savaş olmazdı.&quot; diyen Trump, savaşın bu iki isim nedeniyle başladığı savını yineledi.  ABD Başkanı, sözlerini, &quot;Bu, Biden&#039;ın savaşıydı, ben bunu durdurmaya çalışıyorum ve bence iyi bir iş çıkarıyoruz.&quot; diyerek sürdürdü.  Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski&#039;nin ABD&#039;den uzun süredir Patriot hava savunma füzeleri almak istediğini söyleyen Trump, Kiev yönetimini eleştirerek, &quot;Bir savaşı başlattığınızda o savaşı kazanabileceğinizi bilmeniz gerekir. Sizden 20 kat büyük bir ülkeyle savaş başlatıp sonra da insanların size füze vermesini bekleyemezsiniz.&quot; dedi.  &quot;KİMSENİN MELEK OLDUĞUNU DA SÖYLEMİYORUM&quot;  2020 yılındaki seçimleri kazanmış olması halinde Rusya-Ukrayna Savaşı&#039;nın hiç başlamamış olacağını, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;in de kendi başkanlığı döneminde savaşa girişmeyeceğini savunan Trump, &quot;Biden, bunu durdurabilirdi, Zelenski durdurabilirdi, Putin ise bu savaşı asla başlatmamalıydı.&quot; diye konuştu.  Trump, &quot;Zelenski, sürekli daha fazlasını istedi, bu savaşın olmasına asla izin verilmemeliydi. Putin&#039;e bir bakın. Ben başkan olsaydım asla (savaş) girişmezdi ancak ben kimsenin melek olduğunu da söylemiyorum.&quot; değerlendirmesini yaptı.  ABD Başkanı Trump&#039;ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, geçen hafta Moskova&#039;da Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya gelmiş, Beyaz Saray görüşmenin olumlu ve yapıcı geçtiğini açıklamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/db1M8RIA5E63ceXsdMTb8A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Zelenskiye: Sizden, büyük, birine, savaş, başlatıp, sonra, insanların, size, füze, vermesini, umamazsınız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/db1M8RIA5E63ceXsdMTb8A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" sava zelenski ve biden ba><p>ABD Başkanı Donald Trump, Rusya-Ukrayna Savaşı'nı eski ABD Başkanı Joe Biden'ın Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile başlattığını savunarak, "Sizden 20 kat büyük birine karşı savaş başlatıp sonra da insanların size füze vermesini umamazsınız." dedi.</p>ABD Başkanı Trump, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ile Beyaz Saray'daki görüşmesinde Rusya-Ukrayna Savaşı gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.  Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki sürecin yavaşlayıp yavaşlamadığı konusunda temkinli konuşurken tek amacının bir an önce bu savaşı sona erdirmek ve taraflar arasında anlaşmanın sağlanması olduğunu belirtti.  "Hata, bu savaşın başlamasına izin vermekti. Biden ve Zelenski yetkin kişiler olsaydı bu savaş olmazdı." diyen Trump, savaşın bu iki isim nedeniyle başladığı savını yineledi.  ABD Başkanı, sözlerini, "Bu, Biden'ın savaşıydı, ben bunu durdurmaya çalışıyorum ve bence iyi bir iş çıkarıyoruz." diyerek sürdürdü.  Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski'nin ABD'den uzun süredir Patriot hava savunma füzeleri almak istediğini söyleyen Trump, Kiev yönetimini eleştirerek, "Bir savaşı başlattığınızda o savaşı kazanabileceğinizi bilmeniz gerekir. Sizden 20 kat büyük bir ülkeyle savaş başlatıp sonra da insanların size füze vermesini bekleyemezsiniz." dedi.  <strong>"KİMSENİN MELEK OLDUĞUNU DA SÖYLEMİYORUM"</strong>  2020 yılındaki seçimleri kazanmış olması halinde Rusya-Ukrayna Savaşı'nın hiç başlamamış olacağını, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de kendi başkanlığı döneminde savaşa girişmeyeceğini savunan Trump, "Biden, bunu durdurabilirdi, Zelenski durdurabilirdi, Putin ise bu savaşı asla başlatmamalıydı." diye konuştu.  Trump, "Zelenski, sürekli daha fazlasını istedi, bu savaşın olmasına asla izin verilmemeliydi. Putin'e bir bakın. Ben başkan olsaydım asla (savaş) girişmezdi ancak ben kimsenin melek olduğunu da söylemiyorum." değerlendirmesini yaptı.  ABD Başkanı Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, geçen hafta Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Putin ile bir araya gelmiş, Beyaz Saray görüşmenin olumlu ve yapıcı geçtiğini açıklamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de ateşkes görüşmeleri: İlk aşama 45 gün sürecek</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gazzede-ateskes-goerusmeleri-ilk-asama-45-gun-surecek</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gazzede-ateskes-goerusmeleri-ilk-asama-45-gun-surecek</guid>
<description><![CDATA[ Mısır&#039;ın başkenti Kahire&#039;de İsrail ile Hamas arasında Gazze&#039;de ateşkese yönelik görüşmeler düzenleniyor. Müzakerelerde ABD güvencesinde 45 günlük bir ateşkesin görüşüldüğü belirtiliyor. Hamas, öneriyi teslim aldıklarını, direnişin silahlarının kırmızı çizgileri olduğunu ve bırakılmasının söz konusu olmadığını açıkladı.Ateşkesin ilk aşamasında Hamas&#039;ın Gazze&#039;deki 8 İsrailli rehineyi serbest bırakması bekleniyor. Buna karşılık İsrail, hapishanelerdeki 66 Filistinliyi salıverecek ayrıca Gazze&#039;de alıkonulan yüzlerce Filistinli esir de serbest bırakılacak. Ardından Gazze&#039;ye insani yardım sevkiyatı tekrar başlayacak.45 günün sonunda Hamas&#039;ın Gazze&#039;deki İsrailli rehineleri bırakmasıyla ateşkesin uzaması öngörülüyor. Haberlere göre, Hamas&#039;ın anlaşmayı kabul etmesi halinde, İsrail ABD&#039;nin arabuluculuğuyla, saldırıları durdurmaya yönelik ikinci aşama görüşmelere katılacak.İsrail medyasında, İsrail hapishanelerinden yüzlerce Filistinli tutuklunun serbest bırakılması, uzun süreli ateşkes sağlanması ve Gazze Şeridi&#039;ne insani yardımların girmesi karşılığında yaklaşık 10 sağ ve çok sayıda ölü İsrailli esirin serbest bırakılması için görüşmeler yapıldığı haberlerine yer verildi.Haberlere göre, İsrail, &quot;Hamas anlaşmayı kabul ederse ABD&#039;nin arabulucular vasıtasıyla harekete, Tel Aviv&#039;in anlaşmanın ikinci aşamasına, yani saldırıların sona erdirilmesine yönelik müzakerelere katılacağına dair taahhütte bulunduğunu.&quot; kabul etti.  Bu durum, İsrail&#039;in daha önce reddettiği bu talebi artık dikkate alması nedeniyle müzakerelerde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.  HAMAS HEYETİ KAHİRE&#039;DEN AYRILDI  Katar merkezli Arabi el-Cedid gazetesinin haberine göre, İsrail ile ateşkes müzakerelerini yürüten Hamas heyeti, Mısırlı yetkililerle görüştükten sonra istişare için Kahire&#039;den ayrıldı.  Ateşkesin ilk aşamasında Hamas&#039;ın Gazze&#039;deki 8 İsrailli sağ esiri serbest bırakması karşılığında İsrail&#039;in hapishanelerdeki 66 müebbet mahkum ve Gazze&#039;den alıkoyduğu yüzlerce Filistinli esiri serbest bırakacağı ve Gazze&#039;ye insani yardım sevkiyatının başlayacağı belirtildi.  Al Jazeera&#039;ya konuşan Hamas kaynakları, Mısır&#039;ın sunduğu yeni teklifte, anlaşmanın ilk haftasında Gazze Şeridi&#039;ndeki sağ veya ölü İsrailli esirlerin yarısının serbest kalması karşılığında 45 günlük bir ateşkes ve Gazze&#039;ye insani yardım sevkiyatının başlaması yer alıyor.  Teklife göre, 45 günün sonunda Hamas&#039;ın Gazze&#039;deki İsrailli esirleri bırakmasıyla ateşkesin uzaması öngörülüyor.  Mısır&#039;ın sunduğu teklifte, &quot;Hamas&#039;ın silah bırakmasının&quot; açıkça yer alması karşısında şaşkınlık duyduklarını ifade eden Hamas kaynakları, Mısır tarafına bu şartı kabul etmeyeceklerini ilettiklerini belirtti.  Hamas&#039;ın Mısır&#039;ın teklifine karşılık &quot;anlaşmaya giden yolun saldırıların durması ve İsrail ordusunun Gazze&#039;deki işgaline son vermesinden geçtiğini Mısırlılara ilettiği.&quot; aktarıldı.HAMAS&#039;TAN GAZZE ŞARTI  Hamas’tan bir yetkili ise İsrail’in sunduğu yeni teklifin “tam bir ateşkes” öngörmediğini, yalnızca İsrailli rehineleri geri almak amacı taşıdığını iddia etti. Aynı yetkili, “İsrail savaşı sona erdirir ve Gazze&#039;den tamamen çekilirse, elimizdeki rehineleri tek seferde teslim etmeye hazırız.” ifadelerini kullandı.Hamas yetkilisi, &quot;(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu kendi siyasi geleceği için çalışıyor ve (ABD Başkanı Donald) Trump da Gazzelileri öldürmede onun ortağıdır.&quot; ifadelerini kullandı.  &quot;İKİ HAFTA İÇİNDE ANLAŞMA YAPILMASI MUHTEMEL&quot;  İsrail&#039;den Yediot Ahranot gazetesine konuşan kaynaklar, tarafların kaç esir bırakılacağı konusunu geçerek, Hamas&#039;ın savaşın bitmesine ve kalıcı ateşkese ilişkin güvence taleplerinin görüşüldüğünü paylaştı.  İsrail&#039;in Kanal 12 televizyonunun haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrailli esirlerden Eitan Mor&#039;un ailesine, &quot;Hamas&#039;la süren Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yenilenmesine ilişkin müzakerelerde tek seferde Gazze&#039;deki 10 İsrailli esirin serbest bırakılmasını amaçladıklarını.&quot; söyledi.  İsrail Başbakanı Netanyahu, &quot;Anlaşmanın henüz kesinleşmediğini ancak hükümetin tüm esirlerin geri getirilmesi konusunda kararlı olduğunu.&quot; ifade etti.  Bu açıklama İsrail’in Hamas&#039;ın son teklif hakkındaki yanıtını beklediğine dair raporlarla örtüşüyor. İsrailli üst düzey kaynaklar &quot;henüz bir ilerleme yaşanmadığını ancak önemli gelişmeler olduğunu&quot; ileri sürüyor.  Ayrıca haberde, son günlerde ABD&#039;li ve İsrailli yetkililerle görüşen İsrailli esirlerin ailelerine de &quot;önemli ilerlemeler sağlandığı ve iki hafta içinde bir anlaşmaya varılabileceği&quot; bilgisi verildiği aktarıldı.  MÜZAKERELERDE ABD GÜVENCESİ  İsrail&#039;in önde gelen gazetelerinden Yediot Aharonot&#039;un haberinde ise &quot;İsrailli yetkililerin esir takası müzakerelerinde somut bir ilerleme kaydedildiğine ve Hamas&#039;ın tutumunda olası bir değişim olduğuna inandığı&quot; ifadesine yer verildi.  Yediot Aharonot&#039;un haberine göre, bu son teklif 9 ila 10 sağ İsrailli esirin serbest bırakılmasını öngörüyor.  Belirtilen rakamlar, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff&#039;un daha ö ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Uvn2lY6nY0a7UuiOA5g1qg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, ateşkes, görüşmeleri:, İlk, aşama, gün, sürecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Uvn2lY6nY0a7UuiOA5g1qg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de ateşkes görüşmeleri"><p>Mısır'ın başkenti Kahire'de İsrail ile Hamas arasında Gazze'de ateşkese yönelik görüşmeler düzenleniyor. Müzakerelerde ABD güvencesinde 45 günlük bir ateşkesin görüşüldüğü belirtiliyor. Hamas, öneriyi teslim aldıklarını, direnişin silahlarının kırmızı çizgileri olduğunu ve bırakılmasının söz konusu olmadığını açıkladı.</p><p>Ateşkesin ilk aşamasında Hamas'ın Gazze'deki 8 İsrailli rehineyi serbest bırakması bekleniyor. Buna karşılık İsrail, hapishanelerdeki 66 Filistinliyi salıverecek ayrıca Gazze'de alıkonulan yüzlerce Filistinli esir de serbest bırakılacak. Ardından Gazze'ye insani yardım sevkiyatı tekrar başlayacak.</p><p>45 günün sonunda Hamas'ın Gazze'deki İsrailli rehineleri bırakmasıyla ateşkesin uzaması öngörülüyor. Haberlere göre, Hamas'ın anlaşmayı kabul etmesi halinde, İsrail ABD'nin arabuluculuğuyla, saldırıları durdurmaya yönelik ikinci aşama görüşmelere katılacak.</p><p>İsrail medyasında, İsrail hapishanelerinden yüzlerce Filistinli tutuklunun serbest bırakılması, uzun süreli ateşkes sağlanması ve Gazze Şeridi'ne insani yardımların girmesi karşılığında yaklaşık 10 sağ ve çok sayıda ölü İsrailli esirin serbest bırakılması için görüşmeler yapıldığı haberlerine yer verildi.</p><p>Haberlere göre, İsrail, "Hamas anlaşmayı kabul ederse ABD'nin arabulucular vasıtasıyla harekete, Tel Aviv'in anlaşmanın ikinci aşamasına, yani saldırıların sona erdirilmesine yönelik müzakerelere katılacağına dair taahhütte bulunduğunu." kabul etti.  Bu durum, İsrail'in daha önce reddettiği bu talebi artık dikkate alması nedeniyle müzakerelerde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.  <strong>HAMAS HEYETİ KAHİRE'DEN AYRILDI</strong>  Katar merkezli Arabi el-Cedid gazetesinin haberine göre, İsrail ile ateşkes müzakerelerini yürüten Hamas heyeti, Mısırlı yetkililerle görüştükten sonra istişare için Kahire'den ayrıldı.  Ateşkesin ilk aşamasında Hamas'ın Gazze'deki 8 İsrailli sağ esiri serbest bırakması karşılığında İsrail'in hapishanelerdeki 66 müebbet mahkum ve Gazze'den alıkoyduğu yüzlerce Filistinli esiri serbest bırakacağı ve Gazze'ye insani yardım sevkiyatının başlayacağı belirtildi.  Al Jazeera'ya konuşan Hamas kaynakları, Mısır'ın sunduğu yeni teklifte, anlaşmanın ilk haftasında Gazze Şeridi'ndeki sağ veya ölü İsrailli esirlerin yarısının serbest kalması karşılığında 45 günlük bir ateşkes ve Gazze'ye insani yardım sevkiyatının başlaması yer alıyor.  Teklife göre, 45 günün sonunda Hamas'ın Gazze'deki İsrailli esirleri bırakmasıyla ateşkesin uzaması öngörülüyor.  Mısır'ın sunduğu teklifte, "Hamas'ın silah bırakmasının" açıkça yer alması karşısında şaşkınlık duyduklarını ifade eden Hamas kaynakları, Mısır tarafına bu şartı kabul etmeyeceklerini ilettiklerini belirtti.  Hamas'ın Mısır'ın teklifine karşılık "anlaşmaya giden yolun saldırıların durması ve İsrail ordusunun Gazze'deki işgaline son vermesinden geçtiğini Mısırlılara ilettiği." aktarıldı.</p><p><strong>HAMAS'TAN GAZZE ŞARTI</strong>  Hamas’tan bir yetkili ise İsrail’in sunduğu yeni teklifin “tam bir ateşkes” öngörmediğini, yalnızca İsrailli rehineleri geri almak amacı taşıdığını iddia etti. Aynı yetkili, “İsrail savaşı sona erdirir ve Gazze'den tamamen çekilirse, elimizdeki rehineleri tek seferde teslim etmeye hazırız.” ifadelerini kullandı.</p><p>Hamas yetkilisi, "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu kendi siyasi geleceği için çalışıyor ve (ABD Başkanı Donald) Trump da Gazzelileri öldürmede onun ortağıdır." ifadelerini kullandı.  <strong>"İKİ HAFTA İÇİNDE ANLAŞMA YAPILMASI MUHTEMEL"</strong>  İsrail'den Yediot Ahranot gazetesine konuşan kaynaklar, tarafların kaç esir bırakılacağı konusunu geçerek, Hamas'ın savaşın bitmesine ve kalıcı ateşkese ilişkin güvence taleplerinin görüşüldüğünü paylaştı.  İsrail'in Kanal 12 televizyonunun haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrailli esirlerden Eitan Mor'un ailesine, "Hamas'la süren Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yenilenmesine ilişkin müzakerelerde tek seferde Gazze'deki 10 İsrailli esirin serbest bırakılmasını amaçladıklarını." söyledi.  İsrail Başbakanı Netanyahu, "Anlaşmanın henüz kesinleşmediğini ancak hükümetin tüm esirlerin geri getirilmesi konusunda kararlı olduğunu." ifade etti.  Bu açıklama İsrail’in Hamas'ın son teklif hakkındaki yanıtını beklediğine dair raporlarla örtüşüyor. İsrailli üst düzey kaynaklar "henüz bir ilerleme yaşanmadığını ancak önemli gelişmeler olduğunu" ileri sürüyor.  Ayrıca haberde, son günlerde ABD'li ve İsrailli yetkililerle görüşen İsrailli esirlerin ailelerine de "önemli ilerlemeler sağlandığı ve iki hafta içinde bir anlaşmaya varılabileceği" bilgisi verildiği aktarıldı.  <strong>MÜZAKERELERDE ABD GÜVENCESİ</strong>  İsrail'in önde gelen gazetelerinden Yediot Aharonot'un haberinde ise "İsrailli yetkililerin esir takası müzakerelerinde somut bir ilerleme kaydedildiğine ve Hamas'ın tutumunda olası bir değişim olduğuna inandığı" ifadesine yer verildi.  Yediot Aharonot'un haberine göre, bu son teklif 9 ila 10 sağ İsrailli esirin serbest bırakılmasını öngörüyor.  Belirtilen rakamlar, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un daha önce önerdiği plana oldukça yakın. Planda, ABD vatandaşı olan asker Edan Alexander da dahil olmak üzere 11 esirin serbest bırakılması öngörülüyordu. Ayrıca İsrail, yaklaşık 10 esirin naaşının da geri verilmesini talep ediyordu.  <strong>"ATEŞKES ANLAŞMASINI İSRAİL BOZDU"</strong>  Bu bağlamda Haaretz gazetesinin önde gelen analistlerinden Amos Harel, Gazze Şeridi’nde hala 59 İsrailli esirin olduğunu ve bunlardan 21'inin hala hayatta olduğunun varsayıldığına işaret ederken, "Mısır'ın masada yeni bir önerisi var. Bu öneri, İsrail ile Hamas'ın talepleri arasında orta yol buluyor. 8 İsrailli esirin serbest bırakılması karşılığında çok sayıda Filistinli esirin serbest bırakılmasını ve yaklaşık iki aylık ateşkes sağlanmasını öngörüyor." dedi.  Harel, Trump yönetiminin İsrail Başbakanı Netanyahu'yu çıkmaza sürüklemeyi umduğunu belirterek, "Çatışmalar bittikten sonra kendisine o kadar baskı uygulanacak ki tekrar savaşmaya gücü yetmeyecek." ifadelerini kullandı.  Analist Harel, "Ocak ayında varılan ateşkesi ciddi şekilde ihlal edenin Hamas değil, İsrail olduğu belirtilmelidir." değerlendirmesinde bulundu.  Hamas yetkililerinin de Washington ile Tel Aviv arasında yeniden gerginliğin başladığını hissettiğini ifade eden Harel, İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyinde ve güneyinde giderek daha geniş alanların kontrolünü ele geçirirken, Hamas'ın açıkça İsrail kara güçleriyle çatışmaktan kaçındığını öne sürdü.  Harel, İsrail'in şu süreçte tek taraflı bir savaş yürüttüğüne işaret ederek, "Hamas, daha fazla kaybı önlemek amacıyla Refah'ın kuzey bölgesindeki savaşçılarının bir kısmını, güvenli bölge olduğu söylenen Mevasi'ye gönderdi." iddiasında bulundu.  Hamas'ın birliklerini korurken İsrail askerlerinin konuşlanmasının zaaflarından faydalanmak için beklediğine dikkati çeken Harel, Hamas'ın ABD’nin en kısa zamanda müdahale edip savaşı sona erdirmesini umduğunu belirtti.  Harel, "İsrail de teyakkuzda. Muhtemelen genelkurmay başkanlığının yedek askerlerin operasyonları ne ölçüde destekleyebileceği konusundaki endişelerinden etkilenmiş durumda." ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail eski Genelkurmay Başkanı: Netanyahu tehdit ve tutuklanması gerek</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israil-eski-genelkurmay-baskani-netanyahu-tehdit-ve-tutuklanmasi-gerek</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israil-eski-genelkurmay-baskani-netanyahu-tehdit-ve-tutuklanmasi-gerek</guid>
<description><![CDATA[ İsrail eski Genelkurmay Başkanı Dan Halutz, Başbakan Binyamin Netanyahu&#039;nun &quot;düşman olduğunu ve tutuklanması gerektiğini&quot; söyledi.İsrail&#039;de Kanal12&#039;de bir programda konuşan Halutz, Başbakan Netanyahu&#039;nun &quot;ulusal güvenlik için tehdit ve düşman olduğunu&quot; belirterek tutuklanması gerektiğini ifade etti.  NETANYAHU&#039;NUN PATİSİNDEN YANIT  Halutz&#039;un açıklamaları İsrail&#039;de tartışmaya yol açarken, Başbakan Netanyahu&#039;nun partisi Likud&#039;dan yazılı açıklama yapıldı.  &quot;Halutz&#039;un ülke tarihinin en başarısız genelkurmay başkanı olduğu&quot; savunula açıklamada, &quot;Bu ifade özgürlüğü değildir. Bu demokrasiye karşı bir kışkırtma, aşırı solun Başbakan&#039;a karşı suikast girişimlerini teşvik etmektir.&quot; ifadelerine yer verdi.  Likud Partisi, Halutz&#039;un sözlerinin &quot;İsrail ordusunu, kamuoyunu, demokrasinin üzerine kurulu olduğu değerleri değil, bir grup anarşist, düşmanın sözlerine teslim olan şişman ve geçersiz emeklileri temsil ettiğini&quot; ileri sürdü.  Halutz, daha önceden Gazze&#039;ye yönelik saldırılarda &quot;en büyük zafer fotoğrafının Netanyahu&#039;nun görevden alınmasıyla sağlanabileceğini&quot; dile getirmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GCZBgbMsDU6pgsCB7doUMg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, eski, Genelkurmay, Başkanı:, Netanyahu, tehdit, tutuklanması, gerek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GCZBgbMsDU6pgsCB7doUMg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" netanyahu tehdit ve tutuklanmas gerek><p>İsrail eski Genelkurmay Başkanı Dan Halutz, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun "düşman olduğunu ve tutuklanması gerektiğini" söyledi.</p>İsrail'de Kanal12'de bir programda konuşan Halutz, Başbakan Netanyahu'nun "ulusal güvenlik için tehdit ve düşman olduğunu" belirterek tutuklanması gerektiğini ifade etti.  <strong>NETANYAHU'NUN PATİSİNDEN YANIT</strong>  Halutz'un açıklamaları İsrail'de tartışmaya yol açarken, Başbakan Netanyahu'nun partisi Likud'dan yazılı açıklama yapıldı.  "Halutz'un ülke tarihinin en başarısız genelkurmay başkanı olduğu" savunula açıklamada, "Bu ifade özgürlüğü değildir. Bu demokrasiye karşı bir kışkırtma, aşırı solun Başbakan'a karşı suikast girişimlerini teşvik etmektir." ifadelerine yer verdi.  Likud Partisi, Halutz'un sözlerinin "İsrail ordusunu, kamuoyunu, demokrasinin üzerine kurulu olduğu değerleri değil, bir grup anarşist, düşmanın sözlerine teslim olan şişman ve geçersiz emeklileri temsil ettiğini" ileri sürdü.  Halutz, daha önceden Gazze'ye yönelik saldırılarda "en büyük zafer fotoğrafının Netanyahu'nun görevden alınmasıyla sağlanabileceğini" dile getirmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de, ilaç ve yarı iletken ithalatına ulusal güvenlik soruşturması</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdde-ilac-ve-yari-iletken-ithalatina-ulusal-guvenlik-sorusturmasi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdde-ilac-ve-yari-iletken-ithalatina-ulusal-guvenlik-sorusturmasi</guid>
<description><![CDATA[ ABD yönetimi, ithal ilaçlar ile yarı iletkenler ve yarı iletken üretim ekipmanlarının ulusal güvenliğe etkilerini incelemek üzere iki ayrı soruşturma başlattı.ABD Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, ithal ilaçlara yönelik soruşturma, bitmiş ilaçlar, tıbbi karşı önlemler, aktif ilaç bileşenleri gibi kritik girdiler, temel başlangıç malzemeleri ve bu ürünlerin türevlerini kapsıyor.  Yarı iletkenlere yönelik soruşturmayla da yarı iletkenler, yarı iletken üretim ekipmanları ve bunlara bağlı türev ürünlerin ithalatının ulusal güvenlik üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanıyor.  Her iki soruşturma kapsamında kamuoyundan görüş talep edilirken, söz konusu ürünlerin ithalatının ABD&#039;nin yerli üretim kapasitesi, iş gücü yetkinliği ve tedarik zincirleri üzerindeki etkisine dair bilgiler paylaşılması isteniyor.  Konuyla ilgili kamuoyu görüşlerinin sunulması için 21 günlük süre tanınıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P6P0vrsjCEaD6WwDauuuhQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, ilaç, yarı, iletken, ithalatına, ulusal, güvenlik, soruşturması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P6P0vrsjCEaD6WwDauuuhQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de, ilaç ithalatına soruşturması"><p>ABD yönetimi, ithal ilaçlar ile yarı iletkenler ve yarı iletken üretim ekipmanlarının ulusal güvenliğe etkilerini incelemek üzere iki ayrı soruşturma başlattı.</p>ABD Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, ithal ilaçlara yönelik soruşturma, bitmiş ilaçlar, tıbbi karşı önlemler, aktif ilaç bileşenleri gibi kritik girdiler, temel başlangıç malzemeleri ve bu ürünlerin türevlerini kapsıyor.  Yarı iletkenlere yönelik soruşturmayla da yarı iletkenler, yarı iletken üretim ekipmanları ve bunlara bağlı türev ürünlerin ithalatının ulusal güvenlik üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanıyor.  Her iki soruşturma kapsamında kamuoyundan görüş talep edilirken, söz konusu ürünlerin ithalatının ABD'nin yerli üretim kapasitesi, iş gücü yetkinliği ve tedarik zincirleri üzerindeki etkisine dair bilgiler paylaşılması isteniyor.  Konuyla ilgili kamuoyu görüşlerinin sunulması için 21 günlük süre tanınıyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>45 yaşındaki kadın sigara bile içmiyordu: Akciğer kanserine yakalandı, tek belirtisi bacaklarındaydı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/45-yasindaki-kadin-sigara-bile-icmiyordu-akciger-kanserine-yakalandi-tek-belirtisi-bacaklarindaydi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/45-yasindaki-kadin-sigara-bile-icmiyordu-akciger-kanserine-yakalandi-tek-belirtisi-bacaklarindaydi</guid>
<description><![CDATA[ Hiç sigara içmemesine ve son derece sağlıklı bir yaşam sürmesine rağmen, ileri evre akciğer kanseri teşhisi konulan 45 yaşındaki Chad Dunbar, hastalığın nadir bir belirtisi sayesinde durumu fark etti: Baldırındaki ağrı ve şişlik.İki çocuk babası Utahlı teknoloji yöneticisi Chad Dunbar, 2023 yılında beynine, karaciğerine, kemiklerine ve kalbine yakın lenf düğümlerine yayılan 4. evre akciğer kanseri olduğunu öğrendi. Doktorların verdiği bilgiye göre, beş yıl hayatta kalma şansı sadece yüzde 5’ti.Dunbar, yaşadığı süreci, genç yaşta akciğer kanseri hastalarına destek olmayı amaçlayan bir videoda paylaştı. Hastalığın tek belirtisinin, baldırındaki ağrı ve şişlik olduğunu söyleyen Dunbar, başlangıçta bunu bisiklet antrenmanlarına bağladığını belirtti. O dönemde sezon boyunca bisikletiyle yaklaşık 4.800 kilometre yol kat ettiğini vurgulayan Dunbar, “Muhtemelen aşırı kullanım sonucu bir kas zorlanmasıdır,” diye düşündüğünü ifade etti.Ancak yapılan testler, durumun göründüğünden çok daha ciddi olduğunu ortaya koydu.“Hemşire odaya girdi ve ‘Akciğer kanseri olduğunuzu düşünüyoruz’ dedi. O an düşündüm ki, bu imkânsız. Her mevsim 3.000 mil dağ bisikleti sürüyorum, akciğerlerim vücudumun en güçlü kısmıydı,” diye konuştu Dunbar.İlk tepkisi inkâr ve öfke olan Dunbar, “Neden ben? Nasıl olur?” sorularıyla boğuştuğunu anlattı.Dunbar, şimdi akciğer kanserinin yalnızca öksürük ve nefes darlığı gibi klasik belirtilerle sınırlı olmadığını, bazı durumlarda baldırda ağrı ya da vücudun farklı yerlerinde şişlik gibi sıra dışı işaretlerle kendini gösterebileceğini vurguluyor.Kanserin lenf düğümlerine yayılması, uzuvlarda şişlik ve lenfödem gibi sorunlara yol açabiliyor. Tümörlerin kan damarlarına baskı yapması veya hayati organların işlevini engellemesi de benzer belirtilere neden olabiliyor.Dunbar’ın akciğer kanseri vakasında, hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına neden olan RET gen mutasyonu tespit edildi. Bu tür mutasyonlar, sigara içmemiş genç hastalar arasında daha sık görülüyor ve akciğer kanseri vakalarının küçük bir kısmını oluşturuyor.Dunbar başlangıçta standart kemoterapi ve hedefe yönelik ilaçlara olumlu yanıt verdi. Temmuz 2023’te yapılan taramalarda, beyin, karaciğer ve kaburgalarda kayda değer iyileşme gözlemlendi.Ancak Mart 2024’te yapılan bir güncellemede, beynindeki ve karaciğerindeki tümörlerin yeniden büyümeye başladığı açıklandı. Bu gelişme, Dunbar’ın yaşam beklentisini yeniden ciddi şekilde etkiledi.Yine de pes etmeyen Dunbar, kısa süren bir “kendine acıma dönemi”nin ardından mücadeleye devam etme kararı aldı:Şu anda eşi Allyson ve oğulları Walker ile Noah’la geçirdiği her anın kıymetini bilen Dunbar, Kaliforniya’ya iki haftada bir giderek deneysel bir tedaviye katılıyor.Araştırmalara göre, akciğer kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 70’i sigara kaynaklı olsa da, hiç sigara içmemiş bireylerde de hastalık gizemli bir şekilde artış gösteriyor. Bilim insanları bu durumun, özellikle hava kirliliğine artan maruziyetle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.İngiltere’de her yıl yaklaşık 35.000 kişi akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu da hastalığı ülkedeki en ölümcül kanser türü haline getiriyor.Uzmanlar, üç haftadan uzun süren öksürük, göğüs enfeksiyonları, kanlı balgam, nefes darlığı, açıklanamayan kilo kaybı ve yorgunluk gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca parmaklarda şekil değişikliği, ses kısıklığı, yutma zorluğu ve yüz-boyun bölgesinde şişlik gibi daha az bilinen belirtiler de erken teşhis için önemli ipuçları olabilir.Dunbar’ın hikayesi, sağlıklı bir yaşam tarzının tek başına garanti olmadığını ve akciğer kanserinin herkes için bir risk oluşturabileceğini gözler önüne seriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7oUGj9LWdUaOuD8zHksVxA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşındaki, kadın, sigara, bile, içmiyordu:, Akciğer, kanserine, yakalandı, tek, belirtisi, bacaklarındaydı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7oUGj9LWdUaOuD8zHksVxA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sigara bile içmiyordu, akciğer kanserine yakalandı: Tek belirtisi bacaklarındaydı"><p>Hiç sigara içmemesine ve son derece sağlıklı bir yaşam sürmesine rağmen, ileri evre akciğer kanseri teşhisi konulan 45 yaşındaki Chad Dunbar, hastalığın nadir bir belirtisi sayesinde durumu fark etti: Baldırındaki ağrı ve şişlik.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rz4i1l1yj0u4uJN7P-Sxjg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İki çocuk babası Utahlı teknoloji yöneticisi Chad Dunbar, 2023 yılında beynine, karaciğerine, kemiklerine ve kalbine yakın lenf düğümlerine yayılan 4. evre akciğer kanseri olduğunu öğrendi. Doktorların verdiği bilgiye göre, beş yıl hayatta kalma şansı sadece yüzde 5’ti.Dunbar, yaşadığı süreci, genç yaşta akciğer kanseri hastalarına destek olmayı amaçlayan bir videoda paylaştı. Hastalığın tek belirtisinin, baldırındaki ağrı ve şişlik olduğunu söyleyen Dunbar, başlangıçta bunu bisiklet antrenmanlarına bağladığını belirtti. O dönemde sezon boyunca bisikletiyle yaklaşık 4.800 kilometre yol kat ettiğini vurgulayan Dunbar, “Muhtemelen aşırı kullanım sonucu bir kas zorlanmasıdır,” diye düşündüğünü ifade etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A4RAl1gNXkyJ-ki7LuuqCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak yapılan testler, durumun göründüğünden çok daha ciddi olduğunu ortaya koydu.“Hemşire odaya girdi ve ‘Akciğer kanseri olduğunuzu düşünüyoruz’ dedi. O an düşündüm ki, bu imkânsız. Her mevsim 3.000 mil dağ bisikleti sürüyorum, akciğerlerim vücudumun en güçlü kısmıydı,” diye konuştu Dunbar.İlk tepkisi inkâr ve öfke olan Dunbar, “Neden ben? Nasıl olur?” sorularıyla boğuştuğunu anlattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qYBDTb8zP02EYRkETVSo9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dunbar, şimdi akciğer kanserinin yalnızca öksürük ve nefes darlığı gibi klasik belirtilerle sınırlı olmadığını, bazı durumlarda baldırda ağrı ya da vücudun farklı yerlerinde şişlik gibi sıra dışı işaretlerle kendini gösterebileceğini vurguluyor.Kanserin lenf düğümlerine yayılması, uzuvlarda şişlik ve lenfödem gibi sorunlara yol açabiliyor. Tümörlerin kan damarlarına baskı yapması veya hayati organların işlevini engellemesi de benzer belirtilere neden olabiliyor.Dunbar’ın akciğer kanseri vakasında, hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına neden olan RET gen mutasyonu tespit edildi. Bu tür mutasyonlar, sigara içmemiş genç hastalar arasında daha sık görülüyor ve akciğer kanseri vakalarının küçük bir kısmını oluşturuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JFCIe9RZG0W3HYEVpJhH6Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dunbar başlangıçta standart kemoterapi ve hedefe yönelik ilaçlara olumlu yanıt verdi. Temmuz 2023’te yapılan taramalarda, beyin, karaciğer ve kaburgalarda kayda değer iyileşme gözlemlendi.Ancak Mart 2024’te yapılan bir güncellemede, beynindeki ve karaciğerindeki tümörlerin yeniden büyümeye başladığı açıklandı. Bu gelişme, Dunbar’ın yaşam beklentisini yeniden ciddi şekilde etkiledi.Yine de pes etmeyen Dunbar, kısa süren bir “kendine acıma dönemi”nin ardından mücadeleye devam etme kararı aldı:Şu anda eşi Allyson ve oğulları Walker ile Noah’la geçirdiği her anın kıymetini bilen Dunbar, Kaliforniya’ya iki haftada bir giderek deneysel bir tedaviye katılıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Y_JpgqExDEyKkFcfaw6ywQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmalara göre, akciğer kanseri vakalarının yaklaşık yüzde 70’i sigara kaynaklı olsa da, hiç sigara içmemiş bireylerde de hastalık gizemli bir şekilde artış gösteriyor. Bilim insanları bu durumun, özellikle hava kirliliğine artan maruziyetle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.İngiltere’de her yıl yaklaşık 35.000 kişi akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu da hastalığı ülkedeki en ölümcül kanser türü haline getiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Wp5VfOIhXU6px5CsaC4pHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar, üç haftadan uzun süren öksürük, göğüs enfeksiyonları, kanlı balgam, nefes darlığı, açıklanamayan kilo kaybı ve yorgunluk gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca parmaklarda şekil değişikliği, ses kısıklığı, yutma zorluğu ve yüz-boyun bölgesinde şişlik gibi daha az bilinen belirtiler de erken teşhis için önemli ipuçları olabilir.Dunbar’ın hikayesi, sağlıklı bir yaşam tarzının tek başına garanti olmadığını ve akciğer kanserinin herkes için bir risk oluşturabileceğini gözler önüne seriyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doktorlar 2 belirtiyi ciddiye almadı: 10 hafta içinde en ölümcül kanserden öldü</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/doktorlar-2-belirtiyi-ciddiye-almadi-10-hafta-icinde-en-oelumcul-kanserden-oeldu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/doktorlar-2-belirtiyi-ciddiye-almadi-10-hafta-icinde-en-oelumcul-kanserden-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ 59 yaşındaki Gary Buesnel, bir yıl boyunca mide ağrısı ve iştahsızlık gibi şikâyetlerle mücadele etti. Ancak doktorlar, bu belirtileri başlangıçta fıtık ya da safra kesesi taşı gibi daha az ciddi durumlarla ilişkilendirerek ciddiye almadı. Kızı Leah, “Bunlar kırmızı alarm olmalıydı ama sürekli onun iyi olduğunu söylediler” dedi.Mart 2020’de ağrılar dayanılmaz bir hâle geldiğinde hastaneye başvuran Buesnel’e nihayet kapsamlı testler yapıldı. Taramalarda karaciğerde bir tümör saptandı. Ardından yapılan testler, bunun pankreastaki ana tümöre bağlı ikincil bir kanser olduğunu ortaya koydu.Dördüncü evredeydi ve doktorlar, artık yapılabilecek hiçbir şey olmadığını söyledi. Leah, “O an odada sadece ağlayarak kalakaldık. Hiçbir umut verilmedi” dedi.Uzmanlara göre pankreas kanseri genellikle geç evrelerde teşhis ediliyor. Bu da tedavi şansını büyük ölçüde azaltıyor. Pancreatic Cancer UK’ye göre, hastaların %50’si teşhisten sonraki üç ay içinde hayatını kaybediyor.Cerrahi müdahale, tedavi için tek şans olarak görülüyor. Ancak çoğu hasta teşhis konulduğunda ameliyat şansı çoktan geçmiş oluyor. Kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler ise sadece semptomları hafifletmeye yönelik uygulanabiliyor.Aile, bir umutla özel bir doktora başvurdu. Ancak Leah için en yıkıcı haber de burada geldi: “Tedavi olmadan 8 ila 12 haftası kaldığını söylediler. Dünya çapında bir çözüm aradım ama hiçbir şey bulamadım.”Durumu hızla kötüleşen Gary Buesnel’e safra kanalındaki tıkanıklığı açmak için bir ameliyat daha yapıldı ve ardından ilk kemoterapi seansı uygulandı. Leah, o dönemi şöyle anlattı: “Yanımıza taşındığında odasında oturmuş çikolatası yiyordu. Her şeyin yoluna gireceğini düşündüm.”Ancak kısa süre sonra durumu ağırlaştı ve bakımevine alındı. Yeme ve içmeyi bıraktı. Leah, “Üç günü kaldığını söylediler. Yanına gittiğimde konuşamayacak kadar kötüydü. Her şey çok hızlı oldu” dedi.Gary Buesnel, 60. yaş gününden bir ay önce, 15 Mayıs 2020’de hayatını kaybetti.Bugün, bir çocuk annesi olan Leah, pankreas kanseri belirtileri konusunda farkındalık yaratmak için mücadele ediyor. “Mide bulantısı, ishal, kabızlık, hazımsızlık, mide üst kısmında ağrı, iştahsızlık ve ani kilo kaybı gibi belirtiler hafife alınmamalı” uyarısında bulunuyor.“Bu semptomlar başka şeylere de işaret edebilir ama pankreas kanserinin habercisi olabileceğini de unutmamalıyız. Erken tarama şart” diyen Leah, şu sözlerle sesleniyor:“Babamın kanseri teşhis edilene kadar pankreasın yerini bile bilmiyordum. İnsanlara mesajım şu: Bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyorsanız, en yüksek sesle bağırın. Çünkü insanlar sizi ancak o zaman duyar. Israr edin, ikinci bir görüş alın.” ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L_oy2f9nwkahQRRqvQmAfA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:34 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doktorlar, belirtiyi, ciddiye, almadı:, hafta, içinde, ölümcül, kanserden, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/L_oy2f9nwkahQRRqvQmAfA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Doktorlar 2 belirtiyi ciddiye almadı: 10 hafta içinde en ölümcül kanserden öldü"><p>59 yaşındaki Gary Buesnel, bir yıl boyunca mide ağrısı ve iştahsızlık gibi şikâyetlerle mücadele etti. Ancak doktorlar, bu belirtileri başlangıçta fıtık ya da safra kesesi taşı gibi daha az ciddi durumlarla ilişkilendirerek ciddiye almadı. Kızı Leah, “Bunlar kırmızı alarm olmalıydı ama sürekli onun iyi olduğunu söylediler” dedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S1SOYArbhkyR5sG_w6p6Gw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mart 2020’de ağrılar dayanılmaz bir hâle geldiğinde hastaneye başvuran Buesnel’e nihayet kapsamlı testler yapıldı. Taramalarda karaciğerde bir tümör saptandı. Ardından yapılan testler, bunun pankreastaki ana tümöre bağlı ikincil bir kanser olduğunu ortaya koydu.Dördüncü evredeydi ve doktorlar, artık yapılabilecek hiçbir şey olmadığını söyledi. Leah, “O an odada sadece ağlayarak kalakaldık. Hiçbir umut verilmedi” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LC5uRh3_IE-L58vG9BOqBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlara göre pankreas kanseri genellikle geç evrelerde teşhis ediliyor. Bu da tedavi şansını büyük ölçüde azaltıyor. Pancreatic Cancer UK’ye göre, hastaların %50’si teşhisten sonraki üç ay içinde hayatını kaybediyor.Cerrahi müdahale, tedavi için tek şans olarak görülüyor. Ancak çoğu hasta teşhis konulduğunda ameliyat şansı çoktan geçmiş oluyor. Kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler ise sadece semptomları hafifletmeye yönelik uygulanabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LwuJz58tLUeMkpjfhFnUQg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aile, bir umutla özel bir doktora başvurdu. Ancak Leah için en yıkıcı haber de burada geldi: “Tedavi olmadan 8 ila 12 haftası kaldığını söylediler. Dünya çapında bir çözüm aradım ama hiçbir şey bulamadım.”Durumu hızla kötüleşen Gary Buesnel’e safra kanalındaki tıkanıklığı açmak için bir ameliyat daha yapıldı ve ardından ilk kemoterapi seansı uygulandı. Leah, o dönemi şöyle anlattı: “Yanımıza taşındığında odasında oturmuş çikolatası yiyordu. Her şeyin yoluna gireceğini düşündüm.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KIs-XY4gBkuaZI1G_zQKtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak kısa süre sonra durumu ağırlaştı ve bakımevine alındı. Yeme ve içmeyi bıraktı. Leah, “Üç günü kaldığını söylediler. Yanına gittiğimde konuşamayacak kadar kötüydü. Her şey çok hızlı oldu” dedi.Gary Buesnel, 60. yaş gününden bir ay önce, 15 Mayıs 2020’de hayatını kaybetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CPAM1Ie9YEePy9ULboaJKQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bugün, bir çocuk annesi olan Leah, pankreas kanseri belirtileri konusunda farkındalık yaratmak için mücadele ediyor. “Mide bulantısı, ishal, kabızlık, hazımsızlık, mide üst kısmında ağrı, iştahsızlık ve ani kilo kaybı gibi belirtiler hafife alınmamalı” uyarısında bulunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DvWPwAZUe0aiajmAMAzjbg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Bu semptomlar başka şeylere de işaret edebilir ama pankreas kanserinin habercisi olabileceğini de unutmamalıyız. Erken tarama şart” diyen Leah, şu sözlerle sesleniyor:“Babamın kanseri teşhis edilene kadar pankreasın yerini bile bilmiyordum. İnsanlara mesajım şu: Bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyorsanız, en yüksek sesle bağırın. Çünkü insanlar sizi ancak o zaman duyar. Israr edin, ikinci bir görüş alın.”</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Afganistan&amp;apos;ın yasaklı gücü: Kadınlar ülkeyi ayakta tutuyor</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/afganistanin-yasakli-gucu-kadinlar-ulkeyi-ayakta-tutuyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/afganistanin-yasakli-gucu-kadinlar-ulkeyi-ayakta-tutuyor</guid>
<description><![CDATA[ Afganistan&#039;da Taliban hükümetinin katı yasakları kadınlar okumasını ve çalışmasını engellemeye devam ediyor. Kadınların yapılmasına izin verilen çok az meslekten biri olan halı dokumacılığı, ülkenin en temel geçim kaynağı. İş gücünün yaklaşık yüzde 90&#039;ını ise kadınlar oluşturuyor.Afganistan&#039;ın başkenti Kabil&#039;de yüzlerce kadın ve kız çocuğu Taliban hükümetinin yasakları altında hayatını sürdürmeye çalışıyor.  Taliban&#039;ın 2021&#039;de iktidarı ele geçirmesinden bu yana 12 yaş üstü kızların eğitim alması, kadınların ise birçok işte çalışması engelleniyor. Kadınlar atölyelere yöneliyor.  2020&#039;de kadınların sadece yüzde 19&#039;u iş gücünün bir parçasıydı - erkeklerden dört kat daha az. Bu sayı Taliban yönetimi altında daha da düştü.  Fırsat eksikliği ve ülkenin karşı karşıya olduğu vahim ekonomik durum, birçok kişiyi uzun ve zahmetli bir iş olan halı dokumaya itti. Bu, Taliban hükümetinin kadınların çalışmasına izin verdiği birkaç meslekten biri.ÜLKE EKONOMİSİNİ KADINLAR AYAKTA TUTUYOR  Birleşmiş Milletler&#039;e göre, yaklaşık 1,2 ila 1,5 milyon Afgan&#039;ın geçim kaynağı halı dokuma sektörüne dayanıyor ve iş gücünün yaklaşık yüzde 90&#039;ını kadınlar oluşturuyor.  BM&#039;nin 2024 raporunda Taliban&#039;ın iktidara gelmesinden bu yana &quot;temel olarak çöktüğü&quot; uyarısında bulunduğu bir ekonomide, halı ihracatı sektörü hızla büyüyor.  Afganistan&#039;da halılar çok daha düşük fiyata satılıyor - metrekare başına 100-150 dolar arasında. Ailelerini geçindirmek için paraya ihtiyaç duyan ve istihdam için çok az seçeneğe sahip olan işçiler düşük ücretli işlerde sıkışıp kalıyor.  Halı dokumacıları metrekare başına yaklaşık 27 dolar kazandıklarını söylüyorlar, ki bu genellikle üretimi yaklaşık bir ay sürüyor.KIZ ÇOCUKLARIN OKULA GİTMESİ  Taliban, müfredatın İslami değerlerle uyumlu hale getirilmesi gibi endişelerinin giderilmesi halinde kızların okula dönmesine izin verileceğini söylüyor.Ancak şu ana kadar bunu gerçekleştirmek için somut bir adım atılmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ApfkiIIOjUODWDP7eTERKA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Afganistanın, yasaklı, gücü:, Kadınlar, ülkeyi, ayakta, tutuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ApfkiIIOjUODWDP7eTERKA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Afganistan'da kadınlar ülke ekonomisini ayakta tutuyor"><p>Afganistan'da Taliban hükümetinin katı yasakları kadınlar okumasını ve çalışmasını engellemeye devam ediyor. Kadınların yapılmasına izin verilen çok az meslekten biri olan halı dokumacılığı, ülkenin en temel geçim kaynağı. İş gücünün yaklaşık yüzde 90'ını ise kadınlar oluşturuyor.</p><p>Afganistan'ın başkenti Kabil'de yüzlerce kadın ve kız çocuğu Taliban hükümetinin yasakları altında hayatını sürdürmeye çalışıyor.  Taliban'ın 2021'de iktidarı ele geçirmesinden bu yana 12 yaş üstü kızların eğitim alması, kadınların ise birçok işte çalışması engelleniyor. Kadınlar atölyelere yöneliyor.  2020'de kadınların sadece yüzde 19'u iş gücünün bir parçasıydı - erkeklerden dört kat daha az. Bu sayı Taliban yönetimi altında daha da düştü.  Fırsat eksikliği ve ülkenin karşı karşıya olduğu vahim ekonomik durum, birçok kişiyi uzun ve zahmetli bir iş olan halı dokumaya itti. Bu, Taliban hükümetinin kadınların çalışmasına izin verdiği birkaç meslekten biri.</p><p><strong>ÜLKE EKONOMİSİNİ KADINLAR AYAKTA TUTUYOR</strong>  Birleşmiş Milletler'e göre, yaklaşık 1,2 ila 1,5 milyon Afgan'ın geçim kaynağı halı dokuma sektörüne dayanıyor ve iş gücünün yaklaşık yüzde 90'ını kadınlar oluşturuyor.  BM'nin 2024 raporunda Taliban'ın iktidara gelmesinden bu yana "temel olarak çöktüğü" uyarısında bulunduğu bir ekonomide, halı ihracatı sektörü hızla büyüyor.  Afganistan'da halılar çok daha düşük fiyata satılıyor - metrekare başına 100-150 dolar arasında. Ailelerini geçindirmek için paraya ihtiyaç duyan ve istihdam için çok az seçeneğe sahip olan işçiler düşük ücretli işlerde sıkışıp kalıyor.  Halı dokumacıları metrekare başına yaklaşık 27 dolar kazandıklarını söylüyorlar, ki bu genellikle üretimi yaklaşık bir ay sürüyor.</p><p><strong>KIZ ÇOCUKLARIN OKULA GİTMESİ</strong>  Taliban, müfredatın İslami değerlerle uyumlu hale getirilmesi gibi endişelerinin giderilmesi halinde kızların okula dönmesine izin verileceğini söylüyor.</p><p>Ancak şu ana kadar bunu gerçekleştirmek için somut bir adım atılmadı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna&amp;apos;ya karşı savaşan Çinliler konuştu: &amp;quot;Ruslardan duyduğumuz her şey yalanmış&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ukraynaya-karsi-savasan-cinliler-konustu-ruslardan-duydugumuz-her-sey-yalanmis</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ukraynaya-karsi-savasan-cinliler-konustu-ruslardan-duydugumuz-her-sey-yalanmis</guid>
<description><![CDATA[ Rusya için savaşırken yakalanan iki Çin vatandaşından biri Wang, savaşa Tiktok üzerinden nasıl katıldığını anlattı. Zhang ise “Para kazanmak istiyordum ama kendimi savaşta bulacağımı tahmin etmemiştim” dedi.Rusya için savaşırken yakalanan iki Çin vatandaşı, cephede yaşadıklarını anlattı.Askerler savaşa, Çin hükümeti tarafından gönderilmediklerini belirtti.Kyiv Independent&#039;in haberine göre Ukrayna&#039;nın elinde bulunan Çinli esirlerden Wang Guangjun, Ukraynalı bir asker tarafından yakalandıktan sonra Rusya&#039;nın kimyasal silahıyla hedef alındığını söyledi.Başkent Kiev&#039;deki basın toplantısında konuşan Wang, &quot;Gücümü kaybediyordum ve baygınlık geçiriyordum. Sonra düştüm ve birinin beni yakamdan tutup temiz havaya çıkardığını hissettim&quot; dedi.Wang, Ukrayna birlikleri tarafından ele geçirildiğini ve Rus saldırıları devam ederken kendini bir sığınakta bulduğunu anlattı. Ukraynalı askerlerin, &quot;sprey gaz&quot; saldırısı sonrası hayatta kalmasına yardımcı olduğunu belirtti. Wang, &quot;Ukraynalı askerler bizi korudu ve iyi davrandılar&quot; dedi.&quot;YÜZLERCE ÇİNLİ VAR&quot;1991 doğumlu Wang Guangjun ve 1998 doğumlu Zhang Renbo, Rusya saflarında Ukrayna&#039;ya karşı savaşırken yakalanan ilk Çinliler.Onların ele geçirildiğini ilk olarak Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski 11 Nisan&#039;da duyurmuştu. Zelenski, en az yüzlerce Çin vatandaşının Ukrayna&#039;da Rus saflarında savaştığını açıklamıştı.TİKTOK&#039;TA GEZİNİRKEN REKLAMI GÖRMÜŞ  Wang, Çin&#039;de TikTok&#039;ta gezinirken Rus ordusuna katılma reklamı yapan bir ilan gördüğünü anlattı. Geçenyaz işini kaybettikten sonra teklifle ilgilendiğini, özellikle askerlik hizmetinin Çin&#039;de prestijli bir iş olarak görüldüğünü dile getirdi.  Wang&#039;ın irtibata geçtiği bir askere alma görevlisi, ona Çinli bir askerin Rus ordusunda ayda 200 bin ile 250 bin Rus rublesi (2 bin-3 bin dolar) kazanabileceğini söylemiş. Bu, Çin&#039;deki ortalama bir maaştan daha yüksek.  Wang&#039;a göre işe alan kişi ayrıca Rusya&#039;ya seyahatini karşılama ve gerekli belgeleri edinmesine yardımcı olma sözü de vermiş. Ancak Wang, bunun gerçekleşmediğini söyledi. Daha sonra Rusların Wang&#039;ın banka kartını ve telefonunu elinden aldığını, böylece Wang&#039;ın kazandığı parayı yönetemediğini belirtti.  &quot;PARA KAZANMAK İSTİYORDUM&quot;  Yakalanan diğer asker Zhang ise varlıklı bir aileden geldiğini, itfaiyeci ve kurtarıcı olarak çalıştığını anlattı. Aralık ayında Rusya&#039;ya geldiğini ve önce inşaatta bir iş teklifi aldığını, ancak sonunda askerlik hizmeti için askere alındığını söyledi.  Zhang, “Para kazanmak istiyordum ama kendimi savaşta bulacağımı tahmin etmemiştim” dedi.  İki asker de Çin&#039;in neresinden geldiklerini söylemedi. İkili, Çin hükümetiyle hiçbir bağlantıları olmadığını ve Rus ordusuyla kendi özgür iradeleriyle bir sözleşme imzaladıklarını iddia etti.  Savaş alanına ulaşmadan önce güzergahları Moskova, Rostov-on-Don ve Ukrayna&#039;nın doğusunda Rus işgali altındaki Donetsk&#039;ten geçiyordu. Wang&#039;a göre, kendisi de muhtemelen Orta Asya, Gana ve Irak&#039;tan gelen diğer milletlerden insanlarla birlikte kampa yerleştirildi.&quot;HİÇ ASKER ÖLDÜRMEDİM&quot;  Çinli esirler, kendilerine emir vermek için el kol hareketlerine güvenen Rus komutanlara tabi olduklarını söylediler.  Wang askere alındıktan sonra kaçmasının zor olacağını çünkü eğitim alanındaki kontrolün çok sıkı olduğunu söyledi. Wang ayrıca hiçbir Ukraynalı askeri öldürmediğini de iddia etti. Yakalandığında cephede sadece üç gün geçirdiğini söyledi. Zhang ise yakalandığı ana kadar hiç Ukraynalı asker görmediğini belirtti.  &quot;UKRAYNA O KADAR ZAYIF DEĞİLMİŞ&quot;  Her iki Çinli de basın toplantısında Rusya&#039;yı eleştirdi ve yurttaşlarını bu ülke için savaşa girmekten vazgeçirdi. Ancak Kyiv Independent&#039;e göre bu açıklamaları yaparken Ukrayna&#039;nın esareti altında oldukları için iddialarının samimiyetini doğrulamak mümkün değil.  Wang, “Savaşta yer almak isteyen Çin vatandaşlarına bunu yapmamaları gerektiğini söylemek istiyoruz. Çünkü Ruslardan duyduğumuz her şey yalanmış. Rusya&#039;nın o kadar da güçlü olmadığı ve Ukrayna&#039;nın da o kadar zayıf olmadığı ortaya çıktı. Bu yüzden savaşlara hiç katılmamak daha iyi&quot; ifadelerini kullandı. TİKTOK&#039;TA GEZİNİRKEN REKLAMI GÖRMÜŞWang, Çin&#039;de TikTok&#039;ta gezinirken Rus ordusuna katılma reklamı yapan bir ilan gördüğünü anlattı. Geçenyaz işini kaybettikten sonra teklifle ilgilendiğini, özellikle askerlik hizmetinin Çin&#039;de prestijli bir iş olarak görüldüğünü dile getirdi.Wang&#039;ın irtibata geçtiği bir askere alma görevlisi, ona Çinli bir askerin Rus ordusunda ayda 200 bin ile 250 bin Rus rublesi (2 bin-3 bin dolar) kazanabileceğini söylemiş. Bu, Çin&#039;deki ortalama bir maaştan daha yüksek.Wang&#039;a göre işe alan kişi ayrıca Rusya&#039;ya seyahatini karşılama ve gerekli belgeleri edinmesine yardımcı olma sözü de vermiş. Ancak Wang, bunun gerçekleşmediğini söyledi. Daha sonra Rusların Wang&#039;ın banka kartını ve telefonunu elinden aldığını, böylece Wang&#039;ın kazandığı parayı yönetemediğini belirtti.&quot;PARA KAZANMAK İSTİYORDUM&quot; Yakalanan diğer asker Zhang ise varlıklı bir aileden geldiğini, itfaiyeci ve kurtarıcı olarak çalıştığını anlattı. Aral ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4MuR-31-CEmkhwbdBENQVQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukraynaya, karşı, savaşan, Çinliler, konuştu:, Ruslardan, duyduğumuz, her, şey, yalanmış</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4MuR-31-CEmkhwbdBENQVQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" ruslardan duyduklar yalanm><p>Rusya için savaşırken yakalanan iki Çin vatandaşından biri Wang, savaşa Tiktok üzerinden nasıl katıldığını anlattı. Zhang ise “Para kazanmak istiyordum ama kendimi savaşta bulacağımı tahmin etmemiştim” dedi.</p><p>Rusya için savaşırken yakalanan iki Çin vatandaşı, cephede yaşadıklarını anlattı.</p><p>Askerler savaşa, Çin hükümeti tarafından gönderilmediklerini belirtti.</p><p>Kyiv Independent'in haberine göre Ukrayna'nın elinde bulunan Çinli esirlerden Wang Guangjun, Ukraynalı bir asker tarafından yakalandıktan sonra Rusya'nın kimyasal silahıyla hedef alındığını söyledi.</p><p>Başkent Kiev'deki basın toplantısında konuşan Wang, "Gücümü kaybediyordum ve baygınlık geçiriyordum. Sonra düştüm ve birinin beni yakamdan tutup temiz havaya çıkardığını hissettim" dedi.</p><p>Wang, Ukrayna birlikleri tarafından ele geçirildiğini ve Rus saldırıları devam ederken kendini bir sığınakta bulduğunu anlattı. Ukraynalı askerlerin, "sprey gaz" saldırısı sonrası hayatta kalmasına yardımcı olduğunu belirtti. Wang, "Ukraynalı askerler bizi korudu ve iyi davrandılar" dedi.</p><p><strong>"YÜZLERCE ÇİNLİ VAR"</strong></p><p>1991 doğumlu Wang Guangjun ve 1998 doğumlu Zhang Renbo, Rusya saflarında Ukrayna'ya karşı savaşırken yakalanan ilk Çinliler.</p><p>Onların ele geçirildiğini ilk olarak Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski 11 Nisan'da duyurmuştu. Zelenski, en az yüzlerce Çin vatandaşının Ukrayna'da Rus saflarında savaştığını açıklamıştı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xCMSZmLvokubwf3A3KeK8A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>TİKTOK'TA GEZİNİRKEN REKLAMI GÖRMÜŞ</strong>  Wang, Çin'de TikTok'ta gezinirken Rus ordusuna katılma reklamı yapan bir ilan gördüğünü anlattı. Geçenyaz işini kaybettikten sonra teklifle ilgilendiğini, özellikle askerlik hizmetinin Çin'de prestijli bir iş olarak görüldüğünü dile getirdi.  Wang'ın irtibata geçtiği bir askere alma görevlisi, ona Çinli bir askerin Rus ordusunda ayda 200 bin ile 250 bin Rus rublesi (2 bin-3 bin dolar) kazanabileceğini söylemiş. Bu, Çin'deki ortalama bir maaştan daha yüksek.  Wang'a göre işe alan kişi ayrıca Rusya'ya seyahatini karşılama ve gerekli belgeleri edinmesine yardımcı olma sözü de vermiş. Ancak Wang, bunun gerçekleşmediğini söyledi. Daha sonra Rusların Wang'ın banka kartını ve telefonunu elinden aldığını, böylece Wang'ın kazandığı parayı yönetemediğini belirtti.  <strong>"PARA KAZANMAK İSTİYORDUM"</strong>  Yakalanan diğer asker Zhang ise varlıklı bir aileden geldiğini, itfaiyeci ve kurtarıcı olarak çalıştığını anlattı. Aralık ayında Rusya'ya geldiğini ve önce inşaatta bir iş teklifi aldığını, ancak sonunda askerlik hizmeti için askere alındığını söyledi.  Zhang, “Para kazanmak istiyordum ama kendimi savaşta bulacağımı tahmin etmemiştim” dedi.  İki asker de Çin'in neresinden geldiklerini söylemedi. İkili, Çin hükümetiyle hiçbir bağlantıları olmadığını ve Rus ordusuyla kendi özgür iradeleriyle bir sözleşme imzaladıklarını iddia etti.  Savaş alanına ulaşmadan önce güzergahları Moskova, Rostov-on-Don ve Ukrayna'nın doğusunda Rus işgali altındaki Donetsk'ten geçiyordu. Wang'a göre, kendisi de muhtemelen Orta Asya, Gana ve Irak'tan gelen diğer milletlerden insanlarla birlikte kampa yerleştirildi.</p><p>"HİÇ ASKER ÖLDÜRMEDİM"  Çinli esirler, kendilerine emir vermek için el kol hareketlerine güvenen Rus komutanlara tabi olduklarını söylediler.  Wang askere alındıktan sonra kaçmasının zor olacağını çünkü eğitim alanındaki kontrolün çok sıkı olduğunu söyledi. Wang ayrıca hiçbir Ukraynalı askeri öldürmediğini de iddia etti. Yakalandığında cephede sadece üç gün geçirdiğini söyledi. Zhang ise yakalandığı ana kadar hiç Ukraynalı asker görmediğini belirtti.  "UKRAYNA O KADAR ZAYIF DEĞİLMİŞ"  Her iki Çinli de basın toplantısında Rusya'yı eleştirdi ve yurttaşlarını bu ülke için savaşa girmekten vazgeçirdi. Ancak Kyiv Independent'e göre bu açıklamaları yaparken Ukrayna'nın esareti altında oldukları için iddialarının samimiyetini doğrulamak mümkün değil.  Wang, “Savaşta yer almak isteyen Çin vatandaşlarına bunu yapmamaları gerektiğini söylemek istiyoruz. Çünkü Ruslardan duyduğumuz her şey yalanmış. Rusya'nın o kadar da güçlü olmadığı ve Ukrayna'nın da o kadar zayıf olmadığı ortaya çıktı. Bu yüzden savaşlara hiç katılmamak daha iyi" ifadelerini kullandı. </p><p>TİKTOK'TA GEZİNİRKEN REKLAMI GÖRMÜŞ</p><p>Wang, Çin'de TikTok'ta gezinirken Rus ordusuna katılma reklamı yapan bir ilan gördüğünü anlattı. Geçenyaz işini kaybettikten sonra teklifle ilgilendiğini, özellikle askerlik hizmetinin Çin'de prestijli bir iş olarak görüldüğünü dile getirdi.</p><p>Wang'ın irtibata geçtiği bir askere alma görevlisi, ona Çinli bir askerin Rus ordusunda ayda 200 bin ile 250 bin Rus rublesi (2 bin-3 bin dolar) kazanabileceğini söylemiş. Bu, Çin'deki ortalama bir maaştan daha yüksek.</p><p>Wang'a göre işe alan kişi ayrıca Rusya'ya seyahatini karşılama ve gerekli belgeleri edinmesine yardımcı olma sözü de vermiş. Ancak Wang, bunun gerçekleşmediğini söyledi. Daha sonra Rusların Wang'ın banka kartını ve telefonunu elinden aldığını, böylece Wang'ın kazandığı parayı yönetemediğini belirtti.</p><p><strong>"PARA KAZANMAK İSTİYORDUM"</strong> Yakalanan diğer asker Zhang ise varlıklı bir aileden geldiğini, itfaiyeci ve kurtarıcı olarak çalıştığını anlattı. Aralık ayında Rusya'ya geldiğini ve önce inşaatta bir iş teklifi aldığını, ancak sonunda askerlik hizmeti için askere alındığını söyledi.</p><p>Zhang, “Para kazanmak istiyordum ama kendimi savaşta bulacağımı tahmin etmemiştim” dedi.</p><p>İki asker de Çin'in neresinden geldiklerini söylemedi. İkili, Çin hükümetiyle hiçbir bağlantıları olmadığını ve Rus ordusuyla kendi özgür iradeleriyle bir sözleşme imzaladıklarını iddia etti.</p><p>Savaş alanına ulaşmadan önce güzergahları Moskova, Rostov-on-Don ve Ukrayna'nın doğusunda Rus işgali altındaki Donetsk'ten geçiyordu. Wang'a göre, kendisi de muhtemelen Orta Asya, Gana ve Irak'tan gelen diğer milletlerden insanlarla birlikte kampa yerleştirildi.</p><p><strong>"HİÇ ASKER ÖLDÜRMEDİM"</strong></p><p>Çinli esirler, kendilerine emir vermek için el kol hareketlerine güvenen Rus komutanlara tabi olduklarını söylediler.</p><p>Wang askere alındıktan sonra kaçmasının zor olacağını çünkü eğitim alanındaki kontrolün çok sıkı olduğunu söyledi. Wang ayrıca hiçbir Ukraynalı askeri öldürmediğini de iddia etti. Yakalandığında cephede sadece üç gün geçirdiğini söyledi. Zhang ise yakalandığı ana kadar hiç Ukraynalı asker görmediğini belirtti.</p><p><strong>"UKRAYNA O KADAR ZAYIF DEĞİLMİŞ"</strong></p><p>Her iki Çinli de basın toplantısında Rusya'yı eleştirdi ve yurttaşlarını bu ülke için savaşa girmekten vazgeçirdi. Ancak Kyiv Independent'e göre bu açıklamaları yaparken Ukrayna'nın esareti altında oldukları için iddialarının samimiyetini doğrulamak mümkün değil.</p><p>Wang, “Savaşta yer almak isteyen Çin vatandaşlarına bunu yapmamaları gerektiğini söylemek istiyoruz. Çünkü Ruslardan duyduğumuz her şey yalanmış. Rusya'nın o kadar da güçlü olmadığı ve Ukrayna'nın da o kadar zayıf olmadığı ortaya çıktı. Bu yüzden savaşlara hiç katılmamak daha iyi" ifadelerini kullandı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;a karşı koyan ilk üniversite: Harvard&amp;apos;a devlet desteği kesildi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumpa-karsi-koyan-ilk-universite-harvarda-devlet-destegi-kesildi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumpa-karsi-koyan-ilk-universite-harvarda-devlet-destegi-kesildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Harvard Üniversitesi&#039;ne 2,2 milyar dolarlık devlet desteğini kesti. Nedeni ise üniversitenin Trump yönetiminin taleplerini reddetmesi. Bu sayede Harvard, Trump yönetiminin politikalarını değiştirmesi yönündeki baskıya karşı koyan ilk büyük ABD üniversitesi oldu.ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Harvard Üniversitesi&#039;ne ayrılan 2,2 milyar dolarlık federal fonu dondurduğunu duyurdu. Üniversite, açıklamanın hemen öncesinde Beyaz Saray&#039;ın taleplerini reddetmişti.  Eğitim Bakanlığı yaptığı açıklamada, &quot;Harvard&#039;ın bugün yaptığı duyuru, ülkemizin en prestijli üniversitelerinde yaygın olan rahatsız edici hak sahibi olma zihniyetini güçlendiriyor&quot; dedi.BEYAZ SARAY&#039;IN TALEP LİSTESİ  Beyaz Saray geçen hafta Harvard&#039;a kampüsteki antisemitizmle mücadele etmek için tasarlandığını söylediği bir talep listesi göndermişti. Bu talepler arasında yönetim, işe alım uygulamaları ve kabul prosedürlerinde değişiklikler yer alıyordu.  Harvard, talepleri reddetti ve Beyaz Saray&#039;ın üniversiteleri &quot;kontrol etmeye&quot; çalıştığını öne sürdü.TRUMP&#039;A KARŞI KOYAN İLK ÜNİVERSİTE  Bu sayede üniversite, Trump yönetiminin politikalarını değiştirmesi yönündeki baskıya karşı koyan ilk büyük ABD üniversitesi oldu.Beyaz Saray&#039;ın talep ettiği kapsamlı değişiklikler, üniversitenin faaliyetlerini dönüştürecek ve hükümete büyük miktarda kontrol alanı bırakacaktı.  Trump, geçen yıl Gazze&#039;deki savaşa ve ABD&#039;nin İsrail&#039;e verdiği desteğe karşı düzenlenen protestoların ardından önde gelen üniversiteleri Yahudi öğrencileri korumada başarısız olmakla suçladı.ÜNİVERSİTENİN BAĞIMSIZLIĞI   Harvard Üniversitesi Başkanı Alan Garber, pazartesi günü Harvard topluluğuna yazdığı mektupta, Beyaz Saray&#039;ın &quot;güncellenmiş ve genişletilmiş bir talep listesi&quot; gönderdiğini söylededi. Üniversitenin hükümetle &quot;mali ilişkisini&quot; sürdürebilmesi için listeye uyması gerekiyordu.  Garber, &quot;Hukuk danışmanımız aracılığıyla yönetime, önerilen anlaşmayı kabul etmeyeceğimizi bildirdik. Üniversite bağımsızlığından vazgeçmeyecek veya anayasal haklarından vazgeçmeyecek.&quot; diye konuştu.  Mektup gönderildikten kısa bir süre sonra Eğitim Bakanlığı, Harvard&#039;a yapılan 2,2 milyar dolarlık hibe ve 60 milyon dolarlık sözleşmelerin derhal dondurulduğunu bildirdi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vkq02UVnKU-OK3PNTdXdwQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpa, karşı, koyan, ilk, üniversite:, Harvarda, devlet, desteği, kesildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vkq02UVnKU-OK3PNTdXdwQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Harvard Üniversitesi'ne 2 milyarlık devlet desteği kesildi"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Harvard Üniversitesi'ne 2,2 milyar dolarlık devlet desteğini kesti. Nedeni ise üniversitenin Trump yönetiminin taleplerini reddetmesi. Bu sayede Harvard, Trump yönetiminin politikalarını değiştirmesi yönündeki baskıya karşı koyan ilk büyük ABD üniversitesi oldu.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, Harvard Üniversitesi'ne ayrılan 2,2 milyar dolarlık federal fonu dondurduğunu duyurdu. Üniversite, açıklamanın hemen öncesinde Beyaz Saray'ın taleplerini reddetmişti.  Eğitim Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Harvard'ın bugün yaptığı duyuru, ülkemizin en prestijli üniversitelerinde yaygın olan rahatsız edici hak sahibi olma zihniyetini güçlendiriyor" dedi.</p><p><strong>BEYAZ SARAY'IN TALEP LİSTESİ</strong>  Beyaz Saray geçen hafta Harvard'a kampüsteki antisemitizmle mücadele etmek için tasarlandığını söylediği bir talep listesi göndermişti. Bu talepler arasında yönetim, işe alım uygulamaları ve kabul prosedürlerinde değişiklikler yer alıyordu.  Harvard, talepleri reddetti ve Beyaz Saray'ın üniversiteleri "kontrol etmeye" çalıştığını öne sürdü.</p><p><strong>TRUMP'A KARŞI KOYAN İLK ÜNİVERSİTE</strong>  Bu sayede üniversite, Trump yönetiminin politikalarını değiştirmesi yönündeki baskıya karşı koyan ilk büyük ABD üniversitesi oldu.</p><p>Beyaz Saray'ın talep ettiği kapsamlı değişiklikler, üniversitenin faaliyetlerini dönüştürecek ve hükümete büyük miktarda kontrol alanı bırakacaktı.  Trump, geçen yıl Gazze'deki savaşa ve ABD'nin İsrail'e verdiği desteğe karşı düzenlenen protestoların ardından önde gelen üniversiteleri Yahudi öğrencileri korumada başarısız olmakla suçladı.</p><p><strong>ÜNİVERSİTENİN BAĞIMSIZLIĞI </strong>  Harvard Üniversitesi Başkanı Alan Garber, pazartesi günü Harvard topluluğuna yazdığı mektupta, Beyaz Saray'ın "güncellenmiş ve genişletilmiş bir talep listesi" gönderdiğini söylededi. Üniversitenin hükümetle "mali ilişkisini" sürdürebilmesi için listeye uyması gerekiyordu.  Garber, "Hukuk danışmanımız aracılığıyla yönetime, önerilen anlaşmayı kabul etmeyeceğimizi bildirdik. Üniversite bağımsızlığından vazgeçmeyecek veya anayasal haklarından vazgeçmeyecek." diye konuştu.  Mektup gönderildikten kısa bir süre sonra Eğitim Bakanlığı, Harvard'a yapılan 2,2 milyar dolarlık hibe ve 60 milyon dolarlık sözleşmelerin derhal dondurulduğunu bildirdi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bukele, Trump’la görüştü: Yanlışlıkla sınır dışı edilen göçmen geri gönderilmeyecek</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bukele-trumpla-goerustu-yanlislikla-sinir-disi-edilen-goecmen-geri-goenderilmeyecek</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bukele-trumpla-goerustu-yanlislikla-sinir-disi-edilen-goecmen-geri-goenderilmeyecek</guid>
<description><![CDATA[ Bukele, ABD Yüksek Mahkemesi’nin sınır dışı edildiği El Salvador’dan geri getirilmesinin kolaylaştırılmasına hükmettiği göçmenin geri gönderilmeyeceğine işaret etti.ABD Başkanı Donald Trump ve Güney Amerika ülkesi El Salvador’un Devlet Başkanı Nayib Bukele, 14 Nisan Pazartesi günü Beyaz Saray’da bir araya geldi. Bukele, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump yönetiminin ABD&#039;ye geri getirilmesini kolaylaştırmasına hükmettiği Kilmar Abrego Garcia hakkında da açıklamada bulundu.   Bukele, Oval Ofis’te yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin “yanlışlıkla” El Salvador’a gönderdiğini kabul ettiği Abrego Garcia’yı ABD’ye geri gönderme planlarının olmadığını belirterek bunun “ülkeye bir teröristi sokmak” gibi bir durum olacağını savundu. ABD’li yetkililer de Yüksek Mahkeme kararına karşın Garcia’yı ABD’ye geri getirme zorunluluklarının olmadığını iddia etti.   BUKELE: BİR TERÖRİSTİ NASIL ABD’YE KAÇIRABİLİRİM?  Trump yönetimi, Bukele’nin de yardımıyla çete üyesi oldukları iddiasıyla yüzlerce kişiyi El Salvador’a sınır dışı etmiş, Güney Amerika ülkesinin bunun karşılığında 6 milyon dolar aldığı belirtilmişti. Göçmenler, El Salvador’da “yeryüzündeki cehennem” olarak da bilinen mega hapishaneye gönderilirken, Garcia’nın “yanlışlıkla” ABD’den El Salvador’a gönderildiği anlaşılmıştı. ABD hükümeti, öncesinde Maryland&#039;de yaşayan Garcia’nın sınır dışı edilmesini “idari hata” sözleriyle tarif etmişti.   Bir ABD İç Güvenlik Bakanlığı yetkilisi, dün mahkemeye sunulan resmi bir belgede “yabancı bir egemen ülkede tutuklu bulunan bir yabancıyı zorla geri alma yetkilerinin olmadığını” savundu.Bukele de basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Abrego Garcia’yı ABD’ye geri getirme yetkisi olmadığını iddia etti. Bukele, “Bu, saçma bir soru. Bir teröristi nasıl Birleşik Devletler’e kaçırabilirim?” diye sordu. ABD yönetimi,Garcia’nın MS-13 çetesinin üyesi olduğunu savunuyor. Garcia’nın avukatı ise bu iddiaları reddediyor, ABD’nin elinde bu yönde inandırıcı bir kanıt olmadığını belirtiyor.   TRUMP’TAN CNN’E TEPKİ, CNN’DEN YANIT  ABD Başkanı Trump, dünkü görüşmede söz konusu göçmenin ABD’ye geri getirilmesi yönünde emir verilip verilemeyeceği yönündeki soruyu soranların “hasta insanlar” olduğunu savundu.Trump, Oval Ofis’teki görüşme sırasında CNN’den gazeteci Kaitlan Collins’e de sık sık sözlü tacizde bulundu.  The Independent’ın aktardığına göre, Trump, Collins’in her iki lideri de Garcia’nın durumu hakkında “sıkıştırması” üzerine CNN’in ABD’den nefret ettiği savundu, gazetecinin kendisinin de “düşük seviyeli” olduğunu iddia etti.CNN’den Dana Bash ise Trump’a yanıtında, “Başkan Trump’ın Oval Ofis’te CNN’in ülkemizden nefret ettiğini duyduk. CNN ülkemizden nefret etmiyor” diye konuştu.   Söz konusu basın toplantısı sırasında Collins Trump’a Yüksek Mahkeme kararını hatırlatmış, Trump ise “Neden sadece ‘suçluları ülkemizden uzak tutmamız harika bir şey değil mi?’ demiyorsunuz? Neden sadece bunu söyleyemiyorsunuz? Bu yüzden artık sizi kimse izlemiyor” demişti.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fLQI9XLVoECkXtjaaIL0Qw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:33 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bukele, Trump’la, görüştü:, Yanlışlıkla, sınır, dışı, edilen, göçmen, geri, gönderilmeyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fLQI9XLVoECkXtjaaIL0Qw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Oval Ofis'te Trump-Bukele görüşmesi"><p>Bukele, ABD Yüksek Mahkemesi’nin sınır dışı edildiği El Salvador’dan geri getirilmesinin kolaylaştırılmasına hükmettiği göçmenin geri gönderilmeyeceğine işaret etti.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump ve Güney Amerika ülkesi El Salvador’un Devlet Başkanı Nayib Bukele, 14 Nisan Pazartesi günü Beyaz Saray’da bir araya geldi. Bukele, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump yönetiminin ABD'ye geri getirilmesini kolaylaştırmasına hükmettiği Kilmar Abrego Garcia hakkında da açıklamada bulundu.   Bukele, Oval Ofis’te yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin “yanlışlıkla” El Salvador’a gönderdiğini kabul ettiği Abrego Garcia’yı ABD’ye geri gönderme planlarının olmadığını belirterek bunun “ülkeye bir teröristi sokmak” gibi bir durum olacağını savundu. ABD’li yetkililer de Yüksek Mahkeme kararına karşın Garcia’yı ABD’ye geri getirme zorunluluklarının olmadığını iddia etti.   <strong>BUKELE: BİR TERÖRİSTİ NASIL ABD’YE KAÇIRABİLİRİM?</strong>  Trump yönetimi, Bukele’nin de yardımıyla çete üyesi oldukları iddiasıyla yüzlerce kişiyi El Salvador’a sınır dışı etmiş, Güney Amerika ülkesinin bunun karşılığında 6 milyon dolar aldığı belirtilmişti. Göçmenler, El Salvador’da “yeryüzündeki cehennem” olarak da bilinen mega hapishaneye gönderilirken, Garcia’nın “yanlışlıkla” ABD’den El Salvador’a gönderildiği anlaşılmıştı. ABD hükümeti, öncesinde Maryland'de yaşayan Garcia’nın sınır dışı edilmesini “idari hata” sözleriyle tarif etmişti.   Bir ABD İç Güvenlik Bakanlığı yetkilisi, dün mahkemeye sunulan resmi bir belgede “yabancı bir egemen ülkede tutuklu bulunan bir yabancıyı zorla geri alma yetkilerinin olmadığını” savundu.</p><p>Bukele de basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Abrego Garcia’yı ABD’ye geri getirme yetkisi olmadığını iddia etti. Bukele, “Bu, saçma bir soru. Bir teröristi nasıl Birleşik Devletler’e kaçırabilirim?” diye sordu. ABD yönetimi,Garcia’nın MS-13 çetesinin üyesi olduğunu savunuyor. Garcia’nın avukatı ise bu iddiaları reddediyor, ABD’nin elinde bu yönde inandırıcı bir kanıt olmadığını belirtiyor.   <strong>TRUMP’TAN CNN’E TEPKİ, CNN’DEN YANIT</strong>  ABD Başkanı Trump, dünkü görüşmede söz konusu göçmenin ABD’ye geri getirilmesi yönünde emir verilip verilemeyeceği yönündeki soruyu soranların “hasta insanlar” olduğunu savundu.</p><p>Trump, Oval Ofis’teki görüşme sırasında CNN’den gazeteci Kaitlan Collins’e de sık sık sözlü tacizde bulundu.  The Independent’ın aktardığına göre, Trump, Collins’in her iki lideri de Garcia’nın durumu hakkında “sıkıştırması” üzerine CNN’in ABD’den nefret ettiği savundu, gazetecinin kendisinin de “düşük seviyeli” olduğunu iddia etti.</p><p>CNN’den Dana Bash ise Trump’a yanıtında, “Başkan Trump’ın Oval Ofis’te CNN’in ülkemizden nefret ettiğini duyduk. CNN ülkemizden nefret etmiyor” diye konuştu.   Söz konusu basın toplantısı sırasında Collins Trump’a Yüksek Mahkeme kararını hatırlatmış, Trump ise “Neden sadece ‘suçluları ülkemizden uzak tutmamız harika bir şey değil mi?’ demiyorsunuz? Neden sadece bunu söyleyemiyorsunuz? Bu yüzden artık sizi kimse izlemiyor” demişti.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kraliçe gibi yaşayıp kimseyle konuşamıyorlar: Rusya&amp;apos;daki dadıların bilinmeyen hayatı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kralice-gibi-yasayip-kimseyle-konusamiyorlar-rusyadaki-dadilarin-bilinmeyen-hayati</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kralice-gibi-yasayip-kimseyle-konusamiyorlar-rusyadaki-dadilarin-bilinmeyen-hayati</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna- Rusya savaşı, Batı ile Rusya arasındaki ilişkileri kopma noktasına getirirken, Rus milyarderlerin İngiliz dadılara ilgisi bitmedi. Yıllık kazançları 180 bin sterline kadar çıkan dadılar, lüks içinde yaşarken bir yandan da sosyal yalnızlıkla mücadele ediyor.Rusya&#039;nın Ukrayna&#039;ya başlattığı işgal sonrası birçok Batılı ülke Moskova’ya ağır yaptırımlar uygularken, İngiltere’de yaşayan 43 yaşındaki Catrin Vaughan için hayat pek de değişmedi. Galli dadı, 2007’de köyünü terk ederek bir Rus milyarderin çocuklarına bakmak için ülkeye taşındı. 2022’de savaş başladığında ailesi ondan hemen dönmesini istedi. Babası, &quot;haydutlarla dolu bir ülkede&quot; kızının kalmasını istemiyordu. Ancak Catrin, “Burada kalacağım. Milyarder patronum bana para saçıyor” diyerek kalma kararını verdi.  SAVAŞ MAAŞLARI KATLADI: YILDA 180 BİN STERLİN   Savaşın ardından yaptırımlar nedeniyle Batılıların Rusya&#039;da para kazanması daha da zorlaşsa da İngiliz dadılara olan talep hiç düşmedi. Hatta bu talep, maaşları katladı. İngiltere&#039;de ortalama bir dadı yıllık 32 bin sterlin kazanırken, Rusya&#039;daki İngiliz dadılar yılda 180 bin sterline kadar ücret alabiliyor. Üstelik yemek, konaklama, sağlık ve seyahat gibi giderlerin tamamı ailelerce karşılandığı için, dadılar kazandıkları paranın büyük bölümünü biriktirebiliyor.  SIRADAN HAYATLARDAN SARAYLARA İngiliz dadıların çoğu, lüks yaşama geçmeden önce oldukça sıradan işler yapıyordu. Temizlik görevlisi ya da kreş çalışanı olarak başlayan kariyerler, bugün süper yatlarda tatillere ve özel jetlerde seyahatlere evrildi. Bu değişimi sağlayan ajanslardan biri de Valentin Grogol’a ait. 2009’dan beri faaliyet gösteren İngiliz Dadı ajansı, ultra zengin ailelerin güvenini kazanmış durumda.  YALAN MAKİNESİ İLE İŞE ALIM SÜRECİ Ajans aracılığıyla işe giren dadılar sadece diploma kontrolünden geçmiyor; sosyal medya taramaları, tam sağlık testleri ve hatta bazı durumlarda yalan makinesi testine tabi tutuluyorlar. Catrin, işe alınmadan önce uyuşturucu kullanıp kullanmadığını ve paraya karşı ne kadar “dirençli” olduğunu test eden bir süreçten geçmiş.  &quot;ARTIK BİRKAÇ TEL BEYAZ SAÇIM VAR&quot;Bir başka dadı Firmin Shepherd ise savaşın ardından yaşadığı psikolojik etkileri şu sözlerle anlatıyor: “Birkaç tel beyaz saçım var. Bunlar, ‘nükleer’ kelimesi konuşulmaya başlandığında çıktı.” Shepherd, St. Petersburg’da eğitim aldıktan sonra ultra zenginler için İngilizce eğitimi ve danışmanlık vermeye başlamış. Ancak savaşın tırmanmasıyla birlikte Moskova’daki hava savunma sistemlerinin çıkardığı yüksek seslerden rahatsızlık duyduğunu ifade ediyor.  SİYASET YASAK, GİZLİLİK ŞART Ajansların ve ailelerin ortak beklentisi, dadıların siyasi tarafsızlığını koruması. &quot;Rusya’ya karşı herhangi bir nefret hissediyor musun?&quot; gibi sorularla başlayan işe alım süreçlerinde, politik görüş belirtmek ciddi bir sorun haline gelebiliyor. Aynı şekilde, müşteri gizliliği de oldukça önemli. Tatil fotoğrafı paylaşan bir dadı, anında işinden olabiliyor.  LÜKS İÇİNDE İZOLASYON Tüm bu yüksek gelir, lüks tatiller ve prestije rağmen, bu dadıların çoğu sosyal hayattan uzaklaşmış durumda. Catrin, eski arkadaşlarının onu sosyal medyada engellediğini ve parasını harcayabileceği bir çevresinin kalmadığını söylüyor. “Sürekli yalnızım. Buna alıştım çünkü dışlandım,” diyor.  Konuşan bazı dadılar, çalıştıkları çocukların psikolojik ve davranışsal sorunlarla boğuştuğunu ifade ediyor. “Evlat edinilmiş çocuklarla çalıştım, ultra zengin çocuklarla da. Ve aralarında neredeyse hiçbir fark yok,” diyen bir dadı, şımartmanın çocuk gelişimindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.  Ukrayna işgali sonrası uygulanan ekonomik yaptırımlar, Rusya’da kazanılan paranın Batı’da harcanmasını da zorlaştırıyor. “Bir ev almaya çalışıyorum ama Rusya ile bağlantım olduğu için avukatlar bile bana hizmet vermeye korkuyor,” diyen dadılar, kazandıkları serveti değerlendirmekte güçlük çekiyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vKBIOXk2ukqGzL7xL8yCnA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kraliçe, gibi, yaşayıp, kimseyle, konuşamıyorlar:, Rusyadaki, dadıların, bilinmeyen, hayatı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vKBIOXk2ukqGzL7xL8yCnA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Lüks, yalnızlık ve savaşın gölgesinde dadılık"><p>Ukrayna- Rusya savaşı, Batı ile Rusya arasındaki ilişkileri kopma noktasına getirirken, Rus milyarderlerin İngiliz dadılara ilgisi bitmedi. Yıllık kazançları 180 bin sterline kadar çıkan dadılar, lüks içinde yaşarken bir yandan da sosyal yalnızlıkla mücadele ediyor.</p><p>Rusya'nın Ukrayna'ya başlattığı işgal sonrası birçok Batılı ülke Moskova’ya ağır yaptırımlar uygularken, İngiltere’de yaşayan 43 yaşındaki Catrin Vaughan için hayat pek de değişmedi. Galli dadı, 2007’de köyünü terk ederek bir Rus milyarderin çocuklarına bakmak için ülkeye taşındı. 2022’de savaş başladığında ailesi ondan hemen dönmesini istedi. Babası, "haydutlarla dolu bir ülkede" kızının kalmasını istemiyordu. Ancak Catrin, “Burada kalacağım. Milyarder patronum bana para saçıyor” diyerek kalma kararını verdi.  <strong>SAVAŞ MAAŞLARI KATLADI: YILDA 180 BİN STERLİN</strong>   Savaşın ardından yaptırımlar nedeniyle Batılıların Rusya'da para kazanması daha da zorlaşsa da İngiliz dadılara olan talep hiç düşmedi. Hatta bu talep, maaşları katladı. İngiltere'de ortalama bir dadı yıllık 32 bin sterlin kazanırken, Rusya'daki İngiliz dadılar yılda 180 bin sterline kadar ücret alabiliyor. Üstelik yemek, konaklama, sağlık ve seyahat gibi giderlerin tamamı ailelerce karşılandığı için, dadılar kazandıkları paranın büyük bölümünü biriktirebiliyor.  <strong>SIRADAN HAYATLARDAN SARAYLARA </strong></p><p>İngiliz dadıların çoğu, lüks yaşama geçmeden önce oldukça sıradan işler yapıyordu. Temizlik görevlisi ya da kreş çalışanı olarak başlayan kariyerler, bugün süper yatlarda tatillere ve özel jetlerde seyahatlere evrildi. Bu değişimi sağlayan ajanslardan biri de Valentin Grogol’a ait. 2009’dan beri faaliyet gösteren İngiliz Dadı ajansı, ultra zengin ailelerin güvenini kazanmış durumda.  <strong>YALAN MAKİNESİ İLE İŞE ALIM SÜRECİ </strong></p><p>Ajans aracılığıyla işe giren dadılar sadece diploma kontrolünden geçmiyor; sosyal medya taramaları, tam sağlık testleri ve hatta bazı durumlarda yalan makinesi testine tabi tutuluyorlar. Catrin, işe alınmadan önce uyuşturucu kullanıp kullanmadığını ve paraya karşı ne kadar “dirençli” olduğunu test eden bir süreçten geçmiş.  <strong>"ARTIK BİRKAÇ TEL BEYAZ SAÇIM VAR"</strong></p><p>Bir başka dadı Firmin Shepherd ise savaşın ardından yaşadığı psikolojik etkileri şu sözlerle anlatıyor: “Birkaç tel beyaz saçım var. Bunlar, ‘nükleer’ kelimesi konuşulmaya başlandığında çıktı.” Shepherd, St. Petersburg’da eğitim aldıktan sonra ultra zenginler için İngilizce eğitimi ve danışmanlık vermeye başlamış. Ancak savaşın tırmanmasıyla birlikte Moskova’daki hava savunma sistemlerinin çıkardığı yüksek seslerden rahatsızlık duyduğunu ifade ediyor.  <strong>SİYASET YASAK, GİZLİLİK ŞART </strong></p><p>Ajansların ve ailelerin ortak beklentisi, dadıların siyasi tarafsızlığını koruması. "Rusya’ya karşı herhangi bir nefret hissediyor musun?" gibi sorularla başlayan işe alım süreçlerinde, politik görüş belirtmek ciddi bir sorun haline gelebiliyor. Aynı şekilde, müşteri gizliliği de oldukça önemli. Tatil fotoğrafı paylaşan bir dadı, anında işinden olabiliyor.  <strong>LÜKS İÇİNDE İZOLASYON </strong></p><p>Tüm bu yüksek gelir, lüks tatiller ve prestije rağmen, bu dadıların çoğu sosyal hayattan uzaklaşmış durumda. Catrin, eski arkadaşlarının onu sosyal medyada engellediğini ve parasını harcayabileceği bir çevresinin kalmadığını söylüyor. “Sürekli yalnızım. Buna alıştım çünkü dışlandım,” diyor.  Konuşan bazı dadılar, çalıştıkları çocukların psikolojik ve davranışsal sorunlarla boğuştuğunu ifade ediyor. “Evlat edinilmiş çocuklarla çalıştım, ultra zengin çocuklarla da. Ve aralarında neredeyse hiçbir fark yok,” diyen bir dadı, şımartmanın çocuk gelişimindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.  Ukrayna işgali sonrası uygulanan ekonomik yaptırımlar, Rusya’da kazanılan paranın Batı’da harcanmasını da zorlaştırıyor. “Bir ev almaya çalışıyorum ama Rusya ile bağlantım olduğu için avukatlar bile bana hizmet vermeye korkuyor,” diyen dadılar, kazandıkları serveti değerlendirmekte güçlük çekiyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya: Ukrayna Kursk’a saldırdı, 1 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/rusya-ukrayna-kurska-saldirdi-1-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/rusya-ukrayna-kurska-saldirdi-1-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Rusya’dan yapılan açıklamaya göre, Ukrayna’nın sınırdaki Kursk bölgesine düzenlediği İHA saldırısında yaşlı bir kadın öldü, dokuz kişi yaralandı.Rusya, Ukrayna’nın sınırdaki Kursk bölgesine onlarca insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlediğini, saldırıda yaşlı bir kadının hayatını kaybettiğini, dokuz kişinin yaralandığını açıkladı. Açıklamaya göre, saldırı sebebiyle çok sayıda binada da yangın çıktı.   Rusya Savunma Bakanlığı, gece saatlerinde Ukrayna tarafından fırlatılan 115 İHA’nın imha edildiğini bildirdi. Ukrayna’nın Ağustos 2024’te karadan saldırı başlattığı ancak adım adım çekilmek durumunda kaldığı Kursk’un bölgesel yönetimi tarafından Telegram üzerinden yapılan açıklamada, “Kursk gece saatlerinde çok büyük bir düşman saldırısı ile karşı karşıya kaldı. Maalesef 85 yaşındaki bir kadın öldü” denildi.   “İHA’LAR AMBULANS GARAJINI DA HEDEF ALDI”  Kursk Belediye Başkanı Vekili Sergei Kotlyarov da saldırıya ilişkin Telegram’dan bir açıklama yaptı. Açıklamaya göre, bölgedeki bir apartman İHA saldırısında hasar gördü, bazı dairelerde yangın çıktı. Apartmanda yaşayanlar yakınlardaki bir okula tahliye edildi.   Bölge yönetiminin paylaştığı fotoğraflarda da binanın camlarının patladığı ve dış cephesinin zarar gördüğü görüldü. İHA’ların bir ambulans garajına da zarar verdiği, 11 aracın hasar aldığı belirtildi.   Söz konusu saldırılar, Ukrayna’nın İHA saldırısında aynı bölgede üç kişinin ölmesinin ardından yaşandı. Rusya ise haftasonu Ukrayna’nın Sumi bölgesine saldırmış, Ukrayna’dan yapılan açıklamalara göre saldırıda 35 kişi ölmüş, 119 kişi yaralanmıştı. Rusya’dan dün yapılan açıklamada, saldırının Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısını hedef aldığı, saldırıda 60 Ukrayna askerinin öldüğü iddia edilmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yeXQQFY68kO9TX6bZjo0PA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusya:, Ukrayna, Kursk’a, saldırdı, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yeXQQFY68kO9TX6bZjo0PA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna'dan Kursk'a saldırı: 1 ölü"><p>Rusya’dan yapılan açıklamaya göre, Ukrayna’nın sınırdaki Kursk bölgesine düzenlediği İHA saldırısında yaşlı bir kadın öldü, dokuz kişi yaralandı.</p>Rusya, Ukrayna’nın sınırdaki Kursk bölgesine onlarca insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlediğini, saldırıda yaşlı bir kadının hayatını kaybettiğini, dokuz kişinin yaralandığını açıkladı. Açıklamaya göre, saldırı sebebiyle çok sayıda binada da yangın çıktı.   Rusya Savunma Bakanlığı, gece saatlerinde Ukrayna tarafından fırlatılan 115 İHA’nın imha edildiğini bildirdi. Ukrayna’nın Ağustos 2024’te karadan saldırı başlattığı ancak adım adım çekilmek durumunda kaldığı Kursk’un bölgesel yönetimi tarafından Telegram üzerinden yapılan açıklamada, “Kursk gece saatlerinde çok büyük bir düşman saldırısı ile karşı karşıya kaldı. Maalesef 85 yaşındaki bir kadın öldü” denildi.   <strong>“İHA’LAR AMBULANS GARAJINI DA HEDEF ALDI”</strong>  Kursk Belediye Başkanı Vekili Sergei Kotlyarov da saldırıya ilişkin Telegram’dan bir açıklama yaptı. Açıklamaya göre, bölgedeki bir apartman İHA saldırısında hasar gördü, bazı dairelerde yangın çıktı. Apartmanda yaşayanlar yakınlardaki bir okula tahliye edildi.   Bölge yönetiminin paylaştığı fotoğraflarda da binanın camlarının patladığı ve dış cephesinin zarar gördüğü görüldü. İHA’ların bir ambulans garajına da zarar verdiği, 11 aracın hasar aldığı belirtildi.   Söz konusu saldırılar, Ukrayna’nın İHA saldırısında aynı bölgede üç kişinin ölmesinin ardından yaşandı. Rusya ise haftasonu Ukrayna’nın Sumi bölgesine saldırmış, Ukrayna’dan yapılan açıklamalara göre saldırıda 35 kişi ölmüş, 119 kişi yaralanmıştı. Rusya’dan dün yapılan açıklamada, saldırının Ukraynalı askeri yetkililerin toplantısını hedef aldığı, saldırıda 60 Ukrayna askerinin öldüğü iddia edilmişti. ]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Filistinli aktivist ABD’de vatandaşlık görüşmesine gitti, gözaltına alındı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/filistinli-aktivist-abdde-vatandaslik-goerusmesine-gitti-goezaltina-alindi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/filistinli-aktivist-abdde-vatandaslik-goerusmesine-gitti-goezaltina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Columbia Üniversitesi’nde Filistin’e destek eylemlerini organize eden öğrencilerden Mahdawi, Vermont&#039;ta vatandaşlık görüşmesine gittiği sırada gözaltına alındı.ABD’nin Columbia Üniversitesi’nde geçen sene Filistin’e destek eylemlerini organize eden isimlerden Mohsen Mahdawi, Vermont’ta vatandaşlık görüşmesine gittiği sırada Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlileri tarafından gözaltına alındı. Mahdawi’nin ABD’de oturma izninin bulunduğu, görüşmenin ABD vatandaşlığı alma yönünde bir adım olduğu ve 10 senedir ABD&#039;de yaşadığı belirtildi. Filistinli öğrenciye herhangi bir suçlama da yöneltilmedi.   The New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, Mahdawi’nin ailesi ve avukatları, gözaltına alınan öğrencinin başka bir bölgeye gönderilmesine engel olmak için geçici yasaklama kararı çıkarılması talebiyle başvuruda bulundu. Vermont Federal Hakimi William K. Sessions III, talebi kabul ederek kendisi aksi yönde bir emir verene kadar Mahdawi’nin ABD ve Vermont’tan gönderilemeyeceğine karar verdi. Avukatları da pazartesi sabahı itibarıyla müvekkillerinin halen Vermont’ta olduğunu teyit etti.   10 YILDIR YEŞİL KARTI VARDI  Son 10 yıldır Yeşil Kart sahibi olan Mahdawi, Trump döneminde Filistin’e destek ifadeleri ve eylemleri dolayısıyla gözaltına alınan son Filistinli öğrenci oldu. İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’daki bir mülteci kampında doğup büyüyen Mahdawi, 2014 yılında ABD’ye gitti.Columbia Üniversitesi’nde Felsefe alanında lisans eğitimini tamamlama aşamasında olan Mahdawi, güz döneminde Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisans eğitimine başlamayı planlıyordu.   Mahdawi’ye herhangi bir suçlama yöneltilmezken, avukatları, benzer şekilde gözaltına alınan ve ABD’den gönderilmek istenen Filistinli Columbia Üniversitesi öğrencisi Mahmud Halil’i gözaltına almak için kullanılan aynı yasal düzenlemenin kullanılmak istendiğini söyledi. Halil de gözaltına alındıktan sonra ABD’nin “dış politikası ve ulusal güvenlik çıkarlarına tehdit oluşturduğu” ileri sürülmüştü.   ABD’deki göç yetkilileri ise Filistin’e destek eylemcilerinin “antisemitizmin yayılmasını sağladığını” savunuyor ancak bu iddiayı kanıtlamak için herhangi bir delil sunmuyor.   HALİL İLE BİRLİKTE FİLİSTİNLİ ÖĞRENCİ TOPLULUĞUNU KURDULAR  Mahdawi, 7 Ekim’den sonra Halil ile birlikte “Dar: Columbia Üniversitesi’ndeki Filistinli Öğrenci Topluluğu”nu kurmuştu. Avukatlarının verdiği bilgiye göre, topluluğun kurulma amacı “Filistin kültürü, tarihi ve kimliğini kutlamak” idi. Mahdawi ayrıca üniversitenin İsrail’le bağlantılı yatırımlarına son verilmesi için oluşturulan platformun kurulmasına da yardım etmişti.   Mahdawi, Mart 2024’te, kampüslerde eylem çadırlarının kurulmasından önce protestoların organize edilmesinden bir adım geri atmış, o dönemde bunu göç statüsü ve mensubu olduğu Budist inancına bağlamıştı.   RÜMEYSA ÖZTÜRK HALEN GÖZALTINDA  Massachusetts eyaletindeki Tufts Üniversitesi’nde doktora yapan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk de 25 Mart akşamı arkadaşlarıyla iftara giderken yüzleri maskeli altı ICE görevlisi tarafından gözaltına alınmıştı.  ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Öztürk&#039;ün öğrenci vizesinin iptal edildiğini ve sınır dışı edileceğini açıklamıştı. Rubio, &quot;Hamas destekçisi&quot; ve (İsrail karşıtı) &quot;deliler&quot; olarak nitelediği 300&#039;den fazla yabancı öğrencinin vizesinin iptal edildiğini belirtmişti.  ABD&#039;de federal yargıç, ICE görevlilerince gözaltına alınan Türk öğrenci Öztürk&#039;ün sınır dışı edilmesine karşı durdurma kararı almıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HOwexWL7q0KtRYnhdd1InQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:32 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Filistinli, aktivist, ABD’de, vatandaşlık, görüşmesine, gitti, gözaltına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HOwexWL7q0KtRYnhdd1InQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de Filistinli aktiviste gözaltı"><p>Columbia Üniversitesi’nde Filistin’e destek eylemlerini organize eden öğrencilerden Mahdawi, Vermont'ta vatandaşlık görüşmesine gittiği sırada gözaltına alındı.</p><p>ABD’nin Columbia Üniversitesi’nde geçen sene Filistin’e destek eylemlerini organize eden isimlerden Mohsen Mahdawi, Vermont’ta vatandaşlık görüşmesine gittiği sırada Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) görevlileri tarafından gözaltına alındı. Mahdawi’nin ABD’de oturma izninin bulunduğu, görüşmenin ABD vatandaşlığı alma yönünde bir adım olduğu ve 10 senedir ABD'de yaşadığı belirtildi. Filistinli öğrenciye herhangi bir suçlama da yöneltilmedi.   The New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, Mahdawi’nin ailesi ve avukatları, gözaltına alınan öğrencinin başka bir bölgeye gönderilmesine engel olmak için geçici yasaklama kararı çıkarılması talebiyle başvuruda bulundu. Vermont Federal Hakimi William K. Sessions III, talebi kabul ederek kendisi aksi yönde bir emir verene kadar Mahdawi’nin ABD ve Vermont’tan gönderilemeyeceğine karar verdi. Avukatları da pazartesi sabahı itibarıyla müvekkillerinin halen Vermont’ta olduğunu teyit etti.   <strong>10 YILDIR YEŞİL KARTI VARDI</strong>  Son 10 yıldır Yeşil Kart sahibi olan Mahdawi, Trump döneminde Filistin’e destek ifadeleri ve eylemleri dolayısıyla gözaltına alınan son Filistinli öğrenci oldu. İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’daki bir mülteci kampında doğup büyüyen Mahdawi, 2014 yılında ABD’ye gitti.</p><p>Columbia Üniversitesi’nde Felsefe alanında lisans eğitimini tamamlama aşamasında olan Mahdawi, güz döneminde Uluslararası İlişkiler alanında yüksek lisans eğitimine başlamayı planlıyordu.   Mahdawi’ye herhangi bir suçlama yöneltilmezken, avukatları, benzer şekilde gözaltına alınan ve ABD’den gönderilmek istenen Filistinli Columbia Üniversitesi öğrencisi Mahmud Halil’i gözaltına almak için kullanılan aynı yasal düzenlemenin kullanılmak istendiğini söyledi. Halil de gözaltına alındıktan sonra ABD’nin “dış politikası ve ulusal güvenlik çıkarlarına tehdit oluşturduğu” ileri sürülmüştü.   ABD’deki göç yetkilileri ise Filistin’e destek eylemcilerinin “antisemitizmin yayılmasını sağladığını” savunuyor ancak bu iddiayı kanıtlamak için herhangi bir delil sunmuyor.   <strong>HALİL İLE BİRLİKTE FİLİSTİNLİ ÖĞRENCİ TOPLULUĞUNU KURDULAR</strong>  Mahdawi, 7 Ekim’den sonra Halil ile birlikte “Dar: Columbia Üniversitesi’ndeki Filistinli Öğrenci Topluluğu”nu kurmuştu. Avukatlarının verdiği bilgiye göre, topluluğun kurulma amacı “Filistin kültürü, tarihi ve kimliğini kutlamak” idi. Mahdawi ayrıca üniversitenin İsrail’le bağlantılı yatırımlarına son verilmesi için oluşturulan platformun kurulmasına da yardım etmişti.   Mahdawi, Mart 2024’te, kampüslerde eylem çadırlarının kurulmasından önce protestoların organize edilmesinden bir adım geri atmış, o dönemde bunu göç statüsü ve mensubu olduğu Budist inancına bağlamıştı.   <strong>RÜMEYSA ÖZTÜRK HALEN GÖZALTINDA</strong>  Massachusetts eyaletindeki Tufts Üniversitesi’nde doktora yapan Türk öğrenci Rümeysa Öztürk de 25 Mart akşamı arkadaşlarıyla iftara giderken yüzleri maskeli altı ICE görevlisi tarafından gözaltına alınmıştı.  ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Öztürk'ün öğrenci vizesinin iptal edildiğini ve sınır dışı edileceğini açıklamıştı. Rubio, "Hamas destekçisi" ve (İsrail karşıtı) "deliler" olarak nitelediği 300'den fazla yabancı öğrencinin vizesinin iptal edildiğini belirtmişti.  ABD'de federal yargıç, ICE görevlilerince gözaltına alınan Türk öğrenci Öztürk'ün sınır dışı edilmesine karşı durdurma kararı almıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avustralya&amp;apos;da uçak düştü: Pilot hayatını kaybetti</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/avustralyada-ucak-dustu-pilot-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/avustralyada-ucak-dustu-pilot-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya&#039;nın New South Wales eyaletinde bir uçağın düşmesi sonucu pilot yaşamını yitirdi.ABC News&#039;in haberine göre acil servis ekipleri, Avustralya&#039;da yerel saatle 07.15 sularında uçak kazasına ilişkin ihbar aldı.  Polis tarafından yapılan açıklamada, uçağın Broken Hill kentinin yaklaşık 260 kilometre kuzeydoğusundaki White Cliffs pistine düştüğü ve pilotun hayatını kaybettiği bildirildi.  Uçakta pilottan başka yolcu olmadığı belirtilen açıklamada, hava aracının modeline ilişkin detaya yer verilmedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XQWZF0shbEWBfwEqDZEFWA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avustralyada, uçak, düştü:, Pilot, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XQWZF0shbEWBfwEqDZEFWA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avustralya'da uçak kazası"><p>Avustralya'nın New South Wales eyaletinde bir uçağın düşmesi sonucu pilot yaşamını yitirdi.</p>ABC News'in haberine göre acil servis ekipleri, Avustralya'da yerel saatle 07.15 sularında uçak kazasına ilişkin ihbar aldı.  Polis tarafından yapılan açıklamada, uçağın Broken Hill kentinin yaklaşık 260 kilometre kuzeydoğusundaki White Cliffs pistine düştüğü ve pilotun hayatını kaybettiği bildirildi.  Uçakta pilottan başka yolcu olmadığı belirtilen açıklamada, hava aracının modeline ilişkin detaya yer verilmedi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Tıbbi felaket&amp;quot;: 85 sperm donörü binlerce çocuğa baba olmuş</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tibbi-felaket-85-sperm-donoeru-binlerce-cocuga-baba-olmus</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tibbi-felaket-85-sperm-donoeru-binlerce-cocuga-baba-olmus</guid>
<description><![CDATA[ Hollanda&#039;da en az 85 sperm donörünün her birinin 25 veya daha fazla çocuğa babalık yaptığı ortaya çıktı.Hollanda&#039;da ulusal jinekoloji ve obstetrik organizasyonu (NVOG) yeni bir kayıt sisteminin doğurganlık kliniklerinin on yıllardır sperm bağışına ilişkin mevcut kuralları ihlal ettiğini açıkladı.NVOG yaptığı açıklamada, bazı kliniklerin kasıtlı olarak 25&#039;ten fazla kez sperm partileri kullandığını, gerekli evraklar veya donörlerin bilgisi olmadan sperm alışverişi yaptığını ve aynı donörlerin birden fazla klinikte sperm bağışlamasına izin verdiğini bildirdi.En az 85 sperm donörünün her birinin 25 veya daha fazla çocuğa babalık yaptığı belirtildi.Jinekolog Marieke Schoonenberg Nieuwsuur adlı TV programına verdiği demeçte “‘Toplu donör olarak adlandırılan donörlerin sayısı sıfır olmalıdır. Tüm meslek adına özür dilemek istiyoruz. İşleri olması gerektiği gibi yapmadık&quot; dedi.ENSEST VE AKRABA EVLİLİĞİ RİSKİNE KARŞI YASA VARİngiliz The Guardian gazetesinin bildirdiğine göre istemsiz ensest ve akraba evliliği riskini azaltmayı amaçlayan bir yasa, 1992&#039;den beri Hollanda&#039;da donörlerin 25&#039;ten fazla çocuk sahibi olmasını yasaklıyordu, ancak katı gizlilik yasaları nedeniyle bu yasanın uygulanması zordu.Sınır 2018&#039;de 12&#039;ye indirildi, ancak bunu uygulayacak araçlar (aynı donörden alınan spermin 12&#039;den fazla gebelikte kullanılmamasını sağlayan bir kod sistemine sahip ulusal bir donör ve anne kaydı) geriye dönük olarak ancak nisan ayında yürürlüğe girdi.Schoonenberg, “Sonuç olarak artık ilk kez donör başına düşen çocuk sayısını tam olarak biliyoruz. Veriler, donörlerin anonimlik hakkının kaldırıldığı 2004 yılından bu yana Hollanda&#039;da en az 85 &#039;kitlesel donör&#039; (en az 25 gebe kalma olarak tanımlanıyor) olduğunu gösteriyor&quot; diye konuştu.EN AZ 3 BİN ÇOCUK VARÇocukların donör babalarının izini sürmelerine yardımcı olan bir vakıf olan Stichting Donorkind&#039;den Ties van der Meer, bulguların “tıbbi bir felaket” olduğunu söyledi. Verilerin, Hollanda&#039;da muhtemelen 25 ya da daha fazla üvey kardeşi olan en az 3 bin çocuk olduğu anlamına geldiğini söyledi.“İnsanların tıbbi sisteme ve tüm bunların olmasına izin veren hükümetlere olan güvenine verilen zarar sadece bir başlangıç” diyen van der Meer, hem çocukların hem de bazı donörlerin kaçınılmaz olarak daha fazla stres yaşayacağını sözlerine ekledi.  Hollanda gibi küçük ve yoğun nüfuslu bir ülkede, söz konusu çocukların büyüdükçe daha fazla pratik sorunla karşılaşmalarının da muhtemel olduğunu söyledi. Van der Meer, “Biriyle çıkmaya başladıklarında, yakın bir akrabalarıyla çıkmadıklarından emin olmak için DNA testleri yapmak zorunda kalacaklar” dedi.  İlgili herkese mevcut tüm bilgilerin verilmesinin çok önemli olduğunu söyledi. NVOG anneleri, donörleri ve çocukları doğurganlık klinikleri ile temasa geçmeye çağırdı. Hollanda sağlık bakanlığı bu hafta milletvekillerini bulgular hakkında bilgilendireceğini söyledi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zhJSS7jG90SpMAofrAUlWw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tıbbi, felaket:, sperm, donörü, binlerce, çocuğa, baba, olmuş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zhJSS7jG90SpMAofrAUlWw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="85 sperm donörünün binlerce çocuğu"><p>Hollanda'da en az 85 sperm donörünün her birinin 25 veya daha fazla çocuğa babalık yaptığı ortaya çıktı.</p><p>Hollanda'da ulusal jinekoloji ve obstetrik organizasyonu (NVOG) yeni bir kayıt sisteminin doğurganlık kliniklerinin on yıllardır sperm bağışına ilişkin mevcut kuralları ihlal ettiğini açıkladı.</p><p>NVOG yaptığı açıklamada, bazı kliniklerin kasıtlı olarak 25'ten fazla kez sperm partileri kullandığını, gerekli evraklar veya donörlerin bilgisi olmadan sperm alışverişi yaptığını ve aynı donörlerin birden fazla klinikte sperm bağışlamasına izin verdiğini bildirdi.</p><p>En az 85 sperm donörünün her birinin 25 veya daha fazla çocuğa babalık yaptığı belirtildi.</p><p>Jinekolog Marieke Schoonenberg Nieuwsuur adlı TV programına verdiği demeçte “‘Toplu donör olarak adlandırılan donörlerin sayısı sıfır olmalıdır. Tüm meslek adına özür dilemek istiyoruz. İşleri olması gerektiği gibi yapmadık" dedi.</p><p><strong>ENSEST VE AKRABA EVLİLİĞİ RİSKİNE KARŞI YASA VAR</strong></p><p>İngiliz The Guardian gazetesinin bildirdiğine göre istemsiz ensest ve akraba evliliği riskini azaltmayı amaçlayan bir yasa, 1992'den beri Hollanda'da donörlerin 25'ten fazla çocuk sahibi olmasını yasaklıyordu, ancak katı gizlilik yasaları nedeniyle bu yasanın uygulanması zordu.</p><p>Sınır 2018'de 12'ye indirildi, ancak bunu uygulayacak araçlar (aynı donörden alınan spermin 12'den fazla gebelikte kullanılmamasını sağlayan bir kod sistemine sahip ulusal bir donör ve anne kaydı) geriye dönük olarak ancak nisan ayında yürürlüğe girdi.</p><p>Schoonenberg, “Sonuç olarak artık ilk kez donör başına düşen çocuk sayısını tam olarak biliyoruz. Veriler, donörlerin anonimlik hakkının kaldırıldığı 2004 yılından bu yana Hollanda'da en az 85 'kitlesel donör' (en az 25 gebe kalma olarak tanımlanıyor) olduğunu gösteriyor" diye konuştu.</p><p><strong>EN AZ 3 BİN ÇOCUK VAR</strong></p><p>Çocukların donör babalarının izini sürmelerine yardımcı olan bir vakıf olan Stichting Donorkind'den Ties van der Meer, bulguların “tıbbi bir felaket” olduğunu söyledi. Verilerin, Hollanda'da muhtemelen 25 ya da daha fazla üvey kardeşi olan en az 3 bin çocuk olduğu anlamına geldiğini söyledi.</p><p>“İnsanların tıbbi sisteme ve tüm bunların olmasına izin veren hükümetlere olan güvenine verilen zarar sadece bir başlangıç” diyen van der Meer, hem çocukların hem de bazı donörlerin kaçınılmaz olarak daha fazla stres yaşayacağını sözlerine ekledi.  Hollanda gibi küçük ve yoğun nüfuslu bir ülkede, söz konusu çocukların büyüdükçe daha fazla pratik sorunla karşılaşmalarının da muhtemel olduğunu söyledi. Van der Meer, “Biriyle çıkmaya başladıklarında, yakın bir akrabalarıyla çıkmadıklarından emin olmak için DNA testleri yapmak zorunda kalacaklar” dedi.  İlgili herkese mevcut tüm bilgilerin verilmesinin çok önemli olduğunu söyledi. NVOG anneleri, donörleri ve çocukları doğurganlık klinikleri ile temasa geçmeye çağırdı. Hollanda sağlık bakanlığı bu hafta milletvekillerini bulgular hakkında bilgilendireceğini söyledi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Irak&amp;apos;ta kum fırtınası: Havalimanları kapandı, yüzlerce kişi hastaneye kaldırıldı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/irakta-kum-firtinasi-havalimanlari-kapandi-yuzlerce-kisi-hastaneye-kaldirildi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/irakta-kum-firtinasi-havalimanlari-kapandi-yuzlerce-kisi-hastaneye-kaldirildi</guid>
<description><![CDATA[ Irak’ta kum fırtınası sebebiyle binden fazla kişi solunum problemleri yaşadı. İki bölgede havaalanları kapatıldı, görüş mesafesi 1 kilometrenin altına düştü.Irak’ın iç ve güney bölgelerinde etkili olan kum fırtınası sebebiyle binden fazla kişinin solunum problemleri yaşadığı açıklandı. Mutenna kentindeki bir sağlık yetkilisi, en az bin “boğulma” vakasının görüldüğünü söyledi.Irak’tan yansıyan görüntülerde de yoğun turuncu bir sisin kentte etkili olduğu görüldü. Yerel basın, bazı bölgelerde kum fırtınası kaynaklı elektrik kesintilerinin olduğunu, bazı bölgelerde uçuşların ertelendiğini aktardı.Kum fırtınaları Irak’ta sık rastlanır bir durum olsa da söz konusu hava olayının iklim değişikliğinin de etkisiyle son dönemde daha da sıklaştığı düşünülüyor. Yaşanan son kum fırtınası sırasında da Irak sokaklarındaki yayaların ve polis memurlarının kendilerini havadaki kum ve partiküllerden korumak için maske taktığı görüldü. Sağlık ekipleri ve nefes almakta zorlananlara yardım etmek için görev başındaydı.BBC’nin haberine göre, Mutenna’daki yerel bir sağlık yetkilisi, en az “700 boğulma vakasının” kayıtlara geçtiğini belirtirken, Necef’te 250’den fazla kişi hastaneye kaldırıldı. Divaniye’de de aralarında çocukların da olduğu en az 322 kişi hastanelere müracaat etti. Dikar ve Basra’da da 530 kişi nefes almakta zorluk çektiklerini bildirdi.Kum fırtınası ve beraberinde getirdiği “turuncu bulut” sebebiyle ülkenin güneyindeki bölgelerde görüş mesafesi 1 kilometrenin altına düştü. Yetkililer Necef ve Basra’da bulunan havalimanlarını kapatmak durumunda kaldı. Yerel hava durumu servislerine göre, hava şartlarının bu sabah itibarıyla iyileşmeye başlaması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VZDvsTvN906xeNeJhHm9QA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Irakta, kum, fırtınası:, Havalimanları, kapandı, yüzlerce, kişi, hastaneye, kaldırıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VZDvsTvN906xeNeJhHm9QA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Irak'ta kum fırtınası hayatı felç etti"><p>Irak’ta kum fırtınası sebebiyle binden fazla kişi solunum problemleri yaşadı. İki bölgede havaalanları kapatıldı, görüş mesafesi 1 kilometrenin altına düştü.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oZjxAWlIWUiB3k05QTHEwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Irak’ın iç ve güney bölgelerinde etkili olan kum fırtınası sebebiyle binden fazla kişinin solunum problemleri yaşadığı açıklandı. Mutenna kentindeki bir sağlık yetkilisi, en az bin “boğulma” vakasının görüldüğünü söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/nf5QJqJRNUmd4MGrVEmNPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Irak’tan yansıyan görüntülerde de yoğun turuncu bir sisin kentte etkili olduğu görüldü. Yerel basın, bazı bölgelerde kum fırtınası kaynaklı elektrik kesintilerinin olduğunu, bazı bölgelerde uçuşların ertelendiğini aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uKv4hz1KJUeatWZA6d2L9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kum fırtınaları Irak’ta sık rastlanır bir durum olsa da söz konusu hava olayının iklim değişikliğinin de etkisiyle son dönemde daha da sıklaştığı düşünülüyor. Yaşanan son kum fırtınası sırasında da Irak sokaklarındaki yayaların ve polis memurlarının kendilerini havadaki kum ve partiküllerden korumak için maske taktığı görüldü. Sağlık ekipleri ve nefes almakta zorlananlara yardım etmek için görev başındaydı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mj31aNeBXEyQ3s6yq-i6IQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BBC’nin haberine göre, Mutenna’daki yerel bir sağlık yetkilisi, en az “700 boğulma vakasının” kayıtlara geçtiğini belirtirken, Necef’te 250’den fazla kişi hastaneye kaldırıldı. Divaniye’de de aralarında çocukların da olduğu en az 322 kişi hastanelere müracaat etti. Dikar ve Basra’da da 530 kişi nefes almakta zorluk çektiklerini bildirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mYGSO1amFkuynaE0wNsh4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kum fırtınası ve beraberinde getirdiği “turuncu bulut” sebebiyle ülkenin güneyindeki bölgelerde görüş mesafesi 1 kilometrenin altına düştü. Yetkililer Necef ve Basra’da bulunan havalimanlarını kapatmak durumunda kaldı. Yerel hava durumu servislerine göre, hava şartlarının bu sabah itibarıyla iyileşmeye başlaması bekleniyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yanardağ patlamaya hazır: 300 bin kişi felakete hazırlanıyor</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yanardag-patlamaya-hazir-300-bin-kisi-felakete-hazirlaniyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yanardag-patlamaya-hazir-300-bin-kisi-felakete-hazirlaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Alaska&#039;da bölge sakinleri, yüksek sismik aktivite ile sarsılan bir yanardağ nedeniyle alarm durumunda. Alaskalılar aylardır artarak devam eden uyarıların ardından koruyucu ekipman stoklamaya başladı.Alaska&#039;da yaşayan yaklaşık 300 bin kişi, patlamak üzere olan bir yanardağ nedeniyle alarm durumunda.  Spurr Dağı, son aylarda yüksek sismik aktivite yaşıyor. Alaska Volkan Gözlemevi (AVO), &quot;Spurr Dağı&#039;nda huzursuzluk devam ediyor&quot; ifadelerini kullandı.  Sismik aktivite uzun süredir yüksek seyrediyor, son bir günde ise yanardağın altında zaman zaman küçük, sığ volkanik depremler tespit edildi.ŞEHRE KÜL YIĞINLARI YAĞACAK  Yetkililer, artan sismik aktivitenin, Spurr Dağı&#039;nın altından yükselen magmanın, çevredeki kayalarda gerilim ve çatlamalara yol açarak depremlere yol açtığının bir işareti olduğunu söylüyor.  Bölge sakinleri devam eden uyarıların ardından koruyucu ekipman stoklamaya başladı. En büyük endişenin patlamadan dolayı şehre savrulacak küller olduğu vurgulanıyor.KORUYUCU EKİPMAN STOKLUYORLAR  Çok sayıda solunum cihazı, gözlük ve hava filtresi stoklayan bölge sakinleri, evcil hayvanları için de koruyucu gözlükler satın alıyor.  Bazı kişiler, küllere karşı koruma sağlamak amacıyla pencere pervazlarına ve kapı açıklıklarına yerleştirecekleri koli bantlarını da stokladı.  Spurr&#039;un sakinleşme ihtimali de var ancak devam eden sismik aktivite her türlü tehlikenin hala ihtimal dahilinde olduğunu vurguluyor.VOLKANİK PATLAMA VE TEHLİKELERİ  Volkanik küller göz, burun ve boğazı tahriş edebilir ve astım, diğer akciğer hastalıkları ve ciddi kalp rahatsızlıkları olan kişilerde daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.  Spurr Dağı yakınlarındaki sismik aktivite, Nisan 2024&#039;te başladı ve haftada ortalama 30&#039;dan, Ekim ayı başında haftada ortalama 125&#039;e yükseldi.  Kent yönetimi ayrıca olası patlama öncesinde evcil hayvan sahipleri için güvenlik önerileri yayınladı.  Yetkililer, bölge sakinlerine evcil hayvanlarını mümkün olduğunca içeride tutmalarını, iki hafta yetecek kadar yiyecek ve ilaç bulundurmalarını tavsiye etti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AtXR1UtuXUezEKJhnBOg3g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:31 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yanardağ, patlamaya, hazır:, 300, bin, kişi, felakete, hazırlanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AtXR1UtuXUezEKJhnBOg3g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Alaska'da 300 bin kişi felakete hazırlanıyor"><p>Alaska'da bölge sakinleri, yüksek sismik aktivite ile sarsılan bir yanardağ nedeniyle alarm durumunda. Alaskalılar aylardır artarak devam eden uyarıların ardından koruyucu ekipman stoklamaya başladı.</p><p>Alaska'da yaşayan yaklaşık 300 bin kişi, patlamak üzere olan bir yanardağ nedeniyle alarm durumunda.  Spurr Dağı, son aylarda yüksek sismik aktivite yaşıyor. Alaska Volkan Gözlemevi (AVO), "Spurr Dağı'nda huzursuzluk devam ediyor" ifadelerini kullandı.  Sismik aktivite uzun süredir yüksek seyrediyor, son bir günde ise yanardağın altında zaman zaman küçük, sığ volkanik depremler tespit edildi.</p><p><strong>ŞEHRE KÜL YIĞINLARI YAĞACAK</strong>  Yetkililer, artan sismik aktivitenin, Spurr Dağı'nın altından yükselen magmanın, çevredeki kayalarda gerilim ve çatlamalara yol açarak depremlere yol açtığının bir işareti olduğunu söylüyor.  Bölge sakinleri devam eden uyarıların ardından koruyucu ekipman stoklamaya başladı. En büyük endişenin patlamadan dolayı şehre savrulacak küller olduğu vurgulanıyor.</p><p><strong>KORUYUCU EKİPMAN STOKLUYORLAR</strong>  Çok sayıda solunum cihazı, gözlük ve hava filtresi stoklayan bölge sakinleri, evcil hayvanları için de koruyucu gözlükler satın alıyor.  Bazı kişiler, küllere karşı koruma sağlamak amacıyla pencere pervazlarına ve kapı açıklıklarına yerleştirecekleri koli bantlarını da stokladı.  Spurr'un sakinleşme ihtimali de var ancak devam eden sismik aktivite her türlü tehlikenin hala ihtimal dahilinde olduğunu vurguluyor.</p><p><strong>VOLKANİK PATLAMA VE TEHLİKELERİ</strong>  Volkanik küller göz, burun ve boğazı tahriş edebilir ve astım, diğer akciğer hastalıkları ve ciddi kalp rahatsızlıkları olan kişilerde daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.  Spurr Dağı yakınlarındaki sismik aktivite, Nisan 2024'te başladı ve haftada ortalama 30'dan, Ekim ayı başında haftada ortalama 125'e yükseldi.  Kent yönetimi ayrıca olası patlama öncesinde evcil hayvan sahipleri için güvenlik önerileri yayınladı.  Yetkililer, bölge sakinlerine evcil hayvanlarını mümkün olduğunca içeride tutmalarını, iki hafta yetecek kadar yiyecek ve ilaç bulundurmalarını tavsiye etti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fransız sağlık çalışanları açlık grevinde: &amp;quot;Filistin için adalet&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/fransiz-saglik-calisanlari-aclik-grevinde-filistin-icin-adalet</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/fransiz-saglik-calisanlari-aclik-grevinde-filistin-icin-adalet</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de yaralı Filistinlileri tedavi eden Fransız doktor Pascal Andre&#039;nin de aralarında bulunduğu 3 Fransız sağlık çalışanı, &quot;Filistin&#039;de adalet&quot; için açlık grevinde.İsrail&#039;in Gazze&#039;deki soykırımı devam ederken, bölgeye giderek yaralı Filistinli sivilleri tedavi eden Fransız doktor Pascal Andre&#039;nin de aralarında bulunduğu 3 Fransız sağlık çalışanı, 31 Mart&#039;ta Fransa&#039;nın güneyindeki Marsilya kentinde &quot;Filistin&#039;de adalet için açlık&quot; çağrısıyla açlık grevine başladı.Bu çağrı kapsamında şimdiye kadar Fransa genelinde 15 kişi açlık grevine başlarken, 95 kişi dayanışma orucu tuttu. Söz konusu kişilerden 11&#039;i açlık grevine devam ediyor.Eyleme katılanlar, Fransız ve Avrupa Birliği (AB) makamlarından, soykırımın devam ettiği Gazze&#039;de uluslararası hukukun ve insancıl hukukun uygulanmasını talep ediyor.Fransa&#039;nın farklı kentlerinde seri eylem şeklinde yapılacak açlık grevleri, 24 Nisan&#039;da Belçika&#039;da sona erecek.Strazburg Filistin Topluluğu Başkanı Sihabi, şunları söyledi: &quot;Amaç gerçekten derhal ateşkes sağlanmasını, insani yardımın girmesini, İsrail&#039;e yönelik yaptırım uygulanmasını, Avrupa ile İsrail arasındaki anlaşmaların durdurulmasını ve Filistin devletinin tanınmasını talep etmek.&quot;  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e-PHXpYvG0yhJPRaD_A4_A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fransız, sağlık, çalışanları, açlık, grevinde:, Filistin, için, adalet</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e-PHXpYvG0yhJPRaD_A4_A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fransa'da Filistin için açlık grevi"><p>Gazze'de yaralı Filistinlileri tedavi eden Fransız doktor Pascal Andre'nin de aralarında bulunduğu 3 Fransız sağlık çalışanı, "Filistin'de adalet" için açlık grevinde.</p><p>İsrail'in Gazze'deki soykırımı devam ederken, bölgeye giderek yaralı Filistinli sivilleri tedavi eden Fransız doktor Pascal Andre'nin de aralarında bulunduğu 3 Fransız sağlık çalışanı, 31 Mart'ta Fransa'nın güneyindeki Marsilya kentinde "Filistin'de adalet için açlık" çağrısıyla açlık grevine başladı.</p><p>Bu çağrı kapsamında şimdiye kadar Fransa genelinde 15 kişi açlık grevine başlarken, 95 kişi dayanışma orucu tuttu. Söz konusu kişilerden 11'i açlık grevine devam ediyor.</p><p>Eyleme katılanlar, Fransız ve Avrupa Birliği (AB) makamlarından, soykırımın devam ettiği Gazze'de uluslararası hukukun ve insancıl hukukun uygulanmasını talep ediyor.</p><p>Fransa'nın farklı kentlerinde seri eylem şeklinde yapılacak açlık grevleri, 24 Nisan'da Belçika'da sona erecek.</p><p>Strazburg Filistin Topluluğu Başkanı Sihabi, şunları söyledi: "Amaç gerçekten derhal ateşkes sağlanmasını, insani yardımın girmesini, İsrail'e yönelik yaptırım uygulanmasını, Avrupa ile İsrail arasındaki anlaşmaların durdurulmasını ve Filistin devletinin tanınmasını talep etmek." </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Tropik geceler&amp;quot; yaygınlaşıyor: Avrupa, tarihindeki en sıcak yılı yaşadı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tropik-geceler-yayginlasiyor-avrupa-tarihindeki-en-sicak-yili-yasadi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tropik-geceler-yayginlasiyor-avrupa-tarihindeki-en-sicak-yili-yasadi</guid>
<description><![CDATA[ Uydu izleme sistemi Copernicus&#039;a göre 2024, Avrupa tarihindeki en sıcak yıl oldu. Kıtada sıcaklıkların 20 derecenin altına düşmediği çok sayıda gece yaşandı.Copernicus İklim Değişikliği Servisi ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından hazırlanan 2024 Avrupa İklim Durumu (ESOTC 2024) raporuna göre Avrupa, &quot;en hızlı ısınan kıta&quot; olma özelliğini korudu ve en sıcak yılı yaşadı.Kıtanın merkez, doğu ve güneydoğu bölgelerinde rekor sıcaklıklar yaşandı.Yılın tamamı için, Avrupa bölgesinde deniz sıcaklığı, ortalamanın 0,7 derece üzerinde ölçüldü. Söz konusu sıcaklık Akdeniz için ise ortalamanın 1,2 derece üzerinde ölçülürken, bu kayıtlardaki en yüksek değere karşılık geldi.335 CAN KAYBI YAŞANDIBatı Avrupa, 1950&#039;den bu yana analiz edilen dönemde en yağışlı on yıldan birini gördü. Kıta genelinde fırtınalar ve sel felaketleri Avrupa&#039;da tahmini 413 bin kişiyi etkiledi ve en az 335 can kaybı yaşandı.Eylül ayında, Portekiz&#039;deki yangınlar bir haftada yaklaşık 1100 kilometrekarelik alanı tahrip etti ve bu, Avrupa&#039;nın toplam yıllık yanmış alanının yaklaşık dörtte birine denk geldi. Avrupa&#039;daki orman yangınlarından yaklaşık 42 bin kişinin etkilendiği tahmin ediliyor.TROPİK GECELER YAYGINLAŞTIİngiliz Skynews&#039;e göre &quot;tropik&quot; geceler, yani sıcaklıkların 20 derecenin altına düşmediği zamanlar, 1980&#039;lerden bu yana Avrupa&#039;da giderek daha yaygın hale geldi ve hem yaşamları hem de tatilleri beklenmedik şekillerde bozmaya başladı.Yeni verilere göre, geçen yıl Güney İtalya, Hırvatistan, Türkiye ve Yunanistan&#039;ın güneşle ıslanan kıyıları da dahil olmak üzere Güney Avrupa&#039;daki yaz destinasyonları, rekor kıran 23 tropik gece boyunca bunaldı.AB&#039;nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi&#039;ne göre bu sayı, sekiz olan ortalamanın neredeyse üç katı ve 2012&#039;de 16 olan bir önceki rekorun da çok üzerinde.Tropik geceler, terli çarşafların cilde yapıştığı ve pencereleri açmanın hiçbir rahatlama getirmediği uykusuz, yapış yapış bir yatak zamanı anlamına geliyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eD5eSLTZwEq9IZrqODsbjQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tropik, geceler, yaygınlaşıyor:, Avrupa, tarihindeki, sıcak, yılı, yaşadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eD5eSLTZwEq9IZrqODsbjQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avrupa en sıcak yılı yaşadı"><p>Uydu izleme sistemi Copernicus'a göre 2024, Avrupa tarihindeki en sıcak yıl oldu. Kıtada sıcaklıkların 20 derecenin altına düşmediği çok sayıda gece yaşandı.</p><p>Copernicus İklim Değişikliği Servisi ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından hazırlanan 2024 Avrupa İklim Durumu (ESOTC 2024) raporuna göre Avrupa, "en hızlı ısınan kıta" olma özelliğini korudu ve en sıcak yılı yaşadı.</p><p>Kıtanın merkez, doğu ve güneydoğu bölgelerinde rekor sıcaklıklar yaşandı.</p><p>Yılın tamamı için, Avrupa bölgesinde deniz sıcaklığı, ortalamanın 0,7 derece üzerinde ölçüldü. Söz konusu sıcaklık Akdeniz için ise ortalamanın 1,2 derece üzerinde ölçülürken, bu kayıtlardaki en yüksek değere karşılık geldi.</p><p><strong>335 CAN KAYBI YAŞANDI</strong></p><p>Batı Avrupa, 1950'den bu yana analiz edilen dönemde en yağışlı on yıldan birini gördü. Kıta genelinde fırtınalar ve sel felaketleri Avrupa'da tahmini 413 bin kişiyi etkiledi ve en az 335 can kaybı yaşandı.</p><p>Eylül ayında, Portekiz'deki yangınlar bir haftada yaklaşık 1100 kilometrekarelik alanı tahrip etti ve bu, Avrupa'nın toplam yıllık yanmış alanının yaklaşık dörtte birine denk geldi. Avrupa'daki orman yangınlarından yaklaşık 42 bin kişinin etkilendiği tahmin ediliyor.</p><p><strong>TROPİK GECELER YAYGINLAŞTI</strong></p><p>İngiliz Skynews'e göre "tropik" geceler, yani sıcaklıkların 20 derecenin altına düşmediği zamanlar, 1980'lerden bu yana Avrupa'da giderek daha yaygın hale geldi ve hem yaşamları hem de tatilleri beklenmedik şekillerde bozmaya başladı.</p><p>Yeni verilere göre, geçen yıl Güney İtalya, Hırvatistan, Türkiye ve Yunanistan'ın güneşle ıslanan kıyıları da dahil olmak üzere Güney Avrupa'daki yaz destinasyonları, rekor kıran 23 tropik gece boyunca bunaldı.</p><p>AB'nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi'ne göre bu sayı, sekiz olan ortalamanın neredeyse üç katı ve 2012'de 16 olan bir önceki rekorun da çok üzerinde.</p><p>Tropik geceler, terli çarşafların cilde yapıştığı ve pencereleri açmanın hiçbir rahatlama getirmediği uykusuz, yapış yapış bir yatak zamanı anlamına geliyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Egzotik kedi ticareti çetesi çökertildi: Sosyal medyada 2 milyon TL&amp;apos;ye leopar satıyorlar</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/egzotik-kedi-ticareti-cetesi-coekertildi-sosyal-medyada-2-milyon-tlye-leopar-satiyorlar</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/egzotik-kedi-ticareti-cetesi-coekertildi-sosyal-medyada-2-milyon-tlye-leopar-satiyorlar</guid>
<description><![CDATA[ İspanyol yetkililer, sosyal medya üzerinden koruma altındaki egzotik kedi türlerini sattığı iddia edilen bir çifti gözaltına aldı. Operasyon, yasa dışı yaban hayatı ticaretine yönelik Avrupa çapındaki büyük soruşturmanın bir parçası.İspanya’nın Mallorca Adası’nda egzotik kedi ticareti yaptığı öne sürülen bir çift, İspanyol Sivil Muhafız polisinin düzenlediği operasyonla tutuklandı. Çiftin, aralarında beyaz kaplanlar, pumalar ve bulutlu leopar gibi koruma altındaki türlerin de bulunduğu nadir kedileri besleyip sosyal medya aracılığıyla sattığı belirlendi.  Polisin çiftin evine düzenlediği baskında 19 kedi ele geçirildi. Kurtarılan hayvanlar arasında bir karakal, iki serval ve 16 melez kedi bulunuyor. Hayvanlar geçici olarak Mallorca’daki Son Servera Safari Hayvanat Bahçesi’ne yerleştirilirken, ilerleyen günlerde Alicante yakınlarındaki bir kurtarma merkezine nakledilecek.  Sivil Muhafızlar, bu olayın küresel bir suç örgütünün sadece görünen kısmı olduğunu ifade etti. Yasadışı yollardan Avrupa Birliği’ne sokulan hayvanların çoğunun Rusya, Belarus ve Ukrayna’dan getirildiği, Polonya’nın Belarus sınırından kaçırılarak sahte belgelerle dolaşıma sokulduğu belirtildi. HAYVANLARIN REKLAMI YAPILIYOR Yetkililer, çiftin sosyal medya hesaplarının oldukça aktif olduğunu ve farklı ülkelerden insanların bu yolla kendilerine ulaştığını söyledi. Sadece bulutlu leoparın fiyatının 60 bin euro ( Yaklaşık 2 milyon TL) olduğu ve internet üzerinden satışa sunulduğu bildirildi. Aynı hesaplarda sırtlan, çöl vaşağı ve puma gibi diğer hayvanların da reklamı yapıldığı tespit edildi.  Uluslararası Hayvan Refahı Fonu’na (IFAW) göre, Avrupa egzotik yaban hayatı ticaretinin merkezinde yer alıyor ve bu alandaki yasadışı faaliyetler giderek artıyor. Sosyal medyada egzotik hayvanların lüks ve statü göstergesi olarak sunulması da bu talebi körüklüyor.  Ancak uzmanlara göre, bu tür kedilerin bakımının son derece zor olduğu, çok geniş alanlara ihtiyaç duydukları ve saldırgan yapıları nedeniyle hem insanlar hem de diğer hayvanlar için tehlike oluşturdukları vurgulanıyor. Bu nedenle birçok kişi, sahip olduğu hayvanlardan sonradan kurtulmak istiyor.  Bu operasyonun, Mart ayında başlatılan daha geniş çaplı bir soruşturmanın parçası olduğu belirtildi. Aynı soruşturma kapsamında başka bir kişinin de internette egzotik hayvan sattığı gerekçesiyle incelendiği kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2Y8VcrJnxE2L9pJVXt6xhA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:30 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Egzotik, kedi, ticareti, çetesi, çökertildi:, Sosyal, medyada, milyon, TLye, leopar, satıyorlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2Y8VcrJnxE2L9pJVXt6xhA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sosyal medyada yasa sışı kedi satışı"><p>İspanyol yetkililer, sosyal medya üzerinden koruma altındaki egzotik kedi türlerini sattığı iddia edilen bir çifti gözaltına aldı. Operasyon, yasa dışı yaban hayatı ticaretine yönelik Avrupa çapındaki büyük soruşturmanın bir parçası.</p><p>İspanya’nın Mallorca Adası’nda egzotik kedi ticareti yaptığı öne sürülen bir çift, İspanyol Sivil Muhafız polisinin düzenlediği operasyonla tutuklandı. Çiftin, aralarında beyaz kaplanlar, pumalar ve bulutlu leopar gibi koruma altındaki türlerin de bulunduğu nadir kedileri besleyip sosyal medya aracılığıyla sattığı belirlendi.  Polisin çiftin evine düzenlediği baskında 19 kedi ele geçirildi. Kurtarılan hayvanlar arasında bir karakal, iki serval ve 16 melez kedi bulunuyor. Hayvanlar geçici olarak Mallorca’daki Son Servera Safari Hayvanat Bahçesi’ne yerleştirilirken, ilerleyen günlerde Alicante yakınlarındaki bir kurtarma merkezine nakledilecek.  Sivil Muhafızlar, bu olayın küresel bir suç örgütünün sadece görünen kısmı olduğunu ifade etti. Yasadışı yollardan Avrupa Birliği’ne sokulan hayvanların çoğunun Rusya, Belarus ve Ukrayna’dan getirildiği, Polonya’nın Belarus sınırından kaçırılarak sahte belgelerle dolaşıma sokulduğu belirtildi. </p><p><strong>HAYVANLARIN REKLAMI YAPILIYOR </strong></p><p>Yetkililer, çiftin sosyal medya hesaplarının oldukça aktif olduğunu ve farklı ülkelerden insanların bu yolla kendilerine ulaştığını söyledi. Sadece bulutlu leoparın fiyatının 60 bin euro ( Yaklaşık 2 milyon TL) olduğu ve internet üzerinden satışa sunulduğu bildirildi. Aynı hesaplarda sırtlan, çöl vaşağı ve puma gibi diğer hayvanların da reklamı yapıldığı tespit edildi.  Uluslararası Hayvan Refahı Fonu’na (IFAW) göre, Avrupa egzotik yaban hayatı ticaretinin merkezinde yer alıyor ve bu alandaki yasadışı faaliyetler giderek artıyor. Sosyal medyada egzotik hayvanların lüks ve statü göstergesi olarak sunulması da bu talebi körüklüyor.  Ancak uzmanlara göre, bu tür kedilerin bakımının son derece zor olduğu, çok geniş alanlara ihtiyaç duydukları ve saldırgan yapıları nedeniyle hem insanlar hem de diğer hayvanlar için tehlike oluşturdukları vurgulanıyor. Bu nedenle birçok kişi, sahip olduğu hayvanlardan sonradan kurtulmak istiyor.  Bu operasyonun, Mart ayında başlatılan daha geniş çaplı bir soruşturmanın parçası olduğu belirtildi. Aynı soruşturma kapsamında başka bir kişinin de internette egzotik hayvan sattığı gerekçesiyle incelendiği kaydedildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tarihi uçuşta Türk imzası: Milli gururumuz Canan Dağdeviren’in buluşu uzayda</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tarihi-ucusta-turk-imzasi-milli-gururumuz-canan-dagdevirenin-bulusu-uzayda</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tarihi-ucusta-turk-imzasi-milli-gururumuz-canan-dagdevirenin-bulusu-uzayda</guid>
<description><![CDATA[ Tarihte ilk kez tamamı kadınlardan oluşan uzay ekibi başarıyla yolculuklarını tamamladı. Ekipte yer almasa da, Türk bilim insanı Canan Dağdeviren geliştirdiği giyilebilir ultrason cihazını bu yolculukta uzaya göndererek tarihi misyona katkıda bulundu.Blue Origin’in New Shepard aracı, tamamı kadınlardan oluşan bir ekiple uzaya çıkarak tarihe geçti.   ABD&#039;nin Teksas eyaletinden fırlatılan uzay aracı, aralarında Jeff Bezos’un nişanlısı eski gazeteci Lauren Sanchez, şarkıcı Katy Perry, gazeteci Gayle King, eski NASA roket bilimcisi Aisha Bowe, bilim insanı Amanda Nguyen ve film yapımcısı Kerianne Flynn’in bulunduğu altı kadınla uzaya ulaştı ve başarılı bir şekilde geri döndü.  Bu tarihi yolculukta Türkiye’den de bir bilim insanı dolaylı olarak yer aldı. Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) doçent olarak görev yapan Canan Dağdeviren, geliştirdiği giyilebilir ultrason cihazını uzaya göndererek bu başarıya katkı sundu.  Dağdeviren, erken evre meme kanserinin teşhisinde kullanılmak üzere tasarladığı elektronik sütyeni uzay ortamında test etmek üzere hazırladı. Cihaz, Dağdeviren’in düzenli taramalarına rağmen geç evrede meme kanserine yakalanan ve kısa süre içinde hayatını kaybeden teyzesinden ilham alarak geliştirilmişti.  Başarısını Cumhuriyet’e borçlu olduğunu vurgulayan Dağdeviren, “Atatürk Cumhuriyeti’nin herkes için eşit olan sisteminde eğitim alan bir birey olarak bu başarıya ulaştım” dedi.  Dağdeviren, daha önce de BBC tarafından &quot;2023&#039;ün ilham veren kadınları&quot; arasında gösterilmişti.CANAN DAĞDEVİREN KİMDİR? Canan Dağdeviren, 1985 yılında İstanbul&#039;da doğdu, aslen Sivaslıdır. İlk ve orta eğitimini Kocaeli&#039;de tamamladı. 2007’de Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümünden mezun oldu.  Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği programındaki yüksek lisans eğitimini 2009&#039;da tamamladı. Aynı yıl Fulbright bursu kazanarak UIUC&#039;da Malzeme Bilimi ve Mühendisliği bölümünde doktora eğitimine başladı. Bu süreçte esnek ve katlanabilir, deri üstüne yapıştırılabilir veya giyilebilir elektronik aletler üzerine çalışmalar yaptı.  Doktora derecesini Aralık 2014’te aldı. Medikal teknoloji alanında çalışarak pilsiz çalışan giyilebilir bir kalp çipi (PZT MEH) ve cilt kanserini teşhis eden bir cihaz geliştirdi. Forbes&#039;in 30 Yaş Altı Bilim İnsanı listesinde de yer aldı.  Kendisi bilime olan merakında iki dönüm noktası olduğunu belirtmektedir. Bunlardan ilki babasının kendisine Marie Curie hakkında hediye ettiği bir kitap, ikincisi ise Erdal İnönü&#039;den bizzat aldığı Anılar ve Düşünceler adlı eserdir.  Özellikle Erdal İnönü ile tanışmasının lisedeki alan seçiminde etkili olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca motivasyonunun düşük olduğu zamanlarda Mustafa Kemal Atatürk&#039;ten ilham aldığını da bir demecinde açıklamıştır. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mpF2zSXyM02VSSl8lwt9Gg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tarihi, uçuşta, Türk, imzası:, Milli, gururumuz, Canan, Dağdeviren’in, buluşu, uzayda</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mpF2zSXyM02VSSl8lwt9Gg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kadınların uzay zaferine Türk dokunuşu"><p>Tarihte ilk kez tamamı kadınlardan oluşan uzay ekibi başarıyla yolculuklarını tamamladı. Ekipte yer almasa da, Türk bilim insanı Canan Dağdeviren geliştirdiği giyilebilir ultrason cihazını bu yolculukta uzaya göndererek tarihi misyona katkıda bulundu.</p>Blue Origin’in New Shepard aracı, tamamı kadınlardan oluşan bir ekiple uzaya çıkarak tarihe geçti.   ABD'nin Teksas eyaletinden fırlatılan uzay aracı, aralarında Jeff Bezos’un nişanlısı eski gazeteci Lauren Sanchez, şarkıcı Katy Perry, gazeteci Gayle King, eski NASA roket bilimcisi Aisha Bowe, bilim insanı Amanda Nguyen ve film yapımcısı Kerianne Flynn’in bulunduğu altı kadınla uzaya ulaştı ve başarılı bir şekilde geri döndü.  Bu tarihi yolculukta Türkiye’den de bir bilim insanı dolaylı olarak yer aldı. Massachusetts Institute of Technology’de (MIT) doçent olarak görev yapan Canan Dağdeviren, geliştirdiği giyilebilir ultrason cihazını uzaya göndererek bu başarıya katkı sundu.  Dağdeviren, erken evre meme kanserinin teşhisinde kullanılmak üzere tasarladığı elektronik sütyeni uzay ortamında test etmek üzere hazırladı. Cihaz, Dağdeviren’in düzenli taramalarına rağmen geç evrede meme kanserine yakalanan ve kısa süre içinde hayatını kaybeden teyzesinden ilham alarak geliştirilmişti.  Başarısını Cumhuriyet’e borçlu olduğunu vurgulayan Dağdeviren, “Atatürk Cumhuriyeti’nin herkes için eşit olan sisteminde eğitim alan bir birey olarak bu başarıya ulaştım” dedi.  Dağdeviren, daha önce de BBC tarafından "2023'ün ilham veren kadınları" arasında gösterilmişti.<p><strong>CANAN DAĞDEVİREN KİMDİR? </strong></p><p>Canan Dağdeviren, 1985 yılında İstanbul'da doğdu, aslen Sivaslıdır. İlk ve orta eğitimini Kocaeli'de tamamladı. 2007’de Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği bölümünden mezun oldu.  Sabancı Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği programındaki yüksek lisans eğitimini 2009'da tamamladı. Aynı yıl Fulbright bursu kazanarak UIUC'da Malzeme Bilimi ve Mühendisliği bölümünde doktora eğitimine başladı. Bu süreçte esnek ve katlanabilir, deri üstüne yapıştırılabilir veya giyilebilir elektronik aletler üzerine çalışmalar yaptı.  Doktora derecesini Aralık 2014’te aldı. Medikal teknoloji alanında çalışarak pilsiz çalışan giyilebilir bir kalp çipi (PZT MEH) ve cilt kanserini teşhis eden bir cihaz geliştirdi. Forbes'in 30 Yaş Altı Bilim İnsanı listesinde de yer aldı.  Kendisi bilime olan merakında iki dönüm noktası olduğunu belirtmektedir. Bunlardan ilki babasının kendisine Marie Curie hakkında hediye ettiği bir kitap, ikincisi ise Erdal İnönü'den bizzat aldığı Anılar ve Düşünceler adlı eserdir.  Özellikle Erdal İnönü ile tanışmasının lisedeki alan seçiminde etkili olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca motivasyonunun düşük olduğu zamanlarda Mustafa Kemal Atatürk'ten ilham aldığını da bir demecinde açıklamıştır.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa&amp;apos;nın zehir kokteyli: Ev tozlarında öldüren keşif!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/avrupanin-zehir-kokteyli-ev-tozlarinda-oelduren-kesif</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/avrupanin-zehir-kokteyli-ev-tozlarinda-oelduren-kesif</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa&#039;daki evleri inceleyen yeni bir araştırma, yaklaşık 200 farklı pestisit buldu. Tozda bulunan pestisitlerin yüzde 40&#039;tan fazlasının kanser ve hormon bozuklukları gibi etkilere yol açtığı tespit edildi.Avrupa&#039;daki evlerdeki tozları inceleyen bir çalışmada çok yüksek oranda zehirli maddeler bulundu.   Alanında yapılmış en büyük araştırmanın ön bulgularına göre, 2021 yılında 10 Avrupa ülkesindeki evlerden toplanan ev tozunu inceleyen bilim insanları, toplamda 197 adet pestisit tespit etti.ÖLDÜREN SONUÇLARI VAR  Tozda bulunan pestisitlerin yüzde 40&#039;tan fazlasının, insanlarda kanser ve hormonal sistemin bozulması gibi son derece ciddi etkilere yol açtığı aktarıldı.  Evlerde bulunan pestisit sayısı 25 ile 121 arasında değişirken, çiftçilerin evlerinde pestisit seviyelerinin daha yüksek olduğu görüldü.PESTİSİTLER EVE NASIL GİRİYOR?  Tozdaki pestisitlerin ayakkabılar, kediler ve köpekler aracılığıyla insanların evlerine girdiği tahmin ediliyor.  Hayvanların açık havadan pestisitler de dahil olmak üzere belirli kontaminasyonları topladığına dair birçok çalışma bulunuyor.  Araştırmacılar, yaptıkları çalışmada çevrede hangi pestisit karışımlarının bulunduğunu ortaya koyduklarını, böylece düzenleyicilerin hem bunları hem de daha önce test ettikleri ticari kullanım için üretilen kombinasyonları test edebileceklerini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T8_KR7vajEiZRxsDEZ6nfA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avrupanın, zehir, kokteyli:, tozlarında, öldüren, keşif</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T8_KR7vajEiZRxsDEZ6nfA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avrupa'daki ev tozlarında yüksek oranda pestisit bulundu"><p>Avrupa'daki evleri inceleyen yeni bir araştırma, yaklaşık 200 farklı pestisit buldu. Tozda bulunan pestisitlerin yüzde 40'tan fazlasının kanser ve hormon bozuklukları gibi etkilere yol açtığı tespit edildi.</p><p>Avrupa'daki evlerdeki tozları inceleyen bir çalışmada çok yüksek oranda zehirli maddeler bulundu.   Alanında yapılmış en büyük araştırmanın ön bulgularına göre, 2021 yılında 10 Avrupa ülkesindeki evlerden toplanan ev tozunu inceleyen bilim insanları, toplamda 197 adet pestisit tespit etti.</p><p><strong>ÖLDÜREN SONUÇLARI VAR</strong>  Tozda bulunan pestisitlerin yüzde 40'tan fazlasının, insanlarda kanser ve hormonal sistemin bozulması gibi son derece ciddi etkilere yol açtığı aktarıldı.  Evlerde bulunan pestisit sayısı 25 ile 121 arasında değişirken, çiftçilerin evlerinde pestisit seviyelerinin daha yüksek olduğu görüldü.</p><p><strong>PESTİSİTLER EVE NASIL GİRİYOR?</strong>  Tozdaki pestisitlerin ayakkabılar, kediler ve köpekler aracılığıyla insanların evlerine girdiği tahmin ediliyor.  Hayvanların açık havadan pestisitler de dahil olmak üzere belirli kontaminasyonları topladığına dair birçok çalışma bulunuyor.  Araştırmacılar, yaptıkları çalışmada çevrede hangi pestisit karışımlarının bulunduğunu ortaya koyduklarını, böylece düzenleyicilerin hem bunları hem de daha önce test ettikleri ticari kullanım için üretilen kombinasyonları test edebileceklerini söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fransa’da hapishanelere saldırı: Araçlar kundaklandı, otomatik silahla ateş açıldı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/fransada-hapishanelere-saldiri-araclar-kundaklandi-otomatik-silahla-ates-acildi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/fransada-hapishanelere-saldiri-araclar-kundaklandi-otomatik-silahla-ates-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Fransa’nın 6 bölgesinde hapishanelere saldırı düzenlendi. Bir hapishaneye otomatik silahla ateş açıldı, diğer hapishanelerin otoparklarındaki araçlar ateşe verildi.Fransa’da çok sayıda hapishaneye gece saatlerinde saldırılar düzenlediği açıklandı. Fransa Adalet Bakanı Gérald Darmanin, yaşanan saldırı dalgasını doğruladı. Darmanin, X hesabından yaptığı paylaşımda, cezaevlerinin gece saatlerinde karşı karşıya kaldığı “yıldırma teşebbüslerinin” araçların ateşe verilmesinden otomatik silahla ateş açılmasına kadar değiştiğini söyledi.   Fransa’nın La Parisien gazetesi, saldırılara ilişkin haberinde, çok sayıda hapishanede bulunan otoparklardaki araçların kundaklandığını ve Toulon’daki bir hapishanenin otomatik silahtan ateşlenen kurşunlarla hedef alındığını aktardı. Gazetenin haberine göre, Toulon, Aix-en-Provence ve Marseille, Valence ve Nîmes, Luynes, Villepinte ve Nanterre olmak üzere altı bölgedeki hapishaneler hedef alındı.   ADALET BAKANI UYUŞTURUCU KAÇAKÇILARINA İŞARET ETTİ  Adalet Bakanı Darmanin, saldırılara dair açıklamasında, olaylardan etkilenen görevlilere destek olmak için hapishaneye otomatik silahla ateş açılan Toulon’a gittiğini söyledi.Saldırılardan kimin sorumlu olduğu hakkında doğrudan yorum yapmayan bakan, Fransa hükümetinin “uyuşturucu kaçakçılığı sorununa karşı koyduğunu” ve suç ağlarını “büyük ölçüde sekteye uğratacak” önlemler aldıklarını belirtti.   SENDİKADAN HÜKÜMETE ÇAĞRI  Gardiyan sendikası FO Justice de saldırıların ardından yaptığı açıklamada yaşanan olayları “son derece ciddi” sözleriyle tarif ederek “en derin endişe ve öfke” duygularını dile getirdi.Sendika, X hesabından yaptığı paylaşımlarda Toulon hapishanesinin camlarındaki kurşun delikleri ve diğer hapishane otoparklarında kundaklanan araçların görüntülerini paylaştı. Sendika hükümete çağrı yaparak hapishane personelini korumak için harekete geçilmesini talep etti. SALDIRILARI TERÖRLE MÜCADELE SAVCILIĞI SORUŞTURACAKFransa&#039;nın ulusal terörle mücadele savcılığı, saldırılaırın ardından bugün bir açıklama yaparak gece saatlerinde düzenlenen saldırılara ilişkin soruşturmayı devraldığını bildirdi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QcqI2VrAlU63Z7udbt9fdA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fransa’da, hapishanelere, saldırı:, Araçlar, kundaklandı, otomatik, silahla, ateş, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QcqI2VrAlU63Z7udbt9fdA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fransa’da hapishanelere saldırı"><p>Fransa’nın 6 bölgesinde hapishanelere saldırı düzenlendi. Bir hapishaneye otomatik silahla ateş açıldı, diğer hapishanelerin otoparklarındaki araçlar ateşe verildi.</p><p>Fransa’da çok sayıda hapishaneye gece saatlerinde saldırılar düzenlediği açıklandı. Fransa Adalet Bakanı Gérald Darmanin, yaşanan saldırı dalgasını doğruladı. Darmanin, X hesabından yaptığı paylaşımda, cezaevlerinin gece saatlerinde karşı karşıya kaldığı “yıldırma teşebbüslerinin” araçların ateşe verilmesinden otomatik silahla ateş açılmasına kadar değiştiğini söyledi.   Fransa’nın La Parisien gazetesi, saldırılara ilişkin haberinde, çok sayıda hapishanede bulunan otoparklardaki araçların kundaklandığını ve Toulon’daki bir hapishanenin otomatik silahtan ateşlenen kurşunlarla hedef alındığını aktardı. Gazetenin haberine göre, Toulon, Aix-en-Provence ve Marseille, Valence ve Nîmes, Luynes, Villepinte ve Nanterre olmak üzere altı bölgedeki hapishaneler hedef alındı.   <strong>ADALET BAKANI UYUŞTURUCU KAÇAKÇILARINA İŞARET ETTİ</strong>  Adalet Bakanı Darmanin, saldırılara dair açıklamasında, olaylardan etkilenen görevlilere destek olmak için hapishaneye otomatik silahla ateş açılan Toulon’a gittiğini söyledi.</p><p>Saldırılardan kimin sorumlu olduğu hakkında doğrudan yorum yapmayan bakan, Fransa hükümetinin “uyuşturucu kaçakçılığı sorununa karşı koyduğunu” ve suç ağlarını “büyük ölçüde sekteye uğratacak” önlemler aldıklarını belirtti.   <strong>SENDİKADAN HÜKÜMETE ÇAĞRI</strong>  Gardiyan sendikası FO Justice de saldırıların ardından yaptığı açıklamada yaşanan olayları “son derece ciddi” sözleriyle tarif ederek “en derin endişe ve öfke” duygularını dile getirdi.</p><p>Sendika, X hesabından yaptığı paylaşımlarda Toulon hapishanesinin camlarındaki kurşun delikleri ve diğer hapishane otoparklarında kundaklanan araçların görüntülerini paylaştı. Sendika hükümete çağrı yaparak hapishane personelini korumak için harekete geçilmesini talep etti. </p><p><strong>SALDIRILARI TERÖRLE MÜCADELE SAVCILIĞI SORUŞTURACAK</strong></p><p>Fransa'nın ulusal terörle mücadele savcılığı, saldırılaırın ardından bugün bir açıklama yaparak gece saatlerinde düzenlenen saldırılara ilişkin soruşturmayı devraldığını bildirdi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pekin&amp;Washington geriliminde yeni perde: ABD istihbaratına siber saldırı suçlaması</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/pekin-washingtongeriliminde-yeni-perde-abd-istihbaratina-siber-saldiri-suclamasi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/pekin-washingtongeriliminde-yeni-perde-abd-istihbaratina-siber-saldiri-suclamasi</guid>
<description><![CDATA[ Çin makamları, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nı Asya Kış Oyunları sırasında siber saldırılar düzenlemekle suçladı. Suçlananlar arasında iki üniversite de bulunuyor.Çin, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nı (NSA) şubat ayında gerçekleştirilen Asya Kış Oyunları sırasında “ileri düzey” siber saldırılar düzenlemekle suçladı.Söz konusu suçlama, Pekin-Washington hattında ABD Başkanı Donald Trump’ın başlattığı ve karşılıklı alınan gümrük vergisi tarife kararları ile tırmanan &quot;ticaret savaşı&quot; ve gerilimin sürdüğü günlerde geldi.   POLİSTEN İKİ ÜNİVERSİTEYE SUÇLAMA  Çin’in kuzeydoğusundaki Harbin kentindeki polis yetkililer, NSA ajanı olduğu ileri sürülen üç kişinin arananlar listesine alındığını açıkladı. Yetkililer, yürütülen soruşturmaların ardından Kaliforniya Üniversitesi ve Virginia Tech Üniversitesi’ni de saldırılarda dahli olmakla suçladı.   Çin devlet basınına yansıyan haberlerde, NSA ajanı olduğu iddia edilen kişilerin isimleri Katheryn A. Wilson, Robert J. Snelling ve Stephen W. Johnson olarak aktarıldı. Üç isim, “Çin’in kritik bilgi altyapısına tekrar tekrar siber saldırılarda bulunmak ve Huawei ile diğer işletmelere yönelik siber saldırılara katılmak” ile suçlandı. Bahsi geçen iki üniversitenin saldırılarda nasıl bir dahlinin olduğu ise açıklanmadı.   ÇİN’DEN ABD’YE “SORUMLULU YAKLAŞIM” ÇAĞRISI  Çin Dışişleri Bakanlığı da saldırıları teyit ederek Pekin’in endişelerini ABD’ye ilettiğini bildirdi. Bakanlık Sözcüsü Lin Jian, rutin basın toplantısında yaptığı açıklamada, ABD’ye “siber güvenli konusunda sorumlu bir yaklaşım benimseme” ve “Çin’e yönelik provoke edilmeden gerçekleştirilen karalama ve saldırıları durdurma” çağrısı yaptı.   Çin’in devlet haber ajansı Xinhua’nın Harbin polisine dayandırdığı haberinde, “ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın Heilongjiang eyaletindeki enerji, altyapı, su koruma, iletişim ve ulusal savunma araştırma kurumları gibi önemli sektörlere yönelik siber saldırılar düzenlendiği” bildirildi. Haberde, söz konusu saldırıların “Çin’in kritik bilgi altyapısına karşı sabotaj eyleminde bulunma niyetiyle gerçekleştirildiği, saldırılarla birlikte toplumsal kargaşa yaşanmasının ve önemli gizli bilgilerin çalınmasının hedeflendiği” iddia edildi.   ÇİN’İN İDDİALARINDA “MICROSOFT” DETAYI  Xinhua’nın haberine göre, NSA’in operasyonları Kış Oyunları sırasında gerçekleşti. Söz konusu operasyonların Heilongjiang’daki belirli aygıtlardaki Microsoft Windows işletim sistemlerinde “önceden yüklenmiş belli arka kapıların aktive edilmesiyle” yapıldığı savunuldu.İddiaya göre, NSA, izlerini gizlemek için farklı ülkelerden IP adresleri satın almış ve “anonim bir şekilde” Avrupa ve Asya da dahil olmak üzere çok sayıda ağ sunucusu kiralamıştı.   NSA’in bu eylemleriyle oyunlara katılan sporcuların kişisel verilerini çalmayı amaçladığı, söz konusu siber saldırıların 3 Şubat’taki ilk buz hokeyi müsabakası sırasında en üst noktasına ulaştığı ileri sürüldü.Buna göre, saldırılar Asya Kış Oyunları kayıt sistemi gibi bilgi sistemlerini hedef almış ve ilgili etkinlik personelinin kimlikleri hakkında hassas bilgileri saklamıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O8UiVk4_DEqA2n3-V_Y_Hg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:29 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pekin-Washington geriliminde, yeni, perde:, ABD, istihbaratına, siber, saldırı, suçlaması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/O8UiVk4_DEqA2n3-V_Y_Hg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çin-ABD geriliminde yeni perde"><p>Çin makamları, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nı Asya Kış Oyunları sırasında siber saldırılar düzenlemekle suçladı. Suçlananlar arasında iki üniversite de bulunuyor.</p><p>Çin, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nı (NSA) şubat ayında gerçekleştirilen Asya Kış Oyunları sırasında “ileri düzey” siber saldırılar düzenlemekle suçladı.</p><p>Söz konusu suçlama, Pekin-Washington hattında ABD Başkanı Donald Trump’ın başlattığı ve karşılıklı alınan gümrük vergisi tarife kararları ile tırmanan "ticaret savaşı" ve gerilimin sürdüğü günlerde geldi.   <strong>POLİSTEN İKİ ÜNİVERSİTEYE SUÇLAMA</strong>  Çin’in kuzeydoğusundaki Harbin kentindeki polis yetkililer, NSA ajanı olduğu ileri sürülen üç kişinin arananlar listesine alındığını açıkladı. Yetkililer, yürütülen soruşturmaların ardından Kaliforniya Üniversitesi ve Virginia Tech Üniversitesi’ni de saldırılarda dahli olmakla suçladı.   Çin devlet basınına yansıyan haberlerde, NSA ajanı olduğu iddia edilen kişilerin isimleri Katheryn A. Wilson, Robert J. Snelling ve Stephen W. Johnson olarak aktarıldı. Üç isim, “Çin’in kritik bilgi altyapısına tekrar tekrar siber saldırılarda bulunmak ve Huawei ile diğer işletmelere yönelik siber saldırılara katılmak” ile suçlandı. Bahsi geçen iki üniversitenin saldırılarda nasıl bir dahlinin olduğu ise açıklanmadı.   <strong>ÇİN’DEN ABD’YE “SORUMLULU YAKLAŞIM” ÇAĞRISI</strong>  Çin Dışişleri Bakanlığı da saldırıları teyit ederek Pekin’in endişelerini ABD’ye ilettiğini bildirdi. Bakanlık Sözcüsü Lin Jian, rutin basın toplantısında yaptığı açıklamada, ABD’ye “siber güvenli konusunda sorumlu bir yaklaşım benimseme” ve “Çin’e yönelik provoke edilmeden gerçekleştirilen karalama ve saldırıları durdurma” çağrısı yaptı.   Çin’in devlet haber ajansı Xinhua’nın Harbin polisine dayandırdığı haberinde, “ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın Heilongjiang eyaletindeki enerji, altyapı, su koruma, iletişim ve ulusal savunma araştırma kurumları gibi önemli sektörlere yönelik siber saldırılar düzenlendiği” bildirildi. Haberde, söz konusu saldırıların “Çin’in kritik bilgi altyapısına karşı sabotaj eyleminde bulunma niyetiyle gerçekleştirildiği, saldırılarla birlikte toplumsal kargaşa yaşanmasının ve önemli gizli bilgilerin çalınmasının hedeflendiği” iddia edildi.   <strong>ÇİN’İN İDDİALARINDA “MICROSOFT” DETAYI</strong>  Xinhua’nın haberine göre, NSA’in operasyonları Kış Oyunları sırasında gerçekleşti. Söz konusu operasyonların Heilongjiang’daki belirli aygıtlardaki Microsoft Windows işletim sistemlerinde “önceden yüklenmiş belli arka kapıların aktive edilmesiyle” yapıldığı savunuldu.</p><p>İddiaya göre, NSA, izlerini gizlemek için farklı ülkelerden IP adresleri satın almış ve “anonim bir şekilde” Avrupa ve Asya da dahil olmak üzere çok sayıda ağ sunucusu kiralamıştı.   NSA’in bu eylemleriyle oyunlara katılan sporcuların kişisel verilerini çalmayı amaçladığı, söz konusu siber saldırıların 3 Şubat’taki ilk buz hokeyi müsabakası sırasında en üst noktasına ulaştığı ileri sürüldü.</p><p>Buna göre, saldırılar Asya Kış Oyunları kayıt sistemi gibi bilgi sistemlerini hedef almış ve ilgili etkinlik personelinin kimlikleri hakkında hassas bilgileri saklamıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vance’ın Beyaz Saray sakarlığı: Şampiyonluk kupasını düşürdü</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/vancein-beyaz-saray-sakarligi-sampiyonluk-kupasini-dusurdu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/vancein-beyaz-saray-sakarligi-sampiyonluk-kupasini-dusurdu</guid>
<description><![CDATA[ Beyaz Saray’da Ohio Eyalet Üniversitesi’nin futbol şampiyonluğu kutlanırken, Başkan Yardımcısı JD Vance şampiyonluk kupasını kazayla yere düşürdü. Vance’in refleksi yetersiz kalınca kupa ikiye ayrıldı, alt kısmı bir sporcunun ayağına isabet etti.ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, bu kez siyasi bir çıkışla değil, sakarlığıyla gündeme geldi. Başkan Donald Trump ile birlikte Üniversite Futbolu Şampiyonu Ohio Eyalet Üniversitesi takımını Beyaz Saray’da ağırlayan Vance, şampiyonluk kupasını elinden düşürdü.  Olay, Beyaz Saray bahçesinde toplu fotoğraf çekimi sırasında yaşandı. İki parçadan oluşan kupa, Vance’in elinde bir anda ikiye ayrıldı. Refleksleri yetersiz kalan Vance’in tutamadığı kaide bölümü, kupayı tutmasına yardım etmeye çalışan bir sporcunun ayağına çarptı.  Yaşanan talihsizliğe rağmen gülümsemesini kaybetmeyen JD Vance, kupanın üst kısmını elinde tutarak poz vermeye devam etti. Ohio Eyalet Üniversitesi mezunu olan ve daha önce Ohio senatörlüğü görevini de üstlenen 40 yaşındaki Vance’in bu anları sosyal medyada da gündem oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KNIxpNUF0027V179KEGxKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vance’ın, Beyaz, Saray, sakarlığı:, Şampiyonluk, kupasını, düşürdü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KNIxpNUF0027V179KEGxKQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD Başkan Yardımcısı kupayı düşürdü"><p>Beyaz Saray’da Ohio Eyalet Üniversitesi’nin futbol şampiyonluğu kutlanırken, Başkan Yardımcısı JD Vance şampiyonluk kupasını kazayla yere düşürdü. Vance’in refleksi yetersiz kalınca kupa ikiye ayrıldı, alt kısmı bir sporcunun ayağına isabet etti.</p>ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, bu kez siyasi bir çıkışla değil, sakarlığıyla gündeme geldi. Başkan Donald Trump ile birlikte Üniversite Futbolu Şampiyonu Ohio Eyalet Üniversitesi takımını Beyaz Saray’da ağırlayan Vance, şampiyonluk kupasını elinden düşürdü.  Olay, Beyaz Saray bahçesinde toplu fotoğraf çekimi sırasında yaşandı. İki parçadan oluşan kupa, Vance’in elinde bir anda ikiye ayrıldı. Refleksleri yetersiz kalan Vance’in tutamadığı kaide bölümü, kupayı tutmasına yardım etmeye çalışan bir sporcunun ayağına çarptı.  Yaşanan talihsizliğe rağmen gülümsemesini kaybetmeyen JD Vance, kupanın üst kısmını elinde tutarak poz vermeye devam etti. Ohio Eyalet Üniversitesi mezunu olan ve daha önce Ohio senatörlüğü görevini de üstlenen 40 yaşındaki Vance’in bu anları sosyal medyada da gündem oldu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bebek yataklarındaki gizli tehlike! Bu malzeme zehir saçıyor</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bebek-yataklarindaki-gizli-tehlike-bu-malzeme-zehir-saciyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bebek-yataklarindaki-gizli-tehlike-bu-malzeme-zehir-saciyor</guid>
<description><![CDATA[ Kanadalı bilim insanları, sentetik yataklarda bulunan kimyasal maddelerin çocuk sağlığına etkilerini gözler önüne serdi. Bebek yataklarının beyin sağlığına ve hormon dengesine zarar veren kimyasallar saldığı ortaya çıktı. Peki tehlikenin büyüklüğü ne? Çocukları nasıl koruyabililiriz?Kanada&#039;daki Toronto Üniversitesi&#039;nden araştırmacılar tüm aileleri ilgilendiren bir uyarıda bulundu. Buna göre bebek ve çocuk yataklarında kullanılan sentetik malzemeler zehir saçıyor olabilir.  6 ay ile 4 yaş arası çocukların odasındaki havayı analiz eden bilim insanları, 20&#039;den fazla zararlı kimyasal tespit etti.  Beyin işlevlerini ve hormon seviyelerini olumsuz etkileyen bu maddelerin yataklardaki şiltelerden yayıldığı ortaya çıktı.  Özellikle ateşe dayanıklı ve UV filtreli kumaşlarda kullanılan bazı kimyasalların, çocuğun sıcaklığı ve ağırlığının da etkisiyle havaya karıştığı tespit edildi.CİDDİ GELİŞİM BOZUKLUKLARINA YOL AÇABİLİR  Fitalat adı verilen kimyasalların bebeklerde ciddi gelişim bozukluklarına yol açabileceği ifade ediliyor.Environmental Science &amp; Technology dergisinde yayımlanan araştırmada, Kanada&#039;nın yanı sıra ABD ve Meksika&#039;da üretilen ürünlerde de zararlı kimyasalların tespit edildiği belirtiliyor.ÜRETİM STANDARTLARINI SIKILAŞTIRMA ÇAĞRISI  Kanadalı uzmanlar özellikle çocuk ürünleri için üretim standartlarının sıkılaştırılması çağrısında bulundu.Sentetik malzemelerden uzak durulması ve yüzde 100 pamuk ya da yün gibi malzemelerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.  Yatak takımlarının ve uyku giysilerinin sık sık yıkanması, düzenli havalandırma yapılması ve sentetik içerikli kişisel bakım ürünlerinden kaçınılması da uyarılar arasında.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z3fMGA3BfEehuuSxll3JGg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bebek, yataklarındaki, gizli, tehlike, malzeme, zehir, saçıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Z3fMGA3BfEehuuSxll3JGg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bebek yataklarındaki gizli tehlike ortaya çıktı"><p>Kanadalı bilim insanları, sentetik yataklarda bulunan kimyasal maddelerin çocuk sağlığına etkilerini gözler önüne serdi. Bebek yataklarının beyin sağlığına ve hormon dengesine zarar veren kimyasallar saldığı ortaya çıktı. Peki tehlikenin büyüklüğü ne? Çocukları nasıl koruyabililiriz?</p><p>Kanada'daki Toronto Üniversitesi'nden araştırmacılar tüm aileleri ilgilendiren bir uyarıda bulundu. Buna göre bebek ve çocuk yataklarında kullanılan sentetik malzemeler zehir saçıyor olabilir.  6 ay ile 4 yaş arası çocukların odasındaki havayı analiz eden bilim insanları, 20'den fazla zararlı kimyasal tespit etti.  Beyin işlevlerini ve hormon seviyelerini olumsuz etkileyen bu maddelerin yataklardaki şiltelerden yayıldığı ortaya çıktı.  Özellikle ateşe dayanıklı ve UV filtreli kumaşlarda kullanılan bazı kimyasalların, çocuğun sıcaklığı ve ağırlığının da etkisiyle havaya karıştığı tespit edildi.</p><p><strong>CİDDİ GELİŞİM BOZUKLUKLARINA YOL AÇABİLİR</strong>  Fitalat adı verilen kimyasalların bebeklerde ciddi gelişim bozukluklarına yol açabileceği ifade ediliyor.</p><p>Environmental Science & Technology dergisinde yayımlanan araştırmada, Kanada'nın yanı sıra ABD ve Meksika'da üretilen ürünlerde de zararlı kimyasalların tespit edildiği belirtiliyor.</p><p><strong>ÜRETİM STANDARTLARINI SIKILAŞTIRMA ÇAĞRISI</strong>  Kanadalı uzmanlar özellikle çocuk ürünleri için üretim standartlarının sıkılaştırılması çağrısında bulundu.</p><p>Sentetik malzemelerden uzak durulması ve yüzde 100 pamuk ya da yün gibi malzemelerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.  Yatak takımlarının ve uyku giysilerinin sık sık yıkanması, düzenli havalandırma yapılması ve sentetik içerikli kişisel bakım ürünlerinden kaçınılması da uyarılar arasında. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pakistan&amp;apos;da bombalı saldırı: 3 ölü, 19 yaralı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/pakistanda-bombali-saldiri-3-oelu-19-yarali</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/pakistanda-bombali-saldiri-3-oelu-19-yarali</guid>
<description><![CDATA[ Pakistan&#039;ın Belucistan eyaletinde güvenlik personelini taşıyan bir araca saldırı düzenlendi. Saldırıda üç polis öldü, 19 kişi yaralandı.Pakistan&#039;ın güneybatısındaki Belucistan eyaletinde düzenlenen bombalı saldırıda üç polis hayatını kaybetti, 19 kişi yaralandı.  Bölgesel hükümet yetkilisi Shahid Rind, Belucistan eyaletinin Mastuk bölgesinde bombalı saldırı düzenlendiğini bildirdi.Güvenlik personelini taşıyan araca pusu kurularak gerçekleştirilen saldırıda üç polis öldü, 19 kişi yaralandı.  Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, yaptığı açıklamada, saldırıyı kınayarak, &quot;terörle mücadeleyi&quot; sürdüreceklerini vurguladı.  Ulusal basında, saldırıyı, Belucistan Kurtuluş Ordusu&#039;nun (BLA) düzenlemiş olabileceği iddia edilirken, yerel polis, Hayber Pahtunhva eyaletindeki Dera İslamil Han bölgesinde de silahlı kişilerin iki çocuk felci uzmanını kaçırdığını belirtti.  PAKİSTAN&#039;DAKİ SALDIRILAR AFGAN SINIRINDA YOĞUNLAŞIYOR  Pakistan&#039;da silahlı saldırılar, özellikle Afganistan&#039;a sınırı bulunan Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde yoğunlaşıyor.  Her iki eyalette de Peştun ve Beluci etnik gruplarının haklarını savunduklarını söyleyen silahlı gruplar, Pakistan güvenlik güçleri ve sivillere yönelik saldırılarda bulunuyor.  İslamabad, Pakistan Talibanı&#039;nın (TTP) Afganistan&#039;da mevzilendiğini ve saldırılarını buradan organize ettiğini savunurken, Afganistan yönetimi bu iddiaları reddediyor.  Belucistan&#039;da ise BLA saldırıları ön plana çıkıyor. BLA, Belucistan eyaletinin Pakistan&#039;dan ayrılmasını ve Beluc halkının bu bölgeyi yönetmesini istiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CT34X4V5hUurlHqkv6mihw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pakistanda, bombalı, saldırı:, ölü, yaralı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CT34X4V5hUurlHqkv6mihw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Pakistan'da bombalı saldırı: 3 ölü"><p>Pakistan'ın Belucistan eyaletinde güvenlik personelini taşıyan bir araca saldırı düzenlendi. Saldırıda üç polis öldü, 19 kişi yaralandı.</p>Pakistan'ın güneybatısındaki Belucistan eyaletinde düzenlenen bombalı saldırıda üç polis hayatını kaybetti, 19 kişi yaralandı.  Bölgesel hükümet yetkilisi Shahid Rind, Belucistan eyaletinin Mastuk bölgesinde bombalı saldırı düzenlendiğini bildirdi.Güvenlik personelini taşıyan araca pusu kurularak gerçekleştirilen saldırıda üç polis öldü, 19 kişi yaralandı.  Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, yaptığı açıklamada, saldırıyı kınayarak, "terörle mücadeleyi" sürdüreceklerini vurguladı.  Ulusal basında, saldırıyı, Belucistan Kurtuluş Ordusu'nun (BLA) düzenlemiş olabileceği iddia edilirken, yerel polis, Hayber Pahtunhva eyaletindeki Dera İslamil Han bölgesinde de silahlı kişilerin iki çocuk felci uzmanını kaçırdığını belirtti.  <strong>PAKİSTAN'DAKİ SALDIRILAR AFGAN SINIRINDA YOĞUNLAŞIYOR</strong>  Pakistan'da silahlı saldırılar, özellikle Afganistan'a sınırı bulunan Hayber Pahtunhva ve Belucistan eyaletlerinde yoğunlaşıyor.  Her iki eyalette de Peştun ve Beluci etnik gruplarının haklarını savunduklarını söyleyen silahlı gruplar, Pakistan güvenlik güçleri ve sivillere yönelik saldırılarda bulunuyor.  İslamabad, Pakistan Talibanı'nın (TTP) Afganistan'da mevzilendiğini ve saldırılarını buradan organize ettiğini savunurken, Afganistan yönetimi bu iddiaları reddediyor.  Belucistan'da ise BLA saldırıları ön plana çıkıyor. BLA, Belucistan eyaletinin Pakistan'dan ayrılmasını ve Beluc halkının bu bölgeyi yönetmesini istiyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hamaney, ABD ile müzakereleri değerlendirdi: &amp;quot;Ne çok iyimser ne çok kötümseriz&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/hamaney-abd-ile-muzakereleri-degerlendirdi-ne-cok-iyimser-ne-cok-koetumseriz</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/hamaney-abd-ile-muzakereleri-degerlendirdi-ne-cok-iyimser-ne-cok-koetumseriz</guid>
<description><![CDATA[ İran’ın dini lideri Hamaney, 19 Nisan’da yapılacak 2. tur görüşmeler öncesinde, ABD ile müzakerlerden ne çok umutlu ne de çok umutsuz olduklarını söyledi.İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, bugün İran’ın yasama, yürütme ve yargı makamlarından yetkililerle yaptığı görüşme sırasında ABD ile Umman’da gerçekleştirilen dolaylı nükleer müzakereleri değerlendirdi.Hamaney, cumartesi günü ikinci turunun yapılması beklenen dolaylı görüşmelerin ilk aşamalarında “iyi” olduğunu ancak karşı tarafa dönük güvensizliğin sürdüğünü söyledi. “İRAN, ABD’YE KARŞI HÂLÂ ÇOK GÜVENSİZ”  Press TV’nin haberine göre, Hamaney, Umman’ın başkenti Maskat’ta 12 Nisan&#039;da gerçekleştirilen ve İran’ı Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin temsil ettiği görüşmelerin “ilk aşamalarında iyi uygulandığını” ancak İran’ın ABD tarafına dönük olarak “çok şüpheli” olduğunu sözlerine ekledi. Hamaney, “Bu görüşmeler konusunda ne son derece iyimser ne de son derece kötümseriz. Elbette karşı tarafa karşı çok güvensiziz” diye konuştu.   ABD ile dolaylı görüşmelerin Dışişleri Bakanlığı tarafından ele alınan pek çok meseleden biri olduğuna dikkat çeken İran’ın dini lideri, “Bu, neticede üzerine karara varılan ve yerine getirilen bir eylem ve önlem olabilir” dedi.   İran’ın farklı meselelerinin görüşmeler konusuna bağlanmaması gerektiğini, ülkenin bu meseleleri bağımsız bir şekilde yürütmesinin ve kendi kaynaklarına güvenmesinin lazım geldiğini kaydeden Hamaney, “Ülke meselelerini görüşmelere bağlamayalım” diyerek İran’ın büyük şüphelerine karşın “kendi kapasiteleri konusunda iyimser olduğunu” söyledi.   İRAN: İKİNCİ TUR MÜZAKERELER DE UMMAN’DA YAPILACAK  İran ve ABD arasında bu cumartesi günü yapılacak ikinci tur görüşmelerin İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleşeceği iddiaları basına yansırken, İran, bugün yaptığı açıklamada, ABD ile ikinci tur müzakerelerin Umman&#039;da yapılmasının kararlaştırıldığını duyurmuştıu.   İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran&#039;ın resmi haber ajansı IRNA&#039;ya yaptığı açıklamada, &quot;Yapılan istişareler sonucunda, Maskat&#039;ın 20 Nisan Cumartesi günü yapılacak olan görüşmelerin ikinci turuna ev sahipliği yapmaya devam etmesine karar verildi&quot; demişti.  TRUMP HAMANEY’E MEKTUP GÖNDERDİ, DOLAYLI MÜZAKERELER BAŞLADI  İran ile nükleer anlaşmadan 2018&#039;de tek taraflı ülkesini çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran ile doğrudan nükleer müzakere çağrısında bulunan bir mektubu geçen ay İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney&#039;e göndermişti.  Mektuba İran, Umman üzerinden yanıt vermişti. İran ile ABD, mektup trafiğinin ardından Umman’da 12 Nisan&#039;da dolaylı görüşmeler yaptı.  Görüşmeler sonucunda hem İran hem de ABD tarafı müzakerelerin &quot;olumlu ve yapıcı&quot; olduğunu açıklamıştı. Taraflar, 19 Nisan’da yeniden bir araya geleceğini duyurmuştu.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6icZu6LWI06OXwYpX4SF7Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hamaney, ABD, ile, müzakereleri, değerlendirdi:, Ne, çok, iyimser, çok, kötümseriz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6icZu6LWI06OXwYpX4SF7Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hamaney'den " abd a><p>İran’ın dini lideri Hamaney, 19 Nisan’da yapılacak 2. tur görüşmeler öncesinde, ABD ile müzakerlerden ne çok umutlu ne de çok umutsuz olduklarını söyledi.</p><p>İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, bugün İran’ın yasama, yürütme ve yargı makamlarından yetkililerle yaptığı görüşme sırasında ABD ile Umman’da gerçekleştirilen dolaylı nükleer müzakereleri değerlendirdi.</p><p>Hamaney, cumartesi günü ikinci turunun yapılması beklenen dolaylı görüşmelerin ilk aşamalarında “iyi” olduğunu ancak karşı tarafa dönük güvensizliğin sürdüğünü söyledi. </p><p><strong>“İRAN, ABD’YE KARŞI HÂLÂ ÇOK GÜVENSİZ”</strong>  Press TV’nin haberine göre, Hamaney, Umman’ın başkenti Maskat’ta 12 Nisan'da gerçekleştirilen ve İran’ı Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin temsil ettiği görüşmelerin “ilk aşamalarında iyi uygulandığını” ancak İran’ın ABD tarafına dönük olarak “çok şüpheli” olduğunu sözlerine ekledi. Hamaney, “Bu görüşmeler konusunda ne son derece iyimser ne de son derece kötümseriz. Elbette karşı tarafa karşı çok güvensiziz” diye konuştu.   ABD ile dolaylı görüşmelerin Dışişleri Bakanlığı tarafından ele alınan pek çok meseleden biri olduğuna dikkat çeken İran’ın dini lideri, “Bu, neticede üzerine karara varılan ve yerine getirilen bir eylem ve önlem olabilir” dedi.   İran’ın farklı meselelerinin görüşmeler konusuna bağlanmaması gerektiğini, ülkenin bu meseleleri bağımsız bir şekilde yürütmesinin ve kendi kaynaklarına güvenmesinin lazım geldiğini kaydeden Hamaney, “Ülke meselelerini görüşmelere bağlamayalım” diyerek İran’ın büyük şüphelerine karşın “kendi kapasiteleri konusunda iyimser olduğunu” söyledi.   <strong>İRAN: İKİNCİ TUR MÜZAKERELER DE UMMAN’DA YAPILACAK</strong>  İran ve ABD arasında bu cumartesi günü yapılacak ikinci tur görüşmelerin İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleşeceği iddiaları basına yansırken, İran, bugün yaptığı açıklamada, ABD ile ikinci tur müzakerelerin Umman'da yapılmasının kararlaştırıldığını duyurmuştıu.   İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran'ın resmi haber ajansı IRNA'ya yaptığı açıklamada, "Yapılan istişareler sonucunda, Maskat'ın 20 Nisan Cumartesi günü yapılacak olan görüşmelerin ikinci turuna ev sahipliği yapmaya devam etmesine karar verildi" demişti.  <strong>TRUMP HAMANEY’E MEKTUP GÖNDERDİ, DOLAYLI MÜZAKERELER BAŞLADI</strong>  İran ile nükleer anlaşmadan 2018'de tek taraflı ülkesini çeken ABD Başkanı Donald Trump, İran ile doğrudan nükleer müzakere çağrısında bulunan bir mektubu geçen ay İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'e göndermişti.  Mektuba İran, Umman üzerinden yanıt vermişti. İran ile ABD, mektup trafiğinin ardından Umman’da 12 Nisan'da dolaylı görüşmeler yaptı.  Görüşmeler sonucunda hem İran hem de ABD tarafı müzakerelerin "olumlu ve yapıcı" olduğunu açıklamıştı. Taraflar, 19 Nisan’da yeniden bir araya geleceğini duyurmuştu.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tartışmalı LGBTİ+ yasası meclisten geçti: Macaristan yüz tanıma sistemi kullanacak</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tartismali-lgbti-yasasi-meclisten-gecti-macaristan-yuz-tanima-sistemi-kullanacak</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tartismali-lgbti-yasasi-meclisten-gecti-macaristan-yuz-tanima-sistemi-kullanacak</guid>
<description><![CDATA[ AB ülkesi Macaristan&#039;da LGBTİ+ etkinlikleri ve Onur Yürüyüşü yasaklandı. Yeni yasa ile bu etkinliklere katılanları tespit etmek ve cezalandırmak için yüz tanıma sistemlerinin kullanması mümkün kılınacak. Muhalefet yasayı &quot;korkuyu yasallaştırma aracı&quot; olarak adlandırıyor.Macaristan&#039;da milletvekilleri, tartışmalı anayasal değişikliği Meclis&#039;ten geçirdi.Başbakan Viktor Orban ve sağ popülist partisi Fidesz tarafından desteklenen tasarı, 140&#039;a karşı 21 oyla kabul edildi.Yeni yasayla hükümet Onur etkinliklerini yasaklıyor. Ayrıca bu etkinliklere katılanları tespit etmek ve cezalandırmak için yetkililerin yüz tanıma sistemlerini kullanmasının önünü açıyor.Orban hükümetinin çocukların fiziksel, mental ve ahlaki gelişmesini korumak için hayata geçirdiğini öne sürdüğü yasa ile ayrıca yalnızca iki cinsiyeti tanıyor, diğer cinsiyet kimliklerini kanunen reddediyor.&quot;VATANDAŞLIKLAR ASKIYA ALINABİLİR&quot;The Guardian gazetesinin bildirdiğine göre Başbakan Orban, ülke siyasetine yabancı müdahalesi olduğu yönündeki iddialarını yinelerken, değişiklik aynı zamanda hükümete, ülkenin güvenliği ya da egemenliğine tehdit oluşturduğu düşünülen çifte vatandaşlar söz konusu olduğunda Macar vatandaşlığını geçici olarak askıya alma yetkisi de veriyor.Bir insan hakları grubu olan Macar Helsinki Komitesi, değişikliği “korkuyu yasallaştırma” aracı olarak nitelendirdi. Komite yaptığı açıklamada, “Bu yasalar hükümetin muhalefeti bastırma, insan haklarının korunmasını zayıflatma ve iktidarını sağlamlaştırma çabalarında önemli bir tırmanışı temsil ediyor” dedi.Muhalefetteki Momentum partisi Rusya&#039;daki kısıtlamalarla benzerliklerin altını çizdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi Orban da kendisini geleneksel aile değerlerinin savunucusu olarak göstermeye çalışırken, eşcinsel çiftlerin evlat edinmesini engellemek ve okul eğitim programlarında LGBTİ+ konularından bahsedilmesini yasaklamak gibi politikaları hayata geçirmişti.&quot;BİZİ PUTİN&#039;İN YOLUNA GÖTÜRMELERİNE İZİN VERMEYELİM&quot;Dünkü oylamadan önce Momentum sosyal medya üzerinden Macarlara, milletvekillerinin yasayı oylamasını engellemek amacıyla parlamentoyu abluka altına alma çağrısında bulundu. Açıklamada,“Gelin hep birlikte bizi Putin yoluna götürmelerini ve özgürlüğümüzden mahrum bırakmalarını engelleyelim” denildi.Muhalif siyasetçiler ve diğer protestocular parlamentonun otopark girişini kapatmaya çalışmış, bazıları kendilerini bağlamak için fermuarlı bağlar kullanmış ve polis tarafından uzaklaştırılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vp-NZTMzLUuotOMk5naedQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tartışmalı, LGBTİ, yasası, meclisten, geçti:, Macaristan, yüz, tanıma, sistemi, kullanacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vp-NZTMzLUuotOMk5naedQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Macaristan'dan LGBTİ+ yasası"><p>AB ülkesi Macaristan'da LGBTİ+ etkinlikleri ve Onur Yürüyüşü yasaklandı. Yeni yasa ile bu etkinliklere katılanları tespit etmek ve cezalandırmak için yüz tanıma sistemlerinin kullanması mümkün kılınacak. Muhalefet yasayı "korkuyu yasallaştırma aracı" olarak adlandırıyor.</p><p>Macaristan'da milletvekilleri, tartışmalı anayasal değişikliği Meclis'ten geçirdi.</p><p>Başbakan Viktor Orban ve sağ popülist partisi Fidesz tarafından desteklenen tasarı, 140'a karşı 21 oyla kabul edildi.</p><p>Yeni yasayla hükümet Onur etkinliklerini yasaklıyor. Ayrıca bu etkinliklere katılanları tespit etmek ve cezalandırmak için yetkililerin yüz tanıma sistemlerini kullanmasının önünü açıyor.</p><p>Orban hükümetinin çocukların fiziksel, mental ve ahlaki gelişmesini korumak için hayata geçirdiğini öne sürdüğü yasa ile ayrıca yalnızca iki cinsiyeti tanıyor, diğer cinsiyet kimliklerini kanunen reddediyor.</p><p><strong>"VATANDAŞLIKLAR ASKIYA ALINABİLİR"</strong></p><p>The Guardian gazetesinin bildirdiğine göre Başbakan Orban, ülke siyasetine yabancı müdahalesi olduğu yönündeki iddialarını yinelerken, değişiklik aynı zamanda hükümete, ülkenin güvenliği ya da egemenliğine tehdit oluşturduğu düşünülen çifte vatandaşlar söz konusu olduğunda Macar vatandaşlığını geçici olarak askıya alma yetkisi de veriyor.</p><p>Bir insan hakları grubu olan Macar Helsinki Komitesi, değişikliği “korkuyu yasallaştırma” aracı olarak nitelendirdi. Komite yaptığı açıklamada, “Bu yasalar hükümetin muhalefeti bastırma, insan haklarının korunmasını zayıflatma ve iktidarını sağlamlaştırma çabalarında önemli bir tırmanışı temsil ediyor” dedi.</p><p>Muhalefetteki Momentum partisi Rusya'daki kısıtlamalarla benzerliklerin altını çizdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi Orban da kendisini geleneksel aile değerlerinin savunucusu olarak göstermeye çalışırken, eşcinsel çiftlerin evlat edinmesini engellemek ve okul eğitim programlarında LGBTİ+ konularından bahsedilmesini yasaklamak gibi politikaları hayata geçirmişti.</p><p><strong>"BİZİ PUTİN'İN YOLUNA GÖTÜRMELERİNE İZİN VERMEYELİM"</strong></p><p>Dünkü oylamadan önce Momentum sosyal medya üzerinden Macarlara, milletvekillerinin yasayı oylamasını engellemek amacıyla parlamentoyu abluka altına alma çağrısında bulundu. Açıklamada,“Gelin hep birlikte bizi Putin yoluna götürmelerini ve özgürlüğümüzden mahrum bırakmalarını engelleyelim” denildi.</p><p>Muhalif siyasetçiler ve diğer protestocular parlamentonun otopark girişini kapatmaya çalışmış, bazıları kendilerini bağlamak için fermuarlı bağlar kullanmış ve polis tarafından uzaklaştırılmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Singapur’da meclis feshedildi, seçim tarihi belli oldu</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/singapurda-meclis-feshedildi-secim-tarihi-belli-oldu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/singapurda-meclis-feshedildi-secim-tarihi-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Singapur Devlet Başkanı’nın parlamentoyu feshetmesinin ardından seçim süreci başladı. Genel seçimin 3 Mayıs’ta yapılacağı açıklandı.Güney Asya’daki ada ve şehir devleti Singapur’da Devlet Başkanı Tharman Shanmugaratnam’ın parlamentoyu feshetmesinin ardından yeni seçim tarihi belli oldu. Singapur Seçim Kurulu, seçimin 3 Mayıs’ta yapılmasına karar verdi. 23 Nisan ise aday listelerinin belirlenmesi gereken son tarih olarak açıklandı. Bu tarihin ardından dokuz gün boyunca seçim kampanyası yapılacak, bir günlük “soğuma” sürecinin ardından ise seçmenler sandık başına gidecek.   PAP, BİR KEZ DAHA KAZANABİLECEK Mİ?  CNBC’nin paylaştığı bilgilere göre, bu, Singapur’da bağımsızlığın ilan edilmesinden bu yana gerçekleştirilecek 14’üncü genel seçim olacak. 3 Mayıs’taki seçim Lawrence Wong için de başbakan olarak gireceği ilk seçim anlamına gelecek. Wong, 2004 yılından bu yana Singapur hükümetine başkanlık eden Lee Hsien Loong’dan başbakanlık görevini devralmıştı.   Yerel basına yansıyan haberlere göre, iktidardaki Halkın Eylem Partisi’ni (PAP) seçimde 97 sandalyeli parlamentonun her bir koltuğu için kıyasıya bir mücadele bekliyor. Hayat pahalılığı ve işsizliğin Singapurlu seçmenlerin temel sorunları olduğu ifade ediliyor.   PAP, bağımsız olduğu 1965 yılından bu yana Singapur’u yönetiyor. Parti, 2020 yılında yapılan son genel seçimde, oyların yüzde 61,24’ünü almıştı. Böylelikle 83 PAP milletvekili parlamentoya girebilmişti.   KÜRESEL ÇALKANTI DÖNEMİNDE SEÇİM  Öte yandan, seçim, ABD Başkanı Donald Trump’ın başta Çin olmak üzere çok sayıda ülkeye yönelik gümrük vergisi tarifesi uygulama kararının yarattığı küresel ve ekonomik çalkantı döneminde gerçekleşecek.   Wong, 8 Nisan’da yaptığı açıklamada, ABD’nin tarife kararı karşısında “büyük hayal kırıklığı” içinde olduklarını belirtmiş, bunun “özellikle iki ülke arasındaki derin ve uzun süreli dostluk düşünüldüğünde” hayal kırıklığı yaratıcı olduğu kaydedilmişti.   ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MS07eOS_WU2-mTE4J8d4UA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Singapur’da, meclis, feshedildi, seçim, tarihi, belli, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MS07eOS_WU2-mTE4J8d4UA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Singapur’da meclis feshedildi"><p>Singapur Devlet Başkanı’nın parlamentoyu feshetmesinin ardından seçim süreci başladı. Genel seçimin 3 Mayıs’ta yapılacağı açıklandı.</p><p>Güney Asya’daki ada ve şehir devleti Singapur’da Devlet Başkanı Tharman Shanmugaratnam’ın parlamentoyu feshetmesinin ardından yeni seçim tarihi belli oldu. </p><p>Singapur Seçim Kurulu, seçimin 3 Mayıs’ta yapılmasına karar verdi. 23 Nisan ise aday listelerinin belirlenmesi gereken son tarih olarak açıklandı. Bu tarihin ardından dokuz gün boyunca seçim kampanyası yapılacak, bir günlük “soğuma” sürecinin ardından ise seçmenler sandık başına gidecek.   <strong>PAP, BİR KEZ DAHA KAZANABİLECEK Mİ?</strong>  CNBC’nin paylaştığı bilgilere göre, bu, Singapur’da bağımsızlığın ilan edilmesinden bu yana gerçekleştirilecek 14’üncü genel seçim olacak. 3 Mayıs’taki seçim Lawrence Wong için de başbakan olarak gireceği ilk seçim anlamına gelecek. Wong, 2004 yılından bu yana Singapur hükümetine başkanlık eden Lee Hsien Loong’dan başbakanlık görevini devralmıştı.   Yerel basına yansıyan haberlere göre, iktidardaki Halkın Eylem Partisi’ni (PAP) seçimde 97 sandalyeli parlamentonun her bir koltuğu için kıyasıya bir mücadele bekliyor. Hayat pahalılığı ve işsizliğin Singapurlu seçmenlerin temel sorunları olduğu ifade ediliyor.   PAP, bağımsız olduğu 1965 yılından bu yana Singapur’u yönetiyor. Parti, 2020 yılında yapılan son genel seçimde, oyların yüzde 61,24’ünü almıştı. Böylelikle 83 PAP milletvekili parlamentoya girebilmişti.   <strong>KÜRESEL ÇALKANTI DÖNEMİNDE SEÇİM</strong>  Öte yandan, seçim, ABD Başkanı Donald Trump’ın başta Çin olmak üzere çok sayıda ülkeye yönelik gümrük vergisi tarifesi uygulama kararının yarattığı küresel ve ekonomik çalkantı döneminde gerçekleşecek.   Wong, 8 Nisan’da yaptığı açıklamada, ABD’nin tarife kararı karşısında “büyük hayal kırıklığı” içinde olduklarını belirtmiş, bunun “özellikle iki ülke arasındaki derin ve uzun süreli dostluk düşünüldüğünde” hayal kırıklığı yaratıcı olduğu kaydedilmişti.  </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan&amp;apos;da taksiciler &amp;quot;özel şerit&amp;quot; talebiyle greve başladı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yunanistanda-taksiciler-oezel-serit-talebiylegreve-basladi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yunanistanda-taksiciler-oezel-serit-talebiylegreve-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;da taksiciler, otobüsler için ayrılmış özel şeritlerden taksilerin de faydalanabilmesi talebiyle 24 saatlik greve başladı.Yunanistan&#039;ın başkenti Atina&#039;da bugün taksiciler 24 saatlik greve gitti.  Attiki Bölgesi Taksiciler Sendikasının (SATA) çağrısıyla yapılan 24 saatlik grev kapsamında taksiciler, bu sabah yerel saatle 06.00&#039;dan itibaren çalışmayı durdurdu.  Taksiciler, otobüsler için ayrılmış özel şeritlerden taksilerin de faydalanabilmesini talep ediyor.  SATA, taksilerin de otobüsler için ayrılmış özel şeritlerden istifade etmesi halinde taksi kullanımının artacağını, trafikteki yoğunluğun azalacağını, taksilerin yolcu indirip bindirmek amacıyla sağ şeride ani giriş çıkış yapmak zorunda kalmaması nedeniyle trafik kazalarının da azalacağını savunuyor.  Grev, yarın yerel saatle 06.00&#039;ya kadar devam edecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AhaKQoWNAkeLLWWvrL2UdQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistanda, taksiciler, özel, şerit, talebiyle greve, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AhaKQoWNAkeLLWWvrL2UdQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yunanistan'da taksiciler grevde"><p>Yunanistan'da taksiciler, otobüsler için ayrılmış özel şeritlerden taksilerin de faydalanabilmesi talebiyle 24 saatlik greve başladı.</p>Yunanistan'ın başkenti Atina'da bugün taksiciler 24 saatlik greve gitti.  Attiki Bölgesi Taksiciler Sendikasının (SATA) çağrısıyla yapılan 24 saatlik grev kapsamında taksiciler, bu sabah yerel saatle 06.00'dan itibaren çalışmayı durdurdu.  Taksiciler, otobüsler için ayrılmış özel şeritlerden taksilerin de faydalanabilmesini talep ediyor.  SATA, taksilerin de otobüsler için ayrılmış özel şeritlerden istifade etmesi halinde taksi kullanımının artacağını, trafikteki yoğunluğun azalacağını, taksilerin yolcu indirip bindirmek amacıyla sağ şeride ani giriş çıkış yapmak zorunda kalmaması nedeniyle trafik kazalarının da azalacağını savunuyor.  Grev, yarın yerel saatle 06.00'ya kadar devam edecek.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Google&amp;apos;ın yeni yapay zeka modeli: Yunuslarla iletişim kurulabilecek</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/googlein-yeni-yapay-zeka-modeli-yunuslarla-iletisim-kurulabilecek</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/googlein-yeni-yapay-zeka-modeli-yunuslarla-iletisim-kurulabilecek</guid>
<description><![CDATA[ Google, yunuslarla iletişim kurmayı amaçlayan DolphinGemma adlı yapay zeka modelini geliştirdi. Model, yunusların seslerini analiz ederek iletişim kalıplarını çözmeyi ve onlarla karşılıklı iletişim kurmayı hedefliyor.Google, yunuslarla iletişim kurmayı amaçlayan bir yapay zeka modeli geliştirdi.Yunuslar, yüksek zekaya sahip canlılar olarak grup halinde çalışabiliyor ve kendilerine özgü seslerle iletişim kuruyor. Bilim insanları, bu hayvanların ıslık ve tıklama gibi seslerle ne söylediklerini anlamaya çalışıyor. Wild Dolphin Project (WDP) ise, Bahamalar’daki yunusları 40 yıl boyunca izleyerek geniş bir ses ve video kaydı arşivi oluşturdu. Bu veriler, Google ve Georgia Teknoloji Enstitüsü ile işbirliği yapılarak geliştiren DolphinGemma adlı yapay zeka modeline sunuldu.  DolphinGemma, ChatGPT ve Gemini gibi dil modellerine benzer şekilde sesleri analiz ederek yunusların çıkardığı seslerin ardından ne geleceğini tahmin ediyor. Model, 400 milyon parametreye sahip ve Pixel telefonlarında çalışabiliyor. Google, bu modelin WDP’nin araştırmalarında faydalı olacağını belirtiyor.  Ayrıca, bilim insanları yunuslarla karşılıklı iletişim kurmayı amaçlayan CHAT adlı bir sistem geliştirdi. CHAT, yunusların hoşlandığı nesnelerle ilişkilendirilen yapay ıslıklar üreterek ortak bir kelime dağarcığı oluşturmayı hedefliyor. Uzun vadede amaç, yunusların dilini anlayıp onlarla etkili bir şekilde iletişim kurmak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b5zFAvT-fUuPcr_95ECIFA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Googleın, yeni, yapay, zeka, modeli:, Yunuslarla, iletişim, kurulabilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b5zFAvT-fUuPcr_95ECIFA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Google'dan yeni teknoloji"><p>Google, yunuslarla iletişim kurmayı amaçlayan DolphinGemma adlı yapay zeka modelini geliştirdi. Model, yunusların seslerini analiz ederek iletişim kalıplarını çözmeyi ve onlarla karşılıklı iletişim kurmayı hedefliyor.</p><p>Google, yunuslarla iletişim kurmayı amaçlayan bir yapay zeka modeli geliştirdi.</p><p>Yunuslar, yüksek zekaya sahip canlılar olarak grup halinde çalışabiliyor ve kendilerine özgü seslerle iletişim kuruyor. </p><p>Bilim insanları, bu hayvanların ıslık ve tıklama gibi seslerle ne söylediklerini anlamaya çalışıyor.</p><p> Wild Dolphin Project (WDP) ise, Bahamalar’daki yunusları 40 yıl boyunca izleyerek geniş bir ses ve video kaydı arşivi oluşturdu. Bu veriler, Google ve Georgia Teknoloji Enstitüsü ile işbirliği yapılarak geliştiren DolphinGemma adlı yapay zeka modeline sunuldu.  DolphinGemma, ChatGPT ve Gemini gibi dil modellerine benzer şekilde sesleri analiz ederek yunusların çıkardığı seslerin ardından ne geleceğini tahmin ediyor. Model, 400 milyon parametreye sahip ve Pixel telefonlarında çalışabiliyor. Google, bu modelin WDP’nin araştırmalarında faydalı olacağını belirtiyor.  Ayrıca, bilim insanları yunuslarla karşılıklı iletişim kurmayı amaçlayan CHAT adlı bir sistem geliştirdi. CHAT, yunusların hoşlandığı nesnelerle ilişkilendirilen yapay ıslıklar üreterek ortak bir kelime dağarcığı oluşturmayı hedefliyor. Uzun vadede amaç, yunusların dilini anlayıp onlarla etkili bir şekilde iletişim kurmak.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;yla dostluğun Kuzey Kore&amp;apos;ye faturası belli oldu</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/rusyayla-dostlugunkuzey-koreye-faturasi-belli-oldu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/rusyayla-dostlugunkuzey-koreye-faturasi-belli-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Kore askerlerinin Rusya&#039;da savaşa dahil olması, çatışmanın seyrini büyük ölçüde değiştirdi. Gönderilen binlerce askerin yanı sıra Pyongyang, Rus dostlarına binlerce konteyner mühimmat ve araç desteği de sağladı. İşte Kuzey Kore&#039;nin Rusya&#039;ya 18 aylık sarsılmaz desteğinin faturası...Son 18 ayda Kuzey Kore, Ukrayna savaşında Moskova&#039;nın bir numaralı müttefiki ve tedarikçisi haline geldi. Yeni bir analiz, bu süre zarfında Kuzey&#039;in Rusya&#039;ya 15 bin 800&#039;den fazla konteyner dolusu mühimmat gönderdiğini ortaya koydu.  İngiliz haber ajansı Reuters, Ağustos 2023 ile Mart 2025 arasında Kuzey Kore&#039;den Rusya&#039;ya en az 64 sevkiyatı tespit etmek için uydu görüntülerini kullandı. Tahminler ayrıca gemilerin ve yüklerinin ayrıntılı üç boyutlu görüntülerine dayanıyor.MİLYONLARCA MÜHİMMAT 4 RUS GEMİSİ İLE TAŞINDI   Uzmanlar, bu sevkiyatların muhtemelen 4,2 milyon ile 5,8 milyon arasında mühimmat taşıdığını tahmin ediyor.   Kuzey Kore mühimmatlarını taşımada dört Rus bayraklı kargo gemisi yer aldı: Angara , Lady R , Maria ve Maia-1.  Kuzey Kore&#039;nin Rusya&#039;ya gönderdiği askeri teçhizat arasında önemli miktarda kısa menzilli balistik füzeler, 170 milimetrelik kundağı motorlu obüsler ve yaklaşık 220 adet 240 milimetrelik çok namlulu roketatar yer alıyor.KUZEY KORE&#039;NİN SARSILMAZ DESTEĞİ  Kuzey Kore&#039;nin Rusya&#039;nın savaşına verdiği desteğin devam etmesi, Moskova&#039;nın savaş alanındaki pozisyonunda önemli bir temel oluşturuyor.  Ukrayna&#039;ya karşı Rusya adına savaşmak üzere binlerce asker de gönderildi. Bu konuşlandırma büyük ölçüde Kiev güçlerinin Kursk bölgesindeki sınır ötesi saldırısını püskürtmesine yardımcı olmak içindi.Bölgede konuşlandırılan en az 12 bin Kuzeyli askerden 4 bini yaralandı veya yaşamını yitirdi. Bu yüksek kayıp oranına rağmen ülke lideri Kim Jong Un&#039;un Rusya&#039;ya asker göndermeye devam etmek konusunda kararlı.  Moskova, Batı&#039;nın cezalandırıcı yaptırımlarının ardından ekonomisini ayakta tutabilmek için ek askeri teçhizat için büyük ölçüde Kuzey Kore ve İran&#039;a, petrol ve diğer kaynaklar için ise Çin&#039;e güvendi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xUY9Rzq7pUe7vkcrPUmjaA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusyayla, dostluğun Kuzey, Koreye, faturası, belli, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xUY9Rzq7pUe7vkcrPUmjaA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'yla dostluğun Kuzey Kore'ye faturası belli oldu"><p>Kuzey Kore askerlerinin Rusya'da savaşa dahil olması, çatışmanın seyrini büyük ölçüde değiştirdi. Gönderilen binlerce askerin yanı sıra Pyongyang, Rus dostlarına binlerce konteyner mühimmat ve araç desteği de sağladı. İşte Kuzey Kore'nin Rusya'ya 18 aylık sarsılmaz desteğinin faturası...</p><p>Son 18 ayda Kuzey Kore, Ukrayna savaşında Moskova'nın bir numaralı müttefiki ve tedarikçisi haline geldi. Yeni bir analiz, bu süre zarfında Kuzey'in Rusya'ya 15 bin 800'den fazla konteyner dolusu mühimmat gönderdiğini ortaya koydu.  İngiliz haber ajansı Reuters, Ağustos 2023 ile Mart 2025 arasında Kuzey Kore'den Rusya'ya en az 64 sevkiyatı tespit etmek için uydu görüntülerini kullandı. </p><p>Tahminler ayrıca gemilerin ve yüklerinin ayrıntılı üç boyutlu görüntülerine dayanıyor.</p><p><strong>MİLYONLARCA MÜHİMMAT 4 RUS GEMİSİ İLE TAŞINDI</strong>   Uzmanlar, bu sevkiyatların muhtemelen 4,2 milyon ile 5,8 milyon arasında mühimmat taşıdığını tahmin ediyor.   Kuzey Kore mühimmatlarını taşımada dört Rus bayraklı kargo gemisi yer aldı: Angara , Lady R , Maria ve Maia-1.  Kuzey Kore'nin Rusya'ya gönderdiği askeri teçhizat arasında önemli miktarda kısa menzilli balistik füzeler, 170 milimetrelik kundağı motorlu obüsler ve yaklaşık 220 adet 240 milimetrelik çok namlulu roketatar yer alıyor.</p><p><strong>KUZEY KORE'NİN SARSILMAZ DESTEĞİ</strong>  Kuzey Kore'nin Rusya'nın savaşına verdiği desteğin devam etmesi, Moskova'nın savaş alanındaki pozisyonunda önemli bir temel oluşturuyor.  Ukrayna'ya karşı Rusya adına savaşmak üzere binlerce asker de gönderildi. Bu konuşlandırma büyük ölçüde Kiev güçlerinin Kursk bölgesindeki sınır ötesi saldırısını püskürtmesine yardımcı olmak içindi.</p><p>Bölgede konuşlandırılan en az 12 bin Kuzeyli askerden 4 bini yaralandı veya yaşamını yitirdi. Bu yüksek kayıp oranına rağmen ülke lideri Kim Jong Un'un Rusya'ya asker göndermeye devam etmek konusunda kararlı.  Moskova, Batı'nın cezalandırıcı yaptırımlarının ardından ekonomisini ayakta tutabilmek için ek askeri teçhizat için büyük ölçüde Kuzey Kore ve İran'a, petrol ve diğer kaynaklar için ise Çin'e güvendi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Konuşan karga Hindistan&amp;apos;da üne kavuştu</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/konusan-karga-hindistanda-une-kavustu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/konusan-karga-hindistanda-une-kavustu</guid>
<description><![CDATA[ Son araştırmalar kargaların geometri bildiğini ortaya çıkarmıştı, Hindistan&#039;daki bu karga ise konuşuyor.Ülkenin batısındaki Maharastra&#039;daki bir çiftin üç yıl önce yavruyken kurtardığı karganın bazı sözleri papağan gibi taklit ettiği belirtiliyor. &quot;Baba&quot; ve &quot;Anne&quot; diyen karganın yeni gördüğü kişilere &quot;ne yapıyorsun&quot; ve &quot;neden geldin&quot; diye sorduğu ifade ediliyor. &quot;Konuşan&quot; karganın ünü ülke sınırlarını aşarken çok sayıda kişi de kargayı bizzat görmeye geliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-55s2gF_kkOvQZ2IJo-n2A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Konuşan, karga, Hindistanda, üne, kavuştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-55s2gF_kkOvQZ2IJo-n2A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hindistan'daki karga konuşuyor"><p>Son araştırmalar kargaların geometri bildiğini ortaya çıkarmıştı, Hindistan'daki bu karga ise konuşuyor.Ülkenin batısındaki Maharastra'daki bir çiftin üç yıl önce yavruyken kurtardığı karganın bazı sözleri papağan gibi taklit ettiği belirtiliyor. "Baba" ve "Anne" diyen karganın yeni gördüğü kişilere "ne yapıyorsun" ve "neden geldin" diye sorduğu ifade ediliyor. "Konuşan" karganın ünü ülke sınırlarını aşarken çok sayıda kişi de kargayı bizzat görmeye geliyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Filler, deprem sırasında &amp;quot;uyarı çemberi&amp;quot; oluşturdu</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/filler-deprem-sirasinda-uyari-cemberi-olusturdu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/filler-deprem-sirasinda-uyari-cemberi-olusturdu</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kaliforniya&#039;da meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki deprem sırasında, San Diego Hayvanat Bahçesi Safari Parkı&#039;ndaki fil sürüsü, güvenlik için birbirini çevreleyerek eski bir savunma mekanizmasını sergiledi.San Diego Hayvanat Bahçesi Safari Parkı&#039;nda meydana gelen deprem sırasında bir fil sürüsünün güvenlik için birbirini çevrelediği görüntülendi.  Bugün sabah saatlerinde Güney Kaliforniya&#039;da meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki deprem sırasında, San Diego Hayvanat Bahçesi Safari Parkı&#039;ndaki fillerin gösterdiği bir davranış dikkatleri üzerine çekti. Ndlula, Zuli, Mkhaya, Umngani ve Khosi isimli filler, depremin etkilerini hissettikleri an sürülerini korumak amacıyla bilinen ‘uyarı çemberi’ni oluşturdu. Fillerin bu davranışı, hayvanların çevrelerindeki tehditleri algılayarak hızlı bir şekilde toplandıklarında birbirlerini savunmak amacıyla uyguladıkları eski bir savunma mekanizmasının örneği olarak dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2U90dQhR_EGJcumV5CTxCw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Filler, deprem, sırasında, uyarı, çemberi, oluşturdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2U90dQhR_EGJcumV5CTxCw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Fillerden uyarı çemberi"><p>Güney Kaliforniya'da meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki deprem sırasında, San Diego Hayvanat Bahçesi Safari Parkı'ndaki fil sürüsü, güvenlik için birbirini çevreleyerek eski bir savunma mekanizmasını sergiledi.</p><p>San Diego Hayvanat Bahçesi Safari Parkı'nda meydana gelen deprem sırasında bir fil sürüsünün güvenlik için birbirini çevrelediği görüntülendi.  Bugün sabah saatlerinde Güney Kaliforniya'da meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki deprem sırasında, San Diego Hayvanat Bahçesi Safari Parkı'ndaki fillerin gösterdiği bir davranış dikkatleri üzerine çekti. Ndlula, Zuli, Mkhaya, Umngani ve Khosi isimli filler, depremin etkilerini hissettikleri an sürülerini korumak amacıyla bilinen ‘uyarı çemberi’ni oluşturdu.</p><p> Fillerin bu davranışı, hayvanların çevrelerindeki tehditleri algılayarak hızlı bir şekilde toplandıklarında birbirlerini savunmak amacıyla uyguladıkları eski bir savunma mekanizmasının örneği olarak dikkat çekiyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail’den Lübnan’a hava saldırısı: &amp;quot;Hizbullah komutanı öldürüldü&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israilden-lubnana-hava-saldirisihizbullah-komutani-oelduruldu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israilden-lubnana-hava-saldirisihizbullah-komutani-oelduruldu</guid>
<description><![CDATA[ Lübnan, İsrail’in bir araca düzenlediği İHA saldırısında bir kişinin öldüğünü, üç kişinin yaralandığını açıkladı. İsrail, bir Hizbullah komutanının öldürüldüğünü iddia etti.İsrail ordusu, Hizbullah’la çatışma ve karşılıklı saldırıların durması için varılan ateşkesin devam ettiği Lübnan&#039;ın güneyinde bir araca hava saldırısı düzenledi. Saldırıda bir kişi yaşamını yitirdi, biri çocuk üç kişi yaralandı. İsrail, saldırıda bir Hizbullah komutanını öldürdüğünü iddia etti.  Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de Lübnan&#039;da 27 Kasım 2024&#039;te yürürlüğe giren ateşkes itibarıyla en az 71 sivilin İsrail askerleri tarafından öldürüldüğünü açıkladı.  LÜBNAN: İSRAİL, HAFİF TİCARİ ARACA İHA İLE SALDIRDI  Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan Lübnan’ın güneyine yönelik hava saldırısına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun Nebatiye kentine bağlı Aytarun beldesine insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediği belirtildi. Hafif ticari aracın hedef alındığı saldırıda bir kişinin öldüğü, biri çocuk üç kişinin yaralandığı kaydedildi.  Lübnan resmi ajansı NNA&#039;nın haberinde, Aytarun beldesine İsrail&#039;e ait İHA&#039;lardan lazer güdümlü üç füze atıldığı belirtildi. Hafif ticari bir aracın vurulduğu, İsrail ordusunun bölge sakinlerini korkutmak için Nebatiye&#039;ye bağlı Meys el-Cebel beldesine doğru ateş açtığı ifade edildi.İSRAİL ORDUSUNDA AÇIKLAMAİsrail ordusu ise Lübnan&#039;ın Aytarun beldesine düzenlenen saldırıda bir Hizbullah komutanının öldürüldüğünü iddia etti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, &quot;İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) bugün erken saatlerde Hizbullah&#039;ın Özel Operasyon Birliği&#039;nden bir komutanı Lübnan&#039;ın güneyindeki Aytarun bölgesinde öldürmüştür&quot; denildi.BM: İSRAİL, ATEŞKESTEN BU YANA EN AZ 71 SİVİLİ ÖLDÜRDÜ  BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan da BM Cenevre Ofisi&#039;nin haftalık basın toplantısında Lübnan’daki duruma ilişkin değerlendirmede bulundu. İsrail&#039;in Lübnan&#039;daki saldırılarının sivilleri öldürmeye, yaralamaya ve sivil altyapıyı tahrip etmeye devam ettiğini dile getiren Al-Kheetan, bu durumun sivillerin korunması konusunda endişelere yol açtığını belirtti.Al-Kheetan, &quot;Lübnan&#039;da 27 Kasım 2024&#039;te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana en az 71 sivil İsrail askerleri tarafından öldürüldü&quot; dedi.  “ŞİDDET DERHAL DURDURULMALI”  Hayatını kaybedenler arasında 14 kadın ve dokuz çocuk olduğuna işaret eden Al-Kheetan, insanların korku içinde olduğunun ve 92 binden fazla kişinin hala evlerine gidemediğinin altını çizdi.  Al-Kheetan, şiddetin derhal durdurulması gerektiğini vurgulayarak, &quot;Çatışmanın tüm tarafları, ayrımcılık, orantılılık ve önlem ilkeleri dahil uluslararası insancıl hukuka saygı göstermeli. Uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlallerine ilişkin tüm iddialar hakkında derhal, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar yapılmalı ve sorumlu bulunanlar hesap vermelidir&quot; ifadelerini kullandı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zPFaUfX1lke9MG07f15csA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail’den, Lübnan’a, hava, saldırısı: Hizbullah, komutanı, öldürüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zPFaUfX1lke9MG07f15csA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail’den Lübnan’a saldırısı: 1 ölü"><p>Lübnan, İsrail’in bir araca düzenlediği İHA saldırısında bir kişinin öldüğünü, üç kişinin yaralandığını açıkladı. İsrail, bir Hizbullah komutanının öldürüldüğünü iddia etti.</p><p>İsrail ordusu, Hizbullah’la çatışma ve karşılıklı saldırıların durması için varılan ateşkesin devam ettiği Lübnan'ın güneyinde bir araca hava saldırısı düzenledi. Saldırıda bir kişi yaşamını yitirdi, biri çocuk üç kişi yaralandı. İsrail, saldırıda bir Hizbullah komutanını öldürdüğünü iddia etti.  Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de Lübnan'da 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes itibarıyla en az 71 sivilin İsrail askerleri tarafından öldürüldüğünü açıkladı.  <strong>LÜBNAN: İSRAİL, HAFİF TİCARİ ARACA İHA İLE SALDIRDI</strong>  Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan Lübnan’ın güneyine yönelik hava saldırısına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun Nebatiye kentine bağlı Aytarun beldesine insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediği belirtildi. Hafif ticari aracın hedef alındığı saldırıda bir kişinin öldüğü, biri çocuk üç kişinin yaralandığı kaydedildi.  Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberinde, Aytarun beldesine İsrail'e ait İHA'lardan lazer güdümlü üç füze atıldığı belirtildi. Hafif ticari bir aracın vurulduğu, İsrail ordusunun bölge sakinlerini korkutmak için Nebatiye'ye bağlı Meys el-Cebel beldesine doğru ateş açtığı ifade edildi.</p><p><strong>İSRAİL ORDUSUNDA AÇIKLAMA</strong></p><p>İsrail ordusu ise Lübnan'ın Aytarun beldesine düzenlenen saldırıda bir Hizbullah komutanının öldürüldüğünü iddia etti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, "İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) bugün erken saatlerde Hizbullah'ın Özel Operasyon Birliği'nden bir komutanı Lübnan'ın güneyindeki Aytarun bölgesinde öldürmüştür" denildi.</p><p><strong>BM: İSRAİL, ATEŞKESTEN BU YANA EN AZ 71 SİVİLİ ÖLDÜRDÜ</strong>  BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Thameen Al-Kheetan da BM Cenevre Ofisi'nin haftalık basın toplantısında Lübnan’daki duruma ilişkin değerlendirmede bulundu. İsrail'in Lübnan'daki saldırılarının sivilleri öldürmeye, yaralamaya ve sivil altyapıyı tahrip etmeye devam ettiğini dile getiren Al-Kheetan, bu durumun sivillerin korunması konusunda endişelere yol açtığını belirtti.</p><p>Al-Kheetan, "Lübnan'da 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkesten bu yana en az 71 sivil İsrail askerleri tarafından öldürüldü" dedi.  <strong>“ŞİDDET DERHAL DURDURULMALI”</strong>  Hayatını kaybedenler arasında 14 kadın ve dokuz çocuk olduğuna işaret eden Al-Kheetan, insanların korku içinde olduğunun ve 92 binden fazla kişinin hala evlerine gidemediğinin altını çizdi.  Al-Kheetan, şiddetin derhal durdurulması gerektiğini vurgulayarak, "Çatışmanın tüm tarafları, ayrımcılık, orantılılık ve önlem ilkeleri dahil uluslararası insancıl hukuka saygı göstermeli. Uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlallerine ilişkin tüm iddialar hakkında derhal, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar yapılmalı ve sorumlu bulunanlar hesap vermelidir" ifadelerini kullandı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bin 900 yıllık papirüste vergi kaçırma davası</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bin-900-yillik-papiruste-vergi-kacirma-davasi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bin-900-yillik-papiruste-vergi-kacirma-davasi</guid>
<description><![CDATA[ Batı Şeria çölünde bulunan bin 900 yıllık parşömen, bir vergi kaçırma davasına ilişkin duruşmanın tutanaklarını içeriyor.Yaklaşık bin 900 yıllık metin, kabaca bugünkü İsrail ve Ürdün&#039;e karşılık gelen bölgede ilgili makamlara vergi ödemekten kaçınmak için belgelerde sahtecilik ve kölelerin yasadışı satışı ve serbest bırakılmasıyla ilgili ayıntılar içeriyordu.Kathimerini gazetesinde yer alan habere göre suçluların ikisi de erkekti. Birinin adı Gadalias&#039;tı ve yerel seçkinlerle bağlantıları olan bir noterin oğluydu. Gasp ve sahtecilik suçlarından aldığı mahkumiyetlerin yanı sıra, sabıka kaydında soygun, isyana teşvik ve dört adalet kaçağı vakası da bulunuyordu. Vergi kaçırma planındaki ortağı, dolandırıcılığın “beyni” olduğu iddia edilen Saulos adında bir adamdı. Her ne kadar milliyetleri açıkça belirtilmese de, isimleri göz önüne alındığında Yahudi olmalarının kuvvetle muhtemel olduğu belirtiliyor.Mahkeme salonu gerilimi İmparator Hadrianus döneminde, MS 130 dolaylarında ortaya çıkmış. Parşömenin şifresini çözen Avusturya Arkeoloji Enstitüsü&#039;nden Roma İmparatorluğu tarihçisi Ana Dolganov, “Parşömen, Romalıların Yahudi tebaalarına karşı besledikleri şüpheyi yansıtıyor. Vergi kaçakçılarının birkaç yıl sonra meydana gelen Bar Kochba (Yahudilerin Roma&#039;ya karşı son dini isyanı) olayına karışmış olmaları mümkündür” diye konuştu.Parşömenin ne zaman ve kim tarafından keşfedildiğini kimse bilmiyor, ancak Dr. Dolganov muhtemelen 1950&#039;lerde Bedevi antika tüccarları tarafından keşfedildiğini söyledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/24FZ84pltk6WFUEmXz5Wgw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bin, 900, yıllık, papirüste, vergi, kaçırma, davası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/24FZ84pltk6WFUEmXz5Wgw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250415130628033" class="type:primaryImage" alt="Bin 900 yıllık vergi kaçırma davası"><p>Batı Şeria çölünde bulunan bin 900 yıllık parşömen, bir vergi kaçırma davasına ilişkin duruşmanın tutanaklarını içeriyor.</p><p>Yaklaşık bin 900 yıllık metin, kabaca bugünkü İsrail ve Ürdün'e karşılık gelen bölgede ilgili makamlara vergi ödemekten kaçınmak için belgelerde sahtecilik ve kölelerin yasadışı satışı ve serbest bırakılmasıyla ilgili ayıntılar içeriyordu.</p><p>Kathimerini gazetesinde yer alan habere göre suçluların ikisi de erkekti. Birinin adı Gadalias'tı ve yerel seçkinlerle bağlantıları olan bir noterin oğluydu. Gasp ve sahtecilik suçlarından aldığı mahkumiyetlerin yanı sıra, sabıka kaydında soygun, isyana teşvik ve dört adalet kaçağı vakası da bulunuyordu. Vergi kaçırma planındaki ortağı, dolandırıcılığın “beyni” olduğu iddia edilen Saulos adında bir adamdı. Her ne kadar milliyetleri açıkça belirtilmese de, isimleri göz önüne alındığında Yahudi olmalarının kuvvetle muhtemel olduğu belirtiliyor.</p><p>Mahkeme salonu gerilimi İmparator Hadrianus döneminde, MS 130 dolaylarında ortaya çıkmış. Parşömenin şifresini çözen Avusturya Arkeoloji Enstitüsü'nden Roma İmparatorluğu tarihçisi Ana Dolganov, “Parşömen, Romalıların Yahudi tebaalarına karşı besledikleri şüpheyi yansıtıyor. Vergi kaçakçılarının birkaç yıl sonra meydana gelen Bar Kochba (Yahudilerin Roma'ya karşı son dini isyanı) olayına karışmış olmaları mümkündür” diye konuştu.</p><p>Parşömenin ne zaman ve kim tarafından keşfedildiğini kimse bilmiyor, ancak Dr. Dolganov muhtemelen 1950'lerde Bedevi antika tüccarları tarafından keşfedildiğini söyledi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;de Şin Bet krizi: Güvenlik toplantısı iptal edildi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israilde-sin-bet-krizi-guvenlik-toplantisi-iptal-edildi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israilde-sin-bet-krizi-guvenlik-toplantisi-iptal-edildi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin Bet, Ulusal Güvenlik Bakanlığına yönelik soruşturmasını hükümete ve basına sızdıran ajanı gözaltına aldı. Bu hamleyle tırmanan kriz nedeniyle güvenlik toplantısı iptal edildi.İsrail devlet televizyonu KAN&#039;ın haberine göre, Başbakan Binyamin Netanyahu, hükümet ile güvenlik teşkilatı arasında büyüyen kriz nedeniyle bugün yapılması planlanan güvenlik toplantısını iptal etti.  AŞIRI SAĞCI BAKANDAN BOYKOT KARARI  İsrail&#039;in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Şin-Bet Direktörü Ronen Bar&#039;ın katılması halinde toplantıyı boykot edeceğini duyurdu.  Smotirch, X hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Bar, görevinden alınmış ve güvenlik tartışmalarında ortak olamayacak başarısız bir Şin  Bet Direktörü&#039;dür.&quot; ifadelerini kullanarak, Bar&#039;ın istihbarat ve soruşturma mekanizmasını &quot;kişisel çıkarları adına politikacılardan ve gazetecilerden intikam almak için araç olarak kullanan tehlikeli biri&quot; olduğunu öne sürdü.  KAN&#039;ın haberinde, İsrail Yüksek Mahkemesi&#039;nin Bar&#039;ın görevden alınması kararını iptal etmesi halinde bakanların Bar&#039;ı boykot etmeyi planladıkları, Netanyahu&#039;nun da bu fikre sıcak baktığı belirtildi.  SORUŞTURMAYI SIZDIRAN AJANA GÖZALTI  Şin-Bet&#039;in, Ulusal Güvenlik Bakanlığını soruşturduğu bilgisini hükümete ve basına sızdıran ajanı yaklaşık bir hafta önce gözaltına aldığı bugün ortaya çıktı.  Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir&#039;in döneminde bakanlık ve emniyet teşkilatında ABD&#039;nin de terör örgütü olarak tanıdığı Yahudi üstünlükçü Kah hareketine mensup kişilerin arttığına ilişkin Şin-Bet tarafından yürütülen soruşturma ülkede sıkça tartışıldı.  Şin-Bet&#039;in söz konusu soruşturmayı başlattığının basına sızması üzerine, açılan soruşturmada iç istihbarat servisinden &quot;Ajan A&quot; kod adlı bir yetkilinin gözaltına alındığı bildirildi.  İsrail hükümeti yetkilileri ise Netanyahu&#039;nun görevden almaya çalıştığı iç istihbarat teşkilatı Şin Bet Direktörü&#039;ne açılan yeni soruşturma nedeniyle sert tepki gösterdi.  ŞİN BET DİREKTÖRÜNÜ GÖREVDEN ALMA KARARI  İsrail Başbakanı Netanyahu, Şin Bet Direktörü Ronen Bar ile görüşerek hükümetin kendisini görevden alacağını bildirmiş, kararını zaman içinde büyüyen güvensizlikle gerekçelendirmişti.  İsrail Yüksek Mahkemesi Başyargıcı Isaac Amit, iç istihbarat şefi Bar&#039;ın görevden alınmasını ve yerine başkasının atanmasını engelleyen geçici ihtiyati tedbir kararı almıştı.  Başbakan Netanyahu&#039;nun Bar&#039;ı görevden alma kararı, İsrail siyasetinde hararetli tartışmalara yol açmış, muhalefetin yaptığı çağrılarla İsrail genelinde kitlesel gösteriler başlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3dopQ0CpYUOkaVmiTxmvuQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailde, Şin, Bet, krizi:, Güvenlik, toplantısı, iptal, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3dopQ0CpYUOkaVmiTxmvuQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'de yeni kriz güvenlik toplantısını iptal ettirdi"><p>İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin Bet, Ulusal Güvenlik Bakanlığına yönelik soruşturmasını hükümete ve basına sızdıran ajanı gözaltına aldı. Bu hamleyle tırmanan kriz nedeniyle güvenlik toplantısı iptal edildi.</p>İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, Başbakan Binyamin Netanyahu, hükümet ile güvenlik teşkilatı arasında büyüyen kriz nedeniyle bugün yapılması planlanan güvenlik toplantısını iptal etti.  <strong>AŞIRI SAĞCI BAKANDAN BOYKOT KARARI</strong>  İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Şin-Bet Direktörü Ronen Bar'ın katılması halinde toplantıyı boykot edeceğini duyurdu.  Smotirch, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Bar, görevinden alınmış ve güvenlik tartışmalarında ortak olamayacak başarısız bir Şin  Bet Direktörü'dür." ifadelerini kullanarak, Bar'ın istihbarat ve soruşturma mekanizmasını "kişisel çıkarları adına politikacılardan ve gazetecilerden intikam almak için araç olarak kullanan tehlikeli biri" olduğunu öne sürdü.  KAN'ın haberinde, İsrail Yüksek Mahkemesi'nin Bar'ın görevden alınması kararını iptal etmesi halinde bakanların Bar'ı boykot etmeyi planladıkları, Netanyahu'nun da bu fikre sıcak baktığı belirtildi.  <strong>SORUŞTURMAYI SIZDIRAN AJANA GÖZALTI</strong>  Şin-Bet'in, Ulusal Güvenlik Bakanlığını soruşturduğu bilgisini hükümete ve basına sızdıran ajanı yaklaşık bir hafta önce gözaltına aldığı bugün ortaya çıktı.  Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in döneminde bakanlık ve emniyet teşkilatında ABD'nin de terör örgütü olarak tanıdığı Yahudi üstünlükçü Kah hareketine mensup kişilerin arttığına ilişkin Şin-Bet tarafından yürütülen soruşturma ülkede sıkça tartışıldı.  Şin-Bet'in söz konusu soruşturmayı başlattığının basına sızması üzerine, açılan soruşturmada iç istihbarat servisinden "Ajan A" kod adlı bir yetkilinin gözaltına alındığı bildirildi.  İsrail hükümeti yetkilileri ise Netanyahu'nun görevden almaya çalıştığı iç istihbarat teşkilatı Şin Bet Direktörü'ne açılan yeni soruşturma nedeniyle sert tepki gösterdi.  <strong>ŞİN BET DİREKTÖRÜNÜ GÖREVDEN ALMA KARARI</strong>  İsrail Başbakanı Netanyahu, Şin Bet Direktörü Ronen Bar ile görüşerek hükümetin kendisini görevden alacağını bildirmiş, kararını zaman içinde büyüyen güvensizlikle gerekçelendirmişti.  İsrail Yüksek Mahkemesi Başyargıcı Isaac Amit, iç istihbarat şefi Bar'ın görevden alınmasını ve yerine başkasının atanmasını engelleyen geçici ihtiyati tedbir kararı almıştı.  Başbakan Netanyahu'nun Bar'ı görevden alma kararı, İsrail siyasetinde hararetli tartışmalara yol açmış, muhalefetin yaptığı çağrılarla İsrail genelinde kitlesel gösteriler başlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;da ilk kez bir asker teslim olduğu için hapisle cezalandırıldı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/rusyada-ilk-kez-bir-asker-teslim-oldugu-icin-hapisle-cezalandirildi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/rusyada-ilk-kez-bir-asker-teslim-oldugu-icin-hapisle-cezalandirildi</guid>
<description><![CDATA[ Bir Rus askeri, Ukrayna ordusuna gönüllü teslim olma suçundan ülkenin ilk hapis cezasını aldı. Astsubay Çavuş Ivanishin&#039;in rütbesi de geri alındı.Rus Kommersant gazetesinin dava hakkında bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Rusya&#039;nın Uzak Doğusundaki bir askeri mahkeme, Ukrayna ordusuna gönüllü teslim olma suçundan ülkenin ilk hapis cezasını verdi.Astsubay Çavuş Roman Ivanishin&#039;in rütbesi geri alınırken, firar ve iki kez teslim olmaya teşebbüsten suçlu bulundu.Kommersant daha önce Ivanishin&#039;in Haziran 2023&#039;te Ukrayna&#039;nın doğusunda yakalandığını ve Birleşik Arap Emirlikleri&#039;nin aracılık ettiği bir esir takasının parçası olarak Ocak 2024&#039;te Rusya&#039;ya iade edildiğini bildirmişti.Dönüşünün ardından Sakhalin bölgesindeki motorize piyade tugayının üssüne gönderilen Ivanishin, burada tutuklanmıştı.Ivanishin&#039;in 17 Mart&#039;ta başlayan duruşması kapalı kapılar ardında yapıldı ve dava hakkında çok az bilgi kamuoyuna açıklandı.Kommersant&#039;ın haberine göre Pazartesi günü Yuzhno-Sakhalinsk&#039;teki bir askeri mahkeme Ivanishin&#039;i 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Savcılar 16 yıl hapis cezası talep etmişlerdi.Ivanishin, suçsuz olduğunu savundu.2022 YILINDA YASA ÇIKARILMIŞTIRusya 2022 yılının sonlarında gönüllü teslim olma, firar ve hizmet etmeyi reddetme cezalarını sertleştiren bir yasa çıkarmıştı.Savaş koşulları, seferberlik ve sıkıyönetim, ağırlaştırıcı faktörler olarak kabul ediliyor ve daha ağır cezalar verilmesine olanak tanıyor.Devlet Başkanı Vladimir Putin, Eylül 2022&#039;de, Ukrayna&#039;nın tam ölçekli işgalinden birkaç ay sonra kısmi bir asker seferberliği ilan etti. Bu karar henüz resmen kaldırılmadı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KT628bGP10ixmNJ5ng6mmg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusyada, ilk, kez, bir, asker, teslim, olduğu, için, hapisle, cezalandırıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KT628bGP10ixmNJ5ng6mmg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Rusya'da bir asker hapis cezası aldı"><p>Bir Rus askeri, Ukrayna ordusuna gönüllü teslim olma suçundan ülkenin ilk hapis cezasını aldı. Astsubay Çavuş Ivanishin'in rütbesi de geri alındı.</p><p>Rus Kommersant gazetesinin dava hakkında bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Rusya'nın Uzak Doğusundaki bir askeri mahkeme, Ukrayna ordusuna gönüllü teslim olma suçundan ülkenin ilk hapis cezasını verdi.</p><p>Astsubay Çavuş Roman Ivanishin'in rütbesi geri alınırken, firar ve iki kez teslim olmaya teşebbüsten suçlu bulundu.</p><p>Kommersant daha önce Ivanishin'in Haziran 2023'te Ukrayna'nın doğusunda yakalandığını ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin aracılık ettiği bir esir takasının parçası olarak Ocak 2024'te Rusya'ya iade edildiğini bildirmişti.</p><p>Dönüşünün ardından Sakhalin bölgesindeki motorize piyade tugayının üssüne gönderilen Ivanishin, burada tutuklanmıştı.</p><p>Ivanishin'in 17 Mart'ta başlayan duruşması kapalı kapılar ardında yapıldı ve dava hakkında çok az bilgi kamuoyuna açıklandı.</p><p>Kommersant'ın haberine göre Pazartesi günü Yuzhno-Sakhalinsk'teki bir askeri mahkeme Ivanishin'i 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. Savcılar 16 yıl hapis cezası talep etmişlerdi.</p><p>Ivanishin, suçsuz olduğunu savundu.</p><p><strong>2022 YILINDA YASA ÇIKARILMIŞTI</strong></p><p>Rusya 2022 yılının sonlarında gönüllü teslim olma, firar ve hizmet etmeyi reddetme cezalarını sertleştiren bir yasa çıkarmıştı.</p><p>Savaş koşulları, seferberlik ve sıkıyönetim, ağırlaştırıcı faktörler olarak kabul ediliyor ve daha ağır cezalar verilmesine olanak tanıyor.</p><p>Devlet Başkanı Vladimir Putin, Eylül 2022'de, Ukrayna'nın tam ölçekli işgalinden birkaç ay sonra kısmi bir asker seferberliği ilan etti. Bu karar henüz resmen kaldırılmadı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Aprona girip başbakana sarıldı, para cezasına çarptırıldı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/aprona-giripbasbakana-sarildi-para-cezasina-carptirildi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/aprona-giripbasbakana-sarildi-para-cezasina-carptirildi</guid>
<description><![CDATA[ Frankfurt Havalimanı&#039;nda aprona girerek Almanya Başbakanı Scholz&#039;a sarılan sanık, atılı iki suçtan suçlu bulunarak para cezasına çarptırıldı.Almanya&#039;da bir yıl kadar önce Frankfurt Havalimanı&#039;nda aprona girerek Sosyal Demokrat Partili (SPD) Federal Başbakan Olaf Scholz&#039;a sarılan sanık, 4 bin 500 euro para cezasına çarptırıldı.  Frankfurt yerel mahkemesi, sanık Paschlis D.&#039;ye &quot;trafik güvenliğini tehlikeye atma&quot; ve &quot;konut dokunulmazlığını bozma&quot; suçlarından toplam 4 bin 500 euro para cezası verdi ve 2,5 yıl araç kullanma yasağı getirdi.&quot;OLAY SIRASINDA UYUŞTURUCUNUN ETKİSİ ALTINDAYDI&quot;  Olay sırasında uyuşturucunun etkisinde olduğu belirtilen sanığın mahkemede pişmanlığını dile getirdiği aktarıldı. Paschalis D., bu duruma yanlışlıkla düştüğünü, bunun hem tatlı hem de acı deneyim olduğunu belirterek özür diledi.  Sanık Paschalis D., Mayıs 2023&#039;te yolda Avrupa Merkez Bankası&#039;nın etkinliğinden dönen Başbakan Scholz&#039;un konvoyuna dahil olmuş, aracıyla Frankfurt Havalimanı&#039;nın apronuna girerek Başbakan&#039;a uçuş öncesi sarılmıştı.  Bu olay, o dönemde Almanya&#039;da Başbakan&#039;ın güvenliğine ilişkin tartışmalara yol açmıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t4XaMHiHkUmDdM2fKb-kig.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Aprona, girip başbakana, sarıldı, para, cezasına, çarptırıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t4XaMHiHkUmDdM2fKb-kig.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Başbakana sarılan sanığa para cezası"><p>Frankfurt Havalimanı'nda aprona girerek Almanya Başbakanı Scholz'a sarılan sanık, atılı iki suçtan suçlu bulunarak para cezasına çarptırıldı.</p><p>Almanya'da bir yıl kadar önce Frankfurt Havalimanı'nda aprona girerek Sosyal Demokrat Partili (SPD) Federal Başbakan Olaf Scholz'a sarılan sanık, 4 bin 500 euro para cezasına çarptırıldı.  Frankfurt yerel mahkemesi, sanık Paschlis D.'ye "trafik güvenliğini tehlikeye atma" ve "konut dokunulmazlığını bozma" suçlarından toplam 4 bin 500 euro para cezası verdi ve 2,5 yıl araç kullanma yasağı getirdi.</p><p><strong>"OLAY SIRASINDA UYUŞTURUCUNUN ETKİSİ ALTINDAYDI"</strong>  Olay sırasında uyuşturucunun etkisinde olduğu belirtilen sanığın mahkemede pişmanlığını dile getirdiği aktarıldı. Paschalis D., bu duruma yanlışlıkla düştüğünü, bunun hem tatlı hem de acı deneyim olduğunu belirterek özür diledi.  Sanık Paschalis D., Mayıs 2023'te yolda Avrupa Merkez Bankası'nın etkinliğinden dönen Başbakan Scholz'un konvoyuna dahil olmuş, aracıyla Frankfurt Havalimanı'nın apronuna girerek Başbakan'a uçuş öncesi sarılmıştı.  Bu olay, o dönemde Almanya'da Başbakan'ın güvenliğine ilişkin tartışmalara yol açmıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en bulaşıcı hastalığı: Aşı karşıtı kasaba salgının pençesinde</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/dunyanin-en-bulasici-hastaligi-asi-karsiti-kasaba-salginin-pencesinde</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/dunyanin-en-bulasici-hastaligi-asi-karsiti-kasaba-salginin-pencesinde</guid>
<description><![CDATA[ Aşı karşıtı bir ABD kasabası, dünyanın en bulaşıcı hastalığı olan kızamık ile boğuşuyor. Aşı yaptırmama kararında ısrarcı olan yerel halk, aşıların tehlikeli maddeler içerdiğini ve büyük ilaç şirketlerinin bunları yalnızca para kazanmak için ürettiğini iddia ediyor.ABD&#039;deki aşı karşıtı bir kasaba şu anda dünyanın en bulaşıcı hastalığı olan ve iki çocuğun ölümüne yol açan kızamık salgınıyla boğuşuyor.  Teksas&#039;ın Seminole kentinde yaşayan kişiler aşı yaptırmama kararlarında oldukça ısrarlı. Bu kasabanın sakinleri, aşıların &quot;tehlikeli maddeler&quot; içerdiğini ve büyük ilaç şirketlerinin bunları yalnızca para kazanmak için ürettiğini iddia ediyor .  Seminole&#039;u kasıp kavuran kızamık salgınında iki çocuk hayatını kaybetti. Son olarak 8 yaşındaki Daisy Hildebrand&#039;ın ölümü kasaba sakinlerini yasa boğdu.&quot;KIZIM KIZAMIK YÜZÜNDEN ÖLMEDİ&quot;  Perişan baba Peter Hildebrand ise kızının ölümcül salgından dolayı ölmediğine tamamen ikna olmuş durumda.  Hildebrand, &quot;Kızım kızamık yüzünden ölmedi. Bilmeniz gereken tek şey bu.&quot; ifadelerini kullandı. Ancak Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) Daisy&#039;nin ölümünün kızamıktan olduğunu doğruladı.  Acılı baba aşıların hiçbir işe yaramadığı konusunda da kesin konuşarak, &quot;Aşı zerre kadar işe yaramıyor. Kardeşimin ailesi aşı oldu ve yine de hepsi hastalandı. Bu aşıyla ilgili değil.&quot; ifadelerini kullandı.ÇOCUKLARINA AŞI YAPTIRMIYORLAR  Trajedilere rağmen Seminole sakinleri çocuklarının aşılanması konusunda hala tereddütlü.  ABD&#039;deki 700 kızamık vakasından 541&#039;i yalnızca Teksas&#039;ta kaydedildi - ve bu vakaların yüzde 70&#039;i çocuklar ve küçük bebekler arasında.  Ancak Mennonite topluluğundaki birçok kişi, kutsal kitaplarda kesinlikle yasak olmasa da aşıların kişisel bir tercih olması gerektiğine inanıyor. Bu grup modern tıp yerine &quot;doğal ilaçları&quot; tercih eden küçük bir Hristiyan mezhebi.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sszWqnPTNE6e0xvp6jH01A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, bulaşıcı, hastalığı:, Aşı, karşıtı, kasaba, salgının, pençesinde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sszWqnPTNE6e0xvp6jH01A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Aşı karşıtı kasabaa dünyanın en bulaşıcı hastalığının pençesinde"><p>Aşı karşıtı bir ABD kasabası, dünyanın en bulaşıcı hastalığı olan kızamık ile boğuşuyor. Aşı yaptırmama kararında ısrarcı olan yerel halk, aşıların tehlikeli maddeler içerdiğini ve büyük ilaç şirketlerinin bunları yalnızca para kazanmak için ürettiğini iddia ediyor.</p><p>ABD'deki aşı karşıtı bir kasaba şu anda dünyanın en bulaşıcı hastalığı olan ve iki çocuğun ölümüne yol açan kızamık salgınıyla boğuşuyor.  Teksas'ın Seminole kentinde yaşayan kişiler aşı yaptırmama kararlarında oldukça ısrarlı. Bu kasabanın sakinleri, aşıların "tehlikeli maddeler" içerdiğini ve büyük ilaç şirketlerinin bunları yalnızca para kazanmak için ürettiğini iddia ediyor .  Seminole'u kasıp kavuran kızamık salgınında iki çocuk hayatını kaybetti. Son olarak 8 yaşındaki Daisy Hildebrand'ın ölümü kasaba sakinlerini yasa boğdu.</p><p><strong>"KIZIM KIZAMIK YÜZÜNDEN ÖLMEDİ"</strong>  Perişan baba Peter Hildebrand ise kızının ölümcül salgından dolayı ölmediğine tamamen ikna olmuş durumda.  Hildebrand, "Kızım kızamık yüzünden ölmedi. Bilmeniz gereken tek şey bu." ifadelerini kullandı. Ancak Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) Daisy'nin ölümünün kızamıktan olduğunu doğruladı.  Acılı baba aşıların hiçbir işe yaramadığı konusunda da kesin konuşarak, "Aşı zerre kadar işe yaramıyor. Kardeşimin ailesi aşı oldu ve yine de hepsi hastalandı. Bu aşıyla ilgili değil." ifadelerini kullandı.</p><p><strong>ÇOCUKLARINA AŞI YAPTIRMIYORLAR</strong>  Trajedilere rağmen Seminole sakinleri çocuklarının aşılanması konusunda hala tereddütlü.  ABD'deki 700 kızamık vakasından 541'i yalnızca Teksas'ta kaydedildi - ve bu vakaların yüzde 70'i çocuklar ve küçük bebekler arasında.  Ancak Mennonite topluluğundaki birçok kişi, kutsal kitaplarda kesinlikle yasak olmasa da aşıların kişisel bir tercih olması gerektiğine inanıyor. Bu grup modern tıp yerine "doğal ilaçları" tercih eden küçük bir Hristiyan mezhebi. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Lego patronu ve Danimarka Kraliçesinin yakın arkadaşı kayak kazasında öldü</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/lego-patronu-ve-danimarka-kralicesinin-yakin-arkadasi-kayak-kazasinda-oeldu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/lego-patronu-ve-danimarka-kralicesinin-yakin-arkadasi-kayak-kazasinda-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Lego&#039;nun yöneticisi ve Danimarka Kraliçesi Mary&#039;nin yakın arkadaşı Michael Halbye, hafta sonu geçirdiği kayak kazasında hayatını kaybetti. Kraliçe, “Michael Halbye ender rastlanan pozitif bir enerjiye, geniş bir bilgi birikimine sahip bir insandı&quot; dedi.Lego&#039;nun yöneticisi ve Danimarka Kraliçesi Mary&#039;nin yakın arkadaşı Michael Halbye, hafta sonu geçirdiği kayak kazasında hayatını kaybetti.64 yaşındaki Halbye, cumartesi günü İsviçre Alplerinin Verbier bölgesinde kayak yaparken pist dışına düşerek ölümcül şekilde yaralandı.Lego&#039;nun ana şirketi Kirkbi&#039;den yapılan açıklamaya göre Halbye hava yoluyla hastaneye kaldırıldı ancak iç kanama nedeniyle hayatını kaybetti. Danimarka Kraliçesi Mary, kendini başkalarına yardım etmeye adadığını söylediği arkadaşını saygıyla anan bir açıklama yayınladı.Kraliçe, “Michael Halbye&#039;nin ani ölüm haberini büyük bir üzüntüyle aldım. Michael Halbye ender rastlanan pozitif bir enerjiye, geniş bir bilgi birikimine ve toplum dışındakiler için bir fark yaratma konusunda güçlü bir kararlılığa sahip bir insandı. O aynı zamanda benim arkadaşımdı ve birçok kişi tarafından özlenecek. Düşüncelerim ailesi ve yakın dostlarıyla birlikte” diye konuştu.LEGO&#039;DAN AÇIKLAMAŞirketten yapılan açıklamada, Halbye&#039;nin 2020 yılından bu yana Kirkbi&#039;nin yönetim kurulu üyesi olduğu ve 2022 yılında başkan yardımcılığına seçildiği belirtildi.Kısa sürede, ailesi Lego Group&#039;un çoğunluğuna sahip olan Yönetim Kurulu Başkanı Thomas Kirk Kristiansen&#039;in güvenilir bir ortağı haline geldi.Kristiansen, “Düşüncelerimiz ve ilgimiz, hayatın her alanında etrafındakiler üzerinde büyük ve olumlu bir etki bırakan bir adamın beklenmedik kaybını kabullenmek zorunda kalan Michael&#039;ın ailesi ve sevdiklerine gidiyor” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-iMCLYRnF0KEsLmxZaJ3-g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Lego, patronu, Danimarka, Kraliçesinin, yakın, arkadaşı, kayak, kazasında, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-iMCLYRnF0KEsLmxZaJ3-g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250415133226321" class="type:primaryImage" alt="Lego patronu kayak kazasında öldü"><p>Lego'nun yöneticisi ve Danimarka Kraliçesi Mary'nin yakın arkadaşı Michael Halbye, hafta sonu geçirdiği kayak kazasında hayatını kaybetti. Kraliçe, “Michael Halbye ender rastlanan pozitif bir enerjiye, geniş bir bilgi birikimine sahip bir insandı" dedi.</p><p>Lego'nun yöneticisi ve Danimarka Kraliçesi Mary'nin yakın arkadaşı Michael Halbye, hafta sonu geçirdiği kayak kazasında hayatını kaybetti.</p><p>64 yaşındaki Halbye, cumartesi günü İsviçre Alplerinin Verbier bölgesinde kayak yaparken pist dışına düşerek ölümcül şekilde yaralandı.</p><p>Lego'nun ana şirketi Kirkbi'den yapılan açıklamaya göre Halbye hava yoluyla hastaneye kaldırıldı ancak iç kanama nedeniyle hayatını kaybetti. Danimarka Kraliçesi Mary, kendini başkalarına yardım etmeye adadığını söylediği arkadaşını saygıyla anan bir açıklama yayınladı.</p><p>Kraliçe, “Michael Halbye'nin ani ölüm haberini büyük bir üzüntüyle aldım. Michael Halbye ender rastlanan pozitif bir enerjiye, geniş bir bilgi birikimine ve toplum dışındakiler için bir fark yaratma konusunda güçlü bir kararlılığa sahip bir insandı. O aynı zamanda benim arkadaşımdı ve birçok kişi tarafından özlenecek. Düşüncelerim ailesi ve yakın dostlarıyla birlikte” diye konuştu.</p><p><strong>LEGO'DAN AÇIKLAMA</strong></p><p>Şirketten yapılan açıklamada, Halbye'nin 2020 yılından bu yana Kirkbi'nin yönetim kurulu üyesi olduğu ve 2022 yılında başkan yardımcılığına seçildiği belirtildi.</p><p>Kısa sürede, ailesi Lego Group'un çoğunluğuna sahip olan Yönetim Kurulu Başkanı Thomas Kirk Kristiansen'in güvenilir bir ortağı haline geldi.</p><p>Kristiansen, “Düşüncelerimiz ve ilgimiz, hayatın her alanında etrafındakiler üzerinde büyük ve olumlu bir etki bırakan bir adamın beklenmedik kaybını kabullenmek zorunda kalan Michael'ın ailesi ve sevdiklerine gidiyor” dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Okul yemeklerine düzenleme: Tuz ve şeker sınırlaması</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/okul-yemeklerine-duzenleme-tuz-ve-seker-sinirlamasi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/okul-yemeklerine-duzenleme-tuz-ve-seker-sinirlamasi</guid>
<description><![CDATA[ İspanya&#039;da azınlık sol koalisyon hükümeti, okullarda öğrencilere verilen yemeklerde şeker, tuz ve kızartmalara sınırlama ve günlük menülerde sebze ve meyve zorunluluğu getirilmesi kararı aldı.İspanya&#039;da Bakanlar Kurulu&#039;nun haftalık olağan toplantısının ardından açıklama yapan Sosyal Haklar, Tüketim ve 2030 Ajandası Bakanı Pablo Bustinduy, üniversiteler dışındaki tüm eğitim kurumlarındaki öğrenci menülerinde her gün taze meyve ve sebze sunulmasını ve haftada bir ila üç kez balık servis edilmesini zorunlu kılacaklarını bildirdi.  Öğrencilerin daha sağlıklı beslenmesi için dört bakanlık (Eğitim, Tarım, Sağlık, Gençlik) ile birlikte ortak bir çalışma yürüttüklerini aktaran Bustinduy, kızartma, şeker ve tuzlu yiyeceklerin tüketiminin sınırlanacağını, işlenmiş hamur ürünlerinin tamamen kaldırılacağını söyledi.  İspanyol Bakan, öğrencilere daha fazla meyve, sebze, balık ve baklagiller ile mevsimlik ve organik gıdalarla sağlıklı beslenme alışkanlıkları sağlanmasının yasayla garanti edileceğini, bunun tüm kamu, devlet destekli ve özel okulları kapsayacağını ifade etti.  Bakanlar Kurulu&#039;nda kabul edilen kararnameye göre, okul menülerinde meyve ve sebzelerin günlük olarak servis edilmesi, bunların en az yüzde 45&#039;inin mevsimlik olması ve ayda en az iki tabak yemek ile toplam gıda ürünlerinin yüzde 5&#039;inin organik üretim olması gerekiyor.  Ayrıca, okullardaki otomatik makinelerde bulunan gıda ürünlerinde önceden pişirilmiş hamur işlerinin satışı da yasaklanacak.  Amaçlarının &quot;daha sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme modellerini teşvik etmek, aynı zamanda yerel üretimi güçlendirmek&quot; olduğunu kaydeden Bustinduy, &quot;Bu yeni uygulama, ABD&#039;nin başlattığı uluslararası gümrük tarifeleri savaşı nedeniyle içinde bulunduğumuz zor durumda, İspanyol çiftçiler ve çiftlik sahipleri için faydalı olacaktır.&quot; değerlendirmesinde bulundu.  Aladino adlı bir derneğin yayımladığı araştırma sonuçlarını paylaşan Bustinduy, İspanya&#039;da yıllık geliri 18 bin avronun altında olan ailelerden gelen 6-9 yaş aralığındaki öğrencilerin yüzde 47&#039;sinin taze gıda tüketemedikleri veya tam kahvaltı yapamadıkları için aşırı kilolu olduğunu belirterek, &quot;Bu yasa sağlık eşitsizliklerini azaltmayı, ayrıca daha az ambalaj ve atıkla daha sürdürülebilir bir model yaratmayı da hedefliyor.&quot; şeklinde konuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yTFEcQfATE-Au2lk8_eqCQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Okul, yemeklerine, düzenleme:, Tuz, şeker, sınırlaması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yTFEcQfATE-Au2lk8_eqCQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İspanya'da okullarda tuz ve şeker yasağı"><p>İspanya'da azınlık sol koalisyon hükümeti, okullarda öğrencilere verilen yemeklerde şeker, tuz ve kızartmalara sınırlama ve günlük menülerde sebze ve meyve zorunluluğu getirilmesi kararı aldı.</p>İspanya'da Bakanlar Kurulu'nun haftalık olağan toplantısının ardından açıklama yapan Sosyal Haklar, Tüketim ve 2030 Ajandası Bakanı Pablo Bustinduy, üniversiteler dışındaki tüm eğitim kurumlarındaki öğrenci menülerinde her gün taze meyve ve sebze sunulmasını ve haftada bir ila üç kez balık servis edilmesini zorunlu kılacaklarını bildirdi.  Öğrencilerin daha sağlıklı beslenmesi için dört bakanlık (Eğitim, Tarım, Sağlık, Gençlik) ile birlikte ortak bir çalışma yürüttüklerini aktaran Bustinduy, kızartma, şeker ve tuzlu yiyeceklerin tüketiminin sınırlanacağını, işlenmiş hamur ürünlerinin tamamen kaldırılacağını söyledi.  İspanyol Bakan, öğrencilere daha fazla meyve, sebze, balık ve baklagiller ile mevsimlik ve organik gıdalarla sağlıklı beslenme alışkanlıkları sağlanmasının yasayla garanti edileceğini, bunun tüm kamu, devlet destekli ve özel okulları kapsayacağını ifade etti.  Bakanlar Kurulu'nda kabul edilen kararnameye göre, okul menülerinde meyve ve sebzelerin günlük olarak servis edilmesi, bunların en az yüzde 45'inin mevsimlik olması ve ayda en az iki tabak yemek ile toplam gıda ürünlerinin yüzde 5'inin organik üretim olması gerekiyor.  Ayrıca, okullardaki otomatik makinelerde bulunan gıda ürünlerinde önceden pişirilmiş hamur işlerinin satışı da yasaklanacak.  Amaçlarının "daha sağlıklı ve sürdürülebilir beslenme modellerini teşvik etmek, aynı zamanda yerel üretimi güçlendirmek" olduğunu kaydeden Bustinduy, "Bu yeni uygulama, ABD'nin başlattığı uluslararası gümrük tarifeleri savaşı nedeniyle içinde bulunduğumuz zor durumda, İspanyol çiftçiler ve çiftlik sahipleri için faydalı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.  Aladino adlı bir derneğin yayımladığı araştırma sonuçlarını paylaşan Bustinduy, İspanya'da yıllık geliri 18 bin avronun altında olan ailelerden gelen 6-9 yaş aralığındaki öğrencilerin yüzde 47'sinin taze gıda tüketemedikleri veya tam kahvaltı yapamadıkları için aşırı kilolu olduğunu belirterek, "Bu yasa sağlık eşitsizliklerini azaltmayı, ayrıca daha az ambalaj ve atıkla daha sürdürülebilir bir model yaratmayı da hedefliyor." şeklinde konuştu.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zuckerberg: “Instagram’ı satın aldım çünkü kamerası daha iyiydi”</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/zuckerberg-instagrami-satin-aldim-cunku-kamerasi-daha-iyiydi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/zuckerberg-instagrami-satin-aldim-cunku-kamerasi-daha-iyiydi</guid>
<description><![CDATA[ Meta CEO’su Zuckerberg,Instagram&#039;ı satın alma sebebinin &#039;daha iyi kameraya sahip olması&#039; olduğunu söyledi.Meta CEO’su Mark Zuckerberg, ABD’de devam tekel davasında verdiği ifadede, Instagram’ı satın alma kararında, uygulamanın Facebook’un o dönem geliştirmeye çalıştığı kamera uygulamasından “daha iyi” olması etkili olduğunu söyledi.   ABD&#039;nin başkenti Washington&#039;da devam eden ve ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) Meta’nın Instagram ve WhatsApp satın alımlarını geri aldırmak istediği davanın ikinci gününde Zuckerberg, FTC avukatlarının, Instagram’ın hızla büyüyen bir rakip olarak Meta’yı tehdit edip etmediği sorusuna şu cevabı verdi:“Biz o dönemde kendi kamera uygulamamızı geliştirmeye çalışıyorduk ama Instagram bu konuda bizden daha iyiydi. Bu nedenle satın alma kararı daha mantıklı geldi.”&quot;YENİ UYGULAMA GELİŞTİRMEK ZOR&quot;Zuckerberg ayrıca Meta’nın kendi uygulamalarını geliştirme girişimlerinin çoğunun başarısız olduğunu da itiraf ederek, “Yeni bir uygulama geliştirmek gerçekten zor. Şirket tarihimiz boyunca onlarca uygulama denemesi yaptık ama çoğu hiçbir yere varmadı” dedi.  Meta, davada kendisini savunurken FTC’nin sosyal medya pazarını dar tanımladığını ve TikTok, YouTube ve Apple’ın mesajlaşma hizmeti gibi güçlü rakipleri görmezden geldiğini ileri sürüyor. FTC ise Meta’yı, kullanıcıların arkadaşları ve ailesiyle içerik paylaşmak için kullandığı platformlar üzerinde yasa dışı bir tekel kurmakla suçluyor. Komisyona göre bu alandaki başlıca rakipler yalnızca Snapchat ve küçük ölçekli bir uygulama olan MeWe.  Meta’nın savunmasında, geçmişteki stratejilerinin bugünkü rekabet ortamıyla ilişkilendirilemeyeceği öne sürülse de, Zuckerberg’in yıllar önce gönderdiği &quot;Rekabet etmektense satın almak daha iyidir&quot; şeklindeki iç yazışmalar, şirketin elini zorlaştırıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qVzhd939FEq5-cLwN81ncw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zuckerberg:, “Instagram’ı, satın, aldım, çünkü, kamerası, daha, iyiydi”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qVzhd939FEq5-cLwN81ncw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zuckerberg'den Instagram itifarı"><p>Meta CEO’su Zuckerberg,Instagram'ı satın alma sebebinin 'daha iyi kameraya sahip olması' olduğunu söyledi.</p><p>Meta CEO’su Mark Zuckerberg, ABD’de devam tekel davasında verdiği ifadede, Instagram’ı satın alma kararında, uygulamanın Facebook’un o dönem geliştirmeye çalıştığı kamera uygulamasından “daha iyi” olması etkili olduğunu söyledi.   ABD'nin başkenti Washington'da devam eden ve ABD Federal Ticaret Komisyonu’nun (FTC) Meta’nın Instagram ve WhatsApp satın alımlarını geri aldırmak istediği davanın ikinci gününde Zuckerberg, FTC avukatlarının, Instagram’ın hızla büyüyen bir rakip olarak Meta’yı tehdit edip etmediği sorusuna şu cevabı verdi:</p><p>“Biz o dönemde kendi kamera uygulamamızı geliştirmeye çalışıyorduk ama Instagram bu konuda bizden daha iyiydi. Bu nedenle satın alma kararı daha mantıklı geldi.”</p><h3><strong>"YENİ UYGULAMA GELİŞTİRMEK ZOR"</strong></h3><p>Zuckerberg ayrıca Meta’nın kendi uygulamalarını geliştirme girişimlerinin çoğunun başarısız olduğunu da itiraf ederek, “Yeni bir uygulama geliştirmek gerçekten zor. Şirket tarihimiz boyunca onlarca uygulama denemesi yaptık ama çoğu hiçbir yere varmadı” dedi.  Meta, davada kendisini savunurken FTC’nin sosyal medya pazarını dar tanımladığını ve TikTok, YouTube ve Apple’ın mesajlaşma hizmeti gibi güçlü rakipleri görmezden geldiğini ileri sürüyor. FTC ise Meta’yı, kullanıcıların arkadaşları ve ailesiyle içerik paylaşmak için kullandığı platformlar üzerinde yasa dışı bir tekel kurmakla suçluyor. Komisyona göre bu alandaki başlıca rakipler yalnızca Snapchat ve küçük ölçekli bir uygulama olan MeWe.  Meta’nın savunmasında, geçmişteki stratejilerinin bugünkü rekabet ortamıyla ilişkilendirilemeyeceği öne sürülse de, Zuckerberg’in yıllar önce gönderdiği "Rekabet etmektense satın almak daha iyidir" şeklindeki iç yazışmalar, şirketin elini zorlaştırıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güneş’te iki patlama: Fırtına Dünya’ya doğru ilerliyor</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/guneste-iki-patlama-firtina-dunyaya-dogru-ilerliyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/guneste-iki-patlama-firtina-dunyaya-dogru-ilerliyor</guid>
<description><![CDATA[ Güneş parçacıkları 16 Nisan’da Dünya’ya ulaşacak ve gezegenin manyetik alanını vuracak.Bilim insanları Güneş’te nadir görülen türde iki patlama meydana geldi.  Buna göre patlamalarla birlikte Güneş’ten uzaya savrulan radyoaktif parçacık kütlesi 16 Nisan’da Dünya’ya ulaşacak ve gezegenin manyetik alanını vuracak.  Zira bu patlamalar sonucunda koronal kütle atımı (CME) adı verilen plazma fışkırmaları oluşuyor. CME’ler Dünya’ya ulaşırsa gezegeni koruyucu bir kalkan gibi saran manyetik alanla etkileşime giriyor. Manyetik alan, radyoaktif parçacıkların Dünya yüzeyine ulaşmasını engelleyerek canlıları koruyor.  Güneş fırtınası adı verilen bu olay sonucu Dünya’nın orta enlemlerine kadar uzanan bir bölgede aurora da denen kuzey ışıkları meydana gözlemlenebilir.  Ancak CME’ler ynı zamanda Güneş fırtınaları uyduları da etkileyerek GPS sinyallerini ve radyo iletişimi bozarak Dünya yüzeyinde iletişimi felç edebiliyor.  ABD Ulusal Atmosfer ve Okyanus İdaresi (NOAA), Dünya’ya doğru ilerleyen Güneş fırtınasının G2 kategorisine ulaşabileceğini belirtti.  G2 seviyesi, NOAA’nın beşli ölçeğinde orta şiddette bir jeomanyetik fırtına anlamına geliyor. Bu sınıflandırma, G1 (en hafif) ile G5 (en şiddetli) arasında yapılıyor.  G2 şiddetinde bir fırtına sonucu şunlar yaşanabiliyor:  - Kutup bölgelerinde radyo iletişiminde bozulmalar yaşanabilir.  - Yüksek ve orta enlemlerde (örneğin Kanada, İskandinavya, ABD) aurora (kuzey ışıkları) görülebilir.  - Uydu sistemlerinde ve GPS hizmetlerinde küçük sapmalar, bazı durumlarda kısa süreli kesintiler olabilir.  - Elektrik şebekelerinde küçük dalgalanmalar ya da uyarılar oluşabilir, ancak genellikle büyük çaplı hasarlara yol açmaz.  - Uzaydaki astronotlar ve uydular için radyasyon seviyesi artabilir. GÜNEŞ SOLAR MAKSİMUM’DANOAA, kısa süre önce Güneş&#039;in resmen &quot;solar maksimum&quot; evresine girdiğini açıklamıştı.  Güneş böylece 11 yıllık aktivite döngüsünün zirvesine yaklaşmış oldu.  Bu da yakın zamanda yıldızda daha çok patlamanın meydana gelebileceği ve Güneş fırtınalarının sayısının artabileceği anlamına geliyor.  Güneş her 11 yılda bir, sakin veya fırtınalı geçen bir döngüsünü tamamlıyor ve yenisini başlatıyor.  Yıldız, 2019&#039;da 25. döngüsüne girdi.  Söz konusu döngülerden daha sakin olanına, yani yıldızdaki patlamaların ve lekelerin minimum seviyeye indiği dönemlere &quot;solar minimum&quot; deniyor.  Güneş lekelerinin arttığı ve patlamaların da sıklaştığı evrelere ise &quot;solar maksimum&quot; adı veriliyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iTZxGtVh4kGZnIYogbi73g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güneş’te, iki, patlama:, Fırtına, Dünya’ya, doğru, ilerliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iTZxGtVh4kGZnIYogbi73g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güneş fırtınası geliyor"><p>Güneş parçacıkları 16 Nisan’da Dünya’ya ulaşacak ve gezegenin manyetik alanını vuracak.</p><p>Bilim insanları Güneş’te nadir görülen türde iki patlama meydana geldi.  Buna göre patlamalarla birlikte Güneş’ten uzaya savrulan radyoaktif parçacık kütlesi 16 Nisan’da Dünya’ya ulaşacak ve gezegenin manyetik alanını vuracak.  Zira bu patlamalar sonucunda koronal kütle atımı (CME) adı verilen plazma fışkırmaları oluşuyor. CME’ler Dünya’ya ulaşırsa gezegeni koruyucu bir kalkan gibi saran manyetik alanla etkileşime giriyor. Manyetik alan, radyoaktif parçacıkların Dünya yüzeyine ulaşmasını engelleyerek canlıları koruyor.  Güneş fırtınası adı verilen bu olay sonucu Dünya’nın orta enlemlerine kadar uzanan bir bölgede aurora da denen kuzey ışıkları meydana gözlemlenebilir.  Ancak CME’ler ynı zamanda Güneş fırtınaları uyduları da etkileyerek GPS sinyallerini ve radyo iletişimi bozarak Dünya yüzeyinde iletişimi felç edebiliyor.  ABD Ulusal Atmosfer ve Okyanus İdaresi (NOAA), Dünya’ya doğru ilerleyen Güneş fırtınasının G2 kategorisine ulaşabileceğini belirtti.  G2 seviyesi, NOAA’nın beşli ölçeğinde orta şiddette bir jeomanyetik fırtına anlamına geliyor. Bu sınıflandırma, G1 (en hafif) ile G5 (en şiddetli) arasında yapılıyor.  G2 şiddetinde bir fırtına sonucu şunlar yaşanabiliyor:  - Kutup bölgelerinde radyo iletişiminde bozulmalar yaşanabilir.  - Yüksek ve orta enlemlerde (örneğin Kanada, İskandinavya, ABD) aurora (kuzey ışıkları) görülebilir.  - Uydu sistemlerinde ve GPS hizmetlerinde küçük sapmalar, bazı durumlarda kısa süreli kesintiler olabilir.  - Elektrik şebekelerinde küçük dalgalanmalar ya da uyarılar oluşabilir, ancak genellikle büyük çaplı hasarlara yol açmaz.  - Uzaydaki astronotlar ve uydular için radyasyon seviyesi artabilir. </p><h3><strong>GÜNEŞ SOLAR MAKSİMUM’DA</strong></h3><p>NOAA, kısa süre önce Güneş'in resmen "solar maksimum" evresine girdiğini açıklamıştı.  Güneş böylece 11 yıllık aktivite döngüsünün zirvesine yaklaşmış oldu.  Bu da yakın zamanda yıldızda daha çok patlamanın meydana gelebileceği ve Güneş fırtınalarının sayısının artabileceği anlamına geliyor.  Güneş her 11 yılda bir, sakin veya fırtınalı geçen bir döngüsünü tamamlıyor ve yenisini başlatıyor.  Yıldız, 2019'da 25. döngüsüne girdi.  Söz konusu döngülerden daha sakin olanına, yani yıldızdaki patlamaların ve lekelerin minimum seviyeye indiği dönemlere "solar minimum" deniyor.  Güneş lekelerinin arttığı ve patlamaların da sıklaştığı evrelere ise "solar maksimum" adı veriliyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zelenski: İngiltere, Fransa ve Türkiye&amp;apos;den temsilciler İstanbul&amp;apos;da görüşecek</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/zelenskiingiltere-fransa-ve-turkiyeden-temsilciler-istanbuldagoerusecek</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/zelenskiingiltere-fransa-ve-turkiyeden-temsilciler-istanbuldagoerusecek</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna lideri Zelenski, İngiltere, Fransa ve Türkiye&#039;den temsilcilerin Türkiye&#039;de bir araya geleceğini duyurdu.NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Odesa’da yaptığı ortak açıklamada konuşan Zelenski, “Bu, Karadeniz güvenliğine odaklanan askeri bir toplantı. Öncelikle, istekli ülkelerin oluşturduğu bir koalisyon ve atılması gereken uygun adımlar konuşulacak” dedi.  Zelenski, görüşmelerin Salı ve Çarşamba günleri boyunca süreceğini belirtti ancak toplantıların halihazırda başlayıp başlamadığına dair net bir bilgi verilmedi. “Bu tür birçok toplantı, farklı formatlarda zaten yapılıyor” ifadelerini kullandı.  NATO Genel Sekreteri Rutte ise Türkiye’nin 2022’de tahıl koridoru anlaşmasında sağladığı başarıya dikkat çekerek, “Türkiye’nin ilgili tüm tarafları yeniden bir araya getirmeye çalışması pozitif bir gelişme. Umarız bu çabalar başarıyla sonuçlanır” dedi.  Zelenskiy, Karadeniz’de bir deniz gücünün varlığının gündemde olduğunu belirterek, “Denizde bir güç bulundurulmasını konuşuyoruz ve Türkiye’nin gelecekte Karadeniz güvenlik garantilerinde ciddi bir rol üstlenebileceğine inanıyoruz” açıklamasında bulundu.  Sürecin savaşın sona erdirilmesiyle değil, olası bir ateşkesin ardından sağlanacak güvenlik garantileriyle ilgili olduğunu vurgulayan Zelenskiy, “Bu toplantıların amacı savaşı bitirmek değil, ateşkesten sonra ne olacağıyla, yani güvenlik garantileriyle ilgilidir” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JiWUY9tYBEKYF6qlb7M2aQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zelenski: İngiltere, Fransa, Türkiyeden, temsilciler, İstanbulda görüşecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JiWUY9tYBEKYF6qlb7M2aQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Zelenski'den Türkiye açıklaması"><p>Ukrayna lideri Zelenski, İngiltere, Fransa ve Türkiye'den temsilcilerin Türkiye'de bir araya geleceğini duyurdu.</p><p>NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Odesa’da yaptığı ortak açıklamada konuşan Zelenski, “Bu, Karadeniz güvenliğine odaklanan askeri bir toplantı. Öncelikle, istekli ülkelerin oluşturduğu bir koalisyon ve atılması gereken uygun adımlar konuşulacak” dedi.  Zelenski, görüşmelerin Salı ve Çarşamba günleri boyunca süreceğini belirtti ancak toplantıların halihazırda başlayıp başlamadığına dair net bir bilgi verilmedi. “Bu tür birçok toplantı, farklı formatlarda zaten yapılıyor” ifadelerini kullandı.  NATO Genel Sekreteri Rutte ise Türkiye’nin 2022’de tahıl koridoru anlaşmasında sağladığı başarıya dikkat çekerek, “Türkiye’nin ilgili tüm tarafları yeniden bir araya getirmeye çalışması pozitif bir gelişme. Umarız bu çabalar başarıyla sonuçlanır” dedi.  Zelenskiy, Karadeniz’de bir deniz gücünün varlığının gündemde olduğunu belirterek, “Denizde bir güç bulundurulmasını konuşuyoruz ve Türkiye’nin gelecekte Karadeniz güvenlik garantilerinde ciddi bir rol üstlenebileceğine inanıyoruz” açıklamasında bulundu.  Sürecin savaşın sona erdirilmesiyle değil, olası bir ateşkesin ardından sağlanacak güvenlik garantileriyle ilgili olduğunu vurgulayan Zelenskiy, “Bu toplantıların amacı savaşı bitirmek değil, ateşkesten sonra ne olacağıyla, yani güvenlik garantileriyle ilgilidir” dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump: Zelenski sürekli füze almaya çalışıyor</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trump-zelenski-surekli-fuze-almaya-calisiyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trump-zelenski-surekli-fuze-almaya-calisiyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin sürekli olarak Amerikan füzeleri satın almaya çalıştığını söyledi.ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ile gerçekleştirdiği görüşmede, Ukrayna’daki savaşla ilgili değerlendirmelerde bulundu.“HERKES SUÇLU”Trump, “Bu, asla başlamasına izin verilmemesi gereken bir savaştı. Biden bunu durdurabilirdi, Zelenski de durdurabilirdi, Putin de hiç başlatmamalıydı. Herkes suçlu” ifadelerini kullandı.“KAZANACAĞINDAN EMİN OLMAN GEREKİR”Trump, bir gazetecinin Zelenski’nin daha fazla Patriot hava savunma sistemi satın alma teklifine dair sorusuna ise şu yanıtı verdi:  “Bilmiyorum, o her zaman füze almaya çalışıyor. Savaşa giriyorsanız, kazanabileceğinizden emin olmanız gerekir, değil mi? Kendi boyutunuzun 20 katı olan birine karşı savaşı başlatıp sonra da birilerinin size füze vermesini umamazsınız.”  Trump ayrıca, Ukrayna savaşını durdurmaya çalıştığını belirterek, “Tek yapabileceğim bunu durdurmaya çalışmak, tek istediğim bu. Öldürmeleri durdurmak istiyorum ve bu konuda iyi ilerlediğimizi düşünüyorum. Çok yakında çok iyi bazı öneriler duyacaksınız” dedi.&quot;SAVAŞ ASLA BAŞLAMAMALIYDI&quot;Kendi başkanlığı döneminde savaşın hiç gündeme gelmediğini vurgulayan Trump, “O savaş başladı ama asla başlamamalıydı. Biden bunu engelleyebilirdi. Putin’e de ‘Yapmayacaksın&#039; demiştim ve yapmadı. Dört yıl boyunca bu konu hiç gündeme bile gelmedi” açıklamasında bulundu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OL9U20xPhkqf5ZLDYO5oUw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump:, Zelenski, sürekli, füze, almaya, çalışıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OL9U20xPhkqf5ZLDYO5oUw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Zelenski'ye eleştiri"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin sürekli olarak Amerikan füzeleri satın almaya çalıştığını söyledi.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele ile gerçekleştirdiği görüşmede, Ukrayna’daki savaşla ilgili değerlendirmelerde bulundu.</p><h3><strong>“HERKES SUÇLU”</strong></h3><p>Trump, “Bu, asla başlamasına izin verilmemesi gereken bir savaştı. Biden bunu durdurabilirdi, Zelenski de durdurabilirdi, Putin de hiç başlatmamalıydı. Herkes suçlu” ifadelerini kullandı.</p><h3><strong>“KAZANACAĞINDAN EMİN OLMAN GEREKİR”</strong></h3><p>Trump, bir gazetecinin Zelenski’nin daha fazla Patriot hava savunma sistemi satın alma teklifine dair sorusuna ise şu yanıtı verdi:  “Bilmiyorum, o her zaman füze almaya çalışıyor. Savaşa giriyorsanız, kazanabileceğinizden emin olmanız gerekir, değil mi? Kendi boyutunuzun 20 katı olan birine karşı savaşı başlatıp sonra da birilerinin size füze vermesini umamazsınız.”  Trump ayrıca, Ukrayna savaşını durdurmaya çalıştığını belirterek, “Tek yapabileceğim bunu durdurmaya çalışmak, tek istediğim bu. Öldürmeleri durdurmak istiyorum ve bu konuda iyi ilerlediğimizi düşünüyorum. Çok yakında çok iyi bazı öneriler duyacaksınız” dedi.</p><h3><strong>"SAVAŞ ASLA BAŞLAMAMALIYDI"</strong></h3><p>Kendi başkanlığı döneminde savaşın hiç gündeme gelmediğini vurgulayan Trump, “O savaş başladı ama asla başlamamalıydı. Biden bunu engelleyebilirdi. Putin’e de ‘Yapmayacaksın' demiştim ve yapmadı. Dört yıl boyunca bu konu hiç gündeme bile gelmedi” açıklamasında bulundu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanlarından tansiyona karşı yeni öneri: Muz ve brokoli</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bilim-insanlarindan-tansiyona-karsi-yeni-oeneri-muz-ve-brokoli</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bilim-insanlarindan-tansiyona-karsi-yeni-oeneri-muz-ve-brokoli</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırmaya göre, sadece tuz tüketimini azaltmak yerine muz ve brokoli gibi besinlerde bulunan potasyum alımını artırmak, yüksek tansiyonu düşürmede daha etkili olabilir.Kanada’daki Waterloo Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, beslenmede potasyum ve sodyum oranının artırılmasının, sadece sodyum (tuz) azaltımına kıyasla yüksek tansiyonu düşürmede daha etkili olabileceğini ortaya koydu. Araştırmayı yürüten ekip, muz ve brokoli gibi potasyum açısından zengin yiyeceklerin kan basıncını olumlu yönde etkileyebileceğini vurguladı. YÜKSEK TANSİYON, DÜNYA ÇAPINDA YAYGIN BİR SORUNDünya genelinde yetişkin nüfusun yüzde 30’undan fazlasını etkileyen yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve felç gibi ciddi sağlık sorunlarının başlıca nedenlerinden biri. Ayrıca böbrek yetmezliği, kalp ritim bozuklukları ve demans gibi rahatsızlıklara da zemin hazırlayabiliyor.“TUZU AZALTMAK YETERLİ DEĞİL”Uygulamalı Matematik, Bilgisayar Bilimleri, Eczacılık ve Biyoloji profesörü Anita Layton, “Yüksek tansiyon sorunu yaşadığımızda genelde daha az tuz tüketmemiz önerilir. Ancak araştırmamız, potasyum açısından zengin besinleri diyete eklemenin daha etkili olabileceğini gösteriyor” dedi.EVRİMSEL YAKLAŞIM: ESKİ DİYETLER, YENİ SORUNLARAraştırmanın başyazarı Melissa Stadt, “İlk insanlar bolca meyve ve sebze tüketirdi. Bu nedenle vücudumuz, yüksek potasyum ve düşük sodyum oranına göre çalışacak şekilde evrimleşmiş olabilir,” dedi. Stadt’a göre modern batı diyetleri genellikle yüksek sodyum ve düşük potasyum içeriyor ve bu da endüstriyelleşmiş toplumlarda yüksek tansiyonun neden daha sık görüldüğünü açıklayabilir.ERKEKLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA AMA DAHA FAZLA YARAR GÖREBİLİRMatematiksel modeller aracılığıyla yapılan çalışma, cinsiyetin de bu etkileşim üzerinde etkili olduğunu ortaya koydu. Bulgulara göre, erkekler yüksek tansiyona daha yatkın ancak potasyum/sodyum oranı artırıldığında bu değişiklikten kadınlara kıyasla daha fazla fayda görebiliyorlar.Araştırmacılar, bu tür matematiksel modeller sayesinde insan vücudu üzerindeki farklı faktörlerin etkilerinin hızlı, ekonomik ve etik yollarla incelenebildiğine dikkat çekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6bgRWTkwv0C7s0kllEjRug.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanlarından, tansiyona, karşı, yeni, öneri:, Muz, brokoli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6bgRWTkwv0C7s0kllEjRug.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tansiyona karşı yeni önlem"><p>Yeni bir araştırmaya göre, sadece tuz tüketimini azaltmak yerine muz ve brokoli gibi besinlerde bulunan potasyum alımını artırmak, yüksek tansiyonu düşürmede daha etkili olabilir.</p><p>Kanada’daki Waterloo Üniversitesi’nde yapılan yeni bir araştırma, beslenmede potasyum ve sodyum oranının artırılmasının, sadece sodyum (tuz) azaltımına kıyasla yüksek tansiyonu düşürmede daha etkili olabileceğini ortaya koydu. Araştırmayı yürüten ekip, muz ve brokoli gibi potasyum açısından zengin yiyeceklerin kan basıncını olumlu yönde etkileyebileceğini vurguladı. </p><h3><strong>YÜKSEK TANSİYON, DÜNYA ÇAPINDA YAYGIN BİR SORUN</strong></h3><p>Dünya genelinde yetişkin nüfusun yüzde 30’undan fazlasını etkileyen yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve felç gibi ciddi sağlık sorunlarının başlıca nedenlerinden biri. Ayrıca böbrek yetmezliği, kalp ritim bozuklukları ve demans gibi rahatsızlıklara da zemin hazırlayabiliyor.</p><h3><strong>“TUZU AZALTMAK YETERLİ DEĞİL”</strong></h3><p>Uygulamalı Matematik, Bilgisayar Bilimleri, Eczacılık ve Biyoloji profesörü Anita Layton, “Yüksek tansiyon sorunu yaşadığımızda genelde daha az tuz tüketmemiz önerilir. Ancak araştırmamız, potasyum açısından zengin besinleri diyete eklemenin daha etkili olabileceğini gösteriyor” dedi.</p><h3><strong>EVRİMSEL YAKLAŞIM: ESKİ DİYETLER, YENİ SORUNLAR</strong></h3><p>Araştırmanın başyazarı Melissa Stadt, “İlk insanlar bolca meyve ve sebze tüketirdi. Bu nedenle vücudumuz, yüksek potasyum ve düşük sodyum oranına göre çalışacak şekilde evrimleşmiş olabilir,” dedi. Stadt’a göre modern batı diyetleri genellikle yüksek sodyum ve düşük potasyum içeriyor ve bu da endüstriyelleşmiş toplumlarda yüksek tansiyonun neden daha sık görüldüğünü açıklayabilir.</p><h3><strong>ERKEKLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA AMA DAHA FAZLA YARAR GÖREBİLİR</strong></h3><p>Matematiksel modeller aracılığıyla yapılan çalışma, cinsiyetin de bu etkileşim üzerinde etkili olduğunu ortaya koydu. Bulgulara göre, erkekler yüksek tansiyona daha yatkın ancak potasyum/sodyum oranı artırıldığında bu değişiklikten kadınlara kıyasla daha fazla fayda görebiliyorlar.</p><p>Araştırmacılar, bu tür matematiksel modeller sayesinde insan vücudu üzerindeki farklı faktörlerin etkilerinin hızlı, ekonomik ve etik yollarla incelenebildiğine dikkat çekiyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Netanyahu Gazze&amp;apos;ye gitti: &amp;quot;Saldırılara devam&amp;quot; mesajı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/netanyahu-gazzeye-gitti-saldirilara-devam-mesaji</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/netanyahu-gazzeye-gitti-saldirilara-devam-mesaji</guid>
<description><![CDATA[ İsrail lideri Netanyahu, Gazze&#039;nin kuzeyine giderek &quot;saldırılara devam&quot; mesajı verdi.İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu&#039;nun, Gazze&#039;nin kuzeyine giderek saldırılara devam eden İsrail askerlerini ziyaret ettiği öğrenildi. İsrail Başbakanlık Ofisi&#039;nden yapılan açıklamada, Netanyahu&#039;nun Gazze&#039;ye saldırıların &quot;savaş hedeflerine ulaşana kadar devam edeceğini&quot; vurguladığı açıklandı. SALDIRI TEHDİDİNE DEVAM ETTİNetanyahu, &quot;Burada Savunma Bakanı, komutanlar ve hem düzenli askerlerimiz hem de harika yedek askerlerimizle birlikteyim. Gazze Şeridi’nde düşmana ağır darbeler indiriyorlar ve Hamas, ardı ardına darbeler almaya devam edecek. Rehinelerimizin serbest bırakılmasında ısrarcıyız ve savaş hedeflerimizin tamamına ulaşmakta kararlıyız&quot; ifadelerini kullandı.İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas&#039;a karşı &quot;gittikçe artan askeri güçle&quot; hareket edeceğini duyurmuştu.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1563 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 4 kişi yaralandı.İsrail ordusu, Gazze Şeridi&#039;nde 19 Ocak&#039;ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas&#039;a karşı &quot;gittikçe artan askeri güçle&quot; hareket edeceğini duyurmuştu.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1563 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 4 kişi yaralandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/724SGVv0pk22HZu8IyBIcw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Netanyahu, Gazzeye, gitti:, Saldırılara, devam, mesajı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/724SGVv0pk22HZu8IyBIcw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Netanyahu Gazze'ye gitti"><p>İsrail lideri Netanyahu, Gazze'nin kuzeyine giderek "saldırılara devam" mesajı verdi.</p><p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, Gazze'nin kuzeyine giderek saldırılara devam eden İsrail askerlerini ziyaret ettiği öğrenildi. </p><p>İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamada, Netanyahu'nun Gazze'ye saldırıların "savaş hedeflerine ulaşana kadar devam edeceğini" vurguladığı açıklandı. </p><h3><strong>SALDIRI TEHDİDİNE DEVAM ETTİ</strong></h3><p>Netanyahu, "Burada Savunma Bakanı, komutanlar ve hem düzenli askerlerimiz hem de harika yedek askerlerimizle birlikteyim. Gazze Şeridi’nde düşmana ağır darbeler indiriyorlar ve Hamas, ardı ardına darbeler almaya devam edecek. Rehinelerimizin serbest bırakılmasında ısrarcıyız ve savaş hedeflerimizin tamamına ulaşmakta kararlıyız" ifadelerini kullandı.</p><p>İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas'a karşı "gittikçe artan askeri güçle" hareket edeceğini duyurmuştu.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1563 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 4 kişi yaralandı.</p><p>İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başlamıştı.  Ateşkesi bozan İsrail, yeni ateşkes tekliflerini reddettiği gerekçesiyle Hamas'a karşı "gittikçe artan askeri güçle" hareket edeceğini duyurmuştu.  İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1563 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 4 kişi yaralandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>OpenAI yeni sosyal medya platformu üzerinde çalışıyor</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/openai-yeni-sosyal-medya-platformu-uzerinde-calisiyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/openai-yeni-sosyal-medya-platformu-uzerinde-calisiyor</guid>
<description><![CDATA[ OpenAI&#039;nin, sosyal akışa sahip yeni bir sosyal medya platformu üzerinde çalıştığı öğrenildi.OpenAI&#039;nin, ChatGPT&#039;nin görsel üretim özelliklerini merkezine alan, sosyal akışa sahip yeni bir sosyal medya platformu üzerinde çalıştığı bildirildi. The Verge’ün birden fazla kaynağa dayandırdığı haberine göre proje henüz erken aşamada, ancak şirketin CEO’su Sam Altman’ın projeye dair dışarıdan görüşler topladığı ifade ediliyor.  Yeni sosyal medya platformunun ChatGPT uygulamasına entegre mi edileceği yoksa tamamen bağımsız bir uygulama olarak mı sunulacağı henüz net değil. Ancak ChatGPT&#039;nin geçen ay dünyanın en çok indirilen uygulaması haline gelmesi, bu yeni platforma olan ilgiyi şimdiden artırmış durumda.MUSK İLE REKABET KIZIŞABİLİRBu hamlenin, Altman ile X’in sahibi Elon Musk arasındaki rekabeti daha da kızıştırabileceği öngörülüyor. Bilindiği üzere Musk, geçtiğimiz Şubat ayında OpenAI’yi 97,4 milyar dolara satın almak için teklif sunmuş, Altman ise bu teklifi “Hayır teşekkürler, ama isterseniz biz Twitter’ı 9,74 milyar dolara alabiliriz” şeklinde yanıtlamıştı.  OpenAI’nin sosyal medya pazarına adım atması, Meta ile olan rekabetini de derinleştirebilir. Meta&#039;nın da kendi yapay zekâ asistanı için sosyal akış özellikli bağımsız bir uygulama hazırlığında olduğu bildiriliyor. OpenAI&#039;nin sosyal medya platformu hayata geçerse, şirket böylece X ve Meta gibi platformların sahip olduğu gerçek zamanlı veriye doğrudan erişim kazanabilecek; bu da yapay zekâ modellerinin eğitilmesinde büyük avantaj sağlayacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q1AzNsuVHUm4AAb2rk0tMQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:21 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>OpenAI, yeni, sosyal, medya, platformu, üzerinde, çalışıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q1AzNsuVHUm4AAb2rk0tMQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="OpenAI sosyal medya kuruyor"><p>OpenAI'nin, sosyal akışa sahip yeni bir sosyal medya platformu üzerinde çalıştığı öğrenildi.</p><p>OpenAI'nin, ChatGPT'nin görsel üretim özelliklerini merkezine alan, sosyal akışa sahip yeni bir sosyal medya platformu üzerinde çalıştığı bildirildi. The Verge’ün birden fazla kaynağa dayandırdığı haberine göre proje henüz erken aşamada, ancak şirketin CEO’su Sam Altman’ın projeye dair dışarıdan görüşler topladığı ifade ediliyor.  Yeni sosyal medya platformunun ChatGPT uygulamasına entegre mi edileceği yoksa tamamen bağımsız bir uygulama olarak mı sunulacağı henüz net değil. Ancak ChatGPT'nin geçen ay dünyanın en çok indirilen uygulaması haline gelmesi, bu yeni platforma olan ilgiyi şimdiden artırmış durumda.</p><h3><strong>MUSK İLE REKABET KIZIŞABİLİR</strong></h3><p>Bu hamlenin, Altman ile X’in sahibi Elon Musk arasındaki rekabeti daha da kızıştırabileceği öngörülüyor. Bilindiği üzere Musk, geçtiğimiz Şubat ayında OpenAI’yi 97,4 milyar dolara satın almak için teklif sunmuş, Altman ise bu teklifi “Hayır teşekkürler, ama isterseniz biz Twitter’ı 9,74 milyar dolara alabiliriz” şeklinde yanıtlamıştı.  OpenAI’nin sosyal medya pazarına adım atması, Meta ile olan rekabetini de derinleştirebilir. Meta'nın da kendi yapay zekâ asistanı için sosyal akış özellikli bağımsız bir uygulama hazırlığında olduğu bildiriliyor. OpenAI'nin sosyal medya platformu hayata geçerse, şirket böylece X ve Meta gibi platformların sahip olduğu gerçek zamanlı veriye doğrudan erişim kazanabilecek; bu da yapay zekâ modellerinin eğitilmesinde büyük avantaj sağlayacak.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İçtikleri &amp;quot;kutsal su&amp;quot; yüzünden koleraya yakalandılar: Ölümcül bakterilerle dolu</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ictikleri-kutsal-su-yuzunden-koleraya-yakalandilar-olumcul-bakterilerle-dolu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ictikleri-kutsal-su-yuzunden-koleraya-yakalandilar-olumcul-bakterilerle-dolu</guid>
<description><![CDATA[ Etiyopya’daki bir kuyudan alınan “kutsal su” şişeleri, Almanya ve İngiltere’den turistlerde koleraya yol açtı. Uzmanlar, içinde yüz milyonlara varan bakteri barındıran bu suların ciddi bir halk sağlığı tehdidi oluşturduğunu vurguluyor.Avrupa’ya Etiyopya’dan getirilen kutsal su şişeleri, ölümcül kolera bakterisiyle dolu çıktı. “Eurosurveillance” adlı bilimsel dergide yayımlanan yeni bir rapora göre, Almanya ve İngiltere’den toplam yedi turist, Etiyopya’nın Sudan sınırındaki Quara bölgesinden getirdikleri bu sulardan içtikten veya yüzlerine sürdükten sonra koleraya yakalandı.BAKTERİLERLE DOLU ŞİŞELER: MİLYONLARCA MİKROPAraştırmaya göre, kutsal su şişelerinde koleraya neden olan Vibrio cholerae bakterisi yoğun şekilde bulundu. Şişelerde mililitre başına 100 binila 100 milyon arasında “koloni oluşturan birim” tespit edildi. Bu, bakterinin uçuş sırasında ve Avrupa’da ortam sıcaklığında canlı kalabildiğini gösteriyor.  İki turist yoğun bakıma alınacak kadar ağır hastalandı, ancak hepsi iyileşti.KOLERA: ÖLÜMCÜL ANCAK ÖNLENEBİLİRABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre kolera, şiddetli ishal, dehidrasyon ve tedavi edilmezse ölüme yol açabiliyor. Koleradan korunmak için temiz su içmek, elleri sabunla yıkamak ve aşı olmak büyük önem taşıyor.“RUHANİ ŞİFA” YERİNDEN BAKTERİ BULAŞTISöz konusu su, yerel Ortodoks Kilisesi tarafından “ruhani aydınlanma, şifa ve inançla derin bağ” sunduğu belirtilen Bermel Giorgis adlı kutsal bir kuyudan alınmıştı. Ancak turistlerin yaşadığı sağlık sorunları, bu tür manevi vaatlerin yanında ciddi fiziksel riskler de taşıdığını gösterdi.  CDC’nin yayımladığı son bültende, bu kuyuya gidecek olan gezginler ve onlardan kutsal su alacak yakınlarının risk altında olduğu belirtildi.KÜRESEL KOLERA SALGININDA ENDİŞE VERİCİ ARTIŞDünya Sağlık Örgütü’ne göre, 2023 yılında kolera vakaları bir önceki yıla göre yüzde 13 artarken, ölüm oranı yüzde 71 yükseldi. Geçen yıl dünya genelinde 4 binden fazla kişi kolera nedeniyle hayatını kaybetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/miBDAP7tbkKkHoyZx5DaIw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İçtikleri, kutsal, su, yüzünden, koleraya, yakalandılar:, Ölümcül, bakterilerle, dolu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/miBDAP7tbkKkHoyZx5DaIw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kutsal su koleraya yol açtı"><p>Etiyopya’daki bir kuyudan alınan “kutsal su” şişeleri, Almanya ve İngiltere’den turistlerde koleraya yol açtı. Uzmanlar, içinde yüz milyonlara varan bakteri barındıran bu suların ciddi bir halk sağlığı tehdidi oluşturduğunu vurguluyor.</p><p>Avrupa’ya Etiyopya’dan getirilen kutsal su şişeleri, ölümcül kolera bakterisiyle dolu çıktı. “Eurosurveillance” adlı bilimsel dergide yayımlanan yeni bir rapora göre, Almanya ve İngiltere’den toplam yedi turist, Etiyopya’nın Sudan sınırındaki Quara bölgesinden getirdikleri bu sulardan içtikten veya yüzlerine sürdükten sonra koleraya yakalandı.</p><h3><strong>BAKTERİLERLE DOLU ŞİŞELER: MİLYONLARCA MİKROP</strong></h3><p>Araştırmaya göre, kutsal su şişelerinde koleraya neden olan Vibrio cholerae bakterisi yoğun şekilde bulundu. Şişelerde mililitre başına 100 binila 100 milyon arasında “koloni oluşturan birim” tespit edildi. Bu, bakterinin uçuş sırasında ve Avrupa’da ortam sıcaklığında canlı kalabildiğini gösteriyor.  İki turist yoğun bakıma alınacak kadar ağır hastalandı, ancak hepsi iyileşti.</p><h3><strong>KOLERA: ÖLÜMCÜL ANCAK ÖNLENEBİLİR</strong></h3><p>ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’ne (CDC) göre kolera, şiddetli ishal, dehidrasyon ve tedavi edilmezse ölüme yol açabiliyor. Koleradan korunmak için temiz su içmek, elleri sabunla yıkamak ve aşı olmak büyük önem taşıyor.</p><h3><strong>“RUHANİ ŞİFA” YERİNDEN BAKTERİ BULAŞTI</strong></h3><p>Söz konusu su, yerel Ortodoks Kilisesi tarafından “ruhani aydınlanma, şifa ve inançla derin bağ” sunduğu belirtilen Bermel Giorgis adlı kutsal bir kuyudan alınmıştı. Ancak turistlerin yaşadığı sağlık sorunları, bu tür manevi vaatlerin yanında ciddi fiziksel riskler de taşıdığını gösterdi.  CDC’nin yayımladığı son bültende, bu kuyuya gidecek olan gezginler ve onlardan kutsal su alacak yakınlarının risk altında olduğu belirtildi.</p><h3><strong>KÜRESEL KOLERA SALGININDA ENDİŞE VERİCİ ARTIŞ</strong></h3><p>Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, 2023 yılında kolera vakaları bir önceki yıla göre yüzde 13 artarken, ölüm oranı yüzde 71 yükseldi. Geçen yıl dünya genelinde 4 binden fazla kişi kolera nedeniyle hayatını kaybetti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ölü müzisyen şarkı besteledi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/olu-muzisyen-sarki-besteledi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/olu-muzisyen-sarki-besteledi</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya’da hayata geçirilen “Revivification” adlı sıra dışı sanat projesi, deneysel besteci Alvin Lucier’in DNA’sından üretilen laboratuvar beyniyle müzik yapmaya devam etmesini sağlıyor.Avustralya’da “Revivification” (Yeniden Canlandırma) adlı yeni bir sanat projesinde, 2021’de hayatını kaybeden Amerikalı deneysel besteci Alvin Lucier’in DNA’sı kullanılarak oluşturulan laboratuvar ortamında büyütülmüş bir beyin, gerçek zamanlı olarak müzik üretiyor.SANAT, BİLİM VE FELSEFE BULUŞMASISanatçılar ve bir nörobilimciden oluşan ekip, projeyi “bir insanın varlığını ölümün kesinliğinin ötesine taşımanın karanlık ama düşündürücü olasılıklarını” aydınlatma çabası olarak tanımlıyor. Çalışmanın merkezinde, Lucier’in sağlığında bağışladığı kan örneklerinden elde edilen bir “in-vitro beyin” bulunuyor. Bu mini-beyin, elektroda bağlı bir düzlem üzerinde büyütülmüş ve galerideki 20 büyük pirinç levhaya bağlanmış durumda.SESİ BEYNİN ELEKTRİKSEL SİNYALLERİ ÜRETİYORZiyaretçiler, bu beyin tarafından gönderilen elektriksel sinyallerin, her pirinç levhayı vuran çekiçleri harekete geçirdiği canlı bir ses deneyimi yaşıyor. Bu yaratıcı düzenek, beyin dalgaları ile müzik üretmenin yeni bir biçimi. Beyin ayrıca, galerideki mikrofonlarla yakalanan sesleri elektrik sinyallerine dönüştürerek dış dünyaya tepki de veriyor.ÖLÜM SONRASI “MÜZİKLE VAR OLMA”Lucier’in bu projeye gönüllü olarak katılması dikkat çekici. Zira kendisi, beyin dalgalarını müzik üretmekte kullanan ilk sanatçılardan biriydi. Ölümünden kısa süre önce bile, müziğini sonsuza dek çalacak şekilde bir düzenleme yapmıştı. Sanatçılardan Guy Ben-Ary, Lucier’in kızına projeyi anlattığında “Babamdan tam da beklenilecek bir şey,” diyerek güldüğünü söyledi.BİLİNÇ DEĞİL AMA BİR HATIRA İZİ MÜMKÜN MÜ?Harvard Tıp Fakültesi’nde geliştirilen bu mini-beyin, Lucier’in akyuvarlarından elde edilen kök hücrelerle oluşturuldu. Araştırma ekibi, bu hücreleri gelişmekte olan insan beynini andıran “serebral organoidlere” dönüştürdü. Bilinç taşımasa da, bu yapının çevresiyle etkileşime girmesi ve Lucier’e ait biyolojik materyalden üretilmiş olması, “yaratıcılığın ölüm ötesine geçip geçemeyeceği” sorusunu gündeme getiriyor.Sanatçı Nathan Thompson’a göre, çalışmanın merkezine bakan ziyaretçiler “bir eşiği geçiyor” ve “kendilerine benzemeyen ama yaşayan bir şeye” bakıyorlar. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jmr-9DAf5kinQNOmChMPsA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ölü, müzisyen, şarkı, besteledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jmr-9DAf5kinQNOmChMPsA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ölü müzisyen üretmeye devam ediyor"><p>Avustralya’da hayata geçirilen “Revivification” adlı sıra dışı sanat projesi, deneysel besteci Alvin Lucier’in DNA’sından üretilen laboratuvar beyniyle müzik yapmaya devam etmesini sağlıyor.</p><p>Avustralya’da “Revivification” (Yeniden Canlandırma) adlı yeni bir sanat projesinde, 2021’de hayatını kaybeden Amerikalı deneysel besteci Alvin Lucier’in DNA’sı kullanılarak oluşturulan laboratuvar ortamında büyütülmüş bir beyin, gerçek zamanlı olarak müzik üretiyor.</p><h3><strong>SANAT, BİLİM VE FELSEFE BULUŞMASI</strong></h3><p>Sanatçılar ve bir nörobilimciden oluşan ekip, projeyi “bir insanın varlığını ölümün kesinliğinin ötesine taşımanın karanlık ama düşündürücü olasılıklarını” aydınlatma çabası olarak tanımlıyor. </p><p>Çalışmanın merkezinde, Lucier’in sağlığında bağışladığı kan örneklerinden elde edilen bir “in-vitro beyin” bulunuyor. Bu mini-beyin, elektroda bağlı bir düzlem üzerinde büyütülmüş ve galerideki 20 büyük pirinç levhaya bağlanmış durumda.</p><h3><strong>SESİ BEYNİN ELEKTRİKSEL SİNYALLERİ ÜRETİYOR</strong></h3><p>Ziyaretçiler, bu beyin tarafından gönderilen elektriksel sinyallerin, her pirinç levhayı vuran çekiçleri harekete geçirdiği canlı bir ses deneyimi yaşıyor. Bu yaratıcı düzenek, beyin dalgaları ile müzik üretmenin yeni bir biçimi. Beyin ayrıca, galerideki mikrofonlarla yakalanan sesleri elektrik sinyallerine dönüştürerek dış dünyaya tepki de veriyor.</p><h3><strong>ÖLÜM SONRASI “MÜZİKLE VAR OLMA”</strong></h3><p>Lucier’in bu projeye gönüllü olarak katılması dikkat çekici. Zira kendisi, beyin dalgalarını müzik üretmekte kullanan ilk sanatçılardan biriydi. Ölümünden kısa süre önce bile, müziğini sonsuza dek çalacak şekilde bir düzenleme yapmıştı. Sanatçılardan Guy Ben-Ary, Lucier’in kızına projeyi anlattığında “Babamdan tam da beklenilecek bir şey,” diyerek güldüğünü söyledi.</p><h3><strong>BİLİNÇ DEĞİL AMA BİR HATIRA İZİ MÜMKÜN MÜ?</strong></h3><p>Harvard Tıp Fakültesi’nde geliştirilen bu mini-beyin, Lucier’in akyuvarlarından elde edilen kök hücrelerle oluşturuldu. Araştırma ekibi, bu hücreleri gelişmekte olan insan beynini andıran “serebral organoidlere” dönüştürdü. Bilinç taşımasa da, bu yapının çevresiyle etkileşime girmesi ve Lucier’e ait biyolojik materyalden üretilmiş olması, “yaratıcılığın ölüm ötesine geçip geçemeyeceği” sorusunu gündeme getiriyor.</p><p>Sanatçı Nathan Thompson’a göre, çalışmanın merkezine bakan ziyaretçiler “bir eşiği geçiyor” ve “kendilerine benzemeyen ama yaşayan bir şeye” bakıyorlar.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Çin’e Mesaj: “Top Çin’in sahasında, anlaşmak zorundalar&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-cine-mesaj-top-cinin-sahasindaanlasmak-zorundalar</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-cine-mesaj-top-cinin-sahasindaanlasmak-zorundalar</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump&#039;ın, Çin&#039;le karşılıklı vergi ilanlarıyla devam eden gerilimle ilgili &quot;Top Çin&#039;in sahasında, Çin bizimle bir anlaşma yapmak zorunda&quot; dediği öğrenildi.Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ile ticaret ilişkilerine dair Oval Ofis’te kendisine ilettiği yeni bir açıklamayı kamuoyuyla paylaştı.Leavitt&#039;in açıklamasına göre Trump, şunları söyledi:“Top Çin’in sahasında. Çin bizimle bir anlaşma yapmak zorunda. Bizim onlarla bir anlaşma yapmamıza gerek yok. Çin ile diğer ülkeler arasında bir fark yok, sadece onlar çok daha büyük. Ama Çin’in bizde olanı istediği açık: Amerikan tüketicisi. Aslında her ülke bunu istiyor. Diğer bir deyişle, bizim paramıza ihtiyaçları var.”  Leavitt, Başkan’ın Çin konusundaki pozisyonunun net olduğunu belirtirken, Trump’ın bu açıklamayla ticaret savaşlarında ABD’nin avantajlı konumda olduğuna vurgu yaptığını söyledi. ABD ile Çin arasında, Trump’ın başlattığı gümrük vergileri savaşı nedeniyle gerilim sürüyor. İki ülke arasında karşılıklı tarifeler uygulanırken, bazı ürünlerde geçici muafiyetler ilan edilse de taraflar yeni yaptırımlar üzerinde çalışıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZ5WEgcBHUecaPK2J8Hb8A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:20 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Çin’e, Mesaj:, “Top, Çin’in, sahasında,  anlaşmak, zorundalar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZ5WEgcBHUecaPK2J8Hb8A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Çin'e vergi mesajı"><p>ABD Başkanı Trump'ın, Çin'le karşılıklı vergi ilanlarıyla devam eden gerilimle ilgili "Top Çin'in sahasında, Çin bizimle bir anlaşma yapmak zorunda" dediği öğrenildi.</p><p>Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ile ticaret ilişkilerine dair Oval Ofis’te kendisine ilettiği yeni bir açıklamayı kamuoyuyla paylaştı.</p><p>Leavitt'in açıklamasına göre Trump, şunları söyledi:</p><p>“Top Çin’in sahasında. Çin bizimle bir anlaşma yapmak zorunda. Bizim onlarla bir anlaşma yapmamıza gerek yok. Çin ile diğer ülkeler arasında bir fark yok, sadece onlar çok daha büyük. Ama Çin’in bizde olanı istediği açık: Amerikan tüketicisi. Aslında her ülke bunu istiyor. Diğer bir deyişle, bizim paramıza ihtiyaçları var.”  Leavitt, Başkan’ın Çin konusundaki pozisyonunun net olduğunu belirtirken, Trump’ın bu açıklamayla ticaret savaşlarında ABD’nin avantajlı konumda olduğuna vurgu yaptığını söyledi. </p><p>ABD ile Çin arasında, Trump’ın başlattığı gümrük vergileri savaşı nedeniyle gerilim sürüyor. İki ülke arasında karşılıklı tarifeler uygulanırken, bazı ürünlerde geçici muafiyetler ilan edilse de taraflar yeni yaptırımlar üzerinde çalışıyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nöroloji Uzmanından 70 yaş öncesi demans uyarısı: Bu virüsü geçiren risk altında</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/noeroloji-uzmanindan-70-yas-oencesi-demans-uyarisi-bu-virusu-geciren-risk-altinda</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/noeroloji-uzmanindan-70-yas-oencesi-demans-uyarisi-bu-virusu-geciren-risk-altinda</guid>
<description><![CDATA[ Covid-19 salgınının ardından ortaya çıkan uzun vadeli sağlık sorunlarına dair endişeler artarken, uzmanlar özellikle yaşlı bireylerde bunama riskine dikkat çekiyor. ABD’deki Teksas Üniversitesi Sağlık Merkezi’nde görev yapan nörolog Dr. Gabriel de Erausquin’in öncülüğünde yapılan araştırmalar, uzun süreli Covid semptomları yaşayan kişilerin demans hastalığına yakalanma ihtimalinin 5 kat daha fazla olabileceğini ortaya koydu.Wall Street Journal’a konuşan Dr. Erausquin, özellikle 57 yaş üstü bireylerin, “erken Alzheimer hastası profiline” sahip olduğunu belirtti. Uzmanın açıklamasına göre, bu değişim yaşlı yetişkinlerde kalıcı olabilir.Dr. Erausquin’in, 60 yaş üstü 4.000 hasta üzerinde yürüttüğü geniş çaplı çalışmanın ilk bulguları dikkat çekici: 65 yaş üstü ve uzun süreli Covid semptomları yaşayan bireylerin üçte biri, hafif bilişsel bozukluk belirtileri gösteriyor. Bu oran, aynı yaş grubundaki ve uzun süreli Covid yaşamayan bireylerle kıyaslandığında dört ila beş kat daha yüksek.Her ne kadar hafif bilişsel bozukluk her zaman demansa dönüşmese de, bu hastaların yaklaşık altıda birine bir yıl içinde demans teşhisi konuluyor. Bu bulgular, Covid-19’un sadece solunum yollarını değil, merkezi sinir sistemini de etkileyebileceğini gösteren giderek artan kanıtlara yeni bir halka ekliyor.İngiltere’de son 10 yılda genç başlangıçlı demans vakalarında %69’luk artış kaydedildi. Bu durum, hafıza kaybı gibi belirtilerin sadece yaşlı nüfusu değil, gençleri de etkileyebileceği endişesini doğuruyor.Chicago’daki Northwestern Medicine’dan Dr. Igor Koralnik ise, tedavi ettiği 70 uzun süreli Covid hastasından yarısının bilişsel rehabilitasyon sonrası iyileşme gösterdiğini, ancak üçte birinin tedaviye rağmen herhangi bir gelişme kaydetmediğini aktardı.Nature Medicine dergisinde yayımlanan verilere göre, 2023 sonu itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 409 milyon kişi uzun süreli Covid belirtileri gösterdi. İngiltere’de ise Mart 2023 itibarıyla yaklaşık 2 milyon kişi bu sağlık sorunuyla mücadele ediyor. Bu kişilerin 1,3 milyonu semptomlarını bir yıldan uzun süredir yaşadığını belirtiyor.ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) verilerine göre Amerikalıların %17’si uzun süreli Covid belirtileri yaşadığını ifade ederken, bazı araştırmalar bu oranın gerçekte %3,6 civarında olduğunu öne sürüyor.Uzmanlar, özellikle risk grubunda yer alan kişilerin Covid-19 aşısı ve hatırlatma dozlarını aksatmamaları gerektiği konusunda uyarıyor. Virüsün beyindeki mevcut sorunları hızlandırıp hızlandırmadığı veya yeni patolojik süreçler başlatıp başlatmadığı ise halen araştırılma aşamasında.İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS), uzun süreli Covid’i enfeksiyonun ardından 12 haftadan uzun süren yorgunluk, hafıza ve konsantrasyon sorunları, baş dönmesi ve nefes darlığı gibi belirtilerle tanımlıyor. Şu anda bilinen bir tedavisi bulunmayan bu durum için uygulanan yöntemler, yalnızca semptomları hafifletmeye yönelik. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MhVhmVNxxEeQMBt-4fnukA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nöroloji, Uzmanından, yaş, öncesi, demans, uyarısı:, virüsü, geçiren, risk, altında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MhVhmVNxxEeQMBt-4fnukA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Nörologi Uzmanından 70 yaş öncesi demans uyarısı: Bu virüsü geçiren risk altında"><p>Covid-19 salgınının ardından ortaya çıkan uzun vadeli sağlık sorunlarına dair endişeler artarken, uzmanlar özellikle yaşlı bireylerde bunama riskine dikkat çekiyor. ABD’deki Teksas Üniversitesi Sağlık Merkezi’nde görev yapan nörolog Dr. Gabriel de Erausquin’in öncülüğünde yapılan araştırmalar, uzun süreli Covid semptomları yaşayan kişilerin demans hastalığına yakalanma ihtimalinin 5 kat daha fazla olabileceğini ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BZmE5LMBPUCXXxTbeX7TkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Wall Street Journal’a konuşan Dr. Erausquin, özellikle 57 yaş üstü bireylerin, “erken Alzheimer hastası profiline” sahip olduğunu belirtti. Uzmanın açıklamasına göre, bu değişim yaşlı yetişkinlerde kalıcı olabilir.Dr. Erausquin’in, 60 yaş üstü 4.000 hasta üzerinde yürüttüğü geniş çaplı çalışmanın ilk bulguları dikkat çekici: 65 yaş üstü ve uzun süreli Covid semptomları yaşayan bireylerin üçte biri, hafif bilişsel bozukluk belirtileri gösteriyor. Bu oran, aynı yaş grubundaki ve uzun süreli Covid yaşamayan bireylerle kıyaslandığında dört ila beş kat daha yüksek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uempsD8SLE2Eql2qb3qQYA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Her ne kadar hafif bilişsel bozukluk her zaman demansa dönüşmese de, bu hastaların yaklaşık altıda birine bir yıl içinde demans teşhisi konuluyor. Bu bulgular, Covid-19’un sadece solunum yollarını değil, merkezi sinir sistemini de etkileyebileceğini gösteren giderek artan kanıtlara yeni bir halka ekliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3Usx5XU_LE2wSB9E4oLvig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere’de son 10 yılda genç başlangıçlı demans vakalarında %69’luk artış kaydedildi. Bu durum, hafıza kaybı gibi belirtilerin sadece yaşlı nüfusu değil, gençleri de etkileyebileceği endişesini doğuruyor.Chicago’daki Northwestern Medicine’dan Dr. Igor Koralnik ise, tedavi ettiği 70 uzun süreli Covid hastasından yarısının bilişsel rehabilitasyon sonrası iyileşme gösterdiğini, ancak üçte birinin tedaviye rağmen herhangi bir gelişme kaydetmediğini aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F7gSkyIxckOz2f7xUMdUzA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Nature Medicine dergisinde yayımlanan verilere göre, 2023 sonu itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 409 milyon kişi uzun süreli Covid belirtileri gösterdi. İngiltere’de ise Mart 2023 itibarıyla yaklaşık 2 milyon kişi bu sağlık sorunuyla mücadele ediyor. Bu kişilerin 1,3 milyonu semptomlarını bir yıldan uzun süredir yaşadığını belirtiyor.ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) verilerine göre Amerikalıların %17’si uzun süreli Covid belirtileri yaşadığını ifade ederken, bazı araştırmalar bu oranın gerçekte %3,6 civarında olduğunu öne sürüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZTmQCvGQo0ey-oc7g5MBjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar, özellikle risk grubunda yer alan kişilerin Covid-19 aşısı ve hatırlatma dozlarını aksatmamaları gerektiği konusunda uyarıyor. Virüsün beyindeki mevcut sorunları hızlandırıp hızlandırmadığı veya yeni patolojik süreçler başlatıp başlatmadığı ise halen araştırılma aşamasında.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C1KUM4Y8yUWnE5cHcIO-Xw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS), uzun süreli Covid’i enfeksiyonun ardından 12 haftadan uzun süren yorgunluk, hafıza ve konsantrasyon sorunları, baş dönmesi ve nefes darlığı gibi belirtilerle tanımlıyor. Şu anda bilinen bir tedavisi bulunmayan bu durum için uygulanan yöntemler, yalnızca semptomları hafifletmeye yönelik.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kanser memesinden tüm vücuduna yayılmış; 35 yaşındaki kadın hastalığın nedenini açıkladı: &amp;quot;Sessiz bir katil&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kanser-memesinden-tum-vucuduna-yayilmis-35-yasindaki-kadin-hastaligin-nedenini-acikladi-sessiz-bir-katil</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kanser-memesinden-tum-vucuduna-yayilmis-35-yasindaki-kadin-hastaligin-nedenini-acikladi-sessiz-bir-katil</guid>
<description><![CDATA[ Yaygın ve agresif bir meme kanseri teşhisi konulan 37 yaşındaki Bisma Lalji, sağlığını kaybetmesinde yaşam tarzının büyük rol oynadığını söylüyor. Kaliforniya’da yaşayan genç kadın, hastalığın omurga, kemikler ve karaciğere kadar yayıldığını belirtiyor.Finans sektöründe yüksek tempolu bir işte çalışan Lalji, Şubat 2023’te omurgasında başlayan ani ve şiddetli bir ağrının ardından kansere yakalandığını öğrendi. Yapılan tetkiklerde, kanserin sağ memesindeki 1 cm’lik bir tümörden yayıldığı ortaya çıktı.Hastalığın teşhisi konulduğunda hamile olduğunu da açıklayan Lalji, “Yaşamak istiyorsam hamileliğimi sonlandırmak zorundaydım” diyerek, yaşadığı zor kararı gözyaşları içinde anlattı.Instagram’da yaklaşık 45 bin takipçiye sahip olan Lalji, kanserin şu anda uygulanan ilaç tedavisiyle stabil durumda olduğunu söylüyor. Ancak onun asıl mesajı, özellikle genç ve yoğun tempoda çalışanlara yönelik: &quot;Durun ve bedeninizi dinleyin.&quot;Lalji, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, stresin sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor:
“Geceler boyu uyanık kalıyordum, kafein ve adrenalinle yaşıyor, yemek yemeye bile zor vakit ayırıyordum. Uyku ise hiç yoktu. Bu yaşam tarzının kanserime katkıda bulunduğunu artık biliyorum.”“Kronik stres, hormonlarınızı altüst eder, bağışıklık sisteminizi çökertebilir. Sürekli ‘savaş ya da kaç’ modunda olduğunuzda, vücudunuzun iyileşme şansı kalmaz.”Lalji, boşanma süreciyle birlikte hem özel hem de iş hayatının baskısının ağırlaştığını ve buna rağmen kendisini dinlendirmek yerine çalışmaya devam ettiğini anlatıyor.“Keşke zamanında yavaşlasaydım. Keşke uykusuzluğu bir başarı gibi görmeseydim. Lütfen beni dinleyin, sağlığınız bu koşturmacaya değmez. Sağlığınıza zaman ayırmazsanız, bir gün hastalığınıza zaman ayırmak zorunda kalırsınız.”Bisma Lalji stresin kansere yol açtığını düşünse de, uzmanlar bu konuda daha temkinli. İngiliz yardım kuruluşu Cancer Research UK, stres ile kanser arasında doğrudan bir bağlantı kuran net bilimsel bulgular olmadığını bildiriyor.100.000 kadın üzerinde yapılan bir araştırmada da stresin kanser riskini artırdığına dair güçlü bir kanıt bulunmadı. Ancak kuruluş, stresin dolaylı etkilerinin altını çiziyor: Artan sigara ve alkol tüketimi ile sağlıksız beslenme alışkanlıkları, kanser riskini ciddi şekilde artırabiliyor.Meme kanseri, Birleşik Krallık’ta en sık görülen kanser türü. Her yıl yaklaşık 56 bin kişiye meme kanseri teşhisi konuyor. Bu da günlük ortalama 150 yeni vaka anlamına geliyor.Vakaların büyük çoğunluğu kadınlarda görülse de, her yıl yaklaşık 370 erkek de meme kanseri tanısı alıyor. Meme kanseri nedeniyle yılda ortalama 11.500 kişi hayatını kaybediyor ve bu rakam, kadınlarda kansere bağlı ölümlerde ikinci sırada yer alıyor.Uzmanlar, özellikle 50-71 yaş aralığındaki kadınların her üç yılda bir yapılan NHS meme taramalarına katılmalarını öneriyor.Meme kanserinde hayatta kalma oranı, teşhis evresine göre değişiklik gösteriyor. Genel verilere göre, her dört kadından üçü, teşhis sonrası en az 10 yıl hayatta kalabiliyor. Bu oran, düzenli tarama programları ve artan farkındalık sayesinde son 50 yılda iki katına çıktı.Uzmanlar, kadınların düzenli olarak memelerini kontrol etmelerini ve şu belirtilere dikkat etmelerini tavsiye ediyor:

Memede veya koltuk altında kitle, şişlik
Meme şeklinde veya boyutunda değişiklik
Meme ucundan gelen kanlı akıntı
Ciltte ya da meme ucunda görünüm değişikliği
Kalıcı ağrılarBu belirtiler her zaman kanser anlamına gelmese de, erken teşhis için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hXbkk3rfOkKKGFbCjiVuMA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kanser, memesinden, tüm, vücuduna, yayılmış, yaşındaki, kadın, hastalığın, nedenini, açıkladı:, Sessiz, bir, katil</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hXbkk3rfOkKKGFbCjiVuMA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Korkunç bir ağrıyla hastaneye gitti: Kanser memesinden vücuduna yayılmış"><p>Yaygın ve agresif bir meme kanseri teşhisi konulan 37 yaşındaki Bisma Lalji, sağlığını kaybetmesinde yaşam tarzının büyük rol oynadığını söylüyor. Kaliforniya’da yaşayan genç kadın, hastalığın omurga, kemikler ve karaciğere kadar yayıldığını belirtiyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hPdBnlrbRketqeTnM-bAQQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Finans sektöründe yüksek tempolu bir işte çalışan Lalji, Şubat 2023’te omurgasında başlayan ani ve şiddetli bir ağrının ardından kansere yakalandığını öğrendi. Yapılan tetkiklerde, kanserin sağ memesindeki 1 cm’lik bir tümörden yayıldığı ortaya çıktı.Hastalığın teşhisi konulduğunda hamile olduğunu da açıklayan Lalji, “Yaşamak istiyorsam hamileliğimi sonlandırmak zorundaydım” diyerek, yaşadığı zor kararı gözyaşları içinde anlattı.Instagram’da yaklaşık 45 bin takipçiye sahip olan Lalji, kanserin şu anda uygulanan ilaç tedavisiyle stabil durumda olduğunu söylüyor. Ancak onun asıl mesajı, özellikle genç ve yoğun tempoda çalışanlara yönelik: "Durun ve bedeninizi dinleyin."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lCJ3Sw5CUUaiXRHtI31BiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lalji, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, stresin sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekiyor:
“Geceler boyu uyanık kalıyordum, kafein ve adrenalinle yaşıyor, yemek yemeye bile zor vakit ayırıyordum. Uyku ise hiç yoktu. Bu yaşam tarzının kanserime katkıda bulunduğunu artık biliyorum.”“Kronik stres, hormonlarınızı altüst eder, bağışıklık sisteminizi çökertebilir. Sürekli ‘savaş ya da kaç’ modunda olduğunuzda, vücudunuzun iyileşme şansı kalmaz.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vse94MmxWECw7eDwONkQpA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Lalji, boşanma süreciyle birlikte hem özel hem de iş hayatının baskısının ağırlaştığını ve buna rağmen kendisini dinlendirmek yerine çalışmaya devam ettiğini anlatıyor.“Keşke zamanında yavaşlasaydım. Keşke uykusuzluğu bir başarı gibi görmeseydim. Lütfen beni dinleyin, sağlığınız bu koşturmacaya değmez. Sağlığınıza zaman ayırmazsanız, bir gün hastalığınıza zaman ayırmak zorunda kalırsınız.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N7xlXaaxZ02JGgrf_jpQeQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bisma Lalji stresin kansere yol açtığını düşünse de, uzmanlar bu konuda daha temkinli. İngiliz yardım kuruluşu Cancer Research UK, stres ile kanser arasında doğrudan bir bağlantı kuran net bilimsel bulgular olmadığını bildiriyor.100.000 kadın üzerinde yapılan bir araştırmada da stresin kanser riskini artırdığına dair güçlü bir kanıt bulunmadı. Ancak kuruluş, stresin dolaylı etkilerinin altını çiziyor: Artan sigara ve alkol tüketimi ile sağlıksız beslenme alışkanlıkları, kanser riskini ciddi şekilde artırabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oZjiijALfkmBhCgvWBCX0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meme kanseri, Birleşik Krallık’ta en sık görülen kanser türü. Her yıl yaklaşık 56 bin kişiye meme kanseri teşhisi konuyor. Bu da günlük ortalama 150 yeni vaka anlamına geliyor.Vakaların büyük çoğunluğu kadınlarda görülse de, her yıl yaklaşık 370 erkek de meme kanseri tanısı alıyor. Meme kanseri nedeniyle yılda ortalama 11.500 kişi hayatını kaybediyor ve bu rakam, kadınlarda kansere bağlı ölümlerde ikinci sırada yer alıyor.Uzmanlar, özellikle 50-71 yaş aralığındaki kadınların her üç yılda bir yapılan NHS meme taramalarına katılmalarını öneriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BpaN6AuOWkGXK-Vc7gqQAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Meme kanserinde hayatta kalma oranı, teşhis evresine göre değişiklik gösteriyor. Genel verilere göre, her dört kadından üçü, teşhis sonrası en az 10 yıl hayatta kalabiliyor. Bu oran, düzenli tarama programları ve artan farkındalık sayesinde son 50 yılda iki katına çıktı.Uzmanlar, kadınların düzenli olarak memelerini kontrol etmelerini ve şu belirtilere dikkat etmelerini tavsiye ediyor:

Memede veya koltuk altında kitle, şişlik
Meme şeklinde veya boyutunda değişiklik
Meme ucundan gelen kanlı akıntı
Ciltte ya da meme ucunda görünüm değişikliği
Kalıcı ağrılarBu belirtiler her zaman kanser anlamına gelmese de, erken teşhis için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail basını: ABD, Suriye&amp;apos;den çekiliyor</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israil-basini-abd-suriyeden-cekiliyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israil-basini-abd-suriyeden-cekiliyor</guid>
<description><![CDATA[ İsrail basını, ABD&#039;nin 2 ay içerisinde aşamalı olarak Suriye&#039;den asker çekmeye başlayacağını Tel Aviv yönetimine bildirdiğini öne sürdü. İsrail&#039;in ise &quot;Türkiye&#039;nin yeni Suriye&#039;de daha fazla stratejik varlık devralacağı korkusuyla&quot; bu hamleyi engellemeye çalıştığı belirtildi.İsrail basını, Washington yönetiminin 2 ay içerisinde aşamalı olarak Suriye&#039;den asker çekmeye başlayacağını Tel Aviv yönetimine bildirdiği öne sürüldü.İsrail&#039;in Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail&#039;in ABD&#039;nin Suriye&#039;den askeri varlıklarını çekmesini engelleme teşebbüsünde bulunduğunu aktardı.  Tel Aviv yönetiminin, &quot;Türkiye&#039;nin yeni Suriye&#039;de daha fazla stratejik varlık devralacağı korkusuyla&quot; bu hamleyi engellemeye çalıştığı kaydedildi.  ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Suriye&#039;den asker çekme niyetini daha önce açıkladığı hatırlatılan haberde, uzun süredir çekilme planları üzerinde çalışan ve uygulamaya geçmeye hazırlanan Pentagon&#039;un İsraillileri bu konuda bilgilendirdiği öne sürüldü.&quot;İSRAİL YETKİLİLERİ ENDİŞELERİNİ DİLE GETİRDİ&quot;  İsrailli yetkililerin &quot;ciddi endişelerini dile getirdiği&quot; fakat bunun ABD&#039;nin çekilme kararı konusunda bir etkisinin olmadığı aktarıldı.Üst düzey bir İsrailli yetkiliye göre, ABD&#039;nin Suriye&#039;nin kuzeyinden askerlerini çekmesinin, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimi ve Türkiye&#039;nin &quot;Suriye&#039;deki daha fazla stratejik askeri noktayı kontrol etmek yönündekini iştahını artırma potansiyeli&quot; taşıyor.  Haberde, ABD&#039;nin Suriye&#039;den çekilme süreci ve Başkan Trump&#039;ın, geçen hafta Beyaz Saray&#039;da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geldiği toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında söylediklerinin İsrail güvenlik kurumlarını teyakkuza geçirdiği, İsrailli yetkililerin Trump&#039;ın arabuluculuk teklifini &quot;güven verici&quot; bulmadığı belirtildi.  İsrail&#039;in geçtiğimiz haftalarda Suriye&#039;de Türkiye&#039;nin konuşlanacağı belirtilen Humus iline bağlı Tedmur (Palmira) ilçesindeki T4 askeri üssüne düzenlediği saldırıların, ABD çekilmeden önce Türkiye&#039;nin konuşlanmasını geciktirmek için yapıldığı ve ABD asker çekmeye başlamadan önce &quot;zamana karşı yarış&quot; olarak görüldüğü ifade edildi.  Türkiye&#039;nin Suriye&#039;de İsrail&#039;in hareket özgürlüğünü sınırlama ve gelecekte işgal altında tuttuğu Suriye topraklarına yönelik potansiyel bir tehdit oluşturma ihtimalinin İsrail&#039;i korkuttuğu aktarıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UeqX0nMnTEiOMXmulmMg9Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, basını:, ABD, Suriyeden, çekiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UeqX0nMnTEiOMXmulmMg9Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD, Suriye'den çekiliyor iddiası"><p>İsrail basını, ABD'nin 2 ay içerisinde aşamalı olarak Suriye'den asker çekmeye başlayacağını Tel Aviv yönetimine bildirdiğini öne sürdü. İsrail'in ise "Türkiye'nin yeni Suriye'de daha fazla stratejik varlık devralacağı korkusuyla" bu hamleyi engellemeye çalıştığı belirtildi.</p><p>İsrail basını, Washington yönetiminin 2 ay içerisinde aşamalı olarak Suriye'den asker çekmeye başlayacağını Tel Aviv yönetimine bildirdiği öne sürüldü.</p><p>İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail'in ABD'nin Suriye'den askeri varlıklarını çekmesini engelleme teşebbüsünde bulunduğunu aktardı.  Tel Aviv yönetiminin, "Türkiye'nin yeni Suriye'de daha fazla stratejik varlık devralacağı korkusuyla" bu hamleyi engellemeye çalıştığı kaydedildi.  ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den asker çekme niyetini daha önce açıkladığı hatırlatılan haberde, uzun süredir çekilme planları üzerinde çalışan ve uygulamaya geçmeye hazırlanan Pentagon'un İsraillileri bu konuda bilgilendirdiği öne sürüldü.</p><p><strong>"İSRAİL YETKİLİLERİ ENDİŞELERİNİ DİLE GETİRDİ"</strong>  İsrailli yetkililerin "ciddi endişelerini dile getirdiği" fakat bunun ABD'nin çekilme kararı konusunda bir etkisinin olmadığı aktarıldı.</p><p>Üst düzey bir İsrailli yetkiliye göre, ABD'nin Suriye'nin kuzeyinden askerlerini çekmesinin, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimi ve Türkiye'nin "Suriye'deki daha fazla stratejik askeri noktayı kontrol etmek yönündekini iştahını artırma potansiyeli" taşıyor.  Haberde, ABD'nin Suriye'den çekilme süreci ve Başkan Trump'ın, geçen hafta Beyaz Saray'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geldiği toplantıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında söylediklerinin İsrail güvenlik kurumlarını teyakkuza geçirdiği, İsrailli yetkililerin Trump'ın arabuluculuk teklifini "güven verici" bulmadığı belirtildi.  İsrail'in geçtiğimiz haftalarda Suriye'de Türkiye'nin konuşlanacağı belirtilen Humus iline bağlı Tedmur (Palmira) ilçesindeki T4 askeri üssüne düzenlediği saldırıların, ABD çekilmeden önce Türkiye'nin konuşlanmasını geciktirmek için yapıldığı ve ABD asker çekmeye başlamadan önce "zamana karşı yarış" olarak görüldüğü ifade edildi.  Türkiye'nin Suriye'de İsrail'in hareket özgürlüğünü sınırlama ve gelecekte işgal altında tuttuğu Suriye topraklarına yönelik potansiyel bir tehdit oluşturma ihtimalinin İsrail'i korkuttuğu aktarıldı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Jinekologlar uyardı: Et yiyen cinsel organ enfeksiyonu</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/jinekologlar-uyardi-et-yiyen-cinsel-organ-enfeksiyonu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/jinekologlar-uyardi-et-yiyen-cinsel-organ-enfeksiyonu</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere’de yayımlanan bir vaka raporu, nadir görülen ama ölümcül olabilen “et yiyen bakteri” enfeksiyonunun kadın dış genital bölgesini de etkileyebileceğini ortaya koydu.İngiltere’deki Shrewsbury ve Telford Hastanesi’nden doktorlar, dış genital bölgeyi (vulva) etkileyen üç farklı nekrotizan fasiit vakasını raporladı. Bu hastalık, halk arasında &quot;et yiyen bakteri&quot; olarak bilinen son derece agresif bir enfeksiyon türü. Özellikle zayıf bağışıklığa sahip bireylerde görülüyor ve hızla ilerleyerek ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.SADECE SAATLER İÇİNDE ÖLÜMCÜL OLABİLİRIndiana Üniversitesi’nden mikrobiyoloji profesörü Bill Sullivan’a göre, bakteriler cilde girerek kasları, sinirleri ve damarları çevreleyen bağ dokularına ulaşabiliyor ve bu dokuları kısa sürede “eritir” gibi yok edebiliyor. Enfeksiyon kan dolaşımına geçerse sepsis adı verilen sistemik bir bağışıklık tepkisi başlıyor ve bu da organ yetmezliğiyle sonuçlanabiliyor.  Vaka raporunda yer alan ilk hasta, küçük bir deri lezyonuyla başlayan enfeksiyonun hızla yayılması sonucunda, yoğun bakımda tedavi altına alınmasına rağmen 28 saat içinde yaşamını yitirdi.CERRAHİ MÜDAHALE VE ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYORİkinci hasta, labia majorasında başlayan bir apsenin hızla doku kaybına yol açmasıyla üç kez ameliyat edildi, ardından rekonstrüktif cerrahi ile tedavi edildi ve iyileşti. Üçüncü hasta ise rahim ameliyatı sonrası gelişen yara enfeksiyonuyla bu hastalığa yakalandı; enfekte doku çıkarılarak ve güçlü antibiyotiklerle kurtarıldı.JİNEKOLOGLARA UYARI: BELİRTİLERİ ERKEN FARK EDİNUzmanlar, vajinal bölgedeki nekrotizan fasiitin çok nadir görülse de oldukça tehlikeli olduğunu, tanının geç konulmasının ölüm riskini ciddi şekilde artırdığını vurguluyor. Genelde travmatik cilt hasarları, cinsel ilişki, cerrahi işlemler veya piercing sonrası gelişebileceği belirtiliyor.  Hastalığın vajinal formunun tanısının daha zor olabileceğini belirten Sullivan, bu yüzden jinekologların dikkatli olması gerektiğini söylüyor:  “Zaman çok kritik. Erken teşhis hayat kurtarır.”ENFEKSİYONLAR ARTIYOR: YALNIZCA 2 YILDA 20 VAKARapora göre, Shrewsbury ve Telford Hastanesi 2022 ile 2024 arasında 20 et yiyen bakteri vakası gördü. Bu sayı, önceki 10 yılda bildirilen toplam 18 vakayı geçti. Ayrıca Avrupa’daki birçok ülke ve ABD, nekrotizan fasiite yol açabilen A grubu streptokok enfeksiyonlarında artış bildiriyor.  Uzmanlar, bu ölümcül hastalığa karşı daha geniş çaplı farkındalık çağrısında bulunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/InqRzvaPPk2xGQlSIxcYIw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:19 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Jinekologlar, uyardı:, yiyen, cinsel, organ, enfeksiyonu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/InqRzvaPPk2xGQlSIxcYIw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Et yiyen bakteri alarmı"><p>İngiltere’de yayımlanan bir vaka raporu, nadir görülen ama ölümcül olabilen “et yiyen bakteri” enfeksiyonunun kadın dış genital bölgesini de etkileyebileceğini ortaya koydu.</p><p>İngiltere’deki Shrewsbury ve Telford Hastanesi’nden doktorlar, dış genital bölgeyi (vulva) etkileyen üç farklı nekrotizan fasiit vakasını raporladı. Bu hastalık, halk arasında "et yiyen bakteri" olarak bilinen son derece agresif bir enfeksiyon türü. Özellikle zayıf bağışıklığa sahip bireylerde görülüyor ve hızla ilerleyerek ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.</p><h3><strong>SADECE SAATLER İÇİNDE ÖLÜMCÜL OLABİLİR</strong></h3><p>Indiana Üniversitesi’nden mikrobiyoloji profesörü Bill Sullivan’a göre, bakteriler cilde girerek kasları, sinirleri ve damarları çevreleyen bağ dokularına ulaşabiliyor ve bu dokuları kısa sürede “eritir” gibi yok edebiliyor. Enfeksiyon kan dolaşımına geçerse sepsis adı verilen sistemik bir bağışıklık tepkisi başlıyor ve bu da organ yetmezliğiyle sonuçlanabiliyor.  Vaka raporunda yer alan ilk hasta, küçük bir deri lezyonuyla başlayan enfeksiyonun hızla yayılması sonucunda, yoğun bakımda tedavi altına alınmasına rağmen 28 saat içinde yaşamını yitirdi.</p><h3><strong>CERRAHİ MÜDAHALE VE ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIYOR</strong></h3><p>İkinci hasta, labia majorasında başlayan bir apsenin hızla doku kaybına yol açmasıyla üç kez ameliyat edildi, ardından rekonstrüktif cerrahi ile tedavi edildi ve iyileşti. Üçüncü hasta ise rahim ameliyatı sonrası gelişen yara enfeksiyonuyla bu hastalığa yakalandı; enfekte doku çıkarılarak ve güçlü antibiyotiklerle kurtarıldı.</p><h3><strong>JİNEKOLOGLARA UYARI: BELİRTİLERİ ERKEN FARK EDİN</strong></h3><p>Uzmanlar, vajinal bölgedeki nekrotizan fasiitin çok nadir görülse de oldukça tehlikeli olduğunu, tanının geç konulmasının ölüm riskini ciddi şekilde artırdığını vurguluyor. Genelde travmatik cilt hasarları, cinsel ilişki, cerrahi işlemler veya piercing sonrası gelişebileceği belirtiliyor.  Hastalığın vajinal formunun tanısının daha zor olabileceğini belirten Sullivan, bu yüzden jinekologların dikkatli olması gerektiğini söylüyor:  “Zaman çok kritik. Erken teşhis hayat kurtarır.”</p><h3><strong>ENFEKSİYONLAR ARTIYOR: YALNIZCA 2 YILDA 20 VAKA</strong></h3><p>Rapora göre, Shrewsbury ve Telford Hastanesi 2022 ile 2024 arasında 20 et yiyen bakteri vakası gördü. Bu sayı, önceki 10 yılda bildirilen toplam 18 vakayı geçti. Ayrıca Avrupa’daki birçok ülke ve ABD, nekrotizan fasiite yol açabilen A grubu streptokok enfeksiyonlarında artış bildiriyor.  Uzmanlar, bu ölümcül hastalığa karşı daha geniş çaplı farkındalık çağrısında bulunuyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2 Amerikan askeri Meksika sınırındaki trafik kazasında öldü</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/2-amerikan-askeri-meksika-sinirindaki-trafik-kazasinda-oeldu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/2-amerikan-askeri-meksika-sinirindaki-trafik-kazasinda-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;li yetkililer, Meksika sınırında meydana gelen trafik kazasında 2 Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini duyurdu.Meksika sınırında meydana gelen trafik kazasında 2 ABD&#039;li asker hayatını kaybetti, 1 asker ağır yaralandı.  ABD Kuzey Kuvvetleri Komutanlığından (NORTHCOM) yapılan açıklamada, 3 askeri taşıyan aracın New Mexico eyaletine bağlı Santa Teresa bölgesinde kaza yaptığı duyuruldu.  Ağır yaralı askerin bölgedeki bir hastanede tedavisinin sürdüğü aktarılan açıklamada, kazanın nedenine ilişkin soruşturma açıldığı bilgisi paylaşıldı.  Kazada yaşamını yitiren askerlerin ailelerine haber verildikten sonra isimlerinin açıklanacağı belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uXy7u23k8E-qBMMxETIhOA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Amerikan, askeri, Meksika, sınırındaki, trafik, kazasında, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uXy7u23k8E-qBMMxETIhOA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="2 ABD askeri trafik kazasında öldü"><p>ABD'li yetkililer, Meksika sınırında meydana gelen trafik kazasında 2 Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini duyurdu.</p>Meksika sınırında meydana gelen trafik kazasında 2 ABD'li asker hayatını kaybetti, 1 asker ağır yaralandı.  ABD Kuzey Kuvvetleri Komutanlığından (NORTHCOM) yapılan açıklamada, 3 askeri taşıyan aracın New Mexico eyaletine bağlı Santa Teresa bölgesinde kaza yaptığı duyuruldu.  Ağır yaralı askerin bölgedeki bir hastanede tedavisinin sürdüğü aktarılan açıklamada, kazanın nedenine ilişkin soruşturma açıldığı bilgisi paylaşıldı.  Kazada yaşamını yitiren askerlerin ailelerine haber verildikten sonra isimlerinin açıklanacağı belirtildi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ortadoğu&amp;apos;da bir ilk: &amp;quot;Parti uçağı&amp;quot; kalkışa hazır</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ortadoguda-bir-ilk-parti-ucagi-kalkisa-hazir</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ortadoguda-bir-ilk-parti-ucagi-kalkisa-hazir</guid>
<description><![CDATA[ Dubai&#039;den havalanmaya hazırlanan özel bir uçak, türünün ilk örneği olmak için planlanan bir yolculuğa ev sahipliği yapacak. Yolcularına özel bir deneyim ve eğlence vaat eden proje, Ortadoğu&#039;nun ilk &quot;parti uçağı&quot; olarak kayıtlara geçti.Bu yaz Dubai&#039;den Mısır&#039;daki bir festivale DJ&#039;ler ve içeceklerle dolu bir &quot;parti uçağı&quot; havalanacak.  Ortadoğu&#039;da türünün ilk örneği olacak bu uçuş, bölgenin alışılmış yapısıyla tezat oluşturuyor.YOLCULUK BOYUNCA MÜZİK VE İÇECEK HİZMETİ  AIRBOX Dubai adlı özel tek yönlü uçuş, Sandbox Festival bilet sahiplerine ön parti olarak alkollü içecekler de dahil olmak üzere yolculuk boyunca canlı DJ&#039;ler sunacak. Sandbox&#039;ın resmi web sitesine göre uçuş paketleri 579 dolardan başlıyor.  Uçuş, Mısır merkezli lüks bir seyahat danışmanlık hizmeti olan Escape Code tarafından gerçekleştiriliyor. Uçak tipi ve oturma kapasitesi henüz açıklanmadı.&quot;PARTİ UÇUŞU&quot; DENEYİMLERİ  Kahire merkezli etkinlik şirketi Nacelle tarafından üretilen Kızıldeniz sahil festivali, üç gün boyunca müzik ve sanatla dolu bir dünya çapında kalabalığı bir araya getiriyor.  Benzer &quot;parti uçuşu&quot; deneyimleri Avrupa&#039;da başladı, en dikkat çekeni Tomorrowland&#039;in &quot;Amare&quot; uçağıydı. Brüksel Havayolları ile ortaklaşa işletilen uçakta özel aydınlatma ve temalı müzik vardı. DJ&#039;ler ayrıca İngiltere&#039;den İbiza&#039;ya giden uçuşlarda da çaldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dG8rLmvIGkG_UB_Bzh_M4w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ortadoğuda, bir, ilk:, Parti, uçağı, kalkışa, hazır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dG8rLmvIGkG_UB_Bzh_M4w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ortadoğu'nun ilk " parti u kalk haz><p>Dubai'den havalanmaya hazırlanan özel bir uçak, türünün ilk örneği olmak için planlanan bir yolculuğa ev sahipliği yapacak. Yolcularına özel bir deneyim ve eğlence vaat eden proje, Ortadoğu'nun ilk "parti uçağı" olarak kayıtlara geçti.</p><p>Bu yaz Dubai'den Mısır'daki bir festivale DJ'ler ve içeceklerle dolu bir "parti uçağı" havalanacak.  Ortadoğu'da türünün ilk örneği olacak bu uçuş, bölgenin alışılmış yapısıyla tezat oluşturuyor.</p><p><strong>YOLCULUK BOYUNCA MÜZİK VE İÇECEK HİZMETİ</strong>  AIRBOX Dubai adlı özel tek yönlü uçuş, Sandbox Festival bilet sahiplerine ön parti olarak alkollü içecekler de dahil olmak üzere yolculuk boyunca canlı DJ'ler sunacak. Sandbox'ın resmi web sitesine göre uçuş paketleri 579 dolardan başlıyor.  Uçuş, Mısır merkezli lüks bir seyahat danışmanlık hizmeti olan Escape Code tarafından gerçekleştiriliyor. Uçak tipi ve oturma kapasitesi henüz açıklanmadı.</p><p><strong>"PARTİ UÇUŞU" DENEYİMLERİ</strong>  Kahire merkezli etkinlik şirketi Nacelle tarafından üretilen Kızıldeniz sahil festivali, üç gün boyunca müzik ve sanatla dolu bir dünya çapında kalabalığı bir araya getiriyor.  Benzer "parti uçuşu" deneyimleri Avrupa'da başladı, en dikkat çekeni Tomorrowland'in "Amare" uçağıydı. Brüksel Havayolları ile ortaklaşa işletilen uçakta özel aydınlatma ve temalı müzik vardı. DJ'ler ayrıca İngiltere'den İbiza'ya giden uçuşlarda da çaldı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Evsiz adama piyango vurdu: İçki dükkanından aldığı bilet hayatını değiştirdi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/evsiz-adama-piyango-vurdu-icki-dukkanindan-aldigi-bilet-hayatini-degistirdi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/evsiz-adama-piyango-vurdu-icki-dukkanindan-aldigi-bilet-hayatini-degistirdi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de sokakta yaşayan bir adama piyango vurdu. Ödülün hayatını değiştirdiğini söyleyen adam, parayı ne için kullanacağını açıkladı.ABD&#039;nin Kaliforniya eyaletinde evsiz bir adam, içki dükkanından satın aldığı piyango biletinden 1 milyon dolar kazandı.Basında çıkan haberlere göre, kimliği açıklanmayan talihli, kazı kazan biletini yıllardır müşterisi olduğu dükkandan satın aldı.Mağaza müdürü Wilson Samaan, KSBY&#039;ye yaptığı açıklamada şunları söyledi: &quot;Dükkana geldi, kazıdı ve şöyle dedi: &#039;Aman Tanrım, bu gerçek mi? Dostum, artık evsiz değilim!&#039;. Ben de şöyle dedim: &#039;Dostum, turnayı gözünden vurdun.&quot;The Guardian&#039;ın aktardığına göre adam başlangıçta 100 bin dolar kazandığını düşünürken Samaan aslında 1 milyon dolar kazandığını doğruladı. Samaan daha sonra bileti elden teslim etmek için adamı arabasıyla Fresno&#039;ya götürdü.Kazanan kişi, ödülün hayatını değiştirdiğini ve parayı bölgedeki bir evin peşinatı ve bir araba için kullanmayı planladığını söyledi.Yerel bir işletme sahibi tarafından yayınlanan bir videoda, talihli adam şunları söyledi: “Slo&#039;da Sandy&#039;nin içki dükkanında bir milyon dolar kazandım ve evet, sokaklardan kurtulmak için sabırsızlanıyorum.”Kaliforniya Piyangosu&#039;na göre evsiz adamın aldığı biletle 1 milyon dolar ödül kazanma ihtimali 2 milyon 47 bin 423&#039;te bir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IebJQV7lpkSZPkKQC6QInA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:18 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Evsiz, adama, piyango, vurdu:, İçki, dükkanından, aldığı, bilet, hayatını, değiştirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IebJQV7lpkSZPkKQC6QInA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Evsiz adam piyangoyu kazandı"><p>ABD'de sokakta yaşayan bir adama piyango vurdu. Ödülün hayatını değiştirdiğini söyleyen adam, parayı ne için kullanacağını açıkladı.</p><p>ABD'nin Kaliforniya eyaletinde evsiz bir adam, içki dükkanından satın aldığı piyango biletinden 1 milyon dolar kazandı.</p><p>Basında çıkan haberlere göre, kimliği açıklanmayan talihli, kazı kazan biletini yıllardır müşterisi olduğu dükkandan satın aldı.</p><p>Mağaza müdürü Wilson Samaan, KSBY'ye yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Dükkana geldi, kazıdı ve şöyle dedi: 'Aman Tanrım, bu gerçek mi? Dostum, artık evsiz değilim!'. Ben de şöyle dedim: 'Dostum, turnayı gözünden vurdun."</p><p>The Guardian'ın aktardığına göre adam başlangıçta 100 bin dolar kazandığını düşünürken Samaan aslında 1 milyon dolar kazandığını doğruladı. Samaan daha sonra bileti elden teslim etmek için adamı arabasıyla Fresno'ya götürdü.</p><p>Kazanan kişi, ödülün hayatını değiştirdiğini ve parayı bölgedeki bir evin peşinatı ve bir araba için kullanmayı planladığını söyledi.</p><p>Yerel bir işletme sahibi tarafından yayınlanan bir videoda, talihli adam şunları söyledi: “Slo'da Sandy'nin içki dükkanında bir milyon dolar kazandım ve evet, sokaklardan kurtulmak için sabırsızlanıyorum.”</p><p>Kaliforniya Piyangosu'na göre evsiz adamın aldığı biletle 1 milyon dolar ödül kazanma ihtimali 2 milyon 47 bin 423'te bir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de katliamın otopsi raporu: &amp;quot;Sağlıkçılar başından vurulmuş&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gazzede-katliamin-otopsi-raporu-saglikcilar-basindan-vurulmus</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gazzede-katliamin-otopsi-raporu-saglikcilar-basindan-vurulmus</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de 23 Mart&#039;ta İsrail tarafından katledilen 15 sağlık çalışanına ait otopsi raporu çıktı. Amerikan basının ulaştığı rapora göre, çalışanlar arasında başından vurulanlar var. Bazıları ise birçok kez kurşunların hedefi olmuş.Amerikan yayın organı The New York Times, geçen ay Gazze Şeridi&#039;nde İsrail askerlerinin kurşunlarıyla öldürülen 15 sağlık çalışanının 14&#039;üne ait otopsi raporuna ulaştı.  Yaralıları kurtarmak için gönüllü olan sağlıkçıların bazılarının başından bazılarınınsa göğsünden vurulduğu açıklandı.  Kimilerinin ise şarapnel yaralanmasıyla hayatını kaybettiği belirlendi.TOPLU MEZARA GÖMÜLDÜLER  Tel es-Sultan&#039;da öldürülen sağlık çalışanlarının toplu şekilde mezara gömüldüğü belirlenmişti. Ardından ambulansları, itfaiye aracı ve bir Birleşmiş Milletler aracı da kullanılamaz hale getirildi.  Rapora göre, çalışanların neredeyse tamamının Sivil Savunma veya Kızıl Haç Örgütü&#039;ne ait üniforma giydikleri doğrulandı.   Hayatını kaybedenlerin birçoğunun birden fazla kez vurulduğu ortaya çıktı. BELDEN AŞAĞISI KAYIP BULUNDUOtopsi raporunda yine birçok kişinin uzvunu kaybettiği belirlendi. Bir sağlık çalışanının belden aşağısının olmadığı görüldü.   Kızılay Sözcüsü Nebal Farsakh ise bir sağlık görevlisinin elleri ve ayakları bağlı şekilde bulunduğunu söylemişti.The New York Times&#039;ın haberindeki raporda ise böyle bir bilgiye yer verilmedi.İSRAİL HATASINI KABUL ETTİ  23 Mart&#039;taki olayın ardından İsrail ordusu şüpheli bir şekilde bölgede ışıklarını yakmadan hareket halinde olduklarını iddia etmişti.  Ancak görüntülerin ortaya çıkmasıyla bundan geri adım atılmıştı.   Sonra da sağlık çalışanları arasında Hamas üyelerinin olduğu iddia edilmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9RoeM6ajT0OERPzRsvJIZw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, katliamın, otopsi, raporu:, Sağlıkçılar, başından, vurulmuş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9RoeM6ajT0OERPzRsvJIZw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de öldürülen sağlıkçıların otopsi raporu yayınlandı"><p>Gazze'de 23 Mart'ta İsrail tarafından katledilen 15 sağlık çalışanına ait otopsi raporu çıktı. Amerikan basının ulaştığı rapora göre, çalışanlar arasında başından vurulanlar var. Bazıları ise birçok kez kurşunların hedefi olmuş.</p><p>Amerikan yayın organı The New York Times, geçen ay Gazze Şeridi'nde İsrail askerlerinin kurşunlarıyla öldürülen 15 sağlık çalışanının 14'üne ait otopsi raporuna ulaştı.  Yaralıları kurtarmak için gönüllü olan sağlıkçıların bazılarının başından bazılarınınsa göğsünden vurulduğu açıklandı.  Kimilerinin ise şarapnel yaralanmasıyla hayatını kaybettiği belirlendi.</p><p><strong>TOPLU MEZARA GÖMÜLDÜLER</strong>  Tel es-Sultan'da öldürülen sağlık çalışanlarının toplu şekilde mezara gömüldüğü belirlenmişti. Ardından ambulansları, itfaiye aracı ve bir Birleşmiş Milletler aracı da kullanılamaz hale getirildi.  Rapora göre, çalışanların neredeyse tamamının Sivil Savunma veya Kızıl Haç Örgütü'ne ait üniforma giydikleri doğrulandı.   Hayatını kaybedenlerin birçoğunun birden fazla kez vurulduğu ortaya çıktı.</p><p> </p><p><strong>BELDEN AŞAĞISI KAYIP BULUNDU</strong></p><p>Otopsi raporunda yine birçok kişinin uzvunu kaybettiği belirlendi. Bir sağlık çalışanının belden aşağısının olmadığı görüldü.   Kızılay Sözcüsü Nebal Farsakh ise bir sağlık görevlisinin elleri ve ayakları bağlı şekilde bulunduğunu söylemişti.</p><p>The New York Times'ın haberindeki raporda ise böyle bir bilgiye yer verilmedi.</p><p><strong>İSRAİL HATASINI KABUL ETTİ</strong>  23 Mart'taki olayın ardından İsrail ordusu şüpheli bir şekilde bölgede ışıklarını yakmadan hareket halinde olduklarını iddia etmişti.  Ancak görüntülerin ortaya çıkmasıyla bundan geri adım atılmıştı.   Sonra da sağlık çalışanları arasında Hamas üyelerinin olduğu iddia edilmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Playboy dergisinin eski genel yayın yönetmeni dolandırıcıkla suçlanıyor</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/playboy-dergisinin-eski-genel-yayin-yoenetmeni-dolandiricikla-suclaniyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/playboy-dergisinin-eski-genel-yayin-yoenetmeni-dolandiricikla-suclaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Rusya&#039;daki Playboy erkek dergisinin eski genel yayın yönetmeni Vladimir Lyaporov, dolandırıcıkla suçlanıyor. Lyaporov&#039;un hesaplarındaki yaklaşık 30 milyon rubleye el konuldu.Rusya&#039;daki Playboy erkek dergisinin eski genel yayın yönetmeni Vladimir Lyaporov&#039;un hesaplarındaki yaklaşık 30 milyon rubleye (359 milyon dolar) el konuldu.Rus basınının bildirdiğine göre kendisi özellikle 50 milyon rublenin üzerinde büyük çaplı dolandırıcılıkla suçlanıyor. Dava ile ilgili materyaller TASS haber ajansı ile paylaşıldı.Lyaporov, beş dolandırıcılık olayıyla suçlanıyor. Dava materyallerine göre Lyaporov, yabancı şirketlere yatırım yapma bahanesiyle iş ortaklarından para çaldı. Kolluk kuvvetleri, iş ortaklarının kendisini bir piramit şeması oluşturmakla suçlamasının ardından Kasım 2024&#039;te Lyaporov&#039;u gözaltına aldı.Ceza davasının soruşturması tamamlandı ve dava yakında mahkemeye gönderilecek. Lyaporov yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Özellikle büyük ölçekli dolandırıcılıkla ilgili madde uyarınca Rusya&#039;da 10 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor.Vladimir Lyaporov 2007-2009 yılları arasında Playboy&#039;un baş editörlüğünü yapmıştı.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZxaBWpnO0-X0x4Kjq_fwQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Playboy, dergisinin, eski, genel, yayın, yönetmeni, dolandırıcıkla, suçlanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZxaBWpnO0-X0x4Kjq_fwQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Playboy'un eski şefine suçlama"><p>Rusya'daki Playboy erkek dergisinin eski genel yayın yönetmeni Vladimir Lyaporov, dolandırıcıkla suçlanıyor. Lyaporov'un hesaplarındaki yaklaşık 30 milyon rubleye el konuldu.</p><p>Rusya'daki Playboy erkek dergisinin eski genel yayın yönetmeni Vladimir Lyaporov'un hesaplarındaki yaklaşık 30 milyon rubleye (359 milyon dolar) el konuldu.</p><p>Rus basınının bildirdiğine göre kendisi özellikle 50 milyon rublenin üzerinde büyük çaplı dolandırıcılıkla suçlanıyor. Dava ile ilgili materyaller TASS haber ajansı ile paylaşıldı.</p><p>Lyaporov, beş dolandırıcılık olayıyla suçlanıyor. Dava materyallerine göre Lyaporov, yabancı şirketlere yatırım yapma bahanesiyle iş ortaklarından para çaldı. Kolluk kuvvetleri, iş ortaklarının kendisini bir piramit şeması oluşturmakla suçlamasının ardından Kasım 2024'te Lyaporov'u gözaltına aldı.</p><p>Ceza davasının soruşturması tamamlandı ve dava yakında mahkemeye gönderilecek. Lyaporov yurt dışına çıkış yasağı getirildi. Özellikle büyük ölçekli dolandırıcılıkla ilgili madde uyarınca Rusya'da 10 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor.</p><p>Vladimir Lyaporov 2007-2009 yılları arasında Playboy'un baş editörlüğünü yapmıştı. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Spor salonunda nitrojen gazı faciası: 1 kişi hayatını kaybetti 4 kişi yaralandı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/spor-salonunda-nitrojen-gazi-faciasi-1-kisi-hayatini-kaybetti-4-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/spor-salonunda-nitrojen-gazi-faciasi-1-kisi-hayatini-kaybetti-4-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ Paris’te bir spor salonunda kriyoterapi odasında meydana gelen nitrojen sızıntısı bir kadının hayatına mal oldu. Olayda ikinci kadın yoğun bakımda, üç kişi daha hastaneye kaldırıldı.Fransa’nın başkenti Paris’te bir spor salonunda gerçekleşen kriyoterapi seansı facia ile sonuçlandı. Şehrin doğu merkezindeki On Air isimli spor salonunda çalışan 29 yaşındaki bir kadın, nitrojen gazı sızıntısı sonucu boğularak hayatını kaybetti. Olayda 34 yaşındaki başka bir kadın kalp krizi geçirdi ve yoğun bakıma alındı.  Polis soruşturmasına yakın kaynaklar, ölümün sabah saatlerinde tamir edilen soğuk terapi odasında yaşanan bir nitrojen sızıntısından kaynaklandığını belirtti. Renksiz ve kokusuz olan nitrojen gazı, kriyoterapi uygulamalarında aşırı soğuk bir atmosfer yaratmak amacıyla kullanılıyor.  150 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ Olay, Pazartesi günü yerel saatle 18.30 sularında acil ekiplerin spor salonuna ulaşmasıyla ortaya çıktı. İki kadının yere yığıldığını gören çevredekiler tarafından yardım çağrısı yapıldığı, kadınları kurtarmaya çalışan üç kişinin de zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Bina tamamen boşaltılarak 150 kişi tahliye edildi.  OTOPSİ VE TOKSİKOLOJİ ANALİZİ YAPILACAK Paris savcılığı, olayla ilgili iş sağlığı müfettişleri ve polisle birlikte soruşturma başlatıldığını duyurdu. Savcılık, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için otopsi ve toksikolojik analizlerin yapılacağını açıkladı.  KRİYOTERAPİ UYGULAMASI TARTIŞILIYOR Özellikle sporcular arasında kas iyileştirme ve iltihap azaltma amacıyla yaygın olarak kullanılan kriyoterapi, -110 derece ile -140 derece arasında değişen sıcaklıklara maruz kalmayı içeriyor. Ancak uzmanlar, yöntemin faydalarının henüz bilimsel olarak tam anlamıyla kanıtlanmadığına dikkat çekiyor.  DAHA ÖNCE DE ÖLÜMLE SONUÇLANMIŞTI Bu olay, kriyoterapinin ölümle sonuçlanan ilk vakası değil. 2015 yılında Las Vegas’ta benzer bir uygulama sırasında 24 yaşındaki bir kadın kriyoterapi odasında donarak ölmüş, cesedi ertesi gün bulunmuştu.  Avrupa Endüstriyel Gazlar Derneği, 2018 yılında yayınladığı raporda kriyoterapide kullanılan sıvı nitrojenin oksijen tükenmesine ve boğulmaya yol açabileceği uyarısında bulunmuş ve bu tür uygulamaların mutlaka gözetim altında yapılması gerektiğini belirtmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jdM2WNkSu0WLws37VI-h0A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Spor, salonunda, nitrojen, gazı, faciası:, kişi, hayatını, kaybetti, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jdM2WNkSu0WLws37VI-h0A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Spor salonunda nitrojen gazı faciası"><p>Paris’te bir spor salonunda kriyoterapi odasında meydana gelen nitrojen sızıntısı bir kadının hayatına mal oldu. Olayda ikinci kadın yoğun bakımda, üç kişi daha hastaneye kaldırıldı.</p><p>Fransa’nın başkenti Paris’te bir spor salonunda gerçekleşen kriyoterapi seansı facia ile sonuçlandı. Şehrin doğu merkezindeki On Air isimli spor salonunda çalışan 29 yaşındaki bir kadın, nitrojen gazı sızıntısı sonucu boğularak hayatını kaybetti. Olayda 34 yaşındaki başka bir kadın kalp krizi geçirdi ve yoğun bakıma alındı.  Polis soruşturmasına yakın kaynaklar, ölümün sabah saatlerinde tamir edilen soğuk terapi odasında yaşanan bir nitrojen sızıntısından kaynaklandığını belirtti. Renksiz ve kokusuz olan nitrojen gazı, kriyoterapi uygulamalarında aşırı soğuk bir atmosfer yaratmak amacıyla kullanılıyor.  <strong>150 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ </strong></p><p>Olay, Pazartesi günü yerel saatle 18.30 sularında acil ekiplerin spor salonuna ulaşmasıyla ortaya çıktı. İki kadının yere yığıldığını gören çevredekiler tarafından yardım çağrısı yapıldığı, kadınları kurtarmaya çalışan üç kişinin de zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Bina tamamen boşaltılarak 150 kişi tahliye edildi.  <strong>OTOPSİ VE TOKSİKOLOJİ ANALİZİ YAPILACAK </strong></p><p>Paris savcılığı, olayla ilgili iş sağlığı müfettişleri ve polisle birlikte soruşturma başlatıldığını duyurdu. Savcılık, ölüm nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için otopsi ve toksikolojik analizlerin yapılacağını açıkladı.  <strong>KRİYOTERAPİ UYGULAMASI TARTIŞILIYOR </strong></p><p>Özellikle sporcular arasında kas iyileştirme ve iltihap azaltma amacıyla yaygın olarak kullanılan kriyoterapi, -110 derece ile -140 derece arasında değişen sıcaklıklara maruz kalmayı içeriyor. Ancak uzmanlar, yöntemin faydalarının henüz bilimsel olarak tam anlamıyla kanıtlanmadığına dikkat çekiyor.  <strong>DAHA ÖNCE DE ÖLÜMLE SONUÇLANMIŞTI</strong> </p><p>Bu olay, kriyoterapinin ölümle sonuçlanan ilk vakası değil. 2015 yılında Las Vegas’ta benzer bir uygulama sırasında 24 yaşındaki bir kadın kriyoterapi odasında donarak ölmüş, cesedi ertesi gün bulunmuştu.  Avrupa Endüstriyel Gazlar Derneği, 2018 yılında yayınladığı raporda kriyoterapide kullanılan sıvı nitrojenin oksijen tükenmesine ve boğulmaya yol açabileceği uyarısında bulunmuş ve bu tür uygulamaların mutlaka gözetim altında yapılması gerektiğini belirtmişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>11 yaşında başlayan esaret  32 yaşında bitti: İlk kez doğum gününü kutladı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/11-yasinda-baslayan-esaret-32-yasinda-bitti-ilk-kez-dogum-gununu-kutladi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/11-yasinda-baslayan-esaret-32-yasinda-bitti-ilk-kez-dogum-gununu-kutladi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Connecticut eyaletinde bir evde 20 yıldan uzun süre esir tutulduğu iddia edilen 32 yaşındaki adam, açıklama yaptı. İlk kez doğum gününü kutlayan adam, &quot;Bugün hayatımı geri alma sürecini başlatıyorum&quot; dedi.ABD&#039;nin Connecticut eyaletinin Waterbury kentinde, 20 yılı aşkın süredir evinde esir tutulduğu öne sürülen bir adam, yaşadığı travmaların ardından ilk kez konuştu. Şubat ayında, evde çıkan yangın sonrası itfaiye ekipleri tarafından kurtarılan 32 yaşındaki adam, artık daha güçlü olduğunu söyledi.  17 Şubat’ta olay yerine gelen ilk müdahale ekipleri, aktif yangın ihbarı üzerine ulaştıkları evde adamı son derece zayıf bir halde buldu. Yetkililer, 1.75 boyundaki adamın yalnızca 60 lbs (yaklaşık 31 kilogram) ağırlığında olduğunu belirtti. Adam, yangını bilinçli olarak çıkardığını ve 11 yaşından bu yana üvey annesi tarafından esir tutulduğunu söyledi.  &quot;HAYATIMI GERİ ALMAK İSTİYORUM&quot;  Yaptığı açıklamada kendisinden “S” olarak bahseden mağdur, &quot;20 yıldan fazla bir süredir esaret ve aile içi şiddet mağduruyum. 11 yaşında dördüncü sınıftan alındığım zamandan, 31 yaşında beni özgürleştiren yangını bilerek çıkardığım güne kadar evimde tutsak tutuldum&quot; dedi.  Açıklama, mağdura destek veren Survivors Say adlı kuruluşun gönüllü sözcüsü David Guarino aracılığıyla kamuoyuna duyuruldu.  Gerçek ismini açıklamayan adam “Bu, doğduğumda ailemin verdiği isim değil. Kendime yeni bir isim seçiyorum ve bu, özgürlüğümle yaptığım ilk seçim.&quot;  İLK KEZ DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ YAPTI   İtfaiyecilere, polis ekiplerine ve sağlık çalışanlarına teşekkür eden S, “Hayatımda ilk kez doğum günü partisi yapabildim. Bu benim için büyük bir mutluluk” diyerek duygularını paylaştı.  Ayrıca Safe Haven of Greater Waterbury tarafından başlatılan ve 270 bin dolardan fazla bağış toplanan GoFundMe kampanyasına da teşekkür etti. Toplanan fonlar, tıbbi ve duygusal iyileşme süreci, barınma, yaşam giderleri ve yasal süreçlerde kullanılacak.  &quot;BU SADECE BİR HİKAYE DEĞİL. BU BENİM HAYATIM&quot;  Sözlerine, “Hikayemde yer alan herkesin, adalet arayışımda yetkililerle tam işbirliği yapmasını istiyorum. Medyadan ve halktan da bu süreçte mahremiyetime saygı göstermesini rica ediyorum. Bu sadece bir hikaye değil. Bu benim hayatım” diyerek devam etti.  ÜVEY ANNE SUÇLAMALARI REDETTİ   Olayla ilgili olarak S’nin üvey annesi Kimberly Sullivan tutuklandı. Sullivan, yasa dışı sınırlama, saldırı, kaçırma ve pervasızca tehlikeye atma gibi çeşitli suçlamalarla karşı karşıya. Suçlamaları reddeden Sullivan&#039;ın avukatı, asıl sorumlunun mağdurun merhum babası olduğunu iddia etti.  “Onu hiçbir şekilde kısıtlamadı, ona yiyecek ve barınak sağladı” diyen avukat Ioannis Kaloidis, müvekkilinin suçlamalara şaşırdığını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_PaaSsRMaUmuTRAdl34P9Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:17 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşında, başlayan, esaret , yaşında, bitti:, İlk, kez, doğum, gününü, kutladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_PaaSsRMaUmuTRAdl34P9Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="20 yıl esaretin ardından ilk sözler"><p>ABD'nin Connecticut eyaletinde bir evde 20 yıldan uzun süre esir tutulduğu iddia edilen 32 yaşındaki adam, açıklama yaptı. İlk kez doğum gününü kutlayan adam, "Bugün hayatımı geri alma sürecini başlatıyorum" dedi.</p>ABD'nin Connecticut eyaletinin Waterbury kentinde, 20 yılı aşkın süredir evinde esir tutulduğu öne sürülen bir adam, yaşadığı travmaların ardından ilk kez konuştu. Şubat ayında, evde çıkan yangın sonrası itfaiye ekipleri tarafından kurtarılan 32 yaşındaki adam, artık daha güçlü olduğunu söyledi.  17 Şubat’ta olay yerine gelen ilk müdahale ekipleri, aktif yangın ihbarı üzerine ulaştıkları evde adamı son derece zayıf bir halde buldu. Yetkililer, 1.75 boyundaki adamın yalnızca 60 lbs (yaklaşık 31 kilogram) ağırlığında olduğunu belirtti. Adam, yangını bilinçli olarak çıkardığını ve 11 yaşından bu yana üvey annesi tarafından esir tutulduğunu söyledi.  <strong>"HAYATIMI GERİ ALMAK İSTİYORUM"</strong>  Yaptığı açıklamada kendisinden “S” olarak bahseden mağdur, "20 yıldan fazla bir süredir esaret ve aile içi şiddet mağduruyum. 11 yaşında dördüncü sınıftan alındığım zamandan, 31 yaşında beni özgürleştiren yangını bilerek çıkardığım güne kadar evimde tutsak tutuldum" dedi.  Açıklama, mağdura destek veren Survivors Say adlı kuruluşun gönüllü sözcüsü David Guarino aracılığıyla kamuoyuna duyuruldu.  Gerçek ismini açıklamayan adam “Bu, doğduğumda ailemin verdiği isim değil. Kendime yeni bir isim seçiyorum ve bu, özgürlüğümle yaptığım ilk seçim."  <strong>İLK KEZ DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ YAPTI</strong>   İtfaiyecilere, polis ekiplerine ve sağlık çalışanlarına teşekkür eden S, “Hayatımda ilk kez doğum günü partisi yapabildim. Bu benim için büyük bir mutluluk” diyerek duygularını paylaştı.  Ayrıca Safe Haven of Greater Waterbury tarafından başlatılan ve 270 bin dolardan fazla bağış toplanan GoFundMe kampanyasına da teşekkür etti. Toplanan fonlar, tıbbi ve duygusal iyileşme süreci, barınma, yaşam giderleri ve yasal süreçlerde kullanılacak.  <strong>"BU SADECE BİR HİKAYE DEĞİL. BU BENİM HAYATIM"</strong>  Sözlerine, “Hikayemde yer alan herkesin, adalet arayışımda yetkililerle tam işbirliği yapmasını istiyorum. Medyadan ve halktan da bu süreçte mahremiyetime saygı göstermesini rica ediyorum. Bu sadece bir hikaye değil. Bu benim hayatım” diyerek devam etti.  <strong>ÜVEY ANNE SUÇLAMALARI REDETTİ</strong>   Olayla ilgili olarak S’nin üvey annesi Kimberly Sullivan tutuklandı. Sullivan, yasa dışı sınırlama, saldırı, kaçırma ve pervasızca tehlikeye atma gibi çeşitli suçlamalarla karşı karşıya. Suçlamaları reddeden Sullivan'ın avukatı, asıl sorumlunun mağdurun merhum babası olduğunu iddia etti.  “Onu hiçbir şekilde kısıtlamadı, ona yiyecek ve barınak sağladı” diyen avukat Ioannis Kaloidis, müvekkilinin suçlamalara şaşırdığını belirtti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bahçeye oynamaya çıkmıştı: 6 saat sonra ölü bulundu</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bahceye-oynamaya-cikmisti-6-saat-sonra-oelu-bulundu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bahceye-oynamaya-cikmisti-6-saat-sonra-oelu-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Mississippi eyaletinde yaşayan 6 yaşındaki Gracelynn Vick, evinin bahçesine oynamak için çıktıktan 6 sonra ölü bulundu.Emniyet görevlilerinin yaptığı açıklamaya göre, Gracelynn Vick 13 Nisan Pazar günü öğle saatlerinde evinin bahçesinde oynamak üzere dışarı çıktı. Ancak kısa bir süre sonra ortadan kayboldu.Ailesinin durumu bildirmesi üzerine başlatılan arama çalışmaları saatlerce sürdü. Yetkililer, aynı gün saat 18.00 civarında küçük kızın evine yakın bir noktada ölü bulunduğunu açıkladı.KİMSE TUTUKLANMADISoruşturma devam ederken, yetkililer olayla ilgili şu anda kimsenin tutuklanmadığını ve bir suç unsuru olup olmadığını söylemek için henüz erken olduğunu belirtti. Otopsi sonuçlarına dair de henüz bir açıklama yapılmadı.PEŞ PEŞE GELEN ÖLÜMLERGracelyn&#039;in 13 yaşındaki kız kardeşi Victoria&#039;nın 1 yıl önce talihsiz bir kazada hayatını kaybettiği, abisi Larry Hart&#039;ın ise 2021 yılında hastalık nedeniyle yaşama veda ettiği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wPmGWI_rN02ixWFHvVs0aQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bahçeye, oynamaya, çıkmıştı:, saat, sonra, ölü, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wPmGWI_rN02ixWFHvVs0aQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bahçeye oynamaya çıktıktan 6 saat sonra ölü bulundu"><p>ABD'nin Mississippi eyaletinde yaşayan 6 yaşındaki Gracelynn Vick, evinin bahçesine oynamak için çıktıktan 6 sonra ölü bulundu.</p><p>Emniyet görevlilerinin yaptığı açıklamaya göre, Gracelynn Vick 13 Nisan Pazar günü öğle saatlerinde evinin bahçesinde oynamak üzere dışarı çıktı. Ancak kısa bir süre sonra ortadan kayboldu.</p><p>Ailesinin durumu bildirmesi üzerine başlatılan arama çalışmaları saatlerce sürdü. Yetkililer, aynı gün saat 18.00 civarında küçük kızın evine yakın bir noktada ölü bulunduğunu açıkladı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gyRnKAMJ-UyU8fURc_-R7Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>KİMSE TUTUKLANMADI</strong></p><p>Soruşturma devam ederken, yetkililer olayla ilgili şu anda kimsenin tutuklanmadığını ve bir suç unsuru olup olmadığını söylemek için henüz erken olduğunu belirtti. Otopsi sonuçlarına dair de henüz bir açıklama yapılmadı.</p><p><strong>PEŞ PEŞE GELEN ÖLÜMLER</strong></p><p>Gracelyn'in 13 yaşındaki kız kardeşi Victoria'nın 1 yıl önce talihsiz bir kazada hayatını kaybettiği, abisi Larry Hart'ın ise 2021 yılında hastalık nedeniyle yaşama veda ettiği belirtildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyanın en yüksek köprüsü açılıyor: Çin&amp;apos;den &amp;quot;süper proje&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/dunyanin-enyuksekkoeprusu-aciliyor-cinden-super-proje</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/dunyanin-enyuksekkoeprusu-aciliyor-cinden-super-proje</guid>
<description><![CDATA[ Çin, altyapı odaklı ülkenin en son mühendislik başarısı olan dünyanın en yüksek köprüsünü haziran ayında açmaya hazırlanıyor.Huajiang Büyük Kanyon Köprüsü şu anda Çin&#039;in güneybatısındaki Guizhou&#039;da inşaatın sonuna yaklaşıyor. CNN International&#039;ın bildirdiğine göre nehir seviyesinden yaklaşık 625 bin metre yükseklikte olacak olan köprü, Fransa&#039;daki Millau Viyadüğü&#039;nden yaklaşık 288 bin metre daha uzun olacak.Guizhou eyaleti, Çin&#039;in karmaşık arazilere sahip dağlık bir bölgesi. Köprü, “toprak çatlağı” olarak da adlandırılan dramatik Huajiang Büyük Kanyonu&#039;nu geçiyor.2 SAATİ 1 DAKİKAYA DÜŞÜRECEKÇin, özellikle Shenzhen şehrinin yaklaşık bin 287 metre batısında yer alan Guizhou gibi nispeten az gelişmiş dağlık bölgelerde altyapıyı iyileştirmek için ülke çapında bir çaba sarf ediyor.Bu nedenle köprü sadece bir rekor kırma meselesi değil. Faaaliyete geçtiğinde, otomobil ve kamyonların bölgeden geçmesi her zamankinden daha kolay olacak. Devlet medyasına göre, Huajiang Büyük Kanyonu üzerindeki seyahat süresini 2 saatten sadece 1 dakikaya indirecek.KİRİŞLERİN AĞIRLIĞI 3 EYFEL KULESİNE EŞDEĞERKöprü, toplam uzunluğu 2 bin 890 metrelik bir çelik kafes asma köprü. Guizhou yerel devlet medyası, inşaatın resmi olarak 18 Ocak 2022 tarihinde başladığını ve 30 Haziran 2025 tarihinde tamamlanmasının beklendiğini aktardı.Bu kafes kirişlerin toplam ağırlığı yaklaşık 22 bin ton, yani üç Eyfel Kulesine eşdeğer.&quot;YÜZDE 95&#039;İ TAMAM&quot;Guizhou Karayolu Grubu&#039;nun baş mühendisi Zhang Shenglin, devlet gazetesi China Daily&#039;ye verdiği demeçte, “Şu anda köprünün genel ilerlemesi yüzde 95‘e ulaştı ve 2025’in ikinci yarısında trafiğe açılması planlanıyor” dedi.Zhang, “O zamana kadar, &#039;dünya çatlağını&#039; aşan bu süper proje her iki yönde de dünyada bir ilk olacak. Çin&#039;in altyapı gücünü gösteren bir başka dönüm noktası proje olacak” diye ekledi.Şu anda dünyanın en yüksek 100 köprüsünün neredeyse yarısı Guizhou&#039;da bulunuyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xglL-B1sqEqoPKsqse2LXg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:42:16 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, en yüksek köprüsü, açılıyor:, Çinden, süper, proje</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xglL-B1sqEqoPKsqse2LXg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyanın en uzun köprüsü açılıyor"><p>Çin, altyapı odaklı ülkenin en son mühendislik başarısı olan dünyanın en yüksek köprüsünü haziran ayında açmaya hazırlanıyor.</p><p>Huajiang Büyük Kanyon Köprüsü şu anda Çin'in güneybatısındaki Guizhou'da inşaatın sonuna yaklaşıyor. </p><p>CNN International'ın bildirdiğine göre nehir seviyesinden yaklaşık 625 bin metre yükseklikte olacak olan köprü, Fransa'daki Millau Viyadüğü'nden yaklaşık 288 bin metre daha uzun olacak.</p><p>Guizhou eyaleti, Çin'in karmaşık arazilere sahip dağlık bir bölgesi. Köprü, “toprak çatlağı” olarak da adlandırılan dramatik Huajiang Büyük Kanyonu'nu geçiyor.</p><p><strong>2 SAATİ 1 DAKİKAYA DÜŞÜRECEK</strong></p><p>Çin, özellikle Shenzhen şehrinin yaklaşık bin 287 metre batısında yer alan Guizhou gibi nispeten az gelişmiş dağlık bölgelerde altyapıyı iyileştirmek için ülke çapında bir çaba sarf ediyor.</p><p>Bu nedenle köprü sadece bir rekor kırma meselesi değil. Faaaliyete geçtiğinde, otomobil ve kamyonların bölgeden geçmesi her zamankinden daha kolay olacak. Devlet medyasına göre, Huajiang Büyük Kanyonu üzerindeki seyahat süresini 2 saatten sadece 1 dakikaya indirecek.</p><p><strong>KİRİŞLERİN AĞIRLIĞI 3 EYFEL KULESİNE EŞDEĞER</strong></p><p>Köprü, toplam uzunluğu 2 bin 890 metrelik bir çelik kafes asma köprü. Guizhou yerel devlet medyası, inşaatın resmi olarak 18 Ocak 2022 tarihinde başladığını ve 30 Haziran 2025 tarihinde tamamlanmasının beklendiğini aktardı.</p><p>Bu kafes kirişlerin toplam ağırlığı yaklaşık 22 bin ton, yani üç Eyfel Kulesine eşdeğer.</p><p><strong>"YÜZDE 95'İ TAMAM"</strong></p><p>Guizhou Karayolu Grubu'nun baş mühendisi Zhang Shenglin, devlet gazetesi China Daily'ye verdiği demeçte, “Şu anda köprünün genel ilerlemesi yüzde 95‘e ulaştı ve 2025’in ikinci yarısında trafiğe açılması planlanıyor” dedi.</p><p>Zhang, “O zamana kadar, 'dünya çatlağını' aşan bu süper proje her iki yönde de dünyada bir ilk olacak. Çin'in altyapı gücünü gösteren bir başka dönüm noktası proje olacak” diye ekledi.</p><p>Şu anda dünyanın en yüksek 100 köprüsünün neredeyse yarısı Guizhou'da bulunuyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail ordusunun Refah&amp;apos;ta bıraktığı yıkım görüntülendi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israil-ordusunun-refahta-biraktigi-yikim-goeruntulendi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israil-ordusunun-refahta-biraktigi-yikim-goeruntulendi</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de tam 471 gün sonra silahlar sustu. Ateşkes planlanan zamandan yaklaşık 3 saat sonra, dün saat 12.15&#039;te resmen başladı. Ateşkesin ardından Refah kentinin saldırılardan önceki ve sonraki hali, yıkımın boyutunu ortaya koydu.... ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jx0Su7nrdkef4rnLo8-eZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, ordusunun, Refahta, bıraktığı, yıkım, görüntülendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Jx0Su7nrdkef4rnLo8-eZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail ordusunun Refah'ta bıraktığı yıkım görüntülendi"><p>Gazze'de tam 471 gün sonra silahlar sustu. Ateşkes planlanan zamandan yaklaşık 3 saat sonra, dün saat 12.15'te resmen başladı. Ateşkesin ardından Refah kentinin saldırılardan önceki ve sonraki hali, yıkımın boyutunu ortaya koydu....</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Taliban&amp;apos;da kadın çatışması: &amp;quot;İslam hukuku değil, insan doğası&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/talibanda-kadin-catismasi-islam-hukuku-degil-insan-dogasi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/talibanda-kadin-catismasi-islam-hukuku-degil-insan-dogasi</guid>
<description><![CDATA[ Afganistan&#039;daki Taliban yönetimi, yıllardır kadınlara yönelik art arda getirdiği katı yasaklarla adından söz ettiriyor. Kadınların önce eğitim hakkını elinden alan, daha sonra ise seslerini yükseltmesini ve erkeklere bakmasını yasaklayan kurallar, ilk kez içeriden bir ses tarafından eleştirildi. Üst düzey bir Taliban yetkilisi, ülkenin her yerinde hissedilen eşi benzeri görülmemiş baskı ortamına karşı nadir görülen bir tepki ile tarihe geçti. Kız çocuklarını hedef alan eğitim yasaklarının hiçbir mazereti olmadığını söyleyen yetkili, grup liderine çağrıda bulunarak bu yasakların kaldırılmasını istedi.Taliban&#039;ın üst düzey isimlerinden Dışişleri Bakanlığı Siyasi Yardımcısı Abbas Stanikzai, Afgan kadın ve kız çocuklarına yönelik eğitim yasaklarının hiçbir mazereti olmadığını söyleyerek, grup liderinden bu yasakların kaldırılmasını istedi.
Bu istek, hükümet politikalarına karşı nadir görülen bir tepki olarak tarihe geçti.Dini bir okul töreninde yaptığı konuşmada, kadınlara ve kız çocuklarına eğitim hakkının reddedilmesi için ne geçmişte ne de günümüzde hiçbir neden olmadığını söyledi.
Afganistan&#039;da Taliban yönetimi, kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra eğitim almasını yasakladı.Geçtiğimiz eylül ayında ise, kadınlar için tıbbi eğitim ve kursların durdurulduğuna dair raporlar yayınlandı.
Afganistan&#039;da kadınlar ve kız çocukları yalnızca kadın doktorlar ve sağlık profesyonelleri tarafından tedavi edilebiliyor. Yetkililer henüz tıbbi eğitim yasağını doğrulamadı.Stanikzai, sosyal medya platformu X&#039;teki resmi hesabından paylaştığı bir videoda, &quot;Liderliği eğitimin kapılarını tekrar açmaya çağırıyoruz. 40 milyonluk bir nüfusun 20 milyonuna karşı haksızlık yapıyoruz, onları tüm haklarından mahrum bırakıyoruz. Bu İslam hukukunda değil, kişisel tercihimizde veya doğamızda var.&quot; ifadelerini kuulandı.
Stanikzai, bir zamanlar Afganistan&#039;daki yabancı birliklerin tamamen çekilmesine yol açan görüşmelerde Taliban ekibinin başında yer alıyordu.
Siyasetçinin son açıklamaları, Taliban&#039;ın politikasında değişiklik yapılması yönündeki ilk çağrı oldu.Afganistan&#039;da son olarak kadınlara hem sivil toplum kuruluşu, hem de pencere yasağı geldi.
Taliban yönetimi, kadınları istihdam eden tüm yerli ve yabancı sivil toplum kuruluşlarının kapatılacağını duyurdu.Taliban yönetimi, binaların çoğunlukla kadınların bulunduğu oda ve alanlarına pencere yapılmasını yasakladı.
Karara gerekçe olarak erkeklerin ev içi alanlardaki kadınları görmesinden kaynaklanabilecek &quot;ahlak dışı ve müstehcen eylemlerden endişe duyulduğu&quot; gösterildi.Taliban yönetimi, geçtiğimiz aylarda kadınlara sokakta yüksek sesle konuşmayı da yasaklamıştı.
Memurlar, otobüs duraklarında ve alışveriş merkezlerinde dolaşarak kıyafet yönetmeliği ihlal edenleri veya seslerini yükseltebilecek kadınları arıyor.
Artan baskı ve art arda getirilen kısıtlamalarla Taliban kendi içinden gelen tüm çağrılara rağmen, dini kadınlara karşı bir silah olarak kullanmaya devam edecek. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DeF9nvrGdUym3ujDZ-Gg7A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:04 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Talibanda, kadın, çatışması:, İslam, hukuku, değil, insan, doğası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DeF9nvrGdUym3ujDZ-Gg7A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Taliban'da kadın çatışması: " hukuku de insan do><p>Afganistan'daki Taliban yönetimi, yıllardır kadınlara yönelik art arda getirdiği katı yasaklarla adından söz ettiriyor. Kadınların önce eğitim hakkını elinden alan, daha sonra ise seslerini yükseltmesini ve erkeklere bakmasını yasaklayan kurallar, ilk kez içeriden bir ses tarafından eleştirildi. Üst düzey bir Taliban yetkilisi, ülkenin her yerinde hissedilen eşi benzeri görülmemiş baskı ortamına karşı nadir görülen bir tepki ile tarihe geçti. Kız çocuklarını hedef alan eğitim yasaklarının hiçbir mazereti olmadığını söyleyen yetkili, grup liderine çağrıda bulunarak bu yasakların kaldırılmasını istedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RbRj2FzpW0qIPykIGaJRwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Taliban'ın üst düzey isimlerinden Dışişleri Bakanlığı Siyasi Yardımcısı Abbas Stanikzai, Afgan kadın ve kız çocuklarına yönelik eğitim yasaklarının hiçbir mazereti olmadığını söyleyerek, grup liderinden bu yasakların kaldırılmasını istedi.
Bu istek, hükümet politikalarına karşı nadir görülen bir tepki olarak tarihe geçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kZkN3DjBNkqnKyroGFu9cg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dini bir okul töreninde yaptığı konuşmada, kadınlara ve kız çocuklarına eğitim hakkının reddedilmesi için ne geçmişte ne de günümüzde hiçbir neden olmadığını söyledi.
Afganistan'da Taliban yönetimi, kız çocuklarının altıncı sınıftan sonra eğitim almasını yasakladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Lu5mII0RyUCPHbwYB3UbTw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz eylül ayında ise, kadınlar için tıbbi eğitim ve kursların durdurulduğuna dair raporlar yayınlandı.
Afganistan'da kadınlar ve kız çocukları yalnızca kadın doktorlar ve sağlık profesyonelleri tarafından tedavi edilebiliyor. Yetkililer henüz tıbbi eğitim yasağını doğrulamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2QI0Hk9gp02HvSBos9akYQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Stanikzai, sosyal medya platformu X'teki resmi hesabından paylaştığı bir videoda, "Liderliği eğitimin kapılarını tekrar açmaya çağırıyoruz. 40 milyonluk bir nüfusun 20 milyonuna karşı haksızlık yapıyoruz, onları tüm haklarından mahrum bırakıyoruz. Bu İslam hukukunda değil, kişisel tercihimizde veya doğamızda var." ifadelerini kuulandı.
Stanikzai, bir zamanlar Afganistan'daki yabancı birliklerin tamamen çekilmesine yol açan görüşmelerde Taliban ekibinin başında yer alıyordu.
Siyasetçinin son açıklamaları, Taliban'ın politikasında değişiklik yapılması yönündeki ilk çağrı oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iB_8P3aYbE6qi5GL9z45Tg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Afganistan'da son olarak kadınlara hem sivil toplum kuruluşu, hem de pencere yasağı geldi.
Taliban yönetimi, kadınları istihdam eden tüm yerli ve yabancı sivil toplum kuruluşlarının kapatılacağını duyurdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HAIb-1nYiUK-xfZckoDglw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Taliban yönetimi, binaların çoğunlukla kadınların bulunduğu oda ve alanlarına pencere yapılmasını yasakladı.
Karara gerekçe olarak erkeklerin ev içi alanlardaki kadınları görmesinden kaynaklanabilecek "ahlak dışı ve müstehcen eylemlerden endişe duyulduğu" gösterildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-GWaL336Mk6lZquObyt4dQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Taliban yönetimi, geçtiğimiz aylarda kadınlara sokakta yüksek sesle konuşmayı da yasaklamıştı.
Memurlar, otobüs duraklarında ve alışveriş merkezlerinde dolaşarak kıyafet yönetmeliği ihlal edenleri veya seslerini yükseltebilecek kadınları arıyor.
Artan baskı ve art arda getirilen kısıtlamalarla Taliban kendi içinden gelen tüm çağrılara rağmen, dini kadınlara karşı bir silah olarak kullanmaya devam edecek.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Reuters analizi: Esad sonrası Suriye&amp;apos;de Türkiye neden bu kadar etkili?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/reuters-analizi-esad-sonrasi-suriyede-turkiye-neden-bu-kadar-etkili</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/reuters-analizi-esad-sonrasi-suriyede-turkiye-neden-bu-kadar-etkili</guid>
<description><![CDATA[ Muhalif güçlerin geçen ay Beşar Esad&#039;ı devirerek rejime son vermesinin ardından Türkiye, Suriye&#039;deki en etkili güç odaklarından biri olarak ortaya çıktı.

NATO üyesi Türkiye, komşusunun geleceğini diplomatik, ekonomik ve askeri olarak etkileyebilecek bir konumda. İngiltere merkezli Reuters haber ajansı, Türkiye&#039;nin Suriye&#039;nin yeni dönemindeki rolüne ilişkin analizini paylaştı.Suriye ile 911 kilometrelik bir sınırı paylaşan Türkiye, Esad&#039;a karşı 14 yıl süren ayaklanma sırasında Suriye Milli Ordusu bayrağı altında savaşan muhalif grupları destekliyordu. Türkiye, 2012 yılında Şam ile diplomatik ilişkilerini kesmişti.
Reuters’a göre Suriye&#039;nin yeni yönetimiyle güçlü bağları olan Türkiye, yeniden yapılanma, enerji ve savunma gibi alanlarda yoğunlaşan ticaret ve işbirliğinden fayda sağlayabilir.
Esad&#039;ın düşüşü Ankara&#039;ya, sınırları boyunca terör örgütü PKK/YPG’nin varlığını sona erdirmek için yeni bir alan açtı. 
Türkiye, iç savaştan kaçan Suriyelilere ev sahipliği yapan en büyük ülke, yaklaşık 3 milyon kişiyi kabul ediyor ve yardımların ana giriş noktası.
Türkiye, 2016&#039;dan bu yana Suriyeli müttefikleriyle birlikte, Suriye&#039;nin kuzeydoğusundaki terör noktalarına karşı birçok sınır ötesi askeri harekât düzenledi.Suriye&#039;nin Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) liderliğindeki yeni yönetimi Ankara&#039;ya dostça yaklaşıyor.
Öte yandan Washington&#039;un uzun zamandır terör örgütü YPG’ye verdiği destek Ankara ile arasında bir gerilim kaynağı oldu ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump&#039;ın farklı bir yaklaşım sergileyeceğine inandığını söyledi.
Trump planlarının ne olabileceğini kamuoyuna açıklamadı ancak “Türkiye&#039;nin Suriye&#039;nin anahtarını elinde tutacağını” düşündüğünü söyledi.
HTŞ&#039;nin başındaki Suriye&#039;nin fiili lideri Ahmed El Şara, Suriye&#039;nin terör örgütü PKK&#039;nın Türkiye&#039;ye karşı saldırılar düzenleyebileceği bir platform haline gelmesini istemediğini belirtti.Şara liderliğindeki muhalifler, geçen ay Şam&#039;ın kontrolünü ele geçirirken, kuzeydoğuda Türkiye destekli güçler ile terör örgütü liderliğindeki gruplar arasında çatışmalar alevlendi.
PKK/YPG’nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Ankara&#039;nın ateşkesi kabul etmesi halinde terör örgütü PKK üyeleri de dahil olmak üzere yabancı grupların Suriye&#039;yi terk edeceğini söyledi.
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Esad&#039;ın devrilmesinden günler sonra Şam&#039;daydı ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Şam&#039;ı ziyaret eden ilk Dışişleri bakanıydı. Türkiye aynı zamanda Suriye’deki büyükelçiliğini yeniden açan ilk ülke oldu.
Fidan, Türkiye&#039;nin Suriye&#039;de “tarihin doğru tarafında” yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.Ankara, Suriye&#039;nin yeniden inşasını destekleme sözü vererek altyapının yeniden inşasına, yeni bir anayasa hazırlanmasına, elektrik sağlanmasına ve uçuşların yeniden başlatılmasına yardımcı olmayı teklif etti.
Türkiye, ev sahipliği yaptığı Suriyelilerin evlerine dönmeye başlamasını umuyor ancak onları gitmeye zorlamayacağını vurguluyor.
Türkiye ayrıca terör örgütü YPG&#039;nin dağıtılması için defalarca çağrıda bulunurken, Şam&#039;daki yetkililerin konuyu ele almaması halinde yeni bir askeri saldırı uyarısında bulundu. Yetkililer konuyla ilgili olarak ABD&#039;li ve Suriyeli muhataplarıyla defalarca bir araya geldi.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7 Ocak&#039;ta yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG&#039;nin kendini feshetmemesi durumunda askeri operasyon mesajı verdi.
Şam&#039;daki yeni yönetimin savaşmaktan korkan bir yönetim olmadığını belirten Fidan, &quot;Eğer askeri harekat olmasını istemiyorsanız bizim tarafımızdan ya da Suriye&#039;deki yeni yönetim tarafından bunun şartları bellidir. Uluslararası başka ülkelerden gelen teröristlerin ülkeyi, Suriye&#039;yi terk etmesi gerek&quot; diye konuştu.
Fidan ayrıca gereğinin yapılmadığı takdirde askeri harekat yapılacağını söyledi. da Türkiye&#039;nin Suriye halkının &quot;zorlu yolunu kolaylaştırmak&quot; için üzerine düşeni yapacağını söylemişti.
SDG, Suriye Savunma Bakanlığı ile bütünleşmeye istekli olduğunu ancak bunu sadece “askeri bir blok” olarak yapabileceğini söyledi.
Ancak bakanlık bu öneriyi reddetti.Suriye&#039;deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, geçtiğimiz hafta TRT Haber&#039;e konuşmuştu.
Türkiye&#039;nin, tutumundan dolayı 2011 den bu yana &quot;tarihi miras&quot; olduğunu söyleyen Şeybani, şunlraı söylemişti: &quot;Türkiye bazı sıkıntılar yaşadı. Ancak Suriye&#039;nin kurtuluşu her iki halkın da yararına olacaktır.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DNQqxIxKxEO-GkWRAhsY0A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Reuters, analizi:, Esad, sonrası, Suriyede, Türkiye, neden, kadar, etkili</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DNQqxIxKxEO-GkWRAhsY0A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Reuters analizi: Esad sonrası Suriye'de Türkiye neden bu kadar etkili?"><p>Muhalif güçlerin geçen ay Beşar Esad'ı devirerek rejime son vermesinin ardından Türkiye, Suriye'deki en etkili güç odaklarından biri olarak ortaya çıktı.

NATO üyesi Türkiye, komşusunun geleceğini diplomatik, ekonomik ve askeri olarak etkileyebilecek bir konumda. İngiltere merkezli Reuters haber ajansı, Türkiye'nin Suriye'nin yeni dönemindeki rolüne ilişkin analizini paylaştı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_pnx0eIxZUmZ8GzfO7Yn_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye ile 911 kilometrelik bir sınırı paylaşan Türkiye, Esad'a karşı 14 yıl süren ayaklanma sırasında Suriye Milli Ordusu bayrağı altında savaşan muhalif grupları destekliyordu. Türkiye, 2012 yılında Şam ile diplomatik ilişkilerini kesmişti.
Reuters’a göre Suriye'nin yeni yönetimiyle güçlü bağları olan Türkiye, yeniden yapılanma, enerji ve savunma gibi alanlarda yoğunlaşan ticaret ve işbirliğinden fayda sağlayabilir.
Esad'ın düşüşü Ankara'ya, sınırları boyunca terör örgütü PKK/YPG’nin varlığını sona erdirmek için yeni bir alan açtı. 
Türkiye, iç savaştan kaçan Suriyelilere ev sahipliği yapan en büyük ülke, yaklaşık 3 milyon kişiyi kabul ediyor ve yardımların ana giriş noktası.
Türkiye, 2016'dan bu yana Suriyeli müttefikleriyle birlikte, Suriye'nin kuzeydoğusundaki terör noktalarına karşı birçok sınır ötesi askeri harekât düzenledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ho9Broog9UaB2Ec2YKrK-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye'nin Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) liderliğindeki yeni yönetimi Ankara'ya dostça yaklaşıyor.
Öte yandan Washington'un uzun zamandır terör örgütü YPG’ye verdiği destek Ankara ile arasında bir gerilim kaynağı oldu ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'nin yeni başkanı Donald Trump'ın farklı bir yaklaşım sergileyeceğine inandığını söyledi.
Trump planlarının ne olabileceğini kamuoyuna açıklamadı ancak “Türkiye'nin Suriye'nin anahtarını elinde tutacağını” düşündüğünü söyledi.
HTŞ'nin başındaki Suriye'nin fiili lideri Ahmed El Şara, Suriye'nin terör örgütü PKK'nın Türkiye'ye karşı saldırılar düzenleyebileceği bir platform haline gelmesini istemediğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VK2RP1-B3UCgG9109IM0QA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şara liderliğindeki muhalifler, geçen ay Şam'ın kontrolünü ele geçirirken, kuzeydoğuda Türkiye destekli güçler ile terör örgütü liderliğindeki gruplar arasında çatışmalar alevlendi.
PKK/YPG’nin omurgasını oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Ankara'nın ateşkesi kabul etmesi halinde terör örgütü PKK üyeleri de dahil olmak üzere yabancı grupların Suriye'yi terk edeceğini söyledi.
Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Esad'ın devrilmesinden günler sonra Şam'daydı ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Şam'ı ziyaret eden ilk Dışişleri bakanıydı. Türkiye aynı zamanda Suriye’deki büyükelçiliğini yeniden açan ilk ülke oldu.
Fidan, Türkiye'nin Suriye'de “tarihin doğru tarafında” yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PTJfARAfTEinFJdU2MrWeg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ankara, Suriye'nin yeniden inşasını destekleme sözü vererek altyapının yeniden inşasına, yeni bir anayasa hazırlanmasına, elektrik sağlanmasına ve uçuşların yeniden başlatılmasına yardımcı olmayı teklif etti.
Türkiye, ev sahipliği yaptığı Suriyelilerin evlerine dönmeye başlamasını umuyor ancak onları gitmeye zorlamayacağını vurguluyor.
Türkiye ayrıca terör örgütü YPG'nin dağıtılması için defalarca çağrıda bulunurken, Şam'daki yetkililerin konuyu ele almaması halinde yeni bir askeri saldırı uyarısında bulundu. Yetkililer konuyla ilgili olarak ABD'li ve Suriyeli muhataplarıyla defalarca bir araya geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wUa8QgU05Ey3in3-x4WMhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7 Ocak'ta yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG'nin kendini feshetmemesi durumunda askeri operasyon mesajı verdi.
Şam'daki yeni yönetimin savaşmaktan korkan bir yönetim olmadığını belirten Fidan, "Eğer askeri harekat olmasını istemiyorsanız bizim tarafımızdan ya da Suriye'deki yeni yönetim tarafından bunun şartları bellidir. Uluslararası başka ülkelerden gelen teröristlerin ülkeyi, Suriye'yi terk etmesi gerek" diye konuştu.
Fidan ayrıca gereğinin yapılmadığı takdirde askeri harekat yapılacağını söyledi. da Türkiye'nin Suriye halkının "zorlu yolunu kolaylaştırmak" için üzerine düşeni yapacağını söylemişti.
SDG, Suriye Savunma Bakanlığı ile bütünleşmeye istekli olduğunu ancak bunu sadece “askeri bir blok” olarak yapabileceğini söyledi.
Ancak bakanlık bu öneriyi reddetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/knbndU0Tl0upN5_aiqY4pw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye'deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, geçtiğimiz hafta TRT Haber'e konuşmuştu.
Türkiye'nin, tutumundan dolayı 2011 den bu yana "tarihi miras" olduğunu söyleyen Şeybani, şunlraı söylemişti: "Türkiye bazı sıkıntılar yaşadı. Ancak Suriye'nin kurtuluşu her iki halkın da yararına olacaktır."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tsl_A9pqSEug2Z7vrCtIMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Los Angeles yangınlarında itfaiyeci kılığına giren iki kişi gözaltına alındı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/los-angeles-yanginlarinda-itfaiyeci-kiligina-giren-iki-kisi-goezaltina-alindi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/los-angeles-yanginlarinda-itfaiyeci-kiligina-giren-iki-kisi-goezaltina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Oregon eyaletinden iki kişi, Los Angeles&#039;taki Palisades yangınında itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındı. Yetkililer, araçlarındaki sahte itfaiye ekipmanları ve yanlış bilgi verdikleri için ikiliye suç duyurusunda bulundu.ABD’nin Oregon eyaletinde 2 kişi Los Angeles yangınlarında itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındı.Los Angeles polisinden yapılan açıklamada, Palisades yangınında 2 kişinin itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındığı ifade edildi.Açıklamada, “Bir devriye birimi, itfaiye personeliyle birlikte Palisades yangın alanından geçiyordu ve meşru görünmeyen bir itfaiye aracı gözlemledi.Kamyonun iki yolcusuyla temas kuran şerif yardımcıları, her ikisinin de koruma kıyafeti giydiğini fark etti. Araçtakiler Oregon&#039;daki ‘Roaring River İtfaiye Departmanı’ndan olduklarını iddia ettiler.Ekipler, departman adının yasal bir kurum olmadığını ve kamyonun bir açık artırmadan satın alındığını öğrendi. Araçtaki iki kişinin üzerinde CAL-Fire tişörtleri, kaskları ve telsizleri vardı.İkili 17 Ocak 2025 Cuma günü tahliye bölgesinde olduklarını itiraf etti. Polis memurları 31 yaşındaki Dustin Nehl ve 44 yaşındaki Jennifer Nehl&#039;i itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına aldı” denildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PNKOcBC9LEOKv6apXfqhuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Los, Angeles, yangınlarında, itfaiyeci, kılığına, giren, iki, kişi, gözaltına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PNKOcBC9LEOKv6apXfqhuA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Los Angeles yangınlarında itfaiyeci kılığına giren iki kişi gözaltına alındı"><p>ABD'nin Oregon eyaletinden iki kişi, Los Angeles'taki Palisades yangınında itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındı. Yetkililer, araçlarındaki sahte itfaiye ekipmanları ve yanlış bilgi verdikleri için ikiliye suç duyurusunda bulundu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/de4rKx9FckSE4seB_rmt3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD’nin Oregon eyaletinde 2 kişi Los Angeles yangınlarında itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wZPXBcNcUECwqGijj77K7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Los Angeles polisinden yapılan açıklamada, Palisades yangınında 2 kişinin itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına alındığı ifade edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vGXueT8T20inSoZm3HfkQw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Açıklamada, “Bir devriye birimi, itfaiye personeliyle birlikte Palisades yangın alanından geçiyordu ve meşru görünmeyen bir itfaiye aracı gözlemledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rwNEYf88KkCpFhlubVIy3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kamyonun iki yolcusuyla temas kuran şerif yardımcıları, her ikisinin de koruma kıyafeti giydiğini fark etti. Araçtakiler Oregon'daki ‘Roaring River İtfaiye Departmanı’ndan olduklarını iddia ettiler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6RA8CBj-QkapUSEUL3h5yw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ekipler, departman adının yasal bir kurum olmadığını ve kamyonun bir açık artırmadan satın alındığını öğrendi. Araçtaki iki kişinin üzerinde CAL-Fire tişörtleri, kaskları ve telsizleri vardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/agnsn_RkKU-dmP6fCI2pQg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İkili 17 Ocak 2025 Cuma günü tahliye bölgesinde olduklarını itiraf etti. Polis memurları 31 yaşındaki Dustin Nehl ve 44 yaşındaki Jennifer Nehl'i itfaiyeci kılığına girmekten gözaltına aldı” denildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sınırda gerilim büyüyor: Kuzey Kore korkusu &amp;quot;Demir Kubbe&amp;quot; geliştirtti</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/sinirda-gerilim-buyuyor-kuzey-kore-korkusu-demir-kubbe-gelistirtti</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/sinirda-gerilim-buyuyor-kuzey-kore-korkusu-demir-kubbe-gelistirtti</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi (DAPA), Kuzey Kore tehdidine karşı İsrail&#039;in Demir Kubbe&#039;sine benzer bir yerli füze savunma sisteminin geliştirilmeye başlandığını açıkladı. Kuzey Kore, geçtiğimiz ağustos ayında 250 yeni tip taktik balistik füze rampasının sınır bölgesindeki askeri birliklere konuşlandırıldığını açıklamıştı.Kuzey Kore’nin ardı ardına gerçekleştirdiği füze denemeleri Kore Yarımadası ve çevresinde güvenlik endişelerini artırırken, Güney Kore’den yeni bir savunma hamlesi geldi.Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi’nden (DAPA) yapılan açıklamada, İsrail&#039;in Demir Kubbe&#039;sine benzer bir yerli füze savunma sisteminin geliştirilmeye başlandığı bildirildi.Pyongyang’ın saldırılarını önlemeyi amaçlayan Alçak İrtifa Füze Savunma Sistemi (LAMD) için 2028&#039;e kadar 479,8 milyar won (yaklaşık 329 milyon dolar) harcanacağı belirtilen açıklamada, projeye devlete ait Savunma Geliştirme Ajansı’nın (ADD) yanı sıra LIG Nex1, Hanwha Aerospace ve Hanwha Systems gibi savunma şirketlerinin destek vereceği aktarıldı.LAMD’in, kullanıma girdiğinde önemli askeri tesislerin Kuzey Kore tehdidine karşı savunulmasına yardımcı olacağı kaydedildi.  KUZEY KORE SINIRA FÜZE YIĞDIKuzey Kore, geçtiğimiz Ağustos ayında 250 yeni tip taktik balistik füze rampasının sınır bölgesindeki askeri birliklere konuşlandırıldığını açıklamıştı.Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, gelişmeyi “ülkenin prestijini önemli ölçüde arttıran bir başka kararlı adım” olarak nitelendirerek silah sistemlerinin ülkesinin egemenliğini ve barışı savunma görevini layıkıyla yerine getireceğini söylemişti.Kuzey Kore’nin adımının başkent Seul bölgesi için güvenlik riski oluşturduğu yorumları yapılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ngx-sEAEukOwllIoiielyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sınırda, gerilim, büyüyor:, Kuzey, Kore, korkusu, Demir, Kubbe, geliştirtti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ngx-sEAEukOwllIoiielyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sınırda gerilim büyüyor: Kuzey Kore korkusu " demir kubbe geli><p>Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi (DAPA), Kuzey Kore tehdidine karşı İsrail'in Demir Kubbe'sine benzer bir yerli füze savunma sisteminin geliştirilmeye başlandığını açıkladı. Kuzey Kore, geçtiğimiz ağustos ayında 250 yeni tip taktik balistik füze rampasının sınır bölgesindeki askeri birliklere konuşlandırıldığını açıklamıştı.</p><p>Kuzey Kore’nin ardı ardına gerçekleştirdiği füze denemeleri Kore Yarımadası ve çevresinde güvenlik endişelerini artırırken, Güney Kore’den yeni bir savunma hamlesi geldi.</p><p>Güney Kore Savunma Tedarik Programı İdaresi’nden (DAPA) yapılan açıklamada, İsrail'in Demir Kubbe'sine benzer bir yerli füze savunma sisteminin geliştirilmeye başlandığı bildirildi.</p><p>Pyongyang’ın saldırılarını önlemeyi amaçlayan Alçak İrtifa Füze Savunma Sistemi (LAMD) için 2028'e kadar 479,8 milyar won (yaklaşık 329 milyon dolar) harcanacağı belirtilen açıklamada, projeye devlete ait Savunma Geliştirme Ajansı’nın (ADD) yanı sıra LIG Nex1, Hanwha Aerospace ve Hanwha Systems gibi savunma şirketlerinin destek vereceği aktarıldı.</p><p>LAMD’in, kullanıma girdiğinde önemli askeri tesislerin Kuzey Kore tehdidine karşı savunulmasına yardımcı olacağı kaydedildi.  <strong>KUZEY KORE SINIRA FÜZE YIĞDI</strong></p><p>Kuzey Kore, geçtiğimiz Ağustos ayında 250 yeni tip taktik balistik füze rampasının sınır bölgesindeki askeri birliklere konuşlandırıldığını açıklamıştı.</p><p>Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, gelişmeyi “ülkenin prestijini önemli ölçüde arttıran bir başka kararlı adım” olarak nitelendirerek silah sistemlerinin ülkesinin egemenliğini ve barışı savunma görevini layıkıyla yerine getireceğini söylemişti.</p><p>Kuzey Kore’nin adımının başkent Seul bölgesi için güvenlik riski oluşturduğu yorumları yapılmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kapıdan geçmek hafızayı siliyor: &amp;quot;Kapı Eşiği Etkisi&amp;quot; nedir?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kapidan-gecmek-hafizayi-siliyor-kapi-esigi-etkisi-nedir</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kapidan-gecmek-hafizayi-siliyor-kapi-esigi-etkisi-nedir</guid>
<description><![CDATA[ Hiç başka bir odaya geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz oldu mu? Mutfakta bir şey almak için kalktınız, ancak mutfağa vardığınızda neden orada olduğunuzu hatırlamıyorsunuz. Bilim insanları bu durumu, “kapı eşiği etkisi” ya da “konum güncelleme etkisi” adı verilen ilginç bir nörolojik durumla açıklıyor.  Peki &quot;Kapı Eşiği Etkisi&quot; nedir?Bir odadan diğerine geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz anlar, bilimsel bir açıklamaya dayanıyor. &quot;Kapı aralığı etkisi&quot; adı verilen bu durum, beynimizin hafızayı nasıl işlediğine dair çarpıcı detaylar sunuyor.Notre Dame Üniversitesi&#039;nde 2011 yılında yapılan bir araştırma, kapı aralığı etkisinin hafızamızı nasıl etkilediğini anlamaya yönelik önemli bulgular ortaya koydu.
Araştırmaya göre, bir odadan diğerine geçtiğimizde, beynimiz o anda taşıdığı bilgileri yeni bir bölüme ayırıyor. Bu, “olay ufku modeli” olarak adlandırılan bir mekanizmanın devreye girmesiyle gerçekleşiyor.
Araştırmacılardan Gabriel Radvansky, kapılardan geçmenin zihnimizde bir “olay sınırı” işlevi gördüğünü ve anıları farklı bölümlere ayırdığını belirtiyor. Bu, o anda yaptığınız işi unutmanıza neden olabiliyor.2014 yılında yapılan bir başka çalışmada, ilginç bir bulgu daha ortaya çıktı: Kapı aralığı etkisi, fiziksel bir kapı olmasa bile ortaya çıkabiliyor. Araştırmacılar, sadece bir kapı aralığından geçtiğinizi hayal etmenin bile hafızayı etkilediğini keşfetti. Bu, beynimizin algısal bilgiye değil, zihinsel bağlam değişikliklerine göre çalıştığını gösteriyor.Ancak, kapı aralığı etkisi her zaman tutarlı bir şekilde görülmeyebilir. 2021 yılında yapılan bir başka çalışmada, katılımcılar sanal bir ortamda odalar arasında gezinirken hafıza testlerine tabi tutuldu. İlk deneyde, kapıların hafıza üzerinde bir etkisi olmadığı gözlemlendi.
Ancak ikinci deneyde, katılımcılar bir yandan sayma gibi ek bir görevle meşgul edildiğinde kapı aralığı etkisi daha sık ortaya çıktı.
Bu, hafızanın sadece bağlam değişikliğiyle değil, zihinsel yükle de doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor.Psikolog Tom Stafford, bu etkilerin yalnızca fiziksel geçişlerden değil, zihinsel ortam değişikliklerinden de kaynaklandığını belirtiyor. Ona göre, bir odadan diğerine geçerken bir planın parçalarını hatırlamaya çalışmak, dikkatin dağılmasına neden oluyor.
&quot;Kapı eşiği etkisi, çevirdiğiniz tabaklardan birinin düştüğü o an gibidir,&quot; diyen Stafford, dikkatimizin bölünmesiyle küçük ama önemli detayların unutulabileceğine dikkat çekiyor.
Bir dahaki sefere, bir kapıdan geçerken aklınızdakini unuttuğunuzda, belki de beyninizin bağlam değiştirmeye çalıştığını hatırlayın! ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LjpIpjxYZUS4ISmgavUiRg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kapıdan, geçmek, hafızayı, siliyor:, Kapı, Eşiği, Etkisi, nedir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LjpIpjxYZUS4ISmgavUiRg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kapıdan geçmek hafızayı siliyor: " kap e etkisi nedir><p>Hiç başka bir odaya geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz oldu mu? Mutfakta bir şey almak için kalktınız, ancak mutfağa vardığınızda neden orada olduğunuzu hatırlamıyorsunuz. Bilim insanları bu durumu, “kapı eşiği etkisi” ya da “konum güncelleme etkisi” adı verilen ilginç bir nörolojik durumla açıklıyor.  Peki "Kapı Eşiği Etkisi" nedir?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/su70al8BokuUvopxvkEuoA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir odadan diğerine geçerken ne yapacağınızı unuttuğunuz anlar, bilimsel bir açıklamaya dayanıyor. "Kapı aralığı etkisi" adı verilen bu durum, beynimizin hafızayı nasıl işlediğine dair çarpıcı detaylar sunuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SjT_Z1tehk6qMP3vUnIxJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Notre Dame Üniversitesi'nde 2011 yılında yapılan bir araştırma, kapı aralığı etkisinin hafızamızı nasıl etkilediğini anlamaya yönelik önemli bulgular ortaya koydu.
Araştırmaya göre, bir odadan diğerine geçtiğimizde, beynimiz o anda taşıdığı bilgileri yeni bir bölüme ayırıyor. Bu, “olay ufku modeli” olarak adlandırılan bir mekanizmanın devreye girmesiyle gerçekleşiyor.
Araştırmacılardan Gabriel Radvansky, kapılardan geçmenin zihnimizde bir “olay sınırı” işlevi gördüğünü ve anıları farklı bölümlere ayırdığını belirtiyor. Bu, o anda yaptığınız işi unutmanıza neden olabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EH6Ge9a9x0irDx3sZcDtXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2014 yılında yapılan bir başka çalışmada, ilginç bir bulgu daha ortaya çıktı: Kapı aralığı etkisi, fiziksel bir kapı olmasa bile ortaya çıkabiliyor. Araştırmacılar, sadece bir kapı aralığından geçtiğinizi hayal etmenin bile hafızayı etkilediğini keşfetti. Bu, beynimizin algısal bilgiye değil, zihinsel bağlam değişikliklerine göre çalıştığını gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IGpGuZbrlU-z30YOs2Gizg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak, kapı aralığı etkisi her zaman tutarlı bir şekilde görülmeyebilir. 2021 yılında yapılan bir başka çalışmada, katılımcılar sanal bir ortamda odalar arasında gezinirken hafıza testlerine tabi tutuldu. İlk deneyde, kapıların hafıza üzerinde bir etkisi olmadığı gözlemlendi.
Ancak ikinci deneyde, katılımcılar bir yandan sayma gibi ek bir görevle meşgul edildiğinde kapı aralığı etkisi daha sık ortaya çıktı.
Bu, hafızanın sadece bağlam değişikliğiyle değil, zihinsel yükle de doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ENIOyquxb0-vCJZDvt9wNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Psikolog Tom Stafford, bu etkilerin yalnızca fiziksel geçişlerden değil, zihinsel ortam değişikliklerinden de kaynaklandığını belirtiyor. Ona göre, bir odadan diğerine geçerken bir planın parçalarını hatırlamaya çalışmak, dikkatin dağılmasına neden oluyor.
"Kapı eşiği etkisi, çevirdiğiniz tabaklardan birinin düştüğü o an gibidir," diyen Stafford, dikkatimizin bölünmesiyle küçük ama önemli detayların unutulabileceğine dikkat çekiyor.
Bir dahaki sefere, bir kapıdan geçerken aklınızdakini unuttuğunuzda, belki de beyninizin bağlam değiştirmeye çalıştığını hatırlayın!</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>“Koyun sürüsü gibi değiller”: Acemi Kuzey Kore askerleri, Ukrayna birlikleri karşısında nasıl bir sınav veriyor?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/koyun-surusu-gibi-degiller-acemi-kuzey-kore-askerleri-ukrayna-birlikleri-karsisinda-nasil-bir-sinav-veriyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/koyun-surusu-gibi-degiller-acemi-kuzey-kore-askerleri-ukrayna-birlikleri-karsisinda-nasil-bir-sinav-veriyor</guid>
<description><![CDATA[ Ukraynalı askerler, Rus ordusu saflarında savaşa dahil olan Kuzeey Kore birlikleri ile karşılaşma anlarını anlattı. Öldürülen Kuzey Kore askerlerinin üzerinden çıkan notlar, birliklerin ağır kayıplar verseler de yüksek motivasyonlu, organize, iyi eğitimli ve Rus piyadelerinden daha iyi donanımlı olduklarına dair bir resim çiziyor.“Direnmek nafile.” “Teslim olun.” “Etrafınız sarıldı.”
Bu ifadeler, Ukraynalı askerlerin bu ay ölen bir Kuzey Koreli askerin üzerinden çıkardıkları yıpranmış bir kâğıt parçasının üzerine kaba Rusça çevirileriyle birlikte Korece olarak basılmıştı.
Kağıtlar, Rusya&#039;nın yeni müttefiklerini cephede saldırıları sırasında Ukraynalı esirleri almaya nasıl hazırladığına dair dikkate değer bir fikir veriyor.
Ukraynalı askerler, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın son küresel tırmanışında, son haftalarda mevzilerine saldıran binlerce Kuzey Koreli askeri daha iyi anlamak için bu tür belgeleri ve savaş alanından kurtardıkları diğer eşyaları kullanıyorlar.Bu belgeler ve Ukraynalı askerlerin Kuzey Kore güçleriyle karşılaşmalarına ilişkin anlattıkları, Kuzey Kore birliklerinin, ağır kayıplar verseler de yüksek motivasyonlu, organize, iyi eğitimli ve Rus piyadelerinden daha iyi donanımlı olduklarına dair bir resim çiziyor.
Amerikan The Washington Post’a konuşan Ukrayna özel kuvvetler birlikleri, Kim&#039;e atfedilen el yazması yeni yıl mektuplarının yanı sıra son haftalarda ölen Kuzey Koreli askerlerden alınan vücut zırhı, ekipman, ilk yardım kitleri, askeri kimlikler, bir kürek, Ukrayna yapımı bir bıçak ve iki modern Rus saldırı tüfeği ile birlikte 23 Korece ve Rusça ifadenin listesini gösterdi.
Ukrayna 8. Özel Harekat Kuvvetleri Alayı 1. Tabur üyesi 31 yaşındaki Vlad, Rusya&#039;nın müttefiklerini savaşa hazırlarken “misafir için en iyisi” zihniyetini izlediğini söyledi.
Vlad, “Rusların donanımı çok daha zayıftı. Ruslar Kuzey Korelilere hava atmaya çalıştılar” dedi.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, bu ay yaptığı açıklamada son haftalarda 4 bin kadar Kuzey Kore askerinin öldürüldüğünü ya da yaralandığını ve sadece iki kişinin sağ ele geçirildiğini söyledi. Her iki kişi de yaralı olarak Kiev&#039;de gözetim altına alındı ve Zelenski, yaralıların sorgulanmakta ve tedavi edilmekte olduğunu söyledi.
Kuzey Kore saldırıları şu ana kadar Rusya&#039;nın batısındaki Kursk bölgesinde, Ukrayna birliklerinin geçen yılın ağustos ayından bu yana kontrol ettiği küçük bir bölgede sınırlı kaldı.
Ukraynalı birlikler, haftalar süren aralıksız saldırıların ardından son günlerde Kuzey Kore birliklerinin, Rus saldırıları devam ederken bile savaş alanında neredeyse hiç görünmediğini söylüyor.
Geçen ay Kuzey Kore birlikleriyle sekiz saat süren bir çatışmaya giren özel kuvvetler taburundaki bir başka asker olan 25 yaşındaki Vitalii, “Yaralarını sarıyorlar” dedi.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un&#039;un mesajlarını içeren el yazısıyla yazılmış iki sayfa 31 Aralık ve 1 Ocak tarihlerini taşıyor.Mesajlardan birinde “Anavatandan çok uzakta, yürek parçalayıcı fedakârlıklar ve pahalı savaş zaferlerinin sevinçlerini, birçok asil savaş deneyimini, gerçek yoldaşlık ve vatanseverliğin paha biçilmez duygusunu yaşadınız” deniyordu.
Mektupta ayrıca şu ifadeler yer alıyordu: “Adanmışlığınız ve yorulmak bilmeyen çabalarınız için minnettarlığımı ifade edecek ve sizi cesaretlendirecek kelimeleri nasıl bulacağımı bile bilmiyorum. Sizi gerçekten özlüyorum yoldaşlar.”
Geçtiğimiz hafta bir askerde bulunan ayrı bir küçük kitapçık, vatansever Kuzey Kore şarkılarının el yazısıyla yazılmış sözleriyle doluydu. Sözlerden birinde &quot;Kaderim her zaman anavatanla paylaşılır&quot; yazıyordu.Askerlerin görev sırasında ceplerinde bu mesajları taşımaları, Ukraynalı askerlere, çoğunlukla yüksek maaşlar karşılığında sözleşmeli olarak savaşan Rus askerlerinden çok daha ideolojik olarak motive olduklarını düşündürdü.
Kuzey Kore birlikleri geçen ay ilk kez savaş alanına çıktığında, Ukraynalı askerler büyük gruplar halinde nasıl hareket ettikleri ve Ukraynalı insansız hava araçlarından saklanmaya bile çalışmadıkları karşısında şaşkına dönmüştü. Birçoğu bu ilk dalgalarda kolayca öldürüldü, ancak Ukraynalılar, sonraki çatışmalarda yeni gelenlerin savaşa hazır, fiziksel olarak formda ve yetenekli nişancılar olduğunu kanıtladıklarını söyledi.Aralık ayının ortalarında Vitalii ve taburundan sekiz asker, iki görevle Kursk&#039;a gönderildi: birincisi, ağaç hattı boyunca Ukrayna mevzilerinin kontrolünü sağlamak; diğeri ise bir Kuzey Koreliyi esir almaktı.
İçeri giren 24 yaşındaki Dmytro, 20 metre uzaklıktaki Kuzey Kore birlikleriyle görsel temas kurdu ve ateş etti.
Sonraki sekiz saat boyunca, karla uyum sağlamak için beyaz kamuflaj giyen Kuzey Korelilerin karşılık vermeyi bırakmadıklarını söyledi.
Ukraynalılar, Korece emir veren belirgin bir ses duyabiliyorlardı, “Tonu zaman zaman daha da çaresizleşiyordu” dediler. Sadece bir kez, &quot;Dur! Gitme!&quot; diye bağıran bir Rus sesi duydular.
Savaşa katılan askerler, daha önce Kursk&#039;ta başka Ukrayna mevzilerini ele geçiren Kuzey Kore birliklerinin, mevzideki 9 Ukr ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/biwQsh_6NEauX4_YE0IThw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:03 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>“Koyun, sürüsü, gibi, değiller”:, Acemi, Kuzey, Kore, askerleri, Ukrayna, birlikleri, karşısında, nasıl, bir, sınav, veriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/biwQsh_6NEauX4_YE0IThw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="“Koyun sürüsü gibi değiller”: Acemi Kuzey Kore askerleri, Ukrayna birlikleri karşısında nasıl bir sınav veriyor?"><p>Ukraynalı askerler, Rus ordusu saflarında savaşa dahil olan Kuzeey Kore birlikleri ile karşılaşma anlarını anlattı. Öldürülen Kuzey Kore askerlerinin üzerinden çıkan notlar, birliklerin ağır kayıplar verseler de yüksek motivasyonlu, organize, iyi eğitimli ve Rus piyadelerinden daha iyi donanımlı olduklarına dair bir resim çiziyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mjU3kVESrUe83X3MpK2aYA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Direnmek nafile.” “Teslim olun.” “Etrafınız sarıldı.”
Bu ifadeler, Ukraynalı askerlerin bu ay ölen bir Kuzey Koreli askerin üzerinden çıkardıkları yıpranmış bir kâğıt parçasının üzerine kaba Rusça çevirileriyle birlikte Korece olarak basılmıştı.
Kağıtlar, Rusya'nın yeni müttefiklerini cephede saldırıları sırasında Ukraynalı esirleri almaya nasıl hazırladığına dair dikkate değer bir fikir veriyor.
Ukraynalı askerler, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın son küresel tırmanışında, son haftalarda mevzilerine saldıran binlerce Kuzey Koreli askeri daha iyi anlamak için bu tür belgeleri ve savaş alanından kurtardıkları diğer eşyaları kullanıyorlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wv6Kd--BH0-TOBpEAZAMKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu belgeler ve Ukraynalı askerlerin Kuzey Kore güçleriyle karşılaşmalarına ilişkin anlattıkları, Kuzey Kore birliklerinin, ağır kayıplar verseler de yüksek motivasyonlu, organize, iyi eğitimli ve Rus piyadelerinden daha iyi donanımlı olduklarına dair bir resim çiziyor.
Amerikan The Washington Post’a konuşan Ukrayna özel kuvvetler birlikleri, Kim'e atfedilen el yazması yeni yıl mektuplarının yanı sıra son haftalarda ölen Kuzey Koreli askerlerden alınan vücut zırhı, ekipman, ilk yardım kitleri, askeri kimlikler, bir kürek, Ukrayna yapımı bir bıçak ve iki modern Rus saldırı tüfeği ile birlikte 23 Korece ve Rusça ifadenin listesini gösterdi.
Ukrayna 8. Özel Harekat Kuvvetleri Alayı 1. Tabur üyesi 31 yaşındaki Vlad, Rusya'nın müttefiklerini savaşa hazırlarken “misafir için en iyisi” zihniyetini izlediğini söyledi.
Vlad, “Rusların donanımı çok daha zayıftı. Ruslar Kuzey Korelilere hava atmaya çalıştılar” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xUEs4upKZUqh6IiLMh_GEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, bu ay yaptığı açıklamada son haftalarda 4 bin kadar Kuzey Kore askerinin öldürüldüğünü ya da yaralandığını ve sadece iki kişinin sağ ele geçirildiğini söyledi. Her iki kişi de yaralı olarak Kiev'de gözetim altına alındı ve Zelenski, yaralıların sorgulanmakta ve tedavi edilmekte olduğunu söyledi.
Kuzey Kore saldırıları şu ana kadar Rusya'nın batısındaki Kursk bölgesinde, Ukrayna birliklerinin geçen yılın ağustos ayından bu yana kontrol ettiği küçük bir bölgede sınırlı kaldı.
Ukraynalı birlikler, haftalar süren aralıksız saldırıların ardından son günlerde Kuzey Kore birliklerinin, Rus saldırıları devam ederken bile savaş alanında neredeyse hiç görünmediğini söylüyor.
Geçen ay Kuzey Kore birlikleriyle sekiz saat süren bir çatışmaya giren özel kuvvetler taburundaki bir başka asker olan 25 yaşındaki Vitalii, “Yaralarını sarıyorlar” dedi.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un mesajlarını içeren el yazısıyla yazılmış iki sayfa 31 Aralık ve 1 Ocak tarihlerini taşıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-TN6PZzHrkKoeBkeQzxP1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mesajlardan birinde “Anavatandan çok uzakta, yürek parçalayıcı fedakârlıklar ve pahalı savaş zaferlerinin sevinçlerini, birçok asil savaş deneyimini, gerçek yoldaşlık ve vatanseverliğin paha biçilmez duygusunu yaşadınız” deniyordu.
Mektupta ayrıca şu ifadeler yer alıyordu: “Adanmışlığınız ve yorulmak bilmeyen çabalarınız için minnettarlığımı ifade edecek ve sizi cesaretlendirecek kelimeleri nasıl bulacağımı bile bilmiyorum. Sizi gerçekten özlüyorum yoldaşlar.”
Geçtiğimiz hafta bir askerde bulunan ayrı bir küçük kitapçık, vatansever Kuzey Kore şarkılarının el yazısıyla yazılmış sözleriyle doluydu. Sözlerden birinde "Kaderim her zaman anavatanla paylaşılır" yazıyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ynxhM8ZYakWS7iKmPOjVsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Askerlerin görev sırasında ceplerinde bu mesajları taşımaları, Ukraynalı askerlere, çoğunlukla yüksek maaşlar karşılığında sözleşmeli olarak savaşan Rus askerlerinden çok daha ideolojik olarak motive olduklarını düşündürdü.
Kuzey Kore birlikleri geçen ay ilk kez savaş alanına çıktığında, Ukraynalı askerler büyük gruplar halinde nasıl hareket ettikleri ve Ukraynalı insansız hava araçlarından saklanmaya bile çalışmadıkları karşısında şaşkına dönmüştü. Birçoğu bu ilk dalgalarda kolayca öldürüldü, ancak Ukraynalılar, sonraki çatışmalarda yeni gelenlerin savaşa hazır, fiziksel olarak formda ve yetenekli nişancılar olduğunu kanıtladıklarını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2gGepB6K4kWr3vhxGVjLNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aralık ayının ortalarında Vitalii ve taburundan sekiz asker, iki görevle Kursk'a gönderildi: birincisi, ağaç hattı boyunca Ukrayna mevzilerinin kontrolünü sağlamak; diğeri ise bir Kuzey Koreliyi esir almaktı.
İçeri giren 24 yaşındaki Dmytro, 20 metre uzaklıktaki Kuzey Kore birlikleriyle görsel temas kurdu ve ateş etti.
Sonraki sekiz saat boyunca, karla uyum sağlamak için beyaz kamuflaj giyen Kuzey Korelilerin karşılık vermeyi bırakmadıklarını söyledi.
Ukraynalılar, Korece emir veren belirgin bir ses duyabiliyorlardı, “Tonu zaman zaman daha da çaresizleşiyordu” dediler. Sadece bir kez, "Dur! Gitme!" diye bağıran bir Rus sesi duydular.
Savaşa katılan askerler, daha önce Kursk'ta başka Ukrayna mevzilerini ele geçiren Kuzey Kore birliklerinin, mevzideki 9 Ukraynalı özel kuvvet askeri ve dört piyadenin direnişi karşısında şaşkın göründüklerini söyledi. Ancak Kuzey Koreliler de şiddetli ve saldırgan bir şekilde savaşarak gelişmiş savaş taktikleri sergilediler.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pBL_OUjAtE-KJTcbttWjKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukraynalı askerler Vitalii ve Volodymyr, sonunda yakalayabileceklerine inandıkları bir askeri tespit ettiler. Onu vurup yaraladılar, sonra Vitalii onu Ukrayna mevzisine sürükledi, burada bir sağlık görevlisi onu stabilize etti. Dört saat boyunca onu hayatta tuttular, ilk Kuzey Koreli savaş esirleri olmasını umdular.
Ancak Ukraynalılar o günün ilerleyen saatlerinde geri çekilirken, Kuzey Koreliler tekrar saldırdı. İnsansız hava araçları, top mermileri ve silah ateşi altında kaotik bir geri çekilme sırasında, esirleri ve Ukraynalı askerlerden biri öldürüldü. 
Askerler, cesedin yerli ve yabancı yetkililer tarafından ilgiyle incelendiğini belirterek, hem İngiliz hem de Güney Koreli yetkililerin, Kuzey Kore'nin savaş alanındaki varlığına dair DNA kanıtı bulmak için cesetten örnek aldığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HcePFrkMtUWPlNlwOvgvnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Savaşa katılan özel kuvvetler grubunun komutanı 30 yaşındaki Viktor, gruplarının o zamandan beri doğrudan Kuzey Kore askerleriyle karşılaşmadığını ancak savaş alanına nasıl "uyum sağladıklarını" görebildiklerini söyledi.
Viktor, "Daha akıllı olmaya çalışıyorlar, bir noktada koyun sürüsü gibi olmaya çalışmıyorlar" dedi.
Kuzey Kore belgelerinin ayrı bir bölümü, birliklerin savaş deneyimlerini ayrıntılı olarak kaydettiğini ve savaş alanındaki deneyimlerini yeni teknolojileri daha iyi anlamak için kullandıklarını gösteriyor. Ukrayna, Pyongyang'ın bu fırsatı Batı ile olası gelecekteki çatışmalar için pratik savaş alanı deneyimi kazanma şansı olarak değerlendirdiği konusunda uyardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EBpjfRdpOEuyKeuuwdH1zg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Belgelerden birinde, "Gerçek zamanlı keşif ve insansız hava aracı saldırılarının gerçekleştirildiği modern savaşta, muharebe ekiplerinin iki veya üç kişilik daha küçük birimlere dağıtılmaması, düşman insansız hava araçları ve topçularından önemli kayıplara yol açabilir" ifadeleri yer alıyor.
Belgeler ayrıca bazı Kuzey Kore birliklerinin davranışlarını eleştirel bir şekilde anlatarak, teslim olmaya çalışan bazı Ukraynalı askerleri öldürdüklerini, bunun Ukraynalıları kızdıran ve nihayetinde "savaşı uzatan" bir taktik olduğunu ortaya koydu.
Belgelerde, bazı Kuzey Kore birliklerinin, düşman saldırıları riskine rağmen yaralı askerlerini kurtarmak için defalarca koştukları ve daha fazla can kaybına neden oldukları belirtildi.
Ayrıca bazı Kuzey Kore askerlerinin "düşman kaleleri, insansız hava aracı fırlatma üsleri veya topçu mevzileri gibi kritik bilgilerin kendilerine verilmemesi ve bu nedenle savaş alanına hazırlıksız girmeleri" nedeniyle zorluk yaşadıkları belirtiliyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;den geriye enkaz kaldı! Cibaliye Mülteci Kampı görüntülendi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israilden-geriye-enkaz-kaldi-cibaliye-multeci-kampi-goeruntulendi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israilden-geriye-enkaz-kaldi-cibaliye-multeci-kampi-goeruntulendi</guid>
<description><![CDATA[ Gazze’de İsrail ile Hamas arasında ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Reuters’ın drone ile çektiği görüntüler, Cibaliye Mülteci Kampındaki büyük yıkımı gözler önüne serdi. Yerle bir olmuş binalar arasında yürüyen Filistinliler, İsrail’in 15 aylık bombardımanları sonucu enkaz haline gelen mahallelerine dönüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ANj26iiPeUudKDMpgbCaPg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailden, geriye, enkaz, kaldı, Cibaliye, Mülteci, Kampı, görüntülendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ANj26iiPeUudKDMpgbCaPg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'den geriye enkaz kaldı! Cibaliye Mülteci Kampı görüntülendi"><p>Gazze’de İsrail ile Hamas arasında ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Reuters’ın drone ile çektiği görüntüler, Cibaliye Mülteci Kampındaki büyük yıkımı gözler önüne serdi. Yerle bir olmuş binalar arasında yürüyen Filistinliler, İsrail’in 15 aylık bombardımanları sonucu enkaz haline gelen mahallelerine dönüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Joe Biden hafızalara gaflarıyla kazındı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/joe-biden-hafizalara-gaflariyla-kazindi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/joe-biden-hafizalara-gaflariyla-kazindi</guid>
<description><![CDATA[ Bazen ülkeleri karıştırdı bazen de isimleri... Joe Biden&#039;ın başkanlığı peş peşe yaptığı gaflarıyla da hafızalara kazındı. Biden&#039;ın başkanlık koltuğunda geçirdiği dört yılda akılda kalanlar... ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IXJVGiFeA0uotJn5rZTSuA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Joe, Biden, hafızalara, gaflarıyla, kazındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IXJVGiFeA0uotJn5rZTSuA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Joe Biden hafızalara gaflarıyla kazındı"><p>Bazen ülkeleri karıştırdı bazen de isimleri... Joe Biden'ın başkanlığı peş peşe yaptığı gaflarıyla da hafızalara kazındı. Biden'ın başkanlık koltuğunda geçirdiği dört yılda akılda kalanlar...</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünya Hamas&amp;apos;ı konuşuyor: &amp;quot;Tünellerden çıktı, kontrolü sağladı&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/dunya-hamasi-konusuyor-tunellerden-cikti-kontrolu-sagladi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/dunya-hamasi-konusuyor-tunellerden-cikti-kontrolu-sagladi</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de ateşkes anlaşması, dünden itibaren yürürlüğe girdi. Anlaşma kapsamında üç İsrailli rehine Filistinli mahkumlar karşılığında serbest bırakıldı. Dikkat çeken ayrıntı, İsrail&#039;in 15 ay süren saldırılarına rağmen onlarca Hamas üyesinin, ellerinde silahlarla, adeta gövde gösterisi yapması oldu. Bu görüntü, İsrail&#039;de büyük yankı uyandırdı. Hamas&#039;ın medya organları da binlerce Hamas polisinin güvenliği ve düzeni sağlamak üzere sokaklara konuşlandırıldıklarını duyurdu. İsrail basını, Hamas&#039;ın tünellerden çıkarak Gazze&#039;de kontrolü yeniden sağladığını yazdı, &quot;Hamas nasıl yok edilemedi?&quot; sorusuna yanıt aradı.Ateşkes yürürlüğe girdi. Maskeli Hamas üyeleri araçlarla Gazze sokaklarında tur atmaya başladı.
Üç İsrailli rehinenin teslimi sırasında bölgede çok sayıda bulunan Hamas üyeleri dikkat çekti.İsrail ve ABD basını Hamas&#039;ın gövde gösterisi yaptığı yorumunu yaptı.
Amerikan New York Times gazetesi Hamas&#039;ın 15 ay süren savaşta ağır kayıplar vermesine rağmen Gazze&#039;de hala hakim güç olduğunu kanıtladığını yazdı.
Hamas&#039;ın Gazze&#039;nin geleceğinin bir parçası olması gerektiği mesajını da iletmeye çalıştığı belirtildi.Hamas&#039;ın medya organları da binlerce Hamas polisinin güvenliği ve düzeni sağlamak üzere sokaklara konuşlandırıldıklarını duyurdu.
Bakanlıkların ve kurumların savaş sonrası hayatın normale dönmesi için çalışmaya başladıkları vurgulandı.
Peki Hamas, 15 ay boyunca İsrail&#039;in karadan ve havadan yoğun saldırılarına karşın nasıl ayakta kalabildi?İsrail&#039;de yayınlanan Jerusalem Post gazetesi, bu konuyla ilgili analizinde, &quot;Hamas tünellerden çıkarak Gazze&#039;de kontrolü hiçbir zaman kaybetmediğini gösterdi&quot; başlığını kullandı.
Gazete, Hamas&#039;ın Gazze&#039;de yerel medya, hastane ve okullar dahil hayatın her alanını hakimiyeti altında tuttuğunu ve bunun sayesinde kendini savaşın galibi olarak gösterebildiğini yazdı.Jerusalem Post gazetesi, Hamas&#039;ın kaybettiği üyelerinin yerine yenilerinin aldığını ve komuta kontrol yapısını koruyabildiğini belirtti.
Haberde, İsrail&#039;in Hamas üyelerinin saklandığı Gazze&#039;deki tünneleri tam olarak yok edemediğine dikkat çekildi.
Hamas, Gazze&#039;nin genç nüfusu arasından kendine yeni üyeler bulmakta zorlanmadığının altı çizildi.Amerikan New York Times gazetesi, Hamas&#039;ın Gazze&#039;yi hala kontrol altında tutmasına karşın geleceğinin belirsiz olduğu değerlendirmesine yer verdi.İsrail&#039;in Hamas&#039;ı yok etme hedefini bırakmadığı ve bazı rehinelerin serbest kalmasının ardından savaşı yeniden başlatabileceği vurgulandı.İsrail&#039;de yayımlanan Haarezt gazetesi bu noktada serbest bırakılan rehinelerin anlatacaklarının kilit önem taşıdığını yazdı.
Bu rehinelerin yaşadıklarını anlatmalarıyla İsrail kamouyunda tüm rehinelerin kurtarılması için yoğun baskı oluşabileceği, ateşkesin diğer aşamalarının bozulmadan yürütülmesinin oluşacak bu baskıya bağlı olduğu belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oH0EPxmsTU6Zwyg8rIYMsQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, Haması, konuşuyor:, Tünellerden, çıktı, kontrolü, sağladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oH0EPxmsTU6Zwyg8rIYMsQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünya Hamas'ı konuşuyor: " t kontrol sa><p>Gazze'de ateşkes anlaşması, dünden itibaren yürürlüğe girdi. Anlaşma kapsamında üç İsrailli rehine Filistinli mahkumlar karşılığında serbest bırakıldı. Dikkat çeken ayrıntı, İsrail'in 15 ay süren saldırılarına rağmen onlarca Hamas üyesinin, ellerinde silahlarla, adeta gövde gösterisi yapması oldu. Bu görüntü, İsrail'de büyük yankı uyandırdı. Hamas'ın medya organları da binlerce Hamas polisinin güvenliği ve düzeni sağlamak üzere sokaklara konuşlandırıldıklarını duyurdu. İsrail basını, Hamas'ın tünellerden çıkarak Gazze'de kontrolü yeniden sağladığını yazdı, "Hamas nasıl yok edilemedi?" sorusuna yanıt aradı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k9KmAw_mNkOcmvNP-YJu4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkes yürürlüğe girdi. Maskeli Hamas üyeleri araçlarla Gazze sokaklarında tur atmaya başladı.
Üç İsrailli rehinenin teslimi sırasında bölgede çok sayıda bulunan Hamas üyeleri dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BCZ210Lyp0epBMb1BxvVbQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ve ABD basını Hamas'ın gövde gösterisi yaptığı yorumunu yaptı.
Amerikan New York Times gazetesi Hamas'ın 15 ay süren savaşta ağır kayıplar vermesine rağmen Gazze'de hala hakim güç olduğunu kanıtladığını yazdı.
Hamas'ın Gazze'nin geleceğinin bir parçası olması gerektiği mesajını da iletmeye çalıştığı belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eTRQkCJhcEKsGFW6WUjccw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas'ın medya organları da binlerce Hamas polisinin güvenliği ve düzeni sağlamak üzere sokaklara konuşlandırıldıklarını duyurdu.
Bakanlıkların ve kurumların savaş sonrası hayatın normale dönmesi için çalışmaya başladıkları vurgulandı.
Peki Hamas, 15 ay boyunca İsrail'in karadan ve havadan yoğun saldırılarına karşın nasıl ayakta kalabildi?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/swD2SS_5DkugIhhV069d3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'de yayınlanan Jerusalem Post gazetesi, bu konuyla ilgili analizinde, "Hamas tünellerden çıkarak Gazze'de kontrolü hiçbir zaman kaybetmediğini gösterdi" başlığını kullandı.
Gazete, Hamas'ın Gazze'de yerel medya, hastane ve okullar dahil hayatın her alanını hakimiyeti altında tuttuğunu ve bunun sayesinde kendini savaşın galibi olarak gösterebildiğini yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BhScTIG_FkiZUe6jx12v9Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jerusalem Post gazetesi, Hamas'ın kaybettiği üyelerinin yerine yenilerinin aldığını ve komuta kontrol yapısını koruyabildiğini belirtti.
Haberde, İsrail'in Hamas üyelerinin saklandığı Gazze'deki tünneleri tam olarak yok edemediğine dikkat çekildi.
Hamas, Gazze'nin genç nüfusu arasından kendine yeni üyeler bulmakta zorlanmadığının altı çizildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aPggQROJkk6QRPODISt67w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan New York Times gazetesi, Hamas'ın Gazze'yi hala kontrol altında tutmasına karşın geleceğinin belirsiz olduğu değerlendirmesine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IaYAhWm6fkad-fvYYAjRAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'in Hamas'ı yok etme hedefini bırakmadığı ve bazı rehinelerin serbest kalmasının ardından savaşı yeniden başlatabileceği vurgulandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kT1MD0NP-02t_MTKDM1jOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'de yayımlanan Haarezt gazetesi bu noktada serbest bırakılan rehinelerin anlatacaklarının kilit önem taşıdığını yazdı.
Bu rehinelerin yaşadıklarını anlatmalarıyla İsrail kamouyunda tüm rehinelerin kurtarılması için yoğun baskı oluşabileceği, ateşkesin diğer aşamalarının bozulmadan yürütülmesinin oluşacak bu baskıya bağlı olduğu belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zxtdUg1sOEyYpqanC061hg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meyve bahçelerinden molozlara: Gazze’nin kuzeyine dönüş | “Kalbimi evde bıraktım”</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/meyve-bahcelerinden-molozlara-gazzenin-kuzeyine-doenus-kalbimi-evde-biraktim</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/meyve-bahcelerinden-molozlara-gazzenin-kuzeyine-doenus-kalbimi-evde-biraktim</guid>
<description><![CDATA[ Gazze’de ateşkesin sağlanmasının ardından yerinden edilen Filisinliler kuzeydeki evlerine dönmeye başladı. İsrail’in 15 ayda yarattığı yıkım sonucu bölge enkaza dönerken, çok sayıda meyve bahçesi moloz yığınlarıyla kaplandı. Ancak Filistinliler umutlarını yitirmedi. Gazzeliler, aylar sonra eve dönmenin hissettirdiklerini anlattı...İsrail ile Hamas arasında uzun zamandır beklenen ateşkes dün başladı.
İngiliz The Guardian gazetesi, Gazze&#039;nin kuzeyindeki Beyt Hanun&#039;u en son 7 Ekim 2023&#039;teki İsrail saldırıları başlamadan üç gün önce ziyaret etmişti. O zaman bölgedeki çok sayıda meyve bahçesi guava ve sezonun son narlarıyla doluydu.
15 ay sonra Beyt Hanun&#039;dan geriye kalan tek şey beyaz molozların üzerinde yükselen siyah dumanlar oldu.
Yine de bunca ölüm, acı ve yıkımın ortasında ateşkesin, Gazze halkının yaşadığı kabusların nihayet sona erdirmesi bekleniyor.
GAZZE&#039;DEKİ YIKIMIN DRON GÖRÜNTÜLERİ“Kalbimi evde, kuzeyde bıraktım. Her gün kalbime &#039;Eve döneceğim&#039; diye fısıldıyordum” diyen Gazzeli öğretmen Asma Mustafa, şu anda iki kızıyla birlikte Nuseyrat mülteci kampında yaşıyor.
38 yaşındaki kadın, “Her şeyimi kaybettim; arabamı, evimi, işimi, paramı. İyi beslenemiyorum, iyi uyuyamıyorum, temiz su içemiyorum, yiyecek bulmakta zorlanıyorum... Hayatta kaldığıma inanamıyorum. Kendimi Filistin tarihine bir satır yazmış gibi hissediyorum” diye konuştu.
Mustafa, bir çadırda yaşadığı günleri saymış: Çocuklarıyla birlikte beşinci kez İsrail kara birliklerinden kaçarak Gazze&#039;nin merkezindeki Nuseyrat&#039;a 115 gün önce ulaşmışlar.Mustafa&#039;nın hikayesi Gazze Şeridi boyunca defalarca tekrarlandı.
2,3 milyonluk nüfusun yüzde 90&#039;ı evlerinden oldu ve İsrail saldırılarında yaklaşık 47 bin Filistin kişi öldürüldü.
Açlık, kalacak yer yetersizliği ve sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle ölenler henüz resmi rakamlara dahil edilmedi.İsrail&#039;in ateşkes sonrası Gazze Şeridi&#039;ne düzenlediği hava saldırıları nedeniyle sonraki birkaç saat içinde en az 19 kişi hayatını kaybetti.
Daha sonra anlaşmanın yürürlüğe girdiği açıklandı.
Ardından 28 yaşındaki Damari, 24 yaşındaki Romi Gonen ve 31 yaşındaki Doron Steinbrecher&#039;in serbest bırakılacak ilk rehineler olarak isimlerinin yer aldığı liste teslim edildi.Ateşkesin uygulanmasındaki gecikmeden habersiz olan Gazze&#039;deki bazı insanlar dün erken saatlerde kutlamalara başladı.
Bölge sakinleri, erkek, kadın ve çocukların ağlayıp şarkı söylediğini, şeker dağıttığını ve harap olmuş evlerine dönmek için eşyalarını toplamaya başladığını söyledi.
Öğleden sonra, ateşkes resmen başladıktan sonra şeritte coşku hakimdi.Merkezdeki Deyr el-Belah kasabasında bulunan El Aksa Şehitleri hastanesi çalışanları, kutlamalara katılmak için dışarı çıktı.
Tesisin 10 saatten fazla süredir tek bir yaralı kabul etmediğini söylediler. Bu, savaşın başlamasından bu yana yaralı kabul edilmeyen en uzun süre.Gece çökerken Doğu Kudüs ve Batı Şeria da kutlamalara hazırlanıyordu.
Üç rehine karşılığında İsrail hapishanelerinden salıverilecek 90 kadın ve çocuğun aileleri Ramallah&#039;ta onları karşılamak için heyecanla toplandı.Evi yıkılan ve ailesiyle birlikte geçen aralıktan beri çadırda yaşayan Deyr el-Belahlı muhasebeci 34 yaşındaki Nasser Qudeimat, şunları söyledi: “Çok fazla şey hissediyorum. Artık geceleri çocuklarımı nasıl güvende tutacağım konusunda endişelenmeme gerek kalmadığı için çok mutluyum... Ama şimdi onlara nasıl bir hayat verebileceğimi bilmiyorum”Ateşkes anlaşmasının birinci aşaması, Gazze Şeridi&#039;ne insani yardımların kapsamlı şekilde ulaşmasının yanı sıra yerinden edilen Filistinlilerin bölgelerine geri dönebilmelerini içeriyor.
İkinci ve üçüncü aşamaların detayları ise birinci aşamanın tamamlanmasıyla açıklanacak.
Üç aşamalı karmaşık anlaşmanın, altı haftalık ilk aşamadan sonra uluslararası arabulucuların savaşa kalıcı bir ateşkes getirmesine yetecek kadar uzun süre devam edip etmeyeceği henüz belli değil. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T7ujxs9vdEGoMZ1YC5-eqA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Meyve, bahçelerinden, molozlara:, Gazze’nin, kuzeyine, dönüş, “Kalbimi, evde, bıraktım”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T7ujxs9vdEGoMZ1YC5-eqA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Meyve bahçelerinden molozlara: Gazze’nin kuzeyine dönüş | “Kalbimi evde bıraktım”"><p>Gazze’de ateşkesin sağlanmasının ardından yerinden edilen Filisinliler kuzeydeki evlerine dönmeye başladı. İsrail’in 15 ayda yarattığı yıkım sonucu bölge enkaza dönerken, çok sayıda meyve bahçesi moloz yığınlarıyla kaplandı. Ancak Filistinliler umutlarını yitirmedi. Gazzeliler, aylar sonra eve dönmenin hissettirdiklerini anlattı...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6I82Ab0KM0221BphmhB-Hg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ile Hamas arasında uzun zamandır beklenen ateşkes dün başladı.
İngiliz The Guardian gazetesi, Gazze'nin kuzeyindeki Beyt Hanun'u en son 7 Ekim 2023'teki İsrail saldırıları başlamadan üç gün önce ziyaret etmişti. O zaman bölgedeki çok sayıda meyve bahçesi guava ve sezonun son narlarıyla doluydu.
15 ay sonra Beyt Hanun'dan geriye kalan tek şey beyaz molozların üzerinde yükselen siyah dumanlar oldu.
Yine de bunca ölüm, acı ve yıkımın ortasında ateşkesin, Gazze halkının yaşadığı kabusların nihayet sona erdirmesi bekleniyor.
GAZZE'DEKİ YIKIMIN DRON GÖRÜNTÜLERİ</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/N40MEj4TU0CmR0Y9vJ0L8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>“Kalbimi evde, kuzeyde bıraktım. Her gün kalbime 'Eve döneceğim' diye fısıldıyordum” diyen Gazzeli öğretmen Asma Mustafa, şu anda iki kızıyla birlikte Nuseyrat mülteci kampında yaşıyor.
38 yaşındaki kadın, “Her şeyimi kaybettim; arabamı, evimi, işimi, paramı. İyi beslenemiyorum, iyi uyuyamıyorum, temiz su içemiyorum, yiyecek bulmakta zorlanıyorum... Hayatta kaldığıma inanamıyorum. Kendimi Filistin tarihine bir satır yazmış gibi hissediyorum” diye konuştu.
Mustafa, bir çadırda yaşadığı günleri saymış: Çocuklarıyla birlikte beşinci kez İsrail kara birliklerinden kaçarak Gazze'nin merkezindeki Nuseyrat'a 115 gün önce ulaşmışlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-m_Pk3U4OEmBvhsYNUtoTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mustafa'nın hikayesi Gazze Şeridi boyunca defalarca tekrarlandı.
2,3 milyonluk nüfusun yüzde 90'ı evlerinden oldu ve İsrail saldırılarında yaklaşık 47 bin Filistin kişi öldürüldü.
Açlık, kalacak yer yetersizliği ve sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle ölenler henüz resmi rakamlara dahil edilmedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IcXc6H2uvkqKsi3U2sX3iA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'in ateşkes sonrası Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırıları nedeniyle sonraki birkaç saat içinde en az 19 kişi hayatını kaybetti.
Daha sonra anlaşmanın yürürlüğe girdiği açıklandı.
Ardından 28 yaşındaki Damari, 24 yaşındaki Romi Gonen ve 31 yaşındaki Doron Steinbrecher'in serbest bırakılacak ilk rehineler olarak isimlerinin yer aldığı liste teslim edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QWNE5T37FUKv7IQy7-txcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkesin uygulanmasındaki gecikmeden habersiz olan Gazze'deki bazı insanlar dün erken saatlerde kutlamalara başladı.
Bölge sakinleri, erkek, kadın ve çocukların ağlayıp şarkı söylediğini, şeker dağıttığını ve harap olmuş evlerine dönmek için eşyalarını toplamaya başladığını söyledi.
Öğleden sonra, ateşkes resmen başladıktan sonra şeritte coşku hakimdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NSKNMeDPqkua8KeMmSqi5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Merkezdeki Deyr el-Belah kasabasında bulunan El Aksa Şehitleri hastanesi çalışanları, kutlamalara katılmak için dışarı çıktı.
Tesisin 10 saatten fazla süredir tek bir yaralı kabul etmediğini söylediler. Bu, savaşın başlamasından bu yana yaralı kabul edilmeyen en uzun süre.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b3t-CBwhEU20smhCMpDtsA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gece çökerken Doğu Kudüs ve Batı Şeria da kutlamalara hazırlanıyordu.
Üç rehine karşılığında İsrail hapishanelerinden salıverilecek 90 kadın ve çocuğun aileleri Ramallah'ta onları karşılamak için heyecanla toplandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OKTFR2wcWkyul9Cs1-hkpg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Evi yıkılan ve ailesiyle birlikte geçen aralıktan beri çadırda yaşayan Deyr el-Belahlı muhasebeci 34 yaşındaki Nasser Qudeimat, şunları söyledi: “Çok fazla şey hissediyorum. Artık geceleri çocuklarımı nasıl güvende tutacağım konusunda endişelenmeme gerek kalmadığı için çok mutluyum... Ama şimdi onlara nasıl bir hayat verebileceğimi bilmiyorum”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SzaBcbK2bEWWthTIM17fZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkes anlaşmasının birinci aşaması, Gazze Şeridi'ne insani yardımların kapsamlı şekilde ulaşmasının yanı sıra yerinden edilen Filistinlilerin bölgelerine geri dönebilmelerini içeriyor.
İkinci ve üçüncü aşamaların detayları ise birinci aşamanın tamamlanmasıyla açıklanacak.
Üç aşamalı karmaşık anlaşmanın, altı haftalık ilk aşamadan sonra uluslararası arabulucuların savaşa kalıcı bir ateşkes getirmesine yetecek kadar uzun süre devam edip etmeyeceği henüz belli değil.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kC-Yg7XYnkmWm0neYqZLlQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>First Lady&amp;apos;yi giydirmek: Melania Trump&amp;apos;ın kıyafetleri ne anlatıyor?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/first-ladyyi-giydirmek-melania-trumpin-kiyafetleri-ne-anlatiyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/first-ladyyi-giydirmek-melania-trumpin-kiyafetleri-ne-anlatiyor</guid>
<description><![CDATA[ Amerikan başkanının eşi olmak, tarih boyunca bazı sorumlulukları ve meraklı gözleri beraberinde getirdi. First Lady&#039;ler için moda, bireysel olarak arkasında durdukları değerleri gösteren önemli bir iletişim aracı oldu. Michelle Obama, kıyafetleri moda dünyasında çeşitliliği desteklemek için bir araç olarak kullanırken, son başkan Joe Biden&#039;ın eşi Jill Biden, daha geleneksel bir duruş benimsedi. Yakında First Lady olarak görevine geri dönecek olan Melania Trump&#039;ın ise giydikleriyle bu kez hangi hikayeyi anlatacağı belirsizliğini koruyor. Kocasının ilk döneminde, birkaç istisna dışında, gardırop seçimlerinde pek fazla hikaye derinliği yoktu: Amerikan moda devlerinin ise Trump ile çalışıp çalışmayacağı merak konusu.Amerika Birleşik Devletleri&#039;nde First Lady&#039;ler için moda, uzun yıllardır bireysel olarak neyi temsil ettiklerini gösteren önemli bir iletişim aracı oldu.Tek bir fotoğrafla bir tasarımcının kariyerini değiştirebilen Michelle Obama, kıyafetleri moda dünyasında çeşitliliği desteklemek için bir araç olarak kullandı.
Eski Başkan Barack Obama&#039;nın döneminde, Jason Wu, Fe Noel, Jonathan Simkhai, Pyer Moss ve Isabel Toledo (Küba asıllı Amerikalı tasarımcı, Obama&#039;nın 2009&#039;daki yemin töreni elbisesini tasarladıktan sonra herkesin bildiği bir isim haline geldi) gibi gelecek vaat eden yeteneklerin görünümlerini giydi.Doktor Jill Biden son dört yılda daha geleneksel markalara yönelmiş olsa da (Oscar de la Renta, Tom Ford ve Ralph Lauren bunlardan birkaçı) sembolizm, zaman zaman kıyafetlerine tam anlamıyla işlendi.2021&#039;de kocasının yemin töreni sırasında Biden, ABD&#039;nin her eyaletinden ve bölgesinden federal çiçeklerle işlenmiş özel bir Gabriela Hearst elbisesi giydi.Yakında First Lady olarak görevine geri dönecek olan Melania Trump, henüz giyim tarzıyla hikaye anlatma konusunda aynı yolu izlemedi.
Başkan seçilen Donald Trump&#039;ın ilk döneminde, Slovenya doğumlu eski model, Louboutin stilettoları ve özel dikim Christian Dior takımlarıyla heykel gibi görünüyordu.Birkaç istisna dışında, gardırop seçimlerinde pek fazla hikaye derinliği yoktu.
ABD-Meksika sınırındaki bir göçmen çocuk sığınma evini ziyaret etmek için giydiği &quot;Gerçekten Umurumda Değil, Ya Senin?&quot; yazılı ceketi büyük tartışmaları tetikledi.First Lady&#039;yi giydirmek, çoğu Amerikan markasının ancak hayalini kurabileceği, kariyer tanımlayan bir başarı.
Sekiz yıl sonra moda endüstrisi Melania Trump hakkında ne düşünüyor sorusu ise henüz cevapsız.Tarih boyunca, First Lady&#039;ler kıyafet seçimleriyle herkesi memnun etmek için mücadele etti.
Her biri en az bir First Lady giydirmiş olan birkaç üst düzey Amerikalı tasarımcı, Trump ile çalışmaya açık olup olmadıkları üzerine yorum yapmayı reddediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/52QiFn9pGU6Al7LZ-X9Lmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>First, Ladyyi, giydirmek:, Melania, Trumpın, kıyafetleri, anlatıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/52QiFn9pGU6Al7LZ-X9Lmw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="First Lady'yi giydirmek: Melania Trump'ın kıyafetleri ne anlatıyor?"><p>Amerikan başkanının eşi olmak, tarih boyunca bazı sorumlulukları ve meraklı gözleri beraberinde getirdi. First Lady'ler için moda, bireysel olarak arkasında durdukları değerleri gösteren önemli bir iletişim aracı oldu. Michelle Obama, kıyafetleri moda dünyasında çeşitliliği desteklemek için bir araç olarak kullanırken, son başkan Joe Biden'ın eşi Jill Biden, daha geleneksel bir duruş benimsedi. Yakında First Lady olarak görevine geri dönecek olan Melania Trump'ın ise giydikleriyle bu kez hangi hikayeyi anlatacağı belirsizliğini koruyor. Kocasının ilk döneminde, birkaç istisna dışında, gardırop seçimlerinde pek fazla hikaye derinliği yoktu: Amerikan moda devlerinin ise Trump ile çalışıp çalışmayacağı merak konusu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ikngULXvw0-EO8DBnJJHgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerika Birleşik Devletleri'nde First Lady'ler için moda, uzun yıllardır bireysel olarak neyi temsil ettiklerini gösteren önemli bir iletişim aracı oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fCLw4CFMDkCGwAexKxuUiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tek bir fotoğrafla bir tasarımcının kariyerini değiştirebilen Michelle Obama, kıyafetleri moda dünyasında çeşitliliği desteklemek için bir araç olarak kullandı.
Eski Başkan Barack Obama'nın döneminde, Jason Wu, Fe Noel, Jonathan Simkhai, Pyer Moss ve Isabel Toledo (Küba asıllı Amerikalı tasarımcı, Obama'nın 2009'daki yemin töreni elbisesini tasarladıktan sonra herkesin bildiği bir isim haline geldi) gibi gelecek vaat eden yeteneklerin görünümlerini giydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KL5YyrWkhUyJBhM3e4-oVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Doktor Jill Biden son dört yılda daha geleneksel markalara yönelmiş olsa da (Oscar de la Renta, Tom Ford ve Ralph Lauren bunlardan birkaçı) sembolizm, zaman zaman kıyafetlerine tam anlamıyla işlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mEGxnUTA_U-pPGXlyHLSWw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2021'de kocasının yemin töreni sırasında Biden, ABD'nin her eyaletinden ve bölgesinden federal çiçeklerle işlenmiş özel bir Gabriela Hearst elbisesi giydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KobcNlNUzEODxSy-TngkxA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yakında First Lady olarak görevine geri dönecek olan Melania Trump, henüz giyim tarzıyla hikaye anlatma konusunda aynı yolu izlemedi.
Başkan seçilen Donald Trump'ın ilk döneminde, Slovenya doğumlu eski model, Louboutin stilettoları ve özel dikim Christian Dior takımlarıyla heykel gibi görünüyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LjS9ou9J9USzFc4CJtsn_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birkaç istisna dışında, gardırop seçimlerinde pek fazla hikaye derinliği yoktu.
ABD-Meksika sınırındaki bir göçmen çocuk sığınma evini ziyaret etmek için giydiği "Gerçekten Umurumda Değil, Ya Senin?" yazılı ceketi büyük tartışmaları tetikledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QR0cp-J3aUC-uESoCMiG5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>First Lady'yi giydirmek, çoğu Amerikan markasının ancak hayalini kurabileceği, kariyer tanımlayan bir başarı.
Sekiz yıl sonra moda endüstrisi Melania Trump hakkında ne düşünüyor sorusu ise henüz cevapsız.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i_M70CqyiUyqFwdiDZBJgw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tarih boyunca, First Lady'ler kıyafet seçimleriyle herkesi memnun etmek için mücadele etti.
Her biri en az bir First Lady giydirmiş olan birkaç üst düzey Amerikalı tasarımcı, Trump ile çalışmaya açık olup olmadıkları üzerine yorum yapmayı reddediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CNi6PRE6xUOhcqlqP5jH3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MMejZl4BFESXYLa8N8CoMw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rcnoR4FMbE260t-ZJn3D4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD harcamaları dünyanın en zengin insanına emanet: Yeni hükümette Musk neler yapacak?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abd-harcamalari-dunyanin-en-zengin-insanina-emanet-yeni-hukumette-musk-neler-yapacak</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abd-harcamalari-dunyanin-en-zengin-insanina-emanet-yeni-hukumette-musk-neler-yapacak</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump,  hükümetinde dünyanın en zengin insanı Elon Musk&#039;a da kritik bir görev verdi. Elon Musk, hükümet harcamalarındaki aşırılığı ortadan kaldırmak için çalışacak.ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump, hükümet harcamalarındaki aşırılığı ortadan kaldırmak amacıyla dünyaca ünlü iş insanı Elon Musk’ı kritik bir görevle görevlendirdi.Musk, yeni kurulan &quot;Hükümet Verimliliği Bakanlığı&quot;nı yönetecek ve hükümetin daha verimli, bürokrasiden arındırılmış bir şekilde çalışması için çalışacak.Bakanlık, hükümetin iç işleyişini yeniden düzenlemeyi ve federal kurumlarda personel azaltmayı hedefliyor.
Elon Musk’a, aynı zamanda biyoteknoloji girişimcisi ve milyarder iş insanı 39 yaşındaki Vivek Ramaswamy de eşlik edecek.Ancak, hükümetin bu yeni girişiminin nasıl finanse edileceği veya tam olarak nasıl uygulanacağı henüz netleşmedi.
Yine de, Musk’ın “DOGE” adıyla bilinen kripto para birimi ve girişimcilik kariyerinde sağladığı verimlilik, bu projede de önemli bir rol oynayabilir.
Trump yönetimi, daha verimli bir hükümet yapısı için adımlar atmayı ve federal harcamaları azaltmayı amaçlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eA4XNT6AokSgeRF8prHhdg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABD, harcamaları, dünyanın, zengin, insanına, emanet:, Yeni, hükümette, Musk, neler, yapacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eA4XNT6AokSgeRF8prHhdg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD harcamaları dünyanın en zengin insanına emanet: Yeni hükümette Musk neler yapacak?"><p>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump,  hükümetinde dünyanın en zengin insanı Elon Musk'a da kritik bir görev verdi. Elon Musk, hükümet harcamalarındaki aşırılığı ortadan kaldırmak için çalışacak.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dO9_I9P3ik69enaO_ZnzKQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, hükümet harcamalarındaki aşırılığı ortadan kaldırmak amacıyla dünyaca ünlü iş insanı Elon Musk’ı kritik bir görevle görevlendirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3vjaTgd7ekKRJARVEL9jjQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Musk, yeni kurulan "Hükümet Verimliliği Bakanlığı"nı yönetecek ve hükümetin daha verimli, bürokrasiden arındırılmış bir şekilde çalışması için çalışacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DK5RkyiSCEWpFAG9Ol6eXQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bakanlık, hükümetin iç işleyişini yeniden düzenlemeyi ve federal kurumlarda personel azaltmayı hedefliyor.
Elon Musk’a, aynı zamanda biyoteknoloji girişimcisi ve milyarder iş insanı 39 yaşındaki Vivek Ramaswamy de eşlik edecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J97l1NqtqUKCHjuo7JuARQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak, hükümetin bu yeni girişiminin nasıl finanse edileceği veya tam olarak nasıl uygulanacağı henüz netleşmedi.
Yine de, Musk’ın “DOGE” adıyla bilinen kripto para birimi ve girişimcilik kariyerinde sağladığı verimlilik, bu projede de önemli bir rol oynayabilir.
Trump yönetimi, daha verimli bir hükümet yapısı için adımlar atmayı ve federal harcamaları azaltmayı amaçlıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sırbistan’da huzurevi kundaklandı: 8 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/sirbistanda-huzurevi-kundaklandi-8-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/sirbistanda-huzurevi-kundaklandi-8-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Sırbistan&#039;da bir huzurevi kundaklandı. Kundaklama sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin ise yaralandığı bildirildi.Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a bağlı Barajevo’da yer alan bir huzurevinde yerel saatle 03.30 sıralarında yangın çıktı.Yangında 8 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin ise yaralandığı belirtildi.Acil Durumlar İdaresi Başkanı Luka Causevic yaptığı açıklamada, 30 kişinin bulunduğu huzurevinde çıkan yangının kısa süre içerisinde söndürüldüğünü söyledi.Causevic, yangında yaralananların hastaneye kaldırıldığını ve bir kadının durumunun ağır olduğunu ifade etti.Savcılık tarafından yapılan açıklamada, yangını huzurevinde yaşayan bir kişinin kasıtlı olarak çıkardığı ve hayatını kaybettiği belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kIpr2tltZkKhPG0F1z2XeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sırbistan’da, huzurevi, kundaklandı:, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kIpr2tltZkKhPG0F1z2XeQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sırbistan’da huzurevi kundaklandı: 8 kişi hayatını kaybetti"><p>Sırbistan'da bir huzurevi kundaklandı. Kundaklama sonucu 8 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin ise yaralandığı bildirildi.</p><p>Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a bağlı Barajevo’da yer alan bir huzurevinde yerel saatle 03.30 sıralarında yangın çıktı.</p><p>Yangında 8 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin ise yaralandığı belirtildi.</p><p>Acil Durumlar İdaresi Başkanı Luka Causevic yaptığı açıklamada, 30 kişinin bulunduğu huzurevinde çıkan yangının kısa süre içerisinde söndürüldüğünü söyledi.</p><p>Causevic, yangında yaralananların hastaneye kaldırıldığını ve bir kadının durumunun ağır olduğunu ifade etti.</p><p>Savcılık tarafından yapılan açıklamada, yangını huzurevinde yaşayan bir kişinin kasıtlı olarak çıkardığı ve hayatını kaybettiği belirtildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Esad rejimi el koymuştu: Binlerce araç sahiplerini bekliyor!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/esad-rejimi-el-koymustu-binlerce-arac-sahiplerini-bekliyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/esad-rejimi-el-koymustu-binlerce-arac-sahiplerini-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Suriye&#039;de vatandaşlarını hapse atarak binlerce aracı bir bölgede toplayan Esad rejimi askerleri, araçları kullanılamayacak hale getirdi. Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte vatandaşların araçlarına bulmasına imkan tanıyan yeni yönetim, evrakların sunulmasıyla araçları sahiplerine teslim etmeye başladı. Binlerce otomobil, pikap, motosiklet ve kamyonetin bulunduğu garaj ise dronla havadan görüntülendi.Suriye&#039;de 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası vatandaşlarına zulmeden Esad rejimi tarafından vatandaşların sivil araçlarına da çeşitli bahanelerle el konulmuştu.Rejimin devrilmesinin ardından özgürlüğüne kavuşan Suriyeli siviller, rejim askerleri tarafından hapse atılan yakınlarının yanı sıra rejimin el koyduğu eşyalarına, mallarına da kavuşuyor.
Yol uygulama noktalarında durdurularak rejim askerleri tarafından el konan araçlar konuldukları garajda sahiplerini bekliyor.Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte vatandaşların araçlarına bulmasına imkan tanıyan yeni yönetim, evrakların sunulmasıyla araçları sahiplerine teslim etmeye başladı.
Binlerce otomobil, pikap, motosiklet ve kamyonetin bulunduğu garaj ise dronla havadan görüntülendi.Kardeşlerinin araçlarını aramak için geldiğini ifade eden Ramazan İbrahim Süleyman, “2013 yılında kontrol noktasında 2 kardeşimi de alıp cezaevine attılar ve araçlarına el koydular Sednaya ve tüm cezaevlerine baktım ama onları bulamadım. Şimdi ise belki araçları bulurum diye araçların toplandığı yere geldim ama araçları da bulamadım. Alıkonulan araçların tüm parçalarını söküp satmışlar. Aracı bulsam dahi araçların tüm parçalarını sökmüşler. Gidip yeni bir araç alsam daha karlıyım” dedi.Alıkonulan araçların tutulduğu garajın kontrolünü sağlayan Abu El Bara, “Buradaki araçların çoğu, kontrol noktasında insanları suçsuz yere alıp cezaevine attıkları kimselerin araçları. Sahiplerini cezaevine atıp araçlarını askeri birliklerde kullanmışlar. Araç sahiplerinin çoğu şehit olmuş, bu nedenle genelde eşi veya kardeşi gelip araçları teslim alıyor. &quot; dedi.Suriye özgürleştikten sonra garajın kapılarını açtıklarını kaydeden Abu El Bara, &quot;Getirilen evrakları kontrol ettikten sonra araçları yakınlarına teslim ediyoruz. Burada nöbet tutan askerler araçlardaki parçaları söküp satıyorlardı” ifadelerine yer verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bI8PkdJfb0iVPDUyDMjrxA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Esad, rejimi, koymuştu:, Binlerce, araç, sahiplerini, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bI8PkdJfb0iVPDUyDMjrxA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Esad rejimi el koymuştu: Binlerce araç sahiplerini bekliyor!"><p>Suriye'de vatandaşlarını hapse atarak binlerce aracı bir bölgede toplayan Esad rejimi askerleri, araçları kullanılamayacak hale getirdi. Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte vatandaşların araçlarına bulmasına imkan tanıyan yeni yönetim, evrakların sunulmasıyla araçları sahiplerine teslim etmeye başladı. Binlerce otomobil, pikap, motosiklet ve kamyonetin bulunduğu garaj ise dronla havadan görüntülendi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/srLHU_1gj06uP6l9e6pUCQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye'de 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası vatandaşlarına zulmeden Esad rejimi tarafından vatandaşların sivil araçlarına da çeşitli bahanelerle el konulmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-iTOPpe_ZUOwVXMAKfwHaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rejimin devrilmesinin ardından özgürlüğüne kavuşan Suriyeli siviller, rejim askerleri tarafından hapse atılan yakınlarının yanı sıra rejimin el koyduğu eşyalarına, mallarına da kavuşuyor.
Yol uygulama noktalarında durdurularak rejim askerleri tarafından el konan araçlar konuldukları garajda sahiplerini bekliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/doUHTRn3s0-zj6ghpdmM1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Esad rejiminin devrilmesiyle birlikte vatandaşların araçlarına bulmasına imkan tanıyan yeni yönetim, evrakların sunulmasıyla araçları sahiplerine teslim etmeye başladı.
Binlerce otomobil, pikap, motosiklet ve kamyonetin bulunduğu garaj ise dronla havadan görüntülendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EPYTr1zt2UmP5duMjtNTHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kardeşlerinin araçlarını aramak için geldiğini ifade eden Ramazan İbrahim Süleyman, “2013 yılında kontrol noktasında 2 kardeşimi de alıp cezaevine attılar ve araçlarına el koydular Sednaya ve tüm cezaevlerine baktım ama onları bulamadım. Şimdi ise belki araçları bulurum diye araçların toplandığı yere geldim ama araçları da bulamadım. Alıkonulan araçların tüm parçalarını söküp satmışlar. Aracı bulsam dahi araçların tüm parçalarını sökmüşler. Gidip yeni bir araç alsam daha karlıyım” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/g7AKOTKqUU-ine-iu36TGQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Alıkonulan araçların tutulduğu garajın kontrolünü sağlayan Abu El Bara, “Buradaki araçların çoğu, kontrol noktasında insanları suçsuz yere alıp cezaevine attıkları kimselerin araçları. Sahiplerini cezaevine atıp araçlarını askeri birliklerde kullanmışlar. Araç sahiplerinin çoğu şehit olmuş, bu nedenle genelde eşi veya kardeşi gelip araçları teslim alıyor. " dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6QQopoL0WU-MeBoeQQsZCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye özgürleştikten sonra garajın kapılarını açtıklarını kaydeden Abu El Bara, "Getirilen evrakları kontrol ettikten sonra araçları yakınlarına teslim ediyoruz. Burada nöbet tutan askerler araçlardaki parçaları söküp satıyorlardı” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wREdMlYjskK312zBUuOrIA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kcOIqHh6tE2NaeEFfsGMWg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8At0v_LPFkap2jdbjZkYcw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ar9Nt7Cv-kmWW52F7xGHhQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin’de ölümcül saldırı düzenleyen iki kişi idam edildi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/cinde-oelumcul-saldiri-duzenleyen-iki-kisi-idam-edildi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/cinde-oelumcul-saldiri-duzenleyen-iki-kisi-idam-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Çin’de Kasım ayında bir haftada yaşanan iki ölümcül saldırıyı gerçekleştiren iki kişi idam edildi.Çin&#039;in Zhuhai kentindeki Zhuhai Spor Merkezi&#039;nin dışında aracını kalabalığa süren ve 35 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan 62 yaşındaki Fan Weiqiu ile söz konusu olaydan günler sonra Wuxi şehrinde bir üniversitenin kampüsüne saldırarak 8 kişiyi öldüren ve 17 kişiyi de yaralayan 21 yaşındaki Xu Jiajin’ın bugün idam edildiği açıklandı.Saldırıyı gerçekleştirdiği 11 Kasım’da olay yerinde gözaltına alınan ve Aralık ayında “kamu güvenliğini tehlikeye atmaktan” suçlu bulunan Fan’ın aldığı idam cezası bir ay sonra yerine getirildi. Fan’ın gerçekleştirdiği saldırının son yıllarda Çin topraklarında gerçekleştirilen en ölümcül saldırı olduğu ifade ediliyor.Suçunu 16 Kasım’da tereddüt etmeden itiraf eden Xu, 17 Aralık’ta idam cezasına çarptırılmıştı.  ÜÇÜNCÜ SALDIRGANA ERTELENMİŞ İDAM CEZASI Söz konusu iki saldırıdan günler sonra ülkenin Hunan eyaletindeki Changde şehrinde yer alan bir ilkokulun önünde araç kalabalığa dalmış, 30 kişinin yaralanmasına neden olmuştu. Huang Wen adlı saldırgan, maddi kayıplar ve ailesi ile yaşadığı tartışmanın ardından öfkesini atmak için aracını kalabalığa sürdüğünü itiraf etmişti. Huang&#039;a geçen ay verilen ertelenmiş bir idam cezası önümüzdeki 2 yıl içinde başka bir suç işlememesi durumunda ömür boyu hapis cezasına dönüştürülebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uco8Aax5sU-u-yhflOhZ-g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çin’de, ölümcül, saldırı, düzenleyen, iki, kişi, idam, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uco8Aax5sU-u-yhflOhZ-g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Çin’de ölümcül saldırı düzenleyen iki kişi idam edildi"><p>Çin’de Kasım ayında bir haftada yaşanan iki ölümcül saldırıyı gerçekleştiren iki kişi idam edildi.</p><p>Çin'in Zhuhai kentindeki Zhuhai Spor Merkezi'nin dışında aracını kalabalığa süren ve 35 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan 62 yaşındaki Fan Weiqiu ile söz konusu olaydan günler sonra Wuxi şehrinde bir üniversitenin kampüsüne saldırarak 8 kişiyi öldüren ve 17 kişiyi de yaralayan 21 yaşındaki Xu Jiajin’ın bugün idam edildiği açıklandı.</p><p>Saldırıyı gerçekleştirdiği 11 Kasım’da olay yerinde gözaltına alınan ve Aralık ayında “kamu güvenliğini tehlikeye atmaktan” suçlu bulunan Fan’ın aldığı idam cezası bir ay sonra yerine getirildi. </p><p>Fan’ın gerçekleştirdiği saldırının son yıllarda Çin topraklarında gerçekleştirilen en ölümcül saldırı olduğu ifade ediliyor.</p><p>Suçunu 16 Kasım’da tereddüt etmeden itiraf eden Xu, 17 Aralık’ta idam cezasına çarptırılmıştı.  <strong>ÜÇÜNCÜ SALDIRGANA ERTELENMİŞ İDAM CEZASI </strong></p><p>Söz konusu iki saldırıdan günler sonra ülkenin Hunan eyaletindeki Changde şehrinde yer alan bir ilkokulun önünde araç kalabalığa dalmış, 30 kişinin yaralanmasına neden olmuştu. </p><p>Huang Wen adlı saldırgan, maddi kayıplar ve ailesi ile yaşadığı tartışmanın ardından öfkesini atmak için aracını kalabalığa sürdüğünü itiraf etmişti. </p><p>Huang'a geçen ay verilen ertelenmiş bir idam cezası önümüzdeki 2 yıl içinde başka bir suç işlememesi durumunda ömür boyu hapis cezasına dönüştürülebilir.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Time dergisinden dikkat çeken kapak: &amp;quot;Trump geri döndü&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/time-dergisinden-dikkat-ceken-kapak-trump-geri-doendu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/time-dergisinden-dikkat-ceken-kapak-trump-geri-doendu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump&#039;ın dört yıl sürecek ikinci başkanlık döneminin ilk günü. Time dergisinin animasyonunda, Trump oval ofisteki masanın üzerinde ne varsa, adeta elinin tersiyle iterken resmedildi. Time&#039;ın animasyonu ve kullandığı son kapak, ABD&#039;nin önümüzdeki dört yılına ilişkin ipuçları veriyor. Peki Trump&#039;ın yeniden başkanlık koltuğuna oturacak olmasına Amerikan basını ne diyor?Amerikan Time dergisi, sosyal medya hesabından bir animasyon paylaştı.
Animasyonda, ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump, oval ofisteki masasının üzerinde ne varsa elinin tersiyle iterken görülüyor.
Time&#039;ın animasyonu, ABD&#039;nin  önümüzdeki dört yılına ilişkin ipuçları veriyor.Trump, 35 kelimeden oluşan yemin metnini, Yüksek Yargıç karşısında İncil&#039;e el basıp tekrarlayarak göreve başlayacak.
Time, George Washington&#039;dan bu yana başkanların, değişimin öngörülemez gücüne karşı hukukun üstünlüğüne bağlılık yemini ettiğine dikkat çekti.
Ancak Trump&#039;ın bizzat kendisinin &quot;değişimin öngörülemez gücü&quot; olduğu yorumunu yaptı.Time&#039;a göre Trump, Amerika Birleşik Devletleri&#039;ni, 10 yıl önce hayal dahi edilemeyecek şekilde değiştirdi.
Önceki başkanlar, seçilmiş liderlerin gücünü kişisel çıkarları için kullanmasından koruduğu için yargı bağımsızlığına riayet ediyordu.75 yıl boyunca Başkomutan olarak Amerika Birleşik Devletleri&#039;nin NATO müttefikleriyle karşılıklı savunma vaadinin arkasında durdular.
Ancak Trump bu normları bir kenara attı ve sonuçları tüm dünyaya yayılıyor.
Dergi, Trump&#039;ın Roosevelt&#039;ten bu yana Beyaz Saray&#039;a yerleşen en etkili değişim aktörü olduğunu iddia etti.Washington Post, Trump&#039;ı imzalaması beklenen başkanlık kararnamelerini manşetine taşıdı.
Gazete, &quot;Trump&#039;ın ilk kararnameleri muhtemelen sınır, sondaj ve cinsiyet politikalarını kapsayacak&quot; başlığını attı.New York Times gazetesi ise &quot;Trump İktidara Geri Dönerken Güç Gösterisi Yapmayı Hedefliyor&quot; yorumunu yaptı.
Yeni başkanın ilk döneminde yaptığı yanlışlardan kaçınmak istediğine dikkat çekildi.Wall Street Journal gazetesi, yemin töreni arifesinde Washington&#039;da yaptığı mitingi manşetine taşıdı.
&quot;Trump ikinci döneminde geniş ölçekli değişim sözü verdi&quot; başlığını attı.USA Today gazetesi de mitingi manşetine taşıdı.
Trump&#039;ın &quot;kazanmayı seviyoruz&quot; sözünü başlığa çıkaran gazete, yeni Başkan&#039;ın hızlı icraat sözü verdiğine vurgu yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dC4XZ1wA00-iDgVMeEqJCQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Time, dergisinden, dikkat, çeken, kapak:, Trump, geri, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dC4XZ1wA00-iDgVMeEqJCQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Time dergisinden dikkat çeken kapak: " trump geri d><p>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump'ın dört yıl sürecek ikinci başkanlık döneminin ilk günü. Time dergisinin animasyonunda, Trump oval ofisteki masanın üzerinde ne varsa, adeta elinin tersiyle iterken resmedildi. Time'ın animasyonu ve kullandığı son kapak, ABD'nin önümüzdeki dört yılına ilişkin ipuçları veriyor. Peki Trump'ın yeniden başkanlık koltuğuna oturacak olmasına Amerikan basını ne diyor?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RlNAeQRoo0epkE_COksX1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan Time dergisi, sosyal medya hesabından bir animasyon paylaştı.
Animasyonda, ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, oval ofisteki masasının üzerinde ne varsa elinin tersiyle iterken görülüyor.
Time'ın animasyonu, ABD'nin  önümüzdeki dört yılına ilişkin ipuçları veriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8vsTDsP4hU2yObZ_5gtowg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, 35 kelimeden oluşan yemin metnini, Yüksek Yargıç karşısında İncil'e el basıp tekrarlayarak göreve başlayacak.
Time, George Washington'dan bu yana başkanların, değişimin öngörülemez gücüne karşı hukukun üstünlüğüne bağlılık yemini ettiğine dikkat çekti.
Ancak Trump'ın bizzat kendisinin "değişimin öngörülemez gücü" olduğu yorumunu yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rs-oUy5wl0ifZaXYtlrlrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Time'a göre Trump, Amerika Birleşik Devletleri'ni, 10 yıl önce hayal dahi edilemeyecek şekilde değiştirdi.
Önceki başkanlar, seçilmiş liderlerin gücünü kişisel çıkarları için kullanmasından koruduğu için yargı bağımsızlığına riayet ediyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0FLJQjsLakaIXLm3iR9_2A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>75 yıl boyunca Başkomutan olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin NATO müttefikleriyle karşılıklı savunma vaadinin arkasında durdular.
Ancak Trump bu normları bir kenara attı ve sonuçları tüm dünyaya yayılıyor.
Dergi, Trump'ın Roosevelt'ten bu yana Beyaz Saray'a yerleşen en etkili değişim aktörü olduğunu iddia etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9AwG7Y5umkG3hyyDdwLKCg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Washington Post, Trump'ı imzalaması beklenen başkanlık kararnamelerini manşetine taşıdı.
Gazete, "Trump'ın ilk kararnameleri muhtemelen sınır, sondaj ve cinsiyet politikalarını kapsayacak" başlığını attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lo1Xj8Wu90mrFeEChgLcig.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>New York Times gazetesi ise "Trump İktidara Geri Dönerken Güç Gösterisi Yapmayı Hedefliyor" yorumunu yaptı.
Yeni başkanın ilk döneminde yaptığı yanlışlardan kaçınmak istediğine dikkat çekildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P8bLkmg8A0WOHWjhiAb7Og.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Wall Street Journal gazetesi, yemin töreni arifesinde Washington'da yaptığı mitingi manşetine taşıdı.
"Trump ikinci döneminde geniş ölçekli değişim sözü verdi" başlığını attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h-Qt-KmD-k2oc0hgR36BaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>USA Today gazetesi de mitingi manşetine taşıdı.
Trump'ın "kazanmayı seviyoruz" sözünü başlığa çıkaran gazete, yeni Başkan'ın hızlı icraat sözü verdiğine vurgu yaptı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Piyango hilesini buldular; 6 milyon dolarlık vurgun yaptılar: Şans mı, strateji mi?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/piyango-hilesini-buldular-6-milyon-dolarlik-vurgun-yaptilar-sans-mi-strateji-mi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/piyango-hilesini-buldular-6-milyon-dolarlik-vurgun-yaptilar-sans-mi-strateji-mi</guid>
<description><![CDATA[ Princeton Üniversitesi mezunu 4 girişimci, piyango sistemini çözerek 6 milyon dolarlık ( yaklaşık 215 milyon Türk Lirası)  büyük bir kazanç elde etti. Dört eyaletten binlerce bilet alan grup, yalnızca şans ile değil, aynı zamanda akılcı stratejileri ile de konuşuluyor.ABD&#039;de Princeton Üniversitesi’nden dört mezun, piyango sistemini yenerek 6 milyon dolardan fazla kazanç sağladı. Manuel Montori IV, Matthew Gibbons, Hannah Davinroy ve Zoë Buonaiuto, sıra dışı bir yöntemle milyoner olmayı başardı.
Grup, kazı kazan biletlerinde kazananları belirlemeye yarayan bir sistem geliştirdi. Eylül 2020’de Montori, bir günde tam 61 kazanan bileti nakde çevirdi ve bu başarı dikkatleri üzerlerine çekmesine neden oldu.Grup, Indiana, Missouri, Washington ve District of Columbia gibi eyaletlerdeki farklı mağaza ve benzin istasyonlarından topladığı biletlerle toplam 6 milyon dolar kazandı.
Ancak işin sırrı sadece şans değil gibi görünüyor. Cal Berkeley Üniversitesi’nden İstatistik Profesörü Philip Stark, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:“Ya dünyanın en şanslı insanlarıyla karşı karşıyayız ya da piyango sistemini yenmenin bir yolunu buldular.”Grup, kazı kazan biletlerini toplamak için mağazalardaki tüm stokları satın aldı. Bazı kaynaklara göre bu süreçte 2 milyon dolardan fazla yatırım yaptıkları tahmin ediliyor. Indiana’daki bir mağaza sahibi, grubun bilet almak için kendi dükkânında toplam 48 bin dolar harcadığını belirtti.Uzmanlar, grubun kazanma olasılığını artırmak için kamuya açık piyango verilerini analiz etmiş olabileceğini öne sürüyor. Bir diğer teori ise, grubun büyük ödül çıkma ihtimali yüksek olan serilere odaklandığı yönünde.
YASAL MI? Kazançlarının kaynağı merak konusu olan grup, yöntemlerini açıklamaktan kaçındı. Ancak şu ana kadar herhangi bir yasayı ihlal ettiklerine dair bir bulguya rastlanmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C6A82HQ53E-8HBJirIVP5w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Piyango, hilesini, buldular, milyon, dolarlık, vurgun, yaptılar:, Şans, mı, strateji, mi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C6A82HQ53E-8HBJirIVP5w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Piyango hilesini buldular; 6 milyon dolarlık vurgun yaptılar: Şans mı, strateji mi?"><p>Princeton Üniversitesi mezunu 4 girişimci, piyango sistemini çözerek 6 milyon dolarlık ( yaklaşık 215 milyon Türk Lirası)  büyük bir kazanç elde etti. Dört eyaletten binlerce bilet alan grup, yalnızca şans ile değil, aynı zamanda akılcı stratejileri ile de konuşuluyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a7ZSSDYkRkS7lc-n_Ovcag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de Princeton Üniversitesi’nden dört mezun, piyango sistemini yenerek 6 milyon dolardan fazla kazanç sağladı. Manuel Montori IV, Matthew Gibbons, Hannah Davinroy ve Zoë Buonaiuto, sıra dışı bir yöntemle milyoner olmayı başardı.
Grup, kazı kazan biletlerinde kazananları belirlemeye yarayan bir sistem geliştirdi. Eylül 2020’de Montori, bir günde tam 61 kazanan bileti nakde çevirdi ve bu başarı dikkatleri üzerlerine çekmesine neden oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ua3iip3AskCocSFwaVIJAw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Grup, Indiana, Missouri, Washington ve District of Columbia gibi eyaletlerdeki farklı mağaza ve benzin istasyonlarından topladığı biletlerle toplam 6 milyon dolar kazandı.
Ancak işin sırrı sadece şans değil gibi görünüyor. Cal Berkeley Üniversitesi’nden İstatistik Profesörü Philip Stark, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi:“Ya dünyanın en şanslı insanlarıyla karşı karşıyayız ya da piyango sistemini yenmenin bir yolunu buldular.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tWwvDfjOV0OW3SZYtLxEQQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Grup, kazı kazan biletlerini toplamak için mağazalardaki tüm stokları satın aldı. Bazı kaynaklara göre bu süreçte 2 milyon dolardan fazla yatırım yaptıkları tahmin ediliyor. Indiana’daki bir mağaza sahibi, grubun bilet almak için kendi dükkânında toplam 48 bin dolar harcadığını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dq_NmWHQwUuydIx3mfX0dg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlar, grubun kazanma olasılığını artırmak için kamuya açık piyango verilerini analiz etmiş olabileceğini öne sürüyor. Bir diğer teori ise, grubun büyük ödül çıkma ihtimali yüksek olan serilere odaklandığı yönünde.
YASAL MI? Kazançlarının kaynağı merak konusu olan grup, yöntemlerini açıklamaktan kaçındı. Ancak şu ana kadar herhangi bir yasayı ihlal ettiklerine dair bir bulguya rastlanmadı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;da hava kirliliği 50 bin can aldı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/iranda-hava-kirliligi-50-bin-can-aldi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/iranda-hava-kirliligi-50-bin-can-aldi</guid>
<description><![CDATA[ İran’da geçen yıl hava kirliliği nedeniyle ülkede yaklaşık 50 bin kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.İran Sağlık Bakanı Muhammed Rıza Zaferkandi, Ulusal Temiz Hava Günü Konferansı&#039;nda konuştu. Zaferkandi, hava kirliliğinin geçen yıl ülkede yaklaşık 50 bin kişinin ölümüne neden olduğunu belirterek, hava kirliliğinin yol açtığı ekonomik zararın 12 milyar dolar civarında olduğunu söyledi.  Uluslararası standartların, her metreküp havada 5 mikrogramdan fazla partiküllerin varlığını kirlilik olarak kabul ettiğini vurgulayan Zaferkandi, “Biz bunu 12 mikrogram olarak belirliyoruz. Kendi kriterlerimize göre bile ülkemizdeki şehirler yılda ortalama 247 gün kirli hava solumaktadır. Bu süre, başkent Tahran için 353 güne kadar çıkmaktadır.” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eMpkD5cqOEe1rSJ4MdZeow.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İranda, hava, kirliliği, bin, can, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eMpkD5cqOEe1rSJ4MdZeow.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'da hava kirliliği 50 bin can aldı"><p>İran’da geçen yıl hava kirliliği nedeniyle ülkede yaklaşık 50 bin kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.</p><p>İran Sağlık Bakanı Muhammed Rıza Zaferkandi, Ulusal Temiz Hava Günü Konferansı'nda konuştu. </p><p>Zaferkandi, hava kirliliğinin geçen yıl ülkede yaklaşık 50 bin kişinin ölümüne neden olduğunu belirterek, hava kirliliğinin yol açtığı ekonomik zararın 12 milyar dolar civarında olduğunu söyledi.  Uluslararası standartların, her metreküp havada 5 mikrogramdan fazla partiküllerin varlığını kirlilik olarak kabul ettiğini vurgulayan Zaferkandi, “Biz bunu 12 mikrogram olarak belirliyoruz. Kendi kriterlerimize göre bile ülkemizdeki şehirler yılda ortalama 247 gün kirli hava solumaktadır. Bu süre, başkent Tahran için 353 güne kadar çıkmaktadır.” dedi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ateşkesle serbest bırakılan Filistinli mahkumlara baskı: Sevinirlerse tutuklanabilirler!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ateskesle-serbest-birakilan-filistinli-mahkumlara-baski-sevinirlerse-tutuklanabilirler</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ateskesle-serbest-birakilan-filistinli-mahkumlara-baski-sevinirlerse-tutuklanabilirler</guid>
<description><![CDATA[ Ateşkesin 6 haftalık ilk aşamasında, 3 İsrailli kadın rehineye karşılık 90 Filistinli mahkum serbest bırakıldı. bazılarının sağlık durumlarının kötü olduğu, solgun ve çok zayıf göründükleri belirtildi. İsrail, serbest bırakılan Filistinlilerin, evlerine döndüklerinde kutlama yapmamalarını söyledi.  (Haber: Derya Doğan)Gazze&#039;de 15 ay süren İsrail bombardımanının ardından nihayet beklenen ateşkes sağlandı.
İsrail, 417 gün boyunca Gazze&#039;de büyük bir yıkım yaratırken, 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana en az 47 bin Filistinli&#039;yi öldürdü.
Ateşkesin altı haftalık ilk aşaması başladı. Dün, 3 İsrailli kadın rehineye karşılık 90 Filistinli mahkum serbest bırakıldı.
Peki Filistinliler, İsrail hapishanelerinde ne yaşadı?7 ay sonra serbest bırakılan Filistinli kadın akademisyen Hedil Şattara, özgürlüğün bedelini Gazze halkının ağır şekilde ödediğini, bu nedenle sevinç ve hüzün arasında karmaşık duygular yaşadıklarını belirtti.
AA’ya konuşan Şattara İsrail cezavlerindeki durumlara ilişkin şunları anlattı:
&quot;Hapishanelerdeki şartlar çok kötü. Kaldığımız odadaki herşey elimizden alındı. Kıyafetlerimizden başka hiçbir şey kalmadı. Cezaevindeki diğer Filistinli kadınlar da benzer sıkıntıları yaşıyor. Ama bunlar bizim gücümüzü ve direncimizi daha da artırdı.&quot;İşgal altındaki Batı Şeria&#039;da Aralık 2023&#039;te gözaltına alınan Yasemin ise şunları söyledi:
&quot;İsrail serbest bırakılana kadar sinirlerimizle oynadı. Bir haftadır haber alamıyoruz, dışarıda neler olup bittiğini bilmiyoruz. Öyle ki bu sabahın (dün sabah) bizim için özgürlük günü olduğunu da bilmiyorduk.&quot;
AA&#039;ya göre Yasemin de İsrail hapishanesinde tutulan diğer kadınlar gibi, herhangi bir sevinç gösterisinde bulunma durumunda İsrail istihbaratınca yeniden tutuklanma tehdidiyle karşı karşıya.Batı Şeria&#039;daki Birzeit Üniversitesi&#039;nden araştırmacı Basil Farraj, Filistinli mahkumların Ofer Cezaevi&#039;nden teslim alınışına ve aile üyeleriyle sevinçli buluşmalarına katıldı.
El Cezire&#039;ye konuşan Farraj, otobüslerden inen mahkumların sağlık durumlarının kötü olduğunu söyledi.&quot;Solgun ve çok zayıf göründüklerini gördük&quot; diyen Farraj, &quot;Bence bu, İsraillilerin Filistinlileri uzun süredir hangi koşullarda tuttuğunun bir kanıtı” dedi.
İsrailli yetkililerin savaş öncesinden bu yana mahkumların aileleriyle her türlü iletişimi yasakladığını vurgulayan Farraj, &quot;Dolayısıyla pek çok kişi savaşın başlamasından bu yana sevdiklerini ilk kez görmüş oldular” diye ekledi.Farraj, İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs&#039;te yaşayan bazı mahkum yakınlarının İsrailli yetkililer tarafından arandığını ve serbest bırakılan aile üyelerinin evlerine döndüklerinde kutlama yapmamalarının söylendiğini belirtti.
Serbest bırakılan 90 mahkûmun çoğu kadın ve çocuktu.
İsrail askeri mahkemelerinin çocuklara çocuk muamelesi yapmadığını belirten Farraj, &quot;Onlara yetişkin muamelesi yapıyorlar. Bir çocuk olarak bu kadar ağır koşullarda 15 aydan fazla hapsedilmenin ne demek olduğunu tahmin edebilirsiniz” ifadelerini kullandı.Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) dün Gazze&#039;den İsrail&#039;e üç esirin ve İsrail&#039;den işgal altındaki Filistin topraklarına 90 Filistinli tutuklunun serbest bırakıldığı ve transfer edildiği operasyonda yer aldı.
ICRC operasyonu “karmaşık” ve “titiz güvenlik önlemleri” gerektiren bir operasyon olarak tanımladı.
Kızılhaç, şu bilgileri paylaştı: “Büyük kalabalıklar ve artan duygular arasında gezinmek transferler sırasında zorluklar yarattı ve Gazze&#039;de ICRC ekipleri patlamamış mühimmat ve tahrip edilmiş altyapının yarattığı tehlikeleri yönetmek zorunda kaldı” diye ekledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FAAy_KmxbkKSxwndiTSgaQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ateşkesle, serbest, bırakılan, Filistinli, mahkumlara, baskı:, Sevinirlerse, tutuklanabilirler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FAAy_KmxbkKSxwndiTSgaQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ateşkesle serbest bırakılan Filistinli mahkumlara baskı: Sevinirlerse tutuklanabilirler!"><p>Ateşkesin 6 haftalık ilk aşamasında, 3 İsrailli kadın rehineye karşılık 90 Filistinli mahkum serbest bırakıldı. bazılarının sağlık durumlarının kötü olduğu, solgun ve çok zayıf göründükleri belirtildi. İsrail, serbest bırakılan Filistinlilerin, evlerine döndüklerinde kutlama yapmamalarını söyledi.  (Haber: Derya Doğan)</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Sv-f7CIqPEqDB1j_9KPVkg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze'de 15 ay süren İsrail bombardımanının ardından nihayet beklenen ateşkes sağlandı.
İsrail, 417 gün boyunca Gazze'de büyük bir yıkım yaratırken, 7 Ekim 2023'ten bu yana en az 47 bin Filistinli'yi öldürdü.
Ateşkesin altı haftalık ilk aşaması başladı. Dün, 3 İsrailli kadın rehineye karşılık 90 Filistinli mahkum serbest bırakıldı.
Peki Filistinliler, İsrail hapishanelerinde ne yaşadı?</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BeWTRsm4wE2Q02sfqidx1Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>7 ay sonra serbest bırakılan Filistinli kadın akademisyen Hedil Şattara, özgürlüğün bedelini Gazze halkının ağır şekilde ödediğini, bu nedenle sevinç ve hüzün arasında karmaşık duygular yaşadıklarını belirtti.
AA’ya konuşan Şattara İsrail cezavlerindeki durumlara ilişkin şunları anlattı:
"Hapishanelerdeki şartlar çok kötü. Kaldığımız odadaki herşey elimizden alındı. Kıyafetlerimizden başka hiçbir şey kalmadı. Cezaevindeki diğer Filistinli kadınlar da benzer sıkıntıları yaşıyor. Ama bunlar bizim gücümüzü ve direncimizi daha da artırdı."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5_slk93ZoUCpmikdOYyyZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İşgal altındaki Batı Şeria'da Aralık 2023'te gözaltına alınan Yasemin ise şunları söyledi:
"İsrail serbest bırakılana kadar sinirlerimizle oynadı. Bir haftadır haber alamıyoruz, dışarıda neler olup bittiğini bilmiyoruz. Öyle ki bu sabahın (dün sabah) bizim için özgürlük günü olduğunu da bilmiyorduk."
AA'ya göre Yasemin de İsrail hapishanesinde tutulan diğer kadınlar gibi, herhangi bir sevinç gösterisinde bulunma durumunda İsrail istihbaratınca yeniden tutuklanma tehdidiyle karşı karşıya.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VbebJEzq5Em6tV0sSxinow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Batı Şeria'daki Birzeit Üniversitesi'nden araştırmacı Basil Farraj, Filistinli mahkumların Ofer Cezaevi'nden teslim alınışına ve aile üyeleriyle sevinçli buluşmalarına katıldı.
El Cezire'ye konuşan Farraj, otobüslerden inen mahkumların sağlık durumlarının kötü olduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aH1ZbGO0LEml1J7eN9nNnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"Solgun ve çok zayıf göründüklerini gördük" diyen Farraj, "Bence bu, İsraillilerin Filistinlileri uzun süredir hangi koşullarda tuttuğunun bir kanıtı” dedi.
İsrailli yetkililerin savaş öncesinden bu yana mahkumların aileleriyle her türlü iletişimi yasakladığını vurgulayan Farraj, "Dolayısıyla pek çok kişi savaşın başlamasından bu yana sevdiklerini ilk kez görmüş oldular” diye ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ISZNxkNZpESlEWO5AUDcOQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Farraj, İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaşayan bazı mahkum yakınlarının İsrailli yetkililer tarafından arandığını ve serbest bırakılan aile üyelerinin evlerine döndüklerinde kutlama yapmamalarının söylendiğini belirtti.
Serbest bırakılan 90 mahkûmun çoğu kadın ve çocuktu.
İsrail askeri mahkemelerinin çocuklara çocuk muamelesi yapmadığını belirten Farraj, "Onlara yetişkin muamelesi yapıyorlar. Bir çocuk olarak bu kadar ağır koşullarda 15 aydan fazla hapsedilmenin ne demek olduğunu tahmin edebilirsiniz” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1bF0sSEBy0O_y9Xk4nAgrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) dün Gazze'den İsrail'e üç esirin ve İsrail'den işgal altındaki Filistin topraklarına 90 Filistinli tutuklunun serbest bırakıldığı ve transfer edildiği operasyonda yer aldı.
ICRC operasyonu “karmaşık” ve “titiz güvenlik önlemleri” gerektiren bir operasyon olarak tanımladı.
Kızılhaç, şu bilgileri paylaştı: “Büyük kalabalıklar ve artan duygular arasında gezinmek transferler sırasında zorluklar yarattı ve Gazze'de ICRC ekipleri patlamamış mühimmat ve tahrip edilmiş altyapının yarattığı tehlikeleri yönetmek zorunda kaldı” diye ekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zG6l0oA8eEalzqCZFyD-Hg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ateşkeste 2. gün: Yardım tırları Gazze&amp;apos;nin kuzeyinde</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ateskeste-2-gun-yardim-tirlari-gazzenin-kuzeyinde</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ateskeste-2-gun-yardim-tirlari-gazzenin-kuzeyinde</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ile Hamas arasında dün başlayan ateşkesin ilk gününde 630&#039;dan fazla insani yardım taşıyan tırın Gazze Şeridi&#039;ne girdiğini bildirdi. Ateşkes kapsamında her gün Gazze&#039;ye insani yardım taşıyan 600 tırın ulaştırılması hedefleniyor.Birleşmiş Milletler İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Gazze&#039;ye yönelik insani yardım çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı.Fletcher, ateşkesin ilk gününde Gazze&#039;ye 630&#039;dan fazla insani yardım taşıyan tırın gönderildiğini belirtti.
Bu yardım tırlarından en az 300&#039;ünün Gazze&#039;nin kuzeyine gönderileceğini ve yardımların bir an önce bölgeye ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Fletcher, &quot;15 ay süren amansız savaştan sonra insani ihtiyaçlar şaşırtıcı boyutlara ulaştı. Kaybedecek zaman yok&quot; dedi.İsrail ile Hamas arasında Gazze&#039;de esir takası ve ateşkes içerenanlaşma dün 12.15&#039;te yürürlüğe girmişti.
İsrail&#039;in 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana devam eden saldırıları ve Tel Aviv&#039;in çıkardığı zorluklar nedeniyle Gazze&#039;de yaşayan 2,3 milyon Filistinli açlık ve gıda kriziyle karşı karşıya kalmıştı.
Ateşkes kapsamında her gün Gazze&#039;ye insani yardım taşıyan 600 tırın ulaştırılması hedefleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ctxgHpbzYEOIctwlnkyyZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ateşkeste, gün:, Yardım, tırları, Gazzenin, kuzeyinde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ctxgHpbzYEOIctwlnkyyZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ateşkeste 2. gün: Yardım tırları Gazze'nin kuzeyinde"><p>Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ile Hamas arasında dün başlayan ateşkesin ilk gününde 630'dan fazla insani yardım taşıyan tırın Gazze Şeridi'ne girdiğini bildirdi. Ateşkes kapsamında her gün Gazze'ye insani yardım taşıyan 600 tırın ulaştırılması hedefleniyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QHjgFYOAEk-2uKUwn0HXeA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birleşmiş Milletler İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Tom Fletcher, İsrail ile Hamas arasındaki ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Gazze'ye yönelik insani yardım çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6q3fIvFTG0CJBGx6tc3dKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fletcher, ateşkesin ilk gününde Gazze'ye 630'dan fazla insani yardım taşıyan tırın gönderildiğini belirtti.
Bu yardım tırlarından en az 300'ünün Gazze'nin kuzeyine gönderileceğini ve yardımların bir an önce bölgeye ulaştırılması gerektiğini vurgulayan Fletcher, "15 ay süren amansız savaştan sonra insani ihtiyaçlar şaşırtıcı boyutlara ulaştı. Kaybedecek zaman yok" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZCoTlXFyCE2Gt0fmClDFWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ile Hamas arasında Gazze'de esir takası ve ateşkes içerenanlaşma dün 12.15'te yürürlüğe girmişti.
İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana devam eden saldırıları ve Tel Aviv'in çıkardığı zorluklar nedeniyle Gazze'de yaşayan 2,3 milyon Filistinli açlık ve gıda kriziyle karşı karşıya kalmıştı.
Ateşkes kapsamında her gün Gazze'ye insani yardım taşıyan 600 tırın ulaştırılması hedefleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KuO-5BotFki3dZWD-D53mA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore&amp;apos;de sıkıyönetim krizi: Üst düzey komutanlar görevden alındı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/guney-korede-sikiyoenetim-krizi-ust-duzey-komutanlar-goerevden-alindi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/guney-korede-sikiyoenetim-krizi-ust-duzey-komutanlar-goerevden-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore&#039;de devlet başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve dün resmen tutuklanan Yoon Suk Yeol&#039;un 3 Aralık 2024&#039;teki başarısız sıkıyönetim ilanında rol oynamakla suçlanan 4 üst düzey komutan görevden alındı.Yonhap&#039;ın haberine göre, Güney Kore Savunma Bakanlığı&#039;nın disiplin komitesi, görevden alınan devlet başkanı Yoon Suk Yeol&#039;un 3 Aralık 2024&#039;te başarısızlıkla sonuçlanan sıkıyönetim girişiminde yer aldığından şüphelenilen komutanlara karşı harekete geçti.  Bakanlık, Yeo In-hyung, Moon Sang-ho, Lee Jin-woo ve Kwak Jong-keun isimli 4 üst düzey komutanın resmi olarak görevden alındığını duyurdu.  Başarısız sıkıyönetim ilanı sırasında, &quot;sıkıyönetim komutanı&quot; olarak atanan Genelkurmay Başkanı Park An-su için de disiplin süreci devam ediyor.YOON TUTUKLANMIŞTIGüney Kore Ulusal Meclisinin, sıkıyönetim ilanının anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle azlini istediği ve bu sebeple görevden uzaklaştırılan Yoon, sıkıyönetim soruşturması kapsamında 15 Ocak&#039;ta gözaltına alınmıştı.  İlk gün 10 saatten fazla sorgulanan Yoon&#039;un ifade vermeyi reddettiği bildirilmişti. Güney Kore tarihinde gözaltına alınan ilk devlet başkanı olan Yoon, sorgunun ardından gözaltı merkezine nakledilmişti.  Yoon, dün Seul Batı Bölge Mahkemesinin kararı üzerine, &quot;ayaklanmaya liderlik etme&quot; ve &quot;yetkisini kötüye kullanma&quot; suçlarından tutuklanmıştı.  Yoon hakkındaki 3 Aralık 2024&#039;teki sıkıyönetim ilanı nedeniyle başlatılan soruşturma sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GyUOL8yn3kiBjxHz3A5SnQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Korede, sıkıyönetim, krizi:, Üst, düzey, komutanlar, görevden, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GyUOL8yn3kiBjxHz3A5SnQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore'de sıkıyönetim krizi: Üst düzey komutanlar görevden alındı"><p>Güney Kore'de devlet başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve dün resmen tutuklanan Yoon Suk Yeol'un 3 Aralık 2024'teki başarısız sıkıyönetim ilanında rol oynamakla suçlanan 4 üst düzey komutan görevden alındı.</p><p>Yonhap'ın haberine göre, Güney Kore Savunma Bakanlığı'nın disiplin komitesi, görevden alınan devlet başkanı Yoon Suk Yeol'un 3 Aralık 2024'te başarısızlıkla sonuçlanan sıkıyönetim girişiminde yer aldığından şüphelenilen komutanlara karşı harekete geçti.  Bakanlık, Yeo In-hyung, Moon Sang-ho, Lee Jin-woo ve Kwak Jong-keun isimli 4 üst düzey komutanın resmi olarak görevden alındığını duyurdu.  Başarısız sıkıyönetim ilanı sırasında, "sıkıyönetim komutanı" olarak atanan Genelkurmay Başkanı Park An-su için de disiplin süreci devam ediyor.</p><p><strong>YOON TUTUKLANMIŞTI</strong></p><p>Güney Kore Ulusal Meclisinin, sıkıyönetim ilanının anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle azlini istediği ve bu sebeple görevden uzaklaştırılan Yoon, sıkıyönetim soruşturması kapsamında 15 Ocak'ta gözaltına alınmıştı.  İlk gün 10 saatten fazla sorgulanan Yoon'un ifade vermeyi reddettiği bildirilmişti. Güney Kore tarihinde gözaltına alınan ilk devlet başkanı olan Yoon, sorgunun ardından gözaltı merkezine nakledilmişti.  Yoon, dün Seul Batı Bölge Mahkemesinin kararı üzerine, "ayaklanmaya liderlik etme" ve "yetkisini kötüye kullanma" suçlarından tutuklanmıştı.  Yoon hakkındaki 3 Aralık 2024'teki sıkıyönetim ilanı nedeniyle başlatılan soruşturma sürüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bir gecede yeni ada oluştu: Jeologlar bile şaşkına döndü</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bir-gecede-yeni-ada-olustu-jeologlar-bile-saskina-doendu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bir-gecede-yeni-ada-olustu-jeologlar-bile-saskina-doendu</guid>
<description><![CDATA[ &#039;&#039;Kumani Bank&#039;&#039; adıyla da bilinen çamur volkanları, su yüzeyinde kısa sürede ada oluşmasına neden olabilir. &#039;&#039;Hayalet ada&#039;&#039; şeklinde tanımlanabilen bu doğa olayına özellikle İtalya, Japonya ve Azerbaycan gibi tektonik ülkelerde rastlanır. Daha önce Hazar Denizi yüzeyinde de ortaya çıkan Kumani Bank, jeologları bile heyecanlandırmıştı. Peki bu çamur volkanları nasıl oluşur?Dünya üzerinde volkanlar, kırmızı ve gri olmak üzere iki ana grupta incelenir. Kırmızı volkanlar, lavların akışkanlığı nedeniyle sürekli aktifken; gri volkanlar, daha patlayıcı türdeki volkanlar arasında yer alır. Gri volkanlara Washington&#039;daki St. Helens Dağı örnek gösterilebilir. Bazı gezegen uydularında sıvı su, amonyak ve hidrokarbonlar püskürten &quot;kriyovolkanlar&quot; da bulunur. Ancak, bu volkanik etkinlikler arasında çamur volkanları, en hafif ve sakin olanlarıdır. Çamur volkanları Kuzey Amerika&#039;da nadiren görülseler de, İtalya, Japonya, Trinidad ve Azerbaycan gibi tektonik plaka sınırlarına yakın bölgelerde daha yaygındır.Çamur volkanları genelde sakin bir şekilde patlar ancak büyük bir yıkım gücüne sahiptirler. Çamur, gaz ve sıvılardan oluşan bu püskürmeler, yerin derinliklerinde basınç birikmesi sonucu meydana gelir. Yer kabuğunda bir &quot;delik&quot; oluştuğunda, bu basınç hızla dışarı çıkarak patlamalara yol açar. Teksas Üniversitesi&#039;nden jeolog Michael Hudec, bu durumu, içinde hava bulunan bir araba lastiğine benzetiyor. Hudec, lastiğin sağlam olduğu sürece içindeki havanın güvenle tutulduğunu fakat lastik patladığında havanın hızla dışarı çıkmaya başladığını ifade ediyor.Adelaide Üniversitesi&#039;nden jeolog Mark Tingay, 2014 yılında Kumani Bank adlı çamur volkanının &quot;hayalet ada&quot; şeklinde beliren görüntülerini paylaştı. Hazar Denizi&#039;nde, Azerbaycan&#039;ın doğu kıyısından yaklaşık 25 kilometre açıkta bulunan bu volkan, uydu görüntülerine göre Ocak ile Şubat 2023 arasında ortaya çıkmış olabilir.Kumani Bank, normalde deniz seviyesinin birkaç metre altında bulunur ancak şiddetli bir patlama sırasında zirvesi yüzeye çıkacak kadar büyük bir malzeme püskürebilir. Bu patlamalar kısa sürse de son derece güçlüdür ve Azerbaycan&#039;daki patlamalar, genellikle alev sütunlarıyla ilişkilendirilir.NASA, geçtiğimiz hafta Kumani Bank&#039;ın gelişimini gösteren uydu görüntülerini paylaştı. OLI-2, Landsat 8 ve Landsat 9 uyduları, Kumani Bank&#039;ın 2023 başında su yüzeyine çıkarak 400 metreye kadar genişlediğini ve 2024&#039;ün sonlarına doğru kaybolduğunu gösterdi. Daha önce kaydedilen verilere göre, Kumani Bank&#039;ta en büyük patlama 1950&#039;de gerçekleşmişti ve bu patlama, 700 metre genişliğinde, 6 metre yüksekliğinde bir ada oluşturmuştu.Jeolog Mark Tingay, şaşırtıcı doğa olayı hakkında &#039;&#039;Yaklaşık 400 metre genişliğinde bir adanın birkaç saat içinde ortaya çıkması gerçekten şaşırtıcı. Birçok balıkçı, &#039;Dün burada bir ada yoktu&#039; diye hayret edebilir çünkü bir anda 10 hektarlık bir ada belirebiliyor&#039;&#039; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lWonVpfCUE-PYul3KRLPEQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:08:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bir, gecede, yeni, ada, oluştu:, Jeologlar, bile, şaşkına, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lWonVpfCUE-PYul3KRLPEQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bir gecede yeni ada oluştu: Jeologlar bile şaşkına döndü"><p>''Kumani Bank'' adıyla da bilinen çamur volkanları, su yüzeyinde kısa sürede ada oluşmasına neden olabilir. ''Hayalet ada'' şeklinde tanımlanabilen bu doğa olayına özellikle İtalya, Japonya ve Azerbaycan gibi tektonik ülkelerde rastlanır. Daha önce Hazar Denizi yüzeyinde de ortaya çıkan Kumani Bank, jeologları bile heyecanlandırmıştı. Peki bu çamur volkanları nasıl oluşur?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pmKcjOa15UucW3irnU3Qmw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya üzerinde volkanlar, kırmızı ve gri olmak üzere iki ana grupta incelenir. Kırmızı volkanlar, lavların akışkanlığı nedeniyle sürekli aktifken; gri volkanlar, daha patlayıcı türdeki volkanlar arasında yer alır. Gri volkanlara Washington'daki St. Helens Dağı örnek gösterilebilir. Bazı gezegen uydularında sıvı su, amonyak ve hidrokarbonlar püskürten "kriyovolkanlar" da bulunur. Ancak, bu volkanik etkinlikler arasında çamur volkanları, en hafif ve sakin olanlarıdır. Çamur volkanları Kuzey Amerika'da nadiren görülseler de, İtalya, Japonya, Trinidad ve Azerbaycan gibi tektonik plaka sınırlarına yakın bölgelerde daha yaygındır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hZBZR1BFiEy76NJ1TPfOEg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çamur volkanları genelde sakin bir şekilde patlar ancak büyük bir yıkım gücüne sahiptirler. Çamur, gaz ve sıvılardan oluşan bu püskürmeler, yerin derinliklerinde basınç birikmesi sonucu meydana gelir. Yer kabuğunda bir "delik" oluştuğunda, bu basınç hızla dışarı çıkarak patlamalara yol açar. Teksas Üniversitesi'nden jeolog Michael Hudec, bu durumu, içinde hava bulunan bir araba lastiğine benzetiyor. Hudec, lastiğin sağlam olduğu sürece içindeki havanın güvenle tutulduğunu fakat lastik patladığında havanın hızla dışarı çıkmaya başladığını ifade ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8az66t4zqkydomWSNa4ADg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Adelaide Üniversitesi'nden jeolog Mark Tingay, 2014 yılında Kumani Bank adlı çamur volkanının "hayalet ada" şeklinde beliren görüntülerini paylaştı. Hazar Denizi'nde, Azerbaycan'ın doğu kıyısından yaklaşık 25 kilometre açıkta bulunan bu volkan, uydu görüntülerine göre Ocak ile Şubat 2023 arasında ortaya çıkmış olabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1MqJHTm59ESpumV8GgzgFg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kumani Bank, normalde deniz seviyesinin birkaç metre altında bulunur ancak şiddetli bir patlama sırasında zirvesi yüzeye çıkacak kadar büyük bir malzeme püskürebilir. Bu patlamalar kısa sürse de son derece güçlüdür ve Azerbaycan'daki patlamalar, genellikle alev sütunlarıyla ilişkilendirilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZjoaQcQY4Uiu_vwVun_cIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>NASA, geçtiğimiz hafta Kumani Bank'ın gelişimini gösteren uydu görüntülerini paylaştı. OLI-2, Landsat 8 ve Landsat 9 uyduları, Kumani Bank'ın 2023 başında su yüzeyine çıkarak 400 metreye kadar genişlediğini ve 2024'ün sonlarına doğru kaybolduğunu gösterdi. Daha önce kaydedilen verilere göre, Kumani Bank'ta en büyük patlama 1950'de gerçekleşmişti ve bu patlama, 700 metre genişliğinde, 6 metre yüksekliğinde bir ada oluşturmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I-8GHIEjlE6buFs1ttxAcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Jeolog Mark Tingay, şaşırtıcı doğa olayı hakkında ''Yaklaşık 400 metre genişliğinde bir adanın birkaç saat içinde ortaya çıkması gerçekten şaşırtıcı. Birçok balıkçı, 'Dün burada bir ada yoktu' diye hayret edebilir çünkü bir anda 10 hektarlık bir ada belirebiliyor'' ifadelerini kullandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Slovakya Başbakanı Fico ile bir araya geldi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-slovakya-basbakani-fico-ile-bir-araya-geldi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-slovakya-basbakani-fico-ile-bir-araya-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Slovak Başbakanı Robert Fico’yu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#039;nde resmi törenle karşıladı. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından imza töreni ile ortak basın toplantısı düzenlenecek.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi&#039;nde, Slovak Cumhuriyeti Başbakanı Robert Fico&#039;yu resmi törenle karşıladı.İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından anlaşmaların imza töreni ile ortak basın toplantısı düzenlenecek.  BÖLGESEL VE KÜRSEL KONULAR ELE ALINACAK  Ayrıca Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri dahil olmak üzere güncel bölgesel ve küresel konularda görüş alışverişinde bulunulacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7-S0zcbhoUqr55DKXAY8vw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Cumhurbaşkanı, Erdoğan, Slovakya, Başbakanı, Fico, ile, bir, araya, geldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7-S0zcbhoUqr55DKXAY8vw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250120130632923" class="type:primaryImage" alt="Cumhurbaşkanı Erdoğan, Slovakya Başbakanı Fico ile bir araya geldi"><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Slovak Başbakanı Robert Fico’yu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşıladı. İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından imza töreni ile ortak basın toplantısı düzenlenecek.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Slovak Cumhuriyeti Başbakanı Robert Fico'yu resmi törenle karşıladı.</p><p>İkili ve heyetler arası görüşmenin ardından anlaşmaların imza töreni ile ortak basın toplantısı düzenlenecek.  <strong>BÖLGESEL VE KÜRSEL KONULAR ELE ALINACAK</strong>  Ayrıca Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri dahil olmak üzere güncel bölgesel ve küresel konularda görüş alışverişinde bulunulacak.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ateşkesin ardından Gazze’de can kaybı 47 bin 35’e yükseldi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ateskesin-ardindan-gazzede-can-kaybi-47-bin-35e-yukseldi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ateskesin-ardindan-gazzede-can-kaybi-47-bin-35e-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ile Hamas’ın vardığı ateşkes anlaşmasının dün yürürlüğe girdiği Gazze Şeridi’nde İsrail saldırıları nedeniyle hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 47 bin 35’e, yaralananların sayısı 111 bin 91’e yükseldi.İsrail ile Hamas arasında uzun müzakereler sonucu varılan ateşkes ve esir anlaşması dün yaklaşık 3 saat gecikmeyle TSİ 12.15’te yürürlüğe girdi. Hamas’ın serbest bırakılacak esirlerin listesini iletmediğini belirterek ateşkesin olmayacağını açıklayan İsrail, anlaşma yürürlüğe girene dek Gazze Şeridi’nde saldırılarına devam etti.Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada son 24 saatte Gazze Şeridi’ndeki hastanelere 60 kişinin cansız bedeni ve 341 yaralının getirildiğini getirildi. Ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından enkaz altında kalanları çıkarma çalışmalarına başlanmasıyla 62 kişinin cansız bedeni de enkaz altından çıkarıldı.İsrail’in 7 Ekim 2023’te bölgede başlattığı saldırıların toplam bilançosunun da aktarıldığı açıklamada, can kaybının 47 bin 35’e, yaralı sayısının da 111 bin 91’e yükseldiği ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NXcOBIrlBEWLoXbtXBUeMQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ateşkesin, ardından, Gazze’de, can, kaybı, bin, 35’e, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NXcOBIrlBEWLoXbtXBUeMQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ateşkesin ardından Gazze’de can kaybı 47 bin 35’e yükseldi"><p>İsrail ile Hamas’ın vardığı ateşkes anlaşmasının dün yürürlüğe girdiği Gazze Şeridi’nde İsrail saldırıları nedeniyle hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 47 bin 35’e, yaralananların sayısı 111 bin 91’e yükseldi.</p><p>İsrail ile Hamas arasında uzun müzakereler sonucu varılan ateşkes ve esir anlaşması dün yaklaşık 3 saat gecikmeyle TSİ 12.15’te yürürlüğe girdi. </p><p>Hamas’ın serbest bırakılacak esirlerin listesini iletmediğini belirterek ateşkesin olmayacağını açıklayan İsrail, anlaşma yürürlüğe girene dek Gazze Şeridi’nde saldırılarına devam etti.</p><p>Filistin Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada son 24 saatte Gazze Şeridi’ndeki hastanelere 60 kişinin cansız bedeni ve 341 yaralının getirildiğini getirildi. </p><p>Ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından enkaz altında kalanları çıkarma çalışmalarına başlanmasıyla 62 kişinin cansız bedeni de enkaz altından çıkarıldı.</p><p>İsrail’in 7 Ekim 2023’te bölgede başlattığı saldırıların toplam bilançosunun da aktarıldığı açıklamada, can kaybının 47 bin 35’e, yaralı sayısının da 111 bin 91’e yükseldiği ifade edildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk bayrağı göndere çekildi: Türkiye&amp;apos;nin Halep Başkonsolosluğu 13 yıl sonra yeniden açıldı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/turk-bayragi-goendere-cekildi-turkiyenin-halep-baskonsoloslugu-13-yil-sonra-yeniden-acildi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/turk-bayragi-goendere-cekildi-turkiyenin-halep-baskonsoloslugu-13-yil-sonra-yeniden-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Suriye&#039;de Beşar Esad rejiminin devrilmesi sonrası yeni dönem inşa ediliyor. Halep&#039;teki Türkiye Başkonsolosluğu 13 yıl aranın ardından yeniden açıldı.2012&#039;de iç savaş sırasında faaliyetleri durdurulan Türkiye&#039;nin Halep Başkonsolosluğu, Türk bayrağının göndere çekilmesiyle diplomatik faaliyetlerine yeniden başladı.Türkiye&#039;nin Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Büyükelçi Burhan Köroğlu, törenin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Halep Başkonsolosluğunun açılmasının Türkiye için gurur verici olduğunu belirterek, Suriye halkına ve Türk vatandaşlığı alan Suriyelilere hizmet sağlayacağını söyledi.Türkiye&#039;nin, tarih içinde çok önemli ilişkileri olan Halep kentinin kalkınması için Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Türk Kızılay, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarla faaliyetler yürüteceğini belirten Köroğlu, elektrik, su, okul, hastane gibi altyapı sorunlarının çözülmesi için çalışılacağını vurguladı.ŞAM BÜYÜKELÇİLİĞİ DE ARALIKTA AÇILDI2012&#039;de faaliyetleri durdurulan Türkiye&#039;nin Şam Büyükelçiliği de 14 Aralık 2024&#039;de faaliyetlerine yeniden başlamıştı. Büyükelçilik, rejimin barışçıl göstericilere karşı şiddete başvurduğu süreçte hizmet vermeye bir süre devam etmiş, ancak 26 Mart 2012&#039;de günlük faaliyetlerini durdurmuştu.Büyükelçilik çalışanları ve aileleri de bu kararla Türkiye&#039;ye dönmüştü. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tss0T8QquE6FpfR9ICgKgg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, bayrağı, göndere, çekildi:, Türkiyenin, Halep, Başkonsolosluğu, yıl, sonra, yeniden, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Tss0T8QquE6FpfR9ICgKgg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Türk bayrağı göndere çekildi: Türkiye'nin Halep Başkonsolosluğu 13 yıl sonra yeniden açıldı"><p>Suriye'de Beşar Esad rejiminin devrilmesi sonrası yeni dönem inşa ediliyor. Halep'teki Türkiye Başkonsolosluğu 13 yıl aranın ardından yeniden açıldı.</p><p>2012'de iç savaş sırasında faaliyetleri durdurulan Türkiye'nin Halep Başkonsolosluğu, Türk bayrağının göndere çekilmesiyle diplomatik faaliyetlerine yeniden başladı.</p><p>Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Büyükelçi Burhan Köroğlu, törenin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Halep Başkonsolosluğunun açılmasının Türkiye için gurur verici olduğunu belirterek, Suriye halkına ve Türk vatandaşlığı alan Suriyelilere hizmet sağlayacağını söyledi.</p><p>Türkiye'nin, tarih içinde çok önemli ilişkileri olan Halep kentinin kalkınması için Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Türk Kızılay, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarla faaliyetler yürüteceğini belirten Köroğlu, elektrik, su, okul, hastane gibi altyapı sorunlarının çözülmesi için çalışılacağını vurguladı.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uKSp_a_9f02-nzh6Xv-onw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt=""><p><strong>ŞAM BÜYÜKELÇİLİĞİ DE ARALIKTA AÇILDI</strong></p><p>2012'de faaliyetleri durdurulan Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği de 14 Aralık 2024'de faaliyetlerine yeniden başlamıştı.</p><p> Büyükelçilik, rejimin barışçıl göstericilere karşı şiddete başvurduğu süreçte hizmet vermeye bir süre devam etmiş, ancak 26 Mart 2012'de günlük faaliyetlerini durdurmuştu.Büyükelçilik çalışanları ve aileleri de bu kararla Türkiye'ye dönmüştü.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Filistinli kadın esir anlattı: &amp;quot;Serbest bırakmadan önce saçımızdan sürüklediler&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/filistinli-kadin-esir-anlatti-serbest-birakmadan-oence-sacimizdan-suruklediler</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/filistinli-kadin-esir-anlatti-serbest-birakmadan-oence-sacimizdan-suruklediler</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ile Hamas arasında varılan esir takası kapsamında serbest bırakılan Filistinli Rağad Amru, İsrail güçlerinin Filistinli kadınları serbest bırakmadan hemen önce saçlarından sürükleyerek darbettiğini söyledi. Amru, İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğunu da anlattı.Esir takasının ilk gününde İsrail&#039;in serbest bıraktığı Filistinlilerden 23 yaşındaki Rağad Amru,  Filistinli kadınların serbest bırakılmadan önce İsrail güçlerince maruz kaldıkları kötü muameleyi ve hapishane şartlarını anlattı.
Amru, serbest bırakıldıkları günün sabahı, İsrail hapishane müdürünün 14 gün boyunca hiç kimsenin serbest bırakılmayacağını söylediğini, öğleden sonra ise müdür yardımcısının gelerek kendilerine hakaretler ettiğini dile getirdi.Amru şunları söyledi:
&quot;Öğle vaktinde hapishane müdür yardımcısı geldi, saldırgan ifadelerle &#039;Beni bir daha denemeyin, herhangi bir tesettürlü elbise giymeniz yasak&#039; dedi ve sonrasında darp, küfürler ve saatlerce süren sorgu başladı.&quot;
Amru, İsrail&#039;in Damon Hapishanesi&#039;nden demir kafesli otobüslere bindirilerek 4 saat bekletildiklerini, ardından da Ofer Hapishanesi&#039;ne götürüldüklerini aktardı.
&quot;Otobüs, hapishaneden daha kötüydü. Klimaları soğuk çalıştırdılar. Ofer Hapishanesi&#039;ne vardık, İsrailli gardiyanların Filistinli esirleri çığlık çığlığa saçlarından sürüklediğini gördük. Başımızı kaldırmamıza dahi müsaade etmediler&quot; diyen Amru, Ofer Hapishanesi&#039;ne vardıklarında İsrail güçlerinin Filistinlileri otobüsten sürükleyerek çakıl taşlarıyla dolu bir alana fırlattığını söyledi.Ofer Hapishanesi&#039;nde yarı çıplak vaziyette darbedildiklerini ve hakarete uğradıklarını anlatan Amru, ardından yanlarına durumları çok kötü halde olan bir grup Filistinli çocuğun getirildiğini ifade etti.
Amru, &quot;Bütün bu acılar halkımız ve Gazze uğruna yaşanıyor, Allah bunların ecrini bize yazsın. Filistinli direnişçiler İsrailli kadın esirlere hediyeler sunarken biz saçımızdan, başörtümüzden sürüklendik&quot; ifadelerini kullandı.
Amru, İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğuna dikkat çekerek, &quot;(İsrail) hapishanelerinde iyi bir şeyin olması mümkün değil. Yemekler miktar ve kalite olarak çok kötü ve muamele şekli son derece kötü&quot; dedi.Arabulucu ülkelerden Katar, 15 Ocak&#039;ta İsrail ile Hamas arasında Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Anlaşma, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15&#039;te yürürlüğe girdi. Üç aşamadan oluşacak ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde İsrailli 33 esir serbest bırakılacak.
Anlaşma, Gazze Şeridi&#039;ne insani yardımların kapsamlı şekilde ulaşmasının yanı sıra yerinden edilen Filistinlilerin bölgelerine geri dönebilmelerini içeriyor.
İkinci ve üçüncü aşamaların detayları ise birinci aşamanın tamamlanmasıyla açıklanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OnN4ZA8-k0Cc5XNnPMO_JA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Filistinli, kadın, esir, anlattı:, Serbest, bırakmadan, önce, saçımızdan, sürüklediler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OnN4ZA8-k0Cc5XNnPMO_JA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Filistinli kadın esir anlattı: " serbest b sa s><p>İsrail ile Hamas arasında varılan esir takası kapsamında serbest bırakılan Filistinli Rağad Amru, İsrail güçlerinin Filistinli kadınları serbest bırakmadan hemen önce saçlarından sürükleyerek darbettiğini söyledi. Amru, İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğunu da anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dXjYYfRd70uyvmMhlrkrLQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Esir takasının ilk gününde İsrail'in serbest bıraktığı Filistinlilerden 23 yaşındaki Rağad Amru,  Filistinli kadınların serbest bırakılmadan önce İsrail güçlerince maruz kaldıkları kötü muameleyi ve hapishane şartlarını anlattı.
Amru, serbest bırakıldıkları günün sabahı, İsrail hapishane müdürünün 14 gün boyunca hiç kimsenin serbest bırakılmayacağını söylediğini, öğleden sonra ise müdür yardımcısının gelerek kendilerine hakaretler ettiğini dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UcCouCXS5EGTf6mC16SbKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amru şunları söyledi:
"Öğle vaktinde hapishane müdür yardımcısı geldi, saldırgan ifadelerle 'Beni bir daha denemeyin, herhangi bir tesettürlü elbise giymeniz yasak' dedi ve sonrasında darp, küfürler ve saatlerce süren sorgu başladı."
Amru, İsrail'in Damon Hapishanesi'nden demir kafesli otobüslere bindirilerek 4 saat bekletildiklerini, ardından da Ofer Hapishanesi'ne götürüldüklerini aktardı.
"Otobüs, hapishaneden daha kötüydü. Klimaları soğuk çalıştırdılar. Ofer Hapishanesi'ne vardık, İsrailli gardiyanların Filistinli esirleri çığlık çığlığa saçlarından sürüklediğini gördük. Başımızı kaldırmamıza dahi müsaade etmediler" diyen Amru, Ofer Hapishanesi'ne vardıklarında İsrail güçlerinin Filistinlileri otobüsten sürükleyerek çakıl taşlarıyla dolu bir alana fırlattığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EFcYLEPj10qo2mKdpLx-xQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ofer Hapishanesi'nde yarı çıplak vaziyette darbedildiklerini ve hakarete uğradıklarını anlatan Amru, ardından yanlarına durumları çok kötü halde olan bir grup Filistinli çocuğun getirildiğini ifade etti.
Amru, "Bütün bu acılar halkımız ve Gazze uğruna yaşanıyor, Allah bunların ecrini bize yazsın. Filistinli direnişçiler İsrailli kadın esirlere hediyeler sunarken biz saçımızdan, başörtümüzden sürüklendik" ifadelerini kullandı.
Amru, İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğuna dikkat çekerek, "(İsrail) hapishanelerinde iyi bir şeyin olması mümkün değil. Yemekler miktar ve kalite olarak çok kötü ve muamele şekli son derece kötü" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7881uKiGQ0OVNrEx1l1XiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arabulucu ülkelerden Katar, 15 Ocak'ta İsrail ile Hamas arasında Gazze'de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.
Anlaşma, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15'te yürürlüğe girdi. Üç aşamadan oluşacak ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde İsrailli 33 esir serbest bırakılacak.
Anlaşma, Gazze Şeridi'ne insani yardımların kapsamlı şekilde ulaşmasının yanı sıra yerinden edilen Filistinlilerin bölgelerine geri dönebilmelerini içeriyor.
İkinci ve üçüncü aşamaların detayları ise birinci aşamanın tamamlanmasıyla açıklanacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yiBOnfpN_kKBhYn1mvpLdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tahran&amp;apos;da 2 yargıç öldürüldü: Cenaze namazını Hamaney kıldırdı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tahranda-2-yargic-oelduruldu-cenaze-namazini-hamaney-kildirdi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tahranda-2-yargic-oelduruldu-cenaze-namazini-hamaney-kildirdi</guid>
<description><![CDATA[ İran&#039;da cumartesi günü Yüksek Mahkeme binasının önünde öldürülen iki yargıç için cenaze töreni düzenlendi. Hakimlerin cenaze namazlarını İran&#039;ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı. Yargıçların neden öldürüldükleri araştırılıyor.İran&#039;da cumartesi günü Yüksek Mahkeme binasının önünde iki yargıç suikaste uğradı. Yargıçların öldürülmesinin ardından posterleri meydana asıldı, cenaze namazlarını ise İran&#039;ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı  İran halkı ise Yüksek Mahkeme yargıçlarına düzenlenen saldırının şokunda.  Yüksek Mahkeme&#039;nin önünde düzenlenen saldırıda ölen iki yargıç Ali Razini ve Muhammed Mukise için cenaze töreni yapıldı.   Yargıçların cenaze namazını İran&#039;ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı.ADLİYE ÇAYCISI İNTİHAR ETTİ  İki yargıcı vurarak öldüren adliye çaycısı intihar etmişti. Saldırıyı neden gerçekleştirdiği araştırılıyor.  Razini ve Mukise, &quot;ulusal güvenliğe karşı işlenen suçlar, casusluk ve terörizmle mücadele&quot; davalarına bakıyordu.  İki yargıcın fotoğrafının bulunduğu dev poster meydanlara asıldı.  Yargıçlardan birinin 10 yıl önce de saldırıya uğradığı, bu saldırıdan kurtulduğu belirtiliyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CHPtPTE8sEmtlOLupjJCjg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tahranda, yargıç, öldürüldü:, Cenaze, namazını, Hamaney, kıldırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CHPtPTE8sEmtlOLupjJCjg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tahran'da 2 yargıç öldürüldü: Cenaze namazını Hamaney kıldırdı"><p>İran'da cumartesi günü Yüksek Mahkeme binasının önünde öldürülen iki yargıç için cenaze töreni düzenlendi. Hakimlerin cenaze namazlarını İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı. Yargıçların neden öldürüldükleri araştırılıyor.</p><p>İran'da cumartesi günü Yüksek Mahkeme binasının önünde iki yargıç suikaste uğradı. Yargıçların öldürülmesinin ardından posterleri meydana asıldı, cenaze namazlarını ise İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı  İran halkı ise Yüksek Mahkeme yargıçlarına düzenlenen saldırının şokunda.  Yüksek Mahkeme'nin önünde düzenlenen saldırıda ölen iki yargıç Ali Razini ve Muhammed Mukise için cenaze töreni yapıldı.   Yargıçların cenaze namazını İran'ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney kıldırdı.</p><p><strong>ADLİYE ÇAYCISI İNTİHAR ETTİ</strong>  İki yargıcı vurarak öldüren adliye çaycısı intihar etmişti. Saldırıyı neden gerçekleştirdiği araştırılıyor.  Razini ve Mukise, "ulusal güvenliğe karşı işlenen suçlar, casusluk ve terörizmle mücadele" davalarına bakıyordu.  İki yargıcın fotoğrafının bulunduğu dev poster meydanlara asıldı.  Yargıçlardan birinin 10 yıl önce de saldırıya uğradığı, bu saldırıdan kurtulduğu belirtiliyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;dan vatandaşlarına &amp;quot;Suriye&amp;apos;ye seyahat etmeyin&amp;quot; çağrısı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/irandan-vatandaslarina-suriyeye-seyahat-etmeyin-cagrisi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/irandan-vatandaslarina-suriyeye-seyahat-etmeyin-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını, şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye gitmesini tavsiye etmediklerini söyledi.İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine ve İran&#039;dan ithalata yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını ancak şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye gitmesini tavsiye etmediklerini söyledi.  Bekayi, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen haftalık basın toplantısında, ülkesinin dış politika gündemi ve bölgesel gelişmelere ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Nükleer anlaşmanın Avrupalı taraflarının Birleşmiş Milletler yaptırımlarının geri getirilmesini sağlayacak &quot;tetik mekanizmasını&quot; hayata geçirmesi halinde İran&#039;ın atacağı adımların sorulması üzerine Bekayi, bu durumda İran&#039;ın bazı anlaşmalarda kalmasının bir anlamı olmayacağını belirtti.  Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine ve İran&#039;dan ithalata yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını ancak şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye seyahat etmesini tavsiye etmediklerini dile getirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xC3d9viYAU-4eioqEGTupw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İrandan, vatandaşlarına, Suriyeye, seyahat, etmeyin, çağrısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xC3d9viYAU-4eioqEGTupw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'dan vatandaşlarına " suriye seyahat etmeyin><p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını, şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye gitmesini tavsiye etmediklerini söyledi.</p>İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine ve İran'dan ithalata yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını ancak şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye gitmesini tavsiye etmediklerini söyledi.  Bekayi, Dışişleri Bakanlığında düzenlenen haftalık basın toplantısında, ülkesinin dış politika gündemi ve bölgesel gelişmelere ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Nükleer anlaşmanın Avrupalı taraflarının Birleşmiş Milletler yaptırımlarının geri getirilmesini sağlayacak "tetik mekanizmasını" hayata geçirmesi halinde İran'ın atacağı adımların sorulması üzerine Bekayi, bu durumda İran'ın bazı anlaşmalarda kalmasının bir anlamı olmayacağını belirtti.  Bekayi, Suriye yönetiminin İran vatandaşlarının ülkeye girişine ve İran'dan ithalata yasak getirdiği yönündeki haberleri henüz doğrulamadıklarını ancak şu aşamada vatandaşlarının bu ülkeye seyahat etmesini tavsiye etmediklerini dile getirdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TikTok fenomeninden dört yıl süren şiddet: Eşini bayıltıp bacağını kesti!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tiktok-fenomeninden-doert-yil-suren-siddet-esini-bayiltip-bacagini-kesti</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tiktok-fenomeninden-doert-yil-suren-siddet-esini-bayiltip-bacagini-kesti</guid>
<description><![CDATA[ TikTok&#039;ta 25 binden fazla takipçisi olan Hollie Hanson, dört yıldır evli olduğu Lauren Hanson’a yıllar süren dehşeti yaşattı. Cani fenomen genç kadını boğmaya çalıştı, cam şişeyle yaraladı ve bayılınca bacağını kesti. TikTok fenomeni, suçlarını itiraf ettikten sonra dört yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hapis cezasının yanı sıra yıllarca şiddet uyguladığı mağdurla görüşmesini engellenmek amacıyla uzaklaştırma kararı da çıkarıldı.TikTok fenomeninin akıl almaz istismarı sosyal medyaya damga vurdu. 26 yaşındaki Hollie Hanson, partneri Lauren Hanson&#039;a dört yıl boyunca fiziksel ve duygusal şiddet uyguladı.
TikTok&#039;ta 25 binden fazla takipçisi bulunan fenomenin, eşini iki dakika boyunca boğduğu anlar kameraya yansıdı.Hanson ayrıca genç kadının telefonunu kullanmasını, sevdikleriyle görüşmesini engelledi ve ortak banka hesaplarını kontrol altına aldı.
Eşine sistematik olarak şiddet uyguladığı aktarılan fenomen, genç kadına alkol şişesiyle saldırdı ve bayılınca bacağını kesti.Hanson ayrıca partnerinin üzerine benzin döküp sigara yaktı. Bu sırada genç kadının vücudunda yanıklar oluştu ve giysileri alev aldı.
TikTok fenomeni, suçlarını itiraf ettikten sonra dört yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Dava dosyalarına göre TikTok fenomeni, 2020-2024 yılları arasında &quot;saplantılı&quot; davranışlar sergileyerek partnerine istismar uyguladı.Mahkemede ifade veren mağdur Lauren, &quot;Hayatımda asla geçmeyecek bir iz bıraktı. Beni bir insan olarak mahvetti. Savunmasız ve kırgın bir insanım ve bu Hollie Hanson&#039;dan kaynaklanıyor.&quot; diye konuştu.
Sonunda sevgilisinin kendisini hiç sevmediğini anladığını söyleyen genç kadın, &quot;Hollie Hanson benim tacizcim. Bana çektirdiği acının üstesinden asla gelemeyeceğim. Umarım onu ​​bir daha asla görmem.&quot; ifadelerini kullandı.Fiziksel şiddetin yanı sıra Lauren&#039;ın kendi çocuğuyla görüşmesini engelledi ve bebeğin kıyafetlerini yaktı.
TikTok fenomenine hapis cezasının yanı sıra yıllarca şiddet uyguladığı mağdurla görüşmesinin engellenmesi yönünde bir uzaklaştırma kararı da verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J3b4e75dv0yaMoLq_7ceWQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TikTok, fenomeninden, dört, yıl, süren, şiddet:, Eşini, bayıltıp, bacağını, kesti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J3b4e75dv0yaMoLq_7ceWQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="TikTok fenomeninden dört yıl süren şiddet: Eşini bayıltıp bacağını kesti!"><p>TikTok'ta 25 binden fazla takipçisi olan Hollie Hanson, dört yıldır evli olduğu Lauren Hanson’a yıllar süren dehşeti yaşattı. Cani fenomen genç kadını boğmaya çalıştı, cam şişeyle yaraladı ve bayılınca bacağını kesti. TikTok fenomeni, suçlarını itiraf ettikten sonra dört yıl hapis cezasına çarptırıldı. Hapis cezasının yanı sıra yıllarca şiddet uyguladığı mağdurla görüşmesini engellenmek amacıyla uzaklaştırma kararı da çıkarıldı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3qwMKWW-hEuh4Ok0M5j3bQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>TikTok fenomeninin akıl almaz istismarı sosyal medyaya damga vurdu. 26 yaşındaki Hollie Hanson, partneri Lauren Hanson'a dört yıl boyunca fiziksel ve duygusal şiddet uyguladı.
TikTok'ta 25 binden fazla takipçisi bulunan fenomenin, eşini iki dakika boyunca boğduğu anlar kameraya yansıdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uTGgDhqyWEadGXZJwKWzxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hanson ayrıca genç kadının telefonunu kullanmasını, sevdikleriyle görüşmesini engelledi ve ortak banka hesaplarını kontrol altına aldı.
Eşine sistematik olarak şiddet uyguladığı aktarılan fenomen, genç kadına alkol şişesiyle saldırdı ve bayılınca bacağını kesti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AwFBOof9TUWg3C6Xs9PboA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hanson ayrıca partnerinin üzerine benzin döküp sigara yaktı. Bu sırada genç kadının vücudunda yanıklar oluştu ve giysileri alev aldı.
TikTok fenomeni, suçlarını itiraf ettikten sonra dört yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Dava dosyalarına göre TikTok fenomeni, 2020-2024 yılları arasında "saplantılı" davranışlar sergileyerek partnerine istismar uyguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hPo1dYQhZkO7l7vWym2ntw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mahkemede ifade veren mağdur Lauren, "Hayatımda asla geçmeyecek bir iz bıraktı. Beni bir insan olarak mahvetti. Savunmasız ve kırgın bir insanım ve bu Hollie Hanson'dan kaynaklanıyor." diye konuştu.
Sonunda sevgilisinin kendisini hiç sevmediğini anladığını söyleyen genç kadın, "Hollie Hanson benim tacizcim. Bana çektirdiği acının üstesinden asla gelemeyeceğim. Umarım onu ​​bir daha asla görmem." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bfQTeiH82U2y3YeE0qRd7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fiziksel şiddetin yanı sıra Lauren'ın kendi çocuğuyla görüşmesini engelledi ve bebeğin kıyafetlerini yaktı.
TikTok fenomenine hapis cezasının yanı sıra yıllarca şiddet uyguladığı mağdurla görüşmesinin engellenmesi yönünde bir uzaklaştırma kararı da verildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bazen ülkeleri, bazen isimleri karıştırdı: Biden&amp;apos;ın başkanlık dönemindeki unutulmaz gafları</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bazen-ulkeleri-bazen-isimleri-karistirdi-bidenin-baskanlik-doenemindeki-unutulmaz-gaflari</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bazen-ulkeleri-bazen-isimleri-karistirdi-bidenin-baskanlik-doenemindeki-unutulmaz-gaflari</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Joe Biden, dört yıl boyunca devam eden görev süresince yaptığı gaflarla adından sıkça söz ettirdi. Karıştırdığı ülkeler, yanlış telaffuzlar ve şaşkınlık yaratan anlarla başkanlık dönemini unutulmaz kıldı. İşte Joe Biden’ın başkanlık döneminde akıllarda kalan bazı unutulmaz anları.ABD Başkanı Joe Biden, Başkanlık koltuğunda geçirdiği dört yılda, imzaladığı tasarılar kadar yaptığı gaflarla da hafızalara kazındı. Biden&#039;ın, sıkça yaptığı dil sürçmeleri ve hatalı açıklamaları zaman zaman gündeme geldi. İşte Joe Biden’ın Başkanlık döneminde akıllarda kalan bazı unutulmaz anlar.Birçok kez ülkeleri ve isimleri karıştıran Biden&#039;ın, en dikkat çeken gaflarından biri, Ukrayna’daki savaşa “Irak’taki savaş” demesiydi. 
Konuşmasında “Enflasyon, Irak savaşı nedeniyle dünya genelinde bir sorun ve petrol üzerindeki etkisiyle Rusya’nın yaptığı... Affedersiniz, Ukrayna’daki savaş,” diyerek düzeltmişti eski başkan. Öte yandan daha önce Ukrayna&#039;yla İran&#039;ı karıştırmıştı,.ABD&#039;nin 46. Başkanı&#039;nın ölmüş bir parlamentere seslendiği de oldu. Biden, Kongre üyesi Jackie Walorski’ye, “Jackie burada mı? Jackie nerede? Sanırım burada olacaktı” şeklinde seslendi. Ancak Walorski, Biden’ın seslenişinden bir ay önce bir trafik kazasında hayatını kaybetmişti.
Joe Biden, prompterdan konuşma yaptığı sırada hızını alamadı ve kendisi için düşülen notları da okudu.Biden’ın gafları, başkanlık döneminin sonlarına doğru daha sık hale geldi. Bir konuşmasında Başkan Yardımcısı Kamala Harris’e “Başkan” diye hitap etti.
Ayrıca Beyaz Saray’da bir toplantı sırasında elinde görüntülenen notlar, Amerikan basınında geniş yankı uyandırdı. Notlarda, Biden’a yapması gereken her şeyin adım adım yazıldığı görüldü: “Merhaba de”, “Otur”, “Kısa açıklama yap” gibi net talimatların yanı sıra soru soracağı kişiye kadar her şeyin yazılı olduğu notlar dikkat çekti.Biden, zaman zaman konuşmalarında zorlandı. Bir keresinde, kürsüden inememesi ve birkaç kez aynı şeyi tekrarlaması sosyal medyada dalga konusu oldu. Ayrıca yönünü şaşırarak sahneden inmek için merdiveni bulamadı.Bisiklet sürerken dengesini kaybedip düşmesi de, görev süresinin unutulmaz anlarından biri oldu. Biden’ın sağlık sorunları ve yaşı gündeme gelince, bazı kişiler onun demans hastası olduğunu iddia etti.
Bu iddialar, Biden’a büyük bir baskı yarattı ve sağlık durumu nedeniyle adaylıktan çekilmesi istendi.Biden’ın ev sahipliği yaptığı NATO zirvesi de dikkat çekti. Burada, Ukrayna Devlet Başkanı ile Rusya liderini karıştırması ve yardımcısı Kamala Harris’i “Trump” diye çağırması büyük şaşkınlık yarattı. “Şimdi sözü, kararlılığı kadar cesareti de olan Ukrayna Devlet Başkanı’na bırakıyorum. Bayanlar ve baylar, Başkan Putin,” diyerek bir gaf daha yaptı.Biden’ın seçim yarışındaki rakibi Donald Trump’la yaptığı ilk münazara da büyük bir yankı uyandırdı. Biden’ın anlamsız sözleri ve zaman zaman duraksaması, sadece Trump’ın değil, kamuoyunun da tepkisini çekti.
Münazaradaki belirsiz ifadeleri, “Tam bir inisiyatif, sınır devriyeleri ve daha fazla sığınma görevlisi konusunda…” gibi cümleler, izleyiciler tarafından anlaşılmadı.Joe Biden’ın başkanlık dönemindeki gafları, pek çok kişiye göre, onun zayıflığını ve zihinsel kapasitesini sorgulatan anlar arasında yer aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8lSiByWSEUuOvVJnpyvGeQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bazen, ülkeleri, bazen, isimleri, karıştırdı:, Bidenın, başkanlık, dönemindeki, unutulmaz, gafları</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8lSiByWSEUuOvVJnpyvGeQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Bazen ülkeleri, bazen isimleri karıştırdı: Biden'ın başkanlık dönemindeki unutulmaz gafları"><p>ABD Başkanı Joe Biden, dört yıl boyunca devam eden görev süresince yaptığı gaflarla adından sıkça söz ettirdi. Karıştırdığı ülkeler, yanlış telaffuzlar ve şaşkınlık yaratan anlarla başkanlık dönemini unutulmaz kıldı. İşte Joe Biden’ın başkanlık döneminde akıllarda kalan bazı unutulmaz anları.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_DeGDqEHKE2ZGfQG8xzuKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Joe Biden, Başkanlık koltuğunda geçirdiği dört yılda, imzaladığı tasarılar kadar yaptığı gaflarla da hafızalara kazındı. Biden'ın, sıkça yaptığı dil sürçmeleri ve hatalı açıklamaları zaman zaman gündeme geldi. İşte Joe Biden’ın Başkanlık döneminde akıllarda kalan bazı unutulmaz anlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/atNksXBOt0Chkxi98RPfbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birçok kez ülkeleri ve isimleri karıştıran Biden'ın, en dikkat çeken gaflarından biri, Ukrayna’daki savaşa “Irak’taki savaş” demesiydi. 
Konuşmasında “Enflasyon, Irak savaşı nedeniyle dünya genelinde bir sorun ve petrol üzerindeki etkisiyle Rusya’nın yaptığı... Affedersiniz, Ukrayna’daki savaş,” diyerek düzeltmişti eski başkan. Öte yandan daha önce Ukrayna'yla İran'ı karıştırmıştı,.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Eng7k3Vh-kWcOc18MeNDvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin 46. Başkanı'nın ölmüş bir parlamentere seslendiği de oldu. Biden, Kongre üyesi Jackie Walorski’ye, “Jackie burada mı? Jackie nerede? Sanırım burada olacaktı” şeklinde seslendi. Ancak Walorski, Biden’ın seslenişinden bir ay önce bir trafik kazasında hayatını kaybetmişti.
Joe Biden, prompterdan konuşma yaptığı sırada hızını alamadı ve kendisi için düşülen notları da okudu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wwv_TrnJTkOu3GfFCZPjfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biden’ın gafları, başkanlık döneminin sonlarına doğru daha sık hale geldi. Bir konuşmasında Başkan Yardımcısı Kamala Harris’e “Başkan” diye hitap etti.
Ayrıca Beyaz Saray’da bir toplantı sırasında elinde görüntülenen notlar, Amerikan basınında geniş yankı uyandırdı. Notlarda, Biden’a yapması gereken her şeyin adım adım yazıldığı görüldü: “Merhaba de”, “Otur”, “Kısa açıklama yap” gibi net talimatların yanı sıra soru soracağı kişiye kadar her şeyin yazılı olduğu notlar dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Eu3f_9QFE2RCcpG9mDYfA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biden, zaman zaman konuşmalarında zorlandı. Bir keresinde, kürsüden inememesi ve birkaç kez aynı şeyi tekrarlaması sosyal medyada dalga konusu oldu. Ayrıca yönünü şaşırarak sahneden inmek için merdiveni bulamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S_f7XOALykeH6ippbwiQ_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bisiklet sürerken dengesini kaybedip düşmesi de, görev süresinin unutulmaz anlarından biri oldu. Biden’ın sağlık sorunları ve yaşı gündeme gelince, bazı kişiler onun demans hastası olduğunu iddia etti.
Bu iddialar, Biden’a büyük bir baskı yarattı ve sağlık durumu nedeniyle adaylıktan çekilmesi istendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/49BKSI9wQk-kUFSHNn_vAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biden’ın ev sahipliği yaptığı NATO zirvesi de dikkat çekti. Burada, Ukrayna Devlet Başkanı ile Rusya liderini karıştırması ve yardımcısı Kamala Harris’i “Trump” diye çağırması büyük şaşkınlık yarattı. “Şimdi sözü, kararlılığı kadar cesareti de olan Ukrayna Devlet Başkanı’na bırakıyorum. Bayanlar ve baylar, Başkan Putin,” diyerek bir gaf daha yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wnDPye9vUUaqS3N9ZMJZ1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Biden’ın seçim yarışındaki rakibi Donald Trump’la yaptığı ilk münazara da büyük bir yankı uyandırdı. Biden’ın anlamsız sözleri ve zaman zaman duraksaması, sadece Trump’ın değil, kamuoyunun da tepkisini çekti.
Münazaradaki belirsiz ifadeleri, “Tam bir inisiyatif, sınır devriyeleri ve daha fazla sığınma görevlisi konusunda…” gibi cümleler, izleyiciler tarafından anlaşılmadı.Joe Biden’ın başkanlık dönemindeki gafları, pek çok kişiye göre, onun zayıflığını ve zihinsel kapasitesini sorgulatan anlar arasında yer aldı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sıradışı bir liderin portresi: Geçmişten bugüne Donald Trump kimdir?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/siradisi-bir-liderin-portresi-gecmisten-bugune-donald-trump-kimdir</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/siradisi-bir-liderin-portresi-gecmisten-bugune-donald-trump-kimdir</guid>
<description><![CDATA[ ABD tarihinin en sıradışı başkanlık dönemlerinden birine imza atan Donald Trump, bugün yemin ederek Beyaz Saray&#039;da ikinci kez göreve başlayacak. &quot;Amerika&#039;yı yeniden büyük yapalım&quot; sloganını benimseyen Trump&#039;ın 2017-2020 yılları arasındaki liderliği, tartışmalı birçok olaya sahne oldu. Yeni dönem için de birçok tartışmalı vaatte bulundu. İşte ABD&#039;nin 47&#039;inci başkanı Donald Trump&#039;ın portresi...Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri&#039;nin 45&#039;inci başkanı olarak Beyaz Saray&#039;a çıktığında 70 yaşındaydı.
Siyasette hiçbir kariyeri olmayan Trump, ABD&#039;nin gördüğü en zengin başkan oldu.
Halefi Barack Obama&#039;nın umut veren &quot;evet yapabiliriz&quot; sloganını, &quot;Amerika&#039;yı yeniden büyük yapalım&quot; sloganıyla değiştirdi.
 ABD dış politikasını &quot;Önce Amerika&quot; eksenine oturttu. İç siyasette azledilme noktasına kadar geldi.
Trump, ülke tarihinin en sıradışı başkanlık dönemlerinden birine imza attı.Donald Trump, 1946&#039;da New York&#039;ta doğdu. Babası emlak ve inşaat işleriyle uğraşıyordu. Gençlik yıllarından itibaren o da emlak dünyasına merak saldı.
İnşa ettiği otellerle kısa sürede adını duyurdu. Oteller zinciri ve eğlence sektöründeki atılımlarıyla bir imparatorluk kurdu.
İmparatorluğunun başkenti de Manhattan beşinci caddedeki Trump Tower&#039;dı.Trump&#039;ın aklı hep başkanlıktaydı.
1987&#039;de Cumhuriyetçi Parti&#039;ye kaydoldu ama siyasi duruşu çok istikrarlı değildi. Beş kere parti üyeliği değiştirdi. Üye oldukları arasında Demokrat Parti de vardı.
2000&#039;de yapılan seçimlere Reform Partisi başkan adayı olarak katıldı fakat kısa süre sonra adaylıktan çekildi.
2009&#039;da yeniden Cumhuriyetçi Parti eksenine döndü.Trump&#039;ın hayatında dönüm noktalarından biri, 2004 yılında yayınlanmaya başlayan &quot;Çırak&quot; adlı yarışma programıydı.
Ününe ün, servetine servet kattı. 14 sezon süren programla binlerce Amerikalının evine girdi. &quot;Kovuldun&quot; sözü fenomene dönüştü.
Bu popülerliği başkanlık yarışında avantaj olarak kullandı.
Kimilerine göre başkanlık için &quot;çıraklığı&quot; siyaset sahnesinden önce televizyon dünyasında yaptı.Donald Trump&#039;ın Başkanlığı protestolarla başladı.
Onu Beyaz Saray&#039;da görmek istemeyenler günlerce eylem yaptı.
Seçilmesinden kısa süre sonra göçmenlikle ilgili düzenlemeleri sıkılaştırdı, nüfusununun büyük bir bölümü Müslüman olan bazı ülke vatandaşlarının ABD&#039;ye girişini yasakladı.
İlk yurt dışı seyahatini Suudi Arabistan&#039;a yaptı.
O ziyarette 350 milyar dolarlık askeri anlaşma imzalandı.
Trump, gazeteci Cemal Kaşıkçı&#039;nın Suudi Arabistan Konsolosluğunda öldürülmesiyle ilgili açıklamalar yapsa da Veliaht Prensi hep korudu.Başkanlığı döneminde bazı uluslararası anlaşmalardan çekildi.
İran ile yapılan nükleer anlaşma ve iklim değişikliğiyle ilgili 2015 yılında imzalanan Paris Anlaşması onlar arasındaydı.
ABD&#039;nin İsrail Büyükelçiliği&#039;ni Tel Aviv&#039;den Kudüs&#039;e taşıdı.
İsrail&#039;in Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Sudan ile diplomatik ilişkiler kurmasını öngören anlaşmaların da arabulucusuydu.
Belki de en büyük sürprizi, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile masaya oturarak yaptı. 
Başkanlığının ilk döneminde Kuzey Kore lideri Kim Jong Un&#039;a hakaretler yağdıran Trump, Temmuz 2019&#039;da Kuzey Kore toprağına ayak basan görevdeki ilk Amerikan Başkanı oldu.İç siyasette ona yöneltilen eleştirilerin başında göçmenlere yönelik sert politikaları yer aldı.
&quot;Siyahların hayatı değerlidir&quot; eylemleri dalga dalga yayılırken, ırkçılığı açık bir dille kınamaması tepki çekti.
Donald Trump, başkanlığında azil süreciyle de karşı karşıya kaldı.  Hakkındaki suçlamalar &quot;görevi kötüye kullanmak&quot; ve &quot;kongrenin işleyişini engellemek&quot;ti.
Tıpkı eski başkanlar Andrew Johnson ve Bill Clinton gibi azil sürecini atlattı. Donald Trump, medyayla da savaş halindeydi.
&quot;Fake news&quot; yani &quot;yalan haber&quot; ifadesini dilinden hiç düşürmedi.
CNN muhabiriyle yaşadığı polemik unutulmazlar arasına girdi.Başkanlığının son yılında ise koronavirüs salgınıyla uğraştı.
Yüzbinlerce Amerikalının öldüğü, kendisi de dahil milyonlarca kişinin virüs kaptığı salgınla yeterince mücadele etmemekle eleştirildi.
Trump, koltuğa oturmadan önce dünyanın en zenginlerinden biriydi; sonra da en güçlü ülkesinin lideri oldu.
Üç evliliğinden beş çocuğu bulunan Trump, umursamaz tavırlarıyla ve özellikle de Twitter&#039;dan polemiğe yol açan açıklamalarıyla sıradışı bir profil olarak Amerikan başkanlık tarihine geçti.Trump Beyaz Saray&#039;dan ayrıldıktan sonra da ülke gündeminden hiç düşmedi. En çok da hakkında açılan davalarla konuşuldu.
Eski porno yıldızına sus payı vermekle itham edildiği davada suçlu bulundu.
Donald Trump,, Beyaz Saray&#039;da ikinci dönemi için yarışırken, kurşunların da hedefi oldu.
Pensilvanya&#039;daki bir mitingi sırasında, çatıdan açılan ateşle kulağından yaralandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4VDIHfNMlkO-9KcQFYNpUw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sıradışı, bir, liderin, portresi:, Geçmişten, bugüne, Donald, Trump, kimdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4VDIHfNMlkO-9KcQFYNpUw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Sıradışı bir liderin portresi: Geçmişten bugüne Donald Trump kimdir?"><p>ABD tarihinin en sıradışı başkanlık dönemlerinden birine imza atan Donald Trump, bugün yemin ederek Beyaz Saray'da ikinci kez göreve başlayacak. "Amerika'yı yeniden büyük yapalım" sloganını benimseyen Trump'ın 2017-2020 yılları arasındaki liderliği, tartışmalı birçok olaya sahne oldu. Yeni dönem için de birçok tartışmalı vaatte bulundu. İşte ABD'nin 47'inci başkanı Donald Trump'ın portresi...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/10kvkZ5cm0y_oqYCL-5rCw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri'nin 45'inci başkanı olarak Beyaz Saray'a çıktığında 70 yaşındaydı.
Siyasette hiçbir kariyeri olmayan Trump, ABD'nin gördüğü en zengin başkan oldu.
Halefi Barack Obama'nın umut veren "evet yapabiliriz" sloganını, "Amerika'yı yeniden büyük yapalım" sloganıyla değiştirdi.
 ABD dış politikasını "Önce Amerika" eksenine oturttu. İç siyasette azledilme noktasına kadar geldi.
Trump, ülke tarihinin en sıradışı başkanlık dönemlerinden birine imza attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0L8nKRO0rUC-hjoP2g0cKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump, 1946'da New York'ta doğdu. Babası emlak ve inşaat işleriyle uğraşıyordu. Gençlik yıllarından itibaren o da emlak dünyasına merak saldı.
İnşa ettiği otellerle kısa sürede adını duyurdu. Oteller zinciri ve eğlence sektöründeki atılımlarıyla bir imparatorluk kurdu.
İmparatorluğunun başkenti de Manhattan beşinci caddedeki Trump Tower'dı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/T563YEKvmU-OV6izCjFFZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump'ın aklı hep başkanlıktaydı.
1987'de Cumhuriyetçi Parti'ye kaydoldu ama siyasi duruşu çok istikrarlı değildi. Beş kere parti üyeliği değiştirdi. Üye oldukları arasında Demokrat Parti de vardı.
2000'de yapılan seçimlere Reform Partisi başkan adayı olarak katıldı fakat kısa süre sonra adaylıktan çekildi.
2009'da yeniden Cumhuriyetçi Parti eksenine döndü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qzRotJu0ykuaO4tc4VcRnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump'ın hayatında dönüm noktalarından biri, 2004 yılında yayınlanmaya başlayan "Çırak" adlı yarışma programıydı.
Ününe ün, servetine servet kattı. 14 sezon süren programla binlerce Amerikalının evine girdi. "Kovuldun" sözü fenomene dönüştü.
Bu popülerliği başkanlık yarışında avantaj olarak kullandı.
Kimilerine göre başkanlık için "çıraklığı" siyaset sahnesinden önce televizyon dünyasında yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e8xHTsWJKkSIetos615tpg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump'ın Başkanlığı protestolarla başladı.
Onu Beyaz Saray'da görmek istemeyenler günlerce eylem yaptı.
Seçilmesinden kısa süre sonra göçmenlikle ilgili düzenlemeleri sıkılaştırdı, nüfusununun büyük bir bölümü Müslüman olan bazı ülke vatandaşlarının ABD'ye girişini yasakladı.
İlk yurt dışı seyahatini Suudi Arabistan'a yaptı.
O ziyarette 350 milyar dolarlık askeri anlaşma imzalandı.
Trump, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan Konsolosluğunda öldürülmesiyle ilgili açıklamalar yapsa da Veliaht Prensi hep korudu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h0ZELOvCy0mWut3CQaCeUg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başkanlığı döneminde bazı uluslararası anlaşmalardan çekildi.
İran ile yapılan nükleer anlaşma ve iklim değişikliğiyle ilgili 2015 yılında imzalanan Paris Anlaşması onlar arasındaydı.
ABD'nin İsrail Büyükelçiliği'ni Tel Aviv'den Kudüs'e taşıdı.
İsrail'in Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Sudan ile diplomatik ilişkiler kurmasını öngören anlaşmaların da arabulucusuydu.
Belki de en büyük sürprizi, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile masaya oturarak yaptı. 
Başkanlığının ilk döneminde Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'a hakaretler yağdıran Trump, Temmuz 2019'da Kuzey Kore toprağına ayak basan görevdeki ilk Amerikan Başkanı oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XSkn4mbRMk-mtSgBWKdMog.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İç siyasette ona yöneltilen eleştirilerin başında göçmenlere yönelik sert politikaları yer aldı.
"Siyahların hayatı değerlidir" eylemleri dalga dalga yayılırken, ırkçılığı açık bir dille kınamaması tepki çekti.
Donald Trump, başkanlığında azil süreciyle de karşı karşıya kaldı.  Hakkındaki suçlamalar "görevi kötüye kullanmak" ve "kongrenin işleyişini engellemek"ti.
Tıpkı eski başkanlar Andrew Johnson ve Bill Clinton gibi azil sürecini atlattı. Donald Trump, medyayla da savaş halindeydi.
"Fake news" yani "yalan haber" ifadesini dilinden hiç düşürmedi.
CNN muhabiriyle yaşadığı polemik unutulmazlar arasına girdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DTVmBb_LqUqKTvOsxpxNfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Başkanlığının son yılında ise koronavirüs salgınıyla uğraştı.
Yüzbinlerce Amerikalının öldüğü, kendisi de dahil milyonlarca kişinin virüs kaptığı salgınla yeterince mücadele etmemekle eleştirildi.
Trump, koltuğa oturmadan önce dünyanın en zenginlerinden biriydi; sonra da en güçlü ülkesinin lideri oldu.
Üç evliliğinden beş çocuğu bulunan Trump, umursamaz tavırlarıyla ve özellikle de Twitter'dan polemiğe yol açan açıklamalarıyla sıradışı bir profil olarak Amerikan başkanlık tarihine geçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jz_SfM_57ki5TJ2G0btOEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump Beyaz Saray'dan ayrıldıktan sonra da ülke gündeminden hiç düşmedi. En çok da hakkında açılan davalarla konuşuldu.
Eski porno yıldızına sus payı vermekle itham edildiği davada suçlu bulundu.
Donald Trump,, Beyaz Saray'da ikinci dönemi için yarışırken, kurşunların da hedefi oldu.
Pensilvanya'daki bir mitingi sırasında, çatıdan açılan ateşle kulağından yaralandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kuzey Kore&amp;apos;nin gizli oyunu: Nükleer silahlar ülkeye nasıl sokuldu?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kuzey-korenin-gizli-oyunu-nukleer-silahlar-ulkeye-nasil-sokuldu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kuzey-korenin-gizli-oyunu-nukleer-silahlar-ulkeye-nasil-sokuldu</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Kore&#039;nin silah programına yönelik uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için karmaşık bir oyun oynadığı iddia ediliyor.  Buna göre ülke, nükleer silah üretiminde kullanılan önemli ve tehlikeli bir aracı üç ayrı ülke üzerinden geçirerek topraklarına soktu. Kuzey Kore&#039;ye ihracatı yasak olan aracın, &quot;nükleer silah programının temel direği&quot; olabileceği belirtiliyor. Kuzey&#039;in gizli oyunu kapsamında İspanya&#039;dan yola çıkan sevkiyatın, önce Meksika&#039;ya ardından da Güney Afrika ve Çin&#039;e gönderilerek gizlice ülkeye sokulduğu öne sürülüyor.ABD&#039;li bir düşünce kuruluşuna göre Kuzey Kore, ülkenin silah programına yönelik uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için karmaşık bir oyun oynadı.
Buna göre ülke, nükleer savaş başlıklarının üretiminde kullanılan önemli bir aracı üç ayrı ülke üzerinden nakletmek suretiyle ele geçirdi.İddiaya göre Meksika, Güney Afrika ve Çin&#039;deki yetkililer, nükleer savaş başlıkları için uranyum yakıtı üretmede kullanılabilen bir vakum fırını için sahte belgeleri tespit edemedi.
Bu durum, Kuzey Kore&#039;ye karşı uluslararası yaptırımları uygulamanın giderek zorlaştığını gösteriyor.Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü&#039;nün ismi açıklanmayan hükümet kaynaklarına dayandırdığı raporunda, vakum fırınının 2022 yılında İspanya&#039;dan gönderildiği belirtiliyor.
Bu tür ekipmanlar, Birleşmiş Milletler yaptırımları uyarınca &quot;çift kullanımlı&quot; olarak sınıflandırılıyor.
Yani meşru sivil kullanımları olmasına rağmen nükleer silah üretiminde de önemli bir işlevi var ve Kuzey Kore&#039;ye ihracatı yasak.Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı&#039;nın eski silah müfettişi ve fizikçi David Albright raporda, &quot;Bu tür fırınlar, özellikle Kuzey Kore&#039;nin patlayıcı madde olarak silah sınıfı uranyum kullandığı bir nükleer silah programının temel direğidir.&quot; ifadelerini kullandı.Kuzey&#039;in gizli oyunu kapsamında sevkiyat Meksika&#039;ya ulaştı ve burada uluslararası ticareti yapılan ürünleri etiketlemek için kullanılan &quot;uyumlu sistem&quot; kapsamında yeni bir kod verildi.Sevkiyat daha sonra Güney Afrika&#039;ya gönderildi ve burada &quot;hurda metal&quot; olarak yeniden adlandırıldı.
Ardından Çin&#039;e gönderildi ve oradan da Kuzey Kore&#039;ye geçti.Pekin, BM Güvenlik Konseyi&#039;nin (BMGK) Kuzey Kore&#039;ye yönelik yaptırımlarını kabul etmesine rağmen, Batı ile ilişkilerinin kötüleşmesi nedeniyle yaptırımları uygulama konusunda daha hoşgörülü davranmaya başladı.Düşünce kuruluşunun raporunda, &quot;Çin&#039;in yasaklanan ihracatların Kuzey Kore , Rusya ve diğer yaptırım uygulanan ülkelere gitmesini engelleme konusundaki zayıf sicili göz önüne alındığında, Çin&#039;e yapılan her türlü ihracat şüpheli kabul edilmeli ve ek incelemeye tabi tutulmalıdır.&quot; uyarısı yer alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fKdutO27AEqxFSLTDwlZSw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kuzey, Korenin, gizli, oyunu:, Nükleer, silahlar, ülkeye, nasıl, sokuldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fKdutO27AEqxFSLTDwlZSw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kuzey Kore'nin gizli oyunu: Nükleer silahlar ülkeye nasıl sokuldu?"><p>Kuzey Kore'nin silah programına yönelik uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için karmaşık bir oyun oynadığı iddia ediliyor.  Buna göre ülke, nükleer silah üretiminde kullanılan önemli ve tehlikeli bir aracı üç ayrı ülke üzerinden geçirerek topraklarına soktu. Kuzey Kore'ye ihracatı yasak olan aracın, "nükleer silah programının temel direği" olabileceği belirtiliyor. Kuzey'in gizli oyunu kapsamında İspanya'dan yola çıkan sevkiyatın, önce Meksika'ya ardından da Güney Afrika ve Çin'e gönderilerek gizlice ülkeye sokulduğu öne sürülüyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K1SFqnib1UWQhG-6o2gBCA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'li bir düşünce kuruluşuna göre Kuzey Kore, ülkenin silah programına yönelik uluslararası yaptırımlardan kaçınmak için karmaşık bir oyun oynadı.
Buna göre ülke, nükleer savaş başlıklarının üretiminde kullanılan önemli bir aracı üç ayrı ülke üzerinden nakletmek suretiyle ele geçirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ARvRl2sXwkmStjXiQ9EGSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İddiaya göre Meksika, Güney Afrika ve Çin'deki yetkililer, nükleer savaş başlıkları için uranyum yakıtı üretmede kullanılabilen bir vakum fırını için sahte belgeleri tespit edemedi.
Bu durum, Kuzey Kore'ye karşı uluslararası yaptırımları uygulamanın giderek zorlaştığını gösteriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WbIhfmh6X0y2FtI8fkIiPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü'nün ismi açıklanmayan hükümet kaynaklarına dayandırdığı raporunda, vakum fırınının 2022 yılında İspanya'dan gönderildiği belirtiliyor.
Bu tür ekipmanlar, Birleşmiş Milletler yaptırımları uyarınca "çift kullanımlı" olarak sınıflandırılıyor.
Yani meşru sivil kullanımları olmasına rağmen nükleer silah üretiminde de önemli bir işlevi var ve Kuzey Kore'ye ihracatı yasak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xQB1s7nDL0atsi2amh5cBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın eski silah müfettişi ve fizikçi David Albright raporda, "Bu tür fırınlar, özellikle Kuzey Kore'nin patlayıcı madde olarak silah sınıfı uranyum kullandığı bir nükleer silah programının temel direğidir." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/duUfDCdBZ0OnOmmelgrHfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey'in gizli oyunu kapsamında sevkiyat Meksika'ya ulaştı ve burada uluslararası ticareti yapılan ürünleri etiketlemek için kullanılan "uyumlu sistem" kapsamında yeni bir kod verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1e3l6tzrY0m0tyqkllsZ-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sevkiyat daha sonra Güney Afrika'ya gönderildi ve burada "hurda metal" olarak yeniden adlandırıldı.
Ardından Çin'e gönderildi ve oradan da Kuzey Kore'ye geçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/blWrwmL-lkKoUBEfyrYmhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pekin, BM Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Kuzey Kore'ye yönelik yaptırımlarını kabul etmesine rağmen, Batı ile ilişkilerinin kötüleşmesi nedeniyle yaptırımları uygulama konusunda daha hoşgörülü davranmaya başladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sFepAi7m7ka6_DZdE-4uqA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Düşünce kuruluşunun raporunda, "Çin'in yasaklanan ihracatların Kuzey Kore , Rusya ve diğer yaptırım uygulanan ülkelere gitmesini engelleme konusundaki zayıf sicili göz önüne alındığında, Çin'e yapılan her türlü ihracat şüpheli kabul edilmeli ve ek incelemeye tabi tutulmalıdır." uyarısı yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4m3hZf1lcEKAUUvf7G6clQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın açılış konuşmasından alıntılar: &amp;quot;Sağduyu devrimini başlatacağım!&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumpin-acilis-konusmasindan-alintilar-sagduyu-devrimini-baslatacagim</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumpin-acilis-konusmasindan-alintilar-sagduyu-devrimini-baslatacagim</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin yeni Başkanı Donald Trump, bir dizi kararname imzalayacağını söyledi ve açılış konuşmasından alıntılara göre “Amerika&#039;nın tam restorasyonunu ve sağduyu devrimini” başlatma sözü verdi.ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump, bu akşam yemin ederek göreve başlayacak.
Trump&#039;ın Washington&#039;daki yemin törenine eski ABD başkanları ve çok sayıda tanınmış isim katılacak.Açılış konuşmasından yapılan alıntılara göre Trump bir dizi kararname imzalayacağını belirtti.
Trump, “Amerika&#039;nın tam restorasyonuna ve sağduyu devrimine” başlayacağını söyledİ.Trump bugün başkent Washington’da büyük bir miting düzenleyerek yasadışı göçle mücadele kapsamında büyük sınır dışı operasyonları başlatacağını duyurdu.
Hayata geçirilirse bu plan, ülke tarihinin en kapsamlı sınır dışı etme girişimi olacak. Planlanan girişimin ABD sınırlarındaki milyonlarca göçmeni etkilemesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gWEgqQ4vzUGCW24COqDoTw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:58 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, açılış, konuşmasından, alıntılar:, Sağduyu, devrimini, başlatacağım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gWEgqQ4vzUGCW24COqDoTw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250120130909511" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın açılış konuşmasından alıntılar: " sa devrimini ba><p>ABD'nin yeni Başkanı Donald Trump, bir dizi kararname imzalayacağını söyledi ve açılış konuşmasından alıntılara göre “Amerika'nın tam restorasyonunu ve sağduyu devrimini” başlatma sözü verdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/n1gXMeKKQkKMcYhYIA3QsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin yeni başkanı Donald Trump, bu akşam yemin ederek göreve başlayacak.
Trump'ın Washington'daki yemin törenine eski ABD başkanları ve çok sayıda tanınmış isim katılacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RBu4FISyUkiQlK7_7E6f2Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Açılış konuşmasından yapılan alıntılara göre Trump bir dizi kararname imzalayacağını belirtti.
Trump, “Amerika'nın tam restorasyonuna ve sağduyu devrimine” başlayacağını söyledİ.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HNnGWz9bTkWGE5b0Wbwhwg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump bugün başkent Washington’da büyük bir miting düzenleyerek yasadışı göçle mücadele kapsamında büyük sınır dışı operasyonları başlatacağını duyurdu.
Hayata geçirilirse bu plan, ülke tarihinin en kapsamlı sınır dışı etme girişimi olacak. Planlanan girişimin ABD sınırlarındaki milyonlarca göçmeni etkilemesi bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zhajLmpotECal5ydwvR3RQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Gazze&amp;apos;de ateşkes mesajı: Devam edeceğinden emin değilim</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-gazzede-ateskes-mesaji-devam-edeceginden-emin-degilim</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-gazzede-ateskes-mesaji-devam-edeceginden-emin-degilim</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Gazze&#039;de sağlanan ateşkesin devam edeceğinden emin olmadığını belirterek, &quot;Bu, bizim savaşımız değil. Bu, onların savaşı.&quot; dedi.ABD Başkanı Trump, Oval Ofis&#039;te birçok başkanlık kararnamesine imza attığı imza töreninde basın mensuplarına gündeme ilişkin kısa açıklamalar yaptı.  Trump, Gazze&#039;de ateşkesin sürdürüleceğinden emin olup olmadığına ilişkin bir soruya, &quot;Emin değilim. Bu, bizim savaşımız değil. Bu, onların savaşı.&quot;. Diğer tarafın (Hamas&#039;ın) çok zayıfladığını düşünüyorum.” yanıtını verdi.  &quot;Gazze’nin bir fotoğrafına baktım. Gazze, çok büyük bir yıkım alanı. Aslında orasının gerçekten farklı bir şekilde yeniden inşa edilmesi gerekiyor.&quot; diyen Trump, Gazze&#039;nin yeniden inşasına yardım edebileceğini belirtti.  Trump, sözlerine, “Gazze ilginç bir yer. Deniz kenarında muhteşem bir konumu ve harika bir havası var. Orada çok güzel şeyler yapılabilir, Gazze ile gerçekten güzel şeyler yapılabilir.” şeklinde devam etti.TRUMP GÖREVE BAŞLADIAmerika Birleşik Devletleri&#039;nde 47&#039;nci Başkan Donald Trump yemin ederek resmen göreve başladı. Trump konuşmasında &quot;önceliğim ABD olacak&quot; dedi. &quot;ABD&#039;nin altın çağı başlıyor&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bcUj6IuMB0G3x8M8kvJGGA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Gazzede, ateşkes, mesajı:, Devam, edeceğinden, emin, değilim</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bcUj6IuMB0G3x8M8kvJGGA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Gazze'de ateşkes mesajı: Devam edeceğinden emin değilim"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Gazze'de sağlanan ateşkesin devam edeceğinden emin olmadığını belirterek, "Bu, bizim savaşımız değil. Bu, onların savaşı." dedi.</p>ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te birçok başkanlık kararnamesine imza attığı imza töreninde basın mensuplarına gündeme ilişkin kısa açıklamalar yaptı.  Trump, Gazze'de ateşkesin sürdürüleceğinden emin olup olmadığına ilişkin bir soruya, "Emin değilim. Bu, bizim savaşımız değil. Bu, onların savaşı.". Diğer tarafın (Hamas'ın) çok zayıfladığını düşünüyorum.” yanıtını verdi.  "Gazze’nin bir fotoğrafına baktım. Gazze, çok büyük bir yıkım alanı. Aslında orasının gerçekten farklı bir şekilde yeniden inşa edilmesi gerekiyor." diyen Trump, Gazze'nin yeniden inşasına yardım edebileceğini belirtti.  Trump, sözlerine, “Gazze ilginç bir yer. Deniz kenarında muhteşem bir konumu ve harika bir havası var. Orada çok güzel şeyler yapılabilir, Gazze ile gerçekten güzel şeyler yapılabilir.” şeklinde devam etti.<p><strong>TRUMP GÖREVE BAŞLADI</strong></p><p>Amerika Birleşik Devletleri'nde 47'nci Başkan Donald Trump yemin ederek resmen göreve başladı. Trump konuşmasında "önceliğim ABD olacak" dedi. "ABD'nin altın çağı başlıyor" ifadesini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump göreve başladı: İlk başkanlık kararnamelerini imzaladı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trump-goereve-basladi-ilk-baskanlik-kararnamelerini-imzaladi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trump-goereve-basladi-ilk-baskanlik-kararnamelerini-imzaladi</guid>
<description><![CDATA[ Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, 4 yıl aradan sonra Beyaz Saray&#039;a döndü. Oval Ofis&#039;te gazetecilerin sorularını yanıtlarken; çok sayıda kararname imzaladı. Biden döneminden 78 kararnameyi iptal eden Trump, Kongre baskınına karışmaktan ceza alan yaklaşık 1600 kişi için af çıkardıABD Başkanı Trump, Kongrede gerçekleştirilen yemin töreninin ardından gittiği Capital One Arena spor kompleksinde, binlerce destekçisiyle bir araya geldi.
Soğuk hava nedeniyle dış mekanda düzenlenecek geçit törenini kapalı alana aldıran Trump, burada yaptığı teşekkür konuşmasının ardından bazı başkanlık kararnamelerine imza attı.ABD Başkanı Donald Trump, görevinin ilk gününde eski başkan Joe Biden yönetiminin iç politikadan dış politikaya kadar birçok alandaki icraatlarını geçersiz kılan çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı.
Biden&#039;ın son saatlerinde kendi aile üyelerini affetmesine de tepki gösteren Trump, bu konu hakkında daha çok eleştiri yapacağını söyledi.Trump, seçim kampanyaları sırasında dile getirdiği vaadini tutarak, 6 Ocak Kongre baskını olaylarına karışmakla suçlanarak yargılanması devam eden veya ceza almış yaklaşık 1600 kişi için af kararnamesi çıkardı.
6 Ocak olaylarıyla ilgili suçlanan kişiler için “bunlar rehine” diyen Trump, kararnameyi imzalarken “Açıkçası, bu geceden itibaren dışarı çıkmalarını umuyoruz, onlar da bunu bekliyor.” diye konuştu.Trump’ın af çıkardığı mahkumlar arasında 22 yıl hapis cezası alan Proud Boys adlı grubun lideri Enrique Tarrio da bulunuyor.
42 yaşındaki Tarrio, Kongre baskınındaki rolü nedeniyle kışkırtıcı komplo ve diğer suçlardan yargılanarak 22 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Tarrio, 6 Ocak baskını davalarında en uzun hapis cezası alan kişi olarak kayıtlara geçmişti.Trump, konuşmasının bir bölümünde Biden yönetiminin Ukrayna ve İsrail politikalarını da eleştirerek kendisi başkan olsaydı, Ukrayna savaşının ve 7 Ekim 2023 saldırılarının hiç yaşanmayacağını ileri sürdü.Beyaz Saray&#039;a geçince Oval Ofis&#039;te çok sayıda başka kararnameleri de imzalayacağını söyleyen Trump&#039;ın imza koyduğu kararnameler şöyle:
- Biden dönemine ait 78 idari eylem, kararname ve genelgenin iptali
- Paris İklim Anlaşması&#039;ndan çekilme kararnamesi ve anlaşmadan çekilindiğine dair Birleşmiş Milletlere iletilecek mektup
- Hükümetin kontrolü tamamen alınana kadar bürokratların daha fazla düzenleme yapmasını engellemeye yönelik düzenlemelerin durdurulması kararı- Hükümetin tam kontrolü sağlanana ve ileriye dönük hedefler anlaşılana kadar, ordu ve diğer bazı istisnai kategoriler hariç tüm federal işe alımların dondurulması
- Federal çalışanların derhal tam zamanlı fiziki olarak işlerine dönmeleri şartı
- Amerikalıların hayat pahalılığı krizini ele almak için federal hükümetteki her bakanlık ve kuruma yönelik talimat- Federal hükümette ifade özgürlüğünün yeniden tesis edilmesini ve bundan böyle ifade özgürlüğünün hükümet tarafından sansürlenmesinin önlenmesine yönelik talimat
- Federal hükümette, önceki yönetimin siyasi muhaliflerine karşı hükümetin &quot;silahlandırılmasına&quot; son verilmesi yönünde talimat.Söz konusu kararnamelerden birinde Biden, işgal altındaki Batı Şeria&#039;da Filistinlilere şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım uygulanmasını öngörüyordu.
Biden&#039;ın bu kararnamesini iptal eden Trump, böylece görevinin ilk gününde aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yönelik ABD yaptırımlarını tamamen kaldırmış oldu.
Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024&#039;te, işgal altındaki Batı Şeria&#039;da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria&#039;daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimciye yaptırım kararı almıştı.-Trump, güney sınırında ulusal acil durum ilan etti. Suç çetelerini uluslararası terör organizasyonu olarak tanıdı.
-Video uygulaması TikTok&#039;un yasaklanmasını engelleyen kararnameyi de imzaladı.Yeni Amerikan Başkanı, &quot;İlk günden diktatör mü oldunuz?&quot; sorusuna &quot;Hayır&quot; yanıtını verdi.Trump, annesi babası vatandaş olmayıp ABD’de doğan çocuklara vatandaşlık hakkı tanıyan uygulamayı da imzaladığı başkanlık kararnamesi ile sonlandırdı.
İmza sırasında bir gazetecinin, Anayasa&#039;nın 14. Ek Maddesindeki “ABD sınırları içinde doğan her kişi ABD vatandaşıdır” hükmünce bu kararnamenin yasal engellerle karşılaşabileceğini hatırlatması üzerine Trump, &quot;Haklı olabilirsiniz ama bizim de itirazlara karşı iyi gerekçelerimiz var.” şeklinde cevap verdi.Oval Ofis&#039;teki konuşmasında, Meksika ve Kanada&#039;nın sınırdan çok sayıda insanın geçmesine izin verdiğini öne süren Trump, &quot;Meksika ve Kanada için yüzde 25&#039;lik (tarife) bir oran düşünüyoruz. 1 Şubat&#039;ta uygulayacağımızı düşünüyorum.&quot; dedi.
Trump, BRICS ülkelerine de yüzde 100 tarife uygulama planına dair sözlerini yinelerken dünyanın her yerinden gelen mallara evrensel bir gümrük vergisi uygulamaya henüz hazır olmadığını kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3gwqCj1lR0GfORbgZFrkSg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, göreve, başladı:, İlk, başkanlık, kararnamelerini, imzaladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3gwqCj1lR0GfORbgZFrkSg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump göreve başladı: İlk başkanlık kararnamelerini imzaladı"><p>Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, 4 yıl aradan sonra Beyaz Saray'a döndü. Oval Ofis'te gazetecilerin sorularını yanıtlarken; çok sayıda kararname imzaladı. Biden döneminden 78 kararnameyi iptal eden Trump, Kongre baskınına karışmaktan ceza alan yaklaşık 1600 kişi için af çıkardı</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TSP6IseI3Eqin_s2lB1TWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Trump, Kongrede gerçekleştirilen yemin töreninin ardından gittiği Capital One Arena spor kompleksinde, binlerce destekçisiyle bir araya geldi.
Soğuk hava nedeniyle dış mekanda düzenlenecek geçit törenini kapalı alana aldıran Trump, burada yaptığı teşekkür konuşmasının ardından bazı başkanlık kararnamelerine imza attı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a7KbfYIgyEGPdfr5WYeXCA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump, görevinin ilk gününde eski başkan Joe Biden yönetiminin iç politikadan dış politikaya kadar birçok alandaki icraatlarını geçersiz kılan çok sayıda başkanlık kararnamesine imza attı.
Biden'ın son saatlerinde kendi aile üyelerini affetmesine de tepki gösteren Trump, bu konu hakkında daha çok eleştiri yapacağını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/60LVJ9K07UW1N8mx-jJ8OQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, seçim kampanyaları sırasında dile getirdiği vaadini tutarak, 6 Ocak Kongre baskını olaylarına karışmakla suçlanarak yargılanması devam eden veya ceza almış yaklaşık 1600 kişi için af kararnamesi çıkardı.
6 Ocak olaylarıyla ilgili suçlanan kişiler için “bunlar rehine” diyen Trump, kararnameyi imzalarken “Açıkçası, bu geceden itibaren dışarı çıkmalarını umuyoruz, onlar da bunu bekliyor.” diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dlqOiijdSk6Vvgs_OVcagw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump’ın af çıkardığı mahkumlar arasında 22 yıl hapis cezası alan Proud Boys adlı grubun lideri Enrique Tarrio da bulunuyor.
42 yaşındaki Tarrio, Kongre baskınındaki rolü nedeniyle kışkırtıcı komplo ve diğer suçlardan yargılanarak 22 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Tarrio, 6 Ocak baskını davalarında en uzun hapis cezası alan kişi olarak kayıtlara geçmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/B5nEEOkr6kSObRP1acbsVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, konuşmasının bir bölümünde Biden yönetiminin Ukrayna ve İsrail politikalarını da eleştirerek kendisi başkan olsaydı, Ukrayna savaşının ve 7 Ekim 2023 saldırılarının hiç yaşanmayacağını ileri sürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2v7fnOBUXES5iPdG44F53w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Beyaz Saray'a geçince Oval Ofis'te çok sayıda başka kararnameleri de imzalayacağını söyleyen Trump'ın imza koyduğu kararnameler şöyle:
- Biden dönemine ait 78 idari eylem, kararname ve genelgenin iptali
- Paris İklim Anlaşması'ndan çekilme kararnamesi ve anlaşmadan çekilindiğine dair Birleşmiş Milletlere iletilecek mektup
- Hükümetin kontrolü tamamen alınana kadar bürokratların daha fazla düzenleme yapmasını engellemeye yönelik düzenlemelerin durdurulması kararı</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Va5Tcrof20KhEIc18atbug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>- Hükümetin tam kontrolü sağlanana ve ileriye dönük hedefler anlaşılana kadar, ordu ve diğer bazı istisnai kategoriler hariç tüm federal işe alımların dondurulması
- Federal çalışanların derhal tam zamanlı fiziki olarak işlerine dönmeleri şartı
- Amerikalıların hayat pahalılığı krizini ele almak için federal hükümetteki her bakanlık ve kuruma yönelik talimat</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/konDb1kqt0CxZbmkWRLNgQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>- Federal hükümette ifade özgürlüğünün yeniden tesis edilmesini ve bundan böyle ifade özgürlüğünün hükümet tarafından sansürlenmesinin önlenmesine yönelik talimat
- Federal hükümette, önceki yönetimin siyasi muhaliflerine karşı hükümetin "silahlandırılmasına" son verilmesi yönünde talimat.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m1hkQNHIU0-_gdrClKYYXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Söz konusu kararnamelerden birinde Biden, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım uygulanmasını öngörüyordu.
Biden'ın bu kararnamesini iptal eden Trump, böylece görevinin ilk gününde aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yönelik ABD yaptırımlarını tamamen kaldırmış oldu.
Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024'te, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria'daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimciye yaptırım kararı almıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S7b8hAlLXEqKGrEqvHs6tg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>-Trump, güney sınırında ulusal acil durum ilan etti. Suç çetelerini uluslararası terör organizasyonu olarak tanıdı.
-Video uygulaması TikTok'un yasaklanmasını engelleyen kararnameyi de imzaladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UGLNo74eW0eywJ3Rihcakg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni Amerikan Başkanı, "İlk günden diktatör mü oldunuz?" sorusuna "Hayır" yanıtını verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t1OWA-4uP0iGUY9GwSZ5ZA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, annesi babası vatandaş olmayıp ABD’de doğan çocuklara vatandaşlık hakkı tanıyan uygulamayı da imzaladığı başkanlık kararnamesi ile sonlandırdı.
İmza sırasında bir gazetecinin, Anayasa'nın 14. Ek Maddesindeki “ABD sınırları içinde doğan her kişi ABD vatandaşıdır” hükmünce bu kararnamenin yasal engellerle karşılaşabileceğini hatırlatması üzerine Trump, "Haklı olabilirsiniz ama bizim de itirazlara karşı iyi gerekçelerimiz var.” şeklinde cevap verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/s1ZYIyzKP0m_RYWwmEEK3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Oval Ofis'teki konuşmasında, Meksika ve Kanada'nın sınırdan çok sayıda insanın geçmesine izin verdiğini öne süren Trump, "Meksika ve Kanada için yüzde 25'lik (tarife) bir oran düşünüyoruz. 1 Şubat'ta uygulayacağımızı düşünüyorum." dedi.
Trump, BRICS ülkelerine de yüzde 100 tarife uygulama planına dair sözlerini yinelerken dünyanın her yerinden gelen mallara evrensel bir gümrük vergisi uygulamaya henüz hazır olmadığını kaydetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9BgC7IpCwkCNnUtJaXryMg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elon Musk&amp;apos;ın Trump&amp;apos;ın yemin töreninde Nazi selamı mı verdi?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/elon-muskin-trumpin-yemin-toereninde-nazi-selami-mi-verdi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/elon-muskin-trumpin-yemin-toereninde-nazi-selami-mi-verdi</guid>
<description><![CDATA[ Donald Trump yemin ederek ABD&#039;nin 47. Başkanı olarak yeniden koltuğuna oturdu. Törende, X, SpaceX ve Tesla&#039;nın sahibi Amerikalı milyarder Elon Musk, Donald Trump&#039;ın destekçilerine hitabında Nazi selamına benzetilen hareketi tartışma konusu oldu. Peki Elon Musk&#039;un bu hareketi Nazi selamı mıydı?ABD&#039;de 5 Kasım 2024 seçimlerinden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek ABD&#039;nin başkanlık koltuğuna oturdu.
ABD&#039;DE İKİNCİ TRUMP DÖNEMİYemin töreninin ardından Trump&#039;ın kabinesinde yer alacak isimlerden biri olan milyarder iş insanı Elon Musk, Washington&#039;da bulunan Capital One Arena Spor Salonu&#039;nda düzenlenen etkinlikte konuştu.&quot;(Seçim zaferi) Bunun gerçekleşmesini sağladığınız için teşekkür ederim&quot; diyen ve sonrasında Nazi selamına benzetilen bir hareket yapan Musk, &quot;Kalbim sizinle.&quot; dedi.Musk, &quot;Medeniyetin geleceğini güvence altında aldığınız için teşekkür ederiz.&quot; ifadesini kullandı.
Bu hareketin ardından sosyal medyada birçok kullanıcı Musk&#039;ı Nazi selamı yapmakla suçlayarak tepki gösterdi.ABD ve İsrail basınında yer alan haberlerde bunun Nazi selamından çok bir Roma selamı olduğu belirtildi.Hitler selamı olarak da bilinen bu hareket, &quot;avuç içi aşağı bakacak şekilde sağ kolun yatay bir şekilde öne çıkarılması&quot; diye tanımlıyor.
Nazi selamı, Hitler döneminde genelde &quot;Heil Hitler&quot; veya &quot;Sieg Heil&quot; sloganıyla yapılıyordu. İkinci Dünya Savaşı&#039;ndan sonra ise neo-Nazi gruplar tarafından sıklıkla kullanıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6GKd6G8V_EWhTVddQN0mZw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Elon, Muskın, Trumpın, yemin, töreninde, Nazi, selamı, mı, verdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6GKd6G8V_EWhTVddQN0mZw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Elon Musk'ın Trump'ın yemin töreninde Nazi selamı mı verdi?"><p>Donald Trump yemin ederek ABD'nin 47. Başkanı olarak yeniden koltuğuna oturdu. Törende, X, SpaceX ve Tesla'nın sahibi Amerikalı milyarder Elon Musk, Donald Trump'ın destekçilerine hitabında Nazi selamına benzetilen hareketi tartışma konusu oldu. Peki Elon Musk'un bu hareketi Nazi selamı mıydı?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yjiIi_eDp0Gv9I7c4Q8NPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de 5 Kasım 2024 seçimlerinden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek ABD'nin başkanlık koltuğuna oturdu.
ABD'DE İKİNCİ TRUMP DÖNEMİ</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/95ZscLXatU6EswElniKmhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yemin töreninin ardından Trump'ın kabinesinde yer alacak isimlerden biri olan milyarder iş insanı Elon Musk, Washington'da bulunan Capital One Arena Spor Salonu'nda düzenlenen etkinlikte konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8HIAx9KP4Eub7x5xICRc4A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>"(Seçim zaferi) Bunun gerçekleşmesini sağladığınız için teşekkür ederim" diyen ve sonrasında Nazi selamına benzetilen bir hareket yapan Musk, "Kalbim sizinle." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uftugzZqxE2yeLyty5r6_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Musk, "Medeniyetin geleceğini güvence altında aldığınız için teşekkür ederiz." ifadesini kullandı.
Bu hareketin ardından sosyal medyada birçok kullanıcı Musk'ı Nazi selamı yapmakla suçlayarak tepki gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/syOGNBekTUq2Zz9C5Tk0OA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD ve İsrail basınında yer alan haberlerde bunun Nazi selamından çok bir Roma selamı olduğu belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZL3lzXKOrEmKbTuglV-juQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hitler selamı olarak da bilinen bu hareket, "avuç içi aşağı bakacak şekilde sağ kolun yatay bir şekilde öne çıkarılması" diye tanımlıyor.
Nazi selamı, Hitler döneminde genelde "Heil Hitler" veya "Sieg Heil" sloganıyla yapılıyordu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ise neo-Nazi gruplar tarafından sıklıkla kullanıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xNoAum_dOE67NplVFAXeIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G2YUMweA20yc8REq6iJiTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yg3Z-L9vLEGb5XxaguUKIQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ro0R4mrUZEqQsMibkZnnRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın yemin töreni ne zaman, saat kaçta olacak? Trump göreve ne zaman başlayacak? ABD&amp;apos;nin 47. Başkanı Donald Trump&amp;apos;ın göreve başlayağı tarih</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumpin-yemin-toereni-ne-zaman-saat-kacta-olacak-trump-goereve-ne-zaman-baslayacak-abdnin-47-baskani-donald-trumpin-goereve-baslayagi-tarih</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumpin-yemin-toereni-ne-zaman-saat-kacta-olacak-trump-goereve-ne-zaman-baslayacak-abdnin-47-baskani-donald-trumpin-goereve-baslayagi-tarih</guid>
<description><![CDATA[ Trump&#039;ın yemin töreni tüm dünya kamuoyunda ilgiyle takip ediliyor. ABD&#039;de 5 Kasım 2024&#039;te seçimlerinde zafer kazanarak 47. başkanı olmaya hak kazanan Trump, saatler sonra yapacağı yemin ardından ikinci kez Beyaz Saray&#039;a başkan olarak dönecek. Peki, Trump&#039;ın yemin töreni ne zaman, saat kaçta başlayacak? Trump göreve ne zaman başlayacak?ABD&#039;de geçtiğimiz kasım ayında yapılan seçimleri kazanan Donald Trump, yemin töreniyle başkanlık koltuğuna tekrar oturacak. ABD&#039;nin eski başkanları, dünya liderleri ve milyarderler gibi birçok önemli ismin yemin törenine katılması bekleniyor.Trump ve seçilmiş Başkan Yardımcısı JD Vance&#039;in yemin töreni 20 Ocak Pazartesi günü yapılacak.Trump, 20 Ocak Pazartesi günü Washington saati ile saat 12.00&#039;de (TSİ ile 20.00) yemin edecek.20 Ocak’ta öğlen saatlerinde yapılacak yemin töreninden bir gün önce saat 15.00&#039;te Capital One Arena&#039;da Zafer Mitingi gerçekleştirilecek, yemin töreni günü akşamı da üç ayrı açılış balosu yapılacak.ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Donald Trump, 20 Ocak&#039;ta yapılacak Başkanlık yemin töreninin, o tarihte beklenen aşırı soğuk hava tahminleri nedeniyle ABD Kongre binası içinde yapılacağını duyurdu.Trump, Truth Social adlı sosyal media platformundan yemin törenine ilişkin açıklama yaptı.&quot;Daha başkanlığa başlamadan yemin törenini düşünerek, ülkemizin insanlarını korumak benim görevim&quot; ifadelerini kullanan Trump, yemin töreninin yapılacağı gün Washington DC&#039;de rüzgarın da etkisiyle hava sıcaklığının ciddi derecede düşeceğine yönelik hava tahmini raporlarına dikkati çekti.Trump, &quot;Ülkeyi kasıp kavuran bir Arktik soğuk hava patlaması var. İnsanların herhangi bir şekilde incinmesini veya yaralanmasını istemiyorum. 20 Ocak&#039;ta saatlerce dışarıda olacak on binlerce kolluk kuvveti, ilk müdahale ekibi, polis köpekleri ve hatta atlar ve yüz binlerce destekçi için tehlikeli koşullar var.&quot; değerlendirmesinde bulundu.Soğuk hava şartları nedeniyle törendeki dua ve açılış konuşmalarının ABD Kongre binası içindeki Rotunda kısmında yapılacağını belirten Trump, bunun herkes için ve özellikle de geniş TV izleyicileri için çok güzel bir deneyim olacağını belirtti.Trump, 20 Ocak&#039;ta gündüz yapılacak yemin töreni dışındaki etkinliklerde ise bir değişiklik olmadığını kaydederek, &quot;Her halükarda, yemin törenine katılmayı düşünenler iyi giyinsin.&quot; şeklinde uyarıda bulundu.ABD&#039;de en son 1985&#039;te aşırı soğuk hava koşulları nedeniyle eski Başkan Ronald Reagan&#039;ın yemin töreni Kongre binası içindeki Rotunda kısmında yapılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QG3-nSLO6Uy11G2ecwWIOw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, yemin, töreni, zaman, saat, kaçta, olacak, Trump, göreve, zaman, başlayacak, ABDnin, 47., Başkanı, Donald, Trumpın, göreve, başlayağı, tarih</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QG3-nSLO6Uy11G2ecwWIOw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın yemin töreni ne zaman, saat kaçta olacak? Trump göreve ne zaman başlayacak? ABD'nin 47. Başkanı Donald Trump'ın göreve başlayağı tarih"><p>Trump'ın yemin töreni tüm dünya kamuoyunda ilgiyle takip ediliyor. ABD'de 5 Kasım 2024'te seçimlerinde zafer kazanarak 47. başkanı olmaya hak kazanan Trump, saatler sonra yapacağı yemin ardından ikinci kez Beyaz Saray'a başkan olarak dönecek. Peki, Trump'ın yemin töreni ne zaman, saat kaçta başlayacak? Trump göreve ne zaman başlayacak?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5ouFNlhChkStl5slNPIC0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de geçtiğimiz kasım ayında yapılan seçimleri kazanan Donald Trump, yemin töreniyle başkanlık koltuğuna tekrar oturacak. ABD'nin eski başkanları, dünya liderleri ve milyarderler gibi birçok önemli ismin yemin törenine katılması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/o5EgMj0aPEuygC5yzlYlaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump ve seçilmiş Başkan Yardımcısı JD Vance'in yemin töreni 20 Ocak Pazartesi günü yapılacak.Trump, 20 Ocak Pazartesi günü Washington saati ile saat 12.00'de (TSİ ile 20.00) yemin edecek.20 Ocak’ta öğlen saatlerinde yapılacak yemin töreninden bir gün önce saat 15.00'te Capital One Arena'da Zafer Mitingi gerçekleştirilecek, yemin töreni günü akşamı da üç ayrı açılış balosu yapılacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kaf4xVNmXE6oxNGP2AX8gQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump, 20 Ocak'ta yapılacak Başkanlık yemin töreninin, o tarihte beklenen aşırı soğuk hava tahminleri nedeniyle ABD Kongre binası içinde yapılacağını duyurdu.Trump, Truth Social adlı sosyal media platformundan yemin törenine ilişkin açıklama yaptı."Daha başkanlığa başlamadan yemin törenini düşünerek, ülkemizin insanlarını korumak benim görevim" ifadelerini kullanan Trump, yemin töreninin yapılacağı gün Washington DC'de rüzgarın da etkisiyle hava sıcaklığının ciddi derecede düşeceğine yönelik hava tahmini raporlarına dikkati çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/C5DCy7xRbUa9mmikhthWAA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, "Ülkeyi kasıp kavuran bir Arktik soğuk hava patlaması var. İnsanların herhangi bir şekilde incinmesini veya yaralanmasını istemiyorum. 20 Ocak'ta saatlerce dışarıda olacak on binlerce kolluk kuvveti, ilk müdahale ekibi, polis köpekleri ve hatta atlar ve yüz binlerce destekçi için tehlikeli koşullar var." değerlendirmesinde bulundu.Soğuk hava şartları nedeniyle törendeki dua ve açılış konuşmalarının ABD Kongre binası içindeki Rotunda kısmında yapılacağını belirten Trump, bunun herkes için ve özellikle de geniş TV izleyicileri için çok güzel bir deneyim olacağını belirtti.Trump, 20 Ocak'ta gündüz yapılacak yemin töreni dışındaki etkinliklerde ise bir değişiklik olmadığını kaydederek, "Her halükarda, yemin törenine katılmayı düşünenler iyi giyinsin." şeklinde uyarıda bulundu.ABD'de en son 1985'te aşırı soğuk hava koşulları nedeniyle eski Başkan Ronald Reagan'ın yemin töreni Kongre binası içindeki Rotunda kısmında yapılmıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de ikinci Trump dönemi başladı: Donald Trump yemin edip başkanlık koltuğuna oturdu</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdde-ikinci-trump-doenemi-basladi-donald-trump-yemin-edip-baskanlik-koltuguna-oturdu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdde-ikinci-trump-doenemi-basladi-donald-trump-yemin-edip-baskanlik-koltuguna-oturdu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Donald Trump 4 yıllık aranın ardından yemin ederek ABD&#039;nin 47. Başkanı olarak koltuğuna oturdu. Trump ve eşi Melania Trump törenden önce kilisede dua etti. Ardından Trump çifti Beyaz Saray&#039;a geçti. Beyaz Saray&#039;da Joe Biden Donald Trump&#039;ı kapıda karşıladı. Beyaz Saray&#039;da Biden ile çay içen Trump ardından ABD Kongre Binası&#039;na geçti. Burada yapılan yemin töreniyle Trump, ABD Başkanlık koltuğuna oturdu.  ABD&#039;nin yeni başkanı Trump&#039;ın merakla beklenen konuşması &quot;ABD&#039;nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek&quot; sözleriyle başladı. İlk icraatlarına ilişkin açıklama yapan Trump, Kongre baskını sanıklarına başkanlık affı getireceğini söyledi.ABD&#039;de 5 Kasım 2024 seçimlerinden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek ABD&#039;nin başkanlık koltuğuna oturdu.ABD&#039;de 5 Kasım seçimlerinde Demokrat rakibi Kamala Harris&#039;e üstünlük sağlayarak seçimleri kazanan Trump, bugün Beyaz Saray&#039;a yeniden döndü. Trump&#039;ın eşi Melani Trump&#039;ın tuttuğu İncil&#039;e yemin ederken el basmaması dikkat çekti. Konuyla ilgili resmi makamlardan bir açıklama henüz yapılmadı. Trump&#039;ın bu hareketi sosyal medyada tartışma yarattı.ABD&#039;de başkanlık yemini sırasında İncil kullanılması bir gelenek ancak zorunlu değil. Sadece başkanların yemini Anayasa tarafından zorunlu tutuluyor.Törende önce JD Vance, yemin ederek resmen ABD&#039;nin yeni Başkan Yardımcısı oldu.Trump merakla beklenen konuşmasına, &quot;ABD&#039;nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek&quot; sözleriyle başladı. &quot;Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı&quot; dedi.Donald Trump&#039;ın yemin töreni, Kongre’de sıcaklıkların eksi 11 dereceye kadar düşmesi yüzünden 1985’te Ronald Reagan’ın yemin töreninden sonra ilk kez kapalı mekanda yapıldı.Trump, &quot;Ben, Donald J. Trump, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı görevini sadakatle yerine getireceğime ve Amerika Birleşik Devletleri Anayasasını tüm gücümle muhafaza edeceğime, koruyacağıma ve savunacağıma yemin ederim.&quot; ifadeleriyle yemin etti.ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump konuşmasında kendisine düzenlenen suikast girişimini hatırlatarak, “ABD’yi yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı” dedi. Konuşmasının başında “ABD’nin altın çağı şu anda başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek” ifadelerini kullandı.Donald Trump Kongre&#039;deki yemin töreninden sonra yaptığı konuşmasında ABD-Meksika sınırında Ulusal Acil Durum ilan edeceğini açıkladı.ülkedeki düzensiz göçmen sorununa dikkati çeken Trump, 2019’daki gibi yine ABD-Meksika sınırına ilişkin Ulusal Acil Durum ilan edip, yasadışı göçleri engelleyeceğini ve bu kişileri sınır dışı edeceğini açıkladı.Trump Cumhuriyetçilerin &quot;yakala ve serbest bırak&quot; diye tarif ettiği uygulamayı sona erdiren bir yürütme emri çıkaracağını kaydetti. Konuşmasında düzensiz göçmenler için &quot;suçlu&quot; nitelemesi yapan Trump ayrıca, ABD’nin güney sınırına asker göndereceğini kaydetti.Konuşması sık sık partililerin alkışları ile kesilen Trump &quot;Yakında Meksika Körfezi&#039;nin adını Amerika Körfezi olarak değiştireceğiz&quot; ifadesini kullandı.
&quot;Bundan böyle Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin resmi politikası, kadın ve erkek olmak üzere sadece iki cinsiyetin var olduğudur.&quot; dedi.ABD Başkanı Donald Trump, yemin töreni sorası yaptığı açıklamada, eski Başkan Joe Biden yönetiminin çok fazla suçluyu affettiğini belirtti. “Tüm savaşları bitireceğiz” ifadesini kullandı.ABD Başkanı Donald Trump, Panama Kanalı’nı Çin’in yönettiğini belirterek, “Panama Kanalı’nı geri alacağız” dedi.Trump ilk başkanlık döneminde aşı karşıtı oldukları için ordudan ihraç edilenlerin geri alınacağını açıklayarak, &quot;Silahlı kuvvetlerimiz tek görevi olan ABD&#039;nin düşmanlarını yok etmeye odaklanacaklar&quot; diye konuştu.Trump otomotiv endüstrisi ile ilgili olarak ise, elektrikli araç kanununu iptal edeceğini açıkladı. Enflasyonla mücadele kapsamında ulusal enerji acil durum ilan edeceğini belirtti. Trump, çıkaracağı kararname ile kartellerin yabancı terör örgütü olarak tanınacağını açıkladı.Törenden saatler önce Biden Trump tarafından hedef alınabileceği endişesiyle erkek kardeşleri James ve Frank ile kız kardeşi Valerie ve eşlerini affetti.Beyaz Saray&#039;ın resmi web sitesi ana sayfada Trump&#039;ın fotosuyla güncellendi. &quot;Her gün, vücudumdaki her nefesle sizin için savaşacağım. Çocuklarımızın hak ettiği ve sizin de hak ettiğiniz güçlü, güvenli ve müreffeh Amerika&#039;yı teslim edene kadar dinlenmeyeceğim. Bu gerçekten Amerika&#039;nın altın çağı olacak.&quot; ifadeleri dikkat çekti.ABD&#039;nin seçilmiş başkanı Trump yemin töreni öncesi Beyaz Saray yakınındaki bir kilise ayine katıldı. Trump çifti daha sonra Beyaz Saray&#039;a doğru yola çıktı.Trump çifti, Beyaz Saray kapısında Joe Biden ve eşi tarafından karşılandı.ABD&#039;nin 46. Başkanı Joe Biden ve seçilmiş yeni başkanı Donald Trump bir süre ayaküstü konuştu.İki lider fotoğraf çekiminden sonra Oval Ofis&#039;e geçti. 
Karşılamada Melania Trump&#039;ın Beyaz Saray&#039;a girerken gülümseyerek şapkasını tutması dikkatlerden kaçmadı.Donald Trump yemin töreni öncesi Beyaz Saray&#039;a doğru giderken yoğun güvenlik önlemi alındı.Yemin t ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uRyqdEh85Uem8XslMCtDYQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:57 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, ikinci, Trump, dönemi, başladı:, Donald, Trump, yemin, edip, başkanlık, koltuğuna, oturdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uRyqdEh85Uem8XslMCtDYQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'de ikinci Trump dönemi başladı: Donald Trump yemin edip başkanlık koltuğuna oturdu"><p>ABD'de Donald Trump 4 yıllık aranın ardından yemin ederek ABD'nin 47. Başkanı olarak koltuğuna oturdu. Trump ve eşi Melania Trump törenden önce kilisede dua etti. Ardından Trump çifti Beyaz Saray'a geçti. Beyaz Saray'da Joe Biden Donald Trump'ı kapıda karşıladı. Beyaz Saray'da Biden ile çay içen Trump ardından ABD Kongre Binası'na geçti. Burada yapılan yemin töreniyle Trump, ABD Başkanlık koltuğuna oturdu.  ABD'nin yeni başkanı Trump'ın merakla beklenen konuşması "ABD'nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek" sözleriyle başladı. İlk icraatlarına ilişkin açıklama yapan Trump, Kongre baskını sanıklarına başkanlık affı getireceğini söyledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4saWV4bMWUmUb931Z7QOMQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de 5 Kasım 2024 seçimlerinden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek ABD'nin başkanlık koltuğuna oturdu.ABD'de 5 Kasım seçimlerinde Demokrat rakibi Kamala Harris'e üstünlük sağlayarak seçimleri kazanan Trump, bugün Beyaz Saray'a yeniden döndü. Trump'ın eşi Melani Trump'ın tuttuğu İncil'e yemin ederken el basmaması dikkat çekti. Konuyla ilgili resmi makamlardan bir açıklama henüz yapılmadı. Trump'ın bu hareketi sosyal medyada tartışma yarattı.ABD'de başkanlık yemini sırasında İncil kullanılması bir gelenek ancak zorunlu değil. Sadece başkanların yemini Anayasa tarafından zorunlu tutuluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X6Zak9UD1EiNXETCV_ileg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Törende önce JD Vance, yemin ederek resmen ABD'nin yeni Başkan Yardımcısı oldu.Trump merakla beklenen konuşmasına, "ABD'nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek" sözleriyle başladı. "Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RJw5jRfvS0O2ybaSMHdHlA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump'ın yemin töreni, Kongre’de sıcaklıkların eksi 11 dereceye kadar düşmesi yüzünden 1985’te Ronald Reagan’ın yemin töreninden sonra ilk kez kapalı mekanda yapıldı.Trump, "Ben, Donald J. Trump, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı görevini sadakatle yerine getireceğime ve Amerika Birleşik Devletleri Anayasasını tüm gücümle muhafaza edeceğime, koruyacağıma ve savunacağıma yemin ederim." ifadeleriyle yemin etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WvNezFU0kEe27H37UG_m6g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin yeni başkanı Donald Trump konuşmasında kendisine düzenlenen suikast girişimini hatırlatarak, “ABD’yi yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı” dedi. Konuşmasının başında “ABD’nin altın çağı şu anda başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek” ifadelerini kullandı.Donald Trump Kongre'deki yemin töreninden sonra yaptığı konuşmasında ABD-Meksika sınırında Ulusal Acil Durum ilan edeceğini açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tnVE9pRTUUmoWTeeucZvPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ülkedeki düzensiz göçmen sorununa dikkati çeken Trump, 2019’daki gibi yine ABD-Meksika sınırına ilişkin Ulusal Acil Durum ilan edip, yasadışı göçleri engelleyeceğini ve bu kişileri sınır dışı edeceğini açıkladı.Trump Cumhuriyetçilerin "yakala ve serbest bırak" diye tarif ettiği uygulamayı sona erdiren bir yürütme emri çıkaracağını kaydetti. Konuşmasında düzensiz göçmenler için "suçlu" nitelemesi yapan Trump ayrıca, ABD’nin güney sınırına asker göndereceğini kaydetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9k0I4X6Gw0a0lSkVwpW_Iw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Konuşması sık sık partililerin alkışları ile kesilen Trump "Yakında Meksika Körfezi'nin adını Amerika Körfezi olarak değiştireceğiz" ifadesini kullandı.
"Bundan böyle Amerika Birleşik Devletleri hükümetinin resmi politikası, kadın ve erkek olmak üzere sadece iki cinsiyetin var olduğudur." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/VeEqqjRzQ0mcW6mBFltl3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump, yemin töreni sorası yaptığı açıklamada, eski Başkan Joe Biden yönetiminin çok fazla suçluyu affettiğini belirtti. “Tüm savaşları bitireceğiz” ifadesini kullandı.ABD Başkanı Donald Trump, Panama Kanalı’nı Çin’in yönettiğini belirterek, “Panama Kanalı’nı geri alacağız” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/77xL3vWBpESytVaB9Xm0ww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump ilk başkanlık döneminde aşı karşıtı oldukları için ordudan ihraç edilenlerin geri alınacağını açıklayarak, "Silahlı kuvvetlerimiz tek görevi olan ABD'nin düşmanlarını yok etmeye odaklanacaklar" diye konuştu.Trump otomotiv endüstrisi ile ilgili olarak ise, elektrikli araç kanununu iptal edeceğini açıkladı. Enflasyonla mücadele kapsamında ulusal enerji acil durum ilan edeceğini belirtti. Trump, çıkaracağı kararname ile kartellerin yabancı terör örgütü olarak tanınacağını açıkladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/heKVWDFwMEmAVR8FNhEdnA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Törenden saatler önce Biden Trump tarafından hedef alınabileceği endişesiyle erkek kardeşleri James ve Frank ile kız kardeşi Valerie ve eşlerini affetti.Beyaz Saray'ın resmi web sitesi ana sayfada Trump'ın fotosuyla güncellendi. "Her gün, vücudumdaki her nefesle sizin için savaşacağım. Çocuklarımızın hak ettiği ve sizin de hak ettiğiniz güçlü, güvenli ve müreffeh Amerika'yı teslim edene kadar dinlenmeyeceğim. Bu gerçekten Amerika'nın altın çağı olacak." ifadeleri dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IJ52qw_lWUarbvIiY4-9YA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin seçilmiş başkanı Trump yemin töreni öncesi Beyaz Saray yakınındaki bir kilise ayine katıldı. Trump çifti daha sonra Beyaz Saray'a doğru yola çıktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pIM_cGnf60-yY89JUwB1-w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump çifti, Beyaz Saray kapısında Joe Biden ve eşi tarafından karşılandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vf1l0vKVmEi0YtAOx_inkg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin 46. Başkanı Joe Biden ve seçilmiş yeni başkanı Donald Trump bir süre ayaküstü konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hx1JAbL3dEif9zPMZJqy3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İki lider fotoğraf çekiminden sonra Oval Ofis'e geçti. 
Karşılamada Melania Trump'ın Beyaz Saray'a girerken gülümseyerek şapkasını tutması dikkatlerden kaçmadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6ZMZR0QUdUe24rA31fyRhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump yemin töreni öncesi Beyaz Saray'a doğru giderken yoğun güvenlik önlemi alındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KpDdWQwaOk6bf88kF-T3SA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yemin törenine Joe Biden'ın yanı sıra eski başkanlar Barack Obama, George W. Bush ve Bill Clinton da katıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7vKTPz4vQ02C03Y8_jxqJA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mark Zuckerberg, Jeff Bezos, Sundar Pichai ve Elon Musk'un da aralarında bulunduğu iş dünyasından ünlü konuklar, Kongre Binası'ndaki törene katıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2y8bpf4AV0K4oYpXtz04uw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump, Başkanlık yemin töreni için dün Washington'a geldi. Trump'ın uçağı Washington Dulles Uluslararası Havaalanı'na indi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QgCm8RlAZEGN2cZ_BibqNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump ve Melania Trump'ın ev sahipliği yaptığı kutlamada ABD'li vatandaşlar havai fişek gösterisini izlemek için Trump Ulusal Golf Kulübü (Trump National Golf Club) dışında toplandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FRg4Om52tU2zEss0NCdBPg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zoS5jT9cLEmM9nqeVAS2zA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oVM1cmheTkGxHuPR9GAUOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5oNAPQUc4keA7O-U9Eny0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aCf4BwCQfkattjaseiizow.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ItkgWsLo2k2obSx0DQivJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yV9yD1iCzE-5pHFnHa_5Zw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/k7qJQlGs7UKe16Ut42_56w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WDepd09qa0qqpInK_A7mbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zoIcttYOeUys2b0xeXBDsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1ogV-8c2p0a-dPyg7NfN0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BFKb-1kk6kmx8UpxM0mn9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze kayıplarını arıyor: &amp;quot;Şehrimi deprem vurmuş gibi&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gazze-kayiplarini-ariyor-sehrimi-deprem-vurmus-gibi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gazze-kayiplarini-ariyor-sehrimi-deprem-vurmus-gibi</guid>
<description><![CDATA[ Ateşkesin ardından Gazze&#039;de halk yıkılmış evlerine geri dönmeye ve kayıp sevdiklerini arama çalışmalarına başladı. Bölgenin 2,3 milyonluk nüfusu, 15 aydır yoğun ateş altında olan şehirdeki yıkımın boyutları karşısındaki dehşete düştü. Evine dönen Filistinlilerden biri, &quot;Sanki şehrimi deprem vurmuş gibi... Sokak yok, dükkan yok, hastane veya belediye yok. Sadece enkaz ve altındaki cesetler var.&quot; diye konuştu. Sivil savunma ekipleri yaklaşık 10 bin kayıp insan için arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. İsrail bombardımanından kalan 50 milyon tondan fazla enkazı temizlemenin 21 yıl sürmesi ve 1,2 milyar dolara mal olması bekleniyor.Ateşkesin ilan edilmesinin ardından bir yılı aşkın süredir bombardıman altında olan Gazze&#039;de halk yıkılmış evlerine geri dönmeye ve kayıp sevdiklerini aramaya başladı.Geçtiğimiz pazar günü Hamas&#039;ın elindeki üç rehinenin serbest bırakılması karşılığında İsrail hapishanelerinden 90 Filistinlinin serbest bırakılmasıyla yürürlüğe giren ateşkes, coşkuyla karşılandı.
Acilen ihtiyaç duyulan yardım malzemeleri de böylelikle bölgeye ulaştırılmaya başlandı.
Ancak zaman ilerledikçe kutlamalar yerini büyük ölçüde şok ve üzüntüye bıraktı.Yerinden edilmiş siviller, patlamamış mühimmatla dolu yollarda yürüyerek kasabalarına, köylerine ve mülteci kamplarına doğru uzun bir yolculuğa başladı.
Bölgenin 2,3 milyonluk nüfusu, bir yandan İsrail saldırılarının yarattığı yıkımın boyutunu değerlendiriyor.Savaşta anne, baba ve kardeşini kaybeden kuzeydeki Beyt Lahiya kentinden 22 yaşındaki Yusuf, pazartesi günü evine döndü.
Evine döndükten sonra konuşan Yusuf, &quot;Beyt Lahiya&#039;ya ulaştığımda hissettiğim ilk duygu gördüğüm enkaz karşısındaki şok ve panikti. Sanki şehrimi deprem vurmuş gibi... Sokak yok, dükkan yok, park yok, pazar yok, hastane veya belediye yok. Sadece enkaz var ve altında birkaç ceset var.&quot; dedi.Sivil savunma servisi pazartesi günü yaklaşık 10 bin kayıp insan için resmi bir aramanın sürdüğünü açıkladı.
Ateşkese rağmen Gazze&#039;deki ölü sayısı tırmanmaya devam ediyor: sağlık görevlileri son 24 saatte 62 ceset bulunduğunu ve ölü sayısının 47 bine ulaştığını bildirdi.Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 110 bin kişinin daha yaralı olduğunu, bunların dörtte birinin ciddi yaralanmalarla karşı karşıya olduğunu ve 12 bin kişinin acil tedavi için başka yerlere tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.Gazze&#039;nin yeniden inşası ve yönetimine ilişkin uzun vadeli soruların, ateşkesin birinci aşamasının mart ayı başında sona ermesinden önce, şubat ayı başında başlaması planlanan müzakerelerde ele alınması bekleniyor.Birleşmiş Milletler&#039;in bu ayın başlarında yaptığı hasar değerlendirmesine göre, İsrail&#039;in bombardımanından kalan 50 milyon tondan fazla enkazı temizlemenin 21 yıl sürmesi ve 1,2 milyar dolara mal olması bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dtqo1YqK5EqPKU0IP3okyQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazze, kayıplarını, arıyor:, Şehrimi, deprem, vurmuş, gibi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dtqo1YqK5EqPKU0IP3okyQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze kayıplarını arıyor: " deprem vurmu gibi><p>Ateşkesin ardından Gazze'de halk yıkılmış evlerine geri dönmeye ve kayıp sevdiklerini arama çalışmalarına başladı. Bölgenin 2,3 milyonluk nüfusu, 15 aydır yoğun ateş altında olan şehirdeki yıkımın boyutları karşısındaki dehşete düştü. Evine dönen Filistinlilerden biri, "Sanki şehrimi deprem vurmuş gibi... Sokak yok, dükkan yok, hastane veya belediye yok. Sadece enkaz ve altındaki cesetler var." diye konuştu. Sivil savunma ekipleri yaklaşık 10 bin kayıp insan için arama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. İsrail bombardımanından kalan 50 milyon tondan fazla enkazı temizlemenin 21 yıl sürmesi ve 1,2 milyar dolara mal olması bekleniyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IcnAT2_XvUu0abaN2JXqVw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkesin ilan edilmesinin ardından bir yılı aşkın süredir bombardıman altında olan Gazze'de halk yıkılmış evlerine geri dönmeye ve kayıp sevdiklerini aramaya başladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/esq5_3BxGkGKgW9nqJ0-sg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz pazar günü Hamas'ın elindeki üç rehinenin serbest bırakılması karşılığında İsrail hapishanelerinden 90 Filistinlinin serbest bırakılmasıyla yürürlüğe giren ateşkes, coşkuyla karşılandı.
Acilen ihtiyaç duyulan yardım malzemeleri de böylelikle bölgeye ulaştırılmaya başlandı.
Ancak zaman ilerledikçe kutlamalar yerini büyük ölçüde şok ve üzüntüye bıraktı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SrTxFs-vnEm_vyiM6gRRbA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yerinden edilmiş siviller, patlamamış mühimmatla dolu yollarda yürüyerek kasabalarına, köylerine ve mülteci kamplarına doğru uzun bir yolculuğa başladı.
Bölgenin 2,3 milyonluk nüfusu, bir yandan İsrail saldırılarının yarattığı yıkımın boyutunu değerlendiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hmXxPJihIUKfRq1zqlKgHg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Savaşta anne, baba ve kardeşini kaybeden kuzeydeki Beyt Lahiya kentinden 22 yaşındaki Yusuf, pazartesi günü evine döndü.
Evine döndükten sonra konuşan Yusuf, "Beyt Lahiya'ya ulaştığımda hissettiğim ilk duygu gördüğüm enkaz karşısındaki şok ve panikti. Sanki şehrimi deprem vurmuş gibi... Sokak yok, dükkan yok, park yok, pazar yok, hastane veya belediye yok. Sadece enkaz var ve altında birkaç ceset var." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6DCJ2VgN50uCuUIfVKxM9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sivil savunma servisi pazartesi günü yaklaşık 10 bin kayıp insan için resmi bir aramanın sürdüğünü açıkladı.
Ateşkese rağmen Gazze'deki ölü sayısı tırmanmaya devam ediyor: sağlık görevlileri son 24 saatte 62 ceset bulunduğunu ve ölü sayısının 47 bine ulaştığını bildirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a_ri5BDD2k2tb9HgYzH0yA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 110 bin kişinin daha yaralı olduğunu, bunların dörtte birinin ciddi yaralanmalarla karşı karşıya olduğunu ve 12 bin kişinin acil tedavi için başka yerlere tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FOCSuZhjkUump_WZAW1dgg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze'nin yeniden inşası ve yönetimine ilişkin uzun vadeli soruların, ateşkesin birinci aşamasının mart ayı başında sona ermesinden önce, şubat ayı başında başlaması planlanan müzakerelerde ele alınması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zmOnv0Y95k2oUU5z7jLMGA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birleşmiş Milletler'in bu ayın başlarında yaptığı hasar değerlendirmesine göre, İsrail'in bombardımanından kalan 50 milyon tondan fazla enkazı temizlemenin 21 yıl sürmesi ve 1,2 milyar dolara mal olması bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BvGEmJ3oqUqTrWiQXPR_tw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;nin yeni Dışişleri Bakanı belli oldu: &amp;quot;Çin şahini&amp;quot; Marco Rubio kimdir?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdnin-yeni-disisleri-bakani-belli-oldu-cin-sahini-marco-rubio-kimdir</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdnin-yeni-disisleri-bakani-belli-oldu-cin-sahini-marco-rubio-kimdir</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;de Trump&#039;ın başkan olmasıyla Dışişleri&#039;nde Blinken dönemi bitti. Marco Rubio, ABD&#039;nin yeni Dışişleri Bakanı olarak atandı. Peki Çin&#039;e girişi yasak olan ve &quot;Çin şahini&quot; olarak tanımlanan Rubio kimdir?Marco Rubio Senato’da 99 oyun tamamını alarak ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı oldu ve Antony Blinken dönemi sona erdi.
2011 yılından bu yana Senato&#039;da Florida&#039;yı temsil eden Rubio, Trump&#039;ın göreve başlaması üzerine dün istifa etti. 53 yaşındaki Rubio’nun, geniş bir dış politika deneyimine sahip olduğu biliniyor.
Çin, İran, Venezuela ve Küba konusunda sert tutumlar sergileyen Rubio, Rusya&#039;nın Ukrayna&#039;daki savaşı, Ortadoğu&#039;da devam eden çatışmalar, Çin ile Tayvan&#039;a arasındaki ihtilaf ve Çin-ABD ilişkisi gibi bir dizi küresel zorlukla karşı karşıya olan görevi devralıyor.Kanada&#039;yı 51. eyalet olarak ilhak etmeyi gündeme getiren Rubio, ABD müttefikleri ile ticaret savaşları tehdidinde bulundu.
Rubio, seçilirken Senato&#039;daki meslektaşlarına “21. Yüzyıl ABD ve Çin arasında yaşananlarla tanımlanacak” diyerek ABD&#039;nin Çin&#039;in etkisini daha güçlü bir şekilde geri püskürtmesi gerektiğine dair uzun süredir sahip olduğu inancı yineledi. ABD basını Rubio için “Çin şahini” tanımlanmasını kullanıyor.Rubio, Çin için “Sovyetler Birliği&#039;nin asla sahip olmadığı unsurlara sahipler. Teknolojik bir düşman ve rakip, endüstriyel bir rakip, ekonomik bir rakip, jeopolitik bir rakip, bilimsel bir rakip, artık her alanda. Bu olağanüstü bir meydan okumadır” ifadelerini kullandı.
Ancak Çin hükümetine yönelik eleştirileri nedeniyle Çin&#039;e girişi yasaklanan Rubio, ülkenin en üst düzey diplomatı olarak iki ülke arasındaki yoğun rekabetin ortasında silahlı bir çatışmayı önlemek için Çin&#039;le ilişki kurması gerekeceğini kabul etti.Rubio, Kübalı göçmenlerin çocuğu olarak Miami&#039;de doğdu.
Florida Üniversitesi ve Miami Üniversitesi Hukuk Fakültesi&#039;nden mezun olan Rubio, Batı Miami&#039;de şehir komiseri olarak görev yaptı ve 2010 yılında Senato&#039;ya seçilmeden önce 2000 yılında Florida Temsilciler Meclisi&#039;ne seçildi.
2016&#039;da Cumhuriyetçi başkan adaylığı için Donald Trump ve bir dizi Beyaz Saray adayıyla karşı karşıya geldi. 2024 yılında Trump&#039;ın aday adayı olmak için kısa listede yer alıyordu.Rubio ayrıca Trump&#039;ın “Önce Amerika” gündemini savunarak Dışişleri Bakanlığı&#039;nın en önemli önceliğinin “ABD olacağını” ve Grönland ile Panama Kanalı konusundaki tutumunu açıkladı.
Kanal üzerindeki Çin etkisiyle ilgili sorulara “Bu yüzleşilmesi gereken meşru bir mesele. Bunu Başkan Trump icat etmiyor” şeklinde yanıt verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5V-X354khkqes50ROP9qxQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDnin, yeni, Dışişleri, Bakanı, belli, oldu:, Çin, şahini, Marco, Rubio, kimdir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5V-X354khkqes50ROP9qxQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'nin yeni Dışişleri Bakanı belli oldu: " marco rubio kimdir><p>ABD'de Trump'ın başkan olmasıyla Dışişleri'nde Blinken dönemi bitti. Marco Rubio, ABD'nin yeni Dışişleri Bakanı olarak atandı. Peki Çin'e girişi yasak olan ve "Çin şahini" olarak tanımlanan Rubio kimdir?</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/teWuO5-kRUmgGr3nifzkpQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Marco Rubio Senato’da 99 oyun tamamını alarak ABD’nin yeni Dışişleri Bakanı oldu ve Antony Blinken dönemi sona erdi.
2011 yılından bu yana Senato'da Florida'yı temsil eden Rubio, Trump'ın göreve başlaması üzerine dün istifa etti. 53 yaşındaki Rubio’nun, geniş bir dış politika deneyimine sahip olduğu biliniyor.
Çin, İran, Venezuela ve Küba konusunda sert tutumlar sergileyen Rubio, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı, Ortadoğu'da devam eden çatışmalar, Çin ile Tayvan'a arasındaki ihtilaf ve Çin-ABD ilişkisi gibi bir dizi küresel zorlukla karşı karşıya olan görevi devralıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_qZltoCts0OKH8ejbq5Tvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kanada'yı 51. eyalet olarak ilhak etmeyi gündeme getiren Rubio, ABD müttefikleri ile ticaret savaşları tehdidinde bulundu.
Rubio, seçilirken Senato'daki meslektaşlarına “21. Yüzyıl ABD ve Çin arasında yaşananlarla tanımlanacak” diyerek ABD'nin Çin'in etkisini daha güçlü bir şekilde geri püskürtmesi gerektiğine dair uzun süredir sahip olduğu inancı yineledi. ABD basını Rubio için “Çin şahini” tanımlanmasını kullanıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lD7Oye_1fE6V--xJ1UpqmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rubio, Çin için “Sovyetler Birliği'nin asla sahip olmadığı unsurlara sahipler. Teknolojik bir düşman ve rakip, endüstriyel bir rakip, ekonomik bir rakip, jeopolitik bir rakip, bilimsel bir rakip, artık her alanda. Bu olağanüstü bir meydan okumadır” ifadelerini kullandı.
Ancak Çin hükümetine yönelik eleştirileri nedeniyle Çin'e girişi yasaklanan Rubio, ülkenin en üst düzey diplomatı olarak iki ülke arasındaki yoğun rekabetin ortasında silahlı bir çatışmayı önlemek için Çin'le ilişki kurması gerekeceğini kabul etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5TFjUp22_EuT8Co0j-xlIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rubio, Kübalı göçmenlerin çocuğu olarak Miami'de doğdu.
Florida Üniversitesi ve Miami Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Rubio, Batı Miami'de şehir komiseri olarak görev yaptı ve 2010 yılında Senato'ya seçilmeden önce 2000 yılında Florida Temsilciler Meclisi'ne seçildi.
2016'da Cumhuriyetçi başkan adaylığı için Donald Trump ve bir dizi Beyaz Saray adayıyla karşı karşıya geldi. 2024 yılında Trump'ın aday adayı olmak için kısa listede yer alıyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zNNPU7-02kWG0xr3Pwubxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rubio ayrıca Trump'ın “Önce Amerika” gündemini savunarak Dışişleri Bakanlığı'nın en önemli önceliğinin “ABD olacağını” ve Grönland ile Panama Kanalı konusundaki tutumunu açıkladı.
Kanal üzerindeki Çin etkisiyle ilgili sorulara “Bu yüzleşilmesi gereken meşru bir mesele. Bunu Başkan Trump icat etmiyor” şeklinde yanıt verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JwuZT4uuTk6Ki9xysfPR-Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kartalkaya Kayak Merkezi&amp;apos;nde otel yangını: 10 ölüyak Merkezi&amp;apos;nde otel yangını: 3 ölü</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kartalkaya-kayak-merkezinde-otel-yangini-10-oeluyak-merkezinde-otel-yangini-3-oelu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kartalkaya-kayak-merkezinde-otel-yangini-10-oeluyak-merkezinde-otel-yangini-3-oelu</guid>
<description><![CDATA[ Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki Grand Kartal Otel&#039;de gece saatlerinde yangın çıktı. Yangında ilk belirlemelere göre 10 kişi hayatını kaybetti, 32 kişi yaralandı. Ekiplerin geniş çaplı yangını söndürme ve tahliye çalışmaları sürüyor. Otelin dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtilirken bölgeye sahra hastanesi kuruldu.Türkiye’nin önemli kayak merkezlerinden 2 bin 200 rakımlı Kartalkaya’da bir otelde saat 03.30 sıralarında yangın çıktı.  İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yangında 10 kişinin hayatını kaybettiğini, 32 kişinin ise yaralandığını dile getirdi. Yerikaya, yangına çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarından 267 personelle müdahaleye devam edilmekte olduğunu dile getirdi.  12 katlı ahşap otelde restoran bölümünde başladığı belirlenen yangında alevler hızla yayıldı.Sömestir tatili nedeniyle doluluk oranının yüzde 80-90 oranında olduğu belirtilen, 237 kişinin konakladığı otelde alevlerin fark edilmesiyle 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verildi. Binadan tahliye edilenler geçici olarak bölgede bulunan diğer otellere yerleştirilirken, itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile ilerleyen saatlerde alt katlardaki yangının söndürüldüğü belirtildi.  Üst katlardaki yangına müdahale devam ederken, alevlerin ağaçlık alanlara da sıçramaması için yoğun çaba sarf ediliyor. Ekiplerin geniş çaplı yangını söndürme çalışmaları sürüyor.  SAHRA HASTANESİ KURULDU  Yangının çıktığı Grand Kartal Otel&#039;in dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtilirken bölgeye sahra hastanesi kuruldu.  Jandarma ekipleri de bölgede hazır bekliyor.  Otelin bir kısmının uçurum olması, alevlere müdahaleyi zorlaştırıyor.Yangının çıktığı Grand Kartal Otel&#039;in dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bjap3yAoyEeSZvNpymuqKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kartalkaya, Kayak, Merkezinde, otel, yangını:, ölüyak, Merkezinde, otel, yangını:, ölü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bjap3yAoyEeSZvNpymuqKQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kartalkaya Kayak Merkezi'nde otel yangını: 10 ölüyak Merkezi'nde otel yangını: 3 ölü"><p>Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de gece saatlerinde yangın çıktı. Yangında ilk belirlemelere göre 10 kişi hayatını kaybetti, 32 kişi yaralandı. Ekiplerin geniş çaplı yangını söndürme ve tahliye çalışmaları sürüyor. Otelin dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtilirken bölgeye sahra hastanesi kuruldu.</p>Türkiye’nin önemli kayak merkezlerinden 2 bin 200 rakımlı Kartalkaya’da bir otelde saat 03.30 sıralarında yangın çıktı.  İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, yangında 10 kişinin hayatını kaybettiğini, 32 kişinin ise yaralandığını dile getirdi. Yerikaya, yangına çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarından 267 personelle müdahaleye devam edilmekte olduğunu dile getirdi.  12 katlı ahşap otelde restoran bölümünde başladığı belirlenen yangında alevler hızla yayıldı.<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4VdsRwgIvE-4E2vw9NJjlw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Sömestir tatili nedeniyle doluluk oranının yüzde 80-90 oranında olduğu belirtilen, 237 kişinin konakladığı otelde alevlerin fark edilmesiyle 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verildi. Binadan tahliye edilenler geçici olarak bölgede bulunan diğer otellere yerleştirilirken, itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile ilerleyen saatlerde alt katlardaki yangının söndürüldüğü belirtildi.  Üst katlardaki yangına müdahale devam ederken, alevlerin ağaçlık alanlara da sıçramaması için yoğun çaba sarf ediliyor. Ekiplerin geniş çaplı yangını söndürme çalışmaları sürüyor.  <strong>SAHRA HASTANESİ KURULDU</strong>  Yangının çıktığı Grand Kartal Otel'in dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtilirken bölgeye sahra hastanesi kuruldu.  Jandarma ekipleri de bölgede hazır bekliyor.  Otelin bir kısmının uçurum olması, alevlere müdahaleyi zorlaştırıyor.Yangının çıktığı Grand Kartal Otel'in dış cephesinin ahşap kaplama olması yangını hızlandırdığı belirtiliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Görkemli balodan kareler: Donald ve Melania Trump&amp;apos;ın zafer dansı!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/goerkemli-balodan-kareler-donald-ve-melania-trumpin-zafer-dansi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/goerkemli-balodan-kareler-donald-ve-melania-trumpin-zafer-dansi</guid>
<description><![CDATA[ Dün akşam düzenlenen yemin töreni sonrası resmen başkanlığı devralan Donald Trump, geleneksel yemin töreni balosuna eşi ile birlikte katıldı. ABD&#039;nin 47. başkanı ilk dansını silahlı kuvvetler için düzenlenen baloda yaptı. Trump ailesinin en büyük çocukları da eşleriyle birlikte dans pistinde çifte katıldı. Ivanka Trump, daha önce Audrey Hepburn&#039;ün giydiği 1954 tarihli ikonik elbiseyle geceye damga vurdu. İşte görkemli balodan dikkat çeken anlar...ABD&#039;de seçimlerden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek başkanlık koltuğunu Joe Biden&#039;dan resmen devraldı.
Trump merakla beklenen konuşmasına, &quot;ABD&#039;nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek. Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı.&quot; ifadelerini kullandı.Donald ve Melania Trump, yemin töreninin ilk dansını silahlı kuvvetler için düzenlenen bir baloda yaptı.
Beyaz Saray&#039;da bir dizi başkanlık kararnamesi imzaladıktan sonra smokin giyen ABD Başkanı, Başkomutanlık balosunda First Lady ile birlikte dans etti.First Lady Melania Trump ise siyah beyaz askısız bir elbise ve siyah bir gerdanlık tercih etti.
Trump yaptığı konuşmada, etkinliğe katılan askerlere Amerika&#039;nın kendi &quot;Demir Kubbe&#039;sini&quot; inşa edeceğini söyledi.Çifte dans pistinde Başkan Yardımcısı JD Vance ve eşi Usha Vance da eşlik etti.
Trump ailesinin en büyük çocukları ve eşleri de dans pistinde çifte katıldı.
Aile, The Righteous Brothers&#039;ın &#039;Unchained Melody&#039; parçası eşliğinde dans etti.Ivanka Trump, babası Donald Trump&#039;ın göreve başlama balosunda daha önce Audrey Hepburn&#039;ün giydiği 1954 tarihli ikonik haute couture elbisenin özel yapımıyla göz kamaştırdı.Çiftler daha sonra gelenek gereği askerlerle dans etti.
Başkomutan Balosu, ordunun altı koluna adandı ve katılımcıların çoğu resmi üniformalarını giydi.Trump sahneden inmeden önce dev ekranlarda görünen Güney Kore&#039;deki askerlerle sohbet etti.
ABD Başkanı gülerek, &quot;Biz orada nasılız? Kim Jong Un nasıl?&quot; diye sordu.
İlk döneminde Kuzey Kore Lideri Kim ile üç kez görüştü ancak nükleer silahsızlanma anlaşmasına varılamadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vP9LDC7gGU2tPpLbBpXUjA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Görkemli, balodan, kareler:, Donald, Melania, Trumpın, zafer, dansı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vP9LDC7gGU2tPpLbBpXUjA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Görkemli balodan kareler: Donald ve Melania Trump'ın zafer dansı!"><p>Dün akşam düzenlenen yemin töreni sonrası resmen başkanlığı devralan Donald Trump, geleneksel yemin töreni balosuna eşi ile birlikte katıldı. ABD'nin 47. başkanı ilk dansını silahlı kuvvetler için düzenlenen baloda yaptı. Trump ailesinin en büyük çocukları da eşleriyle birlikte dans pistinde çifte katıldı. Ivanka Trump, daha önce Audrey Hepburn'ün giydiği 1954 tarihli ikonik elbiseyle geceye damga vurdu. İşte görkemli balodan dikkat çeken anlar...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a2EzokcqPk2KZjpKFjLsVA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de seçimlerden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek başkanlık koltuğunu Joe Biden'dan resmen devraldı.
Trump merakla beklenen konuşmasına, "ABD'nin altın çağı şimdi başlıyor. Artık herkes bize saygı gösterecek. Amerika’yı yeniden büyük yapmak için Tanrı hayatımı kurtardı." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oZ_na8ng80qFA8mfperAAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald ve Melania Trump, yemin töreninin ilk dansını silahlı kuvvetler için düzenlenen bir baloda yaptı.
Beyaz Saray'da bir dizi başkanlık kararnamesi imzaladıktan sonra smokin giyen ABD Başkanı, Başkomutanlık balosunda First Lady ile birlikte dans etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jNbIPX3VyEWWwQ70ZZGTtg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>First Lady Melania Trump ise siyah beyaz askısız bir elbise ve siyah bir gerdanlık tercih etti.
Trump yaptığı konuşmada, etkinliğe katılan askerlere Amerika'nın kendi "Demir Kubbe'sini" inşa edeceğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dFbpAuzJS0SSPgRhK1nT_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çifte dans pistinde Başkan Yardımcısı JD Vance ve eşi Usha Vance da eşlik etti.
Trump ailesinin en büyük çocukları ve eşleri de dans pistinde çifte katıldı.
Aile, The Righteous Brothers'ın 'Unchained Melody' parçası eşliğinde dans etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZCDpQqOfw0Ck4VrNjUCuuw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ivanka Trump, babası Donald Trump'ın göreve başlama balosunda daha önce Audrey Hepburn'ün giydiği 1954 tarihli ikonik haute couture elbisenin özel yapımıyla göz kamaştırdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iQ94dp7n6ESbWz0oSktfSA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çiftler daha sonra gelenek gereği askerlerle dans etti.
Başkomutan Balosu, ordunun altı koluna adandı ve katılımcıların çoğu resmi üniformalarını giydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TrVqskNZ3U6Xzdi5fW7fFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump sahneden inmeden önce dev ekranlarda görünen Güney Kore'deki askerlerle sohbet etti.
ABD Başkanı gülerek, "Biz orada nasılız? Kim Jong Un nasıl?" diye sordu.
İlk döneminde Kuzey Kore Lideri Kim ile üç kez görüştü ancak nükleer silahsızlanma anlaşmasına varılamadı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/J7SZDKdjAESkRdcszY0AKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jWhjQ-kStU2WjU-qCmw-5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K0FvpllwakSiti9-pLIpOg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa Parlamentosu’nda Netanyahu’nun yargılanması için çağrı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/avrupa-parlamentosunda-netanyahunun-yargilanmasi-icin-cagri</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/avrupa-parlamentosunda-netanyahunun-yargilanmasi-icin-cagri</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Parlamentosu üyeleri, Gazze’deki ateşkesin tartışıldığı Genel Kurul oturumunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yargılanması çağrısı yaptı. Polonyalı parlamenter Grzegorz Braun oturumda yaptığı konuşmada, “Netanyahu ve kasapları mahkemede yargılanmalı ve umarız darağacını görürler” dedi.Fransa’nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda Gazze’deki ateşkes, esirlerin serbest bırakılması, insani krizin sona erdirilmesi ve iki devletli çözüme giden yol ele alındı. Oturumun açılış konuşmasını gerçekleştiren AP Başkanı Roberta Metsola, Gazze’deki ateşkes anlaşmasını “herkesin umut ettiği ve birçok kişinin ihtiyaç duyduğu bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Metsola, “Önceliğimiz, anlaşmanın devam etmesini sağlamak ve hedeflerine ulaşmasını temin etmek olmalıdır. Bu, çatışmanın sona ermesini, yardımların ulaştırılmasını ve kalan rehinelerin kurtarılmasını mümkün kılacaktır. Ertesi gün yeni bir umut getirmelidir ve Avrupa üzerine düşeni yapmaya hazırdır.” dedi.  “AVRUPALI LİDERLER, İSRAİL&#039;İN GAZZE&#039;DEKİ EYLEMLERİNDEKİ SUÇ ORTAĞIDIR&quot;  Genel Kurul oturumunda söz alan İrlandalı parlamenter Lynn Boylan, “Gazze’deki soykırım, 460 günü aşkın bir süredir devam ediyor. On binlerce erkek, kadın ve çocuk öldürüldü ve bir toplum yerle bir edildi. Ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşılıyorum fakat Filistin’in yasa dışı işgalinin İsrail açısından hiçbir yaptırımı olmadığı eski düzenimize geri dönemeyiz. Herkesin gözü önünde canlı olarak yayınlanan bu soykırıma AB’nin tepkisi utanç vericiydi. Avrupalı liderler, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinde suç ortağıdır. Bu durum İsrail’e silah sağlayan Avrupalı silah üreticilerinden, İsrail’e diplomatik ve siyasi koruma sağlayan AB’ye kadar uzanmaktadır.” dedi.  “SAVAŞ SUÇLULARI İÇİN HESAP VERME ZAMANI&quot;  Avrupa’nın insan hakları ve uluslararası hukuku koruma açısından başarısız olduğunu ve itibarını kaybettiğini söyleyen Boylan, “Savaş suçları için hesap verme zamanı gelmiştir ve Uluslararası Ceza Mahkemesi ile Uluslararası Adalet Divanı’nın çalışmaları tam olarak desteklenmelidir” ifadelerini kullandı. Boylan, ayrıca AB’nin BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) aleyhindeki İsrail yasalarının yürürlükten kaldırılması için tüm araçlarını kullanması çağrısında bulundu.  FRANSIZ PARLAMENTER: SADECE BİR SAVAŞ DEĞİL, BİR SOYKIRIM  Fransız parlamenter Mounir Satouri ise, Gazze’de son 15 ay içerisinde yaşananların sadece bir savaş değil, aynı zamanda bir soykırım olduğunu söyledi. Satouri, “Bu ateşkes kalıcı hale gelmelidir. Uluslararası hukuk uygulanmalı ve saygı gösterilmelidir. Filistin ve İsrail’in bu çıkmazdan kurtulmasının yegane yolu budur. Soykırımda sorumluluğu olanların Uluslararası Adalet Divanı’na çıkmaları gerekiyor” dedi. Satouri, “İsrail, apartheid politikalarını sürdürdüğü ve uluslararası hukuka uymadığı sürece bu ülkeye silah ambargosu uygulanması ve İsrail ile yapılan ortaklık anlaşmasının askıya alınması çağrısında bulunuyorum” ifadelerini kullandı.  “NETANYAHU VE KASAPLARI MAHKEMELERDE YARGILANMALI&quot;  Polonyalı parlamenter Grzegorz Braun, “Gerçekleştiğini görmemiz gereken şey, İsrail devletinin Nazilerden arındırılmasıdır. Netanyahu ve kasapları mahkemede yargılanmalı ve umarız darağacını görürler. İhtiyacımız olan şey bu. Katliamdan sorumlu olan kişiler hesap vermeli. Aksi takdirde ne Filistin’de ne de dünyada barış olmaz” dedi.  &quot;NETANYAHU TUTUKLANIP YARGILANMADAN BARIŞ OLMAYACAK&quot;  İspanyol parlamenter Jaume Asens, Gazze’deki ateşkes konusunda iyimser olmadığını söyledi. Asens, “Bu bir barış anlaşması değil. Bu şiddetin, apartheid rejiminin, etnik temizliğin ya da işgalin sonu değil. Hatta kalıcı bir ateşkes bile değil. Bu sadece cehennemin ortasında bir duraklama. Tazminat ve adalet olmadan, Netanyahu tutuklanıp yargılanmadan barış olmayacak” dedi.  Netanyahu’nun barış istemediğinin bilindiğini ifade eden Asens, “Sadece biraz popülerlik kazanmak, yeniden silahlanmak, daha fazla zaman kazanmak ve Batı Şeria’nın ilhakı ile Gazze’de soykırıma devam etmek istiyor. Orada nüfusun yaklaşık yüzde 10’unu zaten yok etti” dedi. Asens, “ABD ve Avrupa, Netanyahu’ya mali, askeri ve siyasi destek sağlamaya devam ettiği sürece durmayacak. Uluslararası Ceza Mahkemesi ve insanlığın en temel talepleri yerine getirilmediği sürece barış olmayacak” ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/065cFnVfUEq1t_EjfXsxCw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:56 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avrupa, Parlamentosu’nda, Netanyahu’nun, yargılanması, için, çağrı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/065cFnVfUEq1t_EjfXsxCw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Avrupa Parlamentosu’nda Netanyahu’nun yargılanması için çağrı"><p>Avrupa Parlamentosu üyeleri, Gazze’deki ateşkesin tartışıldığı Genel Kurul oturumunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yargılanması çağrısı yaptı. Polonyalı parlamenter Grzegorz Braun oturumda yaptığı konuşmada, “Netanyahu ve kasapları mahkemede yargılanmalı ve umarız darağacını görürler” dedi.</p><p>Fransa’nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda Gazze’deki ateşkes, esirlerin serbest bırakılması, insani krizin sona erdirilmesi ve iki devletli çözüme giden yol ele alındı.</p><p> Oturumun açılış konuşmasını gerçekleştiren AP Başkanı Roberta Metsola, Gazze’deki ateşkes anlaşmasını “herkesin umut ettiği ve birçok kişinin ihtiyaç duyduğu bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi. Metsola, “Önceliğimiz, anlaşmanın devam etmesini sağlamak ve hedeflerine ulaşmasını temin etmek olmalıdır. Bu, çatışmanın sona ermesini, yardımların ulaştırılmasını ve kalan rehinelerin kurtarılmasını mümkün kılacaktır. Ertesi gün yeni bir umut getirmelidir ve Avrupa üzerine düşeni yapmaya hazırdır.” dedi.  <strong>“AVRUPALI LİDERLER, İSRAİL'İN GAZZE'DEKİ EYLEMLERİNDEKİ SUÇ ORTAĞIDIR"</strong>  Genel Kurul oturumunda söz alan İrlandalı parlamenter Lynn Boylan, “Gazze’deki soykırım, 460 günü aşkın bir süredir devam ediyor. On binlerce erkek, kadın ve çocuk öldürüldü ve bir toplum yerle bir edildi. Ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşılıyorum fakat Filistin’in yasa dışı işgalinin İsrail açısından hiçbir yaptırımı olmadığı eski düzenimize geri dönemeyiz. Herkesin gözü önünde canlı olarak yayınlanan bu soykırıma AB’nin tepkisi utanç vericiydi. Avrupalı liderler, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinde suç ortağıdır. Bu durum İsrail’e silah sağlayan Avrupalı silah üreticilerinden, İsrail’e diplomatik ve siyasi koruma sağlayan AB’ye kadar uzanmaktadır.” dedi.  <strong>“SAVAŞ SUÇLULARI İÇİN HESAP VERME ZAMANI"</strong>  Avrupa’nın insan hakları ve uluslararası hukuku koruma açısından başarısız olduğunu ve itibarını kaybettiğini söyleyen Boylan, “Savaş suçları için hesap verme zamanı gelmiştir ve Uluslararası Ceza Mahkemesi ile Uluslararası Adalet Divanı’nın çalışmaları tam olarak desteklenmelidir” ifadelerini kullandı. Boylan, ayrıca AB’nin BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) aleyhindeki İsrail yasalarının yürürlükten kaldırılması için tüm araçlarını kullanması çağrısında bulundu.  <strong>FRANSIZ PARLAMENTER: SADECE BİR SAVAŞ DEĞİL, BİR SOYKIRIM</strong>  Fransız parlamenter Mounir Satouri ise, Gazze’de son 15 ay içerisinde yaşananların sadece bir savaş değil, aynı zamanda bir soykırım olduğunu söyledi. Satouri, “Bu ateşkes kalıcı hale gelmelidir. Uluslararası hukuk uygulanmalı ve saygı gösterilmelidir. Filistin ve İsrail’in bu çıkmazdan kurtulmasının yegane yolu budur. Soykırımda sorumluluğu olanların Uluslararası Adalet Divanı’na çıkmaları gerekiyor” dedi. Satouri, “İsrail, apartheid politikalarını sürdürdüğü ve uluslararası hukuka uymadığı sürece bu ülkeye silah ambargosu uygulanması ve İsrail ile yapılan ortaklık anlaşmasının askıya alınması çağrısında bulunuyorum” ifadelerini kullandı.  <strong>“NETANYAHU VE KASAPLARI MAHKEMELERDE YARGILANMALI"</strong>  Polonyalı parlamenter Grzegorz Braun, “Gerçekleştiğini görmemiz gereken şey, İsrail devletinin Nazilerden arındırılmasıdır. Netanyahu ve kasapları mahkemede yargılanmalı ve umarız darağacını görürler. İhtiyacımız olan şey bu. Katliamdan sorumlu olan kişiler hesap vermeli. Aksi takdirde ne Filistin’de ne de dünyada barış olmaz” dedi.  <strong>"NETANYAHU TUTUKLANIP YARGILANMADAN BARIŞ OLMAYACAK"</strong>  İspanyol parlamenter Jaume Asens, Gazze’deki ateşkes konusunda iyimser olmadığını söyledi. Asens, “Bu bir barış anlaşması değil. Bu şiddetin, apartheid rejiminin, etnik temizliğin ya da işgalin sonu değil. Hatta kalıcı bir ateşkes bile değil. Bu sadece cehennemin ortasında bir duraklama. Tazminat ve adalet olmadan, Netanyahu tutuklanıp yargılanmadan barış olmayacak” dedi.  Netanyahu’nun barış istemediğinin bilindiğini ifade eden Asens, “Sadece biraz popülerlik kazanmak, yeniden silahlanmak, daha fazla zaman kazanmak ve Batı Şeria’nın ilhakı ile Gazze’de soykırıma devam etmek istiyor. Orada nüfusun yaklaşık yüzde 10’unu zaten yok etti” dedi. Asens, “ABD ve Avrupa, Netanyahu’ya mali, askeri ve siyasi destek sağlamaya devam ettiği sürece durmayacak. Uluslararası Ceza Mahkemesi ve insanlığın en temel talepleri yerine getirilmediği sürece barış olmayacak” ifadelerini kullandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın yemin törenine Zuckerberg damgası: Bezos&amp;apos;un nişanlısından gözlerini alamadı!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumpin-yemin-toerenine-zuckerberg-damgasi-bezosun-nisanlisindan-goezlerini-alamadi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumpin-yemin-toerenine-zuckerberg-damgasi-bezosun-nisanlisindan-goezlerini-alamadi</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin yeni başkanı Donald Trump&#039;ın yemin töreni, akıllardan silinmeyecek görüntülere sahne oldu. Siyasi liderler, iş insanları ve ünlülerin katıldığı törene, Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg&#039;in bakışları damga vurdu. Sosyal medyada ses getiren bir videoda, Zuckerberg&#039;in Jeff Bezos&#039;un nişanlısının göğüs dekoltesine bakması dikkat çekti. Zuckerberg dekolteye bakarken, eşi Priscilla Chan&#039;ın da hemen diğer tarafında oturuyor olması eleştirilere yol açtı. Sosyal medyada kısa sürede bir şaka malzemesine dönüşen videoya, &quot;Zavallı Zuck. Evde sorun çıkacak.&quot; yorumları geldi.Donald Trump, siyasi liderler, iş insanları ve ünlülerin katılımıyla 47. ABD Başkanı olarak yemin etti.
Trump&#039;ın yemin törenine katılan üst düzey isimler arasında Mark Zuckerberg ve Jeff Bezos da vardı.
Tören sırasında Meta CEO&#039;su Mark Zuckerberg, Amazon CEO&#039;su Jeff Bezos, Google&#039;ın CEO&#039;su Sundar Pichai ve Tesla&#039;nın CEO&#039;su Elon Musk yan yana oturdu.Sosyal medyada viral olan bir videoda, Mark Zuckerberg&#039;in Jeff Bezos&#039;un nişanlısı Lauren Sanchez&#039;in göğüs dekoltesine bakması dikkat çekti.
Videonun devamında ise Zuckerberg&#039;in interneti çılgına çeviren bir gülümsemeyle bakışlarını kaçırdığı görülüyor.
Zuckerberg göğüs dekoltesine bakarken, eşi Priscilla Chan da hemen diğer tarafında oturuyor.Bu kısa bakış, çevrimiçi bir tartışmayı ateşledi ve birçok kişi Zuckerberg&#039;i davranışından dolayı eleştirdi.
Ancak bazı sesler onu savundu ve Sanchez&#039;in kıyafet seçiminin resmi bir etkinlik için uygun olmadığını öne sürdü.
Kısa sürede yayılan görüntülere sosyal medya kullanıcıları tarafından çeşitli yorumlar yapıldı.Bir sosyal medya kullanıcısı, &quot;Tüyler ürpertici&quot; ifadelerini kullanırken bir diğeri, &quot;Zavallı Zuck. Artık ölümsüz sosyal medya şakası. Ve evde de sorun çıkmasını bekliyorum.&quot; yazdı.Bir başka kullanıcı ise, Mark Zuckerberg ve Jeff Bezos arasında bir kafes dövüşünün hazırlanıyor olabileceği konusunda şaka yaptı.Sanchez&#039;in kombinini eleştiren kullanıcılardan biri ise, &quot;Jeff Bezos&#039;un gelecekteki eşi Lauren Sanchez, bir devlet etkinliği için inanılmaz derecede uygunsuz giyinmiş. Birisi ona kombininin kabul edilemez olduğunu söylemeliydi.&quot; yorumunda bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6YcCpq3A50WJquStZx9-AQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, yemin, törenine, Zuckerberg, damgası:, Bezosun, nişanlısından, gözlerini, alamadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6YcCpq3A50WJquStZx9-AQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın yemin törenine Zuckerberg damgası: Bezos'un nişanlısından gözlerini alamadı!"><p>ABD'nin yeni başkanı Donald Trump'ın yemin töreni, akıllardan silinmeyecek görüntülere sahne oldu. Siyasi liderler, iş insanları ve ünlülerin katıldığı törene, Meta CEO'su Mark Zuckerberg'in bakışları damga vurdu. Sosyal medyada ses getiren bir videoda, Zuckerberg'in Jeff Bezos'un nişanlısının göğüs dekoltesine bakması dikkat çekti. Zuckerberg dekolteye bakarken, eşi Priscilla Chan'ın da hemen diğer tarafında oturuyor olması eleştirilere yol açtı. Sosyal medyada kısa sürede bir şaka malzemesine dönüşen videoya, "Zavallı Zuck. Evde sorun çıkacak." yorumları geldi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9sM3fYoOr0-y-bM7y49p1w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump, siyasi liderler, iş insanları ve ünlülerin katılımıyla 47. ABD Başkanı olarak yemin etti.
Trump'ın yemin törenine katılan üst düzey isimler arasında Mark Zuckerberg ve Jeff Bezos da vardı.
Tören sırasında Meta CEO'su Mark Zuckerberg, Amazon CEO'su Jeff Bezos, Google'ın CEO'su Sundar Pichai ve Tesla'nın CEO'su Elon Musk yan yana oturdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RTbeEtfMB0-VsBxxIqebyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sosyal medyada viral olan bir videoda, Mark Zuckerberg'in Jeff Bezos'un nişanlısı Lauren Sanchez'in göğüs dekoltesine bakması dikkat çekti.
Videonun devamında ise Zuckerberg'in interneti çılgına çeviren bir gülümsemeyle bakışlarını kaçırdığı görülüyor.
Zuckerberg göğüs dekoltesine bakarken, eşi Priscilla Chan da hemen diğer tarafında oturuyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JqvH47L9S0OHzliXagVEJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu kısa bakış, çevrimiçi bir tartışmayı ateşledi ve birçok kişi Zuckerberg'i davranışından dolayı eleştirdi.
Ancak bazı sesler onu savundu ve Sanchez'in kıyafet seçiminin resmi bir etkinlik için uygun olmadığını öne sürdü.
Kısa sürede yayılan görüntülere sosyal medya kullanıcıları tarafından çeşitli yorumlar yapıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZbbixYKgFkWR1KMpTcBQrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir sosyal medya kullanıcısı, "Tüyler ürpertici" ifadelerini kullanırken bir diğeri, "Zavallı Zuck. Artık ölümsüz sosyal medya şakası. Ve evde de sorun çıkmasını bekliyorum." yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1G2Qa2xDDk2flRmdadDM7g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bir başka kullanıcı ise, Mark Zuckerberg ve Jeff Bezos arasında bir kafes dövüşünün hazırlanıyor olabileceği konusunda şaka yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/88h4-s8ix0e5nodHLd0n2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sanchez'in kombinini eleştiren kullanıcılardan biri ise, "Jeff Bezos'un gelecekteki eşi Lauren Sanchez, bir devlet etkinliği için inanılmaz derecede uygunsuz giyinmiş. Birisi ona kombininin kabul edilemez olduğunu söylemeliydi." yorumunda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Ddxng1t00607Ydljr6Q7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Melania Trump&amp;apos;ın şapkasının sırrı: &amp;quot;Başka hiçbir el dokunmadı&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/melania-trumpin-sapkasinin-sirri-baska-hicbir-el-dokunmadi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/melania-trumpin-sapkasinin-sirri-baska-hicbir-el-dokunmadi</guid>
<description><![CDATA[ Melania Trump&#039;ın, eşi Donald Trump’ın yemin törenindeki tarzı tartışmalara yol açtı.

İngiliz Daily Mail gazetesi, Melania’nın seçtiği kıyafetleri ve gündem yaratan şapkasını yorumladı. Melania&#039;nın tarzını yaratan tasarımcılar, giysilerinin ve olay yaratan şapkasının hikayesini anlattı.Melania Trump&#039;ın, kocasının 2017&#039;deki ilk yemin töreni için giydiği pudra mavisi, soluk takım elbise, John F. Kennedy’nin eşi Jackie Kennedy ile karşılaştırmalara neden olmuştu.
1960&#039;lara özgü bir şekilde gevşekçe toplanmış saçları, moda aracılığıyla siyasi idealizmin altın çağını çağrıştırırken gülümseyen bir yüzü çerçeveliyordu.
Donald Trump&#039;ın ikinci dönemi için dün düzenlenen yemin töreninde daha kasvetli bir havayı tercih eden 54 yaşındaki Melania, birçok moda izleyicisini şaşırtacak şekilde, New York&#039;ta niş ama ucuzluktan uzak Amerikalı tasarımcı Adam Lippes tarafından elde dikilen özel bir lacivert ipek yün ceket elbise giydi.Melania&#039;nın bir başka Amerikalı tasarımcı Eric Javits&#039;in elinden çıkma kayık yeleği ise çarpıcı takımı tamamladı.
1993&#039;te Hillary Clinton&#039;dan bu yana hiçbir First Lady açılış günü şapkası tercih etmemişti; bu şapka Melania&#039;nın kıyafetine sadece teatral bir dokunuş katmakla kalmadı, aynı zamanda gözlerini neredeyse tamamen gizledi.
Daily Mail’e göre güneş gözlüklerine olan düşkünlüğüyle bilinen bir kadın için, tüm dünyanın kendisini izleyeceği bir günde belki de en iyi seçim buydu.İlk bakışta 54 yaşındaki Melania, açılış töreninde First Lady&#039;lerden beklenen geleneklere saygı göstermiş gibi görünüyor.
Melania, tercih ettiği Avrupa markalarından kaçındı ve nispeten tanınmayan markaları bu başkanlık himayesi sayesinde satışlarında ani bir artış yakalayabilecek iki tasarımcıya ışık tuttu.
Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada Lippes, New York&#039;taki atölyesinde “Amerikan demokrasisinin güzelliğini temsil eden” bir gelenek için Melania&#039;yı giydirmenin bir “onur” olduğunu ve kıyafetinin Amerika&#039;nın en iyi zanaatkarlarının ürünü olduğunu söyledi.Javits de kendi elleriyle yaptığı (şapkanın üzerindeki el dikişlerinin sadece yüzde 8&#039;i makinede dikildi) bu eserden gururla bahsetti.
“First Lady teslim almadan önce şapkaya başka hiçbir el dokunmadı” dedi.
Daily Mail’e göre “Made in America” takımına övgüler yağdı ve moda yorumcuları yeni First Lady&#039;nin kendisini giydirmeye istekli Amerikalı tasarımcılar bulabilmesine şaşırarak toplu bir nefes aldı. Donald Trump, siyasi kariyerine başladığından beri birçok marka Melania ile çalışmayı reddetmişti.
Yine de Melania&#039;nın bugünkü kıyafeti, en iyi yaptığı şeyi hatırlattı: Diğer First Lady&#039;lerden farklı ve onlardan ayrı giyinmek.
Pazartesi günü Washington&#039;daki St John&#039;s Episcopal Kilisesi&#039;ndeki sabah ayini için siyah cipinden inen Melania ve Donald, ilk başta neredeyse ayırt edilemez figürler gibi görünüyordu.İkisinin de üzerinde uzun koyu renk paltolar vardı; yeni First Lady kalabalığın arasından sıyrılmak için parlak, canlı bir renk benimseme geleneğini terk etmişti.
Melania bunun yerine Avrupa haute-couture modası ile tek renkli sadeliği tercih etti.
Bunun yanı sıra şapkası ve neredeyse maskülen çizgisi, öne çıkmasını sağladı.
Paltosunun her iki yanındaki iki yama cebinin eğimli şıklığı, son yıllarda Melania&#039;nın ana dayanak noktası haline gelen Avrupa&#039;ya özgü özel giyimin bir başka özelliğiydi.Görünümü (kesinlikle Amerikalılar için) alışılmadık bir şapka seçimiyle tam anlamıyla tamamlayarak, 2019&#039;da Kraliçe 2. Elizabeth ile yaptığı görüşmeyi hatırlattı; o zaman çok benzer bir stil giymişti.
Aynı zamanda, böylesine önemli bir olayda nadiren gösterişli bir takı olmadan görünen İngiliz kraliyet kadınlarının törensel kıyafetlerini de yansıttı.
Yine de endisini eleştirenleri bir kez daha şaşırttı.Melania, Amerikan olduğu kesin olan ama aynı zamanda Avrupa siluetlerine çarpıcı bir şekilde benzeyen bir tasarımı tercih ederek, sadece bağımsız bir ruha sahip olduğunu değil, aynı zamanda Jackie Kennedy&#039;nin ustalaştığı bir oyun kitabının tarihsel farkındalığını da göstedi.
Melania Trump, geçtiğimiz günlerde coin çıkardığı haberleriyle de gündeme gelmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sR6Rq6QZi0-alQs__saAOg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Melania, Trumpın, şapkasının, sırrı:, Başka, hiçbir, dokunmadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sR6Rq6QZi0-alQs__saAOg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Melania Trump'ın şapkasının sırrı: " ba hi el dokunmad><p>Melania Trump'ın, eşi Donald Trump’ın yemin törenindeki tarzı tartışmalara yol açtı.

İngiliz Daily Mail gazetesi, Melania’nın seçtiği kıyafetleri ve gündem yaratan şapkasını yorumladı. Melania'nın tarzını yaratan tasarımcılar, giysilerinin ve olay yaratan şapkasının hikayesini anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p2c3VTHYA0avxsli1-cwXA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Melania Trump'ın, kocasının 2017'deki ilk yemin töreni için giydiği pudra mavisi, soluk takım elbise, John F. Kennedy’nin eşi Jackie Kennedy ile karşılaştırmalara neden olmuştu.
1960'lara özgü bir şekilde gevşekçe toplanmış saçları, moda aracılığıyla siyasi idealizmin altın çağını çağrıştırırken gülümseyen bir yüzü çerçeveliyordu.
Donald Trump'ın ikinci dönemi için dün düzenlenen yemin töreninde daha kasvetli bir havayı tercih eden 54 yaşındaki Melania, birçok moda izleyicisini şaşırtacak şekilde, New York'ta niş ama ucuzluktan uzak Amerikalı tasarımcı Adam Lippes tarafından elde dikilen özel bir lacivert ipek yün ceket elbise giydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4t6W15vHjEeAToh1MA00uw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Melania'nın bir başka Amerikalı tasarımcı Eric Javits'in elinden çıkma kayık yeleği ise çarpıcı takımı tamamladı.
1993'te Hillary Clinton'dan bu yana hiçbir First Lady açılış günü şapkası tercih etmemişti; bu şapka Melania'nın kıyafetine sadece teatral bir dokunuş katmakla kalmadı, aynı zamanda gözlerini neredeyse tamamen gizledi.
Daily Mail’e göre güneş gözlüklerine olan düşkünlüğüyle bilinen bir kadın için, tüm dünyanın kendisini izleyeceği bir günde belki de en iyi seçim buydu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vjTuKlYAGEa1qZuUfz-wVQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İlk bakışta 54 yaşındaki Melania, açılış töreninde First Lady'lerden beklenen geleneklere saygı göstermiş gibi görünüyor.
Melania, tercih ettiği Avrupa markalarından kaçındı ve nispeten tanınmayan markaları bu başkanlık himayesi sayesinde satışlarında ani bir artış yakalayabilecek iki tasarımcıya ışık tuttu.
Pazartesi sabahı yaptığı açıklamada Lippes, New York'taki atölyesinde “Amerikan demokrasisinin güzelliğini temsil eden” bir gelenek için Melania'yı giydirmenin bir “onur” olduğunu ve kıyafetinin Amerika'nın en iyi zanaatkarlarının ürünü olduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DFXPGzWO2UiUEvxsktAy4Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Javits de kendi elleriyle yaptığı (şapkanın üzerindeki el dikişlerinin sadece yüzde 8'i makinede dikildi) bu eserden gururla bahsetti.
“First Lady teslim almadan önce şapkaya başka hiçbir el dokunmadı” dedi.
Daily Mail’e göre “Made in America” takımına övgüler yağdı ve moda yorumcuları yeni First Lady'nin kendisini giydirmeye istekli Amerikalı tasarımcılar bulabilmesine şaşırarak toplu bir nefes aldı. Donald Trump, siyasi kariyerine başladığından beri birçok marka Melania ile çalışmayı reddetmişti.
Yine de Melania'nın bugünkü kıyafeti, en iyi yaptığı şeyi hatırlattı: Diğer First Lady'lerden farklı ve onlardan ayrı giyinmek.
Pazartesi günü Washington'daki St John's Episcopal Kilisesi'ndeki sabah ayini için siyah cipinden inen Melania ve Donald, ilk başta neredeyse ayırt edilemez figürler gibi görünüyordu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JY-UdyLQzEyDxe3dITgxQw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İkisinin de üzerinde uzun koyu renk paltolar vardı; yeni First Lady kalabalığın arasından sıyrılmak için parlak, canlı bir renk benimseme geleneğini terk etmişti.
Melania bunun yerine Avrupa haute-couture modası ile tek renkli sadeliği tercih etti.
Bunun yanı sıra şapkası ve neredeyse maskülen çizgisi, öne çıkmasını sağladı.
Paltosunun her iki yanındaki iki yama cebinin eğimli şıklığı, son yıllarda Melania'nın ana dayanak noktası haline gelen Avrupa'ya özgü özel giyimin bir başka özelliğiydi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9uvXZuke6kq-akdALS4AaA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Görünümü (kesinlikle Amerikalılar için) alışılmadık bir şapka seçimiyle tam anlamıyla tamamlayarak, 2019'da Kraliçe 2. Elizabeth ile yaptığı görüşmeyi hatırlattı; o zaman çok benzer bir stil giymişti.
Aynı zamanda, böylesine önemli bir olayda nadiren gösterişli bir takı olmadan görünen İngiliz kraliyet kadınlarının törensel kıyafetlerini de yansıttı.
Yine de endisini eleştirenleri bir kez daha şaşırttı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oBLj51bUnEqKaKDL4t7KcA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Melania, Amerikan olduğu kesin olan ama aynı zamanda Avrupa siluetlerine çarpıcı bir şekilde benzeyen bir tasarımı tercih ederek, sadece bağımsız bir ruha sahip olduğunu değil, aynı zamanda Jackie Kennedy'nin ustalaştığı bir oyun kitabının tarihsel farkındalığını da göstedi.
Melania Trump, geçtiğimiz günlerde coin çıkardığı haberleriyle de gündeme gelmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i6lCztLol0apNnoZqMhj7A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gökyüzü bu gece 6 gezegeni bir araya getirecek!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/goekyuzu-bu-gece-6-gezegeni-bir-araya-getirecek</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/goekyuzu-bu-gece-6-gezegeni-bir-araya-getirecek</guid>
<description><![CDATA[ 21 Ocak 2024 tarihinde yani bugün Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs gökyüzünde hizalanacak. &quot;Gezegen geçidi&quot; olarak bilinen bu hizalanmada gezegenler düz bir çizgi üzerinde çıplak gözle  gözlemlenebilecek kadar birbirine yaklaşacak. Gökyüzü meraklılarının Neptün ve Uranüs&#039;ü görebilmek için ise bir teleskop veya güçlü bir dürbün kullanması gerekecek. Eğer bu görsel şöleni kaçırırsanız endişelenmeyin; çünkü altı gezegenin tamamı 28 Şubat&#039;ta tekrar hizaya gelecek...Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024&#039;te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024&#039;te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.Ancak halkın, Neptün ve Uranüs olmak üzere iki gezegeni görebilmesi için bir teleskopa veya güçlü bir dürbüne ihtiyacı olacak.
Eğer kaçırırsanız endişelenmeyin; altı gezegenin tamamı ve bir de &#039;bonus&#039; gezegen olarak Merkür 28 Şubat&#039;ta tekrar görülebilecek.Dünya&#039;nın perspektifinden bakıldığında, gökyüzünde birden fazla gezegen birbirine yakın göründüğünde bir gezegen geçidi meydana gelir.
Gezegen geçidi, tüm gezegenlerin gece göğünde doğudan güneye doğru uzanan uzun çapraz bir çizgi üzerinde dizildiği izlenimini verir.Royal Observatory Greenwich gökbilimcisi Finn Burridge, MailOnline&#039;a yaptığı açıklamada, &quot;Genellikle gezegenler diğerleri batarken doğarlar, ancak birden fazla gezegenin aynı anda görülebilmesi oldukça nadirdir. Bazı geçitlerde üç veya dört gezegen yer alabilir, bu yıl altı gezegenimiz var, bu çok nadir ve oldukça önemli.&quot; dedi.Uzmanlara göre Mars, diğer gezegenlere göre en belirgin farklılığa sahip olacak çünkü rengi çıplak gözle parlak turuncu bir ışık noktası olarak görünecek.En iyi görüşü elde etmek için sokak lambaları gibi ışık kirliliği kaynaklarından uzak bir yer bulmaya çalışın ve gözlerinizin karanlığa alışması için yeterli zaman tanıyın. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GfDM5hj2SkCnhRMBVx8-SA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gökyüzü, gece, gezegeni, bir, araya, getirecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GfDM5hj2SkCnhRMBVx8-SA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gökyüzü bu gece 6 gezegeni bir araya getirecek!"><p>21 Ocak 2024 tarihinde yani bugün Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs gökyüzünde hizalanacak. "Gezegen geçidi" olarak bilinen bu hizalanmada gezegenler düz bir çizgi üzerinde çıplak gözle  gözlemlenebilecek kadar birbirine yaklaşacak. Gökyüzü meraklılarının Neptün ve Uranüs'ü görebilmek için ise bir teleskop veya güçlü bir dürbün kullanması gerekecek. Eğer bu görsel şöleni kaçırırsanız endişelenmeyin; çünkü altı gezegenin tamamı 28 Şubat'ta tekrar hizaya gelecek...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/aGUFjwTAEEmZ_y3QPHshsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024'te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cUuj9tzEDUmvEVmACYigEw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mars, Jüpiter, Neptün, Satürn, Uranüs ve Venüs bu gece gökyüzünde sıralanacak.
Altı gezegen 21 Ocak 2024'te yani bugün aynı hizaya gelecek.
Bulutsuz ve açık bir gökyüzünde en iyi şekilde gözlemlenebilen bu görüntüde, gece karanlığında gezegenlerin kolayca fark edilmesi mümkün.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uBxiiaNOJkqVBL1r0kK9Qg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak halkın, Neptün ve Uranüs olmak üzere iki gezegeni görebilmesi için bir teleskopa veya güçlü bir dürbüne ihtiyacı olacak.
Eğer kaçırırsanız endişelenmeyin; altı gezegenin tamamı ve bir de 'bonus' gezegen olarak Merkür 28 Şubat'ta tekrar görülebilecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kS4eZ5XIbUCX_5UcgYxLsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dünya'nın perspektifinden bakıldığında, gökyüzünde birden fazla gezegen birbirine yakın göründüğünde bir gezegen geçidi meydana gelir.
Gezegen geçidi, tüm gezegenlerin gece göğünde doğudan güneye doğru uzanan uzun çapraz bir çizgi üzerinde dizildiği izlenimini verir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f6bjm-P7CUyrKtmgAQlNaQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Royal Observatory Greenwich gökbilimcisi Finn Burridge, MailOnline'a yaptığı açıklamada, "Genellikle gezegenler diğerleri batarken doğarlar, ancak birden fazla gezegenin aynı anda görülebilmesi oldukça nadirdir. Bazı geçitlerde üç veya dört gezegen yer alabilir, bu yıl altı gezegenimiz var, bu çok nadir ve oldukça önemli." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NRkn3WIt60OVj7ikYQMY_A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uzmanlara göre Mars, diğer gezegenlere göre en belirgin farklılığa sahip olacak çünkü rengi çıplak gözle parlak turuncu bir ışık noktası olarak görünecek.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0yZnGwxMg06UgEcfUNx_3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>En iyi görüşü elde etmek için sokak lambaları gibi ışık kirliliği kaynaklarından uzak bir yer bulmaya çalışın ve gözlerinizin karanlığa alışması için yeterli zaman tanıyın.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Kim Jong Un tanımlaması: &amp;quot;O bir nükleer güç&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-kim-jong-un-tanimlamasi-o-bir-nukleer-guc</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-kim-jong-un-tanimlamasi-o-bir-nukleer-guc</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump Kuzey Kore&#039;yi &quot;nükleer güç&quot; olarak tanımlayarak, ülke lideri Kim Jong Un hakkında “Sanırım Beyaz Saray&#039;a geri döndüğümü gördüğünde mutlu olacak” ifadelerini kullandı.ABD Başkanı Donald Trump, yemin ederek göreve başlamasının ardından Oval Ofis’te Kuzey Kore ile ilgili açıklamalarda bulundu.  İlk başkanlığı döneminde Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile görüştüğünü hatırlatan Trump, &quot;İnsanlar onu muazzam bir tehdit olarak görüyordu, ama ben onu sevdim, o da beni sevdi ve onunla çok iyi anlaştık&quot; dedi.  Kim için “O bir nükleer güç” ifadelerini kullanan Trump, “Sanırım Beyaz Saray&#039;a geri döndüğümü gördüğünde mutlu olacak” şeklinde konuştu.  DİPLOMASİYE DÖNÜŞ SİNYALİ  Seçim kampanyası süresince Kim ile olan kişisel ilişkisinden sıkça söz eden Trump’ın son açıklamaları, Kuzey Kore ile diplomasiye dönüş sinyali olarak yorumlandı.  İlk görev döneminde Kuzey Kore ile diplomasi trafiği başlatan Trump, Kim ile ilk görüşmesini 12 Haziran 2018&#039;de Singapur’da gerçekleştirmiş, ikili 26-27 Şubat 2019&#039;da ise Vietnam&#039;da bir araya gelmişti.  Trump ve Kim, son görüşmelerini 30 Haziran 2019&#039;da Koreler arasındaki silahsızlandırılmış bölgede yapmıştı.  Sembolik olarak Kuzey Kore topraklarına geçen Trump, Kuzey Kore&#039;ye ayak basan görevdeki ilk ABD Başkanı olmuştu.  Buna rağmen Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması ve ilişkilerin normalleşmesine yönelik müzakerelerden sonuç alınamamıştı.  Washington - Pyongyang arasındaki gerginlik ABD Başkanı Joe Biden’ın döneminde yeniden zirveye ulaşmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kZLModcZjU2nGSS3lmWqAA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Kim, Jong, tanımlaması:, bir, nükleer, güç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kZLModcZjU2nGSS3lmWqAA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Kim Jong Un tanımlaması: " o bir n g><p>ABD Başkanı Donald Trump Kuzey Kore'yi "nükleer güç" olarak tanımlayarak, ülke lideri Kim Jong Un hakkında “Sanırım Beyaz Saray'a geri döndüğümü gördüğünde mutlu olacak” ifadelerini kullandı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, yemin ederek göreve başlamasının ardından Oval Ofis’te Kuzey Kore ile ilgili açıklamalarda bulundu.  İlk başkanlığı döneminde Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile görüştüğünü hatırlatan Trump, "İnsanlar onu muazzam bir tehdit olarak görüyordu, ama ben onu sevdim, o da beni sevdi ve onunla çok iyi anlaştık" dedi.  Kim için “O bir nükleer güç” ifadelerini kullanan Trump, “Sanırım Beyaz Saray'a geri döndüğümü gördüğünde mutlu olacak” şeklinde konuştu.  <strong>DİPLOMASİYE DÖNÜŞ SİNYALİ</strong>  Seçim kampanyası süresince Kim ile olan kişisel ilişkisinden sıkça söz eden Trump’ın son açıklamaları, Kuzey Kore ile diplomasiye dönüş sinyali olarak yorumlandı.  İlk görev döneminde Kuzey Kore ile diplomasi trafiği başlatan Trump, Kim ile ilk görüşmesini 12 Haziran 2018'de Singapur’da gerçekleştirmiş, ikili 26-27 Şubat 2019'da ise Vietnam'da bir araya gelmişti.  Trump ve Kim, son görüşmelerini 30 Haziran 2019'da Koreler arasındaki silahsızlandırılmış bölgede yapmıştı.  Sembolik olarak Kuzey Kore topraklarına geçen Trump, Kuzey Kore'ye ayak basan görevdeki ilk ABD Başkanı olmuştu.  Buna rağmen Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması ve ilişkilerin normalleşmesine yönelik müzakerelerden sonuç alınamamıştı.  Washington - Pyongyang arasındaki gerginlik ABD Başkanı Joe Biden’ın döneminde yeniden zirveye ulaşmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump, Melania&amp;apos;nın tuttuğu İncil’e el basmadan yemin etti: Bu bir mesaj mıydı?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trump-melanianin-tuttugu-incile-el-basmadan-yemin-etti-bu-bir-mesaj-miydi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trump-melanianin-tuttugu-incile-el-basmadan-yemin-etti-bu-bir-mesaj-miydi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump, yemin töreni sırasında sol elini eşi Melania&#039;nın kendisi için tuttuğu iki İncil&#039;den birinin üzerine değil, yan tarafına koydu.

Peki bunun bir önemi var mı? İşte Amerikan Anayasasının bu konuda söyledikleri...Donald Trump&#039;ın yemin töreninde tartışılan anlardan biri, yemin ederken İncil&#039;e el basmamasıydı
ABD Anayasa&#039;nın 2. maddesi, göreve gelen başkanın şu şekilde yemin etmesi gerektiğini söylüyor: “Birleşik Devletler Başkanlığı görevini sadakatle yerine getireceğime ve Birleşik Devletler Anayasası&#039;nı elimden geldiğince koruyacağıma, muhafaza edeceğime ve savunacağıma yemin ederim.”
Ancak Anayasa, aynı zamanda din özgürlüğünü de koruyor ve “Birleşik Devletler&#039;de hiçbir makam ya da kamu güveni için dini bir test gerekmeyeceğini” belirtiyor.
Sonuç olarak, başkanlar ve diğer kamu görevlileri yemin ederken resmi olması için İncil kullanmak zorunda değil.Birçok yemin töreninde yemin etmek için herhangi bir belgeye ihtiyaç duyulmuyor, sadece yemin eden kişinin yemin metnini okuması yeterli oluyor.
Sosyal medyada bazı kesimler Trump&#039;ın yemin etme şeklinin, deyim yerindeyse, Trump&#039;ı kararlı bir şekilde destekleyen Evanjelik Hıristiyanlara atılmış bir tokat olduğunu öne sürdü. Diğerleri ise bunun kasıtsız olduğunu iddia etti.
Hatta The Onion hiciv sitesi, “kafası karışmış bir Trump&#039;ın” yemin eden Yüksek Mahkeme Başyargıcı John Roberts&#039;a geri vermeden önce yemin İncilini imzaladığı şakasını yaptı.ABD’de misyonu herkes için Birinci Değişiklik özgürlüklerini teşvik etmek olan Özgürlük Forumu, çeşitli federal ve eyalet yasalarının devlet memurları, ordu mensupları ve federal, eyalet veya yerel hükümet için çalışan kişilerin görev yemini etmesini gerektirdiğini söylüyor.
Özgürlük Forumu web sitesinde, bu tür resmi yeminlerin geleneksel olarak tek elle İncil, Kuran, Tevrat gibi dini bir kitap ya da diğer dinlerdeki bir tutma kitabı üzerine yemin edildiğini, bunun da sürecin ahlaki bir bileşeni olduğunu düşündürebileceğini belirtiyor.
Ancak Anayasa ve diğer yasalar görev yemininin sözlerini tanımlarken, yemin etmek için belirli bir kitap ya da belgenin gerekmediğini vurguluyor.USA Today haber sitesine göre tarihsel olarak, göreve gelen başkanların çoğu yemin ederken sağ ellerini kaldırmış ve sol ellerini bir İncil&#039;in üzerine koymuşlardır.
Açılış Törenleri Ortak Kongre Komitesi&#039;ne göre, 1789 yılında George Washington bir Mason Locasından ödünç aldığı İncil ile yemin etmiştir. Çoğu başkan bunu takip etti ve bazıları daha sonra Hıristiyanlığın kutsal kitabını öptü.
Ancak 1967 tarihli bir Washington Post haberine göre Thomas Jefferson ve Calvin Coolidge&#039;in yemin ederken İncil kullanmadıkları bildiriliyor. Freedom Forum&#039;a göre Theodore Roosevelt de 1901 yılında yemin ederken İncil kullanmamıştı. John Quincy Adams ise bir hukuk kitabı üzerine yemin etmişti.Kongre Ortak Komitesi, Trump gibi Harry Truman, Dwight Eisenhower, Richard Nixon, George H. W. Bush, Barack Obama ve Donald Trump&#039;ın her birinin iki İncil üzerine yemin ettiğini bildirdi.
2014 yılında Barack Obama&#039;nın İsviçre Büyükelçisi Suzi LeVine, vatandaşların cinsiyetleri nedeniyle oy kullanmaktan men edilemeyeceğini söyleyen Anayasa&#039;nın 19. değişikliğini gösteren bir Kindle (e-kitap okuyucu) kullanarak yemin etti.
O dönemde Arizona&#039;da Demokrat senatör olan Kyrsten Sinema, 2019 yılında Anayasa&#039;nın bir kopyasını kullanarak Kongre&#039;de yemin etmişti.
Ancak Freedom Forum&#039;a göre dini kitaplar daha yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor.
Lyndon Johnson&#039;ın, Kennedy&#039;nin 22 Kasım 1963&#039;te suikasta kurban gitmesinden hemen sonra, John F. Kennedy&#039;ye ait olduğuna inanılan ve toplu duaları içeren bir Katolik kilisesi missal kitabıyla yemin ettiği bildirildi.Washington Post&#039;un haberine göre, Keith Ellison 2007 yılında Kongre&#039;nin ilk Müslüman üyesi oldu ve bir zamanlar Thomas Jefferson&#039;a ait olan bir Kuran-ı Kerim ile yemin ederek göreve başladı.
2019 yılında ilk iki kadın Müslüman milletvekili olan Temsilciler Ilhan Omar ve Rashida Tlaib&#039;in de Kuran kullanarak yemin ettikleri bildirildi.
2013 yılında, Tulsi Gabbard, yemin ederken Bhagavad Gita (kutsal metin) kullandığı bilinen ilk Kongre üyesi oldu. Kendisi şu anda Trump&#039;ın Ulusal İstihbarat Direktörlüğü için seçtiği isim. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zUtZQmi5EEqwq2JdoE4FZQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, Melanianın, tuttuğu, İncil’e, basmadan, yemin, etti:, bir, mesaj, mıydı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zUtZQmi5EEqwq2JdoE4FZQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump, Melania'nın tuttuğu İncil’e el basmadan yemin etti: Bu bir mesaj mıydı?"><p>ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump, yemin töreni sırasında sol elini eşi Melania'nın kendisi için tuttuğu iki İncil'den birinin üzerine değil, yan tarafına koydu.

Peki bunun bir önemi var mı? İşte Amerikan Anayasasının bu konuda söyledikleri...</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IJJYJis__E6tch_Ld7kUqg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Donald Trump'ın yemin töreninde tartışılan anlardan biri, yemin ederken İncil'e el basmamasıydı
ABD Anayasa'nın 2. maddesi, göreve gelen başkanın şu şekilde yemin etmesi gerektiğini söylüyor: “Birleşik Devletler Başkanlığı görevini sadakatle yerine getireceğime ve Birleşik Devletler Anayasası'nı elimden geldiğince koruyacağıma, muhafaza edeceğime ve savunacağıma yemin ederim.”
Ancak Anayasa, aynı zamanda din özgürlüğünü de koruyor ve “Birleşik Devletler'de hiçbir makam ya da kamu güveni için dini bir test gerekmeyeceğini” belirtiyor.
Sonuç olarak, başkanlar ve diğer kamu görevlileri yemin ederken resmi olması için İncil kullanmak zorunda değil.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EnkEhIHw0UmF1sgD9pFN3g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birçok yemin töreninde yemin etmek için herhangi bir belgeye ihtiyaç duyulmuyor, sadece yemin eden kişinin yemin metnini okuması yeterli oluyor.
Sosyal medyada bazı kesimler Trump'ın yemin etme şeklinin, deyim yerindeyse, Trump'ı kararlı bir şekilde destekleyen Evanjelik Hıristiyanlara atılmış bir tokat olduğunu öne sürdü. Diğerleri ise bunun kasıtsız olduğunu iddia etti.
Hatta The Onion hiciv sitesi, “kafası karışmış bir Trump'ın” yemin eden Yüksek Mahkeme Başyargıcı John Roberts'a geri vermeden önce yemin İncilini imzaladığı şakasını yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u3GIlYiqrEmxlu50rCOqpw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD’de misyonu herkes için Birinci Değişiklik özgürlüklerini teşvik etmek olan Özgürlük Forumu, çeşitli federal ve eyalet yasalarının devlet memurları, ordu mensupları ve federal, eyalet veya yerel hükümet için çalışan kişilerin görev yemini etmesini gerektirdiğini söylüyor.
Özgürlük Forumu web sitesinde, bu tür resmi yeminlerin geleneksel olarak tek elle İncil, Kuran, Tevrat gibi dini bir kitap ya da diğer dinlerdeki bir tutma kitabı üzerine yemin edildiğini, bunun da sürecin ahlaki bir bileşeni olduğunu düşündürebileceğini belirtiyor.
Ancak Anayasa ve diğer yasalar görev yemininin sözlerini tanımlarken, yemin etmek için belirli bir kitap ya da belgenin gerekmediğini vurguluyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2HcfjrVYykKXQo7cT1p3TA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>USA Today haber sitesine göre tarihsel olarak, göreve gelen başkanların çoğu yemin ederken sağ ellerini kaldırmış ve sol ellerini bir İncil'in üzerine koymuşlardır.
Açılış Törenleri Ortak Kongre Komitesi'ne göre, 1789 yılında George Washington bir Mason Locasından ödünç aldığı İncil ile yemin etmiştir. Çoğu başkan bunu takip etti ve bazıları daha sonra Hıristiyanlığın kutsal kitabını öptü.
Ancak 1967 tarihli bir Washington Post haberine göre Thomas Jefferson ve Calvin Coolidge'in yemin ederken İncil kullanmadıkları bildiriliyor. Freedom Forum'a göre Theodore Roosevelt de 1901 yılında yemin ederken İncil kullanmamıştı. John Quincy Adams ise bir hukuk kitabı üzerine yemin etmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Zouy9HxPP0eb9DcebWvGzw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kongre Ortak Komitesi, Trump gibi Harry Truman, Dwight Eisenhower, Richard Nixon, George H. W. Bush, Barack Obama ve Donald Trump'ın her birinin iki İncil üzerine yemin ettiğini bildirdi.
2014 yılında Barack Obama'nın İsviçre Büyükelçisi Suzi LeVine, vatandaşların cinsiyetleri nedeniyle oy kullanmaktan men edilemeyeceğini söyleyen Anayasa'nın 19. değişikliğini gösteren bir Kindle (e-kitap okuyucu) kullanarak yemin etti.
O dönemde Arizona'da Demokrat senatör olan Kyrsten Sinema, 2019 yılında Anayasa'nın bir kopyasını kullanarak Kongre'de yemin etmişti.
Ancak Freedom Forum'a göre dini kitaplar daha yaygın olarak kullanılmaya devam ediyor.
Lyndon Johnson'ın, Kennedy'nin 22 Kasım 1963'te suikasta kurban gitmesinden hemen sonra, John F. Kennedy'ye ait olduğuna inanılan ve toplu duaları içeren bir Katolik kilisesi missal kitabıyla yemin ettiği bildirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dj0WLa8-a0OOUav6nK2sYg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Washington Post'un haberine göre, Keith Ellison 2007 yılında Kongre'nin ilk Müslüman üyesi oldu ve bir zamanlar Thomas Jefferson'a ait olan bir Kuran-ı Kerim ile yemin ederek göreve başladı.
2019 yılında ilk iki kadın Müslüman milletvekili olan Temsilciler Ilhan Omar ve Rashida Tlaib'in de Kuran kullanarak yemin ettikleri bildirildi.
2013 yılında, Tulsi Gabbard, yemin ederken Bhagavad Gita (kutsal metin) kullandığı bilinen ilk Kongre üyesi oldu. Kendisi şu anda Trump'ın Ulusal İstihbarat Direktörlüğü için seçtiği isim.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump koltuğu devraldı: Dünya liderlerinden ilk tepkiler</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trump-koltugu-devraldi-dunya-liderlerinden-ilk-tepkiler</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trump-koltugu-devraldi-dunya-liderlerinden-ilk-tepkiler</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin 47. Başkanı olarak koltuğu devralan Donald Trump, dünya liderleri tarafından tebrik edildi. Pek çok lider tebrik mesajında, iş birliği ve müttefiklik vurgusu yaptı.ABD&#039;de seçimlerden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek başkanlık koltuğunu Joe Biden&#039;dan resmen devraldı.
Dünya liderleri, Trump&#039;ın ikinci dönemini tebrik etti.O isimler arasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de yer aldı.
Kremlin&#039;den yapılan açıklamaya göre Putin, Trump&#039;ın savaşı sona erdirmek yönündeki açıklamalarını memnuniyetle karşıladı.
&quot;Yeni yönetimle Ukrayna meselesinde diyaloğa açığız&quot; dedi.
Krizin temel nedenlerinin ortadan kaldırılmasını en önemli unsur olarak vurguladı.Buckingham Sarayı&#039;nın açıklamasına göre ise İngiltere Kralı Charles da Trump&#039;a özel mektup gönderdi.
İngiltere ve ABD arasındaki kalıcı özel ilişkiye değindi. Benzer mesajlar İngiltere Başbakanı Keir Starmer&#039;dan da geldi.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise Trump&#039;ın başkanlığını &quot;küresel sorunlar da dahil olmak üzere pek çok sorunun çözümü için bir umut&quot; olarak nitelendirdi.Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Trump göreve başlamasından dolayı kutladı. Mesajında Avrupa Birliği vurgusu yaptı.
Scholz, &quot;27 üyeli ve 400 milyondan fazla nüfuslu Avrupa Birliği olarak güçlü bir topluluğuz.“ ifadelerini kullandı.İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Trump&#039;a görevinde başarılar diledi. İtalyan lider, iki ülke arasındaki dostluğa değindi.
İşbirliğini güçlendirmeye devam edeceklerini belirtti.
Meloni de Trump&#039;ın yemin törenine davet edilen isimler arasındaydı.İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, &quot;İsveç, ABD ile yakın işbirliğinin devam etmesini sabırsızlıkla bekliyor.&quot; ifadelerini kullandı.
Hollanda Başbakanı Dick Schoof da NATO vurgusu yaptı. İki ülkenin yakın bir şekilde çalıştığını aktardı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F9NmLjaL2k-5SbxBGSbGyg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:55 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, koltuğu, devraldı:, Dünya, liderlerinden, ilk, tepkiler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F9NmLjaL2k-5SbxBGSbGyg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump koltuğu devraldı: Dünya liderlerinden ilk tepkiler"><p>ABD'nin 47. Başkanı olarak koltuğu devralan Donald Trump, dünya liderleri tarafından tebrik edildi. Pek çok lider tebrik mesajında, iş birliği ve müttefiklik vurgusu yaptı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I4IhQcZ1o0SLDEt6ntUuDQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de seçimlerden zaferle ayrılan Donald Trump, yemin ederek başkanlık koltuğunu Joe Biden'dan resmen devraldı.
Dünya liderleri, Trump'ın ikinci dönemini tebrik etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Smh9xUbVzku3Jp5D0TTWOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>O isimler arasında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de yer aldı.
Kremlin'den yapılan açıklamaya göre Putin, Trump'ın savaşı sona erdirmek yönündeki açıklamalarını memnuniyetle karşıladı.
"Yeni yönetimle Ukrayna meselesinde diyaloğa açığız" dedi.
Krizin temel nedenlerinin ortadan kaldırılmasını en önemli unsur olarak vurguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GjOchhv7z0-WpJ3g0oxTvw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Buckingham Sarayı'nın açıklamasına göre ise İngiltere Kralı Charles da Trump'a özel mektup gönderdi.
İngiltere ve ABD arasındaki kalıcı özel ilişkiye değindi. Benzer mesajlar İngiltere Başbakanı Keir Starmer'dan da geldi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UVIP5W61_kiCDtnKboqtfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise Trump'ın başkanlığını "küresel sorunlar da dahil olmak üzere pek çok sorunun çözümü için bir umut" olarak nitelendirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RyqvrXw9LUeF_OCTNPbCyg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Trump göreve başlamasından dolayı kutladı. Mesajında Avrupa Birliği vurgusu yaptı.
Scholz, "27 üyeli ve 400 milyondan fazla nüfuslu Avrupa Birliği olarak güçlü bir topluluğuz.“ ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SMVN3oy0Bkmkgz22JvSFuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de Trump'a görevinde başarılar diledi. İtalyan lider, iki ülke arasındaki dostluğa değindi.
İşbirliğini güçlendirmeye devam edeceklerini belirtti.
Meloni de Trump'ın yemin törenine davet edilen isimler arasındaydı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LWur0hvqnk6jbYLW8XW0_w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, "İsveç, ABD ile yakın işbirliğinin devam etmesini sabırsızlıkla bekliyor." ifadelerini kullandı.
Hollanda Başbakanı Dick Schoof da NATO vurgusu yaptı. İki ülkenin yakın bir şekilde çalıştığını aktardı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Tank ve füzeleri hazırladı&amp;quot;: Putin, NATO&amp;apos;ya saldırmaya hazırlanıyor iddiası!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tank-ve-fuzeleri-hazirladi-putin-natoya-saldirmaya-hazirlaniyor-iddiasi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/tank-ve-fuzeleri-hazirladi-putin-natoya-saldirmaya-hazirlaniyor-iddiasi</guid>
<description><![CDATA[ Alman bir askeri yetkili, Rusya lideri Vladimir Putin&#039;in Ukrayna savaşında kaybettiği silahların yerini çoktan doldurduğunu ve NATO&#039;ya saldırmak için koşulları yarattığını iddia etti. Freuding, Putin&#039;in savaşta büyük kayıplar verdiğini, iyi eğitimli birliklerini kaybettiğini ancak “emperyalist dürtüsünün” kırılmadığını söyledi.Önde gelen bir Alman askeri yetkili, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;in NATO&#039;ya saldırmak için koşulları yarattığını ve Ukrayna&#039;daki savaşta imha edilen binlerce tank ve füzenin yerini çoktan doldurduğunu öne sürdü.
Tümgeneral Christian Freuding, Rusya&#039;nın silahlı kuvvetlerinin “sadece muazzam personel ve maddi kayıplarını telafi etmekle kalmadığını, aynı zamanda başarılı bir şekilde yeniden silahlandığını” söyledi.
Freuding, Die Welt&#039;e yaptığı açıklamada Putin&#039;in savaşta büyük kayıplar verdiğini, iyi eğitimli birliklerini kaybettiğini ancak “emperyalist dürtüsünün” kırılmadığını ve ordunun başarılı bir şekilde yeniden silahlandığını dile getirdi.Rusya&#039;nın NATO&#039;ya saldırmayı planlayıp planlamadığı net olmasa da Freuding, Putin&#039;in açıkça bunun için koşulları yarattığını ifade eden Freuding, Rusya&#039;nın depolarındaki malzemelerin “arttığını” iddia etti.
Rus medyasına göre Moskova, son 12 ayda ordusunu önemli ölçüde genişletti ve eylül ayında ordusunun aktif personel sayısını 1,5 milyona çıkararak dünyanın en büyük ikinci ordusu haline geldi.
NATO çatışma istemediğini ve Rusya&#039;ya tehdit oluşturmadığını iddia ederken, Putin ve müttefikleri Ukrayna&#039;ya verilen desteği zayıflatmak amacıyla Batı&#039;ya giderek daha fazla &quot;nükleer kıyamet&quot; uyarıları gönderiyor.Ukrayna&#039;nın Batı&#039;daki en büyük destekçilerinden biri olan Almanya, 2,5 milyar sterlinlik bir yardım paketini destekleyip desteklememe konusunda yoğun tartışmalara kilitlenmiş durumda.
Şansölye Olaf Scholz bu paketin Almanya&#039;nın kendi harcama kısıtlamalarını gevşetmesine bağlı olacağını söyledi.
Çoğunlukla hava savunmasını finanse edecek olan yardım paketi, Almanya&#039;da 23 Şubat&#039;ta yapılacak erken seçimler öncesinde Ukrayna&#039;yı desteklemek isteyen siyasi yelpazenin farklı kesimlerinden liderlerin desteğini aldı.
Eğer kabul edilirse bu, bugüne kadar herhangi bir müttefikten gelen en büyük tek paket olacak ve 2025 yılı için Ukrayna&#039;ya tahsis edilen 4 milyar avroluk yardımı tamamlayacak.Putin ve milletvekillerinin Kiev&#039;in topraklarını savunmasını desteklemeyi teklif eden partileri tehdit ettiği hassas bir dönemde geliyor.
Rusya Parlamentosu Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Aleksey Zhuravlyov geçtiğimiz hafta Rusya&#039;nın üç yıl içinde Üçüncü Dünya Savaşı&#039;na hazır olması gerektiğini söyledi.
Putin yanlısı milletvekili, Rusya&#039;nın savaşmak için yeterli gönüllüye sahip olmasına rağmen, erkek nüfusunu 2028-29&#039;a kadar Batı ile büyük bir çatışmaya hazırlamaya başlaması gerektiğini belirtti.
Zhuravlyov, “Avrupa bize 2028-2029&#039;da Rusya ile savaşmaya hazır olacağını açıklıyor. Burada erkek nüfusu hazırlamak ve doğal olarak Anavatanı savunmak gerekiyor. Bu konuda konuşmalı ve bundan utanmamalıyız” yorumunu yaptı.Yorumlara yanıt veren Devlet Duması Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Yuri Shvytkin, Ridus&#039;a “her Rus&#039;un dış saldırı durumunda silahlanması ve Anavatanı savunması gerektiğini anlaması gerektiğini” söyleyerek değerlendirmeye katıldı.
Ancak NATO&#039;dan gelen tehdidin henüz acil bir mesele olmadığını öne sürerek derhal seferberlik çağrısında bulunmaktan kaçındı.Putin aralık ayı sonunda, Batı&#039;nın durumu tırmandırmaya devam etmesi halinde küresel bir çatışmanın patlak verebileceğini söyledi.
Bir devlet televizyonu muhabirine verdiği demeçte Putin, “Biliyorsunuz, kimseyi korkutmaya gerek yok” dedi ve “Birçok tehlike var ve bunlar giderek artıyor” şeklinde bir uyarıda bulundu.
Putin, şunları ekledi: “Ve düşmanımızın bugün ne yaptığını görüyoruz, durumu tırmandırıyor. Eğer istiyorlarsa, bırakalım kötü yaşasınlar, bırakalım daha da tırmansınlar. Biz her türlü meydan okumaya her zaman karşılık vereceğiz.”Rus ordusu, 11 bin Kuzey Kore askerini Kursk bölgesindeki cephe hattına entegre ederek savaşta ilerleme kaydetmeye çalıştı.
Ukrayna, yüzlerce Kuzey Kore askerinin çatışmalarda öldüğünü öne sürüyor.
İki Kuzey Kore askeri ise geçtiğimiz haftalarda Ukrayna birlikleri tarafından yaralı olarak ele geçirilmişti.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bu kayıplarla ilgili bir açıklama yapmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X7TPiH2FrU-0SIodI9TIyw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tank, füzeleri, hazırladı:, Putin, NATOya, saldırmaya, hazırlanıyor, iddiası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/X7TPiH2FrU-0SIodI9TIyw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" tank ve f haz putin nato sald iddias><p>Alman bir askeri yetkili, Rusya lideri Vladimir Putin'in Ukrayna savaşında kaybettiği silahların yerini çoktan doldurduğunu ve NATO'ya saldırmak için koşulları yarattığını iddia etti. Freuding, Putin'in savaşta büyük kayıplar verdiğini, iyi eğitimli birliklerini kaybettiğini ancak “emperyalist dürtüsünün” kırılmadığını söyledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vp23vGOqDUyY8TCqnwSeRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Önde gelen bir Alman askeri yetkili, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in NATO'ya saldırmak için koşulları yarattığını ve Ukrayna'daki savaşta imha edilen binlerce tank ve füzenin yerini çoktan doldurduğunu öne sürdü.
Tümgeneral Christian Freuding, Rusya'nın silahlı kuvvetlerinin “sadece muazzam personel ve maddi kayıplarını telafi etmekle kalmadığını, aynı zamanda başarılı bir şekilde yeniden silahlandığını” söyledi.
Freuding, Die Welt'e yaptığı açıklamada Putin'in savaşta büyük kayıplar verdiğini, iyi eğitimli birliklerini kaybettiğini ancak “emperyalist dürtüsünün” kırılmadığını ve ordunun başarılı bir şekilde yeniden silahlandığını dile getirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rEuqhY3GaUaPQnVWgRRjmg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya'nın NATO'ya saldırmayı planlayıp planlamadığı net olmasa da Freuding, Putin'in açıkça bunun için koşulları yarattığını ifade eden Freuding, Rusya'nın depolarındaki malzemelerin “arttığını” iddia etti.
Rus medyasına göre Moskova, son 12 ayda ordusunu önemli ölçüde genişletti ve eylül ayında ordusunun aktif personel sayısını 1,5 milyona çıkararak dünyanın en büyük ikinci ordusu haline geldi.
NATO çatışma istemediğini ve Rusya'ya tehdit oluşturmadığını iddia ederken, Putin ve müttefikleri Ukrayna'ya verilen desteği zayıflatmak amacıyla Batı'ya giderek daha fazla "nükleer kıyamet" uyarıları gönderiyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Km4619AKrkq9pPFxCC4H0A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna'nın Batı'daki en büyük destekçilerinden biri olan Almanya, 2,5 milyar sterlinlik bir yardım paketini destekleyip desteklememe konusunda yoğun tartışmalara kilitlenmiş durumda.
Şansölye Olaf Scholz bu paketin Almanya'nın kendi harcama kısıtlamalarını gevşetmesine bağlı olacağını söyledi.
Çoğunlukla hava savunmasını finanse edecek olan yardım paketi, Almanya'da 23 Şubat'ta yapılacak erken seçimler öncesinde Ukrayna'yı desteklemek isteyen siyasi yelpazenin farklı kesimlerinden liderlerin desteğini aldı.
Eğer kabul edilirse bu, bugüne kadar herhangi bir müttefikten gelen en büyük tek paket olacak ve 2025 yılı için Ukrayna'ya tahsis edilen 4 milyar avroluk yardımı tamamlayacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mp0LEjlyK06z0DkoKUaovw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Putin ve milletvekillerinin Kiev'in topraklarını savunmasını desteklemeyi teklif eden partileri tehdit ettiği hassas bir dönemde geliyor.
Rusya Parlamentosu Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Aleksey Zhuravlyov geçtiğimiz hafta Rusya'nın üç yıl içinde Üçüncü Dünya Savaşı'na hazır olması gerektiğini söyledi.
Putin yanlısı milletvekili, Rusya'nın savaşmak için yeterli gönüllüye sahip olmasına rağmen, erkek nüfusunu 2028-29'a kadar Batı ile büyük bir çatışmaya hazırlamaya başlaması gerektiğini belirtti.
Zhuravlyov, “Avrupa bize 2028-2029'da Rusya ile savaşmaya hazır olacağını açıklıyor. Burada erkek nüfusu hazırlamak ve doğal olarak Anavatanı savunmak gerekiyor. Bu konuda konuşmalı ve bundan utanmamalıyız” yorumunu yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pybzPpgAUEqVhgyLyWOCRw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yorumlara yanıt veren Devlet Duması Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Yuri Shvytkin, Ridus'a “her Rus'un dış saldırı durumunda silahlanması ve Anavatanı savunması gerektiğini anlaması gerektiğini” söyleyerek değerlendirmeye katıldı.
Ancak NATO'dan gelen tehdidin henüz acil bir mesele olmadığını öne sürerek derhal seferberlik çağrısında bulunmaktan kaçındı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t1rRHhdi40iDv6_ZScPnlA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Putin aralık ayı sonunda, Batı'nın durumu tırmandırmaya devam etmesi halinde küresel bir çatışmanın patlak verebileceğini söyledi.
Bir devlet televizyonu muhabirine verdiği demeçte Putin, “Biliyorsunuz, kimseyi korkutmaya gerek yok” dedi ve “Birçok tehlike var ve bunlar giderek artıyor” şeklinde bir uyarıda bulundu.
Putin, şunları ekledi: “Ve düşmanımızın bugün ne yaptığını görüyoruz, durumu tırmandırıyor. Eğer istiyorlarsa, bırakalım kötü yaşasınlar, bırakalım daha da tırmansınlar. Biz her türlü meydan okumaya her zaman karşılık vereceğiz.”</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jdfuIZ9GMEaBxdwYv5PsFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus ordusu, 11 bin Kuzey Kore askerini Kursk bölgesindeki cephe hattına entegre ederek savaşta ilerleme kaydetmeye çalıştı.
Ukrayna, yüzlerce Kuzey Kore askerinin çatışmalarda öldüğünü öne sürüyor.
İki Kuzey Kore askeri ise geçtiğimiz haftalarda Ukrayna birlikleri tarafından yaralı olarak ele geçirilmişti.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bu kayıplarla ilgili bir açıklama yapmadı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hamas tekrar güç topluyor: &amp;quot;İsrail&amp;apos;in suratına inen bir tokat&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/hamas-tekrar-guc-topluyor-israilin-suratina-inen-bir-tokat</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/hamas-tekrar-guc-topluyor-israilin-suratina-inen-bir-tokat</guid>
<description><![CDATA[ Gazze Şeridi&#039;nde ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte yeniden inşa faaliyetleri hız kazandı. İsrail askerlerinin çekilmesinin ardından Hamas, binlerce üyesiyle birlikte sokaklara döküldü. Gazze&#039;de tekrar güç toplama amacında olan Hamas, tam teçhizatlı ve silahlanmış halde bölgenin güvenliğini sağlamak için çalışıyor. Bu açık güç gösterisi, yeniden inşa çalışmalarının başlamasıyla birlikte Hamas&#039;la ciddi bir iş birliği yapılması gerektiğinin işareti olarak dikkat çekiyor. Amerikan gazetesi Wall Street Journal, grubun Yahya Sinvar&#039;ın kardeşi Muhammed Sinvar&#039;ın komutası altına girdiğini ve yeniden silahlandığını aktarıyor.Gazze Şeridi&#039;nde ateşkes yürürlüğe girdi ve aylardır süren savaşın ardından silahlar nihayet sustu.
İsrail askerlerinin çekilmesinin ardından Hamas, kontrolü sağlamak amacıyla binlerce savaşçısını sokaklara çıkarmaya başladı.
Amerikan gazetesi Wall Street Journal (WSJ), ateşkesin ardından Hamas&#039;ın Gazze Şeridi&#039;nde tekrar güç toplayabileceğini yazıyor.Hamas&#039;ın tünellerden çıkarak sokaklara geri dönmesi, grubun bölgedeki baskın güç olmaya devam ettiğini vurguluyor. İsrail güçler, Filistinli grubu yok etmeyi başaramadı.
Hamas üyeleri ilk İsrailli rehineleri Kızılhaç&#039;a teslim ettiğinde, Arap arabulucular Hamas&#039;ın elit biriminden savaşçıların tam teçhizatlı ve silahlanmış olarak bölgede olduğunu aktardı.Aylarca tünellerde gizlendikten sonra yapılan bu açık güç gösterisi, yeniden inşa çalışmalarının başlamasıyla birlikte Hamas&#039;la ciddi bir iş birliği yapılması gerektiğinin işareti oldu.Eski bir İsrail rehine müzakerecisi, &quot;Hamas&#039;ın silahlı olarak sahada bulunması, İsrail hükümetine ve ordusuna atılmış bir tokattır.Bu, İsrail&#039;in savaş hedeflerinin asla gerçekleştirilemeyeceğini vurguluyor.&quot; yorumunda bulundu.İsrail ile Hamas arasındaki kırılgan ateşkes, modern Ortadoğu tarihinin en ölümcül savaşlarından biri olan ve bölgede yaklaşık 47 bin kişinin ölümüne yol açan çatışmayı durdurdu.
İsrailli yetkililere göre, 7 Ekim 2023&#039;te başlayan savaştan önce Hamas&#039;ın 30 bine yakın üyesi vardı.
İsrail ordusu, bunlardan 17 bininin öldürüldüğünü savunuyor. Filistinli grup ise kayıplarına dair rakam paylaşmıyor.Hamas&#039;ın eski liderleri İsmail Haniye ve Yahya Sinvar, İsrail saldırılarında öldürülmüştü.
WSJ, grubun Yahya Sinvar&#039;ın kardeşi Muhammed Sinvar&#039;ın komutası altına girdiğini ve yeniden silahlandığını aktarıyor.
Muhammed Sinvar, uzun zamandır büyük ölçüde perde arkasında faaliyet gösterdi ve bu da ona &quot;Gölge&quot; lakabını kazandırdı.
İsrailli yetkililer tarafından her yerde aranan Sinvar, Hamas&#039;ın elindeki en önemli kozlardan biri durumunda.Gazze Şeridi&#039;nin savaş sonrası idaresi için konuşulan planlar arasında, bölgenin kontrolünün Batı Şeria&#039;yı yöneten Filistin Ulusal Yönetimi&#039;ne devredilmesi de var.
Üst düzey İsrailli savunma yetkilileri tek gerçek alternatifin bu olduğunda ısrar ediyor.
Üç aşamalı ateşkesin ilk 42 gününde, İsrailli 33 rehine ve 1900’ün üzerinde Filistinli mahkumun serbest bırakılması öngörülüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YOZLGcu2Ok-5hOBIgMLL9Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hamas, tekrar, güç, topluyor:, İsrailin, suratına, inen, bir, tokat</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YOZLGcu2Ok-5hOBIgMLL9Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Hamas tekrar güç topluyor: " surat inen bir tokat><p>Gazze Şeridi'nde ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte yeniden inşa faaliyetleri hız kazandı. İsrail askerlerinin çekilmesinin ardından Hamas, binlerce üyesiyle birlikte sokaklara döküldü. Gazze'de tekrar güç toplama amacında olan Hamas, tam teçhizatlı ve silahlanmış halde bölgenin güvenliğini sağlamak için çalışıyor. Bu açık güç gösterisi, yeniden inşa çalışmalarının başlamasıyla birlikte Hamas'la ciddi bir iş birliği yapılması gerektiğinin işareti olarak dikkat çekiyor. Amerikan gazetesi Wall Street Journal, grubun Yahya Sinvar'ın kardeşi Muhammed Sinvar'ın komutası altına girdiğini ve yeniden silahlandığını aktarıyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_p4r1SutGESciXGIvHypUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze Şeridi'nde ateşkes yürürlüğe girdi ve aylardır süren savaşın ardından silahlar nihayet sustu.
İsrail askerlerinin çekilmesinin ardından Hamas, kontrolü sağlamak amacıyla binlerce savaşçısını sokaklara çıkarmaya başladı.
Amerikan gazetesi Wall Street Journal (WSJ), ateşkesin ardından Hamas'ın Gazze Şeridi'nde tekrar güç toplayabileceğini yazıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9dA84Git-E6AQeiIUL3OtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas'ın tünellerden çıkarak sokaklara geri dönmesi, grubun bölgedeki baskın güç olmaya devam ettiğini vurguluyor. İsrail güçler, Filistinli grubu yok etmeyi başaramadı.
Hamas üyeleri ilk İsrailli rehineleri Kızılhaç'a teslim ettiğinde, Arap arabulucular Hamas'ın elit biriminden savaşçıların tam teçhizatlı ve silahlanmış olarak bölgede olduğunu aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yljvWH4M80aUjBz8_DLUzQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Aylarca tünellerde gizlendikten sonra yapılan bu açık güç gösterisi, yeniden inşa çalışmalarının başlamasıyla birlikte Hamas'la ciddi bir iş birliği yapılması gerektiğinin işareti oldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6VICrWSdykCRk4wQYD0Qjw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eski bir İsrail rehine müzakerecisi, "Hamas'ın silahlı olarak sahada bulunması, İsrail hükümetine ve ordusuna atılmış bir tokattır.Bu, İsrail'in savaş hedeflerinin asla gerçekleştirilemeyeceğini vurguluyor." yorumunda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ZGshdb0FtUKZUdr6Y0n6Yg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ile Hamas arasındaki kırılgan ateşkes, modern Ortadoğu tarihinin en ölümcül savaşlarından biri olan ve bölgede yaklaşık 47 bin kişinin ölümüne yol açan çatışmayı durdurdu.
İsrailli yetkililere göre, 7 Ekim 2023'te başlayan savaştan önce Hamas'ın 30 bine yakın üyesi vardı.
İsrail ordusu, bunlardan 17 bininin öldürüldüğünü savunuyor. Filistinli grup ise kayıplarına dair rakam paylaşmıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KEAYy7HhlkmLKIN7LQyXAg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hamas'ın eski liderleri İsmail Haniye ve Yahya Sinvar, İsrail saldırılarında öldürülmüştü.
WSJ, grubun Yahya Sinvar'ın kardeşi Muhammed Sinvar'ın komutası altına girdiğini ve yeniden silahlandığını aktarıyor.
Muhammed Sinvar, uzun zamandır büyük ölçüde perde arkasında faaliyet gösterdi ve bu da ona "Gölge" lakabını kazandırdı.
İsrailli yetkililer tarafından her yerde aranan Sinvar, Hamas'ın elindeki en önemli kozlardan biri durumunda.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1tojQ05CgU6pRu2hv6OCYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze Şeridi'nin savaş sonrası idaresi için konuşulan planlar arasında, bölgenin kontrolünün Batı Şeria'yı yöneten Filistin Ulusal Yönetimi'ne devredilmesi de var.
Üst düzey İsrailli savunma yetkilileri tek gerçek alternatifin bu olduğunda ısrar ediyor.
Üç aşamalı ateşkesin ilk 42 gününde, İsrailli 33 rehine ve 1900’ün üzerinde Filistinli mahkumun serbest bırakılması öngörülüyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump imzaladı: 80 bin kaçak Türk vatandaşı iade edilebilir</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trump-imzaladi-80-bin-kacak-turk-vatandasi-iade-edilebilir</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trump-imzaladi-80-bin-kacak-turk-vatandasi-iade-edilebilir</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, görev gelir gelmez göçü sınırlamayı amaçlayan bir dizi başkanlık kararnamesini imzaladı. Trump, çok hızlı şekilde kaçak göçmenleri sınır dışı edeceğini açıklamıştı. Son 5 yıl içinde 60 bine yakın Türk vatandaşı Kanada ve Meksika üzerinden kaçak yollarla ABD&#039;ye giriş yaptı. Bunlar resmi rakamlar ve gerçek sayı daha çok olabilir. 16 bin civarında kaçak Türk vatandaşı da gözaltında. Bu kaçakların tümünün iadesi gündemde.ABD Başkanı Donald Trump, görev gelir gelmez,  &quot;Güney sınırındaki işgalin sona erdiğinden&quot; emin olana kadar kaçak göçmenleri &quot;Geri gönderme ve uzaklaştırma&quot; yetkisi veren bir kararnameyi imzaladı. Trump&#039;ın doğumla vatandaşlık hakkını sona erdirmeyi planlalayan bir emir daha verdiği belirtiliyor. Bu emrin nasıl uygulanacağı belirsiz. Doğuştan vatandaşlık ABD anayasasında yer alan bir hak ve kaldırılması için ABD Kongresi&#039;nin her iki kanadında da üçte iki çoğunluk oyu gerekiyor. Trump&#039;ın ABD&#039;de yaşayan belgesiz göçmenlerin çocuklarının artık otomatik olarak ABD vatandaşı olarak kabul edilmesini engellemeye çalıştığı tahmin ediliyor.Trump&#039;ın kaçak göçmenler için verdiği emir ise net. Bu karar, son 4-5 yıldır artan şekilde ABD&#039;ye kaçak şekilde giren Türk vatandaşlarının durumunu da gündeme getirdi. ABD Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi’nin (CBP) resmi verileri Ocak 2021 ve Ağustos 2024 tarihleri arasında toplam 55 bin 808 Türkiye vatandaşının kaçak yollarla geldiğini gösteriyodu. Bu rakamın şu an 60 bini geçtiği tahmin ediliyor. Meksika ve Kanada sınırından yasadışı yollarla ABD&#039;ye giren Türk vatandaşlarının çoğu yakalandı ve resmi veriler yakalananları gösteriyor.ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) resmi verilerine göre, kaçak giriş yaptıktan sonra gözaltına alınan ve ABD tutukevlerinde tutulan Türkiye vatandaşlarının sayısı da yakın zamana kadar 15 bin 151 kişiydi. Bu Türk vatandaşları,  &quot;kamp&quot; adıyla ifade edilen ancak içeride kalanların &quot;cezaevi&quot; olarak tanımladığı tutukevlerinde bulunuyor.Sığınmacı Türkler, gözaltına alındıktan sonra ABD’ye iltica talebiyle mahkemeye çıkartılıyor. ABD’ye iltica talep eden kişinin talebinin mahkeme tarafından kabul edilmesi ve bir ABD vatandaşının sığınmacı Türk’e sponsor olması durumunda, bir hafta ile 3-4 ay gibi bir süre zarfında tutukevinden serbest bırakılıyor. Sığınmacı Türkler’den bazıları da çıkarıldıkları mahkemelerde iltica talepleri reddedildikten sonra Türkiye’ye sınırdışı ediliyor.Kaçak geçiş yapanlar ile tutkuklu bulunanların sayısının 80 bini geçtiği tahmin ediliyor. Bu kişilerin tümü şu an sınırdışı edilebilir.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b2BQ0aMstUGv7KVI44REwg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trump, imzaladı:, bin, kaçak, Türk, vatandaşı, iade, edilebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b2BQ0aMstUGv7KVI44REwg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump imzaladı: 80 bin kaçak Türk vatandaşı iade edilebilir"><p>ABD Başkanı Donald Trump, görev gelir gelmez göçü sınırlamayı amaçlayan bir dizi başkanlık kararnamesini imzaladı. Trump, çok hızlı şekilde kaçak göçmenleri sınır dışı edeceğini açıklamıştı. Son 5 yıl içinde 60 bine yakın Türk vatandaşı Kanada ve Meksika üzerinden kaçak yollarla ABD'ye giriş yaptı. Bunlar resmi rakamlar ve gerçek sayı daha çok olabilir. 16 bin civarında kaçak Türk vatandaşı da gözaltında. Bu kaçakların tümünün iadesi gündemde.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, görev gelir gelmez,  "Güney sınırındaki işgalin sona erdiğinden" emin olana kadar kaçak göçmenleri "Geri gönderme ve uzaklaştırma" yetkisi veren bir kararnameyi imzaladı. </p><p>Trump'ın doğumla vatandaşlık hakkını sona erdirmeyi planlalayan bir emir daha verdiği belirtiliyor. Bu emrin nasıl uygulanacağı belirsiz. Doğuştan vatandaşlık ABD anayasasında yer alan bir hak ve kaldırılması için ABD Kongresi'nin her iki kanadında da üçte iki çoğunluk oyu gerekiyor. Trump'ın ABD'de yaşayan belgesiz göçmenlerin çocuklarının artık otomatik olarak ABD vatandaşı olarak kabul edilmesini engellemeye çalıştığı tahmin ediliyor.</p><p>Trump'ın kaçak göçmenler için verdiği emir ise net. Bu karar, son 4-5 yıldır artan şekilde ABD'ye kaçak şekilde giren Türk vatandaşlarının durumunu da gündeme getirdi. </p><p>ABD Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi’nin (CBP) resmi verileri Ocak 2021 ve Ağustos 2024 tarihleri arasında toplam 55 bin 808 Türkiye vatandaşının kaçak yollarla geldiğini gösteriyodu. Bu rakamın şu an 60 bini geçtiği tahmin ediliyor. Meksika ve Kanada sınırından yasadışı yollarla ABD'ye giren Türk vatandaşlarının çoğu yakalandı ve resmi veriler yakalananları gösteriyor.</p><p>ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’nin (ICE) resmi verilerine göre, kaçak giriş yaptıktan sonra gözaltına alınan ve ABD tutukevlerinde tutulan Türkiye vatandaşlarının sayısı da yakın zamana kadar 15 bin 151 kişiydi. Bu Türk vatandaşları,  "kamp" adıyla ifade edilen ancak içeride kalanların "cezaevi" olarak tanımladığı tutukevlerinde bulunuyor.</p><p>Sığınmacı Türkler, gözaltına alındıktan sonra ABD’ye iltica talebiyle mahkemeye çıkartılıyor. ABD’ye iltica talep eden kişinin talebinin mahkeme tarafından kabul edilmesi ve bir ABD vatandaşının sığınmacı Türk’e sponsor olması durumunda, bir hafta ile 3-4 ay gibi bir süre zarfında tutukevinden serbest bırakılıyor. Sığınmacı Türkler’den bazıları da çıkarıldıkları mahkemelerde iltica talepleri reddedildikten sonra Türkiye’ye sınırdışı ediliyor.</p><p>Kaçak geçiş yapanlar ile tutkuklu bulunanların sayısının 80 bini geçtiği tahmin ediliyor. Bu kişilerin tümü şu an sınırdışı edilebilir. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Barselona limanında patlama: 1 kişi öldü, İspanya acil durum planını devreye soktu!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/barselona-limaninda-patlama-1-kisi-oeldu-ispanya-acil-durum-planini-devreye-soktu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/barselona-limaninda-patlama-1-kisi-oeldu-ispanya-acil-durum-planini-devreye-soktu</guid>
<description><![CDATA[ İspanyol itfaiyeciler, Barselona limanında bir patlama yaşandığını açıkladı. Reuters&#039;ın bildirdiğine göre limanda acil durum planı devreye sokuldu. Katalan haber siteleri, yangında bir kişinin öldüğünü duyurdu.İspanya&#039;nın Barselona şehrindeki limanda bir patlama yaşandığı bildirildi.
İspanyol itfaiyecilerin Reuters&#039;a aktardığına göre limanda acil durum planı devreye sokuldu.Katalan haber sitelerinin bildirdiğine göre kimya sektörünün özel harici acil durum planının (Plaseqcat) alarmını etkinleştiren Sivil Koruma kaynaklarının doğruladığı gibi, bu sabah,  Barselona Limanı&#039;nda meydana gelen patlamada en az bir kişi öldü.Enerji iskelesinde meydana gelen patlamanın, oldukça yanıcı bir ürün olan metil asetatın bulunduğu bir tankta yaşandığı bildirildi.
Ağır yaralanan bir kişinin de olduğu belirtildi ancak durumu bilinmiyor.
Tıbbi Acil Durum Sistemi&#039;nin  kısa sürede rapor vermesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iEHrh5oNnEO3Il-GJu1KKQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Barselona, limanında, patlama:, kişi, öldü, İspanya, acil, durum, planını, devreye, soktu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/iEHrh5oNnEO3Il-GJu1KKQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Barselona limanında patlama: 1 kişi öldü, İspanya acil durum planını devreye soktu!"><p>İspanyol itfaiyeciler, Barselona limanında bir patlama yaşandığını açıkladı. Reuters'ın bildirdiğine göre limanda acil durum planı devreye sokuldu. Katalan haber siteleri, yangında bir kişinin öldüğünü duyurdu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8FyPHQu2Zk6rs319u0TqSw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İspanya'nın Barselona şehrindeki limanda bir patlama yaşandığı bildirildi.
İspanyol itfaiyecilerin Reuters'a aktardığına göre limanda acil durum planı devreye sokuldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/p883M_DM10C2fnRp_8IaHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Katalan haber sitelerinin bildirdiğine göre kimya sektörünün özel harici acil durum planının (Plaseqcat) alarmını etkinleştiren Sivil Koruma kaynaklarının doğruladığı gibi, bu sabah,  Barselona Limanı'nda meydana gelen patlamada en az bir kişi öldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/NT92hBQB_E6rODNsoRb9Qw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Enerji iskelesinde meydana gelen patlamanın, oldukça yanıcı bir ürün olan metil asetatın bulunduğu bir tankta yaşandığı bildirildi.
Ağır yaralanan bir kişinin de olduğu belirtildi ancak durumu bilinmiyor.
Tıbbi Acil Durum Sistemi'nin  kısa sürede rapor vermesi bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/I1M9tZx_7E2igGw71l89eA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;ın Batı Şeria kararı İsrail&amp;apos;i memnun etti: Filistinlilere gözdağı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumpin-bati-seria-karari-israili-memnun-etti-filistinlilere-goezdagi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumpin-bati-seria-karari-israili-memnun-etti-filistinlilere-goezdagi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Trump&#039;ın, Biden yönetiminin Batı Şeria&#039;da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören kararnamesini kaldırmasını İsrail&#039;de aşırı sağcılar memnuniyetle karşıladı. İsrail Maliye Bakanı Smotrich, Filistin topraklarında yeni gaspların sinyalini verdi.ABD&#039;de Joe Biden yönetiminin aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören kararnamesi yeni başkan Donald Trump tarafından kaldırıldı.
İsrail&#039;de Dini Siyonizm Partisi lideri Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Yahudi Gücü Partisi lideri Itamar Ben-Gvir, ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın Batı Şeria kararını sevinçle karşıladı.Trump&#039;a teşekkür eden Smotrich, Biden yönetiminin Batı Şeria&#039;da Filistinlilerinin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik yaptırımlarının, İsrail&#039;in iç işlerine bir müdahale olduğunu öne sürdü.
Smotrich, &quot;İsrail Devleti, ulusal güvenliğimizi daha da artırmak, yerleşimi anavatanımızın tüm bölgelerine yaymak ve İsrail&#039;in dünyadaki konumunu güçlendirmek için verimli işbirliğinin devam etmesini dört gözle beklemektedir&quot; diyerek Batı Şeria&#039;daki Filistinlilere ait topraklara yönelik yeni gaspların sinyalini verdi.Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından partisinin diğer bakanlarıyla birlikte kabinedeki görevinden ayrılan eski Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, söz konusu kararın uzun yıllara dayanan bir adaletsizliğin düzeltilmesi olduğunu iddia etti.
Ben-Gvir, ABD&#039;nin Hamas&#039;a yönelik politikasını anlaşmalara izin vermeyecek şekilde değiştirmesi talebinde bulundu.Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024&#039;te, işgal altındaki Batı Şeria&#039;da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan ve topraklarını gasbeden aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria&#039;daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım kararı almıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk gününde, Biden yönetiminin &quot;Batı Şeria&#039;da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören&quot; kararnamesini kaldırmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CM7qysctt0GFf6I-tvs1ng.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:54 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumpın, Batı, Şeria, kararı, İsraili, memnun, etti:, Filistinlilere, gözdağı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CM7qysctt0GFf6I-tvs1ng.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'ın Batı Şeria kararı İsrail'i memnun etti: Filistinlilere gözdağı"><p>ABD Başkanı Trump'ın, Biden yönetiminin Batı Şeria'da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören kararnamesini kaldırmasını İsrail'de aşırı sağcılar memnuniyetle karşıladı. İsrail Maliye Bakanı Smotrich, Filistin topraklarında yeni gaspların sinyalini verdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QZBsCovGS0q6VpQ7HYg_OQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'de Joe Biden yönetiminin aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören kararnamesi yeni başkan Donald Trump tarafından kaldırıldı.
İsrail'de Dini Siyonizm Partisi lideri Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ve Yahudi Gücü Partisi lideri Itamar Ben-Gvir, ABD Başkanı Donald Trump'ın Batı Şeria kararını sevinçle karşıladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GFQr9KltU0Gj6jzZHof5Bg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump'a teşekkür eden Smotrich, Biden yönetiminin Batı Şeria'da Filistinlilerinin topraklarını gasbeden İsraillilere yönelik yaptırımlarının, İsrail'in iç işlerine bir müdahale olduğunu öne sürdü.
Smotrich, "İsrail Devleti, ulusal güvenliğimizi daha da artırmak, yerleşimi anavatanımızın tüm bölgelerine yaymak ve İsrail'in dünyadaki konumunu güçlendirmek için verimli işbirliğinin devam etmesini dört gözle beklemektedir" diyerek Batı Şeria'daki Filistinlilere ait topraklara yönelik yeni gaspların sinyalini verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mdZcZnZhTEyqB5fYO6XNBQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından partisinin diğer bakanlarıyla birlikte kabinedeki görevinden ayrılan eski Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir, söz konusu kararın uzun yıllara dayanan bir adaletsizliğin düzeltilmesi olduğunu iddia etti.
Ben-Gvir, ABD'nin Hamas'a yönelik politikasını anlaşmalara izin vermeyecek şekilde değiştirmesi talebinde bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bQQuY0eQRUqFNuCBzD7_DQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eski ABD Başkanı Biden, 1 Şubat 2024'te, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere karşı şiddet uygulayan ve topraklarını gasbeden aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören bir başkanlık kararnamesini imzalamıştı.
Söz konusu kararnameden sonra ABD Dışişleri Bakanlığı, Batı Şeria'daki bazı aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım kararı almıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk gününde, Biden yönetiminin "Batı Şeria'da güvenliği zedeleyen aşırılıkçı Yahudi yerleşimcilere yaptırım öngören" kararnamesini kaldırmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3tbfgizZfU-oxiLu14qaDQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Azerbaycan’dan Türkiye&amp;apos;ye başsağlığı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/azerbaycandan-turkiyeye-bassagligi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/azerbaycandan-turkiyeye-bassagligi</guid>
<description><![CDATA[ Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Bolu’daki otel yangında 66 kişinin hayatını kaybetmesi dolayısıyla Türkiye’ye başsağlığı diledi.Azerbaycan, Bolu’da Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki bir otelde çıkan yangında 66 kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle taziye mesajı yayınladı.Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Kardeş Türkiye&#039;de bir otelde çıkan yangında can kayıpları ve yaralananların olması bizi derinden üzdü. Meydana gelen bu facia nedeniyle hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına, dost ve kardeş Türkiye&#039;ye derin üzüntüyle başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz” ifadelerine yer verildi.KAYAK MERKEZİNDE YANGINKartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki bir otelde saat 03.30 sıralarında restoran kısmında başlayan yangın, kısa sürede tüm oteli sarmıştı.Yangında ilk belirlemelere göre 66 kişi hayatını kaybetmiş, 51 kişi yaralanmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xtBeygfK20C_x8Rzmg6Zuw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Azerbaycan’dan, Türkiyeye, başsağlığı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xtBeygfK20C_x8Rzmg6Zuw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Azerbaycan’dan Türkiye'ye başsağlığı"><p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Bolu’daki otel yangında 66 kişinin hayatını kaybetmesi dolayısıyla Türkiye’ye başsağlığı diledi.</p><p>Azerbaycan, Bolu’da Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki bir otelde çıkan yangında 66 kişinin hayatını kaybetmesi nedeniyle taziye mesajı yayınladı.</p><p>Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Kardeş Türkiye'de bir otelde çıkan yangında can kayıpları ve yaralananların olması bizi derinden üzdü. Meydana gelen bu facia nedeniyle hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına, dost ve kardeş Türkiye'ye derin üzüntüyle başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz” ifadelerine yer verildi.</p><p><strong>KAYAK MERKEZİNDE YANGIN</strong></p><p>Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki bir otelde saat 03.30 sıralarında restoran kısmında başlayan yangın, kısa sürede tüm oteli sarmıştı.</p><p>Yangında ilk belirlemelere göre 66 kişi hayatını kaybetmiş, 51 kişi yaralanmıştı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore Devlet Başkanı Yoon ilk kez hakim karşısına çıktı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/guney-kore-devlet-baskani-yoon-ilk-kez-hakim-karsisina-cikti</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/guney-kore-devlet-baskani-yoon-ilk-kez-hakim-karsisina-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, Anayasa Mahkemesi&#039;nde yapılan azil davası duruşmasında liberal demokrasiye inandığını belirterek, &quot;isyan&quot; ve &quot;görevi kötüye kullanma&quot; suçlamalarını reddetti. Yoon, &quot;Anayasa Mahkemesi&#039;nin görevi Anayasa&#039;yı savunmak olduğundan yargıçlardan beni çeşitli açılardan olumlu değerlendirmelerini rica ediyorum&quot; dedi.Güney Kore&#039;de ilan ettiği 6 saatlik sıkıyönetim uygulaması nedeniyle yetkileri askıya alınan Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, hakkındaki azil davasının 3&#039;üncü duruşmasında ilk kez hakim karşısına çıktı.
Başkanlık Güvenlik Servisi&#039;nin (PSS) aldığı yoğun güvenlik önlemleri altında Uiwang şehrindeki Seul Gözaltı Merkezi&#039;nden Anayasa Mahkemesi&#039;ne getirilen Yoon, yerel saatle 14.00&#039;te duruşma salonuna girerek 8 yargıcın gelmesini bekledi.Duruşmanın başında konuşmak için izni isteyerek &quot;Bugün ilk kez katılıyorum, bu yüzden kısa bir konuşma yapacağım&quot; diyen Yoon, reşit olduğu günden bu yana özellikle de kamu hizmeti süresince “liberal demokrasiye inandığını&quot; vurguladı.
Sıkıyönetim ilanının devlet başkanının meşru yetkileri arasında olduğunu yineleyen ve “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarını reddeden Yoon, “Anayasa Mahkemesi&#039;nin görevi Anayasa&#039;yı savunmak olduğundan, yargıçlardan beni çeşitli açılardan olumlu değerlendirmelerini rica ediyorum” ifadelerini kullandı.Yoon, 3 Aralık&#039;ta Ulusal Meclis&#039;e gönderilen özel kuvvetler birliklerinin yasama organını devre dışı bırakmak veya sıkıyönetimi engelleme girişimlerini sekteye uğratmak için orada olmadıklarını belirterek, “Çünkü böyle bir eylemin önlenemez bir krize yol açacağını biliyorum” dedi.
&quot;Bu ülkede parlamento ve haber medyası başkandan çok daha güçlü, çok daha üstün bir konumda&quot; diyen Yoon, &quot;Sıkıyönetimi kaldırma kararını engellemeye çalışsam bu Ulusal Meclis dışında bir yerde gerçekleştirilebilirdi” şeklinde konuştu.Yoon&#039;un savunma ekibi ise müvekkillerine yönetilen “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarının haksız olduğunu savunarak, muhalefetin eylemlerinin hükümeti felç ettiğini ve ülkenin demokratik ve anayasal düzenini çöküşün eşiğine getirdiğini iddia etti.
Yoon&#039;un avukatlarından Cha Gi-hwan sıkıyönetim ilanında görev alan askeri komutanların “Yoon ve üst düzey yardımcılarının siyasi olarak Yoon ile çatışan bazı parlamento üyelerinin tutuklanması emrini verdiği” şeklindeki ifadelerin de doğru olmadığını savundu.Anayasa Mahkemesi&#039;nin dışında toplanan Yoon destekçileri ise slogan ve pankartlarla Yoon hakkındaki azil sürecini protesto etti.
Bölgede yoğun güvenlik önlemleri alınırken polise saldıran bir kadın protestocunun gözaltına alındığı bildirildi.
Güney Kore basını da Anayasa Mahkemesi yakınlarında yapılan bir Yoon&#039;a destek mitingine 4 bin kişinin katıldığını duyurdu.Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol “Muhalefetin devlet karşıtı faaliyetlerde bulunduğu” iddiasıyla 6 saat süren bir sıkıyönetim ilan etmiş, Ulusal Meclis&#039;te yapılan oylama ile Yoon hakkında azil süreci başlatılmıştı.
Yetkileri askıya alınan Yoon hakkında soruşturma açılırken Yoon ise soruşturma komisyonun ifade verme çağrılarını yanıtsız bırakmıştı.Geçtiğimiz Çarşamba günü tutuklanarak ifade vermeye götürülen Yoon, kendisine yönelik soruşturmayı “yasa dışı” olarak niteleyerek polis ve Başkanlık Güvenlik Servisi (PSS) arasında yaşanacak muhtemel bir çatışmada “kan dökülmesini önlemek” için soruşturmacılarla iş birliği yaptığını açıklamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zHrKEfPRikemfmkhIa9ifA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Kore, Devlet, Başkanı, Yoon, ilk, kez, hakim, karşısına, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zHrKEfPRikemfmkhIa9ifA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore Devlet Başkanı Yoon ilk kez hakim karşısına çıktı"><p>Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, Anayasa Mahkemesi'nde yapılan azil davası duruşmasında liberal demokrasiye inandığını belirterek, "isyan" ve "görevi kötüye kullanma" suçlamalarını reddetti. Yoon, "Anayasa Mahkemesi'nin görevi Anayasa'yı savunmak olduğundan yargıçlardan beni çeşitli açılardan olumlu değerlendirmelerini rica ediyorum" dedi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Si5gfDbgp0qWOdk7cheS2g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore'de ilan ettiği 6 saatlik sıkıyönetim uygulaması nedeniyle yetkileri askıya alınan Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol, hakkındaki azil davasının 3'üncü duruşmasında ilk kez hakim karşısına çıktı.
Başkanlık Güvenlik Servisi'nin (PSS) aldığı yoğun güvenlik önlemleri altında Uiwang şehrindeki Seul Gözaltı Merkezi'nden Anayasa Mahkemesi'ne getirilen Yoon, yerel saatle 14.00'te duruşma salonuna girerek 8 yargıcın gelmesini bekledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/V4f9RCIp00qEZUHe_CTW8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Duruşmanın başında konuşmak için izni isteyerek "Bugün ilk kez katılıyorum, bu yüzden kısa bir konuşma yapacağım" diyen Yoon, reşit olduğu günden bu yana özellikle de kamu hizmeti süresince “liberal demokrasiye inandığını" vurguladı.
Sıkıyönetim ilanının devlet başkanının meşru yetkileri arasında olduğunu yineleyen ve “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarını reddeden Yoon, “Anayasa Mahkemesi'nin görevi Anayasa'yı savunmak olduğundan, yargıçlardan beni çeşitli açılardan olumlu değerlendirmelerini rica ediyorum” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BuqgRwFvJESe12AYEascBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yoon, 3 Aralık'ta Ulusal Meclis'e gönderilen özel kuvvetler birliklerinin yasama organını devre dışı bırakmak veya sıkıyönetimi engelleme girişimlerini sekteye uğratmak için orada olmadıklarını belirterek, “Çünkü böyle bir eylemin önlenemez bir krize yol açacağını biliyorum” dedi.
"Bu ülkede parlamento ve haber medyası başkandan çok daha güçlü, çok daha üstün bir konumda" diyen Yoon, "Sıkıyönetimi kaldırma kararını engellemeye çalışsam bu Ulusal Meclis dışında bir yerde gerçekleştirilebilirdi” şeklinde konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8PZKjieb6USEBUHTK303pw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yoon'un savunma ekibi ise müvekkillerine yönetilen “isyan” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarının haksız olduğunu savunarak, muhalefetin eylemlerinin hükümeti felç ettiğini ve ülkenin demokratik ve anayasal düzenini çöküşün eşiğine getirdiğini iddia etti.
Yoon'un avukatlarından Cha Gi-hwan sıkıyönetim ilanında görev alan askeri komutanların “Yoon ve üst düzey yardımcılarının siyasi olarak Yoon ile çatışan bazı parlamento üyelerinin tutuklanması emrini verdiği” şeklindeki ifadelerin de doğru olmadığını savundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rS5HE3OpYUSxYTcQKg8_8Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Anayasa Mahkemesi'nin dışında toplanan Yoon destekçileri ise slogan ve pankartlarla Yoon hakkındaki azil sürecini protesto etti.
Bölgede yoğun güvenlik önlemleri alınırken polise saldıran bir kadın protestocunun gözaltına alındığı bildirildi.
Güney Kore basını da Anayasa Mahkemesi yakınlarında yapılan bir Yoon'a destek mitingine 4 bin kişinin katıldığını duyurdu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XAJ5mrhUEkCF99iaYFnt7Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol “Muhalefetin devlet karşıtı faaliyetlerde bulunduğu” iddiasıyla 6 saat süren bir sıkıyönetim ilan etmiş, Ulusal Meclis'te yapılan oylama ile Yoon hakkında azil süreci başlatılmıştı.
Yetkileri askıya alınan Yoon hakkında soruşturma açılırken Yoon ise soruşturma komisyonun ifade verme çağrılarını yanıtsız bırakmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WFt1eIlVe0u0QsQmcylUWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz Çarşamba günü tutuklanarak ifade vermeye götürülen Yoon, kendisine yönelik soruşturmayı “yasa dışı” olarak niteleyerek polis ve Başkanlık Güvenlik Servisi (PSS) arasında yaşanacak muhtemel bir çatışmada “kan dökülmesini önlemek” için soruşturmacılarla iş birliği yaptığını açıklamıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kayıp mayınlar IKEA deposundan çıktı: General görevden alındı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kayip-mayinlar-ikea-deposundan-cikti-general-goerevden-alindi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kayip-mayinlar-ikea-deposundan-cikti-general-goerevden-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Polonya&#039;da kaybolan anti-tank mayınlarının IKEA deposunda bulunmasının ardından yaşanan olayda sorumlu olduğu iddia edilen üst düzey bir general görevden alındı.Polonya&#039;da orduya ait anti-tank mayınlar İsveçli tasarım devi IKEA&#039;nın depolarından çıktı. Ülkede 3 Temmuz&#039;da ayında yaşanan olayda, Polonya&#039;nın doğu sınırındaki Hajnwka&#039;daki mühimmat deposundan Mosty mühimmat deposuna taşınması gereken mayınların tamamının trenden boşaltılmadığı ve 10 gün boyunca ülke genelinde seyahat ettikten sonra IKEA deposuna boşaltıldığı tespit edildi. OLAYI ÜSTLERİNDEN SAKLADIPolonya ordusunu sarsan olay bir IKEA depo temsilcisinin askeri yetkililere mühimmatın ne zaman alınacağını sorması üzerine ortaya çıktı. Kayıp anti-tank mayınları IKEA deposunda tespit edilirken, Destek Müfettişliği Başkanı Tümgeneral Artur Kpczyski&#039;nin bu olayı üstlerinden sakladığı ve ikmal raporlarında yanlış rakamlara yer verdiği bildirildi.MAYINLAR DEPODAN ÇIKTI, GENERAL GÖREVDEN ALINDI Yapılan araştırmaların ardından kaybolan mayınların, Orli kasabasındaki IKEA deposunda olduğu kaydedildi. Mayınlar IKEA deposundan güvenli bir şekilde Hajnwka&#039;daki depoya gönderildi. Olaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlatılırken Kpczyski, Savunma Bakanının talimatlıyla 9 Ocak&#039;ta görevden alındı. Polonya medyası, Kpczyski&#039;nin Polonya Savunma Bakanlığı tarafından görevden alınmasının yaşanan bu olayla bağlantılı olduğunu yazdı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Axy3U17UREqli4RpVPRQEg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kayıp, mayınlar, IKEA, deposundan, çıktı:, General, görevden, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Axy3U17UREqli4RpVPRQEg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kayıp mayınlar IKEA deposundan çıktı: General görevden alındı"><p>Polonya'da kaybolan anti-tank mayınlarının IKEA deposunda bulunmasının ardından yaşanan olayda sorumlu olduğu iddia edilen üst düzey bir general görevden alındı.</p><p>Polonya'da orduya ait anti-tank mayınlar İsveçli tasarım devi IKEA'nın depolarından çıktı. </p><p>Ülkede 3 Temmuz'da ayında yaşanan olayda, Polonya'nın doğu sınırındaki Hajnwka'daki mühimmat deposundan Mosty mühimmat deposuna taşınması gereken mayınların tamamının trenden boşaltılmadığı ve 10 gün boyunca ülke genelinde seyahat ettikten sonra IKEA deposuna boşaltıldığı tespit edildi.</p><p> </p><p><strong>OLAYI ÜSTLERİNDEN SAKLADI</strong></p><p>Polonya ordusunu sarsan olay bir IKEA depo temsilcisinin askeri yetkililere mühimmatın ne zaman alınacağını sorması üzerine ortaya çıktı. </p><p>Kayıp anti-tank mayınları IKEA deposunda tespit edilirken, Destek Müfettişliği Başkanı Tümgeneral Artur Kpczyski'nin bu olayı üstlerinden sakladığı ve ikmal raporlarında yanlış rakamlara yer verdiği bildirildi.</p><p><strong>MAYINLAR DEPODAN ÇIKTI, GENERAL GÖREVDEN ALINDI</strong></p><p> Yapılan araştırmaların ardından kaybolan mayınların, Orli kasabasındaki IKEA deposunda olduğu kaydedildi. Mayınlar IKEA deposundan güvenli bir şekilde Hajnwka'daki depoya gönderildi. </p><p>Olaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlatılırken Kpczyski, Savunma Bakanının talimatlıyla 9 Ocak'ta görevden alındı. </p><p>Polonya medyası, Kpczyski'nin Polonya Savunma Bakanlığı tarafından görevden alınmasının yaşanan bu olayla bağlantılı olduğunu yazdı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Sevgili dostum Şi&amp;quot;: Putin, Çin lideri ile ne konuştu?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/sevgili-dostum-si-putin-cin-lideri-ile-ne-konustu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/sevgili-dostum-si-putin-cin-lideri-ile-ne-konustu</guid>
<description><![CDATA[ Rusya lideri Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping, Donald Trump&#039;ın ABD Başkanı olarak göreve başlamasından birkaç saat sonra telefonda görüştü. Trump, yeni dönemi için Pekin&#039;i ağır gümrük vergileriyle tehdit ederken, Moskova&#039;yı Ukrayna sorununu çözmemesi halinde “büyük bir bela” ile karşı karşıya kalacağı konusunda uyarmıştı.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüntülü görüşme yaptı.
Görüşme, Donald Trump&#039;ın ABD başkanı olarak yeniden göreve gelmesinden saatler sonra gerçekleşti.
Göreve geldiğinden bu yana Washington&#039;un düşmanlarına karşı sert bir tutum takınacağına söz veren  ABD Başkanı Donald Trump, Pekin&#039;i ağır gümrük vergileriyle tehdit etti ve Moskova&#039;yı Ukrayna sorununu çözmemesi halinde “büyük bir bela” ile karşı karşıya kalacağı konusunda uyardı.Görüşmede Şi&#039;ye “sevgili dostum” diye hitap eden Putin, Rusya ve Çin&#039;in dış baskılara rağmen “dostluk, karşılıklı güven ve destek temelinde” ilişkiler kurduğunu söyledi.
Putin, “Rusya ve Çin&#039;in ortak çalışmaları uluslararası ilişkilerde önemli bir istikrar sağlayıcı rol oynuyor” dedi.
Şi de tercüman aracılığıyla yaptığı açıklamada işbirliğini övdü ve ikili ticaretin artmakta olduğunu söyledi.Rusya&#039;nın Ukrayna&#039;ya asker göndermesinden bu yana askeri ve ticari bağlarını güçlendiren Moskova ve Pekin, her iki ülkeyi de dünya sahnesinde kötü niyetli aktörler olarak gören ABD&#039;yi endişelendiriyor.
Çin, yaklaşık üç yıldır süren çatışmalarda kendisini tarafsız bir taraf olarak göstermeye çalıştı.Ancak Moskova&#039;nın yakın bir siyasi ve ekonomik ortağı olmaya devam etmesi ve Rusya&#039;nın eylemlerini hiçbir zaman kınamaması, bazı NATO üyelerinin Pekin&#039;i çatışmanın “kolaylaştırıcısı” olarak damgalamasına yol açtı.
Her iki taraf da Xi ve Putin&#039;in sözde güçlü kişisel bağından çokça söz etti; Xi, Rus lideri “en iyi arkadaşı” olarak nitelendirirken Putin de “güvenilir ortağı ”ndan övgüyle söz etti.Rus ordusu, 11 bin Kuzey Kore askerini Kursk bölgesindeki cephe hattına entegre ederek Ukrayna ile devam eden savaşta kritik bir hamle yaptı.
Ukrayna, yüzlerce Kuzey Kore askerinin çatışmalarda öldüğünü öne sürüyor.
İki Kuzey Kore askeri ise geçtiğimiz haftalarda Ukrayna birlikleri tarafından yaralı olarak ele geçirilmişti.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bu kayıplarla ilgili bir açıklama yapmadı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/86zTF2D3UECXUrq7qlW3cQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sevgili, dostum, Şi:, Putin, Çin, lideri, ile, konuştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/86zTF2D3UECXUrq7qlW3cQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" sevgili dostum putin lideri ile ne konu><p>Rusya lideri Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping, Donald Trump'ın ABD Başkanı olarak göreve başlamasından birkaç saat sonra telefonda görüştü. Trump, yeni dönemi için Pekin'i ağır gümrük vergileriyle tehdit ederken, Moskova'yı Ukrayna sorununu çözmemesi halinde “büyük bir bela” ile karşı karşıya kalacağı konusunda uyarmıştı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9NIl77bfKk6Oqmw0HqR-Fw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüntülü görüşme yaptı.
Görüşme, Donald Trump'ın ABD başkanı olarak yeniden göreve gelmesinden saatler sonra gerçekleşti.
Göreve geldiğinden bu yana Washington'un düşmanlarına karşı sert bir tutum takınacağına söz veren  ABD Başkanı Donald Trump, Pekin'i ağır gümrük vergileriyle tehdit etti ve Moskova'yı Ukrayna sorununu çözmemesi halinde “büyük bir bela” ile karşı karşıya kalacağı konusunda uyardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zzvg78yy-UWAXMGkI24M0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Görüşmede Şi'ye “sevgili dostum” diye hitap eden Putin, Rusya ve Çin'in dış baskılara rağmen “dostluk, karşılıklı güven ve destek temelinde” ilişkiler kurduğunu söyledi.
Putin, “Rusya ve Çin'in ortak çalışmaları uluslararası ilişkilerde önemli bir istikrar sağlayıcı rol oynuyor” dedi.
Şi de tercüman aracılığıyla yaptığı açıklamada işbirliğini övdü ve ikili ticaretin artmakta olduğunu söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fyuOE9TBTkGTI0JRu3aDkA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rusya'nın Ukrayna'ya asker göndermesinden bu yana askeri ve ticari bağlarını güçlendiren Moskova ve Pekin, her iki ülkeyi de dünya sahnesinde kötü niyetli aktörler olarak gören ABD'yi endişelendiriyor.
Çin, yaklaşık üç yıldır süren çatışmalarda kendisini tarafsız bir taraf olarak göstermeye çalıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mV9ilpd9RE-nG2vnX4kqng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ancak Moskova'nın yakın bir siyasi ve ekonomik ortağı olmaya devam etmesi ve Rusya'nın eylemlerini hiçbir zaman kınamaması, bazı NATO üyelerinin Pekin'i çatışmanın “kolaylaştırıcısı” olarak damgalamasına yol açtı.
Her iki taraf da Xi ve Putin'in sözde güçlü kişisel bağından çokça söz etti; Xi, Rus lideri “en iyi arkadaşı” olarak nitelendirirken Putin de “güvenilir ortağı ”ndan övgüyle söz etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FjaN_wrbcEmhekLzrHEhJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus ordusu, 11 bin Kuzey Kore askerini Kursk bölgesindeki cephe hattına entegre ederek Ukrayna ile devam eden savaşta kritik bir hamle yaptı.
Ukrayna, yüzlerce Kuzey Kore askerinin çatışmalarda öldüğünü öne sürüyor.
İki Kuzey Kore askeri ise geçtiğimiz haftalarda Ukrayna birlikleri tarafından yaralı olarak ele geçirilmişti.
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, bu kayıplarla ilgili bir açıklama yapmadı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna&amp;apos;nın özel taburu: &amp;quot;Tek görevleri Kuzey Korelileri avlamak&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ukraynanin-oezel-taburu-tek-goerevleri-kuzey-korelileri-avlamak</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ukraynanin-oezel-taburu-tek-goerevleri-kuzey-korelileri-avlamak</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna özel kuvvetlerinden bir tabur asker, Kuzey Koreli birlikleri yakalamak ve canlı olarak ele geçirmek için özel olarak görevlendirildi. Geçtiğimiz haftalarda Kuzey Koreli iki asker ilk kez canlı olarak ele geçirildi. Ukraynalı subaylar, Kuzey Koreli askerlerin bulunma anını Amerikan gazetesi Wall Street Journal&#039;a anlattı. Aktarılana göre Rus obüsleri, Ukraynalılar ve esirleri ormanda ilerlerken, alışılmadık derecede yoğun bir bombardıman başlattı. Ukraynalı komutan o anları, &quot;Ruslar o an ellerindeki tüm kaynakları, hem Korelilerden hem de bizden kurtulmak için kullandılar&quot; ifadeleriyle anlattı.Ukrayna özel kuvvetlerinden bir tabur asker, Rusya&#039;nın Kursk bölgesindeki bir ormanda yalnız başına yatan yaralı bir Kuzey Kore askeri buldu.
Ukraynalıları fark eden genç asker, umutsuz bir tehdit olarak bir el bombası salladı.
TEK GÖREVLERİ KUZEY KORELİ AVLAMAK
Kuzey Koreliyi avlayan Ukrayna taburu, bu askeri bulmak için özel olarak görevlendirilmişti.
Tek görevi Kuzey Koreli birlikleri yakalamak ve canlı olarak ele geçirmek olan bu askerler, savaş alanını didik aramakla görevli.Ukraynalı birliğin komutanı, bu durum için öğrendiği birkaç Korece cümleyi kullanarak onu sakinleştirmek için, &quot;Kardeşim, her şey yolunda.&quot; dedi.
Kuzey Koreli, Ukraynalı subayın hatırladığına göre, sanki kendini havaya uçurmakla tehdit edercesine bir el bombası kaldırdı.
Tabur komutanı, &quot;Ona bir çocuk gibi davrandık. Kendine zarar vermesini istemedik.&quot; dedi.Rus obüsleri, Ukraynalılar ve esirleri ormanda ilerlerken, alışılmadık derecede yoğun bir mermi yağmuruna tutmaya başladı.
Ukraynalı subay, &quot;Ruslar o an ellerindeki tüm kaynakları, hem Korelilerden hem de bizden kurtulmak için kullandılar&quot; dedi.Rus birlikleri bombardımana beş dakika ara verdiğinde, tahliye aracı hızla ilerledi.
Ukraynalı komutan ve adamları Kuzey Korelileri araca bindirdi ve araç hızla uzaklaştı. Özel kuvvetler görevlerini tamamlamıştı.O ana kadar, Rusya için evlerinden binlerce kilometre uzakta savaşan çok sayıda Kuzey Kore askeri öldürülmüş veya yaralanmıştı, ancak hiçbiri esir alınmamıştı.
Bazıları, yara aldıktan sonra yakalanmalarını önlemek için kendi silah arkadaşları tarafından öldürülmüştü.
Diğerleri ise en liderleri Kim Jong Un&#039;un adını haykırdıktan sonra teslim olmaktansa kendilerini öldürmeyi seçmişti.İki esirin geleceği belirsiz.
Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Rus esaretindeki Ukraynalılarla takas karşılığında onları Kim Jong Un&#039;a iade etmeye hazır olduğunu söyledi, ancak şimdilik Ukrayna&#039;nın gözetiminde kalmaya devam ediyorlar.Kuzey Kore birlikleri ilk kez aralık ayının ortalarında savaş alanına çıktı.
Bu birlikler, ağustos ayından bu yana Ukrayna&#039;nın kısmen işgali altında olan Rusya&#039;nın Kursk bölgesine konuşlandırıldı.
Ukraynalı yetkililer, en az 12 bin Kuzey Koreli askerin bölgede konuşlandırıldığını tahmin ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FBsEqeNvK0OZUsFztXowgw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:53 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukraynanın, özel, taburu:, Tek, görevleri, Kuzey, Korelileri, avlamak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FBsEqeNvK0OZUsFztXowgw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna'nın özel taburu: " tek g kuzey korelileri avlamak><p>Ukrayna özel kuvvetlerinden bir tabur asker, Kuzey Koreli birlikleri yakalamak ve canlı olarak ele geçirmek için özel olarak görevlendirildi. Geçtiğimiz haftalarda Kuzey Koreli iki asker ilk kez canlı olarak ele geçirildi. Ukraynalı subaylar, Kuzey Koreli askerlerin bulunma anını Amerikan gazetesi Wall Street Journal'a anlattı. Aktarılana göre Rus obüsleri, Ukraynalılar ve esirleri ormanda ilerlerken, alışılmadık derecede yoğun bir bombardıman başlattı. Ukraynalı komutan o anları, "Ruslar o an ellerindeki tüm kaynakları, hem Korelilerden hem de bizden kurtulmak için kullandılar" ifadeleriyle anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/W6w0_CYVdEiQAckbvyhgxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna özel kuvvetlerinden bir tabur asker, Rusya'nın Kursk bölgesindeki bir ormanda yalnız başına yatan yaralı bir Kuzey Kore askeri buldu.
Ukraynalıları fark eden genç asker, umutsuz bir tehdit olarak bir el bombası salladı.
TEK GÖREVLERİ KUZEY KORELİ AVLAMAK
Kuzey Koreliyi avlayan Ukrayna taburu, bu askeri bulmak için özel olarak görevlendirilmişti.
Tek görevi Kuzey Koreli birlikleri yakalamak ve canlı olarak ele geçirmek olan bu askerler, savaş alanını didik aramakla görevli.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kXOuiqWQLEW0WurIBvuw3w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukraynalı birliğin komutanı, bu durum için öğrendiği birkaç Korece cümleyi kullanarak onu sakinleştirmek için, "Kardeşim, her şey yolunda." dedi.
Kuzey Koreli, Ukraynalı subayın hatırladığına göre, sanki kendini havaya uçurmakla tehdit edercesine bir el bombası kaldırdı.
Tabur komutanı, "Ona bir çocuk gibi davrandık. Kendine zarar vermesini istemedik." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kAfTSlPfMEqUjYeNfnHPmQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus obüsleri, Ukraynalılar ve esirleri ormanda ilerlerken, alışılmadık derecede yoğun bir mermi yağmuruna tutmaya başladı.
Ukraynalı subay, "Ruslar o an ellerindeki tüm kaynakları, hem Korelilerden hem de bizden kurtulmak için kullandılar" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HuzKYRqPZUiMz6BC281Nnw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Rus birlikleri bombardımana beş dakika ara verdiğinde, tahliye aracı hızla ilerledi.
Ukraynalı komutan ve adamları Kuzey Korelileri araca bindirdi ve araç hızla uzaklaştı. Özel kuvvetler görevlerini tamamlamıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G6ZWGUg24U2Dp5fShbEVFA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>O ana kadar, Rusya için evlerinden binlerce kilometre uzakta savaşan çok sayıda Kuzey Kore askeri öldürülmüş veya yaralanmıştı, ancak hiçbiri esir alınmamıştı.
Bazıları, yara aldıktan sonra yakalanmalarını önlemek için kendi silah arkadaşları tarafından öldürülmüştü.
Diğerleri ise en liderleri Kim Jong Un'un adını haykırdıktan sonra teslim olmaktansa kendilerini öldürmeyi seçmişti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/BzB66psZY062WKH-tNiOCg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İki esirin geleceği belirsiz.
Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Rus esaretindeki Ukraynalılarla takas karşılığında onları Kim Jong Un'a iade etmeye hazır olduğunu söyledi, ancak şimdilik Ukrayna'nın gözetiminde kalmaya devam ediyorlar.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m2RWM43Ajkq76-swlUR9hw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey Kore birlikleri ilk kez aralık ayının ortalarında savaş alanına çıktı.
Bu birlikler, ağustos ayından bu yana Ukrayna'nın kısmen işgali altında olan Rusya'nın Kursk bölgesine konuşlandırıldı.
Ukraynalı yetkililer, en az 12 bin Kuzey Koreli askerin bölgede konuşlandırıldığını tahmin ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e8BQwNRmVk6A_ytcKf34UA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail ordusunda çatlak: Genelkurmay Başkanı Halevi&amp;apos;den istifa mektubu!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israil-ordusunda-catlak-genelkurmay-baskani-haleviden-istifa-mektubu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israil-ordusunda-catlak-genelkurmay-baskani-haleviden-istifa-mektubu</guid>
<description><![CDATA[ Reuters haber ajansının bildirdiğine göre İsrail ordu şefi Herzi Halevi istifa etti. Başbakan Netanyahu&#039;ya mektup ileten Halevi&#039;nin 7 Ekim&#039;teki başarısızlık nedeniyle istifa ettiği bildirildi.Reuters haber ajansının bildirdiğine göre İsrail ordu şefi Herzi Halevi istifa etti.
Halevi&#039;nin 7 Ekim&#039;teki başarısızlık nedeniyle istifa ettiği bildirildi.İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz&#039;a bir mektup göndererek istifa edeceğini duyurdu.
Halevi, 2 yıl 2 aylık görev süresinin ardından, standart 3 yıllık görev süresinden yaklaşık 10 ay önce, 6 Mart&#039;ta istifa edeceğini söyledi.Halevi, 7 Ekim 2023&#039;te Hamas&#039;ın Aksa Tufanı Operasyonu&#039;na karşı başarısızlığının sorumluluğunu üstleneceğine dair verdiği sözü tutarak istifa ettiğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qNrg0sabIE2axXDhDojHng.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, ordusunda, çatlak:, Genelkurmay, Başkanı, Haleviden, istifa, mektubu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qNrg0sabIE2axXDhDojHng.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail ordusunda çatlak: Genelkurmay Başkanı Halevi'den istifa mektubu!"><p>Reuters haber ajansının bildirdiğine göre İsrail ordu şefi Herzi Halevi istifa etti. Başbakan Netanyahu'ya mektup ileten Halevi'nin 7 Ekim'teki başarısızlık nedeniyle istifa ettiği bildirildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-2TSwoq_IE6j7xHjMek0ng.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Reuters haber ajansının bildirdiğine göre İsrail ordu şefi Herzi Halevi istifa etti.
Halevi'nin 7 Ekim'teki başarısızlık nedeniyle istifa ettiği bildirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Fnkecx3-m0WvpgwoKTBzYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Herzi Halevi, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz'a bir mektup göndererek istifa edeceğini duyurdu.
Halevi, 2 yıl 2 aylık görev süresinin ardından, standart 3 yıllık görev süresinden yaklaşık 10 ay önce, 6 Mart'ta istifa edeceğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fkzumoZzQE-HdRRA1W6MOw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Halevi, 7 Ekim 2023'te Hamas'ın Aksa Tufanı Operasyonu'na karşı başarısızlığının sorumluluğunu üstleneceğine dair verdiği sözü tutarak istifa ettiğini bildirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5-9Bra-uL0qKonk189yX5w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suriye&amp;apos;nin devrik lideri Esad için tutuklama emri</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/suriyenin-devrik-lideri-esad-icin-tutuklama-emri</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/suriyenin-devrik-lideri-esad-icin-tutuklama-emri</guid>
<description><![CDATA[ Fransız yargısının, Suriye&#039;deki Baas rejiminin devrik lideri Beşar Esad için tutuklama emri çıkardığı bildirildi.Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, X hesabından yaptığı açıklamada, &quot;Fransız yargısı Beşar Esad&#039;e karşı tutuklama emri çıkardı. Sednaya Hapishanesi&#039;nde dehşetini gördüğüm rejimin suçları cezasız kalmamalı. Fransa, Suriyeliler için adaletin yerini bulması konusunda seferber oldu ve olmaya devam edecek.&quot; ifadelerini kullandı.  Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığından (Pnat), AA muhabirine yapılan açıklamaya göre, Pnat, 2017’de Suriye’de hayatını kaybeden Suriye asıllı Fransız vatandaşının ölümüne ilişkin açılan soruşturma kapsamında Esad hakkında 16 Ocak’ta tutuklama emri çıkarılmasını istedi.  Fransız yargı kaynaklarından yapılan açıklamaya göre, söz konusu soruşturmadan sorumlu hakimler, cinayet ve sivillere yönelik kasten saldırı nedeniyle savaş suçuna ortaklık yaptığı gerekçesiyle Esad hakkında 20 Ocak’ta tutuklama emri çıkardı.  Barrot ve Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Suriye&#039;de Baas rejiminin devrilmesinin ardından 3 Ocak&#039;ta başkent Şam&#039;daki işkence üssü Sednaya Hapishanesi&#039;nde incelemelerde bulunmuştu.  Fransa&#039;da mahkeme 15 Kasım 2023&#039;te, Esad için insanlığa karşı suça ve savaş suçuna ortaklık ettiği gerekçesiyle tutuklama emri çıkarmıştı.  Mahkeme, Esad&#039;ı, 2013&#039;te Suriye&#039;nin Doğu Guta bölgesinde kimyasal saldırılarında insanlığa karşı suç ve savaş suçuna ortaklık etmekle suçlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GchwogBwQ0CtG4L87wtHQg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Suriyenin, devrik, lideri, Esad, için, tutuklama, emri</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GchwogBwQ0CtG4L87wtHQg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Suriye'nin devrik lideri Esad için tutuklama emri"><p>Fransız yargısının, Suriye'deki Baas rejiminin devrik lideri Beşar Esad için tutuklama emri çıkardığı bildirildi.</p>Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, X hesabından yaptığı açıklamada, "Fransız yargısı Beşar Esad'e karşı tutuklama emri çıkardı. Sednaya Hapishanesi'nde dehşetini gördüğüm rejimin suçları cezasız kalmamalı. Fransa, Suriyeliler için adaletin yerini bulması konusunda seferber oldu ve olmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.  Fransa Ulusal Terörle Mücadele Savcılığından (Pnat), AA muhabirine yapılan açıklamaya göre, Pnat, 2017’de Suriye’de hayatını kaybeden Suriye asıllı Fransız vatandaşının ölümüne ilişkin açılan soruşturma kapsamında Esad hakkında 16 Ocak’ta tutuklama emri çıkarılmasını istedi.  Fransız yargı kaynaklarından yapılan açıklamaya göre, söz konusu soruşturmadan sorumlu hakimler, cinayet ve sivillere yönelik kasten saldırı nedeniyle savaş suçuna ortaklık yaptığı gerekçesiyle Esad hakkında 20 Ocak’ta tutuklama emri çıkardı.  Barrot ve Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Suriye'de Baas rejiminin devrilmesinin ardından 3 Ocak'ta başkent Şam'daki işkence üssü Sednaya Hapishanesi'nde incelemelerde bulunmuştu.  Fransa'da mahkeme 15 Kasım 2023'te, Esad için insanlığa karşı suça ve savaş suçuna ortaklık ettiği gerekçesiyle tutuklama emri çıkarmıştı.  Mahkeme, Esad'ı, 2013'te Suriye'nin Doğu Guta bölgesinde kimyasal saldırılarında insanlığa karşı suç ve savaş suçuna ortaklık etmekle suçlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail&amp;apos;de Genelkurmay Başkanı Halevi&amp;apos;den istifa kararı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israilde-genelkurmay-baskani-haleviden-istifa-karari</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israilde-genelkurmay-baskani-haleviden-istifa-karari</guid>
<description><![CDATA[ İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, 6 Mart itibarıyla görevden ayrılmak istediğini açıkladı. Helevi istifasını Savunma Bakanı Katz&#039;a iletti.İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi&#039;nin 6 Mart itibarıyla geçerli olacak şekilde istifa etmek istediğini İsrail Savunma Bakanı Israel Katz&#039;a ilettiği bildirildi.   Halevi&#039;nin, IDF’nin 7 Ekim&#039;deki &#039;başarısızlığının sorumluluğunu&#039; kabul ederek görevinden ayrılmak istediği belirtildi.İsrail Genelkurmay Başkanı Halevi, IDF&#039;nin halihazırda önemli başarılar kaydettiğini ve rehineleri serbest bırakmak üzere varılan anlaşmayı uygulama sürecinde olduğunu vurguladı. Halevi, 6 Mart tarihine kadar 7 Ekim&#039;e ilişkin soruşturmaların sonuçlandırılacağını ve IDF&#039;yi &#039;gelecekteki sınamalara&#039; hazırlayacağını söyleyerek, “IDF komutanlığını yüksek kaliteli ve kapsamlı bir şekilde halefime bırakacağım” ifadelerini kullandı.NE OLMUŞTU?7 Ekim&#039;da Hamas Gazze&#039;den ateşlenen roketlerle Aksa Tufanı Operasyonu&#039;nu başlattı. İsrail&#039;e 3 koldan saldırı düzenlendi. Stratejik noktalar, havalimanları askeri bölgeler vurudu. Demir Kubbe yetersiz kaldı. Tel Aviv dahil çok sayıda kente roketler isabet etti.Hamas üyeleri İsrail&#039;e motosikletler ve kamyonetlerle karadan; bazıları da motorlu paraşütlerle havadan sızdı. Kontrol kuleleri etkisiz hale getirildi.Hamas üyeleri paraşütlerle festival alanına indi. Re&#039;im kentindeki Hamas saldırılarında en büyük can kaybı kayıtlara geçti.Baskının ikinci gününde İsrail kabinesi resmen savaş ilan etti ve Gazze&#039;de görülmemiş kıyım başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oSC7wAM9Nk-iHjDZlUi-Uw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrailde, Genelkurmay, Başkanı, Haleviden, istifa, kararı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oSC7wAM9Nk-iHjDZlUi-Uw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail'de Genelkurmay Başkanı Halevi'den istifa kararı"><p>İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, 6 Mart itibarıyla görevden ayrılmak istediğini açıkladı. Helevi istifasını Savunma Bakanı Katz'a iletti.</p><p>İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) yapılan açıklamada, İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'nin 6 Mart itibarıyla geçerli olacak şekilde istifa etmek istediğini İsrail Savunma Bakanı Israel Katz'a ilettiği bildirildi.   Halevi'nin, IDF’nin 7 Ekim'deki 'başarısızlığının sorumluluğunu' kabul ederek görevinden ayrılmak istediği belirtildi.</p><p>İsrail Genelkurmay Başkanı Halevi, IDF'nin halihazırda önemli başarılar kaydettiğini ve rehineleri serbest bırakmak üzere varılan anlaşmayı uygulama sürecinde olduğunu vurguladı. Halevi, 6 Mart tarihine kadar 7 Ekim'e ilişkin soruşturmaların sonuçlandırılacağını ve IDF'yi 'gelecekteki sınamalara' hazırlayacağını söyleyerek, “IDF komutanlığını yüksek kaliteli ve kapsamlı bir şekilde halefime bırakacağım” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p><p>7 Ekim'da Hamas Gazze'den ateşlenen roketlerle Aksa Tufanı Operasyonu'nu başlattı. İsrail'e 3 koldan saldırı düzenlendi. Stratejik noktalar, havalimanları askeri bölgeler vurudu. Demir Kubbe yetersiz kaldı. Tel Aviv dahil çok sayıda kente roketler isabet etti.</p><p>Hamas üyeleri İsrail'e motosikletler ve kamyonetlerle karadan; bazıları da motorlu paraşütlerle havadan sızdı. Kontrol kuleleri etkisiz hale getirildi.</p><p>Hamas üyeleri paraşütlerle festival alanına indi. Re'im kentindeki Hamas saldırılarında en büyük can kaybı kayıtlara geçti.</p><p>Baskının ikinci gününde İsrail kabinesi resmen savaş ilan etti ve Gazze'de görülmemiş kıyım başladı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Kovuldunuz!&amp;quot;: Trump, göreve gelir gelmez Beyaz Saray çalışanlarını gönderdi!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kovuldunuz-trump-goereve-gelir-gelmez-beyaz-saray-calisanlarini-goenderdi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kovuldunuz-trump-goereve-gelir-gelmez-beyaz-saray-calisanlarini-goenderdi</guid>
<description><![CDATA[ Donald Trump, Biden yönetiminin mirasını ortadan kaldırmak için hiç vakit kaybetmedi ve halefinin atadığı 1000’den fazla kişiyi tespit edip görevden alma sözü verdi. Trump, sosyal medyadan &quot;Kovuldunuz&quot; yazdı.47’inci ABD Başkanı Tump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden “Amerika&#039;yı Yeniden Büyük Yapma vizyonuyla uyumlu olmayan” 4 yetkilinin görevden alındığını duyurdu. 
Trump, paylaşımında “Kovuldunuz!” diye yazdı.Cumhuriyetçi Başkan, Jose Andres&#039;i Spor, Fitness ve Beslenme Konseyi&#039;nden, Mark Milley&#039;i Ulusal Altyapı Danışma Konseyi&#039;nden, Brian Hook&#039;u Wilson Center for Scholars&#039;tan ve Keisha Lance Bottoms&#039;ı  İhracat Konseyi&#039;nden çıkardığını söyledi.Trump, aralarında şiddet suçlarından hüküm giyenlerin de bulunduğu 1600 6 Ocak isyancısı için af çıkardı ve dört yıl önce Kongre Binası&#039;nı basan 14 kişinin cezasını hafifletti.
Ayrıca ABD&#039;yi Paris iklim anlaşmasından ve Dünya Sağlık Örgütü&#039;nden çekmek, TikTok yasağını ertelemek, federal çalışanların evden çalışmasını durdurmak ve hükümet “sansürünü” sona erdirmek için bir dizi icra emri imzaladı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-YKLQfXGSEmxdrQVBa3l1g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kovuldunuz:, Trump, göreve, gelir, gelmez, Beyaz, Saray, çalışanlarını, gönderdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-YKLQfXGSEmxdrQVBa3l1g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="" kovuldunuz trump g gelir gelmez beyaz saray><p>Donald Trump, Biden yönetiminin mirasını ortadan kaldırmak için hiç vakit kaybetmedi ve halefinin atadığı 1000’den fazla kişiyi tespit edip görevden alma sözü verdi. Trump, sosyal medyadan "Kovuldunuz" yazdı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JxdZddhTuk2vlnZ24VqQew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>47’inci ABD Başkanı Tump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden “Amerika'yı Yeniden Büyük Yapma vizyonuyla uyumlu olmayan” 4 yetkilinin görevden alındığını duyurdu. 
Trump, paylaşımında “Kovuldunuz!” diye yazdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cTkpqP1Hk0y1OhgrvNpOmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cumhuriyetçi Başkan, Jose Andres'i Spor, Fitness ve Beslenme Konseyi'nden, Mark Milley'i Ulusal Altyapı Danışma Konseyi'nden, Brian Hook'u Wilson Center for Scholars'tan ve Keisha Lance Bottoms'ı  İhracat Konseyi'nden çıkardığını söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qoV2dxAIGUe0Z2_5ZWXtZw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, aralarında şiddet suçlarından hüküm giyenlerin de bulunduğu 1600 6 Ocak isyancısı için af çıkardı ve dört yıl önce Kongre Binası'nı basan 14 kişinin cezasını hafifletti.
Ayrıca ABD'yi Paris iklim anlaşmasından ve Dünya Sağlık Örgütü'nden çekmek, TikTok yasağını ertelemek, federal çalışanların evden çalışmasını durdurmak ve hükümet “sansürünü” sona erdirmek için bir dizi icra emri imzaladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/isQg6QD170maKyKZ68zZKQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de ateşkes Batı Şeria&amp;apos;da cinayet: Hamas&amp;apos;tan ayaklanma çağrısı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gazzede-ateskes-bati-seriada-cinayet-hamastan-ayaklanma-cagrisi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gazzede-ateskes-bati-seriada-cinayet-hamastan-ayaklanma-cagrisi</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de ateşkes ilan edildi ancak İsrail&#039;in Filistinlilere saldırısı Batı Şeria&#039;da devam ediyor. &quot;Terörle mücadele&quot; operasyonu iddiasıyla Cenin&#039;e baskın düzenleyen İsrail ordusu 7 Filistinli&#039;yi öldürdü, 35&#039;ini yaraladı. Hamas, Batı Şeria&#039;daki Filstinlilere İsrail&#039;e karşı ayaklanma çağrısı yaptı. (Haber: Derya Doğan)İsrail ordusu, bugün yaptığı açıklamada işgal altındaki Batı Şeria&#039;nın Cenin kentinde bir “terörle mücadele” operasyonu başlattığını bildirdi.
Filistinli yetkililerin bildirdiğine göre saldırıda 7 Filistinli hayatını kaybetti, 35’i yaralandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cenin&#039;deki saldırıların bölgedeki “terörizmi ortadan kaldırmayı” amaçladığını iddia etti.
Filistinli direniş örgütü Hamas, Batı Şeria&#039;daki Filistinlilere, saldırıya karşılık olarak İsrail güçlerine karşı çatışmaları tırmandırma çağrısında bulundu.Tutuklular ve Eski Mahkûmlarla İlişkiler Komisyonu ve Filistin Esirler Cemiyeti tarafından yapılan ortak açıklamada, İsrail güçlerinin dün akşamdan bu yana işgal altındaki Batı Şeria&#039;da, aralarında bir gazetecinin de bulunduğu en az 20 Filistinliyi tutukladığı belirtildi.
Filistin haber ajansı Wafa&#039;ya göre El Halil, Kalkilya, Ramallah ve Nablus bölgelerinde gerçekleşen tutuklamalara vandalizm eylemleri ve malların tahrip edilmesi de eşlik etti.Geçtiğimiz ekim ayından bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs&#039;te en az 12 bin 100 Filistinlinin tutuklandığı tahmin ediliyor.
İnsan hakları grupları ve uluslararası örgütler, İsrail&#039;in Batı Şeria&#039;da yaptığı baskınlarda gözaltına aldığı mahkûmlara yönelik kötü muameleyi sık sık dile getiriyor.Gruplar, gözleri bağlı ve elleri kelepçeli Filistinlilierin, sıkışık hücrelerde tutulmasının yanı sıra dayak, gözdağı ve taciz de dahil olmak üzere kötü ve aşağılayıcı muamele iddialarını anlatıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dNqon7Pty0O6zP5-QXVN1Q.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:52 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, ateşkes, Batı, Şeriada, cinayet:, Hamastan, ayaklanma, çağrısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dNqon7Pty0O6zP5-QXVN1Q.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de ateşkes Batı Şeria'da cinayet: Hamas'tan ayaklanma çağrısı"><p>Gazze'de ateşkes ilan edildi ancak İsrail'in Filistinlilere saldırısı Batı Şeria'da devam ediyor. "Terörle mücadele" operasyonu iddiasıyla Cenin'e baskın düzenleyen İsrail ordusu 7 Filistinli'yi öldürdü, 35'ini yaraladı. Hamas, Batı Şeria'daki Filstinlilere İsrail'e karşı ayaklanma çağrısı yaptı. (Haber: Derya Doğan)</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dbhgaYFb_0K-XlShXzyu_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ordusu, bugün yaptığı açıklamada işgal altındaki Batı Şeria'nın Cenin kentinde bir “terörle mücadele” operasyonu başlattığını bildirdi.
Filistinli yetkililerin bildirdiğine göre saldırıda 7 Filistinli hayatını kaybetti, 35’i yaralandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cenin'deki saldırıların bölgedeki “terörizmi ortadan kaldırmayı” amaçladığını iddia etti.
Filistinli direniş örgütü Hamas, Batı Şeria'daki Filistinlilere, saldırıya karşılık olarak İsrail güçlerine karşı çatışmaları tırmandırma çağrısında bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fbhqDKoHvECrN43KVYXEWQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tutuklular ve Eski Mahkûmlarla İlişkiler Komisyonu ve Filistin Esirler Cemiyeti tarafından yapılan ortak açıklamada, İsrail güçlerinin dün akşamdan bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da, aralarında bir gazetecinin de bulunduğu en az 20 Filistinliyi tutukladığı belirtildi.
Filistin haber ajansı Wafa'ya göre El Halil, Kalkilya, Ramallah ve Nablus bölgelerinde gerçekleşen tutuklamalara vandalizm eylemleri ve malların tahrip edilmesi de eşlik etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6gNlh3_A7k2i6NdDKTJIbg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz ekim ayından bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te en az 12 bin 100 Filistinlinin tutuklandığı tahmin ediliyor.
İnsan hakları grupları ve uluslararası örgütler, İsrail'in Batı Şeria'da yaptığı baskınlarda gözaltına aldığı mahkûmlara yönelik kötü muameleyi sık sık dile getiriyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rosHrcHEhkOtqgizPodvDw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gruplar, gözleri bağlı ve elleri kelepçeli Filistinlilierin, sıkışık hücrelerde tutulmasının yanı sıra dayak, gözdağı ve taciz de dahil olmak üzere kötü ve aşağılayıcı muamele iddialarını anlatıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jfNX8S5PjkeZZPOotU9EtA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yalnızlığa dayanamayan depresyondaki balık, karton insanlarla hayata döndü!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yalnizliga-dayanamayan-depresyondaki-balik-karton-insanlarla-hayata-doendu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yalnizliga-dayanamayan-depresyondaki-balik-karton-insanlarla-hayata-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;nın Güney&#039;inde yer alan Shimonoseki şehrindeki Kaikyokan Akvaryumu&#039;nda yaşayan bir güneş balığı, depresyona girerek yemek yemeyi reddetti. Tadilat nedeniyle akvaryumun geçici olarak kapatılması, balığın davranışlarını tamamen değiştirdi. Personel, balığı hayata döndürmek için sıra dışı bir yönteme başvurdu.2024&#039;ün Aralık ayında tadilat için kapatılan Japonya&#039;daki  Kaikyokan akvaryumu, çoğu deniz canlısı için sakin bir ortam yaratmış olsa da, bir güneş balığı için bu durum tam tersi bir etki yaptı.
Normalde ziyaretçilerle camın arkasından etkileşim kurmayı seven balık, kapatılmanın ardından su tankının kenarına yaslanarak hareketsiz kaldı ve yemek yemeyi kesti.Akvaryum çalışanları, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda balığın davranışlarındaki bu ani değişikliğe dair &quot;Önce sindirim sorunu sandık, ancak galiba yalnızlıktan kaynaklanıyor. Çalışanlarımızdan biri ‘Ziyaretçileri özlemiş olabilir mi?’ dedi. İlk başta inanmadık ama şimdi düşününce doğru gibi görünüyor!&quot; ifadelerine yer verdi.Balığı neşelendirmek için farklı yöntemler deneyen akvaryum personeli, çareyi oldukça yaratıcı bir fikirde buldu. Çalışanlar, kartondan insan figürleri hazırlayarak tankın yanına yerleştirdi. Bu dokunaklı çözüm işe yaradı!Ertesi gün balığın normale döndüğünü gören personel, sevincini sosyal medyada şu sözlerle paylaştı: &quot;Bir umutla maketleri tanka koyduk ve mucizevi bir şekilde işe yaradı! Balığımız eski enerjisine kavuştu.&quot;
Ziyaretçilerin ilgisini özlediği anlaşılan güneş balığı, karton insanlarla kurduğu bu &quot;yeni bağ&quot; sayesinde depresyondan çıktı. Şimdi akvaryum çalışanları, balığın keyfini yerinde tutmak için alternatif çözümler üzerinde çalışıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WEfu9uhDRU-1xA7iHMS-mg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yalnızlığa, dayanamayan, depresyondaki, balık, karton, insanlarla, hayata, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WEfu9uhDRU-1xA7iHMS-mg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yalnızlığa dayanamayan depresyondaki balık, karton insanlarla hayata döndü!"><p>Japonya'nın Güney'inde yer alan Shimonoseki şehrindeki Kaikyokan Akvaryumu'nda yaşayan bir güneş balığı, depresyona girerek yemek yemeyi reddetti. Tadilat nedeniyle akvaryumun geçici olarak kapatılması, balığın davranışlarını tamamen değiştirdi. Personel, balığı hayata döndürmek için sıra dışı bir yönteme başvurdu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LuJ7Be2T9kuwwcLbgR5Inw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>2024'ün Aralık ayında tadilat için kapatılan Japonya'daki  Kaikyokan akvaryumu, çoğu deniz canlısı için sakin bir ortam yaratmış olsa da, bir güneş balığı için bu durum tam tersi bir etki yaptı.
Normalde ziyaretçilerle camın arkasından etkileşim kurmayı seven balık, kapatılmanın ardından su tankının kenarına yaslanarak hareketsiz kaldı ve yemek yemeyi kesti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QJNq-ynUN0apDMCgJPo9iA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Akvaryum çalışanları, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda balığın davranışlarındaki bu ani değişikliğe dair "Önce sindirim sorunu sandık, ancak galiba yalnızlıktan kaynaklanıyor. Çalışanlarımızdan biri ‘Ziyaretçileri özlemiş olabilir mi?’ dedi. İlk başta inanmadık ama şimdi düşününce doğru gibi görünüyor!" ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FFz8q1p-vkSV4wnzUs3iNw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Balığı neşelendirmek için farklı yöntemler deneyen akvaryum personeli, çareyi oldukça yaratıcı bir fikirde buldu. Çalışanlar, kartondan insan figürleri hazırlayarak tankın yanına yerleştirdi. Bu dokunaklı çözüm işe yaradı!</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_OdMnBDVAkahU8c7U1Vxjw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ertesi gün balığın normale döndüğünü gören personel, sevincini sosyal medyada şu sözlerle paylaştı: "Bir umutla maketleri tanka koyduk ve mucizevi bir şekilde işe yaradı! Balığımız eski enerjisine kavuştu."
Ziyaretçilerin ilgisini özlediği anlaşılan güneş balığı, karton insanlarla kurduğu bu "yeni bağ" sayesinde depresyondan çıktı. Şimdi akvaryum çalışanları, balığın keyfini yerinde tutmak için alternatif çözümler üzerinde çalışıyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Los Angeles mağdurları için yardım konseri: Onlarca sanatçı sahne alacak</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/los-angeles-magdurlari-icin-yardim-konseri-onlarca-sanatci-sahne-alacak</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/los-angeles-magdurlari-icin-yardim-konseri-onlarca-sanatci-sahne-alacak</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Kaliforniya eyaleti tarihin en büyük ve yıkıcı yangınlarından birini yaşarken, bu ay sonunda Los Angeles için yardım konseri düzenlenecek. 30 Ocak&#039;ta düzenlenecek olan FireAid konserinde Billie Eilish, Lady Gaga, Red Hot Chili Peppers, Pink gibi sanatçılar yer alacak. Konser eşzamanlı olarak birçok platformda canlı yayınlanacak.Los Angeles&#039;ta şiddetli kuraklık ve kuvvetli rüzgarların da etkisiyle 7 Ocak&#039;ta Pacific Palisades bölgesinde başlayan, Eaton, Hurst, Sunset ve Woodley bölgeleri başta olmak üzere hızla çevreye yayılan orman yangınlarında bugüne kadar en az 25 kişi hayatını kaybetti, 12&#039;den fazla kişiden haber alınamıyor ve on binlerce kişi de tahliye edilmek zorunda kaldı.Binlerce dönüm alanın kül olduğu yangınlarda toplam hasar ve ekonomik kaybın 250 ila 275 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Orman yangınları başladığından bu yana ünlü isimler de yerlerinden edilen veya evlerini kaybedenlere yardım etmek için milyonlarca bağışta bulundu.Şimdi ise birçok ünlü isim yangın mağdurları için konser verecek.
Ayın sonunda müzik ve dayanışma gecesi olarak tanımlanan FireAid yardım konserinde Lady Gaga, Billie Eilish, Katy Perry, Red Hot Chili Peppers, Green Day ve Joni Mitchell gibi isimler yer alacak.FireAid yardım konseri 30 Ocak Perşembe günü saat 18:00&#039;da Los Angeles&#039;ta gerçekleşecek.
Etkinliğe hem Intuit Dome hem de Kia Forum ev sahipliği yapacak.FireAid&#039;de sahne alacak sanatçılar arasında Billie Eilish ve Finneas, Jelly Roll, Katy Perry, Lady Gaga ve P!nk yer alıyor.
Konsere katılacak diğer sanatçılar arasında Earth, Wind  Fire, Gracie Abrams, Green Day, Gwen Stefani, Joni Mitchell, Lil Baby, Red Hot Chili Peppers, Rod Stewart, Sting, Stephen Stills, Stevie Nicks ve Tate McRae yer alacak .Dave Matthews ve John Mayer da ilk kez birlikte sahne alacak.
Sahneye çıkacak isimler arasında Alanis Morissette, Anderson .Paak, Dawes, Graham Nash, John Fogerty, Olivia Rodrigo, Peso Pluma, Stevie Wonder ve The Black Crowes da yer alıyor.FireAid, Apple Music, Apple TV, Max, iHeartRadio, KTLA+, Netflix/Tudum, Paramount+, Prime Video, Twitch&#039;teki Amazon Müzik Kanalı, SiriusXM, Spotify, SoundCloud, Veeps ve YouTube üzerinden canlı olarak yayınlanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PUsN_OChrEOb74BYCoKjUA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Los, Angeles, mağdurları, için, yardım, konseri:, Onlarca, sanatçı, sahne, alacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PUsN_OChrEOb74BYCoKjUA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Los Angeles mağdurları için yardım konseri: Onlarca sanatçı sahne alacak"><p>ABD'nin Kaliforniya eyaleti tarihin en büyük ve yıkıcı yangınlarından birini yaşarken, bu ay sonunda Los Angeles için yardım konseri düzenlenecek. 30 Ocak'ta düzenlenecek olan FireAid konserinde Billie Eilish, Lady Gaga, Red Hot Chili Peppers, Pink gibi sanatçılar yer alacak. Konser eşzamanlı olarak birçok platformda canlı yayınlanacak.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xj5Jl_j9VESUYQ_73L6BdA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Los Angeles'ta şiddetli kuraklık ve kuvvetli rüzgarların da etkisiyle 7 Ocak'ta Pacific Palisades bölgesinde başlayan, Eaton, Hurst, Sunset ve Woodley bölgeleri başta olmak üzere hızla çevreye yayılan orman yangınlarında bugüne kadar en az 25 kişi hayatını kaybetti, 12'den fazla kişiden haber alınamıyor ve on binlerce kişi de tahliye edilmek zorunda kaldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9vAhaffK5UajL6AQXmcnRw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Binlerce dönüm alanın kül olduğu yangınlarda toplam hasar ve ekonomik kaybın 250 ila 275 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Orman yangınları başladığından bu yana ünlü isimler de yerlerinden edilen veya evlerini kaybedenlere yardım etmek için milyonlarca bağışta bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DdClUJFDokeJB53zLJVc3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şimdi ise birçok ünlü isim yangın mağdurları için konser verecek.
Ayın sonunda müzik ve dayanışma gecesi olarak tanımlanan FireAid yardım konserinde Lady Gaga, Billie Eilish, Katy Perry, Red Hot Chili Peppers, Green Day ve Joni Mitchell gibi isimler yer alacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/KxwCGdjg_kSkUhAuSKdDnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>FireAid yardım konseri 30 Ocak Perşembe günü saat 18:00'da Los Angeles'ta gerçekleşecek.
Etkinliğe hem Intuit Dome hem de Kia Forum ev sahipliği yapacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ROvzWHf3jE62I_e_VoF_Nw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>FireAid'de sahne alacak sanatçılar arasında Billie Eilish ve Finneas, Jelly Roll, Katy Perry, Lady Gaga ve P!nk yer alıyor.
Konsere katılacak diğer sanatçılar arasında Earth, Wind  Fire, Gracie Abrams, Green Day, Gwen Stefani, Joni Mitchell, Lil Baby, Red Hot Chili Peppers, Rod Stewart, Sting, Stephen Stills, Stevie Nicks ve Tate McRae yer alacak .</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hCaEf3nUHkWDRvIFJ7YuAQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Dave Matthews ve John Mayer da ilk kez birlikte sahne alacak.
Sahneye çıkacak isimler arasında Alanis Morissette, Anderson .Paak, Dawes, Graham Nash, John Fogerty, Olivia Rodrigo, Peso Pluma, Stevie Wonder ve The Black Crowes da yer alıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Q9pRdwe1c0CflKBFKKV-wQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>FireAid, Apple Music, Apple TV, Max, iHeartRadio, KTLA+, Netflix/Tudum, Paramount+, Prime Video, Twitch'teki Amazon Müzik Kanalı, SiriusXM, Spotify, SoundCloud, Veeps ve YouTube üzerinden canlı olarak yayınlanacak.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kartalkaya&amp;apos;daki otel yangını dünya basınında: &amp;quot;Facia aileleri yok etti&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kartalkayadaki-otel-yangini-dunya-basininda-facia-aileleri-yok-etti</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/kartalkayadaki-otel-yangini-dunya-basininda-facia-aileleri-yok-etti</guid>
<description><![CDATA[ Kartalkaya&#039;da bir otelde meydana gelen ve 79 kişinin ölümüne yol açan yangın, uluslararası basının da gündeminde geniş yer buldu. Haber ajansları, Türk yetkililerin açıklamalarını ve olayın ayrıntılarını aktardı. Dünyaca ünlü haber siteleri de yangının aldığı canları ve oteldeki faciaya tanık olan kurbanların yaşadıklarını anlattı.Bolu&#039;nun Kartalkaya ilçesinde bir otelde çıkan yangında 76 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi ise yaralandı.
Otelde yaşanan facia, uluslararası basının da manşetlerine yerleşti.
İngiliz The Guardian gazetesi, sitesinin anasayfasında faciaya geniş yer verdi.
Gazete, &quot;Türkiye&#039;nin Bolu dağlarındaki popüler bir kayak merkezi otelinde çıkan yangında 76 kişi öldü. Yangın nedeniyle konuklar pencerelerden atlamak veya yatak çarşaflarını kullanarak binadan kaçmak zorunda kaldı.&quot; ifadelerine yer verdi.
Haberde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya&#039;nın açıklamalarına da yer verildi.
161 odası bulunan otelde 238 misafir olduğu da aktarıldı.Amerikan Bloomberg haber sitesi, haberinin başlığında, &quot;Türkiye 76 kişiyi öldüren yangının ardından yas ilan etti&quot; ifadelerine yer verdi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya&#039;nın açıklamasını aktarılarak ölü ve yaralı sayısı bildirildi.
Yoğun sezonda felaket yaşandığı belirtilen haberde, &quot;Türkiye&#039;nin kuzeyinde çıkan yangın nedeniye soruşturmalar sürüyor.&quot; ifadeleri kullanıldı.
Haberde ayrıca Kartalkaya&#039;nın Türkiye&#039;nin en popüler kayak merkezlerinden biri olduğu vurgulandı.CNN International, Vali Yerlikaya&#039;dan alıntı yaparak yetkililerin yangına müdahale etmek üzere yüzlerce acil durum personelini seferber ettiğini bildirdi.
Haberde, &quot;Yangında onlarca kişi hayatını kaybetti, çaresiz tatilciler alevlerden ve dumandan kaçmak için pencerelerden atlamak zorunda kaldı.&quot; ifadelerine yer verildi.Amerika&#039;nın önde gelen gazetelerinden New York Times da faciayı aktardı.
Gazete haberinde, &quot;Yangın, okulların tatil olduğu ve birçok ailenin kayak pistlerine yöneldiği sırada, gece saatlerinde popüler bir kayak merkezinde çıktı.&quot; ifadelerine yer verdi.
New York Times, NTV&#039;yi kaynak göstererek otelde çalışan kayak öğretmeni Necmi Kepçetutan&#039;ın yaşadıklarını şöyle aktardı:  &quot;Odamdan çıktığımda, restoran olan dördüncü kattaki alevleri gördüm. Sonra alevler oteli sardı. Oteli çok iyi bildiğimiz için bir düzine veya daha fazla kişinin tahliyesine yardımcı olduk. İnsanlar yardım için bağırıyordu.&quot;Associated Press haber ajansı da yangının gece saatlerinde Bolu ilinin Kartalkaya beldesindeki otelin restoranında çıktığını belirtti.
AP, NTV&#039;yi kaynak göstererek oteldeki bazı kişilerin çarşaflarla odalarından çıkmaya çalıştığını da aktardı.
AP&#039;nin haberinde en az 2 kişinin panikle camdan atlayarak hayatını kaybettiği ayrıntısına yer verildi.İngiliz Daily Mail gazetesinin internet sitesi de faciaya geniş yer verdi.
Sitenin haberinde, &quot;Yürek burkan görüntülerde, otelin en üst katları ve çatısının alevler içinde kaldığı, bazı konukların yangından kurtulmak için çarşaflara sarılı odalarından aşağı inmeye çalıştığı görüldü.&quot; ifadeleri kullanıldı.
Daily Mail de NTV&#039;yi kaynak göstererek konukların tanıklıklarını aktardı.
Yangının kurbanlarından birinin, &quot;Bir baba bir yaşındaki çocuğu için bağırıyordu: &#039;Çocuğumu atacağım ya da yanacak.&quot; ifadelerine yer verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xbXhFw76r0m8XWbLosK6HA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kartalkayadaki, otel, yangını, dünya, basınında:, Facia, aileleri, yok, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/xbXhFw76r0m8XWbLosK6HA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Kartalkaya'daki otel yangını dünya basınında: " facia aileleri yok etti><p>Kartalkaya'da bir otelde meydana gelen ve 79 kişinin ölümüne yol açan yangın, uluslararası basının da gündeminde geniş yer buldu. Haber ajansları, Türk yetkililerin açıklamalarını ve olayın ayrıntılarını aktardı. Dünyaca ünlü haber siteleri de yangının aldığı canları ve oteldeki faciaya tanık olan kurbanların yaşadıklarını anlattı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pg4EpNFqhkaqG5WnwbwNlQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bolu'nun Kartalkaya ilçesinde bir otelde çıkan yangında 76 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi ise yaralandı.
Otelde yaşanan facia, uluslararası basının da manşetlerine yerleşti.
İngiliz The Guardian gazetesi, sitesinin anasayfasında faciaya geniş yer verdi.
Gazete, "Türkiye'nin Bolu dağlarındaki popüler bir kayak merkezi otelinde çıkan yangında 76 kişi öldü. Yangın nedeniyle konuklar pencerelerden atlamak veya yatak çarşaflarını kullanarak binadan kaçmak zorunda kaldı." ifadelerine yer verdi.
Haberde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın açıklamalarına da yer verildi.
161 odası bulunan otelde 238 misafir olduğu da aktarıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9gT6sni1_EmG_dwGcsksKA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerikan Bloomberg haber sitesi, haberinin başlığında, "Türkiye 76 kişiyi öldüren yangının ardından yas ilan etti" ifadelerine yer verdi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın açıklamasını aktarılarak ölü ve yaralı sayısı bildirildi.
Yoğun sezonda felaket yaşandığı belirtilen haberde, "Türkiye'nin kuzeyinde çıkan yangın nedeniye soruşturmalar sürüyor." ifadeleri kullanıldı.
Haberde ayrıca Kartalkaya'nın Türkiye'nin en popüler kayak merkezlerinden biri olduğu vurgulandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/LzLsws8u10umDJGw7Ihjug.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>CNN International, Vali Yerlikaya'dan alıntı yaparak yetkililerin yangına müdahale etmek üzere yüzlerce acil durum personelini seferber ettiğini bildirdi.
Haberde, "Yangında onlarca kişi hayatını kaybetti, çaresiz tatilciler alevlerden ve dumandan kaçmak için pencerelerden atlamak zorunda kaldı." ifadelerine yer verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Rrr_Zi2NRU6InVeYqzKDXQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Amerika'nın önde gelen gazetelerinden New York Times da faciayı aktardı.
Gazete haberinde, "Yangın, okulların tatil olduğu ve birçok ailenin kayak pistlerine yöneldiği sırada, gece saatlerinde popüler bir kayak merkezinde çıktı." ifadelerine yer verdi.
New York Times, NTV'yi kaynak göstererek otelde çalışan kayak öğretmeni Necmi Kepçetutan'ın yaşadıklarını şöyle aktardı:  "Odamdan çıktığımda, restoran olan dördüncü kattaki alevleri gördüm. Sonra alevler oteli sardı. Oteli çok iyi bildiğimiz için bir düzine veya daha fazla kişinin tahliyesine yardımcı olduk. İnsanlar yardım için bağırıyordu."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/JmJFH2R9bk6QIbstWykAiQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Associated Press haber ajansı da yangının gece saatlerinde Bolu ilinin Kartalkaya beldesindeki otelin restoranında çıktığını belirtti.
AP, NTV'yi kaynak göstererek oteldeki bazı kişilerin çarşaflarla odalarından çıkmaya çalıştığını da aktardı.
AP'nin haberinde en az 2 kişinin panikle camdan atlayarak hayatını kaybettiği ayrıntısına yer verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FdyZTJQfvUaGsucF6c55qw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiliz Daily Mail gazetesinin internet sitesi de faciaya geniş yer verdi.
Sitenin haberinde, "Yürek burkan görüntülerde, otelin en üst katları ve çatısının alevler içinde kaldığı, bazı konukların yangından kurtulmak için çarşaflara sarılı odalarından aşağı inmeye çalıştığı görüldü." ifadeleri kullanıldı.
Daily Mail de NTV'yi kaynak göstererek konukların tanıklıklarını aktardı.
Yangının kurbanlarından birinin, "Bir baba bir yaşındaki çocuğu için bağırıyordu: 'Çocuğumu atacağım ya da yanacak." ifadelerine yer verildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail’de bıçaklı saldırı paniği: 4 kişi yaralandı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israilde-bicakli-saldiri-panigi-4-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israilde-bicakli-saldiri-panigi-4-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail’in Tel Aviv kentindeki Nahalat Binyamin bölgesinde bıçaklı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda 4 kişinin yaralandığı, saldırganın ise olay yerinde vurularak öldürüldüğü bildirildi. İsrail’in Tel Aviv kentinde bıçaklı saldırı paniği yaşandı. İsrail basınında yer alan haberlere göre, Nahalat Binyamin bölgesine gelen bir saldırgan, elindeki bıçakla çevredekilere saldırarak 4 erkeği yaraladı. Polis Sözcüsü Aryeh Doron, olay yerinden kaçmaya çalışan saldırganın yoldan geçen bir sivil tarafından vurularak öldürüldüğünü açıklarken, saldırganın 18 Ocak&#039;ta turist vizesiyle İsrail&#039;e giren 29 yaşındaki Fas uyruklu Abdelaziz Kaddi olduğu tespit edildi. Şahsın aynı zamanda ABD’de oturum iznine sahip olduğu kaydedilirken, olayla ilgili terör soruşturması başlatıldığı belirtildi.Olası suç ortaklarının bulunma ihtimali nedeniyle halka bölgeden uzak durma çağrısı yapıldı. Saldırıda yaralanan 4 kişinin hayati tehlikesinin olmadığı açıklandı.SHİN BET İSRAİL’E GİRİŞİ SIRASINDA SORGULAMIŞİsrail’in iç istihbarat teşkilatı Shin Bet’ten yapılan açıklamada ise, olayın faili saldırganın İsrail’e girişi sırasında sorgulandığı belirtilerek, &quot;Şahıs, İsrail&#039;e girişi sırasında sorgunun yanı sıra ek kontrolleri de içeren bir güvenlik değerlendirmesinden geçti. Süreç sonunda İsrail&#039;e girişine engel bir güvenlik riskinin olmadığına karar verildi” denildi. Olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldığı açıklandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tDb7gJa6P0-FPhwog5PUfQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail’de, bıçaklı, saldırı, paniği:, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tDb7gJa6P0-FPhwog5PUfQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail’de bıçaklı saldırı paniği: 4 kişi yaralandı"><p>İsrail’in Tel Aviv kentindeki Nahalat Binyamin bölgesinde bıçaklı saldırı gerçekleştirildi. Saldırıda 4 kişinin yaralandığı, saldırganın ise olay yerinde vurularak öldürüldüğü bildirildi.</p><p> İsrail’in Tel Aviv kentinde bıçaklı saldırı paniği yaşandı. İsrail basınında yer alan haberlere göre, Nahalat Binyamin bölgesine gelen bir saldırgan, elindeki bıçakla çevredekilere saldırarak 4 erkeği yaraladı. </p><p>Polis Sözcüsü Aryeh Doron, olay yerinden kaçmaya çalışan saldırganın yoldan geçen bir sivil tarafından vurularak öldürüldüğünü açıklarken, saldırganın 18 Ocak'ta turist vizesiyle İsrail'e giren 29 yaşındaki Fas uyruklu Abdelaziz Kaddi olduğu tespit edildi. Şahsın aynı zamanda ABD’de oturum iznine sahip olduğu kaydedilirken, olayla ilgili terör soruşturması başlatıldığı belirtildi.</p><p>Olası suç ortaklarının bulunma ihtimali nedeniyle halka bölgeden uzak durma çağrısı yapıldı. Saldırıda yaralanan 4 kişinin hayati tehlikesinin olmadığı açıklandı.</p><p><strong>SHİN BET İSRAİL’E GİRİŞİ SIRASINDA SORGULAMIŞ</strong></p><p>İsrail’in iç istihbarat teşkilatı Shin Bet’ten yapılan açıklamada ise, olayın faili saldırganın İsrail’e girişi sırasında sorgulandığı belirtilerek, "Şahıs, İsrail'e girişi sırasında sorgunun yanı sıra ek kontrolleri de içeren bir güvenlik değerlendirmesinden geçti. Süreç sonunda İsrail'e girişine engel bir güvenlik riskinin olmadığına karar verildi” denildi. Olayla ilgili detaylı soruşturma başlatıldığı açıklandı.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Gazze mesajı: Ben olmasaydım rehineler dönemezdi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-gazze-mesaji-ben-olmasaydim-rehineler-doenemezdi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-gazze-mesaji-ben-olmasaydim-rehineler-doenemezdi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Hamas ve İsrail arasında imzalanan ateşkese ilişkin &quot;Ben olmasaydım Gazze&#039;de rehineler geri dönemezdi&quot; dedi. Trump, kendisi başkan olsaydı ABD&#039;de enflasyonun olmayacağını, Rusya-Ukrayna savaşının hiç başlamayacağını, Orta Doğu&#039;daki &quot;savaşın&quot; da yaşanmayacağını savundu.ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray&#039;da gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Trump, iç politikadan dış politikaya birçok konuda mesaj verdi.   Trump, Rusya-Ukrayna savaşının artık sona ermesi gerektiğine işaret ederek hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski ile görüşeceğini söyledi.  Putin&#039;in ateşkes görüşmeleri için müzakere masasına gelmemesi halinde, Rusya&#039;ya ilave yaptırımlar uygulayıp uygulamayacağına ilişkin soruya, &quot;Muhtemelen evet.&quot; yanıtını veren Trump, &quot;Eğer ehil bir başkanınız olsaydı, ki yoktu, o zaman bu (savaş) hiç olmazdı. Ukrayna&#039;daki savaş ben başkan olsaydım hiç yaşanmazdı.&quot; dedi.  Biden&#039;ın Putin&#039;e saygısızlık yaptığını ve süreci kötü yönettiğini savunan Trump, kendisinin Putin&#039;le görüşerek en kısa zamanda savaşın sona ermesi için çalışacağını belirtti.  Bununla birlikte bu sürecin iki taraflı bir ateşkes süreci olduğunu kaydeden Trump, &quot;Zelenskiy bana barışı çok istediğini söyledi ama tango yapmak için iki kişi gerekir. Neler olacağını göreceğiz. (Putin) Ne zaman isterse onunla görüşeceğim. Bu savaşın sona erdiğini görmek isterim.&quot; diye konuştu.  Trump ayrıca, savaşta Rusya&#039;nın 800 bin civarında, Ukrayna&#039;nın ise 600 ila 700 bin asker kaybettiğini ve bu sayıların kamuoyuyla açıkça paylaşılması gerektiğini savundu.  Ukrayna&#039;ya silah göndermeye devam edip etmeyeceği konusuyla ilgilendiğini söyleyen Trump, yol haritasını tam belirlemek için hem Zelenskiy hem de Putin ile görüşeceğini kaydetti.  Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile de görüştüğünü ve Ukrayna savaşının bitmesi konusunda sürece destek olmasını istediğini ifade etti.  &quot;ESİR TAKASI SAYEMDE OLDU&quot;  Bir soru üzerine Trump, &quot;Orta Doğu&#039;ya gitmeyi düşünüyoruz ama henüz değil. Esirler şu an geri dönüyorlar. Eğer ben burada olmasaydım, asla geri dönmezlerdi.&quot; değerlendirmesini yaptı.  &quot;Bu (anlaşma) bir yıl önce yapılsaydı, Biden bu anlaşmayı 1,5-2 yıl önce yapsaydı... Açıkçası 7 Ekim (2023) hiç yaşanmamalıydı. Ancak zayıflıkları nedeniyle bunun olmasına izin verdiler. Biden bunu yapamadı. Bu iş, benim son tarih olarak koyduğum dayatma ile halloldu.&quot; ifadesini kullanan Trump, Biden yönetimini &quot;savaşın uzamasına neden olmakla&quot; suçladı.  Trump, kendisi başkan olsaydı ABD&#039;de enflasyonun olmayacağını, Rusya-Ukrayna savaşının hiç başlamayacağını, Orta Doğu&#039;daki &quot;savaşın&quot; da yaşanmayacağını savundu.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7ocFn7fBDE6JVTQu4C3D8g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Gazze, mesajı:, Ben, olmasaydım, rehineler, dönemezdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/7ocFn7fBDE6JVTQu4C3D8g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Gazze mesajı: Ben olmasaydım rehineler dönemezdi"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Hamas ve İsrail arasında imzalanan ateşkese ilişkin "Ben olmasaydım Gazze'de rehineler geri dönemezdi" dedi. Trump, kendisi başkan olsaydı ABD'de enflasyonun olmayacağını, Rusya-Ukrayna savaşının hiç başlamayacağını, Orta Doğu'daki "savaşın" da yaşanmayacağını savundu.</p><p>ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'da gazetecilerin sorularını yanıtladı.  Trump, iç politikadan dış politikaya birçok konuda mesaj verdi.   Trump, Rusya-Ukrayna savaşının artık sona ermesi gerektiğine işaret ederek hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin hem de Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski ile görüşeceğini söyledi.  Putin'in ateşkes görüşmeleri için müzakere masasına gelmemesi halinde, Rusya'ya ilave yaptırımlar uygulayıp uygulamayacağına ilişkin soruya, "Muhtemelen evet." yanıtını veren Trump, "Eğer ehil bir başkanınız olsaydı, ki yoktu, o zaman bu (savaş) hiç olmazdı. Ukrayna'daki savaş ben başkan olsaydım hiç yaşanmazdı." dedi.  Biden'ın Putin'e saygısızlık yaptığını ve süreci kötü yönettiğini savunan Trump, kendisinin Putin'le görüşerek en kısa zamanda savaşın sona ermesi için çalışacağını belirtti.  Bununla birlikte bu sürecin iki taraflı bir ateşkes süreci olduğunu kaydeden Trump, "Zelenskiy bana barışı çok istediğini söyledi ama tango yapmak için iki kişi gerekir. Neler olacağını göreceğiz. (Putin) Ne zaman isterse onunla görüşeceğim. Bu savaşın sona erdiğini görmek isterim." diye konuştu.  Trump ayrıca, savaşta Rusya'nın 800 bin civarında, Ukrayna'nın ise 600 ila 700 bin asker kaybettiğini ve bu sayıların kamuoyuyla açıkça paylaşılması gerektiğini savundu.  Ukrayna'ya silah göndermeye devam edip etmeyeceği konusuyla ilgilendiğini söyleyen Trump, yol haritasını tam belirlemek için hem Zelenskiy hem de Putin ile görüşeceğini kaydetti.  Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile de görüştüğünü ve Ukrayna savaşının bitmesi konusunda sürece destek olmasını istediğini ifade etti.  <strong>"ESİR TAKASI SAYEMDE OLDU"</strong>  Bir soru üzerine Trump, "Orta Doğu'ya gitmeyi düşünüyoruz ama henüz değil. Esirler şu an geri dönüyorlar. Eğer ben burada olmasaydım, asla geri dönmezlerdi." değerlendirmesini yaptı.  "Bu (anlaşma) bir yıl önce yapılsaydı, Biden bu anlaşmayı 1,5-2 yıl önce yapsaydı... Açıkçası 7 Ekim (2023) hiç yaşanmamalıydı. Ancak zayıflıkları nedeniyle bunun olmasına izin verdiler. Biden bunu yapamadı. Bu iş, benim son tarih olarak koyduğum dayatma ile halloldu." ifadesini kullanan Trump, Biden yönetimini "savaşın uzamasına neden olmakla" suçladı.  Trump, kendisi başkan olsaydı ABD'de enflasyonun olmayacağını, Rusya-Ukrayna savaşının hiç başlamayacağını, Orta Doğu'daki "savaşın" da yaşanmayacağını savundu. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Batı Şeria ablukada: İsrail&amp;apos;den operasyon, yerleşimcilerden maskeli baskın</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bati-seria-ablukada-israilden-operasyon-yerlesimcilerden-maskeli-baskin</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/bati-seria-ablukada-israilden-operasyon-yerlesimcilerden-maskeli-baskin</guid>
<description><![CDATA[ Gazze&#039;de 15 ay süren saldırıların ardından ateşkes ilan edildi. Ancak İsrail, bu kez de oklarını Batı Şeria&#039;ya çevirdi. Terörle mücadele iddiasıyla &quot;Demir Duvar&quot; operasyonunu başlattığını duyuran İsrail, onlarca Filistinli&#039;nin hayatını kaybetmesine neden oldu. İsrailli yerleşimcilerin Filistin köylerine düzenlediği baskınlar ise bölgede tansiyonu yükseltti. Yerleşimcilerin yüzlerinde maske ve ellerinde yanıcı maddelerle köylere saldırdığı ortaya çıkarken, İsrail güçleri baskını doğruladı. Batı Şeria&#039;da süren şiddet ve İsrail&#039;in Cenin&#039;deki &quot;askeri operasyonu&quot; yeni soru işaretleri ve endişeleri beraberinde getirdi.İsrail ordusu dün Batı Şeria&#039;nın kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı’na bir askeri operasyon başlattığını duyurdu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cenin&#039;deki saldırıların bölgedeki “terörizmi ortadan kaldırmayı” amaçladığını iddia etti. Operasyonun &quot;Demir Duvar&quot; olarak adlandırıldığı aktarıldı.
Filistinli direniş hareketi Hamas, Batı Şeria&#039;daki Filistinlilere, saldırıya karşılık olarak İsrail güçlerine karşı çatışmaları tırmandırma çağrısında bulundu.Filistin resmi haber ajansı Wafa, İsrail savaş uçaklarının Cenin&#039;i vurduğunu, keskin nişancılar ve zırhlı araçlar da dahil olmak üzere İsrail güçlerinin şehrin mülteci kampını kuşattığını ve ambulansların içeri girmesini engellediğini bildirdi.
Yerel gazetecilerin videoları, buldozerler de dahil olmak üzere çok sayıda zırhlı aracın Cenin&#039;e girdiğini gösterdi.ABD Başkanı Donald Trump&#039;ın ABD&#039;nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliğine aday gösterdiği Elise Stefanik, İsrail&#039;in işgal altındaki Batı Şeria&#039;da &quot;İncil&#039;den doğan bir hakkı&quot; olduğunu savundu.
Stefanik, Filistinlilerin kendi devletlerini kurma hakkı konusunda olumlu cevap vermedi.Gazze ateşkesine karşı çıkan aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria&#039;da güvenliğin ülkenin &quot;savaş hedeflerine&quot; eklendiğini söyledi.
Smotrich, Gazze ateşkesi nedeniyle İsrail hükümetinden ayrılmayı düşünmüştü ancak Netanyahu&#039;dan İsrail&#039;in askeri operasyonlarına devam edeceğine dair güvence altıktan sonra kabinede kalmaya karar verdi.Görevden ayrılan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ise, ordunun işgal altındaki Batı Şeria&#039;da &quot;önemli operasyonlara hazır olması gerektiğini&quot; söylediGeçtiğimiz günlerde 40 kadar &quot;maskeli&quot; yerleşimci, kuzeydeki Kalkilya kentindeki Filistinlilerin köylerine saldırdı. Filistinlilere ait çok sayıda ev, iş yeri ve araç kundaklandı.
Kalkilya kentinde yaşayanlar, silahlı yerleşimcilerden oluşan büyük bir grubun kasabadaki araçları ve dükkanları ateşe verdiğini, evlere taş ve molotof attığını aktardı.Uluslararası toplum, son yıllarda giderek artan ve çoğunlukla cezasız kalan yerleşimci şiddetine engel olmakta yetersiz kalıyor.IDF bugün konuya ilişkin açıklama yaptı ve baskına onlarca İsrailli yerleşimcinin katıldığını doğruladı.
Ancak olayla ilgili şimdiye kadar herhangi bir tutuklama gerçekleştirilmedi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bDy1aCJ7V0yNLFtkikNbRg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Batı, Şeria, ablukada:, İsrailden, operasyon, yerleşimcilerden, maskeli, baskın</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bDy1aCJ7V0yNLFtkikNbRg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Batı Şeria ablukada: İsrail'den operasyon, yerleşimcilerden maskeli baskın"><p>Gazze'de 15 ay süren saldırıların ardından ateşkes ilan edildi. Ancak İsrail, bu kez de oklarını Batı Şeria'ya çevirdi. Terörle mücadele iddiasıyla "Demir Duvar" operasyonunu başlattığını duyuran İsrail, onlarca Filistinli'nin hayatını kaybetmesine neden oldu. İsrailli yerleşimcilerin Filistin köylerine düzenlediği baskınlar ise bölgede tansiyonu yükseltti. Yerleşimcilerin yüzlerinde maske ve ellerinde yanıcı maddelerle köylere saldırdığı ortaya çıkarken, İsrail güçleri baskını doğruladı. Batı Şeria'da süren şiddet ve İsrail'in Cenin'deki "askeri operasyonu" yeni soru işaretleri ve endişeleri beraberinde getirdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/3nZapXankkWYyXS3nPtVrg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail ordusu dün Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin Mülteci Kampı’na bir askeri operasyon başlattığını duyurdu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Cenin'deki saldırıların bölgedeki “terörizmi ortadan kaldırmayı” amaçladığını iddia etti. Operasyonun "Demir Duvar" olarak adlandırıldığı aktarıldı.
Filistinli direniş hareketi Hamas, Batı Şeria'daki Filistinlilere, saldırıya karşılık olarak İsrail güçlerine karşı çatışmaları tırmandırma çağrısında bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ltStPlQSR02iEbXYwVFmUQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Filistin resmi haber ajansı Wafa, İsrail savaş uçaklarının Cenin'i vurduğunu, keskin nişancılar ve zırhlı araçlar da dahil olmak üzere İsrail güçlerinin şehrin mülteci kampını kuşattığını ve ambulansların içeri girmesini engellediğini bildirdi.
Yerel gazetecilerin videoları, buldozerler de dahil olmak üzere çok sayıda zırhlı aracın Cenin'e girdiğini gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ok-8Ghpt70GIopX3o6FMTA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliğine aday gösterdiği Elise Stefanik, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da "İncil'den doğan bir hakkı" olduğunu savundu.
Stefanik, Filistinlilerin kendi devletlerini kurma hakkı konusunda olumlu cevap vermedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AyxkG5YV5E2YaK5iL3wqBg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze ateşkesine karşı çıkan aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Batı Şeria'da güvenliğin ülkenin "savaş hedeflerine" eklendiğini söyledi.
Smotrich, Gazze ateşkesi nedeniyle İsrail hükümetinden ayrılmayı düşünmüştü ancak Netanyahu'dan İsrail'in askeri operasyonlarına devam edeceğine dair güvence altıktan sonra kabinede kalmaya karar verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fbfc1r_TEEmlbmRKEzNk_Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Görevden ayrılan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ise, ordunun işgal altındaki Batı Şeria'da "önemli operasyonlara hazır olması gerektiğini" söyledi</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/HqM6o4cvYkWfGe7yNHKpsw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçtiğimiz günlerde 40 kadar "maskeli" yerleşimci, kuzeydeki Kalkilya kentindeki Filistinlilerin köylerine saldırdı. Filistinlilere ait çok sayıda ev, iş yeri ve araç kundaklandı.
Kalkilya kentinde yaşayanlar, silahlı yerleşimcilerden oluşan büyük bir grubun kasabadaki araçları ve dükkanları ateşe verdiğini, evlere taş ve molotof attığını aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YibBgAsFi0S7ZOKMVaBquw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Uluslararası toplum, son yıllarda giderek artan ve çoğunlukla cezasız kalan yerleşimci şiddetine engel olmakta yetersiz kalıyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DoLXECso4EWnMSgIkjrrVg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>IDF bugün konuya ilişkin açıklama yaptı ve baskına onlarca İsrailli yerleşimcinin katıldığını doğruladı.
Ancak olayla ilgili şimdiye kadar herhangi bir tutuklama gerçekleştirilmedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vjm6VZFJsUuDMkpZDtG1rA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyadan taziye mesajları | 24 ülke Kartalkaya&amp;apos;da hayatını kaybedenleri andı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/dunyadan-taziye-mesajlari-24-ulke-kartalkayada-hayatini-kaybedenleri-andi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/dunyadan-taziye-mesajlari-24-ulke-kartalkayada-hayatini-kaybedenleri-andi</guid>
<description><![CDATA[ Kartalkaya&#039;daki otel yangınında hayatını kaybedenler için dünyadan art arda taziye mesajları geldi. 76 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan facia, Avrupa ve dünya genelinde geniş yankı uyandırdı. Ülkelerin ve organizasyonların liderleri, yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi.Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bolu&#039;daki yangın nedeniyle kalplerimiz yaşamını yitirenler ve aileleriyle birlikte. Alevlerle mücadele eden ilk müdahale ekiplerinin inanılmaz cesaretinden onur duyuyoruz. Avrupa bu trajedide Türkiye ve halkıyla birlik içindedir.” ifadelerine yer verdi.Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, başsağlığı mesajını ileterek, “Hayat kurtarmak için sahada ellerinden geleni yapan cesur müdahale ekiplerine minnettarım. Yaralılara acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.Kremlin Sarayı&#039;ndan yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;a Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki Grand Kartal Otel&#039;de meydana gelen yangın nedeniyle telgraf gönderdi.
Putin, telgrafta “Bolu&#039;daki kayak merkezinde meydana gelen yangının yol açtığı trajik sonuçlar nedeniyle başsağlığı dileklerimi kabul edin. Ölenlerin ailesi ve yakınlarına üzüntü ve desteğimi, yaralılar için de acil şifalar dileğimi iletmenizi rica ederim.” ifadelerini kullandı.Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, “Dost Türkiye&#039;deki bir kayak merkezinde çıkan yangında çok sayıda can kaybının yaşandığı korkunç trajediden dolayı derin üzüntü duyuyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve tüm Türk halkına, hayatını kaybedenlerin aileleri, yakınları ve etkilenen herkese başsağlığı diliyorum. Yaralanan herkese acil şifalar diliyorum. Ukrayna, bu zor zamanda Türk halkının acısını paylaşıyor.” ifadelerine yer verdi.Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki bir otelde çıkan yangında hayatını kaybedenler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;a taziye mesajı gönderdi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Aliyev mesajında, &quot;Yangında çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği haberi bizi derinden sarstı. Bu faciadan dolayı yaşadığınız üzüntüyü paylaşıyor, şahsım ve Azerbaycan halkı adına sizlere, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına, kardeş Türkiye halkına en derin taziyelerimi sunuyor, yaralılara şifalar diliyorum.&quot; ifadelerini kullandı.Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki Grand Kartal Otel&#039;de çıkan yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı.
Miçotakis, X hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Türkiye, Bolu&#039;da kayak merkezindeki trajik can kayıpları nedeniyle derin üzüntü içindeyiz. Yunanistan adına kurbanların ailelerine kalpten başsağlığı dilekleri iletiyorum ve yaralılara acil şifalar diliyorum.&quot; ifadelerini kullandı.Ermenistan Dışişleri Bakanlığı,  X hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Bolu&#039;da onlarca can kaybına neden olan trajik yangından dolayı derin bir üzüntü içindeyiz. Düşüncelerimiz kurbanlar ve aileleriyle birlikte. Yaralılara acil şifalar diliyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier de yangının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;a taziye mesajı gönderdi.
Steinmeier, Kartalkaya&#039;da çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği otel yangınının kendisini çok üzdüğünü belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanı, size ve vatandaşlarınıza, vatandaşlarım adına da en derin taziyelerimi ifade etmek istiyorum. Düşüncelerim kayak tatili sırasında başlarına gelen bu felaketin kurbanlarıyla birlikte. Bu, onların aileleri ve arkadaşları için ani bir kayıp ve anlaşılmaz bir acıdır.” ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Steinmeier, yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi.Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Kartalkaya Kayak Merkezi&#039;ndeki Grand Kartal Otel&#039;de çıkan yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı paylaştı.
Barrot, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kartalkaya&#039;daki feci yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyerek, “Fransa Türk halkının yasını paylaşıyor.” ifadesini kullandı.Belçika Dışişleri Bakanı Bernard Quintin, Bolu&#039;daki yangına ilişkin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile telefonda görüştüğünü belirtti.
Fidan&#039;a, ülkesi adına yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğini ilettiğini aktaran Quintin, “Düşüncelerimiz kurbanlarla birlikte. Belçika, Türkiye ve halkının yanındadır” açıklamasını yaptı.Suriye&#039;deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından, Türkçe ve Arapça paylaşılan taziye mesajında, Kartalkaya&#039;da 76 kişinin yaşamını yitirdiği faciadan derin üzüntü duyulduğu belirtildi.
Mesajda, “Kederli ailelere, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz. Kardeş Türk halkı, her zaman en zor anlarımızda yanımı ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DCcPDcPeDUyKrTt0cy-fHQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyadan, taziye, mesajları, ülke, Kartalkayada, hayatını, kaybedenleri, andı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DCcPDcPeDUyKrTt0cy-fHQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Dünyadan taziye mesajları | 24 ülke Kartalkaya'da hayatını kaybedenleri andı"><p>Kartalkaya'daki otel yangınında hayatını kaybedenler için dünyadan art arda taziye mesajları geldi. 76 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan facia, Avrupa ve dünya genelinde geniş yankı uyandırdı. Ülkelerin ve organizasyonların liderleri, yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/sE8bXU-q20muHVd2mO_pfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bolu'daki yangın nedeniyle kalplerimiz yaşamını yitirenler ve aileleriyle birlikte. Alevlerle mücadele eden ilk müdahale ekiplerinin inanılmaz cesaretinden onur duyuyoruz. Avrupa bu trajedide Türkiye ve halkıyla birlik içindedir.” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/m3itDYX8_kqQWsAQsCajHA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, başsağlığı mesajını ileterek, “Hayat kurtarmak için sahada ellerinden geleni yapan cesur müdahale ekiplerine minnettarım. Yaralılara acil şifalar diliyorum” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5le2GAHdoUqVIRVAlo55xQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kremlin Sarayı'ndan yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de meydana gelen yangın nedeniyle telgraf gönderdi.
Putin, telgrafta “Bolu'daki kayak merkezinde meydana gelen yangının yol açtığı trajik sonuçlar nedeniyle başsağlığı dileklerimi kabul edin. Ölenlerin ailesi ve yakınlarına üzüntü ve desteğimi, yaralılar için de acil şifalar dileğimi iletmenizi rica ederim.” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1E7C6VUtKE6tvtq0_lCTTw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, “Dost Türkiye'deki bir kayak merkezinde çıkan yangında çok sayıda can kaybının yaşandığı korkunç trajediden dolayı derin üzüntü duyuyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve tüm Türk halkına, hayatını kaybedenlerin aileleri, yakınları ve etkilenen herkese başsağlığı diliyorum. Yaralanan herkese acil şifalar diliyorum. Ukrayna, bu zor zamanda Türk halkının acısını paylaşıyor.” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mvYWFlZHrU6TJXnfpsUzHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki bir otelde çıkan yangında hayatını kaybedenler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a taziye mesajı gönderdi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Aliyev mesajında, "Yangında çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği haberi bizi derinden sarstı. Bu faciadan dolayı yaşadığınız üzüntüyü paylaşıyor, şahsım ve Azerbaycan halkı adına sizlere, hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına, kardeş Türkiye halkına en derin taziyelerimi sunuyor, yaralılara şifalar diliyorum." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rJGrpPN13kiLJSX2HIbfgA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ve Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı.
Miçotakis, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Türkiye, Bolu'da kayak merkezindeki trajik can kayıpları nedeniyle derin üzüntü içindeyiz. Yunanistan adına kurbanların ailelerine kalpten başsağlığı dilekleri iletiyorum ve yaralılara acil şifalar diliyorum." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GXNzCerFwUqHBw6pDFyz9w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ermenistan Dışişleri Bakanlığı,  X hesabından yaptığı paylaşımda, "Bolu'da onlarca can kaybına neden olan trajik yangından dolayı derin bir üzüntü içindeyiz. Düşüncelerimiz kurbanlar ve aileleriyle birlikte. Yaralılara acil şifalar diliyoruz." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kzYOvC-vyEKOSnvkEalEKg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier de yangının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a taziye mesajı gönderdi.
Steinmeier, Kartalkaya'da çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği otel yangınının kendisini çok üzdüğünü belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanı, size ve vatandaşlarınıza, vatandaşlarım adına da en derin taziyelerimi ifade etmek istiyorum. Düşüncelerim kayak tatili sırasında başlarına gelen bu felaketin kurbanlarıyla birlikte. Bu, onların aileleri ve arkadaşları için ani bir kayıp ve anlaşılmaz bir acıdır.” ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Steinmeier, yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MXlpQjRP0025vwAZfQh8IQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı paylaştı.
Barrot, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kartalkaya'daki feci yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileyerek, “Fransa Türk halkının yasını paylaşıyor.” ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RYFwlniO5Ua2Rcbtlrz8Dg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Belçika Dışişleri Bakanı Bernard Quintin, Bolu'daki yangına ilişkin Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile telefonda görüştüğünü belirtti.
Fidan'a, ülkesi adına yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileğini ilettiğini aktaran Quintin, “Düşüncelerimiz kurbanlarla birlikte. Belçika, Türkiye ve halkının yanındadır” açıklamasını yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/u3KxnCuGM0GbpVAuPeyQ0Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Suriye'deki yeni yönetimin Dışişleri Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından, Türkçe ve Arapça paylaşılan taziye mesajında, Kartalkaya'da 76 kişinin yaşamını yitirdiği faciadan derin üzüntü duyulduğu belirtildi.
Mesajda, “Kederli ailelere, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyoruz. Kardeş Türk halkı, her zaman en zor anlarımızda yanımızda olmuş ve bizi desteklemiştir. Bugün ve yarın, Suriyeliler de Türk kardeşlerinin yanındadır ve bu zor dönemi en kısa sürede atlatmalarını dilemektedir.” ifadelerine yer verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0gs_A6oFskKhtCi2XeMNJg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, yayınladığı taziye mesajında, “Bolu Kartalkaya’da bir otelde meydana gelen yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, acılı ailelerine sabır ve başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyorum. Yangın faciası, Kıbrıs Türkleri olarak bizlerin de yüreğini dağladı. Allah Türk milletini her türlü afetten korusun” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S9ou614KcUqo-xZcQEMzsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gürcistan Başbakanı İrakli Kobakhidze, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türkiye'de Kartalkaya kayak merkezindeki otelde meydana gelen yıkıcı yangından dolayı derin üzüntü duyuyorum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a tam desteğimi iletiyorum.” ifadesini kullandı.
Yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine en içten taziyelerini sunduklarını kaydeden Kobakhidze, Türk halkıyla dayanışma içinde olduklarını bildirdi.
Gürcistan Dışişleri Bakanlığı da yangında hayatını kaybedenler için taziye mesajı paylaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Dy9l1yeaY06tvwQlem76rA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, yangına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
Yangında hayatını kaybedenler için taziyelerini ileten Şerif, “Türkiye'nin kuzeyindeki Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan bir otelde meydana gelen yangını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum. Değerli kardeşim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, Türk milletine, özellikle de bu kazada sevdiklerini kaybeden kederli ailelere en içten taziyelerimi sunuyor ve yaralıların bir an önce iyileşmesi için dua ediyorum.” ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pMhYLNU5SkCKN5SsUWrQ4w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, meydana gelen trajik kaza nedeniyle derin bir üzüntü içinde olduğunu belirtti.
Yıkıcı kayıplar nedeniyle yas tutan ailelere ve sevdiklerine en derin taziyelerini ileten Osmani, “Hayat kurtarmak ve ihtiyaç sahiplerine yardımcı olmak için yorulmadan çalışan cesur kurtarma ekiplerinin yanındayız. Yaralılara acil şifalar diliyoruz. Bu zor zamanda, düşüncelerimiz ve dayanışmamız Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk halkı ile birliktedir.” ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zd0xFgL2Q0aTnEHvhYEZXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, yangında hayatını kaybedenler için Cumhurbaşkanı Erdoğan'a taziye mesajı gönderdi.
Mirziyoyev mesajında, yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar diledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/h_wbXiNs1kSStUUIqBLNxQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği başsağlığı mesajında, “Bu zor zamanda Belarus halkı ve şahsım adına bu trajediden etkilenen herkese destek ve dayanışma sözlerimi, içten taziyelerimi kabul edin. Mağdurların ailelerine sabır ve metanet, yaralılara acil şifalar dileriz.” açıklamasında bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/S935f5_NmUmZLPgmFGzIvg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çekya Başbakanı Petr Fiala, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'de Kartalkaya’daki otelde meydana gelen yıkıcı yangından dolayı derin üzüntü içinde olduğunu söyledi.
Fiala, “Olayda hayatını kaybedenlerin ailelerine ve bu trajediden etkilenen herkese içten başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. Bu zor zamanlarda düşüncelerimiz Türk halkıyla birlikte.” ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/yjCnSKJUyku9YsBWmdEckg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>lovakya Dışişleri Bakanı Juraj Blanar, Başbakanı Robert Fico’nun beraberindeki heyetle Ankara’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaretten bir gün sora Bolu’daki kayak merkezinde meydana gelen korkunç trajedi nedeniyle Türk halkına içten başsağlığı dileğinde bulunduğunu belirtti.
Blanar, “Düşüncelerim olayda hayatını kaybedenlerin aileleri ve yakınlarıyla. Yaralılara acil şifa dileklerinde bulunuyorum. Bu kederli günlerde, Türk halkı ile dayanışma içindeyim.” dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GuGwKURH1EuwZG7kgh8zwQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bahreyn Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Bahreyn'in Türkiye ile dayanışma içinde olduğu belirtildi.
Açıklamada, Türk hükümetine, dost Türk halkına ve olayda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifa dilendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gQC_iNs3n0SrCnj6KKdvyQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, yangın kazasında hayatını kaybedenler için Türkiye hükümeti ve halkına en içten başsağlığı dileklerinde bulunuldu.
Yangında yaşamını yitirenlerin ailelerine içten taziyelerin sunulduğu açıklamada, yaralılara acil şifalar dilendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QZblwHf9XU-KMj8nPfb95Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Cezayir Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun'un, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, hükümete ve Türk halkına samimi taziyelerini sunduğu ve yangında yaşamını yitirenlerin aileleriyle dayanışma içinde olduğu kaydedildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/tDYdqNZGy0OcyuYECm6z0w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Irak Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, yangın ve bu acı durumdan nedeniyle Irak'ın Türkiye ile dayanışma içinde olduğu belirtilerek en içten başsağlığı dileğinde bulunuldu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zYZRTJSHs0ei5M9qxY0Vxg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de çıkan yangında hayatını kaybedenler için başsağlığı mesajı paylaştı.
BAE Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Türk hükümetine, dost Türk halkına ve olayda hayatını kaybedenlerin yakınlarına en içten taziyelerimizi sunar, yaralılara acil şifalar dileriz” ifadeleri kullanıldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8lVelEXE002hpOCZ4Muo5Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuveyt Emiri Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği taziye mesajında, “Yangında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileriz” açıklamasını yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_mXy2FqVd0qD52Thgsl6ag.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ürdün Dışişleri Bakanlığı da yayımladığı taziye mesajında, “Kardeş Türkiye Cumhuriyeti hükümetine ve halkına en içten taziyelerimizi sunar, hayatını kaybedenlerin ailelerine sabır, yaralılara acil şifalar dileriz.” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>72 bin kişilik araştırma: Pandemi sonrasında dünya bilime ne kadar güveniyor?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/72-bin-kisilik-arastirma-pandemi-sonrasinda-dunya-bilime-ne-kadar-guveniyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/72-bin-kisilik-arastirma-pandemi-sonrasinda-dunya-bilime-ne-kadar-guveniyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, pandemi sonrası bilime duyulan güveni ölçmek için kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Dünya genelinde 68 ülkeden 72 bin kişinin katıldığı araştırma, bilime olan güvenin yüksek olduğunu, ancak eleştiri ve diyalog ihtiyacının sürdüğünü ortaya koydu.Zürih Üniversitesi ve ETG Zürih&#039;ten 241 bilim insanı öncülüğünde pandemi sonrası bileme duyulan güven ölçüldü. 68 ülkeden yaklaşık 72 bin kişinin katıldığı bu kapsamlı çalışma sonucunda bilime olan güvenin hala yüksek olduğu belirlendi.Araştırmayı yöneten akademisyenlerden Viktoria Cologna, elde edilen verilerin büyük çoğunlukta bilime duyulan güvenin görece yüksek olduğunu belirtti.
Cologna, &quot;Sonuçlarımız, bilim insanlarına duyulan güvenin birçok ülkede güçlü olduğunu ve toplumun bilim insanlarının daha aktif roller üstlenmesini istediğini gösteriyor&quot; ifadelerini kullandı.
Çalışmanın 5 üzerinden yaptığı değerlendirmede, bilime duyulan güvenin ortalaması 3,62 olarak ölçüldü.Katılımcıların bilim insanları hakkındaki görüşleri ise dikkat çekici:
Nitelikli: Yüzde 78Dürüst: Yüzde 57Halkın iyiliğiyle ilgili: Yüzde 56Ancak, bilim insanlarının başkalarının fikirlerine değer verdiğini düşünenlerin oranı sadece yüzde 42 ile sınırlı kaldı.Araştırmada halkın bilime dair öncelikleri de sıralandı. Toplumlar, bilimin toplum sağlığını geliştirme, enerji sorunlarını çözme ve fakirliği azaltma gibi alanlara öncelik vermesini isterken, savunma sanayi ve askeri teknoloji geliştirme konularında ise mesafeli durmayı tercih etti.Çalışmaya liderlik eden bir diğer isim, Niels G. Mede, bilime duyulan güvenin bazı noktalarda kişisel önceliklerle örtüşmediğine dikkat çekti. Mede, &quot;Sonuçlarımız, birçok kişinin bilimin önceliklerini kendi ihtiyaçlarıyla uyumlu bulmadığını hissettiğini gösteriyor. Bilim insanlarının bu tür yorumları ciddiye alıp halkla daha açık bir diyalog kurmasının yollarını araması gerekiyor&quot; dedi.Araştırma, bilime güven konusunda farklı ülkeler ve gruplar arasında dikkat çeken ayrışmalar olduğunu da ortaya koydu. Çoğu ülkede siyasi görüş ile bilime güven arasında bir bağ görülmezken, Batı ülkelerinde sağ görüşlü bireylerin bilime güven oranlarının sol görüşlü bireylere göre daha düşük olduğu kaydedildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rXZgZMYSUECT5hN5jccmRw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>bin, kişilik, araştırma:, Pandemi, sonrasında, dünya, bilime, kadar, güveniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/rXZgZMYSUECT5hN5jccmRw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="72 bin kişilik araştırma: Pandemi sonrasında dünya bilime ne kadar güveniyor?"><p>Bilim insanları, pandemi sonrası bilime duyulan güveni ölçmek için kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Dünya genelinde 68 ülkeden 72 bin kişinin katıldığı araştırma, bilime olan güvenin yüksek olduğunu, ancak eleştiri ve diyalog ihtiyacının sürdüğünü ortaya koydu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Oy64RNn0vUyyk4nSSW4vbg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Zürih Üniversitesi ve ETG Zürih'ten 241 bilim insanı öncülüğünde pandemi sonrası bileme duyulan güven ölçüldü. 68 ülkeden yaklaşık 72 bin kişinin katıldığı bu kapsamlı çalışma sonucunda bilime olan güvenin hala yüksek olduğu belirlendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9GDnJ2Rd0kmoV50gQWOl7w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmayı yöneten akademisyenlerden Viktoria Cologna, elde edilen verilerin büyük çoğunlukta bilime duyulan güvenin görece yüksek olduğunu belirtti.
Cologna, "Sonuçlarımız, bilim insanlarına duyulan güvenin birçok ülkede güçlü olduğunu ve toplumun bilim insanlarının daha aktif roller üstlenmesini istediğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Çalışmanın 5 üzerinden yaptığı değerlendirmede, bilime duyulan güvenin ortalaması 3,62 olarak ölçüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6Fxc2hhN-UKyD33l2i_CHw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Katılımcıların bilim insanları hakkındaki görüşleri ise dikkat çekici:
Nitelikli: Yüzde 78Dürüst: Yüzde 57Halkın iyiliğiyle ilgili: Yüzde 56Ancak, bilim insanlarının başkalarının fikirlerine değer verdiğini düşünenlerin oranı sadece yüzde 42 ile sınırlı kaldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/A4Fmjyo_rEmgLAqOUPtYJw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmada halkın bilime dair öncelikleri de sıralandı. Toplumlar, bilimin toplum sağlığını geliştirme, enerji sorunlarını çözme ve fakirliği azaltma gibi alanlara öncelik vermesini isterken, savunma sanayi ve askeri teknoloji geliştirme konularında ise mesafeli durmayı tercih etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vnbn2TH1XUqC79fv8rVezg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışmaya liderlik eden bir diğer isim, Niels G. Mede, bilime duyulan güvenin bazı noktalarda kişisel önceliklerle örtüşmediğine dikkat çekti. Mede, "Sonuçlarımız, birçok kişinin bilimin önceliklerini kendi ihtiyaçlarıyla uyumlu bulmadığını hissettiğini gösteriyor. Bilim insanlarının bu tür yorumları ciddiye alıp halkla daha açık bir diyalog kurmasının yollarını araması gerekiyor" dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/F4aCmmmf4EWRXM8Qfqafbw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırma, bilime güven konusunda farklı ülkeler ve gruplar arasında dikkat çeken ayrışmalar olduğunu da ortaya koydu. Çoğu ülkede siyasi görüş ile bilime güven arasında bir bağ görülmezken, Batı ülkelerinde sağ görüşlü bireylerin bilime güven oranlarının sol görüşlü bireylere göre daha düşük olduğu kaydedildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yasaklar ülkesi olarak biliniyor: Bu ülkede sifon çekmemek yasak</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yasaklar-ulkesi-olarak-biliniyor-bu-ulkede-sifon-cekmemek-yasak</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yasaklar-ulkesi-olarak-biliniyor-bu-ulkede-sifon-cekmemek-yasak</guid>
<description><![CDATA[ Singapur, dünyanın en temiz ve düzenli ülkelerinden biri olarak bilinir. Ancak bu ünün arkasında çok sayıda ilginç ve katı yasak bulunur. Bu yüzden Singapur, bazen &quot;Yasaklar Ülkesi&quot; olarak anılır. Singapur&#039;daki bu kurallar, her ne kadar ilk bakışta katı ve sınırlayıcı görünse de, aslında ülkenin düzenli, temiz ve güvenli bir yer olmasını sağlamaktadır. Bu nedenle, birçok kişi bu kuralları, toplumda düzeni koruyan ve insanların birlikte huzur içinde yaşamasını sağlayan birer toplumsal sözleşme olarak görmektedir.Singapur denilince çoğu kişinin aklına hemen sıkı kurallar ve yasaklar gelir. Ancak bu kurallar, bazılarına göre yasaklardan çok, toplumsal düzeni ve yaşanabilir bir çevreyi korumak amacıyla konulmuş kurallar olarak görülmektedir. Singapur&#039;da sakız çiğnemekten çöp atmaya, asansöre işemekten çıplaklığa kadar pek çok davranış sıkı şekilde düzenlenmiştir. Özellikle yere tükürmek, sokakta su dışında bir içecek içmek gibi eylemler oldukça sert cezalarla karşılanabilir.Singapur&#039;da sakız çiğnemek ve satın almak neredeyse tamamen yasaktır. 1992 yılında yürülüğe giren bu yasak, kamu alanlarını temiz tutmak amacıyla getirilmiştir. Tıbbi amaçlı sakızlar ise sadece eczanelerden ve doktorların önerisiyle satılabilir.Singapur&#039;da yere çöp atmak çok ciddi bir suçtur ve bin dolara kadar para cezası uygulanabilir. Çevre temizliği konusunda son derece hassas olan ülkede, kamu düzeni ve temizlik bu tür kurallarla sıkı bir şekilde korunur.Kamu alanlarında tükürmek de Singapur&#039;da yasaktır. Bu davranışın cezası 500 dolara kadar çıkabilir. Toplum sağlığı ve kamu hijyenini koruma amacı taşıyan bu yasak, ülkenin düzenli ve temiz kalmasına katkıda bulunur.Singapur&#039;da kamu alanlarında sigara içmek sınırlandırılmıştır ve özel olarak belirlenmiş sigara içme alanları dışında sigara içmek yasaktır. Bu kurala uymayanlar ciddi para cezalarıyla karşı karşıya kalabilir.Singapur&#039;da umumi tuvaletlerde sifonu çekmeden çıkmak yasaktır ve bu kuralı ihlal edenler para cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Kamu hijyeninin korunması amacıyla getirilen bu yasak, ülkenin temizliğine önem veren politikalarından biri olarak dikkat çeker.Singapur&#039;da asansörlerde idrar yapmak kesinlikle yasaktır. Bu tür olayların önüne geçmek için asansörlerde idrar sensörleri bulunur. Sensörler idrarı algıladığında asansör kapıları kilitlenir ve polis gelene kadar açılmaz. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mo4vQrtq3ECq4vT3PU5GRA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:49 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yasaklar, ülkesi, olarak, biliniyor:, ülkede, sifon, çekmemek, yasak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Mo4vQrtq3ECq4vT3PU5GRA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yasaklar ülkesi olarak biliniyor: Bu ülkede sifon çekmemek yasak"><p>Singapur, dünyanın en temiz ve düzenli ülkelerinden biri olarak bilinir. Ancak bu ünün arkasında çok sayıda ilginç ve katı yasak bulunur. Bu yüzden Singapur, bazen "Yasaklar Ülkesi" olarak anılır. Singapur'daki bu kurallar, her ne kadar ilk bakışta katı ve sınırlayıcı görünse de, aslında ülkenin düzenli, temiz ve güvenli bir yer olmasını sağlamaktadır. Bu nedenle, birçok kişi bu kuralları, toplumda düzeni koruyan ve insanların birlikte huzur içinde yaşamasını sağlayan birer toplumsal sözleşme olarak görmektedir.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2xH_T2hrP0-RQ3BEMZZyhg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur denilince çoğu kişinin aklına hemen sıkı kurallar ve yasaklar gelir. Ancak bu kurallar, bazılarına göre yasaklardan çok, toplumsal düzeni ve yaşanabilir bir çevreyi korumak amacıyla konulmuş kurallar olarak görülmektedir. Singapur'da sakız çiğnemekten çöp atmaya, asansöre işemekten çıplaklığa kadar pek çok davranış sıkı şekilde düzenlenmiştir. Özellikle yere tükürmek, sokakta su dışında bir içecek içmek gibi eylemler oldukça sert cezalarla karşılanabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gmEyqPHK7kiSlF13ixtRiQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da sakız çiğnemek ve satın almak neredeyse tamamen yasaktır. 1992 yılında yürülüğe giren bu yasak, kamu alanlarını temiz tutmak amacıyla getirilmiştir. Tıbbi amaçlı sakızlar ise sadece eczanelerden ve doktorların önerisiyle satılabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Is9ClAmVrka4t_2UYBlDcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da yere çöp atmak çok ciddi bir suçtur ve bin dolara kadar para cezası uygulanabilir. Çevre temizliği konusunda son derece hassas olan ülkede, kamu düzeni ve temizlik bu tür kurallarla sıkı bir şekilde korunur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9ZdXRvpOXUy9w0CssPhoaQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kamu alanlarında tükürmek de Singapur'da yasaktır. Bu davranışın cezası 500 dolara kadar çıkabilir. Toplum sağlığı ve kamu hijyenini koruma amacı taşıyan bu yasak, ülkenin düzenli ve temiz kalmasına katkıda bulunur.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Pt6SVYJRLE-OnDfZToz0kA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da kamu alanlarında sigara içmek sınırlandırılmıştır ve özel olarak belirlenmiş sigara içme alanları dışında sigara içmek yasaktır. Bu kurala uymayanlar ciddi para cezalarıyla karşı karşıya kalabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mxBaHamxg023fT1nTkkfNg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da umumi tuvaletlerde sifonu çekmeden çıkmak yasaktır ve bu kuralı ihlal edenler para cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Kamu hijyeninin korunması amacıyla getirilen bu yasak, ülkenin temizliğine önem veren politikalarından biri olarak dikkat çeker.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G_bgfDyZO0WMd_90xBX2Ww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Singapur'da asansörlerde idrar yapmak kesinlikle yasaktır. Bu tür olayların önüne geçmek için asansörlerde idrar sensörleri bulunur. Sensörler idrarı algıladığında asansör kapıları kilitlenir ve polis gelene kadar açılmaz.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ukrayna asker istiyor: &amp;quot;Kuzey Kore gönderdiyse Avrupa da gönderebilir&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ukrayna-asker-istiyor-kuzey-kore-goenderdiyse-avrupa-da-goenderebilir</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ukrayna-asker-istiyor-kuzey-kore-goenderdiyse-avrupa-da-goenderebilir</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, bir kez daha Avrupa&#039;yı harekete geçirmek için çağrıda bulundu. Ukrayna lideri, herhangi bir barış anlaşmasının uygulanması için &quot;en az 200 bin&quot; askere ihtiyaç olduğunu vurgulayarak müttefiklerinden destek istedi. Kuzey Kore&#039;nin okyanus aşarak savaşa asker yolladığının altını çizen Zelenski, Avrupa&#039;nın coğrafi olarak çatışmalara çok daha yakın olduğunu olduğunu hatırlattı. Kiev, uzun zamandır Rus lider Vladimir Putin&#039;in Ukrayna&#039;daki savaşı kazanırsa diğer ülkelere saldırmaya devam edeceğini iddia ediyor.Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Davos&#039;taki Dünya Ekonomik Forumu&#039;nda konuştu.
Zelenski, Ukrayna&#039;da herhangi bir barış anlaşmasının uygulanması için &quot;en az 200 bin&quot; müttefik askerine ihtiyaç duyulacağını ileri sürdü.Ukraynalı lider burada Avrupa&#039;nın Trump&#039;ın bundan sonra ne yapacağını sorgulamak yerine Ukrayna&#039;yı savunmak için kolektif adımlar atması gerektiğini söyledi.
Zelenski, &quot;Avrupa kendisini güçlü, küresel, vazgeçilmez bir oyuncu olarak kanıtlamalı&quot; ifadelerini kullandı.Kuzey Kore birliklerinin Moskova&#039;nın Kiev&#039;e karşı savaşına dahil olduğunu vurgulayanZelenski, &quot;Avrupa ülkelerini Rusya&#039;dan ayıran bir okyanus olmadığını unutmayalım. Avrupa liderleri, Kuzey Kore askerlerini içeren bu savaşın kendi ülkelerine coğrafi olarak Pyongyang&#039;dan daha yakın olduğunu hatırlamalı.&quot; dedi.Ukraynalı lider ayrıca bir anlaşmaya varılabilirse uluslararası bir barışı koruma operasyonunun nasıl işleyebileceğine dair ayrıntılar verdi ve büyük bir asker grubuna ihtiyaç duyulacağını söyledi.
Kiev uzun zamandır Rus lider Vladimir Putin&#039;in Ukrayna&#039;daki savaşı kazanırsa diğer ülkelere saldırmaya devam edeceğini iddia ediyor.Trump, çatışmayı hızla sonlandıracağına söz verdi.
Pazartesi günü göreve başladıktan sonra konuşan yeni ABD başkanı, Putin&#039;in Rusya&#039;yı &quot;yok ettiğini ve bir anlaşma yapması gerektiğini&quot; söyledi.
Zelenski, Rusya&#039;nın bir savaş ekonomisine dönüştüğünü ve askeri açıdan Avrupa&#039;yı geride bıraktığını ileri sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8hFOA52Li0aC88aQpsCkIg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ukrayna, asker, istiyor:, Kuzey, Kore, gönderdiyse, Avrupa, gönderebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8hFOA52Li0aC88aQpsCkIg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ukrayna asker istiyor: " kuzey kore g avrupa da><p>Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, bir kez daha Avrupa'yı harekete geçirmek için çağrıda bulundu. Ukrayna lideri, herhangi bir barış anlaşmasının uygulanması için "en az 200 bin" askere ihtiyaç olduğunu vurgulayarak müttefiklerinden destek istedi. Kuzey Kore'nin okyanus aşarak savaşa asker yolladığının altını çizen Zelenski, Avrupa'nın coğrafi olarak çatışmalara çok daha yakın olduğunu olduğunu hatırlattı. Kiev, uzun zamandır Rus lider Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşı kazanırsa diğer ülkelere saldırmaya devam edeceğini iddia ediyor.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Bod79VQK_Ead_F2rZD70Jw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukrayna lideri Volodimir Zelenski, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda konuştu.
Zelenski, Ukrayna'da herhangi bir barış anlaşmasının uygulanması için "en az 200 bin" müttefik askerine ihtiyaç duyulacağını ileri sürdü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IiQA_OrnXkOFutUslpoB3A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukraynalı lider burada Avrupa'nın Trump'ın bundan sonra ne yapacağını sorgulamak yerine Ukrayna'yı savunmak için kolektif adımlar atması gerektiğini söyledi.
Zelenski, "Avrupa kendisini güçlü, küresel, vazgeçilmez bir oyuncu olarak kanıtlamalı" ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/qtYObh4bh0KHlH-yvToKXg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kuzey Kore birliklerinin Moskova'nın Kiev'e karşı savaşına dahil olduğunu vurgulayanZelenski, "Avrupa ülkelerini Rusya'dan ayıran bir okyanus olmadığını unutmayalım. Avrupa liderleri, Kuzey Kore askerlerini içeren bu savaşın kendi ülkelerine coğrafi olarak Pyongyang'dan daha yakın olduğunu hatırlamalı." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XzBaBouUKUmCGR4RMyzgOA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ukraynalı lider ayrıca bir anlaşmaya varılabilirse uluslararası bir barışı koruma operasyonunun nasıl işleyebileceğine dair ayrıntılar verdi ve büyük bir asker grubuna ihtiyaç duyulacağını söyledi.
Kiev uzun zamandır Rus lider Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşı kazanırsa diğer ülkelere saldırmaya devam edeceğini iddia ediyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gBkc3opsjkecjy6qZZURtQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump, çatışmayı hızla sonlandıracağına söz verdi.
Pazartesi günü göreve başladıktan sonra konuşan yeni ABD başkanı, Putin'in Rusya'yı "yok ettiğini ve bir anlaşma yapması gerektiğini" söyledi.
Zelenski, Rusya'nın bir savaş ekonomisine dönüştüğünü ve askeri açıdan Avrupa'yı geride bıraktığını ileri sürüyor.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Irak&amp;apos;ta tartışmalı yasa değişikliği meclisten geçti: Çocuk yaşta evlilikler yeniden gündemde</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/irakta-tartismali-yasa-degisikligi-meclisten-gecti-cocuk-yasta-evlilikler-yeniden-gundemde</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/irakta-tartismali-yasa-degisikligi-meclisten-gecti-cocuk-yasta-evlilikler-yeniden-gundemde</guid>
<description><![CDATA[ Irak Meclisi, ülke genelinde büyük tartışmalara yol açan &quot;Kişisel Statü Yasası&quot;nda yapılan değişiklikleri onayladı. Söz konusu değişiklikleri eleştirenler, yasa değişikliğinin çocuk yaşta evliliklere fiili olarak yeşil ışık yakacağına dikkat çekti. Meclisten geçen yeni düzenleme, İslami mahkemelere evlilik, boşanma ve miras gibi ailevi meselelerde daha geniş bir yetki alanı tanıyor. Bu değişikliğin, 1959 tarihli mevcut yasayı zayıflatarak kadınlar için sağlanan hukuki güvenceleri ve aile hukukunda sağlanan birliği tehdit ettiği ifade edildi.Irak Meclisi, çocuk yaşta evliliklere dair endişeleri artıran ve kadın hakları savunucuları tarafından eleştirilen &quot;Kişisel Statü Yasası&quot;nda önemli bir değişiklik yaptı.The Guardian&#039;da yer alan habere göre, Irak&#039;ta &#039;Kişisel Statü Yasası&#039;nda yapılmak istenen değişiklikler meclisten onay aldı. Mevcut yasalar evlilik yaşı için genellikle 18’i esas alıyor. Ancak, 21 Ocak’ta yapılan oylama, dini liderlerin İslam hukukuna dayalı yorumlar yaparak, evlilik yaşı konusunda daha esnek kararlar almalarının önünü açtı.Irak Kadın Birliği’nden insan hakları savunucusu Intisar al-Mayali, yapılan değişikliklerin çocuk yaşta evlilikleri teşvik edebileceği ve kadınlar ile kız çocukları üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceği konusunda uyarıda bulundu.Al-Mayali, bu düzenlemenin, kadınlar için boşanma, velayet ve miras gibi temel haklarda güvence sağlamayı zorlaştıracağına da dikkat çekti.Yasa değişikliği, mecliste kaos ortamında gerçekleşen bir oturumda oylamaya sunuldu. Oylama sırasında vekillerin yarısının oy kullanmadığı, bazı vekillerin ise yüksek sesle tepki gösterdiği, bazı vekillerin meclis kürsüsüne tırmandığı ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QA3mlhqe6EuKT7ZFvmVk8g.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Irakta, tartışmalı, yasa, değişikliği, meclisten, geçti:, Çocuk, yaşta, evlilikler, yeniden, gündemde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/QA3mlhqe6EuKT7ZFvmVk8g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Irak'ta tartışmalı yasa değişikliği meclisten geçti: Çocuk yaşta evlilikler yeniden gündemde"><p>Irak Meclisi, ülke genelinde büyük tartışmalara yol açan "Kişisel Statü Yasası"nda yapılan değişiklikleri onayladı. Söz konusu değişiklikleri eleştirenler, yasa değişikliğinin çocuk yaşta evliliklere fiili olarak yeşil ışık yakacağına dikkat çekti. Meclisten geçen yeni düzenleme, İslami mahkemelere evlilik, boşanma ve miras gibi ailevi meselelerde daha geniş bir yetki alanı tanıyor. Bu değişikliğin, 1959 tarihli mevcut yasayı zayıflatarak kadınlar için sağlanan hukuki güvenceleri ve aile hukukunda sağlanan birliği tehdit ettiği ifade edildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bGXAoyTKE02isP62BQoQsg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Irak Meclisi, çocuk yaşta evliliklere dair endişeleri artıran ve kadın hakları savunucuları tarafından eleştirilen "Kişisel Statü Yasası"nda önemli bir değişiklik yaptı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/f1M5B0eFJEmcPiXer56TTg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>The Guardian'da yer alan habere göre, Irak'ta 'Kişisel Statü Yasası'nda yapılmak istenen değişiklikler meclisten onay aldı. Mevcut yasalar evlilik yaşı için genellikle 18’i esas alıyor. Ancak, 21 Ocak’ta yapılan oylama, dini liderlerin İslam hukukuna dayalı yorumlar yaparak, evlilik yaşı konusunda daha esnek kararlar almalarının önünü açtı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4RjF2igbA06mZdUUWDl3Xg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Irak Kadın Birliği’nden insan hakları savunucusu Intisar al-Mayali, yapılan değişikliklerin çocuk yaşta evlilikleri teşvik edebileceği ve kadınlar ile kız çocukları üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceği konusunda uyarıda bulundu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wQkYmq4Rkk2PJ1gbi2O9JQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Al-Mayali, bu düzenlemenin, kadınlar için boşanma, velayet ve miras gibi temel haklarda güvence sağlamayı zorlaştıracağına da dikkat çekti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/RIJdp4Hp7kOFyHVQBbbB6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yasa değişikliği, mecliste kaos ortamında gerçekleşen bir oturumda oylamaya sunuldu. Oylama sırasında vekillerin yarısının oy kullanmadığı, bazı vekillerin ise yüksek sesle tepki gösterdiği, bazı vekillerin meclis kürsüsüne tırmandığı ifade edildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dua töreninde gerilim: Trump &amp;quot;edepsiz piskopos&amp;quot;tan özür bekliyor!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/dua-toereninde-gerilim-trump-edepsiz-piskopostan-oezur-bekliyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/dua-toereninde-gerilim-trump-edepsiz-piskopostan-oezur-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Washington Ulusal Katedrali&#039;nin piskoposu Mariann Budd&#039;ın dua töreninde verdiği vaazdan rahatsız oldu. Piskoposu &quot;edepsiz&quot; olarak tanımlayan Trump, özür beklediğini açıkladı. ABD Başkanı sosyal medya paylaşımında, “Dua Töreninde konuşan sözde Piskopos, radikal solcu bir Trump düşmanıydı. Uygunsuz ifadelerinin yanı sıra, tören çok sönüktü. İşinde pek de iyi değil gibi! Kendisi ve kilisesi adına halka özür borçlu!&quot; ifadelerine yer verdi.ABD Başkanı Donald Trump ve ekibi Washington’daki Ulusal Katedral’de geleneksel olarak düzenlenen dua törenine katıldı.
Töreni yöneten piskopos Mariann Edgar Budde vaazı sırasında, yeni başkandan “göçmen ailelere, LGBTQ bireylere ve trans çocuklara” merhamet göstermesini istedi.Piskopos Budde, vaazın büyük bölümünde ülkedeki göçmenler konusunda katı bir tutum izlemesi beklenen başkana seslendi. 
Piskopos, &quot;Sizi ekinlerimizi toplayan, ofis binalarımızı temizleyen, çiftliklerde ve et paketleme tesislerinde çalışan, restoranlarda bulaşık yıkayan ve hastanelerde gece vardiyasına kalan insanlara karşı merhamet göstermeye çağırıyorum. Göçmenlerin hepsi suçlu değil. Vergilerini ödüyorlar ve iyi komşular.&quot; dedi.Trump ise, tören sonunda açıklama yaparak piskoposun vaazını eleştirdi.
ABD Başkanı, yaptığı açıklamada, &quot;Dua töreni çok heyecan verici değildi değil mi? İyi bir tören olduğunu düşünmüyorum. Daha iyisini yapabilirlerdi.&quot; ifadelerini kullandı.
Trump&#039;ın en büyük destekçilerinden biri olan ve dünyanın en zengin insanı Elon Musk da sahibi olduğu sosyal medya platformu X üzerinden piskopos Budde&#039;nin söylediklerine tepki gösterdi.İngiliz Telgraph gazetesinin haberinde Trump&#039;ın piskopos tarafından pusuya düşürüldüğü aktarıldı.
Bugün Truth Social platformundan yeni bir paylaşımda bulunan ABD başkanı, piskoposu “edepsiz” olarak tanımlaı ve özür beklediğini söyledi.Trump paylaşımında, “Dua Töreninde konuşan sözde Piskopos, radikal solcu bir Trump düşmanıydı. Kilisesini çok nezaketsiz bir şekilde siyaset dünyasına soktu. Uygunsuz ifadelerinin yanı sıra, tören çok sönüktü. İşinde pek de iyi değil! Kendisi ve kilisesi adına halka özür borçlu!&quot; ifadelerine yer verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Yk1z2voVVUKuYQU6nWnBQA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dua, töreninde, gerilim:, Trump, edepsiz, piskopostan, özür, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Yk1z2voVVUKuYQU6nWnBQA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250122081330277" class="type:primaryImage" alt="Dua töreninde gerilim: Trump " edepsiz piskopos bekliyor><p>ABD Başkanı Donald Trump, Washington Ulusal Katedrali'nin piskoposu Mariann Budd'ın dua töreninde verdiği vaazdan rahatsız oldu. Piskoposu "edepsiz" olarak tanımlayan Trump, özür beklediğini açıkladı. ABD Başkanı sosyal medya paylaşımında, “Dua Töreninde konuşan sözde Piskopos, radikal solcu bir Trump düşmanıydı. Uygunsuz ifadelerinin yanı sıra, tören çok sönüktü. İşinde pek de iyi değil gibi! Kendisi ve kilisesi adına halka özür borçlu!" ifadelerine yer verdi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/x-8wnRJ5TUu6UVeuAvXnmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD Başkanı Donald Trump ve ekibi Washington’daki Ulusal Katedral’de geleneksel olarak düzenlenen dua törenine katıldı.
Töreni yöneten piskopos Mariann Edgar Budde vaazı sırasında, yeni başkandan “göçmen ailelere, LGBTQ bireylere ve trans çocuklara” merhamet göstermesini istedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/maHg3_24I06FEV6NZoLpcQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Piskopos Budde, vaazın büyük bölümünde ülkedeki göçmenler konusunda katı bir tutum izlemesi beklenen başkana seslendi. 
Piskopos, "Sizi ekinlerimizi toplayan, ofis binalarımızı temizleyen, çiftliklerde ve et paketleme tesislerinde çalışan, restoranlarda bulaşık yıkayan ve hastanelerde gece vardiyasına kalan insanlara karşı merhamet göstermeye çağırıyorum. Göçmenlerin hepsi suçlu değil. Vergilerini ödüyorlar ve iyi komşular." dedi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/cZXL8Hx1qU-iYzyfn6zhfw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump ise, tören sonunda açıklama yaparak piskoposun vaazını eleştirdi.
ABD Başkanı, yaptığı açıklamada, "Dua töreni çok heyecan verici değildi değil mi? İyi bir tören olduğunu düşünmüyorum. Daha iyisini yapabilirlerdi." ifadelerini kullandı.
Trump'ın en büyük destekçilerinden biri olan ve dünyanın en zengin insanı Elon Musk da sahibi olduğu sosyal medya platformu X üzerinden piskopos Budde'nin söylediklerine tepki gösterdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0TIkvn2EsUWVKXttDpnhGg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiliz Telgraph gazetesinin haberinde Trump'ın piskopos tarafından pusuya düşürüldüğü aktarıldı.
Bugün Truth Social platformundan yeni bir paylaşımda bulunan ABD başkanı, piskoposu “edepsiz” olarak tanımlaı ve özür beklediğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ezDfmrUabEugkBEaOApeLw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Trump paylaşımında, “Dua Töreninde konuşan sözde Piskopos, radikal solcu bir Trump düşmanıydı. Kilisesini çok nezaketsiz bir şekilde siyaset dünyasına soktu. Uygunsuz ifadelerinin yanı sıra, tören çok sönüktü. İşinde pek de iyi değil! Kendisi ve kilisesi adına halka özür borçlu!" ifadelerine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/w9Cgh2hULUCoM5S3nnPOiA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore&amp;apos;de 179 can alan duvar havalimanından kaldırılacak</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/guney-korede-179-can-alan-duvar-havalimanindan-kaldirilacak</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/guney-korede-179-can-alan-duvar-havalimanindan-kaldirilacak</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı, 179 kişinin ölümüyle sonuçlanan kazada uçağın çarptığı pist sonundaki beton duvarın kaldırılacağını açıkladı. Pist bitiminde bulunan ve kazanın bilançosunu ağırlaştırdığı belirtilen beton duvar eleştiri oklarının hedefi olmuştu. Kazanın ardından sorumluluğu kabul eden üst düzey yetkililerden özür ve istifalar gelmişti.Güney Kore’deki Muan Uluslararası Havalimanı&#039;nda 179 kişinin hayatına mal olan uçak kazasına dair soruşturma sürüyor.Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Jeju Air’e ait Boeing 737-800 tipi uçağın gövde üzerine iniş yaptıktan sonra yüksek hızla çarptığı lokalizatör antenlerini barındıran beton duvarın pist bitiminden kaldırılacağı duyuruldu.
Açıklamada, &quot;Muan Uluslararası Havalimanı, mevcut beton duvarı tamamen kaldırmayı ve lokalizatörü kırılgan bir yapıda yeniden kurmayı planlıyor.&quot; denildi.Tayland&#039;ın Bangkok şehrinden kalkan Jeju Air firmasına ait 7C2216 sefer sayılı Boeing 737-800 tipi uçak, 29 Aralık’ta Muan Uluslararası Havalimanı&#039;na inişi sırasında duramayarak pist sonundaki duvara çarpmıştı.
Kazada 179 kişi hayatını kaybederken, uçaktan yalnızca 2 kabin görevlisi yaralı olarak kurtulmuştu.Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı, pilotun kulenin yaptığı kuş çarpması uyarısından sonra acil iniş izni istediğini ve iniş takımları kapalı şekilde gövde üzerine iniş yaptığını açıklarken, kazanın kesin nedenini belirlemek üzere soruşturma başlatılmıştı.Kazaya karışan uçağın olaydan önceki 48 saat içinde 13 uçuş gerçekleştirdiği belirlenirken, Jeju Air facia sonrasında operasyonel güvenliği artırmak amacıyla yılın ilk çeyreğinde toplam bin 878 uçuşu askıya aldığını duyurmuştu.
Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı ise pist bitiminde bulunan ve kazanın bilançosunu ağırlaştırdığı belirtilen beton duvar nedeniyle eleştirilerin hedefi olmuştu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CV-WSFf-rUOEpv7kQWOKoA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:48 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Korede, 179, can, alan, duvar, havalimanından, kaldırılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CV-WSFf-rUOEpv7kQWOKoA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Güney Kore'de 179 can alan duvar havalimanından kaldırılacak"><p>Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı, 179 kişinin ölümüyle sonuçlanan kazada uçağın çarptığı pist sonundaki beton duvarın kaldırılacağını açıkladı. Pist bitiminde bulunan ve kazanın bilançosunu ağırlaştırdığı belirtilen beton duvar eleştiri oklarının hedefi olmuştu. Kazanın ardından sorumluluğu kabul eden üst düzey yetkililerden özür ve istifalar gelmişti.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zL9G6pusAUqDqmINIEc-qQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore’deki Muan Uluslararası Havalimanı'nda 179 kişinin hayatına mal olan uçak kazasına dair soruşturma sürüyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jZep1a0kY0ufnxvluF-LnQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Jeju Air’e ait Boeing 737-800 tipi uçağın gövde üzerine iniş yaptıktan sonra yüksek hızla çarptığı lokalizatör antenlerini barındıran beton duvarın pist bitiminden kaldırılacağı duyuruldu.
Açıklamada, "Muan Uluslararası Havalimanı, mevcut beton duvarı tamamen kaldırmayı ve lokalizatörü kırılgan bir yapıda yeniden kurmayı planlıyor." denildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Kb7fOZYcHUSPNIJx81ZK2w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tayland'ın Bangkok şehrinden kalkan Jeju Air firmasına ait 7C2216 sefer sayılı Boeing 737-800 tipi uçak, 29 Aralık’ta Muan Uluslararası Havalimanı'na inişi sırasında duramayarak pist sonundaki duvara çarpmıştı.
Kazada 179 kişi hayatını kaybederken, uçaktan yalnızca 2 kabin görevlisi yaralı olarak kurtulmuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XbKp0R-YUU2Hypm7dkPBcg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı, pilotun kulenin yaptığı kuş çarpması uyarısından sonra acil iniş izni istediğini ve iniş takımları kapalı şekilde gövde üzerine iniş yaptığını açıklarken, kazanın kesin nedenini belirlemek üzere soruşturma başlatılmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ogRN5kbYs0mwvh4uTosSCQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kazaya karışan uçağın olaydan önceki 48 saat içinde 13 uçuş gerçekleştirdiği belirlenirken, Jeju Air facia sonrasında operasyonel güvenliği artırmak amacıyla yılın ilk çeyreğinde toplam bin 878 uçuşu askıya aldığını duyurmuştu.
Güney Kore Ulaştırma Bakanlığı ise pist bitiminde bulunan ve kazanın bilançosunu ağırlaştırdığı belirtilen beton duvar nedeniyle eleştirilerin hedefi olmuştu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;a ait savaş uçağı düştü</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/irana-ait-savas-ucagi-dustu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/irana-ait-savas-ucagi-dustu</guid>
<description><![CDATA[ İran&#039;ın Hemedan eyaletinde askeri uçağın düştüğü, 2 pilotun ise yaralı olarak kurtulduğu bildirildi.İran&#039;da askeri uçak düştü, uçakta bulunan 2 pilot ise yaralı olarak kurtuldu.İran resmi haber ajansı IRNA&#039;ya göre, Hemedan Vali Yardımcısı Hamza Emrayi, olaya ilişkin açıklamada bulundu.  Emrayi, askeri uçağın Hemedan&#039;ın Kebuderaheng ilçesinde düştüğünü, kazanın nedeninin ise araştırıldığını söyledi.  Uçağın pilotlarının düşüş öncesinde uçaktan ayrıldıklarını belirten Emrayi, pilotların hafif yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını aktardı.  Uçağın türü hakkında bilgi verilmezken, gerekli açıklamaların daha sonra yapılacağı ifade edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hhuDAb0ib0OnG35VSjWaBw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İrana, ait, savaş, uçağı, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hhuDAb0ib0OnG35VSjWaBw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İran'a ait savaş uçağı düştü"><p>İran'ın Hemedan eyaletinde askeri uçağın düştüğü, 2 pilotun ise yaralı olarak kurtulduğu bildirildi.</p><p>İran'da askeri uçak düştü, uçakta bulunan 2 pilot ise yaralı olarak kurtuldu.</p><p>İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Hemedan Vali Yardımcısı Hamza Emrayi, olaya ilişkin açıklamada bulundu.  Emrayi, askeri uçağın Hemedan'ın Kebuderaheng ilçesinde düştüğünü, kazanın nedeninin ise araştırıldığını söyledi.  Uçağın pilotlarının düşüş öncesinde uçaktan ayrıldıklarını belirten Emrayi, pilotların hafif yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını aktardı.  Uçağın türü hakkında bilgi verilmezken, gerekli açıklamaların daha sonra yapılacağı ifade edildi.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ege Denizi&amp;apos;ndeki deprem sonrası eğitime ara</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ege-denizindeki-deprem-sonrasi-egitime-ara</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ege-denizindeki-deprem-sonrasi-egitime-ara</guid>
<description><![CDATA[ Ege Denizi&#039;nde dün akşam meydana gelen depremin ardından Midilli Adası&#039;nda yollarda oluşan heyelan nedeniyle üç köyde eğitime bir gün ara verildiği bildirildi.Yunan Devlet Televizyonu ERT&#039;nin haberine göre, dün gece Ege Denizi&#039;nde yerel saatle 22.38&#039;de 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.  Depremin ardından Midilli Adası&#039;nda heyelan nedeniyle bazı yollar kapandı.  Ada&#039;daki 3 köyde tedbir amacıyla eğitime bir gün ara verildi.  Söz konusu deprem Çanakkale, İzmir, Ayvalık, Sakız Adası ve Trakya&#039;da da hissedilmişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2wvl_8P4LEWQLe_awsG_tA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ege, Denizindeki, deprem, sonrası, eğitime, ara</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/2wvl_8P4LEWQLe_awsG_tA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Ege Denizi'ndeki deprem sonrası eğitime ara"><p>Ege Denizi'nde dün akşam meydana gelen depremin ardından Midilli Adası'nda yollarda oluşan heyelan nedeniyle üç köyde eğitime bir gün ara verildiği bildirildi.</p>Yunan Devlet Televizyonu ERT'nin haberine göre, dün gece Ege Denizi'nde yerel saatle 22.38'de 5,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi.  Depremin ardından Midilli Adası'nda heyelan nedeniyle bazı yollar kapandı.  Ada'daki 3 köyde tedbir amacıyla eğitime bir gün ara verildi.  Söz konusu deprem Çanakkale, İzmir, Ayvalık, Sakız Adası ve Trakya'da da hissedilmişti.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Evlat edindiği çocuğun üstüne oturarak öldürdü: Üvey anneye 6 yıl hapis cezası verildi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/evlat-edindigi-cocugun-ustune-oturarak-oeldurdu-uvey-anneye-6-yil-hapis-cezasi-verildi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/evlat-edindigi-cocugun-ustune-oturarak-oeldurdu-uvey-anneye-6-yil-hapis-cezasi-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Indiana&#039;da yaşayan 49 yaşındaki Jennifer Lee Wilson, 10 yaşındaki üvey oğlu Dakota Stevens&#039;ı ezerek öldürmekten 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, çocuğun daha önce yaşadığı istismarı polise bildirmeye çalışmasının ardından gerçekleşti.ABD&#039;de yaşayan 49 yaşındaki Jennifer Lee Wilson, 10 yaşındaki üvey oğlu Dakota Stevens&#039;ı ezerek öldürdüğü için 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı.  Wilson&#039;ın ifadesine göre, 25 Nisan 2024&#039;te Dakota gün boyunca söz dinlememiş ve ev işlerini yapmayı reddetmişti. Evden kaçan çocuk, birkaç sokak ötede bir kadından polisi aramasını istemiş, ancak Wilson, kadına karışmamasını söyleyerek Dakota&#039;yı zorla eve götürmüştü.Güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler, 154 kilogram ağırlığındaki Wilson&#039;ın sadece 41 kilogram ağırlığındaki Dakota&#039;nın üzerine yatarak onu hareketsiz hale getirdiğini gösterdi. Wilson, çocuğun hareketsizliğini numara olarak değerlendirerek yaklaşık beş dakika boyunca onun üzerinde kaldığını belirtti. Bilinci kapanan Dakota hastaneye kaldırıldı, ancak iki gün sonra hayatını kaybetti. Otopsi raporunda ölüm nedeni olarak beyin şişmesi ve uzun süreli oksijen yoksunluğu belirtildi. Ayrıca çocuğun vücudunda organ hasarı ve iç kanamalar tespit edildi.  Ekim ayında Wilson, taksirle adam öldürme suçunu kabul etti. Mahkeme, Wilson&#039;a verilebilecek en yüksek ceza olan 6 yıl hapis cezası verdi. Olay, koruyucu aile sistemindeki denetim eksikliklerini ve çocuk istismarının trajik sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MclY-jv5gEicM8asmq92fQ.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Evlat, edindiği, çocuğun, üstüne, oturarak, öldürdü:, Üvey, anneye, yıl, hapis, cezası, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MclY-jv5gEicM8asmq92fQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Evlat edindiği çocuğun üstüne oturarak öldürdü: Üvey anneye 6 yıl hapis cezası verildi"><p>Indiana'da yaşayan 49 yaşındaki Jennifer Lee Wilson, 10 yaşındaki üvey oğlu Dakota Stevens'ı ezerek öldürmekten 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, çocuğun daha önce yaşadığı istismarı polise bildirmeye çalışmasının ardından gerçekleşti.</p><p>ABD'de yaşayan 49 yaşındaki Jennifer Lee Wilson, 10 yaşındaki üvey oğlu Dakota Stevens'ı ezerek öldürdüğü için 6 yıl hapis cezasına çarptırıldı.  Wilson'ın ifadesine göre, 25 Nisan 2024'te Dakota gün boyunca söz dinlememiş ve ev işlerini yapmayı reddetmişti. Evden kaçan çocuk, birkaç sokak ötede bir kadından polisi aramasını istemiş, ancak Wilson, kadına karışmamasını söyleyerek Dakota'yı zorla eve götürmüştü.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/WkNWO195MEWOesmQ6TFT3g.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Güvenlik kameralarına yansıyan görüntüler, 154 kilogram ağırlığındaki Wilson'ın sadece 41 kilogram ağırlığındaki Dakota'nın üzerine yatarak onu hareketsiz hale getirdiğini gösterdi. Wilson, çocuğun hareketsizliğini numara olarak değerlendirerek yaklaşık beş dakika boyunca onun üzerinde kaldığını belirtti. <img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4QwvEnH-4ECtzeuL0NgQHg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="">Bilinci kapanan Dakota hastaneye kaldırıldı, ancak iki gün sonra hayatını kaybetti. Otopsi raporunda ölüm nedeni olarak beyin şişmesi ve uzun süreli oksijen yoksunluğu belirtildi. Ayrıca çocuğun vücudunda organ hasarı ve iç kanamalar tespit edildi.  Ekim ayında Wilson, taksirle adam öldürme suçunu kabul etti. Mahkeme, Wilson'a verilebilecek en yüksek ceza olan 6 yıl hapis cezası verdi. Olay, koruyucu aile sistemindeki denetim eksikliklerini ve çocuk istismarının trajik sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uçakta unutulan kedi seyahat tutkunu oldu: 3 uçuşun ardından sahibine kavuştu</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ucakta-unutulan-kedi-seyahat-tutkunu-oldu-3-ucusun-ardindan-sahibine-kavustu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/ucakta-unutulan-kedi-seyahat-tutkunu-oldu-3-ucusun-ardindan-sahibine-kavustu</guid>
<description><![CDATA[ Yeni Zelanda&#039;dan Avustralya&#039;ya taşınan bir aile, uçağın kargo bölümüne teslim ettiği &quot;Mittens&quot; adlı kedilerini teslim uzun bekleyişlerine rağmen alamadılar. Unutulan kedi, 24 saatte iki ülke arasında yaptığı 3 uçuşun sonunda sahiplerine kavuştu.Yeni Zelanda&#039;nın Christchurch kentinden Avustralya&#039;nın Melbourne kentine taşınan bir aile, 8 yaşındaki kedileriyle uçağa bindi.Mittens adlı kedinin sahibi Margo Neas yaptığı açıklamada, Avustralya&#039;ya ulaştıklarında 3 saat beklediklerini fakat kargo bölümündeki kedinin teslim edilmediğini belirtti.Neas, kedinin durumunu sorduklarında, kargo bölümündeki eşyalar nedeniyle Mittens&#039;ın fark edilmediğini ve uçağın Yeni Zelanda&#039;ya döndüğünü öğrendi.Bunun üzerine uçaktaki yetkililer, yanlışlıkla &quot;sıklıkla uçan yolculardan biri&quot; olan kedinin Melbourne&#039;a giden bir sefere alınarak ailesine teslim edilmesi için harekete geçti.Böylece 24 saatte Yeni Zelanda ve Avustralya arasında 3 kez uçak yolculuğu yapan Mittens, sahiplerine teslim edildi.
The Air New Zealand hava yolu şirketi sözcüsü Alisha Armstrong, olay nedeniyle Mittens&#039;ın sahiplerinden özür diledi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/27UyTnps3k6g-ZhAhVjyCw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:47 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uçakta, unutulan, kedi, seyahat, tutkunu, oldu:, uçuşun, ardından, sahibine, kavuştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/27UyTnps3k6g-ZhAhVjyCw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Uçakta unutulan kedi seyahat tutkunu oldu: 3 uçuşun ardından sahibine kavuştu"><p>Yeni Zelanda'dan Avustralya'ya taşınan bir aile, uçağın kargo bölümüne teslim ettiği "Mittens" adlı kedilerini teslim uzun bekleyişlerine rağmen alamadılar. Unutulan kedi, 24 saatte iki ülke arasında yaptığı 3 uçuşun sonunda sahiplerine kavuştu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/P01BEv1qKEK4WhkJ417rzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Yeni Zelanda'nın Christchurch kentinden Avustralya'nın Melbourne kentine taşınan bir aile, 8 yaşındaki kedileriyle uçağa bindi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9fgo_3Hyq0ukfx87C2-i1Q.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Mittens adlı kedinin sahibi Margo Neas yaptığı açıklamada, Avustralya'ya ulaştıklarında 3 saat beklediklerini fakat kargo bölümündeki kedinin teslim edilmediğini belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XOIMzX7JrkyMHmzAkZ6CYw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Neas, kedinin durumunu sorduklarında, kargo bölümündeki eşyalar nedeniyle Mittens'ın fark edilmediğini ve uçağın Yeni Zelanda'ya döndüğünü öğrendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/0JqRiyjImEWvqY-ZgIwRKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bunun üzerine uçaktaki yetkililer, yanlışlıkla "sıklıkla uçan yolculardan biri" olan kedinin Melbourne'a giden bir sefere alınarak ailesine teslim edilmesi için harekete geçti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zBkMn_X_7EmIl6-vV6PVhw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Böylece 24 saatte Yeni Zelanda ve Avustralya arasında 3 kez uçak yolculuğu yapan Mittens, sahiplerine teslim edildi.
The Air New Zealand hava yolu şirketi sözcüsü Alisha Armstrong, olay nedeniyle Mittens'ın sahiplerinden özür diledi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>16 yaşındaki futbolcu hayatını kaybetti</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/16-yasindaki-futbolcu-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/16-yasindaki-futbolcu-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ İskoçya&#039;da yaşayan 16 yaşındaki Orla Taylor, yüksek ateş şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Sepsis teşhisi konan genç kız, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Uzmanlar, sepsisin göz ardı edilen belirtilerine karşı uyarıda bulundu.Genç futbolcu Orla Taylor&#039;ın şikayetleri, yılbaşı gecesi başladı. Solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle grip ve sepsis tanısı konan Taylor, ertesi gün yaşamını yitirdi.Turriff United’da futbolcu olan Orla Taylor&#039;ın ölümü, sevenlerini yasa boğdu. Genç futbolcunun ailesi, kızlarının herhangi bir sağlık sorunu olmadığını, her şeyin bir anda gerçekleştiğini anlattı.Sepsis, vücudun enfeksiyonla savaşırken aşırı kimyasal madde salgılaması sonucu gelişen, hayati tehlike oluşturabilen bir durumdur. Bu kimyasallar, vücudun kendi organlarına zarar vererek şoka, organ yetmezliğine ve ölüme yol açabilir. Sepsisin belirtileri, grip ya da mide rahatsızlıklarıyla karıştırılabilir.Sepsisin erken belirtileri arasında şu semptomlar yer alır:

Konuşma bozukluğu, kafa karışıklığı
Aşırı titreme, kas ağrısı, ateş
Döküntüye baskı yapıldığında solgunlaşmama
Şiddetli nefes darlığı
Birkaç saat boyunca idrar yapamama
Benekli veya soluk ciltÇocuklarda kasılmalar, nöbetler ve bastırıldığında geçmeyen döküntüler görülebilir. Sepsis; yaşlılar, hamileler, küçük çocuklar, kronik rahatsızlıkları olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler için daha tehlikelidir. Sepsis belirtileri fark edilir edilmez acil tıbbi yardım alınmalıdır.Sepsis tedavisi, enfeksiyon kaynağının belirlenmesi, antibiyotiklerle kontrol altına alınması ve vücut fonksiyonlarının desteklenmesi şeklinde ilerler.
Antibiyotikler genellikle intravenöz yolla uygulanır ve hastanın klinik durumu değerlendirildikçe tedavi düzenlenir. Sepsis gelişen hastalarda erken tanı ve hızlı müdahale, yaşam şansını artıran en önemli faktörlerdendir. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ElQ0TD_4ZUG7xqfv3TDk7w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yaşındaki, futbolcu, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ElQ0TD_4ZUG7xqfv3TDk7w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="16 yaşındaki futbolcu hayatını kaybetti"><p>İskoçya'da yaşayan 16 yaşındaki Orla Taylor, yüksek ateş şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Sepsis teşhisi konan genç kız, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Uzmanlar, sepsisin göz ardı edilen belirtilerine karşı uyarıda bulundu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ubY9MBhMt0mmM26s2Uis9g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genç futbolcu Orla Taylor'ın şikayetleri, yılbaşı gecesi başladı. Solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle grip ve sepsis tanısı konan Taylor, ertesi gün yaşamını yitirdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/YPHs7PmeMkqH6pB0PIS5Eg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Turriff United’da futbolcu olan Orla Taylor'ın ölümü, sevenlerini yasa boğdu. Genç futbolcunun ailesi, kızlarının herhangi bir sağlık sorunu olmadığını, her şeyin bir anda gerçekleştiğini anlattı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/PZtwOSHvlECcGg0BmNDM9A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sepsis, vücudun enfeksiyonla savaşırken aşırı kimyasal madde salgılaması sonucu gelişen, hayati tehlike oluşturabilen bir durumdur. Bu kimyasallar, vücudun kendi organlarına zarar vererek şoka, organ yetmezliğine ve ölüme yol açabilir. Sepsisin belirtileri, grip ya da mide rahatsızlıklarıyla karıştırılabilir.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/uSg2_b2DS0i25R02mJc8BQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sepsisin erken belirtileri arasında şu semptomlar yer alır:

Konuşma bozukluğu, kafa karışıklığı
Aşırı titreme, kas ağrısı, ateş
Döküntüye baskı yapıldığında solgunlaşmama
Şiddetli nefes darlığı
Birkaç saat boyunca idrar yapamama
Benekli veya soluk cilt</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Ujs1yVsCbUG4mo91vBy8-g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çocuklarda kasılmalar, nöbetler ve bastırıldığında geçmeyen döküntüler görülebilir. Sepsis; yaşlılar, hamileler, küçük çocuklar, kronik rahatsızlıkları olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler için daha tehlikelidir. Sepsis belirtileri fark edilir edilmez acil tıbbi yardım alınmalıdır.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wnJnhEaxgkyV-N8XMeq22g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Sepsis tedavisi, enfeksiyon kaynağının belirlenmesi, antibiyotiklerle kontrol altına alınması ve vücut fonksiyonlarının desteklenmesi şeklinde ilerler.
Antibiyotikler genellikle intravenöz yolla uygulanır ve hastanın klinik durumu değerlendirildikçe tedavi düzenlenir. Sepsis gelişen hastalarda erken tanı ve hızlı müdahale, yaşam şansını artıran en önemli faktörlerdendir.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail hükümetinde çatlak: &amp;quot;Netanyahu, şimdi sıra sende&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israil-hukumetinde-catlak-netanyahu-simdi-sira-sende</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/israil-hukumetinde-catlak-netanyahu-simdi-sira-sende</guid>
<description><![CDATA[ İsrail hükümetinde kriz gün geçtikçe büyüyor. Kabine içindeki çatlaklar ve bakanlardan gelen hükümeti devirme tehditlerinin gölgesinde, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi istifasını açıkladı. Bu kararın ardından ana muhalefet lideri Yair Lapid, &quot;Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi&#039;yi selamlıyorum. Başbakan Netanyahu ve felaket getiren tüm hükümet şimdi sorumluluk alıp istifa etsin.&quot; açıklamasında bulundu.Gazze&#039;de aylardır çıkmazda olan ateşkes görüşmeleri sonuca vardı ve bölgede silahlar susturuldu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, uzun zamandır öngörülen büyük seçimi yapmak zorunda kaldı:  Hamas&#039;la ateşkes anlaşmasını kabul etmek ya da hükümetini ayakta tutmak...
Kriz hiç gecikmeden patlak verdi ve üç aşırı sağcı bakan ateşkes anlaşması nedeniyle istifa etti.Muhalefet, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ve Gazze’den sorumlu Güney Cephesi Komutanı Yaron Finkelman&#039;ın istifalarını duyurmasının ardından Başbakan Binyamin Netanyahu’yu ve hükümeti de istifaya çağırdı.Ana muhalefetteki Gelecek Var Partisi lider Yair Lapid, X hesabından yaptığı paylaşımda, &quot;Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi&#039;yi selamlıyorum. Başbakan Netanyahu ve felaket getiren tüm hükümet şimdi sorumluluk alıp istifa etsin.” ifadelerini kullandı.Muhalefetteki Evimiz İsrail Partisi Lideri Avigdor Liberman da paylaşımında, Genelkurmay Başkanı Halevi’nin ardından Başbakan Netanyahu ve tüm kabine üyelerinin istifa etmesini istedi.
Liberman paylaşımında, &quot;Genelkurmay Başkanı&#039;nın istifasının ardından Başbakanı ve kabinenin diğer üyelerini sorumluluk almaya ve onu evine kadar takip etmeye çağırıyorum.&quot; ifadesine yer verdi.Demokratlar Partisi Başkanı Yair Golan da &quot;Teşekkürler Herzi. Netanyahu, şimdi sıra sende.&quot; paylaşımıyla Başbakanı istifaya davet etti.Eski İsrail Genelkurmay Başkanı olan Ulusal Birlik partisi lideri Benny Gantz, Genelkurmay Başkanı Halevi&#039;nin hem 7 Ekim felaketine yol açan askeri başarısızlıklardan hem de İsrail ordusunun &quot;başarılı bir şekilde toparlanmasından&quot; sorumlu olduğunu belirtti.
Gantz, &quot;Halevi takdire şayan bir şekilde kamusal sorumluluğunu yerine getiriyor.&quot; ifadesini kullandı.Genelkurmay Balşkanı Halevi, istifa mektubunda Hamas&#039;ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugaylarının 7 Ekim 2023&#039;te Gazze&#039;den düzenlediği saldırı sırasında &quot;kendi komutasındaki İsrail ordusunun vatandaşları koruma görevini yapamadığını, bu feci başarısızlığın sorumluluğunu ilk günden itibaren her gün hissettiğini&quot; belirtti.Gazze ve çevresinden sorumlu Güney Cephesi Komutanı Tümgeneral Yaron Finkelman da Gazze çevresinde yaşayan vatandaşları korumakta başarısız olduğunu belirterek, istifasını sunduğunu duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_nx2DGIT_kmTnHNL40oVhw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, hükümetinde, çatlak:, Netanyahu, şimdi, sıra, sende</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_nx2DGIT_kmTnHNL40oVhw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="İsrail hükümetinde çatlak: " netanyahu s sende><p>İsrail hükümetinde kriz gün geçtikçe büyüyor. Kabine içindeki çatlaklar ve bakanlardan gelen hükümeti devirme tehditlerinin gölgesinde, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi istifasını açıkladı. Bu kararın ardından ana muhalefet lideri Yair Lapid, "Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'yi selamlıyorum. Başbakan Netanyahu ve felaket getiren tüm hükümet şimdi sorumluluk alıp istifa etsin." açıklamasında bulundu.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6uKiWucPqE2Dj3gM9sofdQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze'de aylardır çıkmazda olan ateşkes görüşmeleri sonuca vardı ve bölgede silahlar susturuldu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, uzun zamandır öngörülen büyük seçimi yapmak zorunda kaldı:  Hamas'la ateşkes anlaşmasını kabul etmek ya da hükümetini ayakta tutmak...
Kriz hiç gecikmeden patlak verdi ve üç aşırı sağcı bakan ateşkes anlaşması nedeniyle istifa etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/AsqyfWiNP0a_GZvDCco9wA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Muhalefet, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi ve Gazze’den sorumlu Güney Cephesi Komutanı Yaron Finkelman'ın istifalarını duyurmasının ardından Başbakan Binyamin Netanyahu’yu ve hükümeti de istifaya çağırdı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/K7Ce_XJiZEGxKMTcixJQIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ana muhalefetteki Gelecek Var Partisi lider Yair Lapid, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'yi selamlıyorum. Başbakan Netanyahu ve felaket getiren tüm hükümet şimdi sorumluluk alıp istifa etsin.” ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-n05_oZWCUqoCgvIZ-PTfQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Muhalefetteki Evimiz İsrail Partisi Lideri Avigdor Liberman da paylaşımında, Genelkurmay Başkanı Halevi’nin ardından Başbakan Netanyahu ve tüm kabine üyelerinin istifa etmesini istedi.
Liberman paylaşımında, "Genelkurmay Başkanı'nın istifasının ardından Başbakanı ve kabinenin diğer üyelerini sorumluluk almaya ve onu evine kadar takip etmeye çağırıyorum." ifadesine yer verdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ljvc_SpNqEqJd-MrYQE_bQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Demokratlar Partisi Başkanı Yair Golan da "Teşekkürler Herzi. Netanyahu, şimdi sıra sende." paylaşımıyla Başbakanı istifaya davet etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/a3m0aMD-50C1FTpy-SAA_g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Eski İsrail Genelkurmay Başkanı olan Ulusal Birlik partisi lideri Benny Gantz, Genelkurmay Başkanı Halevi'nin hem 7 Ekim felaketine yol açan askeri başarısızlıklardan hem de İsrail ordusunun "başarılı bir şekilde toparlanmasından" sorumlu olduğunu belirtti.
Gantz, "Halevi takdire şayan bir şekilde kamusal sorumluluğunu yerine getiriyor." ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/TjJr2finOEG9Gov3AYbfxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genelkurmay Balşkanı Halevi, istifa mektubunda Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugaylarının 7 Ekim 2023'te Gazze'den düzenlediği saldırı sırasında "kendi komutasındaki İsrail ordusunun vatandaşları koruma görevini yapamadığını, bu feci başarısızlığın sorumluluğunu ilk günden itibaren her gün hissettiğini" belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/lG47Zo68eUSR04y3J1pjxw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Gazze ve çevresinden sorumlu Güney Cephesi Komutanı Tümgeneral Yaron Finkelman da Gazze çevresinde yaşayan vatandaşları korumakta başarısız olduğunu belirterek, istifasını sunduğunu duyurdu.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;den tarihi yatırım: 500 milyar dolarlık yapay zeka projesi!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdden-tarihi-yatirim-500-milyar-dolarlik-yapay-zeka-projesi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdden-tarihi-yatirim-500-milyar-dolarlik-yapay-zeka-projesi</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, ülkede yapay zeka altyapısı kurmak için “Stargate” adlı ortak bir girişim oluşturulacağını ve özel sektörün 500 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray&#039;da yapay zeka araştırma şirketi OpenAI CEO&#039;su Sam Altman, SoftBank CEO&#039;su Masayoshi Son ve teknoloji şirketi Oracle CEO&#039;su Larry Ellison&#039;un katılımıyla basın toplantısı gerçekleştirdi. Trump, OpenAI, SoftBank ve Oracle şirketlerinin ABD&#039;de yapay zeka altyapısı kurmak için “Stargate” adlı ortak bir girişim oluşturacağını ve en az 500 milyar dolar yatırım yapılacağını duyurdu. 100 BİN KİŞİ İSTİHDAM EDİLECEK Projenin 100 bin kişiye iş imkanı oluşturacağını belirten Trump, ilk odak noktasının enerji altyapısı olacağını ifade etti. Trump, “Bizim yapmak istediğimiz şey bunu bu ülkede tutmak. Çin rakiptir, diğerleri rakiptir. Biz bu ülkede olmak istiyoruz ve bunu mümkün kılıyoruz. Bu şeyleri inşa etmemiz gerekiyor. Yani çok fazla elektrik üretmeleri gerekiyor. İsterlerse kendi tesislerinde bu üretimi kolayca yapmalarını mümkün kılacağız.” ifadelerini kullandı.Şirket yöneticilerinin önümüzdeki 4 yıl içinde Stargate&#039;e 500 milyar dolar yatırım yapması bekleniyor.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jU6KlZAy4kGCweVnOGIRlA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDden, tarihi, yatırım:, 500, milyar, dolarlık, yapay, zeka, projesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/jU6KlZAy4kGCweVnOGIRlA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'den tarihi yatırım: 500 milyar dolarlık yapay zeka projesi!"><p>ABD Başkanı Donald Trump, ülkede yapay zeka altyapısı kurmak için “Stargate” adlı ortak bir girişim oluşturulacağını ve özel sektörün 500 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.</p><p>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da yapay zeka araştırma şirketi OpenAI CEO'su Sam Altman, SoftBank CEO'su Masayoshi Son ve teknoloji şirketi Oracle CEO'su Larry Ellison'un katılımıyla basın toplantısı gerçekleştirdi. </p><p>Trump, OpenAI, SoftBank ve Oracle şirketlerinin ABD'de yapay zeka altyapısı kurmak için “Stargate” adlı ortak bir girişim oluşturacağını ve en az 500 milyar dolar yatırım yapılacağını duyurdu.</p><p> </p><p><strong>100 BİN KİŞİ İSTİHDAM EDİLECEK </strong></p><p>Projenin 100 bin kişiye iş imkanı oluşturacağını belirten Trump, ilk odak noktasının enerji altyapısı olacağını ifade etti. </p><p>Trump, “Bizim yapmak istediğimiz şey bunu bu ülkede tutmak. Çin rakiptir, diğerleri rakiptir. Biz bu ülkede olmak istiyoruz ve bunu mümkün kılıyoruz. Bu şeyleri inşa etmemiz gerekiyor. Yani çok fazla elektrik üretmeleri gerekiyor. İsterlerse kendi tesislerinde bu üretimi kolayca yapmalarını mümkün kılacağız.” ifadelerini kullandı.</p><p>Şirket yöneticilerinin önümüzdeki 4 yıl içinde Stargate'e 500 milyar dolar yatırım yapması bekleniyor. </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;yi dünyaya açan kapı kimin kontrolünde olacak?</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gazzeyi-dunyaya-acan-kapi-kimin-kontrolunde-olacak</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gazzeyi-dunyaya-acan-kapi-kimin-kontrolunde-olacak</guid>
<description><![CDATA[ Şarkul Avsat gazetesi, Mısır ve İsrail istihbaratı arasında yapılan görüşmede, Mısır ile Gazze arasındaki Refah Sınır Kapısı&#039;nın Gazze tarafının Filistin Yönetimi tarafından yönetilmesi konusunda anlaşma sağlandığını aktardı.Arap dünyasının önde gelen günlük gazetelerinden Şarkul Avsat gazetesinin adı açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde Refah Sınır Kapısı&#039;nın geleceğine değinildi.
Habere göre, İsrail İç İstihbarat Teşkilatı Şin Bet Başkanı Ronen Bar, İsrail dış istihbarat servisi Mossad Başkanı David Barnea ve Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Mahmud Reşad arasında bir görüşme gerçekleştirildi.Habere göre bu görüşmede, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas&#039;ın liderliğindeki Filistin Yönetimi&#039;nin, Refah Sınır Kapısı&#039;nın Gazze tarafını Birleşmiş Milletlerin uluslararası gözetimi ve denetimi altında yöneteceği konusunda anlaşmaya varıldı.
Görüşmelerin pazartesi ve salı günleri gerçekleştirildiği belirtildi.Konuya dair bilgi veren kaynak, kilit önemdeki sınır kapısının yeniden açılması için henüz bir tarih belirlenmediğini söyledi.Kaynak ayrıca Gazze ile Mısır arasındaki sınır boyunca uzanan Philadelphi Koridoru konusunda henüz bir anlaşmaya varılmadığını, ancak &quot;görüş ayrılıklarının teknik olduğunu ve çözüleceğini&quot; aktardı.Kaynak, &quot;İsrail koridordan kısmi çekilmeler önerdi, ancak Mısır bu fikri kabul etmedi ve tam bir çekilme ve savaş öncesi duruma geri dönülmesi konusunda ısrar ediyor.&quot; ifadelerini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EtfN9rnHuUWSF_sJpzIBZA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzeyi, dünyaya, açan, kapı, kimin, kontrolünde, olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/EtfN9rnHuUWSF_sJpzIBZA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'yi dünyaya açan kapı kimin kontrolünde olacak?"><p>Şarkul Avsat gazetesi, Mısır ve İsrail istihbaratı arasında yapılan görüşmede, Mısır ile Gazze arasındaki Refah Sınır Kapısı'nın Gazze tarafının Filistin Yönetimi tarafından yönetilmesi konusunda anlaşma sağlandığını aktardı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/fb96VLmddUa3LPVrkYrKJQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Arap dünyasının önde gelen günlük gazetelerinden Şarkul Avsat gazetesinin adı açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberinde Refah Sınır Kapısı'nın geleceğine değinildi.
Habere göre, İsrail İç İstihbarat Teşkilatı Şin Bet Başkanı Ronen Bar, İsrail dış istihbarat servisi Mossad Başkanı David Barnea ve Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Mahmud Reşad arasında bir görüşme gerçekleştirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MPZbjxAv3keLEwlBwSkHsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Habere göre bu görüşmede, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın liderliğindeki Filistin Yönetimi'nin, Refah Sınır Kapısı'nın Gazze tarafını Birleşmiş Milletlerin uluslararası gözetimi ve denetimi altında yöneteceği konusunda anlaşmaya varıldı.
Görüşmelerin pazartesi ve salı günleri gerçekleştirildiği belirtildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/b3NTZcXn2km_dj7bibknRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Konuya dair bilgi veren kaynak, kilit önemdeki sınır kapısının yeniden açılması için henüz bir tarih belirlenmediğini söyledi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/mA2SmaPeBUuiuszrFCISjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaynak ayrıca Gazze ile Mısır arasındaki sınır boyunca uzanan Philadelphi Koridoru konusunda henüz bir anlaşmaya varılmadığını, ancak "görüş ayrılıklarının teknik olduğunu ve çözüleceğini" aktardı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/OlV-uDd7dEC85BgQd7w3fA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kaynak, "İsrail koridordan kısmi çekilmeler önerdi, ancak Mısır bu fikri kabul etmedi ve tam bir çekilme ve savaş öncesi duruma geri dönülmesi konusunda ısrar ediyor." ifadelerini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/1NjrklXVx0Kj4Thc4aSktA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Geçen yüzyılda erkekler kadınlara göre 2 kat fazla uzadı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gecen-yuzyilda-erkekler-kadinlara-goere-2-kat-fazla-uzadi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gecen-yuzyilda-erkekler-kadinlara-goere-2-kat-fazla-uzadi</guid>
<description><![CDATA[ Yeni yayınlanan bir araştırmaya göre, geçen yüzyılda erkeklerin boyu kadınlara göre iki kat daha fazla uzadı. İngiltere merkezli araştırmada çevresel faktörlerin etkisinin erkeklerin büyüme oranını ciddi şekilde etkilediği belirtilirken, kadınların bu zorluklardan daha az etkilendiği belirlendi.İngiltere merkezli The Royal Society Publishing&#039;de yayınlanan araştırmada, dünya genelinde erkek ve kadınların geçen yüzyıldaki boy ve ağırlık değişimleri ele alındı.
Araştırmada, söz konusu değişikliklere ilişkin Dünya Sağlık Örgütü&#039;nden (DSÖ), çeşitli uluslararası kuruluşlardan ve İngiltere&#039;den elde edilen geçen yüzyıla ait veriler incelendi.Geçen yüzyılda erkek ve kadınların boy ve ağırlığında artış görülen araştırmada, erkeklerdeki artışın kadınlarınkine göre 2 kattan fazla olduğu aktarıldı.Araştırmada, yaşam ve eğitim süresi ve gelir durumunun dikkate alındığı İnsani Gelişme Endeksindeki her 0,2&#039;lik artışın, kadınların boyunda yaklaşık 1,68 santimetre ve ağırlıklarında 2,7 kilogram, erkeklerin boyunda yaklaşık 4,03 santimetre ve ağırlıklarında 6,48 kilogramlık yükselişe neden olduğu ortaya kondu.Erkeklerin, kadınlara göre uzun olmalarından dolayı enfeksiyona bağlı hastalık ve besin yetersizliğine karşı daha hassas olabileceğine dikkati çekilen araştırmada, bu nedenle de gelişimlerinin sekteye uğrayabileceğine işaret edildi.Araştırmada, kadınların fiziksel boyutlarındaki gelişimin erkeklere kıyasla çevresel zorluklardan daha az etkilendiği, bu zorlukların çok olduğu şartlarda büyüyen erkeklerin ise &quot;orantısız&quot; şekilde daha küçük olduğunun değerlendirildiği ifade edildi.Bu yüzden çevresel zorlukların az olduğu şartlarda büyüyen erkek ile kadın arasındaki boy ve ağırlık farkının, bu zorlukların çok görüldüğü ortamlardakinden daha fazla olduğu belirtilen araştırmada, çevresel zorluklardan etkilenme oranının kişiden kişiye de değişkenlik gösterebileceğinin altı çizildi. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DL84yzahAEGncHf1_4H4VA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Geçen, yüzyılda, erkekler, kadınlara, göre, kat, fazla, uzadı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DL84yzahAEGncHf1_4H4VA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Geçen yüzyılda erkekler kadınlara göre 2 kat fazla uzadı"><p>Yeni yayınlanan bir araştırmaya göre, geçen yüzyılda erkeklerin boyu kadınlara göre iki kat daha fazla uzadı. İngiltere merkezli araştırmada çevresel faktörlerin etkisinin erkeklerin büyüme oranını ciddi şekilde etkilediği belirtilirken, kadınların bu zorluklardan daha az etkilendiği belirlendi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/DZexL48F7EC3iC16wEbgyA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere merkezli The Royal Society Publishing'de yayınlanan araştırmada, dünya genelinde erkek ve kadınların geçen yüzyıldaki boy ve ağırlık değişimleri ele alındı.
Araştırmada, söz konusu değişikliklere ilişkin Dünya Sağlık Örgütü'nden (DSÖ), çeşitli uluslararası kuruluşlardan ve İngiltere'den elde edilen geçen yüzyıla ait veriler incelendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/hqJ0-8nN5EeN8FRwUy9Umw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Geçen yüzyılda erkek ve kadınların boy ve ağırlığında artış görülen araştırmada, erkeklerdeki artışın kadınlarınkine göre 2 kattan fazla olduğu aktarıldı.Araştırmada, yaşam ve eğitim süresi ve gelir durumunun dikkate alındığı İnsani Gelişme Endeksindeki her 0,2'lik artışın, kadınların boyunda yaklaşık 1,68 santimetre ve ağırlıklarında 2,7 kilogram, erkeklerin boyunda yaklaşık 4,03 santimetre ve ağırlıklarında 6,48 kilogramlık yükselişe neden olduğu ortaya kondu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/v00abKWVxky3YnzNfDhP8A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Erkeklerin, kadınlara göre uzun olmalarından dolayı enfeksiyona bağlı hastalık ve besin yetersizliğine karşı daha hassas olabileceğine dikkati çekilen araştırmada, bu nedenle de gelişimlerinin sekteye uğrayabileceğine işaret edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/oqZJg7aIz0KIbf1OwA-ZzQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Araştırmada, kadınların fiziksel boyutlarındaki gelişimin erkeklere kıyasla çevresel zorluklardan daha az etkilendiği, bu zorlukların çok olduğu şartlarda büyüyen erkeklerin ise "orantısız" şekilde daha küçük olduğunun değerlendirildiği ifade edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/zBcbKnVAlECqqfZSYYN_6w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bu yüzden çevresel zorlukların az olduğu şartlarda büyüyen erkek ile kadın arasındaki boy ve ağırlık farkının, bu zorlukların çok görüldüğü ortamlardakinden daha fazla olduğu belirtilen araştırmada, çevresel zorluklardan etkilenme oranının kişiden kişiye de değişkenlik gösterebileceğinin altı çizildi.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Filistinli mahkum kadın zulmü anlattı: &amp;quot;Başörtümü takmama izin vermediler&amp;quot;</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/filistinli-mahkum-kadin-zulmu-anlatti-basoertumu-takmama-izin-vermediler</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/filistinli-mahkum-kadin-zulmu-anlatti-basoertumu-takmama-izin-vermediler</guid>
<description><![CDATA[ İsrail ile Hamas arasındaki esir takası kapsamında serbest bırakılan 90 Filistinliden biri olan Büşra et-Tavil, İsrail askerlerinin düzenlediği baskın ve gözaltı sırasında başörtüsünü takmasına izin verilmediğini ve 14 saat boyunca bu şekilde bekletildiğini anlattı. İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğu aktarıldı.Ateşkes ve esir takası kapsamında serbest bırakılan 90 Filistinliden biri olan Büşra et-Tavil, İsrail zulmünü anlattı. 
Gözaltına alındığı gün arkadaşının evinde olduğunu belirten Tavil, şöyle konuştu:
&quot;İsrail güçleri, arkadaşımın evini altüst ettiler, eşyalarını tahrip ettiler. Başörtümü takmama izin vermediler. Zorla evden çıkarıldım, 14 saat örtüm olmadan gözaltında tutuldum. Hayatım boyunca karşı karşıya kaldığım en zor durumdu diyebilirim. Yaşadığım en zor anlardı.&quot;İsrailli istihbarat subayının, &quot;O evi yıllarca tamir etmeye çalışacaksın, ömrünün sonuna kadar arkadaşına borçlu kalacaksın.&quot; diyerek kendisiyle alay ettiğini anlatan Filistinli kadın, şunları söyledi:
&quot;Ben de Filistinliler arasındaki dayanışmanın ne denli güçlü olduğunu dile getirdim. &#039;Biz savaş halindeyiz, herkes bir şekilde bedel ödüyor. Bizde kimsenin kimseye borcu olmaz. Arkadaşım benden bir şey talep etmeyecek&#039; dedim.&quot;Genç kaıdn, sosyal medya hesaplarında hiçbir şey paylaşmadığı halde bu bahane edilerek yaklaşık 10 ay önce suçsuz yere gözaltına alındığını aktardı.
Tavil, gözaltı sürecinin ardından, İsrail’in işgal ettiği topraklardaki Filistinlileri hiçbir suçlama yöneltilmeksizin tutuklaması anlamına gelen &quot;idari tutukluluk&quot; kapsamında cezaevine gönderildiğini kaydetti.İsrail&#039;in &quot;idari tutukluluk&quot; uygulamasıyla Filistinliler, haklarındaki suçlamayı öğrenemeden ve kendilerini savunma hakkından mahrum şekilde 6 aya kadar hapse atılabiliyor.
Bu süreden sonra askeri mahkemeye sevk edilen ancak suçlamalardan habersiz bir Filistinlinin tutukluluk süresi 5 yıla kadar defalarca uzatılabiliyor.İsrail güçlerinden baskı ve işkence gördüğünü aktaran Tavil, İsrail ordusunun 7 Ekim 2023&#039;te başlattığı Gazze saldırılarının ardından Filistinlilere yönelik kin ve intikamın, cezaevlerindeki ihlallerin daha da arttığını vurguladı.Tavil, &quot;İsrail 7 Ekim&#039;den sonra öyle sert bir kampanya başlattı ki; gazeteci, insan hakları savunucusu ve eski tutuklulardan kim varsa gözaltına alındı. Hatta Gazze&#039;deki kadın, çocuk ve yaşlılar için sadece dua eden, görüşünü ortaya koyan, soykırıma karşı çıkan herkesi içeri aldı.&quot; diye konuştu.Filistinli kadın, cezaevinde çok zor günler geçirdiklerini, en temel haklardan dahi mahrum bırakıldıklarını, verilen yemeklerin ise son derece sağlıksız ve kötü olduğunu söyledi.
Tavil, &quot;Yemekler bir insanın önüne konulamayacak kadar kötüydü. Sadece hayatta kalmak için yiyip içiyorduk. Çorba ise içinden böceklerin çıktığı bir sudan ibaretti. Esirler açlık, yetersiz beslenme nedeniyle kilo kaybetti. Ayrıca ciddi derecede ilaç sıkıntısı vardı.&quot; ifadesini kullandı.Daha önce birçok kez İsrail hapishanelerine girip çıktığını aktaran, Tavil şunları söyledi:
&quot;Şartlar hiç olmadığı kadar sert ve acımasızdı. Çok ağır şekilde darbedildim. Bu denli bir eziyete uğrayacağımı düşünmüyordum. Hiç ummadığım kadar büyük bir işkence gördüm. Olan bitenlerden tamamen habersizdik. Ne televizyon ne radyo vardı. Ziyaretler engellendi. Elimizde ne varsa aldılar. Hapishane, canlıların kaldığı bir mezarlıktı.&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pRSoFuAtukKwb7-oG2hkxg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Filistinli, mahkum, kadın, zulmü, anlattı:, Başörtümü, takmama, izin, vermediler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pRSoFuAtukKwb7-oG2hkxg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Filistinli mahkum kadın zulmü anlattı: " ba takmama izin vermediler><p>İsrail ile Hamas arasındaki esir takası kapsamında serbest bırakılan 90 Filistinliden biri olan Büşra et-Tavil, İsrail askerlerinin düzenlediği baskın ve gözaltı sırasında başörtüsünü takmasına izin verilmediğini ve 14 saat boyunca bu şekilde bekletildiğini anlattı. İsrail hapishanelerinde Filistinli kadınların şartlarının son derce kötü olduğu aktarıldı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/-lfCGFonsUqFJQwHx3V4hA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ateşkes ve esir takası kapsamında serbest bırakılan 90 Filistinliden biri olan Büşra et-Tavil, İsrail zulmünü anlattı. 
Gözaltına alındığı gün arkadaşının evinde olduğunu belirten Tavil, şöyle konuştu:
"İsrail güçleri, arkadaşımın evini altüst ettiler, eşyalarını tahrip ettiler. Başörtümü takmama izin vermediler. Zorla evden çıkarıldım, 14 saat örtüm olmadan gözaltında tutuldum. Hayatım boyunca karşı karşıya kaldığım en zor durumdu diyebilirim. Yaşadığım en zor anlardı."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kgfPAYZTD0qRdc79liMmvQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrailli istihbarat subayının, "O evi yıllarca tamir etmeye çalışacaksın, ömrünün sonuna kadar arkadaşına borçlu kalacaksın." diyerek kendisiyle alay ettiğini anlatan Filistinli kadın, şunları söyledi:
"Ben de Filistinliler arasındaki dayanışmanın ne denli güçlü olduğunu dile getirdim. 'Biz savaş halindeyiz, herkes bir şekilde bedel ödüyor. Bizde kimsenin kimseye borcu olmaz. Arkadaşım benden bir şey talep etmeyecek' dedim."</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/MYuW1nn53EyiWwyzHjnkLg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Genç kaıdn, sosyal medya hesaplarında hiçbir şey paylaşmadığı halde bu bahane edilerek yaklaşık 10 ay önce suçsuz yere gözaltına alındığını aktardı.
Tavil, gözaltı sürecinin ardından, İsrail’in işgal ettiği topraklardaki Filistinlileri hiçbir suçlama yöneltilmeksizin tutuklaması anlamına gelen "idari tutukluluk" kapsamında cezaevine gönderildiğini kaydetti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GWiSpKWKTEaiQpkZxwYMCg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail'in "idari tutukluluk" uygulamasıyla Filistinliler, haklarındaki suçlamayı öğrenemeden ve kendilerini savunma hakkından mahrum şekilde 6 aya kadar hapse atılabiliyor.
Bu süreden sonra askeri mahkemeye sevk edilen ancak suçlamalardan habersiz bir Filistinlinin tutukluluk süresi 5 yıla kadar defalarca uzatılabiliyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_wk3iukkPk6NUhK-I4rR6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İsrail güçlerinden baskı ve işkence gördüğünü aktaran Tavil, İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'te başlattığı Gazze saldırılarının ardından Filistinlilere yönelik kin ve intikamın, cezaevlerindeki ihlallerin daha da arttığını vurguladı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8G0RwsvEQUOkoUswr2oOdg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tavil, "İsrail 7 Ekim'den sonra öyle sert bir kampanya başlattı ki; gazeteci, insan hakları savunucusu ve eski tutuklulardan kim varsa gözaltına alındı. Hatta Gazze'deki kadın, çocuk ve yaşlılar için sadece dua eden, görüşünü ortaya koyan, soykırıma karşı çıkan herkesi içeri aldı." diye konuştu.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/E07x8FZa906wNLulDZ7m8A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Filistinli kadın, cezaevinde çok zor günler geçirdiklerini, en temel haklardan dahi mahrum bırakıldıklarını, verilen yemeklerin ise son derece sağlıksız ve kötü olduğunu söyledi.
Tavil, "Yemekler bir insanın önüne konulamayacak kadar kötüydü. Sadece hayatta kalmak için yiyip içiyorduk. Çorba ise içinden böceklerin çıktığı bir sudan ibaretti. Esirler açlık, yetersiz beslenme nedeniyle kilo kaybetti. Ayrıca ciddi derecede ilaç sıkıntısı vardı." ifadesini kullandı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/t1f7DcQGaESsqqsbPvMMuA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Daha önce birçok kez İsrail hapishanelerine girip çıktığını aktaran, Tavil şunları söyledi:
"Şartlar hiç olmadığı kadar sert ve acımasızdı. Çok ağır şekilde darbedildim. Bu denli bir eziyete uğrayacağımı düşünmüyordum. Hiç ummadığım kadar büyük bir işkence gördüm. Olan bitenlerden tamamen habersizdik. Ne televizyon ne radyo vardı. Ziyaretler engellendi. Elimizde ne varsa aldılar. Hapishane, canlıların kaldığı bir mezarlıktı."</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan dikkat çeken karar: Dark Web ile bağlantılı ismi affetti</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-dikkat-ceken-karar-dark-web-ile-baglantili-ismi-affetti</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-dikkat-ceken-karar-dark-web-ile-baglantili-ismi-affetti</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Karanlık Ağ&#039;da (Dark Web) Bitcoin ile yasa dışı ürünlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformu Silk Road&#039;un kurucusu Ross Ulbricht&#039;i affetti. Trump, seçim kampanyası sırasında 2013 yılında gözaltına alınan ve 2015&#039;te müebbet hapis cezasına çarptırılan 40 yaşındaki Ulbricht&#039;i özgürlüğüne kavuşturma vaadinde bulunmuştu. Ulbricht&#039;in platform üzerinden  2 yıl boyunca 214 milyon değerinde uyuşturucu ve diğer yasadışı ürünlerin ticaretini yaptığı ortaya çıkmıştı.ABD&#039;de Joe Biden&#039;dan başkanlık görevini devralan Donald Trump, dikkat çeken kararlar almaya devam ediyor. Trump, Dark Web&#039;de Bitcoin ile uyuşturucu gibi yasa dışı ürünlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformu Silk Road&#039;un kurucusu Ross Ulbricht&#039;i affettiğini duyurdu.ABD Başkanı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, &quot;Ross William Ulbricht&#039;in annesini arayarak oğlunun, tam ve şartsız affını imzalamaktan mutluluk duyduğumu söyledim. Onu mahkum etmek için çalışan pislikler, bana karşı modern dönemde hükümetin silah haline getirilmesinde rol oynayan bazı akıl hastalarıyla aynı kişilerdi. Ross&#039;a 2 müebbet hapis, artı 40 yıl ceza verilmişti. Bu, akılalmaz bir şey” ifadesini kullandı.Donald Trump, seçim kampanyası sırasında 2013 yılında gözaltına alınan ve 2015&#039;te müebbet hapis cezasına çarptırılan 40 yaşındaki Ross Ulbricht&#039;i özgürlüğüne kavuşturma vaadinde bulunmuştu.MİLYONLARCA DOLARLIK SATIŞ YAPILDI  Manhattan&#039;daki bir mahkemede jüri, Ulbricht&#039;i internet üzerinden uyuşturucu kaçakçılığı, bilgisayar korsanlığı ve kara para aklamaktan suçlu bulmuştu.  Savcılar, “küresel karaborsa pazarı” olarak nitelendirilen platform üzerinden 2 yıl boyunca 214 milyon değerinde uyuşturucu ve diğer yasadışı ürünlerin ticaretinin yapıldığını belirtmişti.  En az 100 bin kişinin kullandığı platformdan satın alınan uyuşturucular nedeniyle can kayıplarının yaşandığını öne sürülmüştü.  KİMLİKLERİNİ GİZLEMEK İÇİN BITCOIN KULLANDILAR  Silk Road&#039;da kullanıcıların kimliklerinin ve konumlarının gizlenebilmesi için Bitcoin ile ödeme yapılıyordu.  O dönemde &quot;Dread Pirate Roberts&quot; takma adını kullanan Ulbricht, platform için tehdit oluşturan birkaç kişinin öldürülmesine azmettirmekle suçlanmış ancak herhangi bir cinayetin işlendiğine yönelik hiçbir kanıt bulunamamıştı.  Ulbricht, çıkarıldığı mahkemede &quot;serbest piyasa sitesi&quot; olarak nitelendirdiği Silk Road&#039;u kurduğunu kabul etmiş ancak daha sonra web sitesini başkalarına devrettiğini belirtmişti.  Silk Road platformu, Bitcoin&#039;in bir ödeme aracı olarak kullanılmasıyla kripto paranın ün kazanmasına katkı sağlamıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UJaY2cMqNEyYrm10zNLafw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, dikkat, çeken, karar:, Dark, Web, ile, bağlantılı, ismi, affetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UJaY2cMqNEyYrm10zNLafw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan dikkat çeken karar: Dark Web ile bağlantılı ismi affetti"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Karanlık Ağ'da (Dark Web) Bitcoin ile yasa dışı ürünlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformu Silk Road'un kurucusu Ross Ulbricht'i affetti. Trump, seçim kampanyası sırasında 2013 yılında gözaltına alınan ve 2015'te müebbet hapis cezasına çarptırılan 40 yaşındaki Ulbricht'i özgürlüğüne kavuşturma vaadinde bulunmuştu. Ulbricht'in platform üzerinden  2 yıl boyunca 214 milyon değerinde uyuşturucu ve diğer yasadışı ürünlerin ticaretini yaptığı ortaya çıkmıştı.</p><p>ABD'de Joe Biden'dan başkanlık görevini devralan Donald Trump, dikkat çeken kararlar almaya devam ediyor. </p><p>Trump, Dark Web'de Bitcoin ile uyuşturucu gibi yasa dışı ürünlerin satışının yapıldığı e-ticaret platformu Silk Road'un kurucusu Ross Ulbricht'i affettiğini duyurdu.</p><p>ABD Başkanı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Ross William Ulbricht'in annesini arayarak oğlunun, tam ve şartsız affını imzalamaktan mutluluk duyduğumu söyledim. Onu mahkum etmek için çalışan pislikler, bana karşı modern dönemde hükümetin silah haline getirilmesinde rol oynayan bazı akıl hastalarıyla aynı kişilerdi. Ross'a 2 müebbet hapis, artı 40 yıl ceza verilmişti. Bu, akılalmaz bir şey” ifadesini kullandı.</p><p>Donald Trump, seçim kampanyası sırasında 2013 yılında gözaltına alınan ve 2015'te müebbet hapis cezasına çarptırılan 40 yaşındaki Ross Ulbricht'i özgürlüğüne kavuşturma vaadinde bulunmuştu.</p><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/9pTwqnOT2UyEYc7AsXahuQ.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" alt="Silk Road kurucusu Ross Ulbricht."><strong>MİLYONLARCA DOLARLIK SATIŞ YAPILDI</strong>  Manhattan'daki bir mahkemede jüri, Ulbricht'i internet üzerinden uyuşturucu kaçakçılığı, bilgisayar korsanlığı ve kara para aklamaktan suçlu bulmuştu.  Savcılar, “küresel karaborsa pazarı” olarak nitelendirilen platform üzerinden 2 yıl boyunca 214 milyon değerinde uyuşturucu ve diğer yasadışı ürünlerin ticaretinin yapıldığını belirtmişti.  En az 100 bin kişinin kullandığı platformdan satın alınan uyuşturucular nedeniyle can kayıplarının yaşandığını öne sürülmüştü.  <strong>KİMLİKLERİNİ GİZLEMEK İÇİN BITCOIN KULLANDILAR</strong>  Silk Road'da kullanıcıların kimliklerinin ve konumlarının gizlenebilmesi için Bitcoin ile ödeme yapılıyordu.  O dönemde "Dread Pirate Roberts" takma adını kullanan Ulbricht, platform için tehdit oluşturan birkaç kişinin öldürülmesine azmettirmekle suçlanmış ancak herhangi bir cinayetin işlendiğine yönelik hiçbir kanıt bulunamamıştı.  Ulbricht, çıkarıldığı mahkemede "serbest piyasa sitesi" olarak nitelendirdiği Silk Road'u kurduğunu kabul etmiş ancak daha sonra web sitesini başkalarına devrettiğini belirtmişti.  Silk Road platformu, Bitcoin'in bir ödeme aracı olarak kullanılmasıyla kripto paranın ün kazanmasına katkı sağlamıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;yi yine soğuklar vurdu: Kar bile yağmıyordu, fırtına uyarıları verildi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdyi-yine-soguklar-vurdu-kar-bile-yagmiyordu-firtina-uyarilari-verildi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/abdyi-yine-soguklar-vurdu-kar-bile-yagmiyordu-firtina-uyarilari-verildi</guid>
<description><![CDATA[ ABD’de etkili olan kar fırtınası ve şiddetli soğuk nedeniyle en az 4 kişi hayatını kaybetti. Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS) tarafından dün yapılan açıklamada, kar yağışının çok nadir görüldüğü Körfez Kıyısı&#039;nda tarihi bir yağış görüleceği aktarıldı. Ülkenin güneyinde bulunan Louisiana&#039;da ise ilk kez kar fırtınası uyarısı verildi. Teksas&#039;ta otoyollar ve havaalanları kapandı. Salı günü 2 bin 200&#039;den fazla uçuş iptal edildi, 3 bin uçuş ise  ertelendi.ABD&#039;nin güneyindeki bazı bölgelerde nadir görülen bir kar fırtınası dondurucu soğuğu beraberinde getirdi.
Teksas&#039;ta otoyollar ve havaalanları kapandı. Louisiana&#039;da ise ilk kez kar fırtınası uyarısı verildi.
En şiddetli kar yağışının görüldüğü Louisiana&#039;nın Rayne şehrinde kar kalınlığı 25 santimetreye ulaştı.Şu ana kadar dört kişinin soğuktan öldüğü düşünülüyor; Teksas&#039;taki yetkililer iki vakayı soğukla ​​ilgili olarak araştırırken, Georgia ve Milwaukee&#039;de ise hipotermiden kaynaklanan iki ölüm bildirildi.Ülkenin kuzeyinde, New York eyaletinin bazı bölgeleri, 45 santimetreye kadar kar beklenen başka bir fırtınanın etkisi altına girdi.Çevrimiçi takip sitesi Flight Aware&#039;e göre, ABD içinde salı günü 2 bin 200&#039;den fazla uçuş iptal edildi, 3 bin uçuş da ertelendi.Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS), kar yağışının bile nadir görüldüğü Körfez Kıyısı&#039;nda tarihi bir kar yağışı görüleceğini aktardı.
Yoğun kar yağışı beklentisi açıklanırken, bölge sakinlerine mümkünse seyahat etmekten kaçınmaları tavsiye edildi.New York Valisi Kathy Hochul, pazartesi günü yaptığı açıklamada, batı New York&#039;taki bazı ilçelerde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu. İlçelerin çoğu kar ve aşırı soğukla ​​karşı karşıya.Kanada&#039;nın bazı bölgeleri de özellikle dondurucu kış havasıyla karşı karşıya kaldı, Ontario ve Quebec eyaletlerinde aşırı soğuk uyarıları verildi.
Rüzgarın etkisiyle sıcaklıkların bazı bölgelerde -50 dereceye kadar düşmesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FsMSxXwcfEeQg9k6ZMWWmw.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:45 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDyi, yine, soğuklar, vurdu:, Kar, bile, yağmıyordu, fırtına, uyarıları, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/FsMSxXwcfEeQg9k6ZMWWmw.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="ABD'yi yine soğuklar vurdu: Kar bile yağmıyordu, fırtına uyarıları verildi"><p>ABD’de etkili olan kar fırtınası ve şiddetli soğuk nedeniyle en az 4 kişi hayatını kaybetti. Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS) tarafından dün yapılan açıklamada, kar yağışının çok nadir görüldüğü Körfez Kıyısı'nda tarihi bir yağış görüleceği aktarıldı. Ülkenin güneyinde bulunan Louisiana'da ise ilk kez kar fırtınası uyarısı verildi. Teksas'ta otoyollar ve havaalanları kapandı. Salı günü 2 bin 200'den fazla uçuş iptal edildi, 3 bin uçuş ise  ertelendi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/5bLpPGQwkEuAF1RXIybSRg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>ABD'nin güneyindeki bazı bölgelerde nadir görülen bir kar fırtınası dondurucu soğuğu beraberinde getirdi.
Teksas'ta otoyollar ve havaalanları kapandı. Louisiana'da ise ilk kez kar fırtınası uyarısı verildi.
En şiddetli kar yağışının görüldüğü Louisiana'nın Rayne şehrinde kar kalınlığı 25 santimetreye ulaştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/UfLfQWz6VE6qsusiFqAMjA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şu ana kadar dört kişinin soğuktan öldüğü düşünülüyor; Teksas'taki yetkililer iki vakayı soğukla ​​ilgili olarak araştırırken, Georgia ve Milwaukee'de ise hipotermiden kaynaklanan iki ölüm bildirildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Hs-V3sEL_EC0m3GiN5paIw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ülkenin kuzeyinde, New York eyaletinin bazı bölgeleri, 45 santimetreye kadar kar beklenen başka bir fırtınanın etkisi altına girdi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/--eFBms1Pk6qM66dgiQjLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çevrimiçi takip sitesi Flight Aware'e göre, ABD içinde salı günü 2 bin 200'den fazla uçuş iptal edildi, 3 bin uçuş da ertelendi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/y0EKpdmug0q9iW8PdP-oew.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Ulusal Hava Durumu Servisi (NWS), kar yağışının bile nadir görüldüğü Körfez Kıyısı'nda tarihi bir kar yağışı görüleceğini aktardı.
Yoğun kar yağışı beklentisi açıklanırken, bölge sakinlerine mümkünse seyahat etmekten kaçınmaları tavsiye edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/ueapapYdRkut6dT--A-hZg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>New York Valisi Kathy Hochul, pazartesi günü yaptığı açıklamada, batı New York'taki bazı ilçelerde olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu. İlçelerin çoğu kar ve aşırı soğukla ​​karşı karşıya.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/gJI6YrtsOUO82VUZGtta1A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Kanada'nın bazı bölgeleri de özellikle dondurucu kış havasıyla karşı karşıya kaldı, Ontario ve Quebec eyaletlerinde aşırı soğuk uyarıları verildi.
Rüzgarın etkisiyle sıcaklıkların bazı bölgelerde -50 dereceye kadar düşmesi bekleniyor.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kGpym-Nmb0Of1IRXbL1xzg.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Polonya&amp;apos;da madende patlama: 12 kişi yaralandı</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/polonyada-madende-patlama-12-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/polonyada-madende-patlama-12-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ Polonya&#039;nın güneyindeki Knurow-Szczyglowice madeninde gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada 12 madenci yaralandı. Arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.Polonya&#039;nın güneyindeki Knurow-Szczyglowice taş kömürü madeninde metan gazının sıkışması sonucu patlaması meydana geldi. Maden ocağının bağlı olduğu Jastrzebska Spolka Weglowa şirketi tarafından yapılan açıklamada, patlamada ilk belirlemelere göre 12 maden işçisinin yaralandığı bildirildi. Yerin 850 metre altında gerçekleşen patlama sırasında içeride 44 madencinin olduğu aktarıldı. Yaralanan madenciler çevre hastanelerde tedavi altına alınırken, madendeki arama-kurtarma çalışmaları sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kEUaqD7LjUe_FbKwMepK0A.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Polonyada, madende, patlama:, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/kEUaqD7LjUe_FbKwMepK0A.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both&ampv=20250122124840732" class="type:primaryImage" alt="Polonya'da madende patlama: 12 kişi yaralandı"><p>Polonya'nın güneyindeki Knurow-Szczyglowice madeninde gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada 12 madenci yaralandı. Arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.</p><p>Polonya'nın güneyindeki Knurow-Szczyglowice taş kömürü madeninde metan gazının sıkışması sonucu patlaması meydana geldi. </p><p>Maden ocağının bağlı olduğu Jastrzebska Spolka Weglowa şirketi tarafından yapılan açıklamada, patlamada ilk belirlemelere göre 12 maden işçisinin yaralandığı bildirildi. </p><p>Yerin 850 metre altında gerçekleşen patlama sırasında içeride 44 madencinin olduğu aktarıldı. </p><p>Yaralanan madenciler çevre hastanelerde tedavi altına alınırken, madendeki arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Prens Harry&amp;apos;nin altı yıllık hukuk mücadelesi: Ünlü gazete özür diledi!</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/prens-harrynin-alti-yillik-hukuk-mucadelesi-unlu-gazete-oezur-diledi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/prens-harrynin-alti-yillik-hukuk-mucadelesi-unlu-gazete-oezur-diledi</guid>
<description><![CDATA[ İngiliz Kraliyet Ailesi’nden Sussex Dükü Prens Harry’nin özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği iddiasıyla açtığı davada, &quot;The Sun&quot; gazetesinin sahibi News Group Newspapers (NGN) özür diledi. Haberlerin Prens Harry&#039;nin hayatına, arkadaşlık ve aile ilişkilerine zarar verdiğini kabul eden şirket yüklü bir tazminat ödemeyi de kabul etti. Prens Harry, gazete tarafından &quot;telefonunun hacklendiği ve hukuksuz şekilde elde edilen bilgilerin haberlerde kullanıldığı&quot; iddiasıyla 2019&#039;da dava açmıştı.İngiltere Kralı 3. Charles&#039;ın oğlu Prens Harry&#039;nin, dava açtığı The Sun gazetesinin sahibi News Group Newspapers (NGN) özür açıklamasında bulundu.
Prens Harry, gazeteye &quot;telefonlarını dinleyerek özel hayatını ihlal ettiği ve hukuksuz şekilde elde edilen bilgileri haberlerinde kullandığı&quot; iddiasıyla dava açmıştı.MEdya şirketinden yapılan açıklamada, &quot;The Sun&#039;ın 1996-2021 yılları arasında Prens&#039;in özel hayatına yönelik gerçekleştirdiği müdahaleler ve gazete için çalışan özel dedektiflerin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle koşulsuz ve tam biçimde özür diliyoruz.&quot; ifadeleri yer aldı.Şirket, Prens Harry&#039;nin telefonunun hacklendiği, izlendiği ve kişisel bilgilerin kötü amaçlar için kullanıldığını kabul etti.
Açıklamada, &quot;Gençlik yıllarında kendisinin ve merhum annesi Galler Prensesi Diana&#039;nın özel hayatına ilişkin kapsamlı haberlerin ve ciddi müdahalelerin özel hayatına etkisinden dolayı da özür diliyoruz.&quot; ifadeleri de yer aldı.Hukuksuzca yapılan haberlerin Prens Harry&#039;nin hayatına, arkadaşlık ve aile ilişkilerine zarar verdiğini kabul eden şirket ayrıca yüklü bir tazminatı da kabul etti.Prens Harry, &quot;The Sun tarafından telefonunun hacklendiği, hukuksuz şekilde elde edilen bilgilerin haberlerde kullanıldığı&quot; iddiasıyla gazeteye karşı 2019&#039;da dava açmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vZ7eBXIm30CPgExYC_78cA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Prens, Harrynin, altı, yıllık, hukuk, mücadelesi:, Ünlü, gazete, özür, diledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/vZ7eBXIm30CPgExYC_78cA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Prens Harry'nin altı yıllık hukuk mücadelesi: Ünlü gazete özür diledi!"><p>İngiliz Kraliyet Ailesi’nden Sussex Dükü Prens Harry’nin özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği iddiasıyla açtığı davada, "The Sun" gazetesinin sahibi News Group Newspapers (NGN) özür diledi. Haberlerin Prens Harry'nin hayatına, arkadaşlık ve aile ilişkilerine zarar verdiğini kabul eden şirket yüklü bir tazminat ödemeyi de kabul etti. Prens Harry, gazete tarafından "telefonunun hacklendiği ve hukuksuz şekilde elde edilen bilgilerin haberlerde kullanıldığı" iddiasıyla 2019'da dava açmıştı.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bE5-Rr-G_UmxwR_YChHkrw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>İngiltere Kralı 3. Charles'ın oğlu Prens Harry'nin, dava açtığı The Sun gazetesinin sahibi News Group Newspapers (NGN) özür açıklamasında bulundu.
Prens Harry, gazeteye "telefonlarını dinleyerek özel hayatını ihlal ettiği ve hukuksuz şekilde elde edilen bilgileri haberlerinde kullandığı" iddiasıyla dava açmıştı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/icI7mSdBLkuf8HiY51ncKw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>MEdya şirketinden yapılan açıklamada, "The Sun'ın 1996-2021 yılları arasında Prens'in özel hayatına yönelik gerçekleştirdiği müdahaleler ve gazete için çalışan özel dedektiflerin hukuka aykırı eylemleri nedeniyle koşulsuz ve tam biçimde özür diliyoruz." ifadeleri yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bc47cxwIgU-ytf-Gb8KT6A.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Şirket, Prens Harry'nin telefonunun hacklendiği, izlendiği ve kişisel bilgilerin kötü amaçlar için kullanıldığını kabul etti.
Açıklamada, "Gençlik yıllarında kendisinin ve merhum annesi Galler Prensesi Diana'nın özel hayatına ilişkin kapsamlı haberlerin ve ciddi müdahalelerin özel hayatına etkisinden dolayı da özür diliyoruz." ifadeleri de yer aldı.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/e2Ef-TRq_kyIUtjqtotGmA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hukuksuzca yapılan haberlerin Prens Harry'nin hayatına, arkadaşlık ve aile ilişkilerine zarar verdiğini kabul eden şirket ayrıca yüklü bir tazminatı da kabul etti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/toFvAQfcIkGoa1VMyLfYww.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Prens Harry, "The Sun tarafından telefonunun hacklendiği, hukuksuz şekilde elde edilen bilgilerin haberlerde kullanıldığı" iddiasıyla gazeteye karşı 2019'da dava açmıştı.</figcaption></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tayland’da hava kirliliği: 103 okulda eğitime ara verildi</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/taylandda-hava-kirliligi-103-okulda-egitime-ara-verildi</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/taylandda-hava-kirliligi-103-okulda-egitime-ara-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Tayland’da hava kirliliğinin tehlikeli seviyelere yükselmesi nedeniyle 103 okulda eğitime ara verildi.Tayland’da hava kirliliği seviyesi, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından tavsiye edilen seviyeden 20 kat daha yüksek ölçüldü.Bangkok Metropolitan İdaresi’ne (BMA) bağlı 103 okulda 1 ve 5 gün arasında değişen sürelerde derslere ara verildi.BMA Valisi Chadchart Sittipunt, okul müdürlerine bölgelerindeki hava kalitesinin öğrenciler için risk oluşturup oluşturmadığına ilişkin karar verme yetkisi tanıdığını belirtti.Hava kirliliği nedeniyle halka maske takmaları ve açık hava aktivitelerinden kaçınmaları tavsiye edildi.Çalışanlara ve işletmelere cuma gününe kadar evden çalışma çağrısı yapılırken, kamyonların yarın gece yarısından itibaren başkent Bangkok’un belirli bölgelerine girmesi yasaklanacak. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6k4FNLqgaEeCCTcTs4ZhCg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tayland’da, hava, kirliliği:, 103, okulda, eğitime, ara, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6k4FNLqgaEeCCTcTs4ZhCg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Tayland’da hava kirliliği: 103 okulda eğitime ara verildi"><p>Tayland’da hava kirliliğinin tehlikeli seviyelere yükselmesi nedeniyle 103 okulda eğitime ara verildi.</p><section class="type:slideshow"><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/IyuAyhPNukeqTm84zl-YsQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Tayland’da hava kirliliği seviyesi, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından tavsiye edilen seviyeden 20 kat daha yüksek ölçüldü.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/4ZYw2i_Z5k2RTEPo2bRFhA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Bangkok Metropolitan İdaresi’ne (BMA) bağlı 103 okulda 1 ve 5 gün arasında değişen sürelerde derslere ara verildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/6lPtfmTHuEeHgE2yv_tmkQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>BMA Valisi Chadchart Sittipunt, okul müdürlerine bölgelerindeki hava kalitesinin öğrenciler için risk oluşturup oluşturmadığına ilişkin karar verme yetkisi tanıdığını belirtti.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/dxiy1XqLn0Wz0gVGa9Cdiw.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Hava kirliliği nedeniyle halka maske takmaları ve açık hava aktivitelerinden kaçınmaları tavsiye edildi.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/i3v9PWuIB0eaJ8RNPp7LRQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"><figcaption>Çalışanlara ve işletmelere cuma gününe kadar evden çalışma çağrısı yapılırken, kamyonların yarın gece yarısından itibaren başkent Bangkok’un belirli bölgelerine girmesi yasaklanacak.</figcaption></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/eL9unYxMlEaOc5ca5d7_4g.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/XUhPwaGex0WBSFyxx4Kl8w.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/pUb16Qyq40Kv2T00v4F2zQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/8kCvHU9lS0Om9eM0WF6jLA.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure><figure><img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Vll-cb8PXUeFGIvWnR90mQ.jpg?width=1200&mode=crop&scale=both" width="1200"></figure></section>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka tarihi yeniden yazılıyor: İlk sohbet botu 60 yıl sonra geri döndü</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yapay-zeka-tarihi-yeniden-yaziliyor-ilk-sohbet-botu-60-yil-sonra-geri-doendu</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/yapay-zeka-tarihi-yeniden-yaziliyor-ilk-sohbet-botu-60-yil-sonra-geri-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Yapay zekanın temellerini atan sohbet botu ELIZA, orijinal kodlarının bulunmasıyla 60 yıl sonra yeniden hayata döndü. Modern yapay zekadan farklı olarak &quot;dinleme&quot; odaklı tasarlanan ELIZA, bilim dünyasına ilham vermeye devam ediyor.1960&#039;ların efsanevi sohbet botu ELIZA, 60 yıl aradan sonra yeniden hayat buldu. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü&#039;nden (MIT) Joseph Weizenbaum tarafından geliştirilen ve yapay zeka tarihinin mihenk taşlarından biri olarak kabul edilen ELIZA, Stanford Üniversitesi ve MIT araştırmacılarının çalışmalarıyla yeniden kodlandı.  ELIZA, adını George Bernard Shaw&#039;un ünlü tiyatro oyunu Pygmalion&#039;daki Eliza Doolittle karakterinden alıyordu. Basit bir yapıya sahip olmasına rağmen, kullanıcılarla sınırlı bir sohbet gerçekleştirebiliyordu. Özellikle &quot;terapist&quot; modu, kullanıcıların duygusal ifadelerini daha derinlemesine keşfetmelerine olanak tanıyordu. Örneğin, &quot;Bütün erkekler aynı&quot; diyen bir kullanıcıya ELIZA, &quot;Hangi açıdan?&quot; diye sorarak sohbeti devam ettiriyordu.KAYBOLAN KODLAR BULUNDU Weizenbaum’un, artık kullanılmayan bir programlama diliyle yazdığı orijinal ELIZA kodu, uzun süre kayıp sanılmıştı. Ancak 2021&#039;de Stanford Üniversitesi’nden Jeff Shrager ve MIT arşivcisi Myles Crowley, Weizenbaum’un kişisel arşivlerinde kodun tamamını bulmayı başardı. Shrager ve ekibi, kodu yeniden düzenleyerek ELIZA&#039;yı hayata döndürdü.  Shrager, bu projeyi, &quot;erken dönem yapay zekanın nasıl şekillendiğini anlamak için eşsiz bir fırsat&quot; olarak nitelendiriyor. &quot;Bilgisayar bilimcilerinin kodlarına sahip olmak, onların düşünce süreçlerinin bir kaydına sahip olmak gibidir&quot; diyen Shrager, ELIZA’nın yapay zeka tarihindeki önemini vurguluyor.  MODERN VE ESKİ BİRLEŞİYOR Geri döndürülen ELIZA, orijinal versiyonuna sadık kalarak tasarlandı. Araştırmacılar, orijinal kodda yer alan ve sayılarla ilgili bir hata nedeniyle programın çökmesine neden olan sorunu düzeltmemeyi tercih etti. Shrager, bu kararı, &quot;Mona Lisa’daki bir fırça darbesini düzeltmeye benzer&quot; diyerek açıkladı.  Yeni ELIZA, eski koduyla neredeyse aynı yanıtları verirken, modern yapay zeka araçlarının aksine kullanıcıların ifadelerini derinlemesine keşfetmelerine odaklanıyor. Shrager, ELIZA’nın en önemli özelliğini, &quot;dinlemek&quot; olarak tanımlıyor. Bugünün sohbet botları cümleleri tamamlamaya çalışırken, ELIZA, kullanıcıların konuşmayı sürdürmesine olanak tanıyordu. Hakem değerlendirmesinden geçmemiş olan bu çalışma, arXiv platformunda yayımlandı. ELIZA’nın yeniden hayata döndürülmesi, günümüz yapay zeka sistemlerine kıyasla daha az hatalı ve tarafsız bir yapı sergileyen eski teknolojilere duyulan ilgiyi artırabilir.  Weizenbaum’un 60 yıl önce insan-bilgisayar etkileşiminde açtığı yol, bugün yapay zekanın geldiği noktayı daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. ELIZA, dinleme odaklı yapısıyla modern sohbet botlarına ilham kaynağı olmaya devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_DtBUcjRJE2ampjm9CQO-w.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:44 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, tarihi, yeniden, yazılıyor:, İlk, sohbet, botu, yıl, sonra, geri, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_DtBUcjRJE2ampjm9CQO-w.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Yapay zeka tarihi yeniden yazılıyor: İlk sohbet botu 60 yıl sonra geri döndü"><p>Yapay zekanın temellerini atan sohbet botu ELIZA, orijinal kodlarının bulunmasıyla 60 yıl sonra yeniden hayata döndü. Modern yapay zekadan farklı olarak "dinleme" odaklı tasarlanan ELIZA, bilim dünyasına ilham vermeye devam ediyor.</p><p>1960'ların efsanevi sohbet botu ELIZA, 60 yıl aradan sonra yeniden hayat buldu. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden (MIT) Joseph Weizenbaum tarafından geliştirilen ve yapay zeka tarihinin mihenk taşlarından biri olarak kabul edilen ELIZA, Stanford Üniversitesi ve MIT araştırmacılarının çalışmalarıyla yeniden kodlandı.  ELIZA, adını George Bernard Shaw'un ünlü tiyatro oyunu Pygmalion'daki Eliza Doolittle karakterinden alıyordu. Basit bir yapıya sahip olmasına rağmen, kullanıcılarla sınırlı bir sohbet gerçekleştirebiliyordu. Özellikle "terapist" modu, kullanıcıların duygusal ifadelerini daha derinlemesine keşfetmelerine olanak tanıyordu. Örneğin, "Bütün erkekler aynı" diyen bir kullanıcıya ELIZA, "Hangi açıdan?" diye sorarak sohbeti devam ettiriyordu.</p><p><strong>KAYBOLAN KODLAR BULUNDU </strong></p><p>Weizenbaum’un, artık kullanılmayan bir programlama diliyle yazdığı orijinal ELIZA kodu, uzun süre kayıp sanılmıştı. Ancak 2021'de Stanford Üniversitesi’nden Jeff Shrager ve MIT arşivcisi Myles Crowley, Weizenbaum’un kişisel arşivlerinde kodun tamamını bulmayı başardı. Shrager ve ekibi, kodu yeniden düzenleyerek ELIZA'yı hayata döndürdü.  Shrager, bu projeyi, "erken dönem yapay zekanın nasıl şekillendiğini anlamak için eşsiz bir fırsat" olarak nitelendiriyor. "Bilgisayar bilimcilerinin kodlarına sahip olmak, onların düşünce süreçlerinin bir kaydına sahip olmak gibidir" diyen Shrager, ELIZA’nın yapay zeka tarihindeki önemini vurguluyor.  <strong>MODERN VE ESKİ BİRLEŞİYOR </strong></p><p>Geri döndürülen ELIZA, orijinal versiyonuna sadık kalarak tasarlandı. Araştırmacılar, orijinal kodda yer alan ve sayılarla ilgili bir hata nedeniyle programın çökmesine neden olan sorunu düzeltmemeyi tercih etti. Shrager, bu kararı, "Mona Lisa’daki bir fırça darbesini düzeltmeye benzer" diyerek açıkladı.  Yeni ELIZA, eski koduyla neredeyse aynı yanıtları verirken, modern yapay zeka araçlarının aksine kullanıcıların ifadelerini derinlemesine keşfetmelerine odaklanıyor. Shrager, ELIZA’nın en önemli özelliğini, "dinlemek" olarak tanımlıyor. Bugünün sohbet botları cümleleri tamamlamaya çalışırken, ELIZA, kullanıcıların konuşmayı sürdürmesine olanak tanıyordu. </p><p>Hakem değerlendirmesinden geçmemiş olan bu çalışma, arXiv platformunda yayımlandı. ELIZA’nın yeniden hayata döndürülmesi, günümüz yapay zeka sistemlerine kıyasla daha az hatalı ve tarafsız bir yapı sergileyen eski teknolojilere duyulan ilgiyi artırabilir.  Weizenbaum’un 60 yıl önce insan-bilgisayar etkileşiminde açtığı yol, bugün yapay zekanın geldiği noktayı daha iyi anlamamıza yardımcı oluyor. ELIZA, dinleme odaklı yapısıyla modern sohbet botlarına ilham kaynağı olmaya devam ediyor.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Suriye Savunma Bakanından PKK/YPG’ye uyarı: Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/suriye-savunma-bakanindan-pkkypgye-uyari-eger-guc-kullanmak-zorunda-kalirsak-hazir-olacagiz</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/suriye-savunma-bakanindan-pkkypgye-uyari-eger-guc-kullanmak-zorunda-kalirsak-hazir-olacagiz</guid>
<description><![CDATA[ Suriye Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, terör örgütü PKK/YPG’yi uyararak, &quot;Müzakere kapısı şu anda açık. Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız.&quot; dedi.Suriye&#039;deki yeni yönetimin Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, terör örgütü PKK/YPG’yi uyardı.Kasra, terör örgütü PKK/YPG’nin oluşturduğu silahlı grupların Savunma Bakanlığı çatısı altında toplanması konusunda, &quot;Müzakere kapısı şu anda açık. Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız. Bize petrol teklif ettiler ama biz petrol istemiyoruz, kurumları ve sınırları istiyoruz.&quot; dedi.FİDAN: &quot;YPG KENDİNİ FESHETMEZSE OPERASYON YAPARIZ&quot; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7 Ocak&#039;ta yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG&#039;nin kendini feshetmemesi durumunda askeri operasyon mesajı verdi.  Şam&#039;daki yeni yönetimin savaşmaktan korkan bir yönetim olmadığını belirten Fidan, &quot;Eğer askeri harekat olmasını istemiyorsanız bizim tarafımızdan ya da Suriye&#039;deki yeni yönetim tarafından bunun şartları bellidir. Uluslararası başka ülkelerden gelen teröristlerin ülkeyi, Suriye&#039;yi terk etmesi gerek&quot; diye konuştu.  Fidan ayrıca gereğinin yapılmadığı takdirde askeri harekat yapılacağını söyledi. Türkiye&#039;nin Suriye halkının &quot;zorlu yolunu kolaylaştırmak&quot; için üzerine düşeni yapacağını söylemişti. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bGQkPvRBAEOtbGttzMVqWg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Suriye, Savunma, Bakanından, PKKYPG’ye, uyarı:, Eğer, güç, kullanmak, zorunda, kalırsak, hazır, olacağız</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/bGQkPvRBAEOtbGttzMVqWg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Suriye Savunma Bakanından PKK/YPG’ye uyarı: Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız"><p>Suriye Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, terör örgütü PKK/YPG’yi uyararak, "Müzakere kapısı şu anda açık. Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız." dedi.</p><p>Suriye'deki yeni yönetimin Savunma Bakanı Murhaf Ebu Kasra, terör örgütü PKK/YPG’yi uyardı.</p><p>Kasra, terör örgütü PKK/YPG’nin oluşturduğu silahlı grupların Savunma Bakanlığı çatısı altında toplanması konusunda, "Müzakere kapısı şu anda açık. Eğer güç kullanmak zorunda kalırsak, hazır olacağız. Bize petrol teklif ettiler ama biz petrol istemiyoruz, kurumları ve sınırları istiyoruz." dedi.</p><p><strong>FİDAN: "YPG KENDİNİ FESHETMEZSE OPERASYON YAPARIZ"</strong> </p><p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 7 Ocak'ta yaptığı açıklamada, terör örgütü YPG'nin kendini feshetmemesi durumunda askeri operasyon mesajı verdi.  Şam'daki yeni yönetimin savaşmaktan korkan bir yönetim olmadığını belirten Fidan, "Eğer askeri harekat olmasını istemiyorsanız bizim tarafımızdan ya da Suriye'deki yeni yönetim tarafından bunun şartları bellidir. Uluslararası başka ülkelerden gelen teröristlerin ülkeyi, Suriye'yi terk etmesi gerek" diye konuştu.  Fidan ayrıca gereğinin yapılmadığı takdirde askeri harekat yapılacağını söyledi. Türkiye'nin Suriye halkının "zorlu yolunu kolaylaştırmak" için üzerine düşeni yapacağını söylemişti.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gazze&amp;apos;de ölü sayısı 47 bin 161&amp;apos;e yükseldi: Enkazlardan cesetler çıkmaya devam ediyor</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gazzede-oelu-sayisi-47-bin-161e-yukseldi-enkazlardan-cesetler-cikmaya-devam-ediyor</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/gazzede-oelu-sayisi-47-bin-161e-yukseldi-enkazlardan-cesetler-cikmaya-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ İsrail&#039;in 15 ayı aşkın süredir saldırılarına maruz kalan Gazze Şeridi&#039;nde son 24 saatte 53&#039;ü enkaz altından çıkarılan 54 Filistinlinin cansız bedenleri hastaneye nakledildi.Gazze&#039;deki Sağlık Bakanlığından İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkesin 4. gününde yapılan açıklamada, İsrail ordusunun saldırıları sonucu ölenler ve yaralananlarla ilgili son bilgiler paylaşıldı.  Son 24 saatte hastanelere 54 kişinin cansız bedeni ile 19 yaralının ulaştığı aktarıldı. Hayatını kaybedenlerin 53&#039;ünün enkaz altından çıkarıldığı, 1 kişinin de daha önceki saldırılarda aldığı yara nedeniyle öldüğü belirtildi.  İsrail&#039;in Gazze Şeridi&#039;ne 7 Ekim 2023&#039;ten bu yana düzenlediği saldırılarda yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 47 bin 161&#039;e, yaralıların sayısı ise 111 bin 166&#039;ya çıktı.  Sivil savunma ekiplerinin enkaz altında kalanlara ulaşmak amacıyla arama kurtarma çalışmalarını sürdürdüğü; hala enkaz altında ve yol kenarlarında cansız bedenler olduğu ifade edildi.  Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, son 24 saatte hastanelere 72 kişinin cansız bedenin ulaştığı, bunlardan 68&#039;inin enkaz altından çıkarılanlar olduğu ifade edilmişti.ATEŞKES VE ESİR TAKASI ANLAŞMASI  Arabulucu ülkelerden Katar, 15 Ocak&#039;ta İsrail ile Hamas arasında Gazze&#039;de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.  Anlaşma, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15&#039;te yürürlüğe girdi. Üç aşamadan oluşacak ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde, İsrailli 33 esir ve 1900&#039;ün üzerinde Filistinli esir serbest bırakılacak.  Hamas&#039;ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, anlaşmanın birinci aşaması kapsamında 19 Ocak&#039;ta 3 İsrailli kadını serbest bırakmıştı.  İsrail hapishanelerinde tutulan 90 Filistinli de işgal altındaki Batı Şeria&#039;da bulunan Ofer Askeri Cezaevi&#039;nden serbest bırakılmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q8oZ_DqZBEeyn6-6MfzFRg.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gazzede, ölü, sayısı, bin, 161e, yükseldi:, Enkazlardan, cesetler, çıkmaya, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/q8oZ_DqZBEeyn6-6MfzFRg.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Gazze'de ölü sayısı 47 bin 161'e yükseldi: Enkazlardan cesetler çıkmaya devam ediyor"><p>İsrail'in 15 ayı aşkın süredir saldırılarına maruz kalan Gazze Şeridi'nde son 24 saatte 53'ü enkaz altından çıkarılan 54 Filistinlinin cansız bedenleri hastaneye nakledildi.</p>Gazze'deki Sağlık Bakanlığından İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkesin 4. gününde yapılan açıklamada, İsrail ordusunun saldırıları sonucu ölenler ve yaralananlarla ilgili son bilgiler paylaşıldı.  Son 24 saatte hastanelere 54 kişinin cansız bedeni ile 19 yaralının ulaştığı aktarıldı. Hayatını kaybedenlerin 53'ünün enkaz altından çıkarıldığı, 1 kişinin de daha önceki saldırılarda aldığı yara nedeniyle öldüğü belirtildi.  İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 47 bin 161'e, yaralıların sayısı ise 111 bin 166'ya çıktı.  Sivil savunma ekiplerinin enkaz altında kalanlara ulaşmak amacıyla arama kurtarma çalışmalarını sürdürdüğü; hala enkaz altında ve yol kenarlarında cansız bedenler olduğu ifade edildi.  Bakanlık tarafından dün yapılan açıklamada, son 24 saatte hastanelere 72 kişinin cansız bedenin ulaştığı, bunlardan 68'inin enkaz altından çıkarılanlar olduğu ifade edilmişti.<strong>ATEŞKES VE ESİR TAKASI ANLAŞMASI</strong>  Arabulucu ülkelerden Katar, 15 Ocak'ta İsrail ile Hamas arasında Gazze'de ateşkes ve esir takası konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu.  Anlaşma, 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15'te yürürlüğe girdi. Üç aşamadan oluşacak ateşkes anlaşmasının ilk 42 gününde, İsrailli 33 esir ve 1900'ün üzerinde Filistinli esir serbest bırakılacak.  Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, anlaşmanın birinci aşaması kapsamında 19 Ocak'ta 3 İsrailli kadını serbest bırakmıştı.  İsrail hapishanelerinde tutulan 90 Filistinli de işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Ofer Askeri Cezaevi'nden serbest bırakılmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trump&amp;apos;tan Putin&amp;apos;e uyarı: Savaşa son verin yoksa yaptırım uygularım</title>
<link>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-putine-uyari-savasa-son-verin-yoksa-yaptirim-uygularim</link>
<guid>https://ankaraegitimhaber.com.tr/trumptan-putine-uyari-savasa-son-verin-yoksa-yaptirim-uygularim</guid>
<description><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;e &quot;Ukrayna&#039;daki savaşı sona erdirmek üzere anlaşmaya varın&quot; çağrısında bulunarak, aksi halde Rusya&#039;ya ciddi yaptırımlar ve gümrük vergileri getireceğini açıkladı.ABD Başkanı Trump, Truth Social adlı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Putin&#039;e hem çağrıda hem uyarıda bulundu.  ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social&#039;da yaptığı paylaşımda Rusya&#039;ya sert mesajlar gönderdi. Rusya&#039;ya Ukrayna&#039;daki savaşı sona erdirmek için bir anlaşmaya varmaması halinde yüksek düzeyli yaptırım ve ithalatta ek gümrük vergileri getirme tehdidini yineleyen Trump, “Rusya&#039;ya zarar vermek istemiyorum. Rus halkını seviyorum ve Başkan Putin ile her zaman çok iyi ilişkilerim oldu” ifadelerini kullandı.&quot;SAVAŞA SON VERİN YOKSA YAPTIRIM UYGULARIM&quot;  Trump, Rusya&#039;nın II. Dünya Savaşı&#039;nın kazanılmasında yardımcı olduğunu ve bu süreçte yaklaşık 60 milyon insanın hayatını kaybettiğinin unutulmaması gerektiğini söyledi. Trump, “Tüm bunları söyledikten sonra, ekonomisi çökmekte olan Rusya&#039;ya ve Başkan Putin&#039;e çok büyük bir iyilik yapacağım. Anlaşın ve bu saçma savaşı durdurun. Durum sadece daha kötüye gidecek. Eğer yakın zamanda bir anlaşma yapılmazsa, Rusya&#039;nın ABD ve diğer katılımcı ülkelere sattığı her şeye yüksek düzeyde vergi, gümrük tarifeleri ve yaptırımlar uygulamaktan başka seçeneğim olmayacak.” dedi.  Trump, açıklamasında ABD&#039;nin Rusya aleyhindeki muhtemel yaptırım girişimine hangi ülkelerin katılacağı hakkında detay vermedi. Seçim kampanyası sırasında Ukrayna&#039;daki savaşı bir günde bitirebileceği vaadinde bulunan Trump, bugünkü mesajında, “Ben başkan olsaydım hiç başlamamış olacak bu savaşı artık geride bırakalım. Bunu kolay yoldan da yapabiliriz, zor yoldan da. Fakat kolay yol, her zaman için daha iyidir.” dedi.  ABD basını, Trump yönetiminin Ukrayna&#039;daki savaşa diplomatik bir çözüm bulunmasına yönelik bir yaptırım stratejisi üzerinde çalıştığını yazmıştı. Haberlerde, Trump&#039;ın ekibinin Rusya üzerinde baskı oluşturulması için İran ve Venezuela&#039;ya uygulanan yaptırımlara benzer bir yaptırım politikası uygulama seçeneği üzerinde durduğu iddia edilmişti.  &quot;BİR ANLAŞMA YAPMAK ZORUNDA&quot;  Trump, geçtiğimiz pazartesi günü ABD Başkanı olarak ikinci kez göreve başladıktan sonra yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#039;in Ukrayna&#039;daki savaşı sona erdirmek için anlaşma yapmayarak, “Rusya&#039;yı yok ettiğini” söylemişti. Putin ile görüşmeye hazırlandığını da söyleyen Trump, “Bir anlaşma yapmak zorunda. Rusya, büyük bir sorunla karşı karşıya kalacak diye düşünüyorum” demişti.  Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, geçtiğimiz sene aralık ayında yaptığı açıklamada, ülkesinin savaşta kaybettiği asker sayısının 43 bin olduğunu ve 370 bin askerinin de yaralandığını açıklamıştı. Zelenskiy, hesaplamalarına göre Rusya&#039;nın kaybettiği asker sayısının ise 198 bin olduğunu ve 550 binden fazla Rus askerinin de yaralandığını ifade etmişti.  ]]></description>
<enclosure url="http://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GBxag3bYzEWLp1RptwJUEA.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 23 Jan 2025 00:07:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trumptan, Putine, uyarı:, Savaşa, son, verin, yoksa, yaptırım, uygularım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<img src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/GBxag3bYzEWLp1RptwJUEA.jpg?width=1200&ampmode=crop&ampscale=both" class="type:primaryImage" alt="Trump'tan Putin'e uyarı: Savaşa son verin yoksa yaptırım uygularım"><p>ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e "Ukrayna'daki savaşı sona erdirmek üzere anlaşmaya varın" çağrısında bulunarak, aksi halde Rusya'ya ciddi yaptırımlar ve gümrük vergileri getireceğini açıkladı.</p><p>ABD Başkanı Trump, Truth Social adlı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Putin'e hem çağrıda hem uyarıda bulundu.  ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı paylaşımda Rusya'ya sert mesajlar gönderdi. Rusya'ya Ukrayna'daki savaşı sona erdirmek için bir anlaşmaya varmaması halinde yüksek düzeyli yaptırım ve ithalatta ek gümrük vergileri getirme tehdidini yineleyen Trump, “Rusya'ya zarar vermek istemiyorum. Rus halkını seviyorum ve Başkan Putin ile her zaman çok iyi ilişkilerim oldu” ifadelerini kullandı.</p><p><strong>"SAVAŞA SON VERİN YOKSA YAPTIRIM UYGULARIM"</strong>  Trump, Rusya'nın II. Dünya Savaşı'nın kazanılmasında yardımcı olduğunu ve bu süreçte yaklaşık 60 milyon insanın hayatını kaybettiğinin unutulmaması gerektiğini söyledi. Trump, “Tüm bunları söyledikten sonra, ekonomisi çökmekte olan Rusya'ya ve Başkan Putin'e çok büyük bir iyilik yapacağım. Anlaşın ve bu saçma savaşı durdurun. Durum sadece daha kötüye gidecek. Eğer yakın zamanda bir anlaşma yapılmazsa, Rusya'nın ABD ve diğer katılımcı ülkelere sattığı her şeye yüksek düzeyde vergi, gümrük tarifeleri ve yaptırımlar uygulamaktan başka seçeneğim olmayacak.” dedi.  Trump, açıklamasında ABD'nin Rusya aleyhindeki muhtemel yaptırım girişimine hangi ülkelerin katılacağı hakkında detay vermedi. Seçim kampanyası sırasında Ukrayna'daki savaşı bir günde bitirebileceği vaadinde bulunan Trump, bugünkü mesajında, “Ben başkan olsaydım hiç başlamamış olacak bu savaşı artık geride bırakalım. Bunu kolay yoldan da yapabiliriz, zor yoldan da. Fakat kolay yol, her zaman için daha iyidir.” dedi.  ABD basını, Trump yönetiminin Ukrayna'daki savaşa diplomatik bir çözüm bulunmasına yönelik bir yaptırım stratejisi üzerinde çalıştığını yazmıştı. Haberlerde, Trump'ın ekibinin Rusya üzerinde baskı oluşturulması için İran ve Venezuela'ya uygulanan yaptırımlara benzer bir yaptırım politikası uygulama seçeneği üzerinde durduğu iddia edilmişti.  <strong>"BİR ANLAŞMA YAPMAK ZORUNDA"</strong>  Trump, geçtiğimiz pazartesi günü ABD Başkanı olarak ikinci kez göreve başladıktan sonra yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna'daki savaşı sona erdirmek için anlaşma yapmayarak, “Rusya'yı yok ettiğini” söylemişti. Putin ile görüşmeye hazırlandığını da söyleyen Trump, “Bir anlaşma yapmak zorunda. Rusya, büyük bir sorunla karşı karşıya kalacak diye düşünüyorum” demişti.  Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, geçtiğimiz sene aralık ayında yaptığı açıklamada, ülkesinin savaşta kaybettiği asker sayısının 43 bin olduğunu ve 370 bin askerinin de yaralandığını açıklamıştı. Zelenskiy, hesaplamalarına göre Rusya'nın kaybettiği asker sayısının ise 198 bin olduğunu ve 550 binden fazla Rus askerinin de yaralandığını ifade etmişti. </p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>